Bazı devlet adamları Türkçe ile felsefe yapılamayacağını, felsefe yapmak için ya Osmanlıca ya İngilizce kullanmak gerektiğini söylüyorlar. Bu sorunların devlet eliyle değil, bilim adamları eliyle çözülmesi gerektiğini ifade ediyorlar. Ben de bir bilim adamı olarak meseleyi çözeyim.Hemen şunu vurgulayalım ki Osmanlıca diye bir dil yok. Türkçenin 15. yüzyıl sonları ile 20. yüzyıl başları arasında Anadolu, Azerbaycan ve Balkanlar'da yazı dili olarak kullanılan Osmanlı Türkçesi var. Bu dönemde ve her zaman halk, bugünkü konuşma dili olan Türkçe ile konuşuyordu. Ancak resmî belgeler, bilim ve edebiyat eserleri Arapça ve Farsça kelime ve tamlamaların yoğunlukta olduğu, halkın anlayamadığı bir Osmanlı Türkçesi ile yazılıyordu.Fakat Osmanlıdan çok zaman önce, Milattan sonra 8. yüzyıl başlarında yazılıp dikilen Orhun Abideleri saf Türkçe ile yazıldı ve bu metinler bugün de önemini ve geçerliliğini koruyan çok büyük değerde devlet felsefesi metinleridir. Demek ki Türkçe ile felsefe yapılabilmiş. Ayrıca büyük Türk filozofu Karahanlı Uygur Türk'ü Yusuf Has Hacib, felsefenin hemen hemen her alanıyla ilgili bugün bile aşılamayan dev eseri Kutadgu Bilig'i (kutlu olma bilgisi) büyük ölçüde saf Türkçeyle yazdı. Kaşgar'da 1069/1070'de tamamladı ve Doğu Karahanlı hükümdarı Tabgaç Uluğ Buğra Kara Han'a sundu. Kutadgu Bilig yazıldığında Osmanlı da yoktu, Osmanlıca da.Eserde hem yüksek düzeyde devlet felsefesi, siyasî hâkimiyet felsefesi, hem bireysel mutluluk, huzur, talih, bahtiyarlık, insanın otonom ruhî kudreti gibi değerlerin felsefesi yapılmıştır. Eserde adalet, mutluluk, akıl / bilgi ve hayatın sonu gibi 4 ana değer ve kavramın, hükümdar (Gün Doğdu), vezir (Dolunay), bilge (Övülmüş) ve derviş (Uyanmış) gibi 4 sembolik şahsiyet üzerinden ayrıntılı olarak felsefesi yapıldı. Yani bugün bile aşılamayan çok yüksek düzeyde bir soyutlama ve simgesel, kurgusal yapı inşa edilmiştir. İsimleri özgün haliyle verelim de ne kadar saf bir Türkçe olduğu anlaşılsın: Kün Togdı, Ay Toldı, Ögdülmiş, Odgurmış.Bu eserde felsefenin 4 temel unsuru olan: Ontoloji, epistemoloji, etik ve estetik alanları iyilik, bilgi, akıl, devlet, adalet, dünya, ahret, doğruluk, insanlık, şiir, insanlararası ilişkiler, Allah, peygamber gibi kavram ve değerler etrafında hepsi işlenmiştir. Türk'ün büyük dehası Yunus Emre (1240?1321), tamamen felsefe olan şiirlerini saf Türkçe ile söyledi. Felsefeyi saf Türkçe şiirle yapan Yunus'tan seçtiğimiz şu mısraları örnek olarak verelim: "İşbu söze Hak tanıktır bu can gövdeye konukdurBir gün ola çıka gide kafesden kuş uçmuş gibiBu dünya bir gelindür yeşil kızıl donanmışKişi yeni geline bakubanı toyamazİy niçe arslanları alur akdarur ölümAzrâil pençesine bir yohsulca döyemezBu dünyada bir nesneye yanar içim göynür özümYiğit iken ölenlere gök ekini biçmiş gibi."
Prof. Dr. Nurullah Çetin / diğer yazıları
- Dayatılan kapitalist stil / 26.12.2015
- "Karıştır barıştır"a karşı "birleştir savuştur" / 30.11.2015
- Öğretmenler Günü'nü kutlamak / 26.11.2015
- İşin sırrı dengede / 20.11.2015
- IŞİD terörist peki Fransa nedir? / 18.11.2015
- Anaları ağlamasın diye Fransa'ya çözüm süreci desteği / 17.11.2015
- Bir 10 Kasım yazısı / 12.11.2015
- Ölmek ve köle olmak dışında üçüncü bir seçenek / 11.11.2015
- Türk sosyalistlerini marabalıktan kurtulmaya davet / 09.11.2015
- Yandakların istilası / 05.11.2015
- "Karıştır barıştır"a karşı "birleştir savuştur" / 30.11.2015
- Öğretmenler Günü'nü kutlamak / 26.11.2015
- İşin sırrı dengede / 20.11.2015
- IŞİD terörist peki Fransa nedir? / 18.11.2015
- Anaları ağlamasın diye Fransa'ya çözüm süreci desteği / 17.11.2015
- Bir 10 Kasım yazısı / 12.11.2015
- Ölmek ve köle olmak dışında üçüncü bir seçenek / 11.11.2015
- Türk sosyalistlerini marabalıktan kurtulmaya davet / 09.11.2015
- Yandakların istilası / 05.11.2015
























































