logo
28 EYLÜL 2026

"Transfer edilecek 120 oyuncu belirledik"

Fenerbahçe Futbol Akademisi Scout Başkanı Serhat Pekmezci, "120’ye yakın oyuncu transfer edilecek boyutta bir havuzumuz var" ifadelerini kullandı

19.06.2019 00:00:00
 
"Transfer edilecek 120 oyuncu belirledik"
"Transfer edilecek 120 oyuncu belirledik"
Fenerbahçe Futbol Akademisi Altyapı Scout Sorumlusu Serhat Pekmezci, göreve geldiklerinden bu yana 6 ayda 2 binin üzerinde maç izlediklerini ve altyapının sabır işi olduğunu belirterek, "120'ye yakın transfer edilecek boyutta bir havuzumuz var. Fenerbahçe ve Türk futbolu adına çok umutluyum" dedi.

Fenerbahçe'nin Altınordu'dan bünyesine kattığı Futbol Akademisi Altyapı Scout Sorumlusu Serhat Pekmezci; transferden, futbolcu izlemeye, scouttan, Türkiye'deki futbol sorunlarına kadar birçok konuda özel açıklamalarda bulundu. Yaklaşık 6 yıldır 450 bine yakın oyuncu izlediğini ve Altınordu'da göreve nasıl başladığını anlatan Pekmezci, sarı-lacivertli takımın geleceğiyle ilgili olarak da mesajlar verdi. Altınordu'da göreve başladığında takımın 3. Lig'de olduğunu söyleyen Pekmezci, "Rakip takımların analizi ve A takıma oyuncu izleme görevi teklif edildi. Şampiyon olduktan sonra başkanın tamamen yerli oyuncularla yola devam etme hedefi vardı. Bana 'Bir ekip kur ve akademimize birbirinden yetenekli oyuncular kazandır' dendi. Önümüzde bu konu ile ilgili bir rol model yoktu. Daha önce akademiye bağlı bir scout birimi olmadığı için uzun uzun düşündük. Ekibi oluşturduk. Yaklaşık 6 sene boyuncu 450 bine yakın oyuncu izledik. Türkiye'nin her bölgesini karış karış taradık. Girip çıkmadığımız ilçe, mahalle, köy kalmadı. Bu proje Türkiye'de bir ilk olduğu için sorumluluğumuzun bilincindeydik. Yaptığımız çalışmaların karşılığını da kısa zamanda aldık. Akademimizden 60'a yakın oyuncu milli takımlara gitti. Akademi takımlarımız Türkiye ve Avrupa'da büyük başarılar aldı. Çağlar, Barış, Cengiz gibi transferler oldu. Bu başarılı süreç de beni buraya taşıdı" şeklinde konuştu.

"Çocukların gelişiminde aile yapısı çok önemli"

Yakaladıkları başarının sırrını anlatan ve kendilerine önerilen bir futbolcuyu 3 aşamadan geçerek analiz ettiklerini söyleyen Pekmezci, "Biz Türkiye'nin yetenek haritasını çıkardık. Bize referans edilen oyuncuları takip etmeye çalıştık. İlk önce o şehirdeki scoutlarımız izledi. Ardından yardımcım, çapraz izlemelerini yaptı. En son da ben bizzat giderek oyuncuyu izledikten sonra raporlarımızı başkanımıza sunduk. Oyuncunun saha içinde gösterdiği yetenekler, transferi için asla yeterli değil. Biz oyucunun evine girip, annesini babasını, öğretmenini tanımadan kimseyi akademimize transfer etmedik. Çocuklar büyüyünce anne ve babasının kopyası oluyor. Ailesini tanımak, davranış yapısını bilmek çok önemli. Ailelerin çocuğun üzerinde baskı oluşturmaması lazım. Anne ve babalar çocuklarını yetiştirebilir ama geliştiremezler. Bunu net şekilde gördük" dedi.

"Transfer edilecek 120 oyuncu belirledik"

Fenerbahçe'de futbolcu taramalarının çok hızlı ilerlediğini sözlerine ekleyen Serhat Pekmezci, "Süreç çok hızlı ve güzel ilerliyor. Ekibimizi kurduk, arama ve taramalara başladık. Biz göreve geldikten 3 hafta sonra ara transfer dönemi başlamıştı. 13 arkadaşımızı akademimize transfer ettik. Hiç durmadan 6 aydır çalışıyoruz. 2 binin üzerinde maç izledik. 120'ye yakın transfer edilecek oyuncu belirledik. Futbol okullarımızda da yoğun taramalarımız devam ediyor. Bir yandan da Avrupa'da neler yapabileceğimizi tartışıyoruz. Elde ettiğimiz verileri çok doğru bir şekilde işlememiz gerekiyor. Fenerbahçe'ye özel bir yazılım yapacağız. Pratik bir model yapacağız. Altyapıdan Çağlar ve Cengiz gibi oyuncular çıkarmak gurur duyulan bir şey ama altyapı sabır gerektirir. Başkanımız ve yönetimimizin vizyonu ve Fenerbahçe sevgisi ortada. Her konuşmalarında altyapı ve socut sistemine verdikleri önemi belirtiyorlar. Onların o inancı bize güç veriyor" ifadelerini kullandı.

"Barış ve Berke çok iyi yerlere gelecek"

Fenerbahçe'nin büyük yatırımlar yaptığı ve gelecek vadeden oyuncuların başında gelen Barış Alıcı ve Berke Özer'in durumlarını değerlendiren Pekmezci, "Barış ve Berke, gerek saha içi gerekse saha dışında son derece karakterli, kişilikli ve potansiyelleri yüksek isimler. Dediğim gibi bu sabır işi. Bakın Milli takımımıza Dorukhan'ın gelişimi, İrfan Can'ın yeni yeni kendisini ifade etmesi, Zeki'nin oynayarak gelişmesi hep sabır işi. Daha çok gençler. Barış ve Berke'nin de çok iyi yerlere geleceğini düşünüyorum. Başkanımız, yönetimimiz ve teknik heyetimiz yoğun bir çalışma içinde. Bu konuda biz de kendi işimize odaklandık. Yönetimimizin en doğru adımları atacaklarına şüphemiz yok" diye konuştu

"Adım adım, dalga dalga büyüyoruz"

Fenerbahçe'nin futbol akademisine takviyeler için Avrupa'ya yöneldiğini açıklayan Serhat Pekmezci, "Avrupa'daki kardeşlerimizde çifte vatandaşlık özellikleri var. 18 yaş altı Avrupa'dan transfer yapamıyoruz ama bu 18 yaş altını izlemiyoruz demek değil. Yurt dışında da ciddi bir scout ağı kurma konusunda yönetimden talimat aldık. Bu konuda çalışıyoruz. Biz göreve başladığımızda önce İstanbul, Marmara Bölgesi, Trakya, Güney Marmara, Ege ve İç Anadolu'ya doğru adımlarımızı attık. Ardından tüm Türkiye'ye ulaştık. Adım adım, dalga dalga büyüyoruz. Türkiye'nin her ilinde Fenerbahçe için oyuncu izleyen arkadaşlarımız var. Güzel, samimi ve şeffaf bir ağ kurduk, çalışmalarımız devam ediyor" şeklinde konuştu.

"Comolli çalışmalarımızı takdir ediyor"

Fenerbahçe Sportif Direktörü Damien Comolli ile sürekli temas halinde olduklarının altını çizen Pekmezci, "Comolli yoğun bir çalışma içinde. Biz kendi çalışmalarımızı üst birimlerde raporluyoruz. Karşılıklı bilgi alışverişinde bulunuyoruz. Kendisi de çalışmalarımızı takdir ediyor. Bizim hiçbir konudan kompleksli olmamamız lazım. Türkler istediği her konuda başarılı olur. Yeter ki istesin. Avrupa'da meslektaşlarımızla da konuşuyor. Armamıza, prensiplerimize ve ilkelerimize layık güzel bir ağ kurduk ve çalışmalarımızı sürdürüyoruz" açıklamasını yaptı.

"Fransa'yı yenmemiz beni şaşırtmadı"

Türkiye'de futbolda sorunun altyapıda mı yoksa üstyapıda mı olduğunun tespit edilmesi gerektiğini belirten Serhat Pekmezci, "Altyapı konusunda biraz rutinin dışında konuşmak gerekir. Herkesin bir fikri, teşhisi var ama tedavi boyutunda tıkanıyoruz. Türkiye'de altyapıda mı yoksa üstyapıda mı problemi var buna karar vermemiz lazım. Bizi Brezilya'dan, Almanya'dan, Portekiz'den, Hollanda'dan, Şili'den, Arjantin'den, Belçika'dan geride bırakan konu ne? Neden gençlerimize az şans veriyoruz? Biz gençlerimizi kulüplerin ekonomik yapısı bozulduğu için mi zorunlu oynatıyoruz? Çocuklarımızı 12-13 yaşında bir proje olarak görüyoruz? Bunun adını koymalıyız. İlk olarak neden gerideyiz bunu bulmamız lazım. Üniversitelerin işe dahil olması lazım. Sadece Beden eğitimi bölümleri değil, tıp, sosyoloji, ekonomi, uluslararası ilişkiler, psikoloji, genetik bilim gibi birimlerden üst düzey isimlerle çalıştay yapmamız lazım. Türk futbolunun gelişmesi için nasıl adımlar atılmalı konuşulmalı. Her ilde, bölgesel raporlar hazırlanması ve bunun TFF'ye sunulması gerekiyor. Türklere has bir felsefe belirlenmesi lazım. Bu noktalara odaklandığımızda şunu net söyleyebilirim ki Türk çocuklar çok yetenekli. Onları becerikli hale getirebiliyor muyuz bunu tespit etmemiz gerek. Şunun araştırmasını yaptık; 9-14 yaş arası Avrupa'da topa temas sayısı en az olan çocuklar Türk çocukları. 15 yaşında futbolu bırakan en çok çocuk Türkiye'de. Aslında güzel bir jenerasyonumuz var. Avrupa ve Dünya Şampiyonlarına sürekli katılabilen bir milli takım ve Avrupa'da başarılı olacak takımlar yetişir. Yani A Milli Takımımızın, Fransa'yı yenmesi beni bu noktada çok şaşırtmadı" değerlendirmesini yaptı.

"Kısıtlamadan ziyade sorunu tespit etmemiz gerekir"

Yabancı kuralından önce futboldaki temel sorunun irdelenmesi gerektiğini savunan Pekmezci, "Bir şeyi başarmanın bazı şeyleri yasaklamakla ilgili olduğunu düşünmüyorum. Kulüplerin ekonomik durumları tıkanmış durumda. Sistem, yabancı kuralı olduğunda çok elit isimler çıkarmamızı sağladı mı, buna bakmamız lazım. 14 yabancı kuralının olduğu dönemde 22-23 yaş ortalamalı bir takım bütün ülkeyi ayağa kaldırmış durumda. Kulüplerimizde çok değerli yöneticiler var. Yabancı sayısı 14 mü, 5 mi, 7 mi olacak, buna karar verecek donanıma sahip insanlar. Ben bazı yabancı oyuncular Türk oyunculara büyük rol model olduğunu düşünüyorum. Geçmişte bunun örnekleri de çok oldu. Kısıtlamadan ziyade sorunun nerede olduğunu bulmak için kafa patlamamız gerektiğini düşünüyorum" şeklinde konuştu.

"Kısa sürede Brezilya'yı geçebiliriz"

Polonya'da düzenlenen U20 Dünya Kupası'nı takip ettiklerini belirten Serhat Pekmezci, "Dünya'da her geçen gün futbolda dönen paranın miktarı artıyor. Bunun nedeni altyapıdan oyuncu çıkarmakta zorlanmaları. Avrupa'da birçok kulüp artık genç nüfusun azalması ve teknolojinin gelişmesiyle çocukların boş zamanlarını telefon ve tabletler geçirmeleri sonucu yetenekli genç sayısı azalıyor. U20 Dünya Kupası'nda beni hayal kırıklığına uğratan ülkeler oldu. Ama ülkem adına da umut verici şeyler de oldu. Biz altyapı ve futbol sorunlarına yeterince cevap verebildiğimiz zaman, kısa sürede Brezilya futbolunun geçebileceğimizi düşünüyorum. Türkiye'de yaptığınız yatırım TL cinsinden, transferin kazancı ise Euro. TL harcayıp TL kazanıyorsunuz. Ama şu an sistem Euro harcayarak TL kazancına mecbur bırakıyor. Bir oyuncu transfer ettiğiniz zaman ülkeden döviz çıkıyor. Ama kombineyi formayı TL cinsinden yapıyoruz. Bu ülke politikası olursa, Brezilya'yı geçmeme şansımız yok. Bizim çocuklarımız atletik, zeki, algıları açık, güçlü ve topa çok yakınlar. Bizim adapte olmamız ve bazı şeyleri başarmamız çok zor değil. Fenerbahçe ve Türk futbolu adına çok umutluyum" dedi.

"Bir oyuncuyu otobüse binene kadar izliyoruz"

Scout sisteminde çalışma prensiplerini de anlatan Pekmezci, "Biz maçlarda ısınmalara çok dikkat ediyoruz. Bazen ısınma sırasında çocuklar topla daha haşır neşir oluyor. Sahadaki tavırlar çok önemli. Maçın ilk 4 ve son 5 dakikaları çok önemli. Buradaki istek ve odaklanma çok önemli. Adım ve frekanslarına dikkat ediyoruz. Adım frekansı ve ritmi iyi olan bir çocuğun algıları çok iyi oluyor. Fizyolojik ve psikolojik olarak iyi gelişeceğini tahmin edebiliyoruz. Oyuncuda sahanın tamamını görebilme becerisi var mı, gördüğü konusunda karar verme mekanizması doğru mu, buna bakıyoruz. Gördüğü ile uygulama zamanını en kısa zamana indiren oyuncu çok önemli. Bir oyuncu izledik, görmesi ve karar vermesi arasındaki süre saniyenin 10'da biriydi. Çok az çocukta gördük bunu. Beyni öyle bir yapıdaki, yan bakarken bütün sahayı görebiliyor. Buna belki de Iniesta beyni dememiz lazım. Bizim üstten gördüğümüz sahayı o tabandan görüyordu. Oyuncunun son dakikaya kadar tavırlarını, soyunma odasına girişi, hakemlerle konuşması, bazen de otobüse binmesini bile takip edip, gözlem altına alıyoruz. Aile ve okul boyutu da var. Ciddi bir araştırma yapmadan oyuncu kazandırmıyoruz" ifadelerini kullandı.

"Çok sevdiğim bir işi sevdiğim bir kulüpte yapıyorum"

Serhat Pekmezci, scout olmak adına çok fazla talep aldıklarını ve bu konuda yapacakları çalışma hakkında ise şunları söyledi: "Çok sevdiğim bir işi sevdiğim bir kulüpte yapıyorum. İnsanın çalışınca başaramayacağı iş yok. Kulübümüze scout olmak ile ilgili çok talep geliyor. Bu arkadaşlarımızı değerlendirmeyeceğiz gibi bir algılama var. En kısa süre içinde scout olmak isteyenlerle ilgili yönetim izin verirse bir toplantı yapıp, fikir alışverişinde bulunmak istiyoruz. Bu konuda notlarımızı aldık."

"Görmekle ile bakmak arasında ince bir çizgi var"

Bir kişinin scout ekibinde yer alması için gerekli olan kriterleri söyleyen Pekmezci, "Ekibimize scout kazandırırken bazı parametrelere dikkat ediyoruz. Birincisi; mental karakter, kişilik yapısı, temsil kabiliyeti ve dürüstlük. Bu sosyoloji bölümü. İkinci önemli nokta ise kişinin beynini kullanma kapasitesi. Bunu kendimce ölçüyorum. Bazen beraber müsabaka izliyorum bazen o kişinin gittiği maçları ben gidip gizli izliyorum. Çünkü görmekle ile bakmak arasında ince bir çizgi var. Beyin neye hazırsa göz onu görüyor. Bu yüzden estetik meraklarının olması lazım. Kişinin kör oluncaya kadar okuması, sinema-tiyatro kültürü olması lazım. Kaliteli müzik dinlemek, müze gezmesi ve en önemlisi de çocukları sevmesi lazım. Son parametre en önemlisi, bir scout ekibinin ana dilini çok iyi kullanması lazım. Türkçeyi çok iyi kullanamıyor ve kendini ifade edemiyorsanız, bir oyuncunun elit olup olmaması ile ilgili karar vermeniz çok zor. Önce kendinizi iyi ifade etmeniz lazım ki oyuncunun becerisini test edebilesiniz" şeklinde konuştu.

Serhat Pekmezci kimdir?

1977 Kocaeli doğumlu olan Serhat Pekmezci, Celal Bayar Üniversitesi Antrenörlük Eğitimi'ni bitirdi. 7-8 yıl profesyonel futbol oynayan ve Marmara Üniversitesi'nde yüksek lisans yapan Pekmezci, sırasıyla Altay'da yardımcı antrenörlük, Vestel Manisaspor'da bilgisayarlı maç analiz uzmanlığı, Konyaspor, Orduspor ve Malatyaspor'da yardımcı antrenörlük, Altay'da da rezerv takım teknik sorumluluğu yaptı. 2012 yılında Altınordu'ya geçen ve 6 yıl oyuncu izleme bölüm sorumluluğu yapan başarılı hoca, Aralık 2018'den itibaren de Fenerbahçe Futbol Akademisi Altyapı Scout Sorumluluğu görevini yürütüyor.

Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular

27.09.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular
Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular
Başkan Dursun Özbek'in, Suudi Arabistan Genel Eğlence Heyeti Başkanı olan Turki Al-Sheikh ile yapmayı planladığı görüşme iddia edilenin aksine Galatasaray'ın "satışından" ziyade, Suudi Arabistan'ın futbola akıttığı milyar dolarlık pastadan sponsorluk ve ticari iş birlikleri kanalıyla pay alma çabası. Ancak kulübün geleceği ve finansal yapısı üzerindeki Arap sermayesi etkisi arttıkça, satılma dedikoduları da kaçınılmaz olarak basında ve taraftar arasında konuşulmaya devam edecek.

Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek ile Turki Al-Sheikh'in yakınlaşması; Türk futbolundaki finansal sıkıntılar ve Suudi Arabistan'ın futbola yaptığı yatırımlar göz önüne alındığında oldukça kritik bir hamle. Bu yüzden kamuoyunda bu görüşme için camiada "Dursun Özbek, Galatasaray'ı satmak için ilk adımları attı" şeklinde dedikoduları yayılmaya başladı. Ancak işin aslı elbetteki öyle değil.

Galatasaray'ın öncelikli hedefi kulübe sıcak para girdisi sağlamak, küresel marka değerini artırmak ve proje bazlı yatırımlarına kaynak bulmak.

Galatasaray, Avrupa standartlarında gelir elde edebilmek için Suudi menşeli büyük şirketlerle (Fly Nas, NEOM, Aramco, Visit Saudi vb.) yüksek bütçeli sponsorluk anlaşmaları talep edebilir.

Kemerburgaz Tesisleri veya Florya projesi gibi gayrimenkul dönüşümlerinde Suudi fonlarından uzun vadeli ve düşük maliyetli yatırım imkanı aranabilir.

Yüksek maliyetli oyuncuların transferinde veya kadrodaki yüksek maaşlı isimlerin Suudi kulüplerine satılarak bonservis geliri elde edilmesinde bir köprü kurulması hedeflenebilir.

Riyad Seasons gibi uluslararası organizasyonlarda yer alarak ciddi katılım payları ve galibiyet primleri kazanmanın yolları zorlanabilir.

Suudi Arabistan Genel Eğlence Heyeti Başkanı olan Turki Al-Sheikh, ülkesinin "Vision 2030" çerçevesinde sporu ve eğlenceyi küresel bir güç unsuru olarak kullanma stratejisinin merkezinde.

Türk futbolunun bölgedeki en yüksek izlenebilirliğe sahip kulüplerinden biri olan Galatasaray'a, Suudi devlet fonu (PIF) destekli dev markalar üzerinden stratejik sponsorluklar teklif edebilirler.

Galatasaray'ı Riyad'da düzenlenecek özel turnuvalara, hazırlık maçlarına dahil ederek milyon dolarlık katılım ücretleri sunabilirler.

Suudi Pro Ligi kulüpleri ile Galatasaray arasında oyuncu kiralama veya transfer süreçlerinde öncelik ve finansal kolaylıklar sağlanabilir.

Ortadoğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesinden genç yeteneklerin Galatasaray altyapısında yetişmesi için ortak akademi projeleri ve fon aktarımı teklif edilebilir.

"Galatasaray Araplara satılıyor" söylentileri yıllardır Türk futbol kamuoyunu meşgul eden bir iddiadır. Ancak bu görüşmeyi doğrudan bir "satış" olarak okumak hukuki ve hukuki olmayan nedenlerle gerçekçi değil.

Newcastle United veya PSG örneklerinde olduğu gibi, devlet destekli Arap fonlarının kulüplere ilk girişi genelde sponsorluklar, hazırlık turnuvaları ve dostluk ilişkileriyle başlar. Dedikodu üreten çevreler bu ziyareti bir "zemin arayışı" veya "kamuoyu nabzı ölçme" adımı olarak yorumlar. Bu yüzden Dursun Özbek'in kulübü satmak için zemin hazırladığı iddiaları altı boş olsa da dolanıyor.

Futbolun zirvesinden mali krize

Fenerbahçe'nin eski yıldızı, futboldan kazandığı paranın yüzde 99'unu kaybettiğini açıkladı

26.09.2026 20:09:00
Haber Merkezi
 
Futbolun zirvesinden mali krize
Futbolun zirvesinden mali krize
Brezilya futbolunun efsane isimlerinden ve bir dönem Fenerbahçe forması giyen Roberto Carlos, futbolculuk kariyerinde kazandığı servetin yüzde 99'unu kaybettiğini açıkladı.

53 yaşındaki eski futbolcu, çarpıcı açıklamaları Portugal Football Summit etkinliğinde, futbolcuların kariyer sonrası yaşamı ve finansal yönetimi üzerine düzenlenen panelde yaptı.

"HESABIMI SIFIRLAYAN İNSANLARLA SORUN YAŞADIM"

Roberto Carlos, servetindeki büyük kaybın tek bir nedenden kaynaklanmadığını söyledi. Eski menajeriyle yaşadığı ciddi bir problem ile ailevi meselelerin finansal çöküşünde etkili olduğunu belirtti.

Carlos'un anlatımına göre olay oldukça ani gelişti. Bir gece hiçbir şeyden habersiz uyuduğunu, ertesi gün ise daha önce varlığından haberdar olmadığı çok sayıda belgeyle karşılaştığını söyledi.

"Eski menajerimle ciddi bir problem yaşadım. Çok ciddi bir ailevi problem yaşadım. Perşembe günü gece yarısı uyudum, cuma günü varlığından bile haberdar olmadığım bir sürü belge aldım. Orada bütün hikâyemi kaybettim."

KAYBIN NEDENİNİ AÇIKLADI

Carlos, yaşadıklarını anlatırken özellikle menajerler ve ailevi sorunlara dikkat çekti.

"Menajerler ve ailevi meseleler yüzünden futboldan kazandığım her şeyin yüzde 99'unu kaybettim. Hatalar yaptım."

Eski yıldız, yaşadıklarının başka futbolcular için ders olması gerektiğini belirterek genç oyunculara da uyarıda bulundu.

Burada önemli bir ayrıntı var: Roberto Carlos, parasının hangi kişi tarafından, hangi işlemle veya hangi miktarda kaybedildiğini ayrıntılı biçimde açıklamadı. Kamuoyuna yansıyan açıklamalarında eski menajeri ve ailevi sorunlardan söz etti ancak belirli kişileri isim vererek suçlamadı.

"POST-KARİYERİMİ DÜŞÜNMÜŞTÜM"

Roberto Carlos, aslında futbolu bırakmadan önce geleceğini planladığını da anlattı.

Futbolculuk döneminde kariyer sonrasına hazırlandığını, sportif direktörlük lisansı aldığını ve çeşitli markalarla çalıştığını belirten Brezilyalı yıldız, buna rağmen yaşadığı sorunların mali durumunu ağır biçimde etkilediğini söyledi.

HAYATINI YENİDEN DÜZENLEDİ

Carlos, yaşadığı finansal krizin ardından hayatını yeniden yapılandırdığını da açıkladı.

İş ortağı Paul Brighten ve Entourage Sport & Entertainment ile çalışmasının ardından finansal ve ailevi hayatını yeniden düzenlediğini belirtti.

175 MİLYON DOLAR İDDİASI

Bazı haberlerde Roberto Carlos'un futbol kariyerinden yaklaşık 175 milyon dolar kazandığı yönünde rakamlar yer alsa da, son açıklamalarında Carlos'un kendisi bu rakamı doğrulamadı. Güvenilir kaynakların aktardığı kesin ifade, onun futboldan kazandığı paranın yüzde 99'unu kaybettiği yönünde.

Bu nedenle ortaya çıkan tablo, "175 milyon doların tamamını kaybetti" şeklinde kesin bir hesaplamadan ziyade, Roberto Carlos'un kendi beyanına göre futbolculuk döneminde elde ettiği servetin neredeyse tamamını kaybettiği şeklinde aktarılmalı.

FUTBOLUN ZİRVESİNDEN MALİ KRİZE

Real Madrid ve Brezilya Milli Takımı'nın unutulmaz sol beki olan Roberto Carlos, kariyeri boyunca dünyanın en yüksek gelir elde eden futbolcularından biri haline geldi. Ancak kendi anlatımına göre menajerlik ilişkileri, ailevi problemler ve kendi yaptığı hatalar, futbol sonrasında ciddi bir finansal kayba yol açtı.

Carlos bugün yaşadığı süreci genç futbolculara yönelik bir uyarı olarak anlatıyor: "Başıma gelen kötü şeyleri gençlere anlatıyorum ki benim yaptığım hataları yapmasınlar."

Asya Oyunları'nda 100 metrede çifte rekor


 
Taylandlı atlet Puripol Boonson, erkekler 100 metre kategorisinde 9.90'lık derecesiyle Japonya'da düzenlenen şampiyonada Asya Oyunları rekoru kırdı.
 

26.09.2026 07:06:00 / Güncelleme: 26.09.2026 07:14:52
Yaşar Cebesoy
 
Asya Oyunları'nda 100 metrede çifte rekor
Asya Oyunları'nda 100 metrede çifte rekor

Japonya'nın Aiçi eyaleti ile Nagoya kentinin ev sahipliğinde düzenlenen 20. Asya Oyunları devam ediyor. Organizasyonun altıncı gününde Nagoya City Mizuho Park Atletizm Stadı'nda erkekler ve kadınlar 100 metre finalleri gerçekleştirildi. Final yarışında Taylandlı atlet Puripol Boonson ile Çinli atlet Yucie Çen, Asya Oyunları rekoru kırarak altın madalya kazandı. Boonson 9.90, en 11.06 koştu.

Asya'daki en iyi derece

Boonson, yarı finade de 9.91 koşmuştu. 9.90'lık derece aynı zamanda bir Asyalı tarafından elde edilen en hızlı ikinci 100 metre derecesi... Çinli Su Bingtian, 2021'de düzenlenen Tokyo Olimpiyatları'nda 9.83'lük dereceyle Asya rekoru kırmıştı. Aynı yarışta olimpiyat şampiyonu olan İtalyan atlet Marcell Jacobs da 9.80 ile Avrupa rekoru kırmıştı. Afrika rekoru ise 9.77 ile Kenyalı atlet Omanyala'ya ait... Kırılış tarihi yine 2021... Dünya rekoru ise 9.58 ile Usain Bolt'a ait... Bolt, bu efsanevi dereceyi 2009'da Berlin'de yapmıştı.

İkincilik ve üçüncülük Ummanlı kardeşlerin

Asya Oyunları'nda 100 metre erkeklerde Ummanlı kardeşler Ali El Beluşi ve Melham El Beluşi, sırasıyla ikinci ve üçüncü olarak kişisel en iyi derecelerini elde ederek dikkat çekici bir aile zaferine imza attı. Ali, 10.04; Melham, 10.11 koştu.

Beşiktaş, Euroleague'e mağlubiyetle başladı

Beşiktaş, Euroleague'in ilk haftasında sahasında İspanyol ekibi Valencia Basket'e 96-94 mağlup oldu.

26.09.2026 00:21:00
İhlas Haber Ajansı
 
Beşiktaş, Euroleague'e mağlubiyetle başladı
Beşiktaş, Euroleague'e mağlubiyetle başladı
Beşiktaş, Euroleague'in ilk haftasında sahasında İspanyol ekibi Valencia Basket'e 96-94 mağlup oldu.

Beşiktaş: Eugene Omoruyi 17, Jaylen Nowell 17, Ante Zizic 4, David DeJulius 4, DaQuan Jeffries, Anthony Brown 7, Scottie Wilbekin 12, Devon Dotson 9, Conor Morgan 15, Wenyen Gabriel 6, Berk Uğurlu 3



1. Periyot: 27-28

Devre: 51-54

3. Periyot: 71-81

Fenerbahçe, Euroleague'e galibiyetle başladı

Fenerbahçe Erkek Basketbol Takımı, Euroleague'in ilk haftasında sahasında İtalyan ekibi Virtus Bologna'yı 78-68 mağlup ederek, sezona galibiyetle başladı.

26.09.2026 00:20:00
İhlas Haber Ajansı
 
Fenerbahçe, Euroleague'e galibiyetle başladı
Fenerbahçe, Euroleague'e galibiyetle başladı
Fenerbahçe Erkek Basketbol Takımı, Euroleague'in ilk haftasında sahasında İtalyan ekibi Virtus Bologna'yı 78-68 mağlup ederek, sezona galibiyetle başladı.

Fenerbahçe Tarfin: Forrest 4, Horton-Tucker 13, Shields 12, Key 11, Sertaç Şanlı 5, Baldwin 12, Melli 4, Silva 3, Clyburn 8, Sargiunas 6



1. Periyot: 23-17

Devre: 39-38

3. Periyot: 59-55


Milli boksör Emrah Yaşar, Avrupa şampiyonu

Fenerbahçeli milli boksör Emrah Yaşar, Bulgaristan'da düzenlenen 2026 Avrupa Boks Şampiyonası'nda erkekler 90 kilo finalinde İspanyol rakibi Enmanuel Reyes Pla'yı mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu

25.09.2026 22:51:00
İhlas Haber Ajansı
 
Milli boksör Emrah Yaşar, Avrupa şampiyonu
Milli boksör Emrah Yaşar, Avrupa şampiyonu
Fenerbahçeli milli boksör Emrah Yaşar, Bulgaristan'da düzenlenen 2026 Avrupa Boks Şampiyonası'nda erkekler 90 kilo finalinde İspanyol rakibi Enmanuel Reyes Pla'yı mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu.

Bulgaristan'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen Avrupa Boks Şampiyonası'nda Türkiye'yi temsil eden Fenerbahçeli milli boksör Emrah Yaşar, 90 kilo final müsabakasında İspanyol Enmanuel Reyes Pla ile karşı karşıya geldi. Ringde sergilediği üstün performansla rakibine şans tanımayan milli sporcu, maçı kazanarak Avrupa şampiyonu unvanını elde etti ve ay-yıldızlı bayrağı zirveye taşıdı.

Daha önce Kick Boks branşında da Avrupa şampiyonluğu bulunan genç boksörün kariyerinde ayrıca U22 ve U23 yaş kategorilerinde kazanılmış Avrupa şampiyonlukları da yer alıyor. Emrah Yaşar, aldığı bu zaferle başarılarına bir yenisini daha eklemiş oldu.

Busenaz Sürmeneli üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu

Fenerbahçeli milli boksör Busenaz Sürmeneli, 2026 Avrupa Boks Şampiyonası 70 kilo finalinde İngiliz rakibi Chantelle Reid'i 5-0 mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu ve üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonluğunu elde etti

25.09.2026 22:49:00
İhlas Haber Ajansı
 
Busenaz Sürmeneli üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu
Busenaz Sürmeneli üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu
Fenerbahçeli milli boksör Busenaz Sürmeneli, 2026 Avrupa Boks Şampiyonası 70 kilo finalinde İngiliz rakibi Chantelle Reid'i 5-0 mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu ve üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonluğunu elde etti.

Bulgaristan'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen organizasyonda ringe çıkan milli boksör Busenaz Sürmeneli, 70 kilo final müsabakasında İngiliz Chantelle Reid ile karşı karşıya geldi. Müsabaka boyunca rakibine karşı üstün bir oyun sergileyen milli sporcu, karşılaşmadan 5-0'lık net bir skorla galip ayrılarak şampiyonluğa uzandı.

Kariyerindeki ikinci Avrupa şampiyonluğunu kazanan Busenaz Sürmeneli, bu başarıyla birlikte organizasyondaki toplam madalya sayısını 4'e çıkardı. Milli boksörün Avrupa Şampiyonası kariyerinde 2 altın ve 2 bronz madalyası bulunuyor.

Büşra Işıldar gümüş madalya kazandı

Milli boksör Büşra Işıldar, ise 2026 Avrupa Boks Şampiyonası'nda gümüş madalya kazandı. 75 kilo finalinde İrlandalı sporcu Aoife O'Rourke ile karşılaşan 24 yaşındaki sporcu, mücadeleden mağlup ayrılarak Avrupa ikincisi oldu. Gençler kategorisinde Dünya ve Avrupa şampiyonlukları bulunan Büşra Işıldar'ın, büyükler kategorisinde Dünya Şampiyonası'nda gümüş, Avrupa Şampiyonası'nda ise bronz madalyası var.

Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor

Madrid derbisinde yenilgi geldi, Portekizli teknik adam yine hakemi işaret etti

21.09.2026 13:25:00 / Güncelleme: 21.09.2026 13:28:13
Haber Merkezi
 
Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor
Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor
Real Madrid, LaLiga'nın 7. haftasında deplasmanda Atletico Madrid'e 2-1 mağlup olurken, teknik direktör Jose Mourinho karşılaşmanın ardından yine hakem kararlarını gündeme taşıdı.

Atletico Madrid'in gollerini 53. dakikada Grimaldo, 59. dakikada David kaydederken, Real Madrid'in tek golü 89. dakikada Rüdiger'den geldi. Real Madrid'de Dean Huijsen'in 52. dakikada kırmızı kart görmesi ise karşılaşmanın kırılma noktalarından biri oldu.

YENİLGİNİN FATURASI HAKEME

Maçın ardından basın toplantısına tartışmalı pozisyonların fotoğraflarıyla gelen Mourinho, hakem Ortiz Arias'a sert tepki gösterdi.

Portekizli teknik adam, "İki tane açık kırmızı kart var" diyerek hakem kararlarının maçın sonucunu etkilediğini savundu.

Mourinho, takımının uzun süre eksik oynamasının zorluğuna dikkat çekerek oyuncularını ise gösterdikleri mücadele nedeniyle övdü.

Ancak Mourinho'nun açıklamalarında dikkat çeken yine aynı noktaydı:

Yenilgi geldi, suçlu yine hakem oldu.

HER MAÇIN ARDINDAN AYNI SENARYO

Mourinho kariyeri boyunca tartışmalı hakem kararları, federasyonlar ve futbol otoriteleriyle yaşadığı polemiklerle sık sık gündeme geldi. Madrid derbisinin ardından yaptığı açıklamalar da bu tartışmaların yeni bir halkası oldu.

Real Madrid'in sahadaki 2-1'lik yenilgisi bir yana, Mourinho'nun basın toplantısında maçın taktik ve futbol boyutundan çok hakem kararlarını öne çıkarması dikkat çekti.

Mourinho için sonuç değişti ama senaryo değişmedi: Yenilgi, ardından hakem.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.