logo
14 EYLÜL 2026

Trabzonspor neden bu kadar berbat ötesi futbol oynuyor?


 Trabzonspor bu sene hem Süper Lig'e, hem de Avrupa'ya çok kötü yani beter başladı. Avrupa'da sıradan bir takım olan Ferencvaros'a iki maçta da mağlup oldu, tek gol bile atamadı. Süper Lig'de ise birer galibiyet, beraberlik ve mağlubiyet aldı. Futbol namına bir şeyi sahaya yansıtamadı.

01.09.2026 06:56:00 / Güncelleme: 01.09.2026 22:17:18
Murat Çorbacı
 
   Trabzonspor neden bu kadar berbat ötesi futbol oynuyor?
   Trabzonspor neden bu kadar berbat ötesi futbol oynuyor?

Geçen Lig'in Süper Lig üçüncüsü ve Türkiye Kupası kazananı Trabzonspor bu sene Muhammed Salah transferine rağmen berbat durumda. Berbat futbol oynamanın da aslında bir anlamı var ancak Trabzonspor'da o da yok...







Neleri yanlış yapıyorlar?

Önce futbolculardan başlayalım...

1. İleride akıl almaz pas hataları yaparak top kaptırıyorlar. Takım hızla geri dönemediği için rakip gol pozisyonu üretiyor.

2. Gereksiz penaltıya yol açıyorlar. Trabzonspor'un Süper Lig'de yediği 4 golün 3'ü penaltıdan... Kasımpaşa maçında rakibe gereksiz müdahale, Başakşehir ve Amedspor maçında elle müdahale... Penaltı yaptırmak kendi kalene gol atmak gibidir. Bu defansla Trabzonspor hiç bir yere gidemez!

3. Salah dışındaki transferler sorunlu... Mesela Cabral niye alınmış Benfica'dan? Beş maç izledim, olumlu bir şey göremedim. Sol bekmiş! Ferencvaros maçında paspas oldu, ezilip geçildi. Aral Şimşir'e hangi mantık 15 milyon Euro bonservis ödemiş! Noah Saviolo, 11.5 milyon Euro eder mi? Valencia'dan alınan Cenk, stoper olarak güven veriyor mu? Kiralıktan dönenler ne yapılacak? İçlerinde forma giyen yok! Malinovsky bedelsiz gelmiş ancak 33 yaşındaki bir oyuncunun tecrübesi yok onda.

4. Trabzonspor bu sezon 52.5 milyon Euro civarında bir transfer geliri elde etti. Maaşlar hariç 47 milyon Euro da transfere harcadı. Gidenlerin yeri dolmadı... Fiorentina'ya 26 milyon Euro'ya satılan orta saha oyuncusu Christ Inao Oulai aranıyor mesela. Santrafor Augusto da... Sağ kanat Zubkov da...







5. Onuachu'nun hayalet gibi sahada dolaşması... Geçen sezon Süper Lig'de 22 gol atan bir oyuncu bu sezon 5 resmi maçta tek bir anlamlı pozisyona giremez mi? Top gelmedi değil ona... Fasulye sırığı kadar boyu var, 1.65'lik defans oyuncusu ondan daha çok yükseliyor! Yönetim, Onuachu konusunu masaya yatırmalı... Gitmek istiyorsa, kapı orada... Kötü oynayarak bonservis bedelini düşürme gibi bir niyeti varsa, o zaman kulübede işkence çeksin! Her Nijeryalı, Osimhen gibi ahlaklı olmaz!







Fatih Tekke meselesi

1. Yönetimin istifa eden bir teknik adamı tekrar soyunma odasına sokması büyük hata! İstifa ettiğin gün bitmişsin. Tekke takımı kafasında bitirmiş ki, istifa etmiş! Taraftar bu nedenle yönetimi affetmiyor. Bir teknik adam niye istifa eder? Bir şeyleri beceremediği için... Takım değişti, Salah gibi ağır top geldi. Salah'ın etrafı çer çöp... Bu süreci yönetmek kolay değil.





2. Tekke hazırlık maçları dahil bir türlü kadro kuramıyor. Yerinde oynattığı tek oyuncu file bekçisi Onana... Oyuncuları yanlış yerde oynatıyor. Yanlış dizilişlere imza atıyor.

Lafı uzatmaya gerek yok...

Trabzonspor toparlanabilir mi? Elbette... Ama Tekke'yle zor gibi... Hoca'nın morali bozuk... Trabzon'da hayat, geçim sıkıntısı ve Trabzonspor etrafında döner. Tekke'nin bu yükü taşıması zor. Bu saatten sonra iyi hoca getirmek de zor... Top çevirtme hastası Abdullah Avcı gelmesin de kim gelirse gelsin...

Bu kadro Sergen Yalçın'da olsaydı

Italiano mevkiler arası mesafeyi daraltan "makine" gibi çalışan bir yapı kurdu... Sergen Yalçın kalsaydı bu kadronun koşu mesafeleri düşerdi; ancak Vlahović ve Trossard'ın bireysel şovlarıyla maç kazanan, daha yetenek odaklı bir Beşiktaş izlerdik.
 

14.09.2026 12:47:00
Haber Merkezi
 
Bu kadro Sergen Yalçın'da olsaydı
Bu kadro Sergen Yalçın'da olsaydı
Beşiktaş Teknik Direktörü Vincenzo Italiano da Sergen Yalçın gibi tempolu ve hücuma dönük futbolu benimsiyor... Ancak mantalite ve saha içi organizasyonu açısından ikili arasında dağlar kadar fark var.

İtalyan teknik adam 4-2-3-1 veya 4-3-3 dizilişini tercih eder. Takım savunmasını en önde başlatır ve top rakipteyken alanı daraltarak boğucu bir pres uygulatır.






Katı şablonlar yerine yetenekli oyunculara saha içinde özgürlük tanımayı seven Sergen Yalçın'ın ise oyuncunun bireysel kalitesini ve yaratıcılığını öne çıkaran bir anlayışı vardır.

Sergen Yalçın, orta sahada Josef örneğinde olduğu gibi alanı tek başına kapatabilen, fiziksel olarak ezici veya Atiba gibi oyunu aklıyla yönlendiren isimleri sever. Salih gibi daha düz, pres odaklı ama yaratıcılığı sınırlı pasör profil yerine topu öne taşıyabilen "8/10 numara kırılımlı" oyuncuları tercih ederdi.






Sergen Yalçın bek ve stoperlerinde macera aramaz; pozisyon bilgisi yüksek, tecrübeli ve hamleli oyuncuları ister (Rosier veya Welinton tipi). Kassoum, Yalçın'ın savunma disiplini anlayışında çabuk kulübeye çekilirdi.






Yalçın kalsaydı Ernest Poku ve İlhan Fakılı'yı geçiş hamlesi olarak görürdü. Genç ve ham oyuncular yerine bitiriciliği ve skorerliği kanıtlanmış (Ghezzal, Larin tarzı) isimleri tercih ederdi.

Oulai'nin yerine Fabinho'yu alan akıl

Oulai'nin 25 maçlık oturmuş sezon performansı ile Fabinho'nun Trabzonspor'daki 238 dakikalık adaptasyon sürecini kıyaslamak istatistiki olarak tam bir eşdeğerlik sunmasa da ilk 3 maçlık tablo, Trabzonspor'un dinamik bir "Box-to-Box" oyuncudan statik ve temposuz bir pasöre geçiş yaptığını kanıtlar nitelikte.
 

14.09.2026 12:41:00
Haber Merkezi
 
Oulai'nin yerine Fabinho'yu alan akıl
Oulai'nin yerine Fabinho'yu alan akıl
Trabzonspor kuruluş felsefesine ihanet etti... Önce menajerlerin önerdiği Mohamed Salah'ı veto etti, sonra da Salah'ın Liverpool'dan eski takım arkadaşı Fabinho'yu aldı.

Fabinho'nun unutturması gereken isim sadece Oulai'ydi. Geçen sezon Trabzonspor'a gelen, devre arasında Galatasaray'ın almak için Ertuğrul Doğan'ın telefonlarını kilitlediği Fildişili orta saha oyuncusu.






Trabzonspor daha değerini bulmadan 26 milyon Euro gibi bir rakama gönderdi Oulai'yi. Belki 5 kat kâr etti ama limitinin çok daha yüksek olduğunu herkes biliyordu.

Yerine gelen Fabinho ise Suudi Arabistan'da bile istenmeyen, bu yüzden sözleşmesi feshedilip serbest kalan, "önce para" diyen bir Brezilyalıydı.

Zaten bu durum daha ilk 3 maçtan rakamlara yansıdı bile.






Yaşının da getirdiğiyle Fabinho, Oulai'den 3.6 km/h daha yavaş kaldı. Maç başına top taşıma ve çalım atma becerisi sergileyemedi, hava topu mücadelesi kazanamadı.

Oulai orta sahada dikine oynayan, ceza sahasına yaklaşan ve yaratıcı (1.6 kilit pas, 2.38 xA) bir profildeyken; Fabinho 3 maçlık periyotta 0.3 kilit pas ve 0.10 xA'da kalarak hücuma neredeyse hiç katkı veremedi.






Yalnızca top çalma (3.0) ve pas isabetinde (%91) Oulai seviyesini korudu; ancak sahipsiz top kazanma (5.0'a karşı 2.7) ve genel ikili mücadele sayısında Oulai'nin enerjisini tutturamadı.

İsmail Kartal'ın gidişi ve dönüşünde yaşananlar

Roma maçı sonrası yaşanan istifa krizi ve Samandıra'ya geri dönüş sürecinde İsmail Kartal’ın futbolcularıyla yaptığı kritik toplantının şifrelerine gazetemiz ulaştı. Fenerbahçe Teknik Direktörü; özellikle krizin atlatıldığını, dedikodulara kulak asılmamasını istedi. Herkesin Gaziantep maçına tam konsantre olması gerektiğini anlattı

14.09.2026 12:31:00
Haber Merkezi
 
İsmail Kartal'ın gidişi ve dönüşünde yaşananlar
İsmail Kartal'ın gidişi ve dönüşünde yaşananlar
Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, Roma maçından sonra gitti, geldi. Gitti, yine geldi. Hafta içinde 2-3 gün boyunca İsmail Kartal'ın ne olacağı konuşuldu. Sadece kamuoyu, camia ya da taraftar konuşmadı; futbolcular da bu konuyu konuştu.






Kartal ise yaşanan süreçle ilgili Samandıra'ya döndükten sonra futbolcularına açıklama yaptı, yaşananları değerlendirdi. Herkesin beklentilerinin aksine bu kez çok daha dingin, daha az iddialı ama futbolcularına kendilerine güvendiğini anlatan bir konuşma yaptı.

Amaç; oyunculara olan güvenin devam ettiği, bunun yönetimle kendisi ve taraftar arasında bir gidip geliş olduğunu anlatmaktı. Çünkü Roma maçından sonra Kartal, soyunma odasında oyunculara veda edip gitmişti. Yaklaşık 36 saat boyunca hiçbir futbolcuyla konuşmamıştı.






O ilk karşılaşmada Kartal; Roma karşılaşmasının ardından soyunma odasında duygusal bir refleksle hareket ettiğini, o anki yüksek tansiyon ve sıcağı sıcağına yaşanan hayal kırıklığıyla veda kararı aldığını dürüstçe kabullendi.

Başkan ve yönetimle gerçekleştirdiği değerlendirme toplantılarına değinerek, karşılıklı fikir alışverişi sonrası kulübün geleceği ve takımın menfaatleri doğrultusunda görevinin başında kalması gerektiğine ikna olduğunu oyuncularına aktardı.






Yaşanan çalkantıdan bağımsız olarak kadro kalitesine, oyuncuların yeteneğine ve karakterine olan inancını tazeledi. Alınan mağlubiyetlerin ya da yönetimsel krizlerin bu güveni sarsmadığını belirtti.

Yüksek perdeden iddialı ve duygusal nutuklar atmadı. Kendi payına düşen hataları kabul eden; daha gerçekçi, ayakları yere basan bir duruş sergilediğini ifade etti.

Yaşanan bu sürecin geride kaldığını, dedikodulara ve dış etkenlere kulak asmadan herkesin sahaya ve yaklaşan maçlara konsantre olması gerektiğini net bir dille söyledi.

Italiano itiraf ettirdi

Beşiktaş'ın ilk 5 haftada sahaya koyduğu futbol ve istatistikler şampiyonluk garantisi vermese de takımın bu sezon daha az üreten ve daha çok bireysel hataya açık yapısını geride bırakıp çok daha olgun, ceza sahası çevresinde bitirici bir takıma dönüştüğünü itiraf ediyor

14.09.2026 12:20:00
Haber Merkezi
 
Italiano itiraf ettirdi
Italiano itiraf ettirdi
Tabii ki daha çok erken... Tabii ki henüz ligin ilk 5 haftalık süreci tamamlandı. Konuşmak için her ne kadar çok erken olsa da siyah-beyazlıların aldığı galibiyetler, camia içindeki birleşme ve yayılan enerji Beşiktaş camiasının umutlarını artırıyor. Şampiyonluk konuşmak ya da büyük laflar söylemek için çok erken olsa da istatistikler siyah-beyazlıların bu sezon çok can yakacağını açık açık itiraf ediyor.






Bu sezon Beşiktaş İtalyanı ile topu değil, oyunu koşturan bir takım haline geldi. Takım maç başına 3.9 km daha fazla kat etmesine rağmen depar sayısı 155.5'ten 110.4'e düştü. Bu tezat, Beşiktaş'ın sahada kontrolsüzce koşturmak yerine pozisyon sadakatini artırdığını, topa sahip olarak rakibi yorduğunu net biçimde ortaya koyuyor.






Uzun top isabet oranının yüzde 48'den yüzde 64.6'ya yükselmesi ve isabetli uzun top sayısının 24.8'e çıkması, savunmadan çıkışların rastgele şişirme değil, bilinçli ve adrese teslim uzun paslarla yapıldığının en net göstergesi.






Topla oynamanın yüzde 61.2'ye çıkması ve rakip yarı sahada maç başına 238 isabetli pas yapılması (geçen sezona göre +48 pas), takımın artık ceza sahası çevresinde daha uzun süre baskı kurduğunu kanıtlıyor.






Geçen sezon 34 maçta gole neden olan 9 hata yapan takım, bu sezon ilk 5 haftada gole neden olan hata yapmadı. Maç başına yenilen golün 0.8'e gerilemesi savunma disiplininin arttığına da işaret ediyor.

Fenerbahçe kazanamazsa kıyamet kopar

İsmail Kartal'ın istifası ile yaşanan gitgelli süreç sonunda bugün oynanacak Gaziantep maçında Fenerbahçe için tek seçenek 3 puan. Zaten pamuk ipliğine bağlı olan puslu havanın dağılması galibiyet dışında alınacak her türlü skor kaos demek. 3 puan dışında Kadıköy hattında deprem etkisi yaratacak kararlar kaçınılmaz hale gelecek. O yüzden Fenerbahçe belki de sezonun en kritik maçına çıkacak

14.09.2026 12:00:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe kazanamazsa kıyamet kopar
Fenerbahçe kazanamazsa kıyamet kopar
Fenerbahçe'de fırtına gibi bir hafta tamamlandı… Hafta Kadıköy'de alınan Beşiktaş derbisi yenilgisinin stresi ile başladı. O stresle Roma maçına çıkıldı. Hiç de kötü bir oyun yoktu. Ancak 1-1'lik beraberlik ve tribünden gelen su şişesi İsmail Kartal'ın istifasına neden oldu. Yıldırım kabul etmedi. İsmail Kartal inat etti. Çözümü Oğuz Çetin ve Cihan Kamer sundu. İsmail Kartal 1 gün aranın ardından takımın başına döndü.






Bugün Gaziantep deplasmanında belki de Fenerbahçe için sezonun en kritik maçı oynanacak. Galibiyet gelirse her şey güllük gülistanlık olur. Ancak aksi bir durumda Fenerbahçe'de bambaşka şeyler konuşulmaya başlar:






Roma maçı sonrası yaşanan istifa sürecinin aslında "çözülmediği", sadece pansuman yapıldığı savunulanların sesi yükselir. "İstifası engellenen hocayla yola devam edilmez" görüşü hakim olur. İstifa talebi bu kez camiada gelişir; İsmail Kartal'ın devam etmesi zorlaşır.






Oğuz Çetin ve Cihan Kamer'in müdahalesiyle sağlanan ateşkesin işe yaramadığı iddiaları artar. Yönetim kurulunun kriz yönetimi performansı ve kararlılığı sert şekilde sorgulanır.






Beşiktaş derbisi yenilgisi ve Roma maçındaki gerginliğin üzerine gelecek bir kayıp, takımdaki özgüveni tamamen bitirir. "Takım kırılgan, baskıyı kaldıramıyor" eleştirileri tavan yapar.






Roma maçında su şişesi atılmasıyla beliren taraftar tepkisi, yönetimi ve teknik ekibi doğrudan hedef alan kitlesel bir protestoya dönüşür.






Zirve yarışında puan farkının açılması ihtimaliyle birlikte şampiyonluk inancı ciddi şekilde zedelenir. Medyada ve camiada radikal değişim, kongre veya teknik direktör değişikliği senaryoları yüksek sesle dillendirilmeye başlar.

Fenerbahçe'de "Galatasaray'ın durumuna düşersek" korkusu

Camia böyle devam ederse Galatasaray'ın 'korkunç' şampiyonsuz 14 sezonluk rekorunun kırılmasından korkuyor… Ancak Fenerbahçe camiası da ezeli rakiplerinin 1968-69'dan 1986-87'ye geçen dönemde yaptığı hataları birebir tekrarlıyor.
 

13.09.2026 16:53:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe'de "Galatasaray'ın durumuna düşersek" korkusu
Fenerbahçe'de "Galatasaray'ın durumuna düşersek" korkusu
Galatasaray 14 sezon üst üste şampiyon olamadı... Fenerbahçe için de bu süre hızla aktı. En son şampiyon olunan 2013-14 sezonundan bu yana 12 sezon geçti. Ezeli rakibin korkunç rekorunu kırmak artık işten bile değil.






İsmail Kartal'ın gidip gelmesi, Aziz Yıldırım'ın "beceremiyor" dendikten sonra "kurtarıcı" gibi dönmesi Fenerbahçe'nin içinde olduğu kaosun belki de en net anlatımı oldu.

Peki geçmiş yıllara bakarsak Galatasaray o korkunç sarmalda Fenerbahçe'nin bugününe benzer şeyler yaşadı mı?






Galatasaray, 1968-1969 sezonundaki şampiyonluğunun ardından 1986-1987 sezonuna kadar süren ve tam 14 sezonluk o meşhur şampiyonluk hasreti sırasında, İsmail Kartal'ın dönüp dolaşıp göreve gelmesi gibi, Coşkun Özarı, Turgay Şeren ve Fethi Demircan gibi isimleri defalarca göreve getirdi.






Galatasaray o yıllarda kadroda sık sık revizyon yaptı. Büyük umutlarla transfer edilen yıldız isimler kısa sürede gözden düşüp takımdan ayrıldı. Takım olgusu yaratmak yerine sürekli yenilenen kadrolarla sezona başlandı.






Şampiyonlukların kıl payı kaçtığı veya puan kayıplarının yaşandığı dönemlerde camia, başarısızlığın merkezine hakem kararlarını ve federasyon yönetimlerini koyan yoğun bir algı üretti.

10. yıldan sonra taraftar arasında "Ne yapsak olmuyor" düşüncesi hâkim oldu. Son haftalara yarışta girilse bile tribünlerde şampiyonluğun yine kaçacağına dair karamsar bir atmosfer oluştu.

Uğurcan Çakır korkutuyor!

Uğurcan şu ana kadar Galatasaray'a doğrudan maç kaybettirmedi; doğrudan gole sebebiyet veren büyük bir hatası da yok. Ancak 7.16'lık ortalama reytingi ve özellikle Sporting ile Çorum FK maçlarındaki düşük performansı, ritim kaybının Dünya Kupası'ndan beri sürdüğünü gösteriyor.
 

13.09.2026 16:50:00
Haber Merkezi
 
Uğurcan Çakır korkutuyor!
Uğurcan Çakır korkutuyor!
Uğurcan Çakır, geçen sezon transfer olduğu Galatasaray'da beklentilerin de üzerine çıkarak şampiyonlukta pay sahibi olmuştu. Ancak özellikle Dünya Kupası'nda kötü oynaması ve o dönemde başlayan performans düşüklüğü bu sezona da sirayet etti.






Uğurcan Çakır belki de şu ana kadar bariz hatalar yapmadı, Galatasaray'a maç kaybettirmedi; ancak bu sezon hiçbir maçta öne çıkıp maç kazandıran isim de olmadı.

Çıktığı maçlarda 11 şutun 4'ünü gol olarak kalesinde gördü. Kurtarış yüzdesinin %63.6 seviyesinde kalması, kalesine gelen neredeyse her üç şuttan birinin golle sonuçlandığını gösteriyor.






Engellenen gol beklentisi verisi -0.24 (diğer veride -1.23) olarak ölçülmüş. Bu tablo, Uğurcan'ın yememesi gereken veya çıkarabileceği pozisyonlarda ekstra bir hamle yapıp "maç kazandıran" kurtarış üretemediğini doğruluyor.

Kalesinde gördüğü 4 golün 2'si ceza sahası dışından. Üst düzey bir kalecinin ceza sahası dışı şutlarda bu oranda gol yemesi, konsantrasyon ve reaksiyon süresindeki düşüşe işaret ediyor.






Galatasaray'a bu Musiala'yı getirmeye çalıştılar

Yaz transfer döneminde adı sık sık Galatasaray ile anılan ve hakkında çıkan iddialar nedeniyle bir gazetecinin ifade vermesine dahi yol açan Jamal Musiala'nın yaşadığı sağlık sorunları gündemden düşmüyor

13.09.2026 07:40:00
Haber Merkezi
 
Galatasaray'a bu Musiala'yı getirmeye çalıştılar
Galatasaray'a bu Musiala'yı getirmeye çalıştılar
Yaz transfer döneminin en çok konuşulan ve Türkiye'de geniş yankı uyandıran başlıklarından biri Jamal Musiala - Galatasaray iddialarıydı.






23 yaşındaki hücum oyuncusu Jamal Musiala, sezon öncesi hazırlık kampında ciddi nörolojik sorunlar yaşadı. Antrenmanlarda ve hazırlık karşılaşmalarında kısa süreler içinde sahadan uzak kalmak zorunda kalan genç yetenek, uzun süren bir tedavi ve rehabilitasyon sürecinin ardından kademeli olarak sahalara geri döndü.






Musiala, Şampiyonlar Ligi'nde FK Bodø/Glimt'e karşı alınan 5-0'lık galibiyette FC Bayern'in ilk 11'inde yer alarak sahalara güçlü bir dönüş yaptı. Maçın ardından Bayern Münih'in tecrübeli ismi Joshua Kimmich, Abendzeitung'a verdiği demeçte takım arkadaşının durumunu ve sahada ona nasıl özel bir hassasiyet gösterdiklerini anlattı.






Kimmich, Musiala'nın sahada benzer bir sağlık sorunu yaşaması ihtimaline karşı tüm takımın tetikte olduğunu belirterek, "Yanına gidip onu yere yatırmaya çalışıcağız. Sonra doktorlar ve fizyoterapistler gelip hemen ilgilenecekler" ifadelerini kullandı.

Vlahovic Beşiktaş'a neden gitti?

İtalyan ekibiyle sözleşme yenilemeyerek Beşiktaş'a transfer olan Dusan Vlahovic'in kararını eski takım arkadaşı eleştirdi

13.09.2026 07:14:00
Haber Merkezi
 
Vlahovic Beşiktaş'a neden gitti?
Vlahovic Beşiktaş'a neden gitti?
Juventus'un eski oyuncularından Claudio Marchisio, İtalyan ekibiyle sözleşme yenilemeyerek serbest statüde Beşiktaş'a transfer olan Dusan Vlahovic'in kararını eleştirdi.






Marchisio, Corriere dello Sportun YouTube kanalında yayımlanan "Se Fossi Tu" (Senin Yerinde Olsaydım) programında Vlahovic'in ayrılık sürecini değerlendirdi. Eski İtalyan millî takım oyuncusu, Sırp santrforun yerinde olması hâlinde Juventus'un sunduğu fırsatları ve 9 numaralı formayı paradan üstün tutacağını savundu. Juventus'ta kalmak adına daha yüksek bir maaş teklifini reddedeceğini ifade eden Marchisio, Vlahovic'in Şampiyonlar Ligi'nde yer almayan bir takıma gidişini sorguladı.






"Onun yerinde olsaydım tamamen farklı davranırdım. Juventus'un ona sunduğu fırsatı —sadece maddi yönden değil— 9 numaralı formayı giyme, ilk 11'de yer alma ve kulübün birincil forveti olma ayrıcalığını her şekilde değerlendirirdim."






"Sonuçta kendimi Şampiyonlar Ligi'nde oynamayan ama yine de önemli bir kulüp olan Beşiktaş'ta bulmuş bir Vlahovic var. Ben bu süreci kesinlikle farklı yönetirdim. Juventus'ta kalabilmek adına daha yüksek bir maaş teklifinden vazgeçer miydim? Kesinlikle evet."

Aziz Yıldırım'dan İsmail Kartal'a şaşırtan söz

İstifa kararının arkasında duran İsmail Kartal'ın Aziz Yıldırım'ı değil de Cihan Kamer ile Oğuz Çetin'i dinlemesinin arkasında bambaşka bir sözün olduğu iddia edildi. İddiaya göre Kamer ve Çetin, Kartal'a, 'Başkan artık takıma karışmayacak' sözü verdi

12.09.2026 17:17:00 / Güncelleme: 12.09.2026 17:19:43
Haber Merkezi
 
Aziz Yıldırım'dan İsmail Kartal'a şaşırtan söz
Aziz Yıldırım'dan İsmail Kartal'a şaşırtan söz
İsmail Kartal, AS Roma beraberliğinden sonra "Dönüş yok" dedi, bıraktı gitti. Aziz Yıldırım kendisiyle konuştu, "Gidemezsin" dedi. O anda bu işi tatlıya bağladığını sanıyordu. Ancak eski çamlar bardak olmuştu. Kartal'ın ne kadar kendisinden emin istifa ettiğinden habersizdi. Kartal dün idmana çıkmadı. Herkes Kartal'ın kararının arkasında durduğunu sanıyordu. Ancak yönetici Cihan Kamer ve eski takım arkadaşı Futbol Direktörü Oğuz Çetin evine kadar giderek İsmail Kartal'ı ikna etti.






Gelen bilgilere göre Kamer ve Çetin, Kartal'a yalnız olmadığı, yönetim kurulunun ve camianın arkasında duracağı yönünde güçlü güvenceler verdi. Kararlarında ve teknik konularda daha fazla özerklik verileceği, tesislerdeki ve takımdaki huzursuzluk yaratan unsurların giderileceği söylendi. Asıl bomba iddia ise Kamer ve Çetin'in, "Başkan işine karışmayacak" sözü vermesi oldu.






Aziz Yıldırım ile yaşanabilecek olası fikir ayrılıklarında Kamer ve Çetin'in tampon görevi üstleneceği ve Kartal'ı doğrudan baskılara karşı koruyacakları garantisi sunuldu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.