logo
31 AĞUSTOS 2025


Türkiye'de misyonerlik

11.05.2006 00:00:00
İstanbul'un fethedilmesi ve Bizans'ın yıkılması Batı'da büyük yankılar uyandırmış ve böylece Türk düşmanlığı bütün Avrupa'ya yayılmıştır. Prof. Dr. İbrahim Arslanoğlu'nun yazısı...

                                                    Türkiye'de Misyonerlik Çalışmaları-2Misyonerlerin Türkiye'deki çalışmalarına gelmeden önce Endülüs Emevi Devletinde yaptıklarından çok kısa söz etmek istiyorum. Endülüs'te 800 yıl süren İslam uygarlığından sonra misyonerlerin çalışmaları sonucunda camiler kiliseye döndürülmüş, bir tek Müslüman kalmamak koşuluyla ya katledilmiş ya da göçe zorlanmıştır. Öte yandan Gırnata'da Müslümanların elinde bulunan el yazması eserler şehrin en büyük meydanında yakıldı. Yalnızca Kurtuba'da yakılanlar, 1 milyon civarındadır. 1524 yılında çıkarılan bir fermanla İspanya'da kalan henüz Hıristiyanlığa girmemiş olan Müslümanlardan ya Hıristiyan olmaları ya da ülkeyi terk etmeleri istendi. Buna uymayanların köleleştirilecekleri söylendi. Arapça ve Arap isimleri kullanma, Müslüman kıyafetleri giyilmesi yasaklandı. İspanya'nın her şehrinde, her kasabasında Müslüman aileler teker teker tutuklanarak Cezayir'e gönderilmek üzere gemilere istiflendiler. Bunların çoğu açlıktan, susuzluktan, bitkinlikten yolda öldü. Bu iş için askeri filolar yetersiz kaldığından özel gemiler kiralandı. Kaptanlar Müslümanları taşımak için kişi başına ücret aldılar. Fakat İspanyol limanlarından uzaklaşıp gözle görünmez olunca onları denize atıp geri dönerek yeni yükleme yapmayı daha karlı buldular. Bleda isimli bir köy papazı, 140 bin Müslüman'ı Afrika'ya götürmek üzere olan gemide 100 bin Müslüman'ın bir defada öldüğünü yazar (Baş, 2000). Misyonerler Türkiye ve Türklerle Niçin İlgilenmektedir?1071 yılında Alpaslan'ın Anadolu'nun kapılarını açması ve İznik başkent olmak üzere Anadolu Selçuklu Devleti'nin kurulmasını Batı hazmedememiş ve 1096-1270 yılları arasında 8 defa haçlı seferi düzenlemişlerdir. Artık Avrupa ile ilişkilerde Hıristiyanlık Batı'nın kendisini savunma ideoloji haline gelmiştir. Ayrıca İstanbul'un fethedilmesi ve Bizans'ın yıkılması Batı'da büyük yankılar uyandırmış ve böylece Türk düşmanlığı bütün Avrupa'ya yayılmıştır (Timur, 1994).Prof. Bozkurt Güvenç'e (1994) göre Batı'da Müslüman ile Türk, Türk ile İslam eşanlamlı kabul edilir ve Hz. Muhammed "Türk" olarak bilinir. Aynı şekilde  Bernad Lewis de Modern Türkiye'nin Doğuşu adlı kitabında Batı'da, Türk ile Müslüman'ın özdeş kabul edildiğini, yazar. Hıristiyanlar için Doğu, Tanrı'nın hidayetinden yoksun bir dünyadır (Meriç,1996). Buna göre kiliseye ve Hıristiyanlara düşen görev de dünyadaki Müslümanları ve özellikle Türkleri Tanrı'nın hidayetine erdirmektir. 1699 yılında Sultan II. Mustafa ile Avusturya İmparatoru I. Leopold arasında imzalanan Karlofça Antlaşmasının dili Osmanlıca ve Almanca değil Latince idi. Fransa'da Katolik Kilisesi ayinlerini Latince yapar ve İncilin Dili de Latince'dir (Altındal, 1994). Burada Osmanlı'nın Batı'ya yenilmesinden sonra Batı'nın dinsel dili olan Latince'nin Osmanlı'ya dayatıldığını görüyoruz. Bu, benim dinimin senin dininden üstün olduğunu kabul edeceksin anlamına gelir. İşe tersinden bakarsak  bu, Osmanlı'nın yenmesi durumunda antlaşmanın Kur'an dili olan Arapça ile yapılması demektir.Bu olguya bundan 700 yıl önce yaşamış olan tarih filozofu ve sosyolojinin kurucusu İbn Haldun Mukaddime adlı eserinde şöyle açıklamaktadır: "Yenilmiş kavimler, yenmiş kavimlerin din, mezhep, örf, adet, gelenek, giyim ve kuşamlarını alırlar. Çünkü nefis ve kalp kendini yenenlerin üstünlüğüne inanır." Batı'ya göre ne Anadolu tarihi ne Osmanlı tarihi ve ne de Cumhuriyet tarihi özgündür. Barbar Türkler ve çağdışı Müslümanlık Anadolu'nun özgün uygarlıklarını yok etmiştir (Altındal,1994). 1950'lerde başbakanlık yapmış olan Prof. Dr. Şemsettin Günaltay, 1915 yılında İsviçre'de öğrenci iken "Makedonya'da Türk Mezalimi" adlı bir panele katıldığını ve konuşmacılardan birisinin aynen şunları söylediğini kaydeder: "Yeryüzünden hilal kalkmadıkça Hıristiyanlık bütün dünyayı yönetimi altına almadıkça insanlık mutlu olamaz. Hıristiyanlık, Arabistan'ın barbar dinini ortadan kaldırmalı, Türkler Altay dağlarının gerisine sürülmelidir" (Küçük, 1996). Aynı şekilde yazar Aytunç Altındal, 1990'larda ABD'de bilimsel bir toplantıya katılır. Avrupalı bilim adamlarından birisi, konuşma sırasında şu sözleri söyler: "Türkiye yok edilmesi gereken askeri, siyasi ve ekonomik güçtür". Raymond de Lule, "Türkleri kılıçla yenmek mümkün değil o halde İslam felsefesini, Arapça'yı öğrenerek, onların arasına girerek Müslümanlığın gelişmesini durdurmak zorundayız" diyor (Küçük, 1996).İngilizlerin Misyonerlik Faaliyetleri 1806 yılında Osmanlı Devleti'ne gelen İngiliz elçisi Stranford Cannig II. Mahmud'a ve Tanzimat ileri gelenlerine Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılışını önleyecek telkinlerde bulunarak düşüncelerini 4 madde halinde toplamıştır (Atay, 1971):1. Osmanlı İmparatorluğu'nun Avrupalılaşması için İslamiyet'ten ayrılması gerekir.2. Türkler yenilik yapacak kabiliyette olmadığı için Orta Asya'ya dönmeye mahkumdurlar.3. Türkiye'nin tek çıkar yolu, Hıristiyanlık  anlamında medenileşmesidir.4. Osmanlı İmparatorluğu için baş muzır İslam dinidir. Bu, Türklerin boşa giden enerjisi üzerinde yatan gerçek bir canavardır.Son günlerde Batı ülkelerindeki bazı basın organlarının Hz. Muhammed'i terörist olarak göstermeleri, Batı'nın yukarıdaki düşüncelerinde en ufak bir değişiklik olmadığını göstermektedir. Prof. Hüseyin Atay'a göre yukarıdaki 4 madde geçmişte Türkiye'yi parçaladı, gelecekte de parçalamaya devam edecektir. İster istemez Prof. Dr. Hüseyin Atay'ın düşüncelerine hak vermek zorunda kalıyoruz. Çünkü Avrupa Birliğine uyum adı altında çıkarılan yasalar sonucu Türkiye'de binlerce kilisenin açıldığı kitle iletişim araçlarında yer almaktadır.İngilizler 19. yüzyılda Sömürgeler Bakanlığını ihdas ederek Suudi Arabistan'da Vahabilik mezhebini kurdurdular (M. Hadimi, 1996). Vahabilik, hem dinsel hem siyasal olarak Hicaz bölgesinde Osmanlı Devleti'ne bir başkaldırı niteliği taşımaktadır. Vahabi isyanları Osmanlı Devleti'nin bütünlüğünü bozmakla kalmamış aynı zamanda imparatorluğun parçalanmasında katalizör rolü oynamıştır (Vurmay, 2005).Yarın: İngilizlerin misyonerlik faaliyetleri

TÜRKİYE'DE MİSYONERLİK (1)
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
BTP 30 Ağustos'u coşkuyla kutladı
'Zafer ekonomi ile de kazanıldı'
Çin'de kritik zirve
Cumhurbaşkanı Erdoğan Xi ile görüştü
New York'ta bir Türk gözaltında öldürüldü
Türk taksi sürücüsü işkenceyle mi öldü?
TZOB Başkanı Bayraktar: 'Ağustos ayında 37 ürünün 30'unun fiyatı arttı'
Cumhurbaşkanı Erdoğan: ‘Enflasyon 14 aydır düşüyor’
Çiftçiler zarara imza atmadı, ekim alanı daraldı
Rekolte düştü domateste fiyatlar 3'e katlandı
Mardin'de bir aile kayboldu
Aileden 4 gündür haber alınamıyor
Galatasaray 4’te 4 yaptı
Galatasaray-Çaykur Rizespor 3-1
Beyşehir Gölü'nde sular çekildi
Adalara yürüyerek yolculuk başladı
BTP'den 'Zafer Bayramı' şöleni
BTP lideri Hüseyin Baş'ın katılımıyla
Galatasaray'ın, Şampiyonlar Ligi fikstürü belli oldu
İlk maç 18 Eylül'de deplasmanda
Yeni bir zafer hikayesi mi başlıyor?
Sergen Yalçın yeniden Beşiktaş’ta
Taksim Meydanı'nda 30 Ağustos Zafer Bayramı töreni
Cumhuriyet Anıtı'na çelenk bırakıldı
ABD'de Trump'ın tarifelerine yargı engeli
"Çoğu yasa dışı"
İsrail Gazze'nin çeşitli yerlerinde 66 kişiyi daha katletti
Soykırım durmak bilmiyor!
Husiler: İsrail'in Sana'ya saldırıları cezasız kalmayacak
'Gazze'ye destekten geri adım atmayacağız'
BTP 30 Ağustos'u coşkuyla kutladı
'Zafer ekonomi ile de kazanıldı'
Çin'de kritik zirve
Cumhurbaşkanı Erdoğan Xi ile görüştü
New York'ta bir Türk gözaltında öldürüldü
Türk taksi sürücüsü işkenceyle mi öldü?
TZOB Başkanı Bayraktar: 'Ağustos ayında 37 ürünün 30'unun fiyatı arttı'
Cumhurbaşkanı Erdoğan: ‘Enflasyon 14 aydır düşüyor’
Çiftçiler zarara imza atmadı, ekim alanı daraldı
Rekolte düştü domateste fiyatlar 3'e katlandı
Mardin'de bir aile kayboldu
Aileden 4 gündür haber alınamıyor
Galatasaray 4’te 4 yaptı
Galatasaray-Çaykur Rizespor 3-1
Beyşehir Gölü'nde sular çekildi
Adalara yürüyerek yolculuk başladı
BTP'den 'Zafer Bayramı' şöleni
BTP lideri Hüseyin Baş'ın katılımıyla
Galatasaray'ın, Şampiyonlar Ligi fikstürü belli oldu
İlk maç 18 Eylül'de deplasmanda
Yeni bir zafer hikayesi mi başlıyor?
Sergen Yalçın yeniden Beşiktaş’ta
Taksim Meydanı'nda 30 Ağustos Zafer Bayramı töreni
Cumhuriyet Anıtı'na çelenk bırakıldı
ABD'de Trump'ın tarifelerine yargı engeli
"Çoğu yasa dışı"
İsrail Gazze'nin çeşitli yerlerinde 66 kişiyi daha katletti
Soykırım durmak bilmiyor!
Husiler: İsrail'in Sana'ya saldırıları cezasız kalmayacak
'Gazze'ye destekten geri adım atmayacağız'
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2025

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.