logo
09 EKİM 2026

Türkiye’de kızamık alarmı

Türk Tabipleri Birliği ve enfeksiyon uzmanlarının paylaştığı son verilere göre, 2026'nın ilk 9 ayında kızamık vaka sayısı 1.103'e ulaştı. Uzmanlar, aşı reddi nedeniyle toplumsal bağışıklık duvarının çökmek üzere olduğu uyarısında bulunarak acil önlem çağrısı yapıyor

09.10.2026 18:30:00
Haber Merkezi
 
Türkiye’de kızamık alarmı
Türkiye’de kızamık alarmı
Türkiye genelinde son aylarda tırmanışa geçen kızamık vakaları, sağlık dünyasında kırmızı alarm verilmesine neden oldu. Pandemi sonrası dönemde dünya genelinde baş gösteren aşı kararsızlığı, Türkiye'de meyvelerini acı bir tabloyla vermeye başladı.

Resmi kurumlardan ve bağımsız sağlık örgütlerinden sızan son istatistikler, hastalığın artık lokal bir risk olmaktan çıkıp kitlesel bir salgın tehdidine dönüştüğünü gözler önüne seriyor.

2026'da vaka sayısı 5 katına çıktı

Sağlık meslek örgütlerinin eylül ayı sonu itibarıyla güncellediği verilere göre, Türkiye'de tescil edilen kızamık vakası sayısı 1.103 olarak kayıtlara geçti. Bu rakamın vehameti, bir önceki yılın verileriyle karşılaştırıldığında çok daha net anlaşılıyor.

2025 yılının tamamında Türkiye genelinde kaydedilen toplam vaka sayısı 219 seviyesindeyken, 2026'nın henüz ilk dokuz ayında bu sınır fersah fersah aşıldı. Uzmanlar, sahadan gelen bildirimlerin henüz tam olarak istatistiklere yansımamış olabileceğini, bu nedenle gerçek vaka sayısının çok daha yüksek olmasından endişe ettiklerini belirtiyor.

Salgının merkez üssü İstanbul ve Bursa

Epidemiyolojik haritaya bakıldığında, kızamık virüsünün belirli bölgelerde yoğun şekilde kümelendiği görülüyor. Enfeksiyon hastalıkları uzmanları, güncel vakaların en çok İstanbul ve Bursa gibi nüfus yoğunluğu yüksek, göç alan ve sanayileşmiş illerde toplandığına dikkat çekiyor.

Metropollerdeki kontrolsüz yayılım, özellikle kreş, okul ve toplu taşıma gibi alanlarda virüsün bulaşma hızını geometrik olarak artırıyor.

Tehlikeli eşik aşındı

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve UNICEF, kızamık gibi son derece bulaşıcı bir virüsün toplumda yayılmasını engellemek ve "toplumsal bağışıklık" sağlamak için aşı kapsayıcılık oranının en az yüzde 95 olması gerektiğini vurguluyor.

Ancak Türkiye'de son yıllarda tırmanışa geçen aşı karşıtlığı ve aşı kararsızlığı nedeniyle bu kritik duvar yıkıldı. Güncel raporlar, Türkiye'deki iki doz kızamık aşısı kapsayıcılık oranının yüzde 94'ün altına gerilediğini gösteriyor. Yüzde 1'lik küçük bir düşüş bile binlerce çocuğun virüse karşı tamamen savunmasız kalması anlamına geliyor.

Genç yetişkinler de büyük risk altında

Hastalık yalnızca bebekleri ve çocukları değil, belirli yaş gruplarındaki yetişkinleri de tehdit ediyor. Türkiye'de 1998 yılından önce doğan ve o dönemki ulusal aşı takvimi gereği tek doz kızamık aşısı olan genç yetişkin grubu, şu an salgının en açık hedeflerinden biri haline gelmiş durumda.

Uzmanlar, tek doz aşının sağladığı antikor seviyesinin zamanla azaldığını hatırlatarak, bu yaş grubunun da mutlaka ikinci doz aşıyı yaptırması gerektiğinin altını çiziyor.

Uzmanlardan acil eylem çağrısı

Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve halk sağlığı uzmanları, Sağlık Bakanlığı'na çağrıda bulunarak şeffaf veri paylaşımı ve kapsamlı bir aşılama kampanyası başlatılmasını talep ediyor.

Okullarda aşı kartı takiplerinin sıkılaştırılması, birinci basamak sağlık hizmetlerinin (Aile Sağlığı Merkezleri) aşı takibinde desteklenmesi ve aşı karşıtı dezenformasyonla mücadele edilmesi, salgının kontrol altına alınması için hayati adımlar olarak öne çıkıyor.

Şarkıcı Güllü davasında karar çıktı

Kamuoyunda "Güllü" adıyla tanınan ünlü sanatçı Gül Tut'un 6. kattan şüpheli düşüşüne ilişkin görülen davada mahkeme nihai kararını verdi. Annesini tasarlayarak pencereden aşağı attığı suçlamasıyla yargılanan 28 yaşındaki Tuğyan Ülkem Gülter, hiçbir indirim uygulanmaksızın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı

09.10.2026 17:30:00
Haber Merkezi
 
Şarkıcı Güllü davasında karar çıktı
Şarkıcı Güllü davasında karar çıktı
Yalova'nın Çınarcık ilçesinde 26 Eylül 2025 tarihinde meydana gelen ve Türkiye gündemine oturan olayda, sanatçı Gül Tut ("Güllü"), evinin penceresinden beton zemine düşerek trajik şekilde hayatını kaybetmişti. Yürütülen titiz soruşturmanın ardından açılan davanın ikinci duruşmasında karar çıktı. Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi, davanın tek tutuklu sanığı olan kızı Tuğyan Ülkem Gülter'i "Tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme" ve "Kadına karşı kasten öldürme" suçlarından en ağır cezaya mahkûm etti.

Kan donduran deliller ve "Hadi Görüşürüz" ses kaydı

Davanın seyrini değiştiren en önemli unsurlar, teknik incelemeler ve sanığın geçmiş mesajlaşmaları oldu. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) tarafından incelenen olay gecesine ait kamera ve ses kayıtlarında, Güllü'nün düşmesinden hemen önce genç bir kadının "Hadi görüşürüüüz" dediği belirlenmiş, bilirkişi raporuyla bu sesin sanık Tuğyan Ülkem Gülter'e ait olduğu kanıtlanmıştı. İddianamede, sanığın bu sözlerin hemen ardından annesini kalça altından kavrayarak pencereden aşağı ittiği ileri sürülmüştü.

Ayrıca dosyaya giren mesaj dökümlerinde sanık Gülter'in eski sevgilisi ve yakınlarına annesi hakkında, "Bıktım bu annemden", "Gebersin", "Bu kadın ölsün, ne zaman ölecek?" ve "Ona büyük bir şey yapacağım" şeklinde ifadeler gönderdiği ortaya çıkmıştı.

"Malkata" şarkısı kasıtlı mı açıldı?

Karar celsesinde maktulün kardeşi Kader Tut'un avukatları mahkemeye çarpıcı bir kamera ses analizi raporu daha sundu. Raporda, Güllü'nün lavaboya girdiği sırada kızı Tuğyan'ın evdeki arkadaşı Sultan'a, "Şişt, şişt, Malkata'yı açalım öyle oynasın" dediği, Güllü'nün lavabodan çıkınca Roman havası olan bu parçaya eşlik ettiği duyuldu.

Müşteki avukatları, Güllü'yü odaya çekip planı uygulamak için bu şarkının kasıtlı olarak açıldığını belirterek, evde bulunan ve "yalan tanıklık" ile yargılanan Sultan Nur Ulu'nun da cinayete iştirakten sanık olması gerektiğini talep etti.

Sanık avukatları: "Olay kaza, DNA izi yok"

Sanık müdafileri ise savunmalarında olayın bir kaza olduğunu öne sürdü. Avukatlar, Güllü'nün olay anında 3.53 promil alkollü olduğunu, gözlüklerini takmadığını ve evdeki zeminin kaygan olduğunu belirtti.

Savunmada, "Müvekkilim annesini tutup aşağı atmış olsaydı maktulün üzerinde mutlaka müvekkilimin DNA'sı veya tırnaklarında swap izi olurdu. Ancak dosyada böyle bir somut delil yok" denilerek beraat talebinde bulunuldu.

Gözyaşları içinde son savunma: "İlahi adalete inanıyorum"

Karar açıklanmadan önce son sözü sorulan Tuğyan Ülkem Gülter, mahkeme salonunda gözyaşlarına boğuldu. Suçlamaları reddeden sanık, "Arkam dönüktü, annemin düştüğünü görseydim tutardım. Ben iftiraya uğradığıma inanıyorum. İlahi adalete güveniyorum, öbür dünyada annemle el ele hesap soracağız" ifadelerini kullandı.

Mahkeme heyeti verilen kısa bir aranın ardından kararını ilan ederek sanık Tuğyan Ülkem Gülter'e, hiçbir ceza indirimi uygulamaksızın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Kararın okunmasıyla birlikte sanık kürsüsünde hıçkırıklara boğulan Gülter, cezaevine geri gönderildi.

Gazeteci Mehmet Akif Ersoy tutuklu kalmaya devam edecek

Uyuşturucu, suç örgütü ve cinsel saldırı iddialarıyla 286 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanan eski Habertürk TV Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy'un yargılandığı davada ikinci duruşma tamamlandı. Mahkeme, Ersoy'un tutukluluk halinin devamına karar verirken; duruşmaya mağdurların şikayetçi olmadıklarını beyan etmesi ve salon karıştıran "gizli tanık" krizi damga vurdu

09.10.2026 16:30:00
Haber Merkezi
 
Gazeteci Mehmet Akif Ersoy tutuklu kalmaya devam edecek
Gazeteci Mehmet Akif Ersoy tutuklu kalmaya devam edecek
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında 11 Aralık 2025'te tutuklanan gazeteci Mehmet Akif Ersoy ile birlikte toplam 8 sanığın yargılandığı davanın ikinci celsesi bugün yapıldı.

İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuklu sanıklar Ersoy ve Mustafa Manaz, tutuksuz sanık Ufuk Tetik ile avukatlar katıldı. Hakkındaki suçlamaları reddeden Ersoy, suç örgütü olmadığını ve adli durumu nedeniyle kaçma ihtimalinin bulunmadığını belirtti.

Mağdur beyanları ve gizli tanık krizi

Duruşmada mağdur sıfatıyla dinlenen Elif Kılınç ve Meltem Acet, iddia edilen olaylarla ilgilerinin bulunmadığını, cinsel saldırıya uğramadıklarını ve kimseden şikayetçi olmadıklarını ifade ederek dosyadan isimlerinin çıkarılmasını talep etti.

Ayrıca salonda gizli tanığın daha önceki celseyi izlediğinin anlaşılması üzerine mahkeme başkanı, usul gereği bu kişiyi tanıklıktan çıkardı. Diğer tutuklu sanık Mustafa Manaz ise mağduriyet yaşadığını belirterek tahliyesini istedi.

Mahkeme kararı

İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, Mehmet Akif Ersoy'un tutukluluk halinin devamına, Mustafa Manaz'ın ise ev hapsi şartıyla tahliyesine karar vererek duruşmayı 28 Ocak 2027 tarihine erteledi.

Yıkım kararı 37 yıldır uygulanmamış

İstanbul Maltepe'de 5 kişinin yaşamını yitirdiği bina çökmesine ilişkin hazırlanan bilirkişi ön raporu tamamlandı. Raporda, yapının ruhsata aykırı inşa edilen son 4 katı için geçmişte iki kez yıkım kararı alındığı ancak bu kararların hiçbir zaman uygulanmadığı ortaya çıktı. Enkazdan alınan beton örneklerinde deniz kabuklarına rastlanırken, gözaltına alınan mimar ve şantiye şefi asli kusurlu bulundu

09.10.2026 15:20:00
Haber Merkezi
 
Yıkım kararı 37 yıldır uygulanmamış
Yıkım kararı 37 yıldır uygulanmamış
İstanbul'un Maltepe ilçesi Cevizli Mahallesi Doğu Sokak üzerinde bulunan 7 katlı binanın alt 3 katı, dün sabah saat 05.40 sıralarında büyük bir gürültüyle çöktü. 5 vatandaşın hayatını kaybettiği, 10 kişinin ise yaralı olarak kurtarıldığı facianın ardından İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan adli soruşturma kapsamında görevlendirilen bilirkişi heyeti ön raporunu tamamladı. Ortaya çıkan bilirkişi ön raporu, ihmaller zincirini gözler önüne serdi.

Kaçak katlar için alınan yıkım kararları sümen altı edilmiş

Bilirkişi ön raporunda yer alan en çarpıcı tespit, binanın kaçak katlarına yönelik geçmişte alınan ancak uygulanmayan encümen kararları oldu. 1987 yılında inşa edilen yapının ruhsat harici olarak sonradan eklenen 3, 4, 5 ve 6'ncı katlarının tamamen ruhsata aykırı olduğu belirlendi.

Rapordaki detaylara göre, binadaki ruhsata aykırı imalatlar nedeniyle 16 Haziran 1989 ve 18 Nisan 1990 tarihlerinde yapı tatil tutanakları düzenlendi.

Bu tutanakların ardından belediye encümeni tarafından 14 Ağustos 1989 ve 11 Haziran 1990 tarihlerinde kaçak katların yıkılması yönünde iki ayrı karar alındı.

Ancak alınan bu yıkım kararları aradan geçen onlarca yıla rağmen uygulanmadı ve kaçak bölümler çökmenin meydana geldiği güne kadar varlığını sürdürerek binaya ekstra yük bindirdi.

Mimar ve şantiye şefi kusurlu bulundu, adliyeye sevk edildi

Soruşturmayı yürüten cumhuriyet savcıları ve bilirkişi heyeti, yapım sürecinde ve sonrasındaki sorumluları da netleştirdi. Hazırlanan ön raporda; binanın mimarı ve yapı ruhsatında fenni mesul olarak görünen Hasan Balcı ile dönemin şantiye şefi/sürveyanı Mevlüt Okumuş, bina sahipleri ve müteahhitler kusurlu bulundu.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan mimar Hasan Balcı ile şantiye şefi Mevlüt Okumuş, sağlık kontrolünün ardından İstanbul Anadolu Adliyesi'ne sevk edildi. Binanın resmi mal sahibi D.B.'nin ise 2016 yılında hayatını kaybettiği öğrenildi.

Betondan deniz kabuğu çıktı

Arama kurtarma çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte enkaz alanında iş makineleriyle hafriyat alımı ve teknik incelemeler başladı. Uzman ekiplerin incelemek üzere binanın her katındaki kolonlardan aldığı beton örneklerinde, malzemenin kalitesizliğini ortaya koyan deniz kabuklarına rastlandı. Betonun mukavemetini doğrudan düşüren bu malzemenin kullanılması, facianın yapısal nedenlerinden biri olarak rapora eklendi.

Kamu görevlileri için müfettiş devrede

Hadisenin idari boyutu için de düğmeye basıldı. İçişleri Bakanlığı, binanın planlaması, inşası, tadilatı ve yıkım kararlarının uygulanmaması süreçlerinde kamu görevlilerinin ihmali olup olmadığının araştırılması amacıyla 2 mülkiye müfettişi görevlendirdi. Müfettişlerin, dönemin belediye yetkilileri ve imar müdürlüğü görevlileri hakkında inceleme yapacağı bildirildi.

Çevredeki 3 bina tahliye edildi

Binanın zemin katının çökmesi ve üst katlarının yana yatması sebebiyle çevre güvenliği en üst seviyeye çıkarıldı. Çökme riski taşıyan yapının etrafındaki 3 bina tedbir amacıyla tahliye edilerek 55 vatandaş güvenli alanlara taşındı. Tahliye edilen vatandaşlardan 44'ü kaymakamlık koordinasyonunda otellere yerleştirilirken, bölgedeki enkaz kaldırma ve kontrollü yıkım çalışmaları devam ediyor.

Bayraktar AKINCI Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA), ASELSAN'ın geliştirdiği MORFOZ Güdüm Kiti (MGK) ile gerçekleştirdiği ilk atış testini başarıyla tamamladı

Bayraktar AKINCI Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA), ASELSAN'ın geliştirdiği MORFOZ Güdüm Kiti (MGK) ile gerçekleştirdiği ilk atış testini başarıyla tamamladı

09.10.2026 14:15:00
AA
 
Bayraktar AKINCI Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA), ASELSAN'ın geliştirdiği MORFOZ Güdüm Kiti (MGK) ile gerçekleştirdiği ilk atış testini başarıyla tamamladı
Bayraktar AKINCI Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA), ASELSAN'ın geliştirdiği MORFOZ Güdüm Kiti (MGK) ile gerçekleştirdiği ilk atış testini başarıyla tamamladı
Bayraktar AKINCI Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA), ASELSAN'ın geliştirdiği MORFOZ Güdüm Kiti (MGK) ile gerçekleştirdiği ilk atış testini başarıyla tamamladı.

Baykar'dan yapılan açıklamaya göre, şirket tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen AKINCI TİHA, yerli ve milli alt sistemler ile mühimmatların entegrasyonu sayesinde kabiliyetlerini geliştirmeye devam ediyor.

Test faaliyeti kapsamında Tekirdağ'da bulunan Çorlu Uçuş Eğitim ve Test Merkezi'nden kalkış yapan AKINCI'da, ASELSAN tarafından tamamen yerli bileşenlerle geliştirilen MGK ile ROKETSAN ve STM'nin ortak geliştirdiği Alpagut mühimmatları yer aldı. Saros Körfezi'nde gerçekleştirilen atış testinde belirlenen hedef, MGK ile tam isabetle imha edildi. AKINCI, testin başarıyla tamamlanmasının ardından Çorlu Uçuş Eğitim ve Test Merkezi'ne sorunsuz şekilde geri döndü.

Yüksek hassasiyet ve uzun menzil
ASELSAN'ın özgün mühendislik gücüyle geliştirdiği MORFOZ Kanatlı Güdüm Kiti, bombayı güdümlü mühimmata dönüştürerek kritik hedeflerin yüksek hassasiyetle vurulmasını sağlıyor.

Açılır kanat yardımı ile uzun menzil yeteneğine sahip olan kit, her türlü hava şartında görev yapabilme, GNSS karıştırmasına karşı dayanıklılık ve seçilebilir vuruş açısı ve bütünleşik ANS/KKS tabanlı olma özellikleriyle öne çıkıyor.

Milli mühimmat çeşitliliği stratejik güç katıyor
Geliştirme ve entegrasyon faaliyetleri kapsamında bugüne kadar AKINCI TİHA'ya MAM-L, MAM-T, TOLUN, TEBER, ÇAKIR, SUNGUR ve LAÇİN gibi pek çok milli mühimmat başarıyla entegre edildi. Farklı menzil, güdüm ve harp başlığı seçeneklerine sahip olan mühimmat yelpazesi, AKINCI'ya çeşitli hedef türlerine karşı etkin bir taarruz kabiliyeti kazandırıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gazze, öldürmeye doymayan soykırım şebekesi tarafından dünyanın en büyük toplama kampına dönüştürüldü" dedi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Gazze, kendini uluslararası hukukun üstünde gören kibirli ve öldürmeye doymayan soykırım şebekesi tarafından dünyanın en büyük toplama kampına dönüştürüldü" dedi

09.10.2026 13:11:00
AA
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gazze, öldürmeye doymayan soykırım şebekesi tarafından dünyanın en büyük toplama kampına dönüştürüldü" dedi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gazze, öldürmeye doymayan soykırım şebekesi tarafından dünyanın en büyük toplama kampına dönüştürüldü" dedi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, "Uluslararası anlaşmalar deyim yerindeyse hükmünü yitirmiş durumda. Uluslararası mahkemelerin verdikleri kararlar aynı şekilde uygulanamaz durumda. Neresinden tutsanız elinizde kalan bir sistem var ve bu sistemin küresel ölçekte yol açtığı sıkıntılara hepimiz tanıklık ediyoruz." dedi.

ABD-İran gerilimine ilişkin değerlendirmede bulunan Erdoğan, "Küresel petrol ihracatının yüzde 35'inin geçtiği Hürmüz'deki tıkanıklık onca çabaya rağmen aylardır bir türlü giderilemedi." diye konuştu.

"Türkiye kendisine umut bağlayan insanlara sırtını dönmez"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail'in Gazze'deki soykırımına ilişkin, "Gazze, kendini uluslararası hukukun üstünde gören kibirli ve öldürmeye doymayan soykırım şebekesi tarafından dünyanın en büyük toplama kampına dönüştürüldü. Türkiye gerekirse sıkıntı çeker ama kendisine umut bağlayan, haksızlığa uğrayan insanlara da sırtını dönmez." değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, şöyle devam etti: 
"Suç işleyip ülke dışına çıkarak adaletten kaçabileceğini sananlar, nereye saklanırlarsa saklansınlar kendilerini güvende hissetmemelidir. Sadece 2026'nın ilk 9 ayında 294 kişinin ülkemize iadesini sağladık. Aynı dönemde farklı aramalar kapsamında 736 kişiyi ülkemize getirdik."

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) bugün yapacağı kritik toplantıda önemli maddeleri oylamaya sunacak

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) bugün yapacağı kritik toplantıda önemli maddeleri oylamaya sunacak. Toplantıda hakemler dosyası, MHK'nin belirlenmesi ve Montella'nın geleceğinin masaya yatırılması bekleniyor

09.10.2026 11:04:00
Haber Merkezi
 
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) bugün yapacağı kritik toplantıda önemli maddeleri oylamaya sunacak
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) bugün yapacağı kritik toplantıda önemli maddeleri oylamaya sunacak
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) bugün yapacağı kritik toplantıda önemli maddeleri oylamaya sunacak. Toplantıda hakemler dosyası, MHK'nin belirlenmesi ve Montella'nın geleceğinin masaya yatırılması bekleniyor.
'Hakemler dosyası" soruşturmasında Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanı Ferhat Gündoğdu'nun da aralarında bulunduğu 5 kişi hakkında tutuklama kararı verilirken, 2 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
Soruşturma kapsamında ayrıca Süper Lig hakemi Yasin Kol ile yardımcı hakem Göktuğ Hazar Erel de tutuklanırken; bu gelişmelerin ardından Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Yönetim Kurulu, olağanüstü seçim gündemiyle toplanma kararı almıştı.

Olağanüstü seçim kararı çıkacak mı?
Türk futbolu adına kritik önem taşıyan toplantı bugün saat 14.00'te başlayacak. TFF'nin Riva'daki genel merkezinde gerçekleştirilecek toplantıda TFF Yönetim Kurulu'nun 'olağanüstü seçim' kararı alabileceği öğrenildi.
TFF'nin gündeminde 3 kritik başlık olacak. Bu maddelerin oylaması sonrasında olağanüstü seçim ve Montella'nın geleceği de netleşecek.

Seçim gündemi. Olağanüstü seçim kararı
MHK: Başkan Ferhat Gündoğdu ile birlikte 5 ismin tutuklanmasının ardından yeni MHK belirlenecek
Vincenzo Montella: İtalyan teknik adamla yola devam edilip edilmeyeceği yönetimde oylamaya sunulacak.

Yönetimde istifalar yaşandı
Hakemlere yönelik soruşturma ve tutuklanmaların ardından Türkiye Futbol Federasyonu'nda üst üste istifalar yaşandı. Amatör Futbol, Kadın Futbolu ve Engelli Futbolundan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Ural Aküzüm, Stratejik Planlama ve Gelişimden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Mevlüt Aktan ve son olarak TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'nun yeğeni, TFF Genel Sekreteri Abdullah Ayaz istifa etti.
Tutuklanmasının ardından MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu da Merkez Hakem Kurulu Başkanlığı görevinden istifa etmişti. Öte yandan MHK VAR Koordinatörü olarak görev yapan Yaşar Kemal Uğurlu da istifa kararı almıştı.

'Arap Emrah' suç örgütüne operasyon: 34 gözaltı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca kamuoyunda "Arap Emrah" lakabıyla bilinen Emrah Sever'in liderliğindeki silahlı suç örgütüne yönelik 8 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 34 şüpheli gözaltına alındı

09.10.2026 10:31:00
İhlas Haber Ajansı
 
'Arap Emrah' suç örgütüne operasyon: 34 gözaltı
'Arap Emrah' suç örgütüne operasyon: 34 gözaltı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca kamuoyunda "Arap Emrah" lakabıyla bilinen Emrah Sever'in liderliğindeki silahlı suç örgütüne yönelik 8 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 34 şüpheli gözaltına alındı. Adreslerde yapılan aramalarda 3 ruhsatsız tabanca, 1 pompalı tüfek, çok sayıda fişek ve 272 bin lira nakit para ele geçirildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca yeni nesil suç örgütlerine yönelik yürütülen soruşturmalar kapsamında, Emrah Sever Çıkar Amaçlı, Silahlı ve Organize Suç Örgütü'ne yönelik çalışma başlatıldı. Başsavcılık koordinesinde İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalar sonucunda, örgütle bağlantılı olduğu tespit edilen toplam 52 şüpheliden 47'sinin yakalanması için harekete geçildi. Şüphelilerden 1'inin ceza infaz kurumunda, 4'ünün ise yurt dışında bulunduğu belirtildi.

8 ilde eş zamanlı operasyon



İstanbul, Ankara, Çanakkale, Kocaeli, Mardin, Muş, Tekirdağ ve Trabzon'da bugün düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 34 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin ikametlerinde yapılan aramalarda 3 ruhsatsız tabanca, 1 pompalı tüfek, farklı çaplarda çok sayıda fişek ve 272 bin lira nakit para ele geçirildi. Öte yandan suç örgütüne ait olduğu belirtilen 38 farklı sosyal medya hesabına erişim engeli getirilmesi talep edildi. Soruşturmanın tüm yönleriyle sürdüğü bildirildi.

İstanbul Valiliğinden Maltepe'de kısmen çöken binadaki arama kurtarma çalışmalarına ilişkin açıklama

İstanbul Valiliği, Maltepe'de kısmi çökme sonucu 2 kişinin hayatını kaybettiği 7 katlı binanın enkazında bulunduğu değerlendirilen 3 kişiye ulaşmak için yürütülen arama kurtarma çalışmalarına 774 personel, 237 araç, 2 dron ve 10 arama kurtarma köpeğinin katıldığını bildirdi

09.10.2026 00:30:00
AA
 
İstanbul Valiliğinden Maltepe'de kısmen çöken binadaki arama kurtarma çalışmalarına ilişkin açıklama
İstanbul Valiliğinden Maltepe'de kısmen çöken binadaki arama kurtarma çalışmalarına ilişkin açıklama

Valilikten yapılan açıklamada, Cevizli Mahallesi'nde 7 katlı bir binanın ilk 3 katında meydana gelen yapısal çökmenin ardından, AFAD, itfaiye, emniyet ve sağlık ekiplerince çalışmaların sürdürüldüğü belirtildi.

Açıklamada, "Yapılan arama kurtarma çalışmalarında, şu ana kadar enkaz altından toplam 11 kişi çıkarılmıştır. 1 kişi olay yerinde, 1 kişi ise kaldırıldığı hastanede olmak üzere toplam 2 kişi hayatını kaybetmiştir. Halihazırda enkaz altında olduğu değerlendirilen 3 kişiye yönelik arama ve kurtarma çalışmaları devam etmektedir." ifadelerine yer verildi.

Çevredeki binalarda alınan tedbirlere yer verilen açıklamada, "Çevrede bulunan 12 numaralı bina (5 mesken, 1 iş yeri, 13 vatandaş), 25 numaralı bina (5 mesken, 1 iş yeri, 12 vatandaş) ve 27 numaralı bina (10 mesken, 4 iş yeri, 30 vatandaş) tedbir amacıyla tahliye edilmiştir. Böylece toplam 3 bina ve 55 vatandaşımız tahliye edilmiştir." bilgisi verildi.

Açıklamada, Afet Barınma Grubu tarafından barınma ihtiyacı bulunan vatandaşlar için 5 farklı otelde toplam 66 kişilik yer ayrıldığı belirtilerek, çöken binadan 8, tedbir amacıyla tahliye edilen diğer binalardan 36 olmak üzere toplam 44 kişinin konaklamasının sağlandığı kaydedildi.

Afet Psikososyal Destek Grubu tarafından otellere yerleştirilen ve hastanelerde tedavi gören afetzedelere psikososyal destek sağlandığı aktarılan açıklamada, Afet Beslenme Grubu tarafından da mobil ikram, müdahale ve lojistik araçlarıyla bölgedeki görevli personel ve vatandaşlara beslenme hizmeti verildiği belirtildi.

Açıklamada, binanın yan yatma ve çökme ihtimaline karşı gerekli destek ve tahkim çalışmalarının yapıldığı, arama kurtarma faaliyetlerinin gönüllü olarak bölgeye getirilen hidrolik yıkım makası yardımıyla sürdürüldüğü ifade edildi.

Valiliğin açıklamasında, "Arama ve kurtarma faaliyetlerine, İtfaiye, AFAD İstanbul, AFAD Tekirdağ, AFAD Bursa, AFAD Sakarya, 112 Acil Sağlık, Emniyet, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Kızılay, Karayolları, İBB/AKOM, İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü ve Maltepe Belediyesi ekiplerinin iştirakiyle devam edilmektedir. Çalışmalara toplam 774 personel, 2 dron, 237 araç ve 10 K9 katılmaktadır." ifadeleri kullanıldı. 

Maltepe'de enkaz altındaki 3 kişinin isimleri belli oldu

Maltepe'de sabah saatlerinde 3 katı çöken 7 katlı binanın enkazı altında bulunan 3 kişinin isimleri belli oldu

08.10.2026 20:22:00
İhlas Haber Ajansı
 
Maltepe'de enkaz altındaki 3 kişinin isimleri belli oldu
Maltepe'de enkaz altındaki 3 kişinin isimleri belli oldu
Maltepe'de sabah saatlerinde 3 katı çöken 7 katlı binanın enkazı altında bulunan 3 kişinin isimleri belli olurken, arama çalışmaları binanın yıkımının tamamlanmasının ardından gerçekleştirilecek.

Olay, sabah saat 05.40 sıralarında Maltepe Cevizli Mahallesi Doğu Sokak'taki 7 katlı binada meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, binanın 3 katında henüz bilinmeyen bir nedenle çökme yaşandı. İhbar üzerine olay yerine AFAD, UMKE, itfaiye, sağlık ve emniyet ekipleri sevk edildi. Ekiplerin seferber olduğu arama kurtarma çalışmalarında enkaz altından 8 kişi sağ olarak çıkarılırken, enkazdan çıkartılan 2 kişi ise hayatını kaybetti.

Enkaz altında kalan Zeynep İnan, Mesut Bilece ve Hüseyin Özyurt'u (64) çıkarma çalışmalarının ise binanın yıkımının tamamlanmasının ardından gerçekleştirileceği aktarıldı. Öte yandan Hüseyin Özyurt'un engelli, Zeynep İnan'ın ise enkazda hayatını kaybeden Ahmet Muhammet İnan'ın kardeşi olduğu öğrenildi.

Bakan Göktaş’tan istifa resti

Türkiye gündemini sarsan "fon krizi" tartışmalarında adı geçen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, babası Hasan Özdemir üzerinden ortaya atılan "830 milyon liralık işlem" iddialarına TBMM'de ve sosyal medya hesabından çok sert yanıt verdi. İddiaların tamamen bir isim benzerliğinden ibaret olduğunu, belgedeki kişinin Bartınlı, kendi babasının ise Konyalı olduğunu açıklayan Göktaş, muhalefete meydan okudu. Bakan, "Tek bir kuruş dahi işlem varsa istifa ederim. İspatlayamazlarsa kendilerinden de istifa bekliyorum" dedi

08.10.2026 19:00:00
Haber Merkezi
 
Bakan Göktaş’tan istifa resti
Bakan Göktaş’tan istifa resti
YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale'nin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) düzenlediği basın toplantısıyla "fon vurgununa" karıştığını iddia ettiği iki kabine üyesinin ismini vermesi, başkent kulislerini hareketlendirdi.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile birlikte doğrudan hedef gösterilen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, iddiaların ardından kameralar karşısına geçerek adeta ateş püskürdü. Göktaş, iddiaları "yalan, iftira ve çamur siyaseti" olarak nitelendirerek Türk siyasetinde eşine az rastlanır bir istifa resti çekti.


Krizin fitili nasıl ateşlendi?


YENİ Partili Ümit Özlale, düzenlediği basın toplantısında Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) sicil numaraları üzerinden büyük bir fon hareketliliği tespit ettiklerini öne sürdü.

Özlale, Bakan Göktaş'ın babası Hasan Özdemir'in ya da onun adına hareket eden birilerinin, bu fon krizinden hemen önce paralarını 470 milyon liradan 830 milyon liraya çıkararak fondan çektiğini iddia etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın masasında bu vurgunu yapanların "sıralı tam listesi" olduğunu iddia eden Özlale, listenin pazartesi gününe kadar açıklanmaması durumunda yeni AKP'li isimleri belgeleriyle ifşa edeceklerini söyleyerek hükümete süre verdi.


Bakan Göktaş'tan T.C. kimlik numaralı yalanlama


İddiaların ardından TBMM'de basın mensuplarına konuşan ve ardından yazılı bir açıklama yayımlayan Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, iddiayı kökten reddetti. İddia sahiplerinin "temel bir araştırma yapmaktan bile aciz" olduğunu belirten Göktaş, durumun tamamen bir isim benzerliği skandalı olduğunu gözler önüne serdi.

Bakan Göktaş, fon meselesi üzerinden şahsını ve ailesini hedef alan iddiaların baştan sona yalan ve iftira olduğunu söyledi. Hiçbir aile üyesinin söz konusu fonlarda tek bir kuruş dahi işleminin veya kayıtlı hesabının bulunmadığını vurgulayan Göktaş; muhalefetin bahsettiği işlemin sahibinin T.C. kimlik numarasının 92 ile bittiğini, kendi babasının kimlik numarasının ise 18 ile bittiğini açıkladı.

Kayıtlara baktıklarında işlem yapan kişinin Bartın nüfusuna kayıtlı bir vatandaş olduğunu, kendi babasının ise Konya nüfusuna kayıtlı olduğunu belirten Bakan, muhalefetin keşke biraz daha zeki davranıp bunları önceden araştırma zahmetine girmiş olmasını dilediğini ifade ederek kendilerine yazıklar olsun diyerek tepki gösterdi.


"En ufak bir ispatta istifa ederim"


Konuşmasında muhalefetin çamur siyaseti ürettiğini belirten Bakan Göktaş, siyasi geleceğini ortaya koyarak meydan okudu.

Bu iftirayı ortaya atanlardan derhal iddialarını ispatlamalarını beklediğini ifade eden Bakan Göktaş, en ufak bir ispat sunulması durumunda görevinden istifa edeceğini peşinen beyan etti.

İddiaların somut delillerle ispatlanması durumunda görevini derhâl bırakacağını yineleyen Göktaş, bu iddiaların yalan ve iftira olduğu ortaya çıktığında muhalefetin de işgal ettiği görevleri bırakıp bırakmayacağını sordu.

Göktaş, adlarını yalanlarla kirletmeye çalışan ve ailesini karalama kampanyalarının hedefi haline getiren tüm sorumlular hakkında şahsı ve aile üyeleri adına gerekli hukuki süreçlerin başlatıldığını, konunun mahkemede hesaplaşılacağını duyurdu.


4 bin "Hasan Özdemir" var


Olayın sıcaklığı sürerken, basında yer alan bağımsız teyit incelemeleri de Bakan Göktaş'ın açıklamalarını destekledi. Odatv tarafından yapılan araştırmada, YENİ Parti'nin kimlik numaralarını ve şahısları karıştırdığı; bahsi geçen 830 milyon liralık işlem kaydının sahibinin 66 yaşında Bartınlı bir vatandaş olduğu belirlendi.

İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü verilerine göre Türkiye'de aktif nüfusa kayıtlı ortalama 4 bin ila 4 bin 500 civarında "Hasan Özdemir" isimli vatandaşın bulunduğu, muhalefetin bu isim benzerliğini sorgulamadan doğrudan kabineye yönelik bir saldırı malzemesi yaptığı ortaya çıktı.

Bu gelişmelerin ardından gözler, pazartesi gününe kadar süre veren YENİ Partili Ümit Özlale'nin ve muhalefet kanadının izleyeceği yeni stratejiye çevrildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.