logo
28 EYLÜL 2026

Türkiye Kupası'nda final zamanı

Türkiye Kupası'nın finalinde Galatasaray ile Akhisarspor yarın Sivas Yeni 4 Eylül Stadı'nda karşılaşacak

14.05.2019 00:00:00
 
Türkiye Kupası'nda final zamanı
Türkiye Kupası'nda final zamanı
Futbolda Ziraat Bankasının sponsorluğunda düzenlenen 57. Türkiye Kupası, Galatasaray ile Akhisarspor arasında yarın yapılacak final maçıyla sahibini bulacak.

Yeni 4 Eylül Stadı'nda saat 20.45'te başlayacak final müsabakası, ATV'den yayınlanacak. Mücadeleyi hakem Suat Arslanboğa yönetecek. Galatasaray'da sakatlığı bulunan Kostantinos Mitroglou, Akhisarspor'a karşı forma giyemeyecek.

Türkiye Futbol Federasyonu tarafından 1962-1963'ten itibaren düzenlenen Türkiye Kupası, 1980-1981 sezonu itibarıyla Federasyon Kupası adı altında oynanmaya başladı. Organizasyonun adı 1992-1993 sezonundan itibaren yeniden Türkiye Kupası olarak değiştirildi. Kupada geçen sezon Diyarbakır'da oynanan finalde Akhisarspor, Fenerbahçe'yi 3-2 yenerek mutlu sona ulaştı.

Rekorlar Galatasaray'da

Türkiye Kupası tarihinde rekorlar Galatasaray'ın elinde bulunuyor. Sarı-kırmızılı ekip organizasyonda daha önce 22 kez final oynarken, 17 kez kupayı müzesine götürmeyi başardı.

Kupayı en çok kazanan takım olan Galatasaray, organizasyonun ilk 4 senesinde de kupayı kimseye kaptırmayarak bu alanda da rekora sahip. Sarı-kırmızılı ekip, organizasyonun ilk kez düzenlendiği 1962-1963 sezonu ile 1963-1964, 1964-1965, 1965-1966, 1972-1973, 1975-1976, 1981-1982, 1984-1985, 1990-1991, 1992-1993, 1995-1996, 1998-1999, 1999-2000, 2004-2005, 2013-2014, 2014-2015 ve 2015-2016 sezonlarında kupanın sahibi oldu.

Terim, kupada rekora ortak olacak

Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim, kariyerindeki 3. Türkiye Kupası'nı kazanarak bu kulvarda en çok şampiyonluk yaşayan teknik adamlar arasına girmek istiyor. Süper Lig'de 7 kezle en fazla şampiyonluk yaşayan teknik adam unvanını taşıyan Terim, Akhisarspor'u mağlup etmeleri durumunda 3. kez Türkiye Kupası'nı kaldıracak.

Kupada 1999 ve 2000'de iki kez mutlu sona ulaşan Terim, bu organizasyonda en fazla şampiyonluk yaşayan teknik direktörler Ahmet Suat Özyazıcı, Gündüz Kılıç ve Aykut Kocaman'ın rekoruna ortak olmak için mücadele edecek.

Akhisarspor ikinci kez finalde

Akhisarspor, Türkiye Kupası'nda üst üste ikinci kez finalde mücadele edecek. Ege temsilcisi, kupada geçen sezon yarı finalde Galatasaray'ı eleyerek tarihinde ilk kez finale yükseldi. Akhisarspor, finalde de Fenerbahçe'yi mağlup ederek, kupayı kazanma başarısı gösterdi.

15 ayrı takım kazandı

Türkiye Kupası'nı, 56 yıllık geçmişinde şimdiye dek 15 ayrı takım müzesine götürdü.  Kupada şimdiye dek Galatasaray 17, Beşiktaş 9, Trabzonspor 8, Fenerbahçe 6, Altay, MKE Ankaragücü, Göztepe, Gençlerbirliği ve Kocaelispor ikişer, Eskişehirspor, Bursaspor, Sakaryaspor, Kayserispor, Atiker Konyaspor ve Akhisarspor da birer kez mutlu sona ulaştı.

22 ayrı takım final oynadı

Türkiye Kupası'nın 56 yıllık geçmişinde daha önce 22 ayrı takım finallerde mücadele ederken, bunlardan 15'i en az 1 kez kupa sevinci yaşadı. Finale yükselip de kupayı şimdiye dek hiç kazanamayan takımlar ise eski ismi İstanbul Büyükşehir Belediyespor olan Medipol Başakşehir (2 kez) Adana Demirspor, Boluspor, Mersin İdmanyurdu, Samsunspor, Antalyaspor, Kayseri Erciyesspor.

Bunun yanı sıra Kocaelispor 2, Sakaryaspor, Kayserispor, Atiker Konyaspor ve Akhisarspor ise oynadığı tek finalde kupayı kazanma başarısını gösterdi. Öte yandan, 15 kez final oynayan Beşiktaş 9, 14 kez finalde yer alan Trabzonspor ise 8 kez güldü.

En çok final kaybeden takım Fenerbahçe

Fenerbahçe, 17 kez final oynayıp, bunlardan sadece 6'sında kupayı alırken, en fazla final kaybeden takım oldu. Türkiye Kupası'nda ayrıca, Altay 7 kez finale çıkıp, 2 kez, Bursaspor da 6 kez final oynayıp, sadece bir kez kupanın sahibi olabildi.

Türkiye Kupası finallerinden ilginç notlar

Kupa şimdiye dek 31 kez çift, 25 kez de tek maçlı finallerle havaya kaldırıldı. Galatasaray ile Akhisarspor takımları arasında yarın Sivas'ta yapılacak final maçıyla 57. sahibini bulacak Türkiye Kupası'nda finaller şimdiye dek 31 kez çift, 25 kez de tek maç olarak düzenlendi.

Bu sezon da Ziraat Bankasının sponsorluğunda düzenlenen Türkiye Kupası, 1965-1966, 1966-1967, 1983-1984, 1985-1986, 1989-1990, 1990-1991, 1999-2000, 2000-2001, 2001-2002, 2002-2003, 2003-2004, 2004-2005, 2005-2006, 2006-2007, 2007-2008, 2008-2009, 2009-2010, 2010-2011, 2011-2012, 2012-2013, 2013-2014, 2014-2015, 2015-2016, 2016-2017 ve 2017-2018 sezonlarında tek, diğer sezonlarda ise çift maçlı finallerle sahibine ulaştı.

Hükmen galibiyet ve kurayla gelen kupalar

Türkiye Kupası'nın 56 yıllık geçmişinde kupalar birer kez hükmen galibiyet ve kura sonucu sahiplerini buldu. 1963-1964 sezonunda Galatasaray ile Altay arasında yapılan final maçının ilki 0-0 sonuçlandı. Rövanş maçına Altay'ın çıkmaması üzerine Türkiye Futbol Federasyonu karşılaşmayı 3-0 Galatasaray lehine tescil etti. Böylece kupa finalleri tarihinde ilk kez bir maç hükmen sonuçlanmış oldu.

Öte yandan, 1966-1967 sezonunda Altay ile Göztepe arasında yapılan final maçı 2-2 bitti. Kupayı, kura atışı sonucu Altay müzesine götürürken, organizasyon tarihinde yeni bir ilk gerçekleşti.

Uzatmalarda gülenler

Türkiye Kupası şimdiye dek 7 kez uzatma dakikalarının sonuçlarına göre havaya kaldırıldı. Göztepe, 1968-1969 sezonundaki çift maçlı finalde, Galatasaray'ı 1-0 yendiği maçın rövanşında uzatmada 1-1'lik skorla saf dışı bıraktı. Tek maçlı finallerde ise 1983-1984 sezonunda Trabzonspor, Beşiktaş'ı 2-0, 1990-1991 sezonunda Galatasaray, MKE Ankaragücü'nü 3-1, 1999-2000'de Galatasaray, Antalyaspor'u 5-3, 2005-2006'da Beşiktaş, Fenerbahçe'yi 3-2, 2006-2007'de de yine Beşiktaş bu kez Kayseri Erciyesspor'u 1-0 yenerek, uzatmalarda kupaya uzandı.

1995-1996 sezonunda ise Galatasaray, ilk maçta 1-0 yendiği Fenerbahçe ile rövanşı Kadıköy'de oynadı. Normal süresi 1-0 Fenerbahçe'nin üstünlüğüyle kapanan maçın uzatma bölümünde 1 gol atan Galatasaray, ilk maçtaki avantajıyla kupayı kazanmayı bildi.

Penaltılarla kazanılan kupalar

Türkiye Kupası'nın geçmişinde şimdiye dek 5 takım, 6 kez kupayı penaltı atışları sonucu müzesine götürdü. Galatasaray ile Trabzonspor arasındaki 1975-1976 sezonunda finalin her iki maçı da tarafların 1-0 galibiyetiyle sona erince, penaltı atışlarına geçildi. Seri penaltı atışları sonucu rakibini 5-4 yenen Galatasaray, kupayı kazandı.

1997-1998 sezonunda ise Beşiktaş ile Galatasaray finalde karşı karşıya geldi. Her iki maç da 1-1 berabere sonuçlandı, seri penaltı atışları sonucu rakibine 5-3 üstünlük sağlayan siyah-beyazlılar, mutlu sona ulaşan ekip oldu. Kupayı, 2000-2001 sezonunda penaltı atışlarıyla Gençlerbirliği kazandı. Fenerbahçe ile Kayseri'de karşılaşan Ankara ekibi, 2-2 sona eren normal süre ve uzatma dakikalarının ardından seri penaltı atışlarıyla rakibine 6-3 üstünlük kurarak, kupayı müzesine götürdü.

Türkiye Kupası'nın 2007-2008 sezonundaki sahibi de penaltılarla belirlendi. Kayserispor ile Gençlerbirliği finalde Bursa'da karşılaşırken, normal süresi ve uzatma bölümü 0-0 biten maçta gülen taraf 11-10'luk seri penaltı atışları sonucu Kayserispor oldu.

2010-2011 sezonunda Beşiktaş, İstanbul Büyükşehir Belediyespor'u Kayseri'deki finalde penaltılarla geçerek kupaya uzandı. Normal süresi ve uzatmaları 2-2 biten maçta siyah-beyazlılar, penaltı atışları sonucu 4-3'lük sonuçla kupayı kaldırdı. Kupa 2016-2017 sezonunda da penaltılar sonucunda sahibi buldu. Atiker Konyaspor ile Medipol Başakşehir arasında Eskişehir'de oynanan finalin normal süresi ve uzatma bölümü 0-0 tamamlandı. Atiker Konyaspor seri penaltılarda rakibine 4-1 üstünlük sağlayarak kupayı müzesine taşıdı.

En ilginç final

Türkiye Kupası tarihindeki en ilginç finallerin başında, 1991-1992 sezonunda yapılan Trabzonspor-Bursaspor eşleşmesi geliyor. Bursa'da yapılan finalin ilk maçını 3-0 kazanan yeşil-beyazlılar, rövanş için Trabzon'a büyük avantajla gitti. Hüseyin Avni Aker Stadı'ndaki rövanşı bordo-mavili ekip 5-1 kazanarak, organizasyon tarihindeki en ilginç final sonrası kupayı müzesine götürdü.

En farklı skorlu finaller

Kupadaki finallerde şimdiye dek en farklı skorlu galibiyeti Gençlerbirliği elde etti. Başkent takımı, 1986-1987 sezonunda Eskişehirspor ile Ankara'da yaptığı ilk maçı 5-0 kazanarak, 56 yıllık Türkiye Kupası geçmişinde finallerde en farklı skora ulaştı. 1991-1992 sezonunda Trabzonspor, evindeki rövanş maçında Bursaspor'u 5-1, 2004-2005 sezonundaki finalde ise Galatasaray, Fenerbahçe'yi aynı skorla yendi.

Bu arada, 2001-2002 sezonunda Kocaelispor, Beşiktaş'ı Bursa'daki finalde, 2003-2004'te Trabzonspor, Gençlerbirliği'ni İstanbul'daki finalde, 2011-2012'de de Fenerbahçe, Ankara'daki finalde Bursaspor'u aynı skorla 4-0 yenerek, tarihi skorlara imza attı.

Öte yandan, Türkiye Kupası'nın en gollü final karşılaşması, 1999-2000 sezonunda Galatasaray ile Antalyaspor arasında yapıldı ve sarı-kırmızılı ekip maçtan uzatma bölümünde 5-3 galip ayrıldı.

"Duble" yapanlar

Türkiye Kupası'nın 56 yıllık geçmişinde, 13 sezonda kupayı müzesine götüren ekip aynı zamanda lig şampiyonluğunu da kazandı. Galatasaray 1962-1963, 1972-1973, 1992-1993, 1998-1999, 1999-2000 ve 2014-2015'te, Fenerbahçe 1967-1968, 1973-1974 ve 1982-1983'te, Trabzonspor 1976-1977 ve 1983-1984'te, Beşiktaş da 1989-1990 ve 2008-2009 sezonunda hem lig şampiyonluğu hem de kupa zaferi yaşadı.

Üst üste en çok şampiyonluk Galatasaray'ın

Türkiye Kupası tarihinde üst üste en çok şampiyonluk yaşayan, aynı zamanda kupayı en çok müzesine ötüren ekip Galatasaray oldu. Sarı-kırmızılı ekip 1963-1966 yıllarında art arda 4 kez kupayı kazanma başarısını gösterdi. Bu arada, Galatasaray 1963-1966, Trabzonspor da 1975-1978 yıllarında üst üste 4 kez final oynayarak, art arda en çok finale çıkan ekip unvanlarını aldı.

Tüm maçlarını kazanarak şampiyon olanlar

Türkiye Kupası tarihinde sadece 4 sezonda kupayı kaldıran takımlar, bütün maçlarını kazanarak bu zafere ulaşabildi. Yalnızca 90 dakika sonuçlarına göre yapılan değerlendirmede 1985-1986 sezonunda Bursaspor 5'te 5, 1988-1989'da Beşiktaş 10'da 10, 1989-1990'da yine Beşiktaş 4'te 4 ve 2002-2003'te Trabzonspor, 5'te 5 yaptı ve kupayı müzelerine götürdü.

Hem futbolcu hem antrenör olarak kazananlar

Türkiye Kupası tarihinde 9 isim, hem futbolculuk, hem de teknik adamlık kariyerinde kupayı kaldırma başarısını yaşadı. Altaylı Ayfer Elmastaşoğlu 1967'de futbolcu, 1980'de antrenör, Galatasaraylı Fatih Terim, 1976, 1982, 1985'te oyuncu, 1999 ve 2000'de antrenör, Galatasaraylı Gheorghe Hagi 1999 ve 2000'de futbolcu, 2005'te antrenör, Mustafa Denizli 1980'de Altay'da oyuncu, 1991'de Galatasaray'da, 2009'da Beşiktaş'ta antrenör, Trabzonsporlu Şenol Güneş 1977, 1978 ve 1984'te oyuncu, 1995 ve 2010'da antrenör, Yılmaz Gökdel 1964, 1965 ve 1966'da Galatasaray'da oyuncu, 1981'de de MKE Ankaragücü'nde teknik adam, Tayfur Havutçu 1997'de Kocaelispor, 1998 ve 2006'da Beşiktaş'ta futbolcu, 2011'de Beşiktaş'ta teknik direktör, Hamza Hamzaoğlu da Galatasaray'da 1993'de futbolcu, 2015'te de teknik adam olarak kupaya uzandı.

Son olarak Okan Buruk bu unvanı aldı. Galatasaray'da 1993, 1996, 1999 ve 2000'de, Beşiktaş'ta da 2006'da futbolcu olarak kupayı kaldıran Okan Buruk, geçen yıl da Akhisarspor'un başında teknik adam olarak bu başarıya ulaştı.

3 farklı takımla final oynayanlar

Kupa geçmişinde bazı futbolcular 3 ayrı takımın formasıyla finalde mücadele etti. Bu oyuncular şunlar:

Halil İbrahim Eren: Boluspor, MKE Ankaragücü, Gençlerbirliği

Hasan Vezir: Fenerbahçe, Trabzonspor, Galatasaray

Rade Zalad: MKE Ankaragücü, Eskişehirspor, Beşiktaş

Sinan Turhan: Adana Demirspor, Galatasaray, Sakaryaspor

Cihan Haspolatlı: Kocaelispor, Galatasaray, İstanbul Büyükşehir Belediyespor

Mehmet Aurelio: Trabzonspor, Fenerbahçe, Beşiktaş

Burak Yılmaz: Beşiktaş, Trabzonspor, Galatasaray

Emre Belözoğlu: Galatasaray, Fenerbahçe, Medipol Başakşehir

En çok kupa kazanan teknik adamlar

Teknik direktör olarak en çok Türkiye Kupası şampiyonluğu yaşayan isimler Ahmet Suat Özyazıcı, Gündüz Kılıç ve Aykut Kocaman. Özyazıcı, Trabzonspor'un başında 1977, 1978 ve 1984, Gündüz Kılıç da Galatasaray ile 1963, 1965 ve 1966 yıllarında üçer kez kupa sevinci yaşadı. Aykut Kocaman ise 2011 ve 2012'de Fenerbahçe, 2017'de de Atiker Konyaspor ile mutlu sona ulaştı.

Bu arada, yabancı teknik adamlar içinde Beşiktaş'ın başında İngiliz Gordon Milne 1989 ve 1990'da, Fransız Jean Tigana da 2006 ve 2007'de kupayı kazanma başarısı gösterdi.

Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı

CONCACAF Uluslar Ligi'nde oynanan Antigua & Barbuda-Anguilla maçında oyuna sonradan dahil olan Aedan Scipio, ayaklarına kadar uzanan saçlarını çeken iki rakibine kırmızı kart aldırdı

28.09.2026 10:22:00
İhlas Haber Ajansı
 
Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı
Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı
CONCACAF Uluslar Ligi'nde oynanan Antigua & Barbuda-Anguilla maçında oyuna sonradan dahil olan Aedan Scipio, ayaklarına kadar uzanan saçlarını çeken iki rakibine kırmızı kart aldırdı.



CONCACAF Uluslar Ligi'nde Antigua & Barbuda ile Anguilla takımların karşı karşıya geldi. Antigua & Barbuda, mücadeleyi 5-0'lık skorla kazandı. Ancak söz konusu müsabakada skordan çok yaşanan kırmızı kart pozisyonları dikkat çekti. Mücadelenin 69. dakikasında oyuna dahil olan Aedan Scipio ayaklarına kadar uzanan saçları sayesine rakiplerine 2 kırmızı kart aldırdı.



Scipio'nun saçını çelen Keon Greene 72. dakikada gördüğü kırmızı kartla takımını 10 kişi bırakırken, 90+3. dakikada da Shalon Knight yine aynı sebepten dolayı kırmızı kartla cezalandırıldı.

Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular

27.09.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular
Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular
Başkan Dursun Özbek'in, Suudi Arabistan Genel Eğlence Heyeti Başkanı olan Turki Al-Sheikh ile yapmayı planladığı görüşme iddia edilenin aksine Galatasaray'ın "satışından" ziyade, Suudi Arabistan'ın futbola akıttığı milyar dolarlık pastadan sponsorluk ve ticari iş birlikleri kanalıyla pay alma çabası. Ancak kulübün geleceği ve finansal yapısı üzerindeki Arap sermayesi etkisi arttıkça, satılma dedikoduları da kaçınılmaz olarak basında ve taraftar arasında konuşulmaya devam edecek.

Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek ile Turki Al-Sheikh'in yakınlaşması; Türk futbolundaki finansal sıkıntılar ve Suudi Arabistan'ın futbola yaptığı yatırımlar göz önüne alındığında oldukça kritik bir hamle. Bu yüzden kamuoyunda bu görüşme için camiada "Dursun Özbek, Galatasaray'ı satmak için ilk adımları attı" şeklinde dedikoduları yayılmaya başladı. Ancak işin aslı elbetteki öyle değil.

Galatasaray'ın öncelikli hedefi kulübe sıcak para girdisi sağlamak, küresel marka değerini artırmak ve proje bazlı yatırımlarına kaynak bulmak.

Galatasaray, Avrupa standartlarında gelir elde edebilmek için Suudi menşeli büyük şirketlerle (Fly Nas, NEOM, Aramco, Visit Saudi vb.) yüksek bütçeli sponsorluk anlaşmaları talep edebilir.

Kemerburgaz Tesisleri veya Florya projesi gibi gayrimenkul dönüşümlerinde Suudi fonlarından uzun vadeli ve düşük maliyetli yatırım imkanı aranabilir.

Yüksek maliyetli oyuncuların transferinde veya kadrodaki yüksek maaşlı isimlerin Suudi kulüplerine satılarak bonservis geliri elde edilmesinde bir köprü kurulması hedeflenebilir.

Riyad Seasons gibi uluslararası organizasyonlarda yer alarak ciddi katılım payları ve galibiyet primleri kazanmanın yolları zorlanabilir.

Suudi Arabistan Genel Eğlence Heyeti Başkanı olan Turki Al-Sheikh, ülkesinin "Vision 2030" çerçevesinde sporu ve eğlenceyi küresel bir güç unsuru olarak kullanma stratejisinin merkezinde.

Türk futbolunun bölgedeki en yüksek izlenebilirliğe sahip kulüplerinden biri olan Galatasaray'a, Suudi devlet fonu (PIF) destekli dev markalar üzerinden stratejik sponsorluklar teklif edebilirler.

Galatasaray'ı Riyad'da düzenlenecek özel turnuvalara, hazırlık maçlarına dahil ederek milyon dolarlık katılım ücretleri sunabilirler.

Suudi Pro Ligi kulüpleri ile Galatasaray arasında oyuncu kiralama veya transfer süreçlerinde öncelik ve finansal kolaylıklar sağlanabilir.

Ortadoğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesinden genç yeteneklerin Galatasaray altyapısında yetişmesi için ortak akademi projeleri ve fon aktarımı teklif edilebilir.

"Galatasaray Araplara satılıyor" söylentileri yıllardır Türk futbol kamuoyunu meşgul eden bir iddiadır. Ancak bu görüşmeyi doğrudan bir "satış" olarak okumak hukuki ve hukuki olmayan nedenlerle gerçekçi değil.

Newcastle United veya PSG örneklerinde olduğu gibi, devlet destekli Arap fonlarının kulüplere ilk girişi genelde sponsorluklar, hazırlık turnuvaları ve dostluk ilişkileriyle başlar. Dedikodu üreten çevreler bu ziyareti bir "zemin arayışı" veya "kamuoyu nabzı ölçme" adımı olarak yorumlar. Bu yüzden Dursun Özbek'in kulübü satmak için zemin hazırladığı iddiaları altı boş olsa da dolanıyor.

Futbolun zirvesinden mali krize

Fenerbahçe'nin eski yıldızı, futboldan kazandığı paranın yüzde 99'unu kaybettiğini açıkladı

26.09.2026 20:09:00
Haber Merkezi
 
Futbolun zirvesinden mali krize
Futbolun zirvesinden mali krize
Brezilya futbolunun efsane isimlerinden ve bir dönem Fenerbahçe forması giyen Roberto Carlos, futbolculuk kariyerinde kazandığı servetin yüzde 99'unu kaybettiğini açıkladı.

53 yaşındaki eski futbolcu, çarpıcı açıklamaları Portugal Football Summit etkinliğinde, futbolcuların kariyer sonrası yaşamı ve finansal yönetimi üzerine düzenlenen panelde yaptı.

"HESABIMI SIFIRLAYAN İNSANLARLA SORUN YAŞADIM"

Roberto Carlos, servetindeki büyük kaybın tek bir nedenden kaynaklanmadığını söyledi. Eski menajeriyle yaşadığı ciddi bir problem ile ailevi meselelerin finansal çöküşünde etkili olduğunu belirtti.

Carlos'un anlatımına göre olay oldukça ani gelişti. Bir gece hiçbir şeyden habersiz uyuduğunu, ertesi gün ise daha önce varlığından haberdar olmadığı çok sayıda belgeyle karşılaştığını söyledi.

"Eski menajerimle ciddi bir problem yaşadım. Çok ciddi bir ailevi problem yaşadım. Perşembe günü gece yarısı uyudum, cuma günü varlığından bile haberdar olmadığım bir sürü belge aldım. Orada bütün hikâyemi kaybettim."

KAYBIN NEDENİNİ AÇIKLADI

Carlos, yaşadıklarını anlatırken özellikle menajerler ve ailevi sorunlara dikkat çekti.

"Menajerler ve ailevi meseleler yüzünden futboldan kazandığım her şeyin yüzde 99'unu kaybettim. Hatalar yaptım."

Eski yıldız, yaşadıklarının başka futbolcular için ders olması gerektiğini belirterek genç oyunculara da uyarıda bulundu.

Burada önemli bir ayrıntı var: Roberto Carlos, parasının hangi kişi tarafından, hangi işlemle veya hangi miktarda kaybedildiğini ayrıntılı biçimde açıklamadı. Kamuoyuna yansıyan açıklamalarında eski menajeri ve ailevi sorunlardan söz etti ancak belirli kişileri isim vererek suçlamadı.

"POST-KARİYERİMİ DÜŞÜNMÜŞTÜM"

Roberto Carlos, aslında futbolu bırakmadan önce geleceğini planladığını da anlattı.

Futbolculuk döneminde kariyer sonrasına hazırlandığını, sportif direktörlük lisansı aldığını ve çeşitli markalarla çalıştığını belirten Brezilyalı yıldız, buna rağmen yaşadığı sorunların mali durumunu ağır biçimde etkilediğini söyledi.

HAYATINI YENİDEN DÜZENLEDİ

Carlos, yaşadığı finansal krizin ardından hayatını yeniden yapılandırdığını da açıkladı.

İş ortağı Paul Brighten ve Entourage Sport & Entertainment ile çalışmasının ardından finansal ve ailevi hayatını yeniden düzenlediğini belirtti.

175 MİLYON DOLAR İDDİASI

Bazı haberlerde Roberto Carlos'un futbol kariyerinden yaklaşık 175 milyon dolar kazandığı yönünde rakamlar yer alsa da, son açıklamalarında Carlos'un kendisi bu rakamı doğrulamadı. Güvenilir kaynakların aktardığı kesin ifade, onun futboldan kazandığı paranın yüzde 99'unu kaybettiği yönünde.

Bu nedenle ortaya çıkan tablo, "175 milyon doların tamamını kaybetti" şeklinde kesin bir hesaplamadan ziyade, Roberto Carlos'un kendi beyanına göre futbolculuk döneminde elde ettiği servetin neredeyse tamamını kaybettiği şeklinde aktarılmalı.

FUTBOLUN ZİRVESİNDEN MALİ KRİZE

Real Madrid ve Brezilya Milli Takımı'nın unutulmaz sol beki olan Roberto Carlos, kariyeri boyunca dünyanın en yüksek gelir elde eden futbolcularından biri haline geldi. Ancak kendi anlatımına göre menajerlik ilişkileri, ailevi problemler ve kendi yaptığı hatalar, futbol sonrasında ciddi bir finansal kayba yol açtı.

Carlos bugün yaşadığı süreci genç futbolculara yönelik bir uyarı olarak anlatıyor: "Başıma gelen kötü şeyleri gençlere anlatıyorum ki benim yaptığım hataları yapmasınlar."

Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi

A Milli Takım'ın UEFA Uluslar Ligi'ndeki mücadelesi kötü başladı

26.09.2026 00:53:00 / Güncelleme: 26.09.2026 00:58:24
Haber Merkezi
 
Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi
Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi
A Milli Takım'ın UEFA Uluslar Ligi'ndeki mücadelesi kötü başladı. Türkiye, ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup olurken, grubun diğer karşılaşmasında İtalya da sahasında Belçika'ya 2-0 yenildi.

Bu sonuçla birlikte Türkiye ve İtalya ilk maçlarını puansız tamamladı. Fransa ile Belçika ise 3'er puan aldı.

Türkiye, 28 Eylül Pazartesi günü İtalya'yı konuk edecek. İki takım açısından da karşılaşma kritik hale gelirken, kaybeden tarafın gruptaki işi daha da zorlaşacak. UEFA'nın resmi fikstüründe de Türkiye-İtalya karşılaşması 28 Eylül olarak yer alıyor.

GRUPTA SON DURUM

Belçika – 3 puan
Fransa – 3 puan
Türkiye – 0 puan
İtalya – 0 puan

Türkiye'nin Fransa karşısındaki 1-0'lık yenilgisinin ardından şimdi gözler İtalya maçına çevrildi. İtalya da Belçika'ya 2-0 kaybederek Türkiye karşısına puansız çıkacak.

Pazartesi günü oynanacak mücadele, iki takım için de "ya tamam ya devam" niteliğinde erken bir kritik sınav olacak.

Milliler yine sonuç alamadı

A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar Ligi A Ligi'ndeki tarihindeki ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup oldu

26.09.2026 00:24:00
Haber Merkezi
 
Milliler yine sonuç alamadı
Milliler yine sonuç alamadı
Uluslar Ligi A Ligi'ne Fransa yenilgisiyle başlayan A Milli Takım, Kocaeli'deki mücadelede iyi direnmesine rağmen Mbappe'nin golüne engel olamadı. 87. dakikada Uğurcan Çakır'ın kırmızı kart görmesi gecenin bir başka kritik anı oldu. Montella'nın tercihleri ise maç sonrası tartışma konusu oldu.

A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar Ligi A Ligi'ndeki tarihindeki ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup oldu. Kocaeli Stadyumu'ndaki karşılaşmanın tek golünü 54. dakikada Kylian Mbappe kaydetti.

İLK YARIDA DENGE VARDI

Karşılaşmanın ilk bölümünde Fransa topa daha fazla sahip olmaya çalışırken Türkiye savunmada disiplinli kaldı. Milliler, Arda Güler üzerinden hücum üretmeye çalıştı. Arda'nın bireysel çabaları Fransız savunmasını zaman zaman zorladı.

İlk yarıda iki takım da aradığı golü bulamayınca soyunma odasına 0-0 eşitlikle gidildi. Maç öncesinde Montella'nın en önemli sorunlarından biri orta sahadaki eksiklerdi. Hakan Çalhanoğlu kadroda yer almazken Orkun Kökçü de sakatlığı nedeniyle oynayamadı.

İSMAİL'LE GOLE ÇOK YAKLAŞTIK

İkinci yarının hemen başında Türkiye önemli bir fırsat yakaladı. 50. dakikada Arda Güler'in kullandığı kornerde İsmail Yüksek'in kafa vuruşu gol tehlikesi yarattı.

Ancak bu pozisyonun ardından Fransa oyunda ağırlığını artırdı.

MBAPPE SAHNEYE ÇIKTI: 0-1

54. dakikada Fransa'nın yıldızı Kylian Mbappe sahneye çıktı. Fransızların geliştirdiği atakta Mbappe topu ağlarla buluşturarak takımını 1-0 öne geçirdi.

Golün ardından Türkiye beraberlik için daha fazla risk almaya başladı. Fransa ise savunmasını geriye çekerek skoru korumaya yöneldi.

87'DE UĞURCAN KIRMIZI KART GÖRDÜ

Maçın son bölümünde Türkiye'nin işi daha da zorlaştı. 87. dakikada Uğurcan Çakır, VAR incelemesinin ardından direkt kırmızı kart gördü. Böylece milliler karşılaşmanın kalan bölümünü 10 kişi tamamladı.

Fransa'nın 1-0'lık üstünlüğü maçın son düdüğüne kadar değişmedi.

MAÇIN ARDINDAN MONTELLA TARTIŞMASI

Mağlubiyetin ardından tartışmanın merkezine yalnızca futbolcular değil, Vincenzo Montella'nın oyun planı ve tercihleri de oturdu.

Özellikle Türkiye'nin geriye düştükten sonra hücumdaki üretkenliğinin yeterli olmaması ve beraberlik için gerekli hamlelerin etkisinin sınırlı kalması eleştirildi.

Montella'nın maç öncesindeki planında Orkun Kökçü'nün yokluğunda Salih Özcan ve İsmail Yüksek'i merkezde kullanıp Arda Güler'i onların önünde konumlandırması gündeme gelmişti.

Şimdi soru şu: Montella, Fransa karşısında ortaya çıkan hücum sorunlarına çözüm bulabilecek mi? Millilerin önünde ise 28 Eylül'de İtalya maçı bulunuyor.

Busenaz Sürmeneli üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu

Fenerbahçeli milli boksör Busenaz Sürmeneli, 2026 Avrupa Boks Şampiyonası 70 kilo finalinde İngiliz rakibi Chantelle Reid'i 5-0 mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu ve üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonluğunu elde etti

25.09.2026 22:49:00
İhlas Haber Ajansı
 
Busenaz Sürmeneli üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu
Busenaz Sürmeneli üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu
Fenerbahçeli milli boksör Busenaz Sürmeneli, 2026 Avrupa Boks Şampiyonası 70 kilo finalinde İngiliz rakibi Chantelle Reid'i 5-0 mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu ve üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonluğunu elde etti.

Bulgaristan'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen organizasyonda ringe çıkan milli boksör Busenaz Sürmeneli, 70 kilo final müsabakasında İngiliz Chantelle Reid ile karşı karşıya geldi. Müsabaka boyunca rakibine karşı üstün bir oyun sergileyen milli sporcu, karşılaşmadan 5-0'lık net bir skorla galip ayrılarak şampiyonluğa uzandı.

Kariyerindeki ikinci Avrupa şampiyonluğunu kazanan Busenaz Sürmeneli, bu başarıyla birlikte organizasyondaki toplam madalya sayısını 4'e çıkardı. Milli boksörün Avrupa Şampiyonası kariyerinde 2 altın ve 2 bronz madalyası bulunuyor.

Büşra Işıldar gümüş madalya kazandı

Milli boksör Büşra Işıldar, ise 2026 Avrupa Boks Şampiyonası'nda gümüş madalya kazandı. 75 kilo finalinde İrlandalı sporcu Aoife O'Rourke ile karşılaşan 24 yaşındaki sporcu, mücadeleden mağlup ayrılarak Avrupa ikincisi oldu. Gençler kategorisinde Dünya ve Avrupa şampiyonlukları bulunan Büşra Işıldar'ın, büyükler kategorisinde Dünya Şampiyonası'nda gümüş, Avrupa Şampiyonası'nda ise bronz madalyası var.

Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası, yarın İstanbul'da düzenlenecek

Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası organizasyonu, yarın İstanbul'da düzenlenecek

 

25.09.2026 10:40:00
Anadolu Ajansı
 
Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası, yarın İstanbul'da düzenlenecek
Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası, yarın İstanbul'da düzenlenecek

Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu tarafından Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi'nde düzenlenecek kupa, 57 yıl aradan sonra ilk kez yapılacak. Organizasyonda, 8 başpehlivan ve 84 pehlivan mücadele edecek. Saat 08.00'deki kura çekimiyle başlayacak organizasyon, saat 17.00'de yapılması planlanan başpehlivanlık final maçıyla sona erecek.

Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı vatandaşlar yerinde ücretsiz şekilde izleyebilecek.

Organizasyona katılacak başpehlivanlar şöyle:

Erkan Taş, Feyzullah Aktürk, Seçkin Duman, Mustafa Taş, Ali Gürbüz, Orhan Okulu, Sinan Yıldız, Yusuf İslam Taş. 

Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor

Madrid derbisinde yenilgi geldi, Portekizli teknik adam yine hakemi işaret etti

21.09.2026 13:25:00 / Güncelleme: 21.09.2026 13:28:13
Haber Merkezi
 
Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor
Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor
Real Madrid, LaLiga'nın 7. haftasında deplasmanda Atletico Madrid'e 2-1 mağlup olurken, teknik direktör Jose Mourinho karşılaşmanın ardından yine hakem kararlarını gündeme taşıdı.

Atletico Madrid'in gollerini 53. dakikada Grimaldo, 59. dakikada David kaydederken, Real Madrid'in tek golü 89. dakikada Rüdiger'den geldi. Real Madrid'de Dean Huijsen'in 52. dakikada kırmızı kart görmesi ise karşılaşmanın kırılma noktalarından biri oldu.

YENİLGİNİN FATURASI HAKEME

Maçın ardından basın toplantısına tartışmalı pozisyonların fotoğraflarıyla gelen Mourinho, hakem Ortiz Arias'a sert tepki gösterdi.

Portekizli teknik adam, "İki tane açık kırmızı kart var" diyerek hakem kararlarının maçın sonucunu etkilediğini savundu.

Mourinho, takımının uzun süre eksik oynamasının zorluğuna dikkat çekerek oyuncularını ise gösterdikleri mücadele nedeniyle övdü.

Ancak Mourinho'nun açıklamalarında dikkat çeken yine aynı noktaydı:

Yenilgi geldi, suçlu yine hakem oldu.

HER MAÇIN ARDINDAN AYNI SENARYO

Mourinho kariyeri boyunca tartışmalı hakem kararları, federasyonlar ve futbol otoriteleriyle yaşadığı polemiklerle sık sık gündeme geldi. Madrid derbisinin ardından yaptığı açıklamalar da bu tartışmaların yeni bir halkası oldu.

Real Madrid'in sahadaki 2-1'lik yenilgisi bir yana, Mourinho'nun basın toplantısında maçın taktik ve futbol boyutundan çok hakem kararlarını öne çıkarması dikkat çekti.

Mourinho için sonuç değişti ama senaryo değişmedi: Yenilgi, ardından hakem.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.