TSK İç Hizmet Kanunu’nda değişiklik yapılıyor.
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, “asker yemini”nin değişeceği müjdesiyle ilk sinyali vermişti.
Türk ordusuna altın vuruş
AKP hükümeti kolları sıvadı, hummalı çalışma devam ediyor.
AKP’nin BOP eksenli liberalizasyon sürecinde, Türk ordusuna altın vuruş yapılacak.
Türk ordusunun haddi belirlenecektir.
Bundan böyle TSK artık Cumhuriyeti kollayıp korumayacaktır!
TSK İç Hizmet Kanunu Madde 35’te sıralanan “Silahlı Kuvvetler’in vazifesi; Türk yurdunu ve anayasa ile tayin edilmiş olan Türkiye Cumhuriyeti’ni kollamak ve korumaktır” cümlesindeki “cumhuriyeti kollamak ve korumak” ifadesi çıkarılıyor.
Tamam da, bu hayati hizmeti kim gerçekleştirecek, sorusunun cevabı ise açıktır.
NATO…
Cumhuriyet de NATO’ya emanet
Son demokratikleşme süreciyle, Türk milletinin kendi Cumhuriyetini koruma hakkı olmadığı ortaya çıktı. Milletin, Cumhuriyeti için yürüme hakkı bile yoktur, olamaz… Türk milleti, bırakınız Cumhuriyeti korumaya kalkışmak, bu niyetle caddede yürüse, yeteri kadar “biber gazı” depolanmıştır, derhal biber gazı basılarak haddi bildirilecektir.
Cumhuriyet artık NATO’ya emanettir.
Başbakan R. T. Erdoğan açık konuşmuştur:
“Türkiye toprakları, aynı zamanda NATO topraklarıdır.”
Dolayısıyla NATO, Erdoğan’ın ifadesiyle “kendi toprakları olan Türkiye’nin Cumhuriyetini de kollayacaktır.
Vatan topraklarını NATO’ya emanet ediyorsun, Cumhuriyet’e sıra gelince, etmeyeceksin… Böyle bir abes olur mu?!
AKP’nin yeni Cumhuriyeti, BOP’un yeni NATO’suna emanettir!
NATO ile var olan “derin” bağlarımız
NATO kimlerdir, diye soruyorsunuz?!
Bunun cevabını TBMM araştırdı, verdi.
TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu raporuna göre, Türkiye’deki gladyo yapılanması, derin operasyonların ve fail-i malumların gerçekleştirilmesinde NATO, CIA ile işbirliği içinde baş aktördür.
1400 sayfalık raporun özeti budur, böyle diyor milletvekilleri? Vekiller iftira etmiyor ya!
BOP eksenli yeni NATO, bu derin ve engin tecrübesiyle artık Cumhuriyeti koruyacaktır.
Korumakta zorlandı, diyelim; eşek değiller ya, Amerikan ordularından yardım isteyip görevlerini yapacaklardır.
NATO ile var olan “tarihî” bağlarımız
NATO’nun Türk milleti ile tarihi bağları vardır.
Nine ve dedeleri, Rum ve Ermeni dönmesi olanlar veya M. Kemal hakkında “işgalcilere karşı direniyor diye” İkdam gazetesinde “kafirdir” fetvası yayınlayan bu toprakların nursuzları, NATO askerleriyle olan tarihî bağlarımızı çok iyi bilirler. İşgalciler, onların mısır ekmeği, yağ ve pekmezleriyle semirmişlerdi.
NATO ordusu, 90 sene önce Türkiye topraklarına işgalci olarak gelen, Gazi M. Kemal ve silah arkadaşlarının öncülüğünde topyekun Türk milletinin şahlanarak kendilerine karşı destansı Kurtuluş Mücadelesi verdiği Haçlı ordularıdır!
Bu Haçlı orduları, bizi, vatanımızı, Cumhuriyetimizi kollayacak, bizim yerimize öleceklerdir.
Türk milleti de bacak bacak üstüne keyif çatacak, yan gelip yatacaktır.
Böylesi bir “muhteşem yüzyıl” projesi, ancak AKP hükümetinden beklenir!
AKP eliyle daha neler neler göreceksin, ey Türk milleti!
Bugün, Türkiye toprakları NATO toprağıdır diyenlerin; yarın, NATO, kendi toprağı olan Türkiye’yi zaten koruyup kolluyor, bu zor ekonomik şartlarda Türk ordusuna ne gerek var ki, demeyeceklerine kim garanti verebilir?!
Prof. Dr. Baş’ın ikazları ve Sevr
Göreceksiniz, ABD eski Dışişleri Bakanı Colin Powell ile yapılan 9 maddelik gizli anlaşma çerçevesinde yakında Türk ordusunun sayısı azaltılacak, tasfiye edilecektir.
Tasfiye sonrasında ise geri kalan Türk askeri, ormanlarımızı koruyacak, yangın söndürecek, muhtemel depremlerde arama-kurtarma çalışması yapacaktır.
Son 10-15 yılda iktidar ve muhalefet işbirliğiyle Türk siyasetinin gerçekleştirmediği Sevr maddesi kaldı mı, bakınız bakalım…
BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş bey, ne diyor yıllardan beri: Bir milleti, millet yapan temel unsurlar vardır. Olmazsa olmaz sözkonusu temeller şunlardır: Aile, vatan, devlet, ordu, hukuk-adalet ve din… Milletin bu temellerini herhangi biri üzerinde oynayanlar, bizzat o millet ile oynuyorlar demektir. Bu temelleri örselenen veya yok edilen bir millet, millet olamaz, milleet olarak kalamaz, sürü olmaya mahkumdur… Bugün Türk milletini böyle bir sürü yapmaya çalışıyorlar.
Prof. Dr. Baş’ın ikazlarına neden kulak vermedik, neden onunla kenetlenip mukaddesatımızı koruyup kollamadık, diye saçımızı-başımızı yolacağımız günler yakındır; ama korkarım iş işten geçmiş olacaktır.
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, “asker yemini”nin değişeceği müjdesiyle ilk sinyali vermişti.
Türk ordusuna altın vuruş
AKP hükümeti kolları sıvadı, hummalı çalışma devam ediyor.
AKP’nin BOP eksenli liberalizasyon sürecinde, Türk ordusuna altın vuruş yapılacak.
Türk ordusunun haddi belirlenecektir.
Bundan böyle TSK artık Cumhuriyeti kollayıp korumayacaktır!
TSK İç Hizmet Kanunu Madde 35’te sıralanan “Silahlı Kuvvetler’in vazifesi; Türk yurdunu ve anayasa ile tayin edilmiş olan Türkiye Cumhuriyeti’ni kollamak ve korumaktır” cümlesindeki “cumhuriyeti kollamak ve korumak” ifadesi çıkarılıyor.
Tamam da, bu hayati hizmeti kim gerçekleştirecek, sorusunun cevabı ise açıktır.
NATO…
Cumhuriyet de NATO’ya emanet
Son demokratikleşme süreciyle, Türk milletinin kendi Cumhuriyetini koruma hakkı olmadığı ortaya çıktı. Milletin, Cumhuriyeti için yürüme hakkı bile yoktur, olamaz… Türk milleti, bırakınız Cumhuriyeti korumaya kalkışmak, bu niyetle caddede yürüse, yeteri kadar “biber gazı” depolanmıştır, derhal biber gazı basılarak haddi bildirilecektir.
Cumhuriyet artık NATO’ya emanettir.
Başbakan R. T. Erdoğan açık konuşmuştur:
“Türkiye toprakları, aynı zamanda NATO topraklarıdır.”
Dolayısıyla NATO, Erdoğan’ın ifadesiyle “kendi toprakları olan Türkiye’nin Cumhuriyetini de kollayacaktır.
Vatan topraklarını NATO’ya emanet ediyorsun, Cumhuriyet’e sıra gelince, etmeyeceksin… Böyle bir abes olur mu?!
AKP’nin yeni Cumhuriyeti, BOP’un yeni NATO’suna emanettir!
NATO ile var olan “derin” bağlarımız
NATO kimlerdir, diye soruyorsunuz?!
Bunun cevabını TBMM araştırdı, verdi.
TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu raporuna göre, Türkiye’deki gladyo yapılanması, derin operasyonların ve fail-i malumların gerçekleştirilmesinde NATO, CIA ile işbirliği içinde baş aktördür.
1400 sayfalık raporun özeti budur, böyle diyor milletvekilleri? Vekiller iftira etmiyor ya!
BOP eksenli yeni NATO, bu derin ve engin tecrübesiyle artık Cumhuriyeti koruyacaktır.
Korumakta zorlandı, diyelim; eşek değiller ya, Amerikan ordularından yardım isteyip görevlerini yapacaklardır.
NATO ile var olan “tarihî” bağlarımız
NATO’nun Türk milleti ile tarihi bağları vardır.
Nine ve dedeleri, Rum ve Ermeni dönmesi olanlar veya M. Kemal hakkında “işgalcilere karşı direniyor diye” İkdam gazetesinde “kafirdir” fetvası yayınlayan bu toprakların nursuzları, NATO askerleriyle olan tarihî bağlarımızı çok iyi bilirler. İşgalciler, onların mısır ekmeği, yağ ve pekmezleriyle semirmişlerdi.
NATO ordusu, 90 sene önce Türkiye topraklarına işgalci olarak gelen, Gazi M. Kemal ve silah arkadaşlarının öncülüğünde topyekun Türk milletinin şahlanarak kendilerine karşı destansı Kurtuluş Mücadelesi verdiği Haçlı ordularıdır!
Bu Haçlı orduları, bizi, vatanımızı, Cumhuriyetimizi kollayacak, bizim yerimize öleceklerdir.
Türk milleti de bacak bacak üstüne keyif çatacak, yan gelip yatacaktır.
Böylesi bir “muhteşem yüzyıl” projesi, ancak AKP hükümetinden beklenir!
AKP eliyle daha neler neler göreceksin, ey Türk milleti!
Bugün, Türkiye toprakları NATO toprağıdır diyenlerin; yarın, NATO, kendi toprağı olan Türkiye’yi zaten koruyup kolluyor, bu zor ekonomik şartlarda Türk ordusuna ne gerek var ki, demeyeceklerine kim garanti verebilir?!
Prof. Dr. Baş’ın ikazları ve Sevr
Göreceksiniz, ABD eski Dışişleri Bakanı Colin Powell ile yapılan 9 maddelik gizli anlaşma çerçevesinde yakında Türk ordusunun sayısı azaltılacak, tasfiye edilecektir.
Tasfiye sonrasında ise geri kalan Türk askeri, ormanlarımızı koruyacak, yangın söndürecek, muhtemel depremlerde arama-kurtarma çalışması yapacaktır.
Son 10-15 yılda iktidar ve muhalefet işbirliğiyle Türk siyasetinin gerçekleştirmediği Sevr maddesi kaldı mı, bakınız bakalım…
BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş bey, ne diyor yıllardan beri: Bir milleti, millet yapan temel unsurlar vardır. Olmazsa olmaz sözkonusu temeller şunlardır: Aile, vatan, devlet, ordu, hukuk-adalet ve din… Milletin bu temellerini herhangi biri üzerinde oynayanlar, bizzat o millet ile oynuyorlar demektir. Bu temelleri örselenen veya yok edilen bir millet, millet olamaz, milleet olarak kalamaz, sürü olmaya mahkumdur… Bugün Türk milletini böyle bir sürü yapmaya çalışıyorlar.
Prof. Dr. Baş’ın ikazlarına neden kulak vermedik, neden onunla kenetlenip mukaddesatımızı koruyup kollamadık, diye saçımızı-başımızı yolacağımız günler yakındır; ama korkarım iş işten geçmiş olacaktır.
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları
- Kongrelerden milli devlete bir iman mücadelesi / 25.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019

























































