logo
28 EYLÜL 2026

Türkiye'de futbolcu yetişmemesindeki sebep çalışma ve eğitim

İtalya temsilcisi Roma'nın 16 yaş altı futbol takımını çalıştıran Tuğberk Tanrıvermiş, hedefinin Avrupa'nın önde gelen liglerinde teknik direktörlük yapmak olduğunu söyledi

21.06.2021 13:22:00
 
Türkiye'de futbolcu yetişmemesindeki sebep çalışma ve eğitim
Türkiye'de futbolcu yetişmemesindeki sebep çalışma ve eğitim
Küçük yaştan itibaren futbola merakı olan Tanrıvermiş, Galatasaray Üniversitesi'nde öğrenim gördüğü dönemde İngiltere'de antrenörlük kurslarına gitti ve semt takımlarında antrenörlük yaptı. Galatasaray Üniversitesi'nde okumasından dolayı sarı-kırmızılı kulüpte bağlantılar kuran Tanrıvermiş, 2011'de Galatasaray'ın oyuncu izleme departmanında stajyer olarak görev almaya başladı. Altyapıda bir dönem çalışan genç teknik adam, daha sonra Denizlispor ve Kayseri Erciyesspor'un teknik ekiplerinde çalıştı.

2014'te rakip analizcisi olarak Galatasaray'a dönen Tanrıvermiş, 2018'e kadar geçen süreçte A takımda yardımcı antrenörlük yaptı. Aynı zamanda altyapı takımlarında teknik direktörlük yapan Tuğberk Tanrıvermiş, başarılı sezonlar geçirdi. Teknik adamlık kurslarını İngiltere'de tamamlayan genç çalıştırıcı, Thierry Henry, Mikel Arteta ve Liverpool'da Jürgen Klopp'un yardımcısı Pepijn Lijnders gibi isimlerle katıldığı programda UEFA Pro Lisans'ı aldı.

Galatasaray'da çalıştığı dönemde yurt dışındaki bir seminerde tanıştığı Roma Kulübü yetkililerinden teklif alan Tuğberk Tanrıvermiş, İtalyan temsilcisinin 15 yaş altı takımını çalıştırmaya başladı. Bu yaş kategorisinde şampiyonluk yaşayan genç çalıştırıcı, geçen sezon da 16 yaş takımının başında yer aldı.

Avrupa'nın en genç UEFA Pro Lisans sahibi teknik direktörlerinden olan Tuğberk Tanrıvermiş, kariyeri, İtalya günleri, Roma Kulübü ve geleceği hakkında açıklamalarda bulundu.

"Bir antrenörün gelişimi anlamında en iyi ülke bence İtalya"

Tuğberk Tanrıvermiş, bir antrenörün gelişmesi için en iyi yerin İtalya olduğunu söyledi. Galatasaray günleri ve İtalya'ya gidişiyle ilgili bilgi veren 31 yaşındaki çalıştırıcı, şöyle konuştu: "Florya'ya ilk girdiğimde kendi kendime, 'Bir daha buradan çıkmam.' dedim. Resmi bir görevim olmamasına ve stajyerlik yapmama rağmen orada kalıcı olmayı istiyordum. Florya ve Galatasaray'ı her zaman evim gibi hissediyorum. Bu orada uzun yıllar kaldıktan sonra olan bir şey değil. İlk girdiğim anda kendimi oraya ait hissettim. Oyuncu izleme ekibinde ve altyapıda çalıştım. Sonra kısa bir Anadolu serüvenim oldu. Denizlispor ve Kayseri Erciyesspor'da güzel deneyimler edindim. 2014'te Galatasaray'a döndüm. İlk dönemde rakipleri inceliyordum. Sonrasındaki 4 senelik süreçte A takım yardımcı antrenörlüğüne yükseldim. Bir yandan da altyapıda hocalık yapmak istedim. Kendim sorumluluk alıp, neler olacağını görmek istedim. O süreçte şampiyonluklar yaşadık, başarılı sezonlar geçirdik. Çok farklı hocalarla çalışma imkanı buldum. İngiltere'de kurslara gitmeye de devam ettim. 8-9 senelik sürede 40 kez İngiltere'ye gidip geldim. Galatasaray Kulübü beni UEFA Pro Lisans kursuna gönderdi. Kulübün böyle bir yatırım yaptığı ilk antrenör benim. Sonrasında yurt dışına gitme hedefim oluştu. Kimse evini bırakmak istemez ama Galatasaray'da da işlerin benim açımdan iyi gitmediğini gördüm. Almanya ve İtalya düşünceleri kafamda vardı. Roma'dan teklif gelince burayı tercih ettim."

İtalya'yı ve Roma'yı tercih etmesinin nedenini dile getiren Tanrıvermiş, "Bir antrenörün gelişimi anlamında en iyi ülke bence İtalya. Bu meydan okumaydı ve bunu seçtim. Çünkü dünyanın en iyi antrenörlerinin İtalya'da olduğunu düşünüyorum. İlk sene çok zor günler geçirdim ama zaten kolay olmayacağını biliyordum. Çok şükür o süreci yendim. İlk sene kendimi kanıtlama dönemimdi. Türkiye'den yurt dışına çıkan antrenörümüz yok. Çıkanlar da kısa sürede ülkemize geri döndü ve bir daha çıkamadılar. Ben bunu kırmak istedim. Şu anda da kırma yolunda ilerliyorum. İlk senem zorlu geçmesine rağmen çalışmaya devam ettim ve 3. yılımı tamamladım. Bundan sonraki süreçte de kısa vadede Türkiye'ye dönmek gibi bir hedefim veya planım yok." ifadelerini kullandı.

"Cristian Totti'nin şut yeteneği babasına benziyor"

Tuğberk Tanrıvermiş, takımında olan İtalya futbolu ve Roma'nın unutulmaz isimlerinden Francesco Totti'nin oğlu Cristian Totti'nin geleceğinin parlak olduğunu söyledi. Roma 16 Yaş Altı Takımı'nda top koşturan genç Totti'nin disiplinli bir futbolcu olduğuna değinen Tanrıvermiş, "Yetenekli bir çocuk. Babası ile sürekli karşılaştırılmak kolay bir şey değil. Şut anlamında babasına çok benziyor. Totti, Roma'nın kaptanı ve kulüp tarihinin en büyük oyuncularından birisi. Şu anda İtalya'nın en popüler isimlerinden. Totti, Roma'da her şey demek. Cristian'ın böyle bir aileden gelip hiç şımarık olmaması, aksine eğitimli, istekli, gayretli, disiplinli olması beni çok mutlu etti. Umarım parlak bir geleceği olur. Futbolcu olarak istediği hedeflere ulaşacaktır." diye konuştu.

"Hedefim ve niyetim kesinlikle İtalya'da kalmak"

İtalya'da 3. sezonunu geride bırakan Tuğberk Tanrıvermiş, kendisine gelen teklifler olduğunu ve bu ülkede devam edeceğini söyledi. Hedefinin ileride A takım teknik direktörlüğü yapmak olduğunu aktaran 31 yaşındaki çalıştırıcı, "Hedefim ileride A takım hocalığı yapmak. Önümüzdeki yıllarda altyapılarda çalışmak istemiyorum. Ancak bir an önce yapmak gibi de bir niyetim yok. Doğru zamanda doğru aşamalardan geçerek emin adımlarla ilerlemek istiyorum." şeklinde konuştu.

İtalya'da kalmak istediğini dile getiren Tanrıvermiş, "Çok güzel teklifler var. Bu teklifleri değerlendirip ne olacağına bakacağım. Roma'da da kalabilirim veya başka bir kulüple anlaşabilirim. Ancak hedefim ve niyetim kesinlikle İtalya'da kalmak. Ne olacağını önümüzdeki günlerde göreceğiz. Şu anda görüştüğüm bazı kulüpler var. Hedefim ileride A takım antrenörü olmak. Bu hedef doğrultusunda yavaş yavaş kategorileri yükselterek gitmek istiyorum. Artık sondan bir önceki adımı atmam lazım. Roma'da kalıp kalmayacağımı bilmiyorum ama kesinlikle İtalya'da kalacağım." ifadelerini kullandı.

"Hedeflerim ve hayallerim var"

Tuğberk Tanrıvermiş, en büyük hayalinin taraftarı olduğu Galatasaray'ı çalıştırmak olduğunu söyledi. Şu anki önceliğinin kendisini geliştirmek ve yetiştirmek olduğunu ve aceleci davranmadığını anlatan Tanrıvermiş, şöyle devam etti: "Galatasaray benim evim ve ailem. Galatasaray'ın farklı kategorilerinde çalıştım, Galatasaray Üniversitesi'nde okudum ve kulübün üyesiyim. Her an burada takip ediyorum. Türkiye ile ilgili takip ettiğim iki şey var, biri ailem diğeri de Galatasaray. Bütün maçlarını izliyorum. Galatasaray'a derin bir sevgim ve bağlılığım var. Ancak futbol anlamında kendimi daha fazla Avrupa'da kanıtlamak istiyorum. Çünkü burada ülkemize göre organizasyon daha önde. Galatasaray'ı bu kadar çok seven bir taraftarın bir gün Galatasaray'ı çalıştırma hayalinin olmadığını söylemek saçmalık olur. Tabii ki böyle bir hayalim ve isteğim var. Hatta bu hayal ve istek her şeyin tepesinde ama bunun için doğru zaman olması lazım. Hiçbir şekilde acelem yok. Emin adımlar atmak, kendimi en iyi şekilde geliştirmek ve yetiştirmek istiyorum. Galatasaray taraftarıyım. Umarım hayallerim bir gün gerçek olur."

Futbol oynamadan teknik adamlık yapması

Tuğberk Tanrıvermiş, futbolculuktan gelmeden teknik adamlık yapmasıyla ilgili dezavantajlarından çok avantajlarının olduğunu söyledi. Futbolculuktan gelmemeyle ilgili Roma'nın yeni teknik direktörü dünyaca ünlü Portekizli Jose Mourinho'ya yöneltilen eleştiriler hatırlatılarak kendisinin de profesyonel futbol oynamadığının söylenmesi üzerine Tanrıvermiş, şunları kaydetti: "Futbol oynamadan antrenörlük yapanların sayısı, eski futbolcu olup da antrenörlük yapanlara göre çok daha düşük. Ancak bu futbol oynamayan kişilerin antrenörlük yapamayacağı anlamına gelmiyor. Sadece Mourinho değil Avrupa'da ve dünyada en tepelere çıkmış pek çok örneği var. Futbol oynamış olmak güzel bir şey ama ben bu açığı kapattığımı düşünüyorum. Ben, 19-20 yaşımdan beri bu işin içindeyim. Futbolcuların futbol oynadığı süreçte sahada antrenör olarak görev alıyordum. Galatasaray'da çalıştığım dönemde futbolcularla çok yakın ilişkilerim vardı. Onların yapılarını, nelerden hoşlandıklarını, hoşlanmadıklarını öğrendim. Bu, tamamen sevk ve idare işi. İstediğiniz kadar taktik ve teknik bilin, lisansınız, yabancı diliniz olsun ama karşıdaki kişinin aklına giremiyorsanız, fikirlerini yönlendiremiyorsanız veya güven ilişkisi kuramıyorsanız bir anlamı yok. Bu tamamen bir ilişki işi. Ben bu tecrübeleri kazandığımı düşünüyorum. Ben çok genç yaşta antrenörlük yaptım. Bu durumun bazı zamanlarda dezavantaj yerine avantaj olabileceğini düşünüyorum."

"Hakan Çalhanoğlu'nu yılın ilk 11'ine yazardım"

Tanrıvermiş, geride kalan sezonu Milan'da geçiren milli futbolcu Hakan Çalhanoğlu'nun yılın takımına girecek performansı sergilediğini söyledi. Hakan Çalhanoğlu, Cengiz Ünder, Merih Demiral, Kaan Ayhan, Salih Uçan, Mert Müldür ve Mert Çetin gibi İtalya'da top koşturan Türk futbolcuların İtalya performansıyla ilgili Tanrıvermiş, "Hakan Çalhanoğlu'nu çok başarılı buluyorum. Bu sezon Serie A'da ilk yarının en değerli futbolcusuydu. Yılın 11'i seçecek olsam Hakan Çalhanoğlu'nu mutlaka o 11'e yazardım. Çok etkileyici bir performansı vardı. Milan'ın ikinci olmasında Hakan'ın ve Kessie'nin yüzde 100 katkısı var. Hakan'ın uzaktan şutları, oyunu yönlendirmesi var. Aynı zamanda savunma tarafını da yapıyor. Hakan, her antrenörün isteyeceği, hayalini kurduğu mükemmel bir 10 numara. Merih, Juventus'ta kendisini çok sevdirdi. Sakatlığına rağmen devam ettirdi. Bu onun hırsını gösteriyor. Diğer oyuncularımızın da burada şans bulup kalmalarını ümit ediyorum." değerlendirmesinde bulundu.

Tuğberk Tanrıvermiş, Türkiye'den yurt dışına giden futbolcuların profesyonel destek alması gerektiğini söyleyerek, şunları kaydetti: "Bu futbolcularımızın İtalya'da oynaması pozitif. 2000-2010 arasında sadece İtalya'da oynayan Emre Belözoğlu ve Okan Buruk vardı. Şimdi çok daha fazla oyuncumuzun yurt dışında oynadığını görüyoruz. 2-3 senedir ciddi bir artış var. Buraya gelen Türk futbolcular Türkiye'yi düzgün temsil etmiş ve güzel izlenimler bırakmış ki sayı artıyor. Keşke bu sayı daha da artsa. Hakan Çalhanoğlu, Mert Müldür ve Kaan Ayhan'ın durumu farklı. Almanya'da yetiştiler. Onların adaptasyonu daha kolay oluyor. Fazla kalıcı olamayan futbolcuların geneli Türkiye'den gelen oyuncular. Bu oyuncuların da mutlak suretle sosyal ve mental anlamda bazı yardımlar almaları gerektiğini düşünüyorum. Ülkemizin kültürü ile buranın kültürü çok farklı. Türkiye'de yetişen, özellikle Anadolu şehrinde yetişmişse Roma gibi bir şehre adapte olması kolay olmuyor. Bu oyuncularımız mutlaka doğru yönlendirilmeli ama genellikle bu yapılmıyor."

"Hamit Altıntop'un Türk futbolu için büyük bir şans olduğunu düşünüyorum"

Genç teknik adam, eski milli futbolcu Hamit Altıntop'un Türkiye Futbol Federasyonunda (TFF) görev almasının çok önemli olduğunu söyledi. İtalya'da birçok kulüpte eski futbolcuların yöneticilik yaptığına değinen Tanrıvermiş, "Hamit Altıntop'un Türk futbolu için büyük bir şans olduğunu düşünüyorum. Real Madrid'de Bayern Münih'te ve Galatasaray'da futbol oynamış, en üst seviyeleri görmüş bir ismin Türkiye'de yönetici olarak görev alması sürdürülmesi gereken bir şey. Juventus'ta Nedved, Inter'de Zanetti var. Pek çok kulüpte eski futbolcu yönetimde görev alıyor. Türkiye'de de eski futbolcuların ve antrenörlerin yönetimsel anlamda daha fazla sorumluluk alması gerektiğini düşünüyorum. O kişiler sahayı bildikleri için en doğru kararı vereceklerdir. Hamit'i hem tebrik ediyorum, hem de başarılar diliyorum." diye konuştu.

"Oyuncu çıkarmada geride kalmamızın nedeni bizim organizasyonumuz"

Tuğberk Tanrıvermiş, Türkiye ile İtalya'daki altyapıları kıyaslarken Türkiye'de fazla oyuncu yetişmemesinin tek nedeni olarak organizasyonsuzluğu gösterdi. Türk futbolcu adaylarının birçok konuda Avrupa'dan geri kalır yanı olmadığını aktaran Tanrıvermiş, şöyle devam etti: "Ülke olarak sürekli kendimizi eleştirmeyi seviyoruz. Bazen de gereksiz yere kendimizi Avrupa'dan aşağıda görüyoruz. Bizim futbolcularımızın teknik anlamda hiçbir eksiği yok. Galatasaray'da gördüğüm oyuncu kalitesi ile buradaki arasında hiçbir fark yok. Belki de Türk futbolcusu daha da yetenekli. Türk futbolcusu bana göre daha istekli ve öğrenmeye aç. Türkiye'de futbolu seçen kesim düşük ekonomik seviyede olduğu için futbolcuların öğrenmeye müsaitliği, isteği ve arzusu ile antrenörden aldığı emirleri hemen uygulama tarzı Avrupa'daki ülkelere göre çok önde. Bence bunu avantaj olarak kullanmamız lazım ama maalesef kullanmıyoruz. Oyuncu çıkarmada geride kalmamızın nedeni bizim organizasyonumuz. Buradaki takımlar her gün 2 saat antrenman yapıyor. Türkiye'de altyapılardaki idman saati maksimum 1,5 saat. Bu fark haftada 2 saat, ayda 8 saat, yılda 80 saat yapıyor. Altyapıda geçen 6 senede toplam 500 saat yapıyor. 500 saat fazla çalışanla az çalışan aynı olmaz. İkinci olarak eğitim önemli. Buradaki çocuklar çok serbest yetişiyor. Ülkemizde gençlerin yabancı dil bilmediğini söylüyoruz ama buradakiler de bilmiyor. Altyapılarda İngilizce bilen çocuk görmedim. Burası bir Almanya değil. Ancak en azından burada çocuklara futbolcu olmaları için imkanlar sunuluyor. Büyük kulüplerin ortak çalıştığı okullar var. Roma'da tesisin içinde okul var. Çocuklar o okula gidiyor, derslerinden sonra antrenmana geliyor. Okul süreleri de çocuklar için çok uygun."

Türkiye'de futbolcu izleme ve antrenman sahası konularında eksiklikler olduğuna değinen Tanrıvermiş, "Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş, Başakşehir ve Kasımpaşa'nın sayısız ve çok kaliteli oyuncu bulabilmesi lazım. İstanbul'un 20 milyon, Roma'nın 5 milyon nüfusu var. Nasıl oluyor da Roma'da daha çok oyuncu yetişiyor? Çünkü scout yok. Bu sayının artması lazım. Dortmund ve Benfica'da sayısız scout var. Bütün gün oyuncu izliyor. Kulüplerin olduğu şehirde hiçbir oyuncuyu kaçırmaması lazım. İstanbul'daki 20 milyonluk nüfus çok büyük bir avantaj. Pek çok oyuncu buradan bulunabilir. Maalesef scout sayımız çok az. Sahamızın az olduğu konuşuluyor. Böyle bir şey mümkün olabilir mi? Napoli'nin de sahası yok ama anlaştıkları sahalar var. Takımları oralarda çalışıyor. Burada önemli olan çözme isteği. İstedikten sonra saha bulunur. Bazı büyük takımlarımız, bu Galatasaray değil, tüm takımları tek sahada çalıştırıyor. Antrenman süresi 1 saat 10 dakika sürüyor. Fark da buradan geliyor. Antrenör kalitemizin eksik olduğunu düşünmüyorum. Antrenörlerimiz istekli ve gayretli ama maaşlarını biraz daha artırabilirsek daha iyi olacaktır. Türk antrenörlerine güvenilmesi gerektiğini düşünüyorum." şeklinde görüş belirtti.

"İtalya, EURO 2020'nin favorilerinden biri"

Tuğberk Tanrıvermiş, 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası'nın açılış maçında İtalya ile Türkiye'nin yaptığı maçı değerlendirdi. Ay-yıldızlı ekibin 3-0 kaybettiği müsabaka hakkında genç çalıştırıcı, "İtalya, turnuvanın favorilerinden bir tanesi. Açılış maçı da Roma'da oynandı. Maçın açık favorisinin İtalya olduğu belliydi. Her ne kadar bizim kadromuz çok değerli olsa da İtalya'nın kaliteli bir kadrosu var. Maalesef bizleri üzen şey oynanan futbol oldu. Biraz daha ümit veren bir futbol oynansaydı böyle eleştiriler yapılmazdı. Ancak sonuçta bu bir turnuva. Buna katılmak da önemli bir başarı. Buradaki herkes de Türkiye'den daha iyi bir oyun bekledi." diye konuştu.

Galatasaray'ın eski teknik direktörlerinden Roberto Mancini'nin İtalya Milli Futbol Takımı'nda yaptığı değişime değinen Tanrıvermiş, "Mancini üzerinde bütün İtalya birleşti. Herkes hocadan bahsediyor. Kendisini çok başarılı buluyorum. İtalya Milli Takımı'nın sahaya yerleşimini mükemmel yaptı. Biz kendimizi İtalya maçında eleştirdik ama İtalya'nın sahaya doğru yerleşimi ataklarında devamlılık sağladı. Mancini sahaya takımını öyle güzel yerleştiriyor ki topu hemen kazanabiliyorlar. Mancini'nin topsuz oyunlarda ve savunmaya geçişlerde çok önemli bir iş yaptığını düşünüyorum." ifadelerini kullandı.

Futbolun zirvesinden mali krize

Fenerbahçe'nin eski yıldızı, futboldan kazandığı paranın yüzde 99'unu kaybettiğini açıkladı

26.09.2026 20:09:00
Haber Merkezi
 
Futbolun zirvesinden mali krize
Futbolun zirvesinden mali krize
Brezilya futbolunun efsane isimlerinden ve bir dönem Fenerbahçe forması giyen Roberto Carlos, futbolculuk kariyerinde kazandığı servetin yüzde 99'unu kaybettiğini açıkladı.

53 yaşındaki eski futbolcu, çarpıcı açıklamaları Portugal Football Summit etkinliğinde, futbolcuların kariyer sonrası yaşamı ve finansal yönetimi üzerine düzenlenen panelde yaptı.

"HESABIMI SIFIRLAYAN İNSANLARLA SORUN YAŞADIM"

Roberto Carlos, servetindeki büyük kaybın tek bir nedenden kaynaklanmadığını söyledi. Eski menajeriyle yaşadığı ciddi bir problem ile ailevi meselelerin finansal çöküşünde etkili olduğunu belirtti.

Carlos'un anlatımına göre olay oldukça ani gelişti. Bir gece hiçbir şeyden habersiz uyuduğunu, ertesi gün ise daha önce varlığından haberdar olmadığı çok sayıda belgeyle karşılaştığını söyledi.

"Eski menajerimle ciddi bir problem yaşadım. Çok ciddi bir ailevi problem yaşadım. Perşembe günü gece yarısı uyudum, cuma günü varlığından bile haberdar olmadığım bir sürü belge aldım. Orada bütün hikâyemi kaybettim."

KAYBIN NEDENİNİ AÇIKLADI

Carlos, yaşadıklarını anlatırken özellikle menajerler ve ailevi sorunlara dikkat çekti.

"Menajerler ve ailevi meseleler yüzünden futboldan kazandığım her şeyin yüzde 99'unu kaybettim. Hatalar yaptım."

Eski yıldız, yaşadıklarının başka futbolcular için ders olması gerektiğini belirterek genç oyunculara da uyarıda bulundu.

Burada önemli bir ayrıntı var: Roberto Carlos, parasının hangi kişi tarafından, hangi işlemle veya hangi miktarda kaybedildiğini ayrıntılı biçimde açıklamadı. Kamuoyuna yansıyan açıklamalarında eski menajeri ve ailevi sorunlardan söz etti ancak belirli kişileri isim vererek suçlamadı.

"POST-KARİYERİMİ DÜŞÜNMÜŞTÜM"

Roberto Carlos, aslında futbolu bırakmadan önce geleceğini planladığını da anlattı.

Futbolculuk döneminde kariyer sonrasına hazırlandığını, sportif direktörlük lisansı aldığını ve çeşitli markalarla çalıştığını belirten Brezilyalı yıldız, buna rağmen yaşadığı sorunların mali durumunu ağır biçimde etkilediğini söyledi.

HAYATINI YENİDEN DÜZENLEDİ

Carlos, yaşadığı finansal krizin ardından hayatını yeniden yapılandırdığını da açıkladı.

İş ortağı Paul Brighten ve Entourage Sport & Entertainment ile çalışmasının ardından finansal ve ailevi hayatını yeniden düzenlediğini belirtti.

175 MİLYON DOLAR İDDİASI

Bazı haberlerde Roberto Carlos'un futbol kariyerinden yaklaşık 175 milyon dolar kazandığı yönünde rakamlar yer alsa da, son açıklamalarında Carlos'un kendisi bu rakamı doğrulamadı. Güvenilir kaynakların aktardığı kesin ifade, onun futboldan kazandığı paranın yüzde 99'unu kaybettiği yönünde.

Bu nedenle ortaya çıkan tablo, "175 milyon doların tamamını kaybetti" şeklinde kesin bir hesaplamadan ziyade, Roberto Carlos'un kendi beyanına göre futbolculuk döneminde elde ettiği servetin neredeyse tamamını kaybettiği şeklinde aktarılmalı.

FUTBOLUN ZİRVESİNDEN MALİ KRİZE

Real Madrid ve Brezilya Milli Takımı'nın unutulmaz sol beki olan Roberto Carlos, kariyeri boyunca dünyanın en yüksek gelir elde eden futbolcularından biri haline geldi. Ancak kendi anlatımına göre menajerlik ilişkileri, ailevi problemler ve kendi yaptığı hatalar, futbol sonrasında ciddi bir finansal kayba yol açtı.

Carlos bugün yaşadığı süreci genç futbolculara yönelik bir uyarı olarak anlatıyor: "Başıma gelen kötü şeyleri gençlere anlatıyorum ki benim yaptığım hataları yapmasınlar."

Fenerbahçe’ye FIFA’dan 3 dönem transfer yasağı!

Fenerbahçe, FIFA’nın resmi transfer yasağı kayıtlarında 3 transfer dönemini kapsayan yaptırımla yer aldı

26.09.2026 12:00:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe’ye FIFA’dan 3 dönem transfer yasağı!
Fenerbahçe’ye FIFA’dan 3 dönem transfer yasağı!
Fenerbahçe, FIFA'nın resmi transfer yasağı kayıtlarında 3 transfer dönemini kapsayan yaptırımla yer aldı. İlk duyurulduğunda ayrıntıları bilinmeyen kararın, kulübün 2024-2025 sezonunda kadrosuna kattığı Youssef En-Nesyri'nin bonservis ödemesine ilişkin bir dosyadan kaynaklandığı açıklandı. Fenerbahçe, gerekli ödemenin yapılmasının ardından yasağın kaldırılacağını bildirdi.

FIFA KAYDINDA 3 DÖNEMLİK YASAK

FIFA'nın resmi Registration Bans sisteminde Fenerbahçe adına 3 dönemlik transfer kısıtlaması görüldü. FIFA, kayıt yasağını kulüpler hakkında uygulanabilen ve yeni oyuncuların ulusal veya uluslararası düzeyde tescil edilmesini engelleyen bir yaptırım olarak tanımlıyor.

Ancak FIFA'nın kendi açıklamasına göre böyle bir yasak, kulübün belirli bir yükümlülüğü yerine getirmesi halinde FIFA tarafından kaldırılabiliyor. Dolayısıyla sistemde "3 dönem" yazması, her durumda yasağın üç transfer döneminin tamamında uygulanacağı anlamına gelmiyor.

DOSYANIN ARKASINDAN EN-NESYRİ ÇIKTI

Fenerbahçe'nin bugün yaptığı açıklamaya göre dosyanın kaynağı, Sevilla'dan transfer edilen Youssef En-Nesyri'nin bonservis bedeline ilişkin ödeme.

Kulübün açıklamasına göre, 30 Nisan 2026 tarihinde ödenmesi gereken bonservis taksitinin zamanında ödenmemesi üzerine ilgili kulüp FIFA nezdinde başvuruda bulundu.

Fenerbahçe yönetimi, göreve geldikten sonra geciken taksitin ödendiğini belirtti. Ancak dosyayı FIFA'ya taşıyan kulübün bir sonraki taksitin de ödenmesini talep ettiği, Fenerbahçe'nin ise bu konuda FIFA'nın kararını beklediği aktarıldı.

PAZARTESİ ÖDEME YAPILACAK

Fenerbahçe, FIFA'nın kararında hükmedilen ödemenin 28 Eylül Pazartesi günü, yani ilk mesai gününde gerçekleştirileceğini açıkladı.

Kulüp, ödemenin ardından FIFA nezdindeki bürokratik işlemlerin tamamlanmasıyla 3 dönemlik transfer yasağının kaldırılacağını duyurdu.

Bu nedenle mevcut tablo, Fenerbahçe'nin önündeki üç transfer döneminin otomatik olarak transfer yapamayacağı anlamına gelmiyor. Yaptırımın kaldırılması için FIFA kararında belirtilen mali yükümlülüğün yerine getirilmesi gerekiyor.

"3 DÖNEM" KAYDI NEDEN ÖNEMLİ?

FIFA'nın sistemindeki kayıt, yaptırımın mevcut durumda üç transfer dönemini kapsayacak şekilde tanımlandığını gösteriyor. Ancak FIFA, kayıt yasağının belirli şartların yerine getirilmesiyle kaldırılabileceğini açıkça belirtiyor.

Bu nedenle haberin ilk aşamasında ortaya çıkan "Fenerbahçe 3 dönem transfer yapamayacak" algısı ile kulübün açıkladığı son durum arasında önemli bir fark bulunuyor:

Yasak FIFA sisteminde mevcut; ancak kulüp ödeme yükümlülüğünü yerine getirerek yasağın kaldırılmasını sağlayabilecek.

MALİ TABLO GENEL KURULDA GÜNDEME GELECEK

Fenerbahçe yönetimi ayrıca geçmiş döneme ilişkin mali tablo ve yükümlülüklerin 27 Eylül 2026'daki Olağan Genel Kurul'da kongre üyeleri ve kamuoyuyla paylaşılacağını açıkladı. Böylece FIFA dosyasının yanı sıra kulübün geçmiş dönem mali yükümlülüklerinin de genel kurul gündeminde ayrıntılı biçimde ele alınması bekleniyor.

Fenerbahçe'nin ayrıca 30 Haziran 2026 tarihli KAP bildiriminde UEFA'nın finansal sürdürülebilirlik kriterleri kapsamında futbol takımı maliyetlerinin ilgili gelirlerin yüzde 70'lik sınırına karşılık yüzde 84 seviyesinde gerçekleştiğini ve bu nedenle 7 milyon avroluk UEFA finansal disiplin cezası uygulandığını açıkladığı görülüyor. Bu dosya FIFA'daki transfer yasağından ayrı bir UEFA finansal yaptırımıdır.

SONUÇ: YASAK VAR, ANCAK KALICI DEĞİL

FIFA kayıtlarında Fenerbahçe için 3 dönemlik transfer yasağı bulunuyor. Ancak kulübün açıklamasına göre yaptırımın nedeni En-Nesyri transferine ilişkin mali yükümlülük ve ödeme 28 Eylül Pazartesi günü yapılacak.

Ödemenin ardından FIFA'daki bürokratik sürecin tamamlanmasıyla yasağın kaldırılması bekleniyor. Dolayısıyla mevcut durumda Fenerbahçe açısından kritik nokta, üç transfer döneminin tamamında transfer yasağı uygulanması değil, FIFA kararında belirtilen ödemenin yapılarak yaptırımın sistemden kaldırılması.

Asya Oyunları'nda 100 metrede çifte rekor


 
Taylandlı atlet Puripol Boonson, erkekler 100 metre kategorisinde 9.90'lık derecesiyle Japonya'da düzenlenen şampiyonada Asya Oyunları rekoru kırdı.
 

26.09.2026 07:06:00 / Güncelleme: 26.09.2026 07:14:52
Yaşar Cebesoy
 
Asya Oyunları'nda 100 metrede çifte rekor
Asya Oyunları'nda 100 metrede çifte rekor

Japonya'nın Aiçi eyaleti ile Nagoya kentinin ev sahipliğinde düzenlenen 20. Asya Oyunları devam ediyor. Organizasyonun altıncı gününde Nagoya City Mizuho Park Atletizm Stadı'nda erkekler ve kadınlar 100 metre finalleri gerçekleştirildi. Final yarışında Taylandlı atlet Puripol Boonson ile Çinli atlet Yucie Çen, Asya Oyunları rekoru kırarak altın madalya kazandı. Boonson 9.90, en 11.06 koştu.

Asya'daki en iyi derece

Boonson, yarı finade de 9.91 koşmuştu. 9.90'lık derece aynı zamanda bir Asyalı tarafından elde edilen en hızlı ikinci 100 metre derecesi... Çinli Su Bingtian, 2021'de düzenlenen Tokyo Olimpiyatları'nda 9.83'lük dereceyle Asya rekoru kırmıştı. Aynı yarışta olimpiyat şampiyonu olan İtalyan atlet Marcell Jacobs da 9.80 ile Avrupa rekoru kırmıştı. Afrika rekoru ise 9.77 ile Kenyalı atlet Omanyala'ya ait... Kırılış tarihi yine 2021... Dünya rekoru ise 9.58 ile Usain Bolt'a ait... Bolt, bu efsanevi dereceyi 2009'da Berlin'de yapmıştı.

İkincilik ve üçüncülük Ummanlı kardeşlerin

Asya Oyunları'nda 100 metre erkeklerde Ummanlı kardeşler Ali El Beluşi ve Melham El Beluşi, sırasıyla ikinci ve üçüncü olarak kişisel en iyi derecelerini elde ederek dikkat çekici bir aile zaferine imza attı. Ali, 10.04; Melham, 10.11 koştu.

Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi

A Milli Takım'ın UEFA Uluslar Ligi'ndeki mücadelesi kötü başladı

26.09.2026 00:53:00 / Güncelleme: 26.09.2026 00:58:24
Haber Merkezi
 
Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi
Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi
A Milli Takım'ın UEFA Uluslar Ligi'ndeki mücadelesi kötü başladı. Türkiye, ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup olurken, grubun diğer karşılaşmasında İtalya da sahasında Belçika'ya 2-0 yenildi.

Bu sonuçla birlikte Türkiye ve İtalya ilk maçlarını puansız tamamladı. Fransa ile Belçika ise 3'er puan aldı.

Türkiye, 28 Eylül Pazartesi günü İtalya'yı konuk edecek. İki takım açısından da karşılaşma kritik hale gelirken, kaybeden tarafın gruptaki işi daha da zorlaşacak. UEFA'nın resmi fikstüründe de Türkiye-İtalya karşılaşması 28 Eylül olarak yer alıyor.

GRUPTA SON DURUM

Belçika – 3 puan
Fransa – 3 puan
Türkiye – 0 puan
İtalya – 0 puan

Türkiye'nin Fransa karşısındaki 1-0'lık yenilgisinin ardından şimdi gözler İtalya maçına çevrildi. İtalya da Belçika'ya 2-0 kaybederek Türkiye karşısına puansız çıkacak.

Pazartesi günü oynanacak mücadele, iki takım için de "ya tamam ya devam" niteliğinde erken bir kritik sınav olacak.

Milliler yine sonuç alamadı

A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar Ligi A Ligi'ndeki tarihindeki ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup oldu

26.09.2026 00:24:00
Haber Merkezi
 
Milliler yine sonuç alamadı
Milliler yine sonuç alamadı
Uluslar Ligi A Ligi'ne Fransa yenilgisiyle başlayan A Milli Takım, Kocaeli'deki mücadelede iyi direnmesine rağmen Mbappe'nin golüne engel olamadı. 87. dakikada Uğurcan Çakır'ın kırmızı kart görmesi gecenin bir başka kritik anı oldu. Montella'nın tercihleri ise maç sonrası tartışma konusu oldu.

A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar Ligi A Ligi'ndeki tarihindeki ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup oldu. Kocaeli Stadyumu'ndaki karşılaşmanın tek golünü 54. dakikada Kylian Mbappe kaydetti.

İLK YARIDA DENGE VARDI

Karşılaşmanın ilk bölümünde Fransa topa daha fazla sahip olmaya çalışırken Türkiye savunmada disiplinli kaldı. Milliler, Arda Güler üzerinden hücum üretmeye çalıştı. Arda'nın bireysel çabaları Fransız savunmasını zaman zaman zorladı.

İlk yarıda iki takım da aradığı golü bulamayınca soyunma odasına 0-0 eşitlikle gidildi. Maç öncesinde Montella'nın en önemli sorunlarından biri orta sahadaki eksiklerdi. Hakan Çalhanoğlu kadroda yer almazken Orkun Kökçü de sakatlığı nedeniyle oynayamadı.

İSMAİL'LE GOLE ÇOK YAKLAŞTIK

İkinci yarının hemen başında Türkiye önemli bir fırsat yakaladı. 50. dakikada Arda Güler'in kullandığı kornerde İsmail Yüksek'in kafa vuruşu gol tehlikesi yarattı.

Ancak bu pozisyonun ardından Fransa oyunda ağırlığını artırdı.

MBAPPE SAHNEYE ÇIKTI: 0-1

54. dakikada Fransa'nın yıldızı Kylian Mbappe sahneye çıktı. Fransızların geliştirdiği atakta Mbappe topu ağlarla buluşturarak takımını 1-0 öne geçirdi.

Golün ardından Türkiye beraberlik için daha fazla risk almaya başladı. Fransa ise savunmasını geriye çekerek skoru korumaya yöneldi.

87'DE UĞURCAN KIRMIZI KART GÖRDÜ

Maçın son bölümünde Türkiye'nin işi daha da zorlaştı. 87. dakikada Uğurcan Çakır, VAR incelemesinin ardından direkt kırmızı kart gördü. Böylece milliler karşılaşmanın kalan bölümünü 10 kişi tamamladı.

Fransa'nın 1-0'lık üstünlüğü maçın son düdüğüne kadar değişmedi.

MAÇIN ARDINDAN MONTELLA TARTIŞMASI

Mağlubiyetin ardından tartışmanın merkezine yalnızca futbolcular değil, Vincenzo Montella'nın oyun planı ve tercihleri de oturdu.

Özellikle Türkiye'nin geriye düştükten sonra hücumdaki üretkenliğinin yeterli olmaması ve beraberlik için gerekli hamlelerin etkisinin sınırlı kalması eleştirildi.

Montella'nın maç öncesindeki planında Orkun Kökçü'nün yokluğunda Salih Özcan ve İsmail Yüksek'i merkezde kullanıp Arda Güler'i onların önünde konumlandırması gündeme gelmişti.

Şimdi soru şu: Montella, Fransa karşısında ortaya çıkan hücum sorunlarına çözüm bulabilecek mi? Millilerin önünde ise 28 Eylül'de İtalya maçı bulunuyor.

Fenerbahçe, Euroleague'e galibiyetle başladı

Fenerbahçe Erkek Basketbol Takımı, Euroleague'in ilk haftasında sahasında İtalyan ekibi Virtus Bologna'yı 78-68 mağlup ederek, sezona galibiyetle başladı.

26.09.2026 00:20:00
İhlas Haber Ajansı
 
Fenerbahçe, Euroleague'e galibiyetle başladı
Fenerbahçe, Euroleague'e galibiyetle başladı
Fenerbahçe Erkek Basketbol Takımı, Euroleague'in ilk haftasında sahasında İtalyan ekibi Virtus Bologna'yı 78-68 mağlup ederek, sezona galibiyetle başladı.

Fenerbahçe Tarfin: Forrest 4, Horton-Tucker 13, Shields 12, Key 11, Sertaç Şanlı 5, Baldwin 12, Melli 4, Silva 3, Clyburn 8, Sargiunas 6



1. Periyot: 23-17

Devre: 39-38

3. Periyot: 59-55


Busenaz Sürmeneli üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu

Fenerbahçeli milli boksör Busenaz Sürmeneli, 2026 Avrupa Boks Şampiyonası 70 kilo finalinde İngiliz rakibi Chantelle Reid'i 5-0 mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu ve üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonluğunu elde etti

25.09.2026 22:49:00
İhlas Haber Ajansı
 
Busenaz Sürmeneli üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu
Busenaz Sürmeneli üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu
Fenerbahçeli milli boksör Busenaz Sürmeneli, 2026 Avrupa Boks Şampiyonası 70 kilo finalinde İngiliz rakibi Chantelle Reid'i 5-0 mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu ve üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonluğunu elde etti.

Bulgaristan'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen organizasyonda ringe çıkan milli boksör Busenaz Sürmeneli, 70 kilo final müsabakasında İngiliz Chantelle Reid ile karşı karşıya geldi. Müsabaka boyunca rakibine karşı üstün bir oyun sergileyen milli sporcu, karşılaşmadan 5-0'lık net bir skorla galip ayrılarak şampiyonluğa uzandı.

Kariyerindeki ikinci Avrupa şampiyonluğunu kazanan Busenaz Sürmeneli, bu başarıyla birlikte organizasyondaki toplam madalya sayısını 4'e çıkardı. Milli boksörün Avrupa Şampiyonası kariyerinde 2 altın ve 2 bronz madalyası bulunuyor.

Büşra Işıldar gümüş madalya kazandı

Milli boksör Büşra Işıldar, ise 2026 Avrupa Boks Şampiyonası'nda gümüş madalya kazandı. 75 kilo finalinde İrlandalı sporcu Aoife O'Rourke ile karşılaşan 24 yaşındaki sporcu, mücadeleden mağlup ayrılarak Avrupa ikincisi oldu. Gençler kategorisinde Dünya ve Avrupa şampiyonlukları bulunan Büşra Işıldar'ın, büyükler kategorisinde Dünya Şampiyonası'nda gümüş, Avrupa Şampiyonası'nda ise bronz madalyası var.

Muhammed Salah’a 6 ay İcardi’ye 3 yıl men

Futbol dünyasının iki yıldız ismi Mauro Icardi ve Muhammed Salah, trafik ihlalleri nedeniyle uygulanan yaptırımlarla gündemde

22.09.2026 22:21:00
Haber Merkezi
 
Muhammed Salah’a 6 ay İcardi’ye 3 yıl men
Muhammed Salah’a 6 ay İcardi’ye 3 yıl men
Futbol dünyasının iki yıldız ismi Mauro Icardi ve Muhammed Salah, trafik ihlalleri nedeniyle uygulanan yaptırımlarla gündemde. Arjantin'de Icardi'nin ehliyetine el konulurken, İngiltere'de Trabzonspor'un yeni yıldızı Salah'a 6 ay araç kullanma yasağı ve para cezası verildi.

Icardi'ye 2029'a kadar trafikten men

Arjantin'de Mauro Icardi hakkında dikkat çeken bir trafik yaptırımı uygulandı.

Buenos Aires Eyalet Ulaştırma Bakanlığı, Icardi'nin araç kullanırken görüntülendiği bir videoyu yayımladı. Bakanlık açıklamasında, futbolcunun süresi dolmuş ehliyetle araç kullandığı, araçta bulunan China Suarez'in emniyet kemerini çıkardığı ve Icardi'nin seyir halindeyken pencereden dışarı sarktığı belirtildi.

Açıklamaya göre Icardi'nin ehliyetine tedbir amacıyla el konuldu. Futbolcunun yeniden ehliyet alabilmesi için araç kullanmaya uygun olup olmadığının değerlendirilmesi gerekiyor.

Arjantin basınında yer alan haberlere göre ise Icardi hakkında uygulanan trafikten men kararının 2029 yılına kadar geçerli olduğu öne sürüldü.

Salah'a 6 ay direksiyon yasağı

Sezon başında Süper Lig devi Trabzonspor'a transfer olan Mohamed Salah ise İngiltere'de hız sınırını aşması nedeniyle mahkeme tarafından cezalandırıldı.

Salah'a 6 ay araç kullanma yasağı verilirken, ayrıca 660 sterlin para cezası uygulandı.

Mahkeme kararında Salah'ın ayrıca 120 sterlin mahkeme masrafı ve 264 sterlin mağdur ek ücreti ödemesine hükmedildi.

Salah'ın daha önce de trafik ihlali nedeniyle ceza aldığı ortaya çıktı. Mısırlı yıldız, 2022 yılında Stockport'ta hız sınırını aşması nedeniyle 200 sterlin para cezasına çarptırılmış ve ehliyetine 3 ceza puanı işlenmişti.

İki yıldız, iki farklı yaptırım

Icardi hakkında açıklanan yaptırım, ehliyetin tedbiren alınması ve yeniden ehliyet için sürüş uygunluğunun değerlendirilmesini içerirken, Salah hakkında mahkeme tarafından 6 aylık araç kullanma yasağı uygulanması dikkat çekti.

Bir tarafta 2029'a kadar uzandığı bildirilen men kararı, diğer tarafta 6 aylık direksiyon yasağı...

11 günde 4 milli maç

Ay-Yıldızlılar tarihinde ilk kez UEFA Uluslar Ligi A Ligi'nde mücadele edecek. Türkiye'nin ilk sınavı 25 Eylül'de Fransa karşısında. Grupta Fransa, İtalya ve Belçika bulunuyor

21.09.2026 22:20:00
Haber Merkezi
 
11 günde 4 milli maç
11 günde 4 milli maç
Ay-Yıldızlılar tarihinde ilk kez UEFA Uluslar Ligi A Ligi'nde mücadele edecek. Türkiye'nin ilk sınavı 25 Eylül'de Fransa karşısında. Grupta Fransa, İtalya ve Belçika bulunuyor.

A Milli Futbol Takımı için yeni milli mesai başlıyor. Türkiye, 2026-27 UEFA Uluslar Ligi A Ligi 1. Grup'taki ilk maçında Fransa'yı ağırlayacak. Karşılaşma 25 Eylül Cuma günü saat 21.45'te Kocaeli Stadyumu'nda oynanacak.

TÜRKİYE İLK KEZ A LİGİ'NDE

Ay-Yıldızlı ekip, UEFA Uluslar Ligi tarihinde ilk kez A Ligi'nde mücadele edecek. Türkiye'nin grubunda Avrupa futbolunun önemli ekiplerinden Fransa, İtalya ve Belçika yer alıyor.

Türkiye'nin bulunduğu A Ligi 1. Grup'ta şu anda tüm takımlar 0 puanda. Dolayısıyla Fransa karşılaşması, grubun ilk puan mücadelesi olacak.

İLK İKİ MAÇ TÜRKİYE'DE

Milli Takım, gruptaki ilk iki karşılaşmasını kendi sahasında oynayacak:

25 Eylül Cuma

Türkiye – Fransa
21.45 | Kocaeli Stadyumu

28 Eylül Pazartesi

Türkiye – İtalya
21.45 | Bursa Yüzüncü Yıl Atatürk Stadyumu

Ardından milliler peş peşe iki deplasmana çıkacak. 2 Ekim'de Belçika, 5 Ekim'de ise İtalya ile deplasmanda karşılaşacak.

SON İKİ MAÇ KASIMDA

Türkiye'nin grup aşamasındaki son iki maçı ise kasım ayında oynanacak. Ay-Yıldızlılar 12 Kasım'da Belçika'yı İzmir'de, 15 Kasım'da ise Fransa'yı deplasmanda karşılayacak.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.