Türkiye’de kızamık alarmı
Türk Tabipleri Birliği ve enfeksiyon uzmanlarının paylaştığı son verilere göre, 2026'nın ilk 9 ayında kızamık vaka sayısı 1.103'e ulaştı. Uzmanlar, aşı reddi nedeniyle toplumsal bağışıklık duvarının çökmek üzere olduğu uyarısında bulunarak acil önlem çağrısı yapıyor
Haber Merkezi





Resmi kurumlardan ve bağımsız sağlık örgütlerinden sızan son istatistikler, hastalığın artık lokal bir risk olmaktan çıkıp kitlesel bir salgın tehdidine dönüştüğünü gözler önüne seriyor.
2026'da vaka sayısı 5 katına çıktı
Sağlık meslek örgütlerinin eylül ayı sonu itibarıyla güncellediği verilere göre, Türkiye'de tescil edilen kızamık vakası sayısı 1.103 olarak kayıtlara geçti. Bu rakamın vehameti, bir önceki yılın verileriyle karşılaştırıldığında çok daha net anlaşılıyor.2025 yılının tamamında Türkiye genelinde kaydedilen toplam vaka sayısı 219 seviyesindeyken, 2026'nın henüz ilk dokuz ayında bu sınır fersah fersah aşıldı. Uzmanlar, sahadan gelen bildirimlerin henüz tam olarak istatistiklere yansımamış olabileceğini, bu nedenle gerçek vaka sayısının çok daha yüksek olmasından endişe ettiklerini belirtiyor.
Salgının merkez üssü İstanbul ve Bursa
Epidemiyolojik haritaya bakıldığında, kızamık virüsünün belirli bölgelerde yoğun şekilde kümelendiği görülüyor. Enfeksiyon hastalıkları uzmanları, güncel vakaların en çok İstanbul ve Bursa gibi nüfus yoğunluğu yüksek, göç alan ve sanayileşmiş illerde toplandığına dikkat çekiyor.Metropollerdeki kontrolsüz yayılım, özellikle kreş, okul ve toplu taşıma gibi alanlarda virüsün bulaşma hızını geometrik olarak artırıyor.
Tehlikeli eşik aşındı
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve UNICEF, kızamık gibi son derece bulaşıcı bir virüsün toplumda yayılmasını engellemek ve "toplumsal bağışıklık" sağlamak için aşı kapsayıcılık oranının en az yüzde 95 olması gerektiğini vurguluyor.Ancak Türkiye'de son yıllarda tırmanışa geçen aşı karşıtlığı ve aşı kararsızlığı nedeniyle bu kritik duvar yıkıldı. Güncel raporlar, Türkiye'deki iki doz kızamık aşısı kapsayıcılık oranının yüzde 94'ün altına gerilediğini gösteriyor. Yüzde 1'lik küçük bir düşüş bile binlerce çocuğun virüse karşı tamamen savunmasız kalması anlamına geliyor.
Genç yetişkinler de büyük risk altında
Hastalık yalnızca bebekleri ve çocukları değil, belirli yaş gruplarındaki yetişkinleri de tehdit ediyor. Türkiye'de 1998 yılından önce doğan ve o dönemki ulusal aşı takvimi gereği tek doz kızamık aşısı olan genç yetişkin grubu, şu an salgının en açık hedeflerinden biri haline gelmiş durumda.Uzmanlar, tek doz aşının sağladığı antikor seviyesinin zamanla azaldığını hatırlatarak, bu yaş grubunun da mutlaka ikinci doz aşıyı yaptırması gerektiğinin altını çiziyor.
Uzmanlardan acil eylem çağrısı
Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve halk sağlığı uzmanları, Sağlık Bakanlığı'na çağrıda bulunarak şeffaf veri paylaşımı ve kapsamlı bir aşılama kampanyası başlatılmasını talep ediyor.Okullarda aşı kartı takiplerinin sıkılaştırılması, birinci basamak sağlık hizmetlerinin (Aile Sağlığı Merkezleri) aşı takibinde desteklenmesi ve aşı karşıtı dezenformasyonla mücadele edilmesi, salgının kontrol altına alınması için hayati adımlar olarak öne çıkıyor.












































































