logo
28 EYLÜL 2026

"Türkiye'de başarıya giden yolda sabırsızlık var"

A Milli Takım Teknik Direktörü Stefan Kuntz, Beşiktaş dönemlerinden, teknik direktörlük kariyerine, A Milli Takım'a gelişinden, yabancı kuralına bakış açısına dek birçok konuya açıklıkla cevap verdi

26.01.2022 12:59:00
 
"Türkiye'de başarıya giden yolda sabırsızlık var"
"Türkiye'de başarıya giden yolda sabırsızlık var"
A Milli Takım Teknik Direktörü Stefan Kuntz, açıklamalarda bulundu. Geçmişten bugüne İstanbul'un yaşadığı değişim, Riva'da geçirdiği bir günde yaptıkları, Türk futbolunun gelişimi için yapılan çalışmalar ve Beşiktaş forması giydiği dönemde başından geçen hikayelere dek birçok konuya samimi cevaplar verdi.

"Türkiye'de ülke için oynama arzusu, diğer ülkelerden çok yüksekte"

Türkiye'de son yıllarda tartışması bitmeyen yabancı kuralıyla ilgili görüşlerini belirten Stefan Kuntz, "Tabii ki bütün bu mücadele, başarılı oyuncular yetiştirmek ve başarılı sonuçlar almak adına yapılıyor. İyi futbolcuların yetişmesi için de yapının doğru şekilde kurulması lazım. Uzun süreli yatırımlarla futbolcuların gelişim göstereceğini düşünüyorum. Akademilerin kurulması, Milli eğitim sistemiyle futbol eğitim sisteminin paralel gideceği doğru bir yapının oluşturulması, spor psikologlarının, beslenme uzmanlarının takımları desteklediği, genç oyunculara profesyonel yaşamın gerekliliklerinin ve onları ileride nelerin beklediğinin doğru anlatıldığı bir yapının kurulması lazım. Belki yabancı dil öğrenmelerini sağlayacak bağlantıların oluşturulması lazım. Bunlar sağlanırsa Türk futbolunun uzun süreli başarısı gerçekleştirilebilir diye düşünüyorum. Saydığım akademiler ve altyapılarla ilgili yapılan yatırımlara değindiğim zaman, Almanya, İtalya, İspanya ve Fransa gibi ülkelerin bu konuda daha iyi çalıştığını söyleyebiliriz. Kadın futboluyla ilgili çok fazla bilgi sahibi olmadığım için erkek futboluyla ilgili konuşuyorum. Türkiye'de ülke için oynama arzusunu, milli takımı için oynama arzusunu, diğer ülkelere göre çok daha yüksek görüyorum. Milli takım için oynamanın insanları, futbolcuları sosyal manada daha yukarıda hissettirdiğini biliyorum. Kulüpler biraz daha fazla akademi alanına yatırım yapıp eğitime ağırlık verirse, bahsettiğim ülke için oynama ve duygu faktörünün birleşmesiyle gerçek başarıyı sağlayabiliriz. Burada 'Biz' diyorum ve bunu vurgulamak istiyorum. Ama bunun için zaman lazım, bunun için sabır lazım" ifadelerini kullandı.

"Türkiye'de teknik direktörler başkanların yardımcı antrenörleridir!"

Geçmişte sportif direktörlük ve başkanlık yapması üzerine, sportif direktörlüğe bakışı ve Türkiye'deki teknik direktör-sportif direktör ilişkisinin ne durumda olduğunu söyleyen Stefan Kuntz, "Aslında şöyle bir şey duymuştum, 'Türkiye'de teknik direktörler, başkanların yardımcı antrenörleridir' gibi bir inanış söz konusuydu. Tabii ki bu bir şakaydı. Her ülkenin kendine özgü yönetim anlayışı vardır. İngiltere'ye ve İspanya'ya baksak farklı durumlar çıkar. Bu bir kimlik meselesi. Her ülkenin yönetim anlayışı bakımından bir kimliği var. Türk futboluna baktığımızda, başarıya giden yolda sabırsızlıklar yaşandığını görüyoruz. Bu anlamda en iyisi, kulüplerin 6-7 yaşlarından itibaren, kız-erkek takımlarından başlayarak A takıma uzanan süreçte bir futbol felsefesi oturtması gerekir. Bunu sağlam ve net şekilde ortaya koyarsa, başarı sağlanması açısından önemli bir adım atılmış olur. Bu aşamadan sonra doğru kişileri bulmaya sıra gelir. Doğru kişiler, teknik direktör, sportif direktör ve genç takım antrenörü gibi isimler. Bunları oturttuktan sonra da başarının gelebileceğine inanıyorum" açıklamasını yaptı.

"Kendime güvendim ve kendimi geliştirmek için her şeyi yaptım"

Futbolculuk kariyerinin ardından teknik adamlık, sportif direktörlük yapan ve sonrasında Kaiserslautern'in başkanlığını yürüten Stefan Kuntz, ardından Almanya Futbol Ligi'nin yönetim kurulunda yer almıştı. Yöneticiliğin ardından Almanya Ümit Milli Takımı'yla kaldığı yerden devam eden adamlık kariyerinin, yöneticilikle birlikte nasıl yürüdüğünün sorulması üzerine konuşan Kuntz, "Geçmişle yaşayan bir insan değilim. Şu ana bakıyorum. Futbolculuk kariyeri 30'lu 35'li yaşlarda sonlanıyor ve sonrasında normal bir insan oluyorsunuz. En iyi yaptığınız mesleği sonrasında yapamıyorsunuz. Daha sonra ne yapmanız gerektiğini kendinize soruyorsunuz. Futbol dünyasındaki çok ünlü ya da ünsüz isimleri sonrasında göremiyoruz. Kaybolup gidiyorlar, böyle bir gerçek var. 1 yıllık bir işsizlik dönemi yaşadım. O dönemde kendime ailemi nasıl geçindirebilirim ve onlara nasıl iyi imkanlar verebilirim diye sordum. Azimli bir insan olduğumu düşünüyorum. Kendime güvendim ve kendimi geliştirmek için her şeyi yaptım. Öğrenmeye dair bir merakım vardı. İyi insanlarla bir ağ kurarsanız, kendi açınızdan gelişim kaydedebilirsiniz, daha donanımlı hale gelirsiniz. Benim de farklı bilgiler edinip deneyimler kazandığım bir dönemim oldu. Sonrasında hocalığa geçiş yaptım. Hayatım top peşinde koşmakla geçti ve sonrasında hocalığa geçince sevdiğim işi yaptım. Tahmin ediyorum ki profesyonel kariyerim, teknik direktörlük yaparak tamamlanacak. Karşınızda gayet tatmin olmuş bir insan var bu anlamda" diyerek devam etti.

"Ne kadar çok görüş alırsanız, aldığınız karar o kadar doğru olur"

A Milli Takım'ın başına geçtikten sonra çok çabuk şekilde kabul görmesi hakkında konuşan Kuntz, "Açıkçası bunu, bu fikri düşünenlere sormak lazım. Neden beni bu kadar kolay kabul ettiler bunu düşünenlere sormak lazım. Ama birçok faktörün bir araya gelmesinden dolayı olduğunu düşünüyorum. Beni göreve getirirlerken, dışarıdan bir gözün görmesini, dışarıdan bir elin dokunmasını istemiş olabilirler. Beşiktaş'ta geçirdiğim sürede benim ve ailemin Türk insanına olan yaklaşımı, davranışlarımız bir izlenim bırakmış olabilir. Gerek o dönemde gerekse de sonrasında Türk insanının ne kadar sıcakkanlı ve dostane olduğunu vurguladık. Bundan kaynaklanmış olabilir. Ayrıca ben her şeyi bilemeyeceğimi ifade eden bir insanım. Fikir alıyorum, danışıyorum, bunları da söylüyorum. Bir şey başarıldığında ya da başarılmadığında ben demiyorum, biz diyorum. TFF'deki ekibim ve bana yardımcı olan insanlarla her zaman dirsek temasındayım. Futbol camiasındaki kişilerden görüş alıyorum. Ne kadar çok görüş alıp bilgi edinirseniz, aldığınız kararlar da o kadar doğru oluyor" açıklamasında bulundu.

"Bu görevi kabul ettikten sonra çok destek gördüm"

Almanya Ümit Milli Takımı'ndaki görevinden ayrılıp A Milli Takım'ın başına geçmesinin ardından özellikle Almanya'da çok olumlu yansımalar olduğunu söyleyen Stefan Kuntz, "Çok olumlu yansımalar oldu. Bu karardan dolayı çok destek ve ilgi gördüm. Hem Alman medyasından hem de uluslararası medyadan çok ilgi vardı. Buraya gelip destek verdiler, röportaj yaptılar. Hem aile hem de arkadaş çevresinde bu durum olumlu karşılandı. Sempatik bulundu ve destek gördüm. Bundesliga'da ya da 2. Bundesliga'da çalıştığım kulüplerden ve arkadaşlarımdan da destek geldi. Yansımalar hep olumlu oldu" dedi. Fenerbahçe'nin gündemindeki isimlerden olan Joachim Löw hakkındaki soruya da yanıt veren Kuntz, "Bunlar söylentiler, ortaya çıkan ve yazılıp çizilen haberler. Benim burada Löw'ün gelmesini isteyip istememem gibi bir durum olmaz. Kendi kararıdır. Eğer böyle bir karar verirse ben de ardından görüşlerimi açıklarım" diye konuştu.

"İstanbul'da kendime ev bakıyorum"

Göreve geldiği günden bu yana İstanbul ile Almanya arasında gidip gelmesiyle eleştirilen Stefan Kuntz, seyahatlerinin devam edeceğini ifade ederek, "Almanya ile Türkiye arasındaki seyahatlerim devam edecek. Aslında iki yerde de yaşıyorum. Türkiye'ye esas geliş sebebim çalışmak. Buraya geldiğimde hep çalışıyorum, eşim de bunu biliyor. Boş zamana pek vakit yok. Ayrıca benim 2 çocuğum ve 3 de torunum var. Ben buraya geldiğimde aileyle ilgili konularla da eşim ilgileniyor. Riva, konaklaması ve vakit geçirmesi çok rahat bir yer, her türlü imkan var. Ancak ben de kalacak bir ev bakıyorum kendime. Özellikle orta ve uzun vadede şehir merkezinde kalabilecek bir yer bakıyorum. Akrabalarım ve ailem dışında arkadaşlarım da Türkiye'deki hayatımın bir parçası olup beni ziyaret etmek istiyorlar. Bu anlamda da kolaylık sağlayacağını düşünüyorum" ifadelerini kullandı.

"Beşiktaş'taki ilk antrenmanımda çok utanmıştım!"

Beşiktaş forması giydiği dönemde unutamadığı anları sorulan Kuntz, "Bazı unutulmaz anlarım var ama onları paylaşamayacağım. Bunu belki daha önce anlatmışımdır. Beşiktaş'tayken ilk antrenmanımı yaptıktan sonra duşa girdim. Alışkın olduğumuz üzere tabii ki duş alırken çıplaktım. Ama sonra baktım ki, takım arkadaşlarımızın hepsi iç çamaşırıyla duş alıyordu. Ben şaşırdım. Kaptan olarak Rıza geldi ve bana net ve nazikçe söyledi. 'Biz inanışımız üzere bu şekilde duş alıyoruz. Senin inanışın farklı olabilir. Seni ayıplamıyoruz ama biz de böyle duş alıyoruz. Kimse kimseden alınmasın' diyerek durumu anlattı. Ben 'Eyvah çok büyük bir hata yaptım' diye düşünmüştüm ama onların da bu yaklaşımı, diğer kültürlere, farklı düşüncelere ne kadar açık olduklarını nazik olduklarını gösterdi" dedi.

"Alpay'a 'Hangi kötü sözü kullanabilirim' diye sormuştum"

Bir başka anısını daha anlatarak sözlerini sürdüren Kuntz, "Bir zamanlar Almanya'da rakibi sahada provoke etmek için ve sinirlendirmek için kötü sözler sarf ederdiniz. Ben de Alpay'a gittim ve 'Alpay rakibi sahada kızdırmak için en kötü ne söyleyebilirim' dedim. O da bana ne söyleyebileceğimi söyledi. Ancak o sırada Recep Çetin olaya kulak misafiri oldu ve 'Hayır kesinlikle bunu söyleyemezsin, söylenmez. Sahada olsa bile söylenmez' dedi. Alpay da 'Olsun, sahada rakibi kızdırmak için olacak' dedi. Ama Recep 'Kesinlikle söylenmez' dedi. Ben de o sözü hiçbir zaman kullanmadım. Böyle bir anımız oldu' diyerek geçmişte yaşadığı eğlenceli anları paylaştı.

"İstanbul'a her geldiğimde ağzım açık kalıyor"

İstanbul'un her zaman harika bir şehir olduğunu söyleyen Kuntz, 'İstanbul her zamankinden daha harika diyebiliriz. İnanılmaz bir kent. Uçakla her iniş yaptığımda ağzım açık kalıyor. Beni çok şaşırtan ve beğendiğim bir şehir. Arabayla gezerken de inanılmaz geliyor bana. Türk insanının o gönülden yaklaşımı hiç değişmedi. Buraya geliş sebeplerimden birisi de Türk insanının sıcakkanlı yaklaşımı diyebilirim. Şöyle de bir gerçek var, dünya üzerinde Türkiye algısı, bizim bildiğimiz gibi değil. Belli insanlar Türkiye'yi farklı algılıyor. Siz Türkiye'yi doğru şekilde anlatıp, onları inandırabilmek için orada bulunmalısınız. Ben de Türkiye'de 2 farklı şekilde bulunmuş bir insan olarak bunu daha rahat anlatıyorum. Bu anlamda insanların değiştiğini düşünmüyorum. Ama İstanbul değişmiş, gelişmiş ve büyümüş diyebilirim. Futbol anlamındaki farka bakarsak, 1995-1996 yıllarında futbolcuydum ve o dönemde işim sahada performans vermekti. Şimdi antrenör gözüyle daha farklı bakabiliyorum ve üst liglerle arasındaki farkı görebiliyorum. Üst liglerle Türkiye arasında farklar olduğunu görüyorum" açıklamasını yaptı.

"Sergen burada olsaydı, eminim o da gülümserdi"

Göreve geldiğinde yaptığı ilk basın toplantısında Sergen Yalçın hakkında konuşan Kuntz, "Sergen Yalçın'ı sahada gördüğümde kahkaha attım. Beşiktaş'ı şampiyonluğa taşıdı" ifadelerini kullanmıştı. Bunun üzerine de Sergen Yalçın, "Stefan Kuntz benim hakkımda açıklama yapmış. Benimle ilgili niye konuşuyor" diyerek tepki göstermişti. Bu konuyla ilgili de konuşan Kuntz, "Eğer Sergen o gün buradaki konferans salonunda olsaydı ne demek istediğimi çok iyi anlardı ve o da gülümserdi" cevabını verdi. Daha önce başkanlık da yapan Kuntz, "Başkan olan Kuntz, 1996'da Avrupa Şampiyonu olan Stefan Kuntz'a kaç para bonservis öderdi" sorusuna ise, "Bence paha biçilmezdi. Çünkü onu çok iyi biliyorum" yanıtını verdi.

"Türkçe dersleri alıyorum ama önce mantığı anlamam gerekiyor"

Türkçe dersleri almasıyla hakkında da konuşan Alman çalıştırıcı, "Zor bir dil olduğunu söyleyebilirim. Mesela sona eklenen ekler var. 'Doktora gidiyorum, doktordayım, doktordan geliyorum' derken mantığı anlamaya çalışıyorum. Neden kahvaltı 'yapıyorum' derken, öğle yemeği 'yiyorum' ya da akşam yemeği 'yiyorum'a dönüşüyor orada. Bir tarafta 'yapıyorum', diğer tarafta 'yiyorum' oluyor. Bu tür mantığı kavramaya çalışıyorum esas olarak. Tabii ki azimliyim ve öğreneceğim, sonuna kadar gideceğim. Ankara Üniversitesi TÖMER'den Sinan Ak öğretmenimle konuştuktan sonra 10-12 ders almış durumdayım. Ben 'konuşamıyorum' diyorum ama öğretmen de 'Önce grameri halledeceğiz, ondan sonra kelimelere geleceğiz. Çünkü gramer bilmeden konuşmayı yapamazsın' diyor. Öncelikle bunu yapacağız ve sonra da kelime haznesini geliştirdiğimde her şey daha rahat olacaktır diye düşünüyorum" diyerek ifadlerini kullandı. Röportaj sırasında hapşıran Stefan Kuntz, bu durum karşısında Türkiye'de nasıl bir söylem olduğunu sordu. Röportajı Türkçe'ye tercüme eden Türkiye Futbol Federasyonu A Milli Takım İletişim Direktör Yardımcısı Türker Tozar, Türkiye'de birisinin hapşırmasının ardından kendisine 'Çok yaşa' denildiğini ve buna karşılık da hapşıran kişinin 'Sen de gör' dediğini ifade etti. Bu diyaloğu öğrenen A Milli Takım Teknik Direktörü Stefan Kuntz, röportaja da sempatik kişiliğiyle renk kattı.

"En iyi uyuduğum yerlerden birisi Riva"

Son olarak Riva'da bir gününün nasıl geçtiğini anlatan Stefan Kuntz, "Sabahları spor yaparak güne başlıyorum. Tesis bu anlamda harika. Sonra kahvaltımızı yapıyoruz. Medya ile ilgili konuları gözden geçiriyoruz. Hamit'le strateji toplantılarımız oluyor. Teknik ekibimizle toplantılarımız oluyor. Maç ve analizlerin üzerinden geçiyoruz. Sonrasında ekibimizle yemeğimizi yiyoruz. Bazen yemeği şehir merkezinde yiyoruz. Orada görüşmelerimiz varsa bunları yapıyoruz. Riva'da çok mutluyum diyebilirim. Burada çok da iyi uyuyorum. Hatta en iyi uyuduğum yerlerden birisi diyebilirim Riva için. Geçtiğimiz hafta burada bir etkinlik oldu. Yeni antrenörlerden bir gruba seminer verildi. Ben de yer aldım. Bu hafta da prolisans kursu olacak. Dikkat ettiyseniz ilk gelişim burada maçlarda yer alıp A Milli Takım üzerine çalışma üzerineydi. Şimdi ise idari yapı, yapısal değişimler ve milli takımın diğer konularıyla ilgili alanlara eğilebiliyoruz" dedi.

Röportajın sonunda aldığı Türkçe kurslarına tekrar değinen Stefan Kuntz, "Milli Takımlar'da bir yetkilimiz de bana 'Ne kadar iyi öğrensen de, bizim telaffuzlarımız ve hızlı konuşmamızdan dolayı her şeyi anlaman mümkün değil' dedi. İşimiz var. Hem gramer hem de kelimeler üzerine çalışıp bir de anlayamazsam gerçekten yazık olur" diyerek herkesi güldürdü. İHA

Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı

CONCACAF Uluslar Ligi'nde oynanan Antigua & Barbuda-Anguilla maçında oyuna sonradan dahil olan Aedan Scipio, ayaklarına kadar uzanan saçlarını çeken iki rakibine kırmızı kart aldırdı

28.09.2026 10:22:00
İhlas Haber Ajansı
 
Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı
Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı
CONCACAF Uluslar Ligi'nde oynanan Antigua & Barbuda-Anguilla maçında oyuna sonradan dahil olan Aedan Scipio, ayaklarına kadar uzanan saçlarını çeken iki rakibine kırmızı kart aldırdı.



CONCACAF Uluslar Ligi'nde Antigua & Barbuda ile Anguilla takımların karşı karşıya geldi. Antigua & Barbuda, mücadeleyi 5-0'lık skorla kazandı. Ancak söz konusu müsabakada skordan çok yaşanan kırmızı kart pozisyonları dikkat çekti. Mücadelenin 69. dakikasında oyuna dahil olan Aedan Scipio ayaklarına kadar uzanan saçları sayesine rakiplerine 2 kırmızı kart aldırdı.



Scipio'nun saçını çelen Keon Greene 72. dakikada gördüğü kırmızı kartla takımını 10 kişi bırakırken, 90+3. dakikada da Shalon Knight yine aynı sebepten dolayı kırmızı kartla cezalandırıldı.

Futbolun zirvesinden mali krize

Fenerbahçe'nin eski yıldızı, futboldan kazandığı paranın yüzde 99'unu kaybettiğini açıkladı

26.09.2026 20:09:00
Haber Merkezi
 
Futbolun zirvesinden mali krize
Futbolun zirvesinden mali krize
Brezilya futbolunun efsane isimlerinden ve bir dönem Fenerbahçe forması giyen Roberto Carlos, futbolculuk kariyerinde kazandığı servetin yüzde 99'unu kaybettiğini açıkladı.

53 yaşındaki eski futbolcu, çarpıcı açıklamaları Portugal Football Summit etkinliğinde, futbolcuların kariyer sonrası yaşamı ve finansal yönetimi üzerine düzenlenen panelde yaptı.

"HESABIMI SIFIRLAYAN İNSANLARLA SORUN YAŞADIM"

Roberto Carlos, servetindeki büyük kaybın tek bir nedenden kaynaklanmadığını söyledi. Eski menajeriyle yaşadığı ciddi bir problem ile ailevi meselelerin finansal çöküşünde etkili olduğunu belirtti.

Carlos'un anlatımına göre olay oldukça ani gelişti. Bir gece hiçbir şeyden habersiz uyuduğunu, ertesi gün ise daha önce varlığından haberdar olmadığı çok sayıda belgeyle karşılaştığını söyledi.

"Eski menajerimle ciddi bir problem yaşadım. Çok ciddi bir ailevi problem yaşadım. Perşembe günü gece yarısı uyudum, cuma günü varlığından bile haberdar olmadığım bir sürü belge aldım. Orada bütün hikâyemi kaybettim."

KAYBIN NEDENİNİ AÇIKLADI

Carlos, yaşadıklarını anlatırken özellikle menajerler ve ailevi sorunlara dikkat çekti.

"Menajerler ve ailevi meseleler yüzünden futboldan kazandığım her şeyin yüzde 99'unu kaybettim. Hatalar yaptım."

Eski yıldız, yaşadıklarının başka futbolcular için ders olması gerektiğini belirterek genç oyunculara da uyarıda bulundu.

Burada önemli bir ayrıntı var: Roberto Carlos, parasının hangi kişi tarafından, hangi işlemle veya hangi miktarda kaybedildiğini ayrıntılı biçimde açıklamadı. Kamuoyuna yansıyan açıklamalarında eski menajeri ve ailevi sorunlardan söz etti ancak belirli kişileri isim vererek suçlamadı.

"POST-KARİYERİMİ DÜŞÜNMÜŞTÜM"

Roberto Carlos, aslında futbolu bırakmadan önce geleceğini planladığını da anlattı.

Futbolculuk döneminde kariyer sonrasına hazırlandığını, sportif direktörlük lisansı aldığını ve çeşitli markalarla çalıştığını belirten Brezilyalı yıldız, buna rağmen yaşadığı sorunların mali durumunu ağır biçimde etkilediğini söyledi.

HAYATINI YENİDEN DÜZENLEDİ

Carlos, yaşadığı finansal krizin ardından hayatını yeniden yapılandırdığını da açıkladı.

İş ortağı Paul Brighten ve Entourage Sport & Entertainment ile çalışmasının ardından finansal ve ailevi hayatını yeniden düzenlediğini belirtti.

175 MİLYON DOLAR İDDİASI

Bazı haberlerde Roberto Carlos'un futbol kariyerinden yaklaşık 175 milyon dolar kazandığı yönünde rakamlar yer alsa da, son açıklamalarında Carlos'un kendisi bu rakamı doğrulamadı. Güvenilir kaynakların aktardığı kesin ifade, onun futboldan kazandığı paranın yüzde 99'unu kaybettiği yönünde.

Bu nedenle ortaya çıkan tablo, "175 milyon doların tamamını kaybetti" şeklinde kesin bir hesaplamadan ziyade, Roberto Carlos'un kendi beyanına göre futbolculuk döneminde elde ettiği servetin neredeyse tamamını kaybettiği şeklinde aktarılmalı.

FUTBOLUN ZİRVESİNDEN MALİ KRİZE

Real Madrid ve Brezilya Milli Takımı'nın unutulmaz sol beki olan Roberto Carlos, kariyeri boyunca dünyanın en yüksek gelir elde eden futbolcularından biri haline geldi. Ancak kendi anlatımına göre menajerlik ilişkileri, ailevi problemler ve kendi yaptığı hatalar, futbol sonrasında ciddi bir finansal kayba yol açtı.

Carlos bugün yaşadığı süreci genç futbolculara yönelik bir uyarı olarak anlatıyor: "Başıma gelen kötü şeyleri gençlere anlatıyorum ki benim yaptığım hataları yapmasınlar."

Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi

A Milli Takım'ın UEFA Uluslar Ligi'ndeki mücadelesi kötü başladı

26.09.2026 00:53:00 / Güncelleme: 26.09.2026 00:58:24
Haber Merkezi
 
Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi
Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi
A Milli Takım'ın UEFA Uluslar Ligi'ndeki mücadelesi kötü başladı. Türkiye, ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup olurken, grubun diğer karşılaşmasında İtalya da sahasında Belçika'ya 2-0 yenildi.

Bu sonuçla birlikte Türkiye ve İtalya ilk maçlarını puansız tamamladı. Fransa ile Belçika ise 3'er puan aldı.

Türkiye, 28 Eylül Pazartesi günü İtalya'yı konuk edecek. İki takım açısından da karşılaşma kritik hale gelirken, kaybeden tarafın gruptaki işi daha da zorlaşacak. UEFA'nın resmi fikstüründe de Türkiye-İtalya karşılaşması 28 Eylül olarak yer alıyor.

GRUPTA SON DURUM

Belçika – 3 puan
Fransa – 3 puan
Türkiye – 0 puan
İtalya – 0 puan

Türkiye'nin Fransa karşısındaki 1-0'lık yenilgisinin ardından şimdi gözler İtalya maçına çevrildi. İtalya da Belçika'ya 2-0 kaybederek Türkiye karşısına puansız çıkacak.

Pazartesi günü oynanacak mücadele, iki takım için de "ya tamam ya devam" niteliğinde erken bir kritik sınav olacak.

Beşiktaş, Euroleague'e mağlubiyetle başladı

Beşiktaş, Euroleague'in ilk haftasında sahasında İspanyol ekibi Valencia Basket'e 96-94 mağlup oldu.

26.09.2026 00:21:00
İhlas Haber Ajansı
 
Beşiktaş, Euroleague'e mağlubiyetle başladı
Beşiktaş, Euroleague'e mağlubiyetle başladı
Beşiktaş, Euroleague'in ilk haftasında sahasında İspanyol ekibi Valencia Basket'e 96-94 mağlup oldu.

Beşiktaş: Eugene Omoruyi 17, Jaylen Nowell 17, Ante Zizic 4, David DeJulius 4, DaQuan Jeffries, Anthony Brown 7, Scottie Wilbekin 12, Devon Dotson 9, Conor Morgan 15, Wenyen Gabriel 6, Berk Uğurlu 3



1. Periyot: 27-28

Devre: 51-54

3. Periyot: 71-81

Fenerbahçe, Euroleague'e galibiyetle başladı

Fenerbahçe Erkek Basketbol Takımı, Euroleague'in ilk haftasında sahasında İtalyan ekibi Virtus Bologna'yı 78-68 mağlup ederek, sezona galibiyetle başladı.

26.09.2026 00:20:00
İhlas Haber Ajansı
 
Fenerbahçe, Euroleague'e galibiyetle başladı
Fenerbahçe, Euroleague'e galibiyetle başladı
Fenerbahçe Erkek Basketbol Takımı, Euroleague'in ilk haftasında sahasında İtalyan ekibi Virtus Bologna'yı 78-68 mağlup ederek, sezona galibiyetle başladı.

Fenerbahçe Tarfin: Forrest 4, Horton-Tucker 13, Shields 12, Key 11, Sertaç Şanlı 5, Baldwin 12, Melli 4, Silva 3, Clyburn 8, Sargiunas 6



1. Periyot: 23-17

Devre: 39-38

3. Periyot: 59-55


Milli boksör Emrah Yaşar, Avrupa şampiyonu

Fenerbahçeli milli boksör Emrah Yaşar, Bulgaristan'da düzenlenen 2026 Avrupa Boks Şampiyonası'nda erkekler 90 kilo finalinde İspanyol rakibi Enmanuel Reyes Pla'yı mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu

25.09.2026 22:51:00
İhlas Haber Ajansı
 
Milli boksör Emrah Yaşar, Avrupa şampiyonu
Milli boksör Emrah Yaşar, Avrupa şampiyonu
Fenerbahçeli milli boksör Emrah Yaşar, Bulgaristan'da düzenlenen 2026 Avrupa Boks Şampiyonası'nda erkekler 90 kilo finalinde İspanyol rakibi Enmanuel Reyes Pla'yı mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu.

Bulgaristan'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen Avrupa Boks Şampiyonası'nda Türkiye'yi temsil eden Fenerbahçeli milli boksör Emrah Yaşar, 90 kilo final müsabakasında İspanyol Enmanuel Reyes Pla ile karşı karşıya geldi. Ringde sergilediği üstün performansla rakibine şans tanımayan milli sporcu, maçı kazanarak Avrupa şampiyonu unvanını elde etti ve ay-yıldızlı bayrağı zirveye taşıdı.

Daha önce Kick Boks branşında da Avrupa şampiyonluğu bulunan genç boksörün kariyerinde ayrıca U22 ve U23 yaş kategorilerinde kazanılmış Avrupa şampiyonlukları da yer alıyor. Emrah Yaşar, aldığı bu zaferle başarılarına bir yenisini daha eklemiş oldu.

Busenaz Sürmeneli üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu

Fenerbahçeli milli boksör Busenaz Sürmeneli, 2026 Avrupa Boks Şampiyonası 70 kilo finalinde İngiliz rakibi Chantelle Reid'i 5-0 mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu ve üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonluğunu elde etti

25.09.2026 22:49:00
İhlas Haber Ajansı
 
Busenaz Sürmeneli üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu
Busenaz Sürmeneli üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu
Fenerbahçeli milli boksör Busenaz Sürmeneli, 2026 Avrupa Boks Şampiyonası 70 kilo finalinde İngiliz rakibi Chantelle Reid'i 5-0 mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu ve üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonluğunu elde etti.

Bulgaristan'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen organizasyonda ringe çıkan milli boksör Busenaz Sürmeneli, 70 kilo final müsabakasında İngiliz Chantelle Reid ile karşı karşıya geldi. Müsabaka boyunca rakibine karşı üstün bir oyun sergileyen milli sporcu, karşılaşmadan 5-0'lık net bir skorla galip ayrılarak şampiyonluğa uzandı.

Kariyerindeki ikinci Avrupa şampiyonluğunu kazanan Busenaz Sürmeneli, bu başarıyla birlikte organizasyondaki toplam madalya sayısını 4'e çıkardı. Milli boksörün Avrupa Şampiyonası kariyerinde 2 altın ve 2 bronz madalyası bulunuyor.

Büşra Işıldar gümüş madalya kazandı

Milli boksör Büşra Işıldar, ise 2026 Avrupa Boks Şampiyonası'nda gümüş madalya kazandı. 75 kilo finalinde İrlandalı sporcu Aoife O'Rourke ile karşılaşan 24 yaşındaki sporcu, mücadeleden mağlup ayrılarak Avrupa ikincisi oldu. Gençler kategorisinde Dünya ve Avrupa şampiyonlukları bulunan Büşra Işıldar'ın, büyükler kategorisinde Dünya Şampiyonası'nda gümüş, Avrupa Şampiyonası'nda ise bronz madalyası var.

Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası, yarın İstanbul'da düzenlenecek

Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası organizasyonu, yarın İstanbul'da düzenlenecek

 

25.09.2026 10:40:00
Anadolu Ajansı
 
Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası, yarın İstanbul'da düzenlenecek
Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası, yarın İstanbul'da düzenlenecek

Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu tarafından Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi'nde düzenlenecek kupa, 57 yıl aradan sonra ilk kez yapılacak. Organizasyonda, 8 başpehlivan ve 84 pehlivan mücadele edecek. Saat 08.00'deki kura çekimiyle başlayacak organizasyon, saat 17.00'de yapılması planlanan başpehlivanlık final maçıyla sona erecek.

Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı vatandaşlar yerinde ücretsiz şekilde izleyebilecek.

Organizasyona katılacak başpehlivanlar şöyle:

Erkan Taş, Feyzullah Aktürk, Seçkin Duman, Mustafa Taş, Ali Gürbüz, Orhan Okulu, Sinan Yıldız, Yusuf İslam Taş. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.