logo
06 TEMMUZ 2026

Türkler için din önemli

23.09.2005 00:00:00
 


BBC Dünya Servisi ve Gallup'un bütün dünyadaki 68 ülkede 51 bin 417 kişiyle yaptığı anketin sonuçları, Türk halkının ailesine bağlılığının güçlü olduğunu ortaya koydu.

Anket sonuçlarına göre, Türk halkının yüzde 77'si önemli kararlarını ailesiyle birlikte alırken, bu oran Avrupa ülkelerinde ortalama yüzde 61 olarak belirlendi. Türk halkının sadece yüzde 5'lik kesimi, önemli kararlarında arkadaşlarından etkilendiğini belirtti.Türkiye'de halkın yüzde 44'ünün dini kimliğini ön plana çıkardığını, Avrupa'da bu durumun ortalamasının yüzde 13 olduğunu gösteren araştırma sonuçlarına göre, kimliğini tanımlarken milliyetini ön plana çıkartan Türklerin oranı yüzde 33.Araştırmaya göre, Türk halkının yüzde 35'i, ülkesinin halkın iradesine göre yönetildiğine inanıyor. Bu oran da Avrupa genelinde yüzde 31. Avrupalıların yüzde 62'si ülkelerinde adil ve özgür seçimler yapıldığına inanırken, bu oran Türk halkı arasında yüzde 54 olarak kaydedildi.Türkiye'de halkın yüzde 41'inin "asker ve polise" güvendiğini gösteren araştırmada, bu oranın Avrupa genelinde ortalama yüzde 31 olduğu görüldü. Türk halkının yüzde 40'ının da "askerin ve polisin" sistem içinde daha güçlü olmasını istediğine de işaret eden araştırma sonuçları, ankete katılanların yüzde 5'inin politikacılara güvendiğini gösterdi. Bu oranın, Avrupa'da yüzde 10, dünya çapında yüzde 13 olduğu belirtildi.

NATO Genel Sekreteri ilk gelen isim oldu

Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek 36. NATO Liderler Zirvesi için geri sayım sürerken, Ankara'ya ulaşan ilk isim NATO Genel Sekreteri Mark Rutte oldu. Yarın başlayacak ve küresel savunma mimarisini yeniden şekillendirecek kritik zirve öncesi başkente dev güvenlik önlemleri alınırken, Rutte ayağının tozuyla diplomasi trafiğine başlıyor

06.07.2026 15:10:00
Haber Merkezi
 
NATO Genel Sekreteri ilk gelen isim oldu
NATO Genel Sekreteri ilk gelen isim oldu
Küresel diplomasinin ve savunma siyasetinin kalbi, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara'da atacak. NATO üyesi 32 ülkenin devlet ve hükümet başkanlarının yanı sıra 100'e yakın bakan ve binlerce delegenin katılacağı tarihi 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde en kritik gelişme yaşandı. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'yi taşıyan uçak, Esenboğa Havalimanı'na iniş yaptı. Rutte, havalimanında Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ve beraberindeki üst düzey heyet tarafından resmi törenle karşılandı.

Brüksel'deki karargahtan ayrılmadan önce sosyal medya hesabından görüntülü bir mesaj paylaşan Rutte, "Tam zamanında geldiniz çünkü ben yola çıkmak üzereydim. Bu binadaki birçok kişi Ankara'ya taşınıyor. İki gün sürecek Ankara Zirvesi büyük ölçüde somut sonuçlara ve taahhütlerin yerine getirilmesine odaklanacak" diyerek zirvenin önemine dikkat çekmişti.

Ankara'da "kırmızı alarm"

Türkiye, ABD Başkanı Donald Trump da dahil olmak üzere dünya liderlerini ağırlamaya hazırlanırken başkentte güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarıldı. Zirve boyunca kent genelinde 48 bin 841'i emniyet, 7 bin 447'si jandarma olmak üzere toplam 56 bin 288 güvenlik personeli görev yapacak.

Protokol güzergahları ve liderlerin konaklayacağı alanlar "kırmızı alan" ilan edilirken, bazı kamu personeline de idari izin verildi. Zirveyi takip etmek üzere dünyanın dört bir yanından yaklaşık 3 bin basın mensubu da Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi'nde kurulan dev medya merkezine akın etti.

Masada "NATO 3.0" ve savunma harcaması var

Ankara Zirvesi, transatlantik ilişkilerde yeni bir dönemin kapısını aralayacak. Genel Sekreter Rutte, zirvenin en kritik başlıklarından birinin müttefiklerin savunma harcamalarını artırması ve yüzde 5'lik yeni harcama hedefine yönelik inandırıcı planlar sunması olduğunu belirtti. Zirvede, Avrupa'nın konvansiyonel savunmada liderliği üstlenmesini öngören "NATO 3.0" vizyonunun yanı sıra, Ukrayna'ya uzun soluklu askeri ve mali destek paketleri ile ittifakın güney kanadındaki gelişmeler 360 derecelik bir güvenlik perspektifiyle ele alınacak.

Rutte'nin yoğun Ankara programı

Zirve öncesi ilk temasları gerçekleştirecek olan Genel Sekreter Mark Rutte'nin 6-8 Temmuz tarihlerini kapsayan resmi programı şu şekilde netleşti:

6 Temmuz Pazartesi (Bugün):

16:45 – Ankara'ya varışının ardından güncel gelişmeler ve zirve gündemine dair bir basın toplantısı düzenleyecek.

18:00 – Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kabul edecek. Bu kritik kabulde, zirvenin ana gündem maddeleri ve Türkiye'nin ittifaktan beklentileri öncelikli olarak masaya yatırılacak.

7 Temmuz Salı (Zirvenin 1. Günü):

Sabah Saatleri – Zirve, Ankara Ticaret Odası (ATO) Kongre ve Sergi Merkezi'nde düzenlenecek olan kapsamlı NATO Savunma Sanayi Forumu ile başlayacak. Rutte, forumun açılış konuşmasını gerçekleştirecek.

17:00 – Beştepe'de üye ülkelerin Dışişleri Bakanları, İstanbul İşbirliği Girişimi (ICI) üyesi ortak ülkelerin (Bahreyn, Kuveyt, Katar, BAE) temsilcileriyle bir araya gelecek. Aynı saatte Ay Yıldız Karargahı'nda Savunma Bakanları için resmi bir resepsiyon verilecek.

18:30 – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan'ın ev sahipliğinde, devlet ve hükümet başkanları ile eşleri onuruna Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde resmi karşılama resepsiyonu ve akşam yemeği organize edilecek.

19:45 / 20:15 – Eş zamanlı olarak NATO-Ukrayna Dışişleri Bakanları Konseyi Çalışma Yemeği ile Kuzey Atlantik Konseyi Savunma Bakanları Çalışma Yemeği gerçekleştirilecek.

8 Temmuz Çarşamba (Zirvenin 2. Günü):

Sabah Saatleri – Genel Sekreter Mark Rutte ve müttefik liderlerin zirve alanına gelişleri ve basına ilk açıklamaları yapılacak. Ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rutte, liderleri resmi törenle karşılayarak geleneksel Aile Fotoğrafı çekimine geçecek.

11:15 – Zirvenin ana omurgasını oluşturan, müttefik devlet ve hükümet başkanlarının katılımıyla Kuzey Atlantik Konseyi (NAC) Toplantısı gerçekleştirilecek.

15:00 – NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, iki gün süren tarihi zirvenin sonuçlarını, alınan kararları ve yayımlanan ortak bildiriyi dünya kamuoyuna duyurmak üzere kapanış basın toplantısını düzenleyecek.

Ekrem İmamoğlu bugün üç ayrı davada hakim karşısında

23 Mart 2025'te tutuklanarak Silivri Cezaevi'ne gönderilen ve İçişleri Bakanlığı tarafından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu bugün yargılandığı üç ayrı davada hakim karşısına çıkıyor

06.07.2026 12:10:00
Haber Merkezi
 
Ekrem İmamoğlu bugün üç ayrı davada hakim karşısında
Ekrem İmamoğlu bugün üç ayrı davada hakim karşısında
23 Mart 2025'te tutuklanarak Silivri Cezaevi'ne gönderilen ve İçişleri Bakanlığı tarafından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu bugün yargılandığı üç ayrı davada hakim karşısına çıkıyor.

6 Temmuz'da İBB davasının 62. günü; "casusluk" davasının 2. günü ve 'sahte diploma' davasının 5. günündeki duruşmalar görülüyor.

Avrupa Parlamentosu'nun (AP) Türkiye raportörü Nacho Sanchez Amor ve yanındaki heyet Silivri'de duruşmaları takip ediyor.

İmamoğlu'nun hazır bulunduğu ilk duruşma olan "casusluk" davasından diploma davası duruşmasına geçme talebi kabul edildi.

Ekrem İmamoğlu, 5 Temmuz'da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda "3 dava tek cümle: Demokrasiyi savunuyorum" dedi.

İmamoğlu geçen hafta, yargılandığı üç ayrı dava için kendisinden 6 Temmuz'da savunma istenmesine tepki göstermişti.

Açıklamasında, "Bir insan aynı gün üç ayrı mahkemede savunmaya zorlanmasının insani bir yönü yok. 110 gündür süren dava sürecinin sonlarına gelmişken Mahkeme Başkanı'nın 9 Temmuz'da duruşmayı sonlandırma ısrarı düşündürücüdür. Neden 9 Temmuz ısrarı?" diye sormuştu.

Savunmasının "kısıtlandığını" savunan İmamoğlu, 9 Temmuz sonrası Türkiye'de ne olacak?" demişti.

İmamoğlu hakkında bugün görülen davalarda son durum şöyle:

'Casusluk' davası: İmamoğlu'nun önce 'diploma davası'na geçmesi talebi kabul edildi
Davada Ekrem İmamoğlu ile birlikte gazeteci Merdan Yanardağ, siyasi danışmanı Necati Özkan ve Hüseyin Gün "siyasal casusluk" iddiasıyla tutuklu yargılanıyor.

6 Temmuz'da İmamoğlu'nun hazır bulunduğu ilk duruşmada avukatı aynı saate denk gelen diploma davasına katılabilmesi için salondan ayrılmasına izin verilmesini talep etti.

Mahkeme bu talebi kabul ederek, diğer duruşma sona erdiğinde yeniden salona getirilmesine karar verdi.

Mahkeme, bir önceki duruşmada sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vermiş; dosyadaki kritik dijital delillerin incelenmesi amacıyla Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), Emniyet ve Milli İstihbarat Teşkilatı'ndan (MİT) ek rapor talep etmişti.

Sanıklara yöneltilen temel suçlama, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 328/1 maddesi uyarınca "siyasal veya askeri casusluk maksadıyla devletin gizli kalması gereken bilgilerini temin etmek".

Haklarında 20 yıla kadar hapis cezası istenen sanıklar suçlamaları kesin dille reddediyor; iddianamenin somut delillere dayanmadığını ve davanın tamamen siyasi saiklerle açıldığını savunuyor.

Hâkimler ve Savcılar Kurulu'nun (HSK) 12 Haziran tarihli yaz kararnamesiyle davanın mahkeme heyeti değiştirilmişti.

Avukatı 6 Temmuz'daki duruşmada, İmamoğlu hakkında son bir yılda açılan çeşitli davalarda yargıç ve heyet değişiklikleri yaşandığını, bunun farklı kaygılar doğurduğunu savundu.

Ancak geçmişte yaptıkları benzer başvurulardan sonuç alamadıkları ve yargılamanın uzamasını istemedikleri için bu celsede reddi hakim talebinde bulunmayacaklarını belirtti.

Avukat Hasan Fehmi Demir, yeni atanan mahkeme başkanının sanıkları yeniden dinlemesinin uygun olacağını belirtirken, iki tanığın SEGBİS üzerinden değil, yüz yüze ve mahkeme salonunda dinlenmeleri gerektiğini savundu.

Diploma davası
Ekrem İmamoğlu'nun, iptal edilen üniversite diplomasına ilişkin "zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik" suçlamasıyla yargılandığı davanın duruşması da bugün görülecek.

Savcılık bu dosyada İmamoğlu hakkında 2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapis cezası istiyor.

İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesi, önceki celsede İstanbul 5'inci İdare Mahkemesi'nde görülen diploma iptaline ilişkin davanın sonucunun beklenmesine karar vermişti.

İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu, 18 Mart 2025'te aldığı kararla, 1990 yılında Girne Amerikan Üniversitesi'nden yapılan yatay geçişin usulsüz olduğu gerekçesiyle İmamoğlu'nun lisans diplomasını iptal etmişti.

Suçlamaları reddeden İmamoğlu bu karardan bir gün sonra gözaltına alınmış ve CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ilan edildiği 23 Mart 2025'te "yolsuzluk" suçlamasıyla tutuklanmıştı.

Türkiye'de cumhurbaşkanı adayı olmak için en az lisans düzeyinde yükseköğrenim yapmış (üniversite mezunu) olmak gerekiyor.

İBB davası
İstanbul Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi duruşma salonunda yoğun tartışmalar ve gerginliklerle devam eden davada, 59'u tutuklu toplam 414 sanık yargılanıyor.

2 Temmuz'daki 61. celsede, mahkeme başkanı ile Ekrem İmamoğlu arasında savunma sırası ve takvimi nedeniyle sert bir tartışma yaşandı.

Mahkeme heyeti, yaşanan gerginliğin ardından İmamoğlu'nun salondan çıkarılmasına karar verdi.

İmamoğlu, mahkemenin savunmaları 9 Temmuz'a kadar tamamlama planına itiraz ederek, üst üste farklı davalarının bulunduğunu söyledi ve "Burada insanüstü bir gayretle hakkımızı savunuyoruz. Savunmaların 9 Temmuz'a yetişmesi mümkün değil" dedi.

Gerginlik sırasında izleyici sıralarında bulunan CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş ile mahkeme başkanı arasında da tartışma çıkmış ve duruşmaya bir süre ara verilmişti.

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, sanık savunmalarının 9 Temmuz'da tamamlanmasını hedefliyor.

Yaklaşık 3 bin 900 sayfalık iddianamede İmamoğlu, "Suç örgütü kurmak ve yönetmek" başta olmak üzere çok sayıda suçla itham ediliyor.

Savcılık, 142 ayrı eylemden sorumlu olduğunu sürdüğü İmamoğlu hakkında 828 yıldan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası talep ediyor.

İmamoğlu ise davayı "siyasi" olarak nitelendiriyor ve kendisine yöneltilen tüm suçlamaları reddediyor.

Yasadışı bahis reklamları yasaklanıyor: Yeni kararlar devrede

Kamu Denetçiliği Kurumu, cep telefonlarına gönderilen istenmeyen reklam ve yasa dışı bahis mesajlarına ilişkin iki önemli karara imza attı. KDK, vatandaşların mağduriyetini giderirken BTK, KVKK ve ilgili kurumlara ek tedbirler alınması yönünde tavsiyede bulundu

06.07.2026 11:49:00
Haber Merkezi
 
Yasadışı bahis reklamları yasaklanıyor: Yeni kararlar devrede
Yasadışı bahis reklamları yasaklanıyor: Yeni kararlar devrede
Kamu Denetçiliği Kurumu, cep telefonlarına gönderilen istenmeyen reklam ve yasa dışı bahis mesajlarına ilişkin iki önemli karara imza attı. KDK, vatandaşların mağduriyetini giderirken BTK, KVKK ve ilgili kurumlara ek tedbirler alınması yönünde tavsiyede bulundu.

Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), cep telefonlarına gönderilen istenmeyen reklam ve yasa dışı bahis mesajlarına ilişkin verdiği iki ayrı kararla hem bireysel mağduriyetleri giderdi hem de ilgili kurumlara ilave hukuki, idari ve teknik önlemler alınması tavsiyesinde bulundu.

Kararların, kişisel verilerin korunması açısından emsal niteliği taşıdığı değerlendiriliyor. İlk başvuruda bir vatandaş, gönüllü olarak görev yaptığı bir insan hakları kuruluşu aracılığıyla telefon numarasını İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile paylaştığını, görevinden ayrıldıktan sonra ise SMS listesinden çıkarılmak için yaptığı başvurulara rağmen reklam mesajlarının gönderilmeye devam ettiğini belirterek KDK'ya başvurdu.

KDK'nın dostane çözüm girişimi sonucunda İstanbul Büyükşehir Belediyesi, başvurucunun telefon numarasını sistemden sildi ve SMS gönderimini durdurdu.

İkinci başvuruda ise bir vatandaş, farklı numaralardan gelen reklam ve özellikle yasa dışı bahis mesajlarının engellenmesi için önce GSM operatörüne, ardından e-Devlet üzerinden ilgili sistemlere başvurduğunu ancak mesajların devam ettiğini belirterek KDK'ya şikayette bulundu.

Yapılan incelemede başvurucunun yasa dışı bahis ya da sanal kumar siteleriyle herhangi bir bağlantısının bulunmadığı, iletişim bilgilerinin bilgisi ve rızası dışında kullanıldığı tespit edildi.

KDK'DAN İLAVE TEDBİR KARARI
Bunun üzerine KDK, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'na (BTK), vatandaşların mağduriyetini önlemek amacıyla ilave hukuki, idari ve teknik tedbirler alınması yönünde tavsiye kararı verdi. Kararın bir örneği ayrıca Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK) ile Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü'ne de gönderildi.

KDK kararında, elektronik haberleşme işletmecilerinin kullanıcıların kişisel verilerini korumak için gerekli tüm teknik ve idari tedbirleri almakla yükümlü olduğuna dikkat çekilirken, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu hükümleri de hatırlatıldı.

Öte yandan izinsiz ticari elektronik ileti gönderenler hakkında Ticaret Bakanlığı tarafından idari para cezası uygulanabildiği, kişisel verileri hukuka aykırı şekilde işleyenlerin ise KVKK kapsamında yaptırımlarla karşılaşabileceği belirtildi. Vatandaşların, İleti Yönetim Sistemi (İYS), Ticari Elektronik İleti Şikayet Sistemi (TİSS), e-Devlet, BTK ve KVKK üzerinden hak arama yollarını kullanabileceği ifade edildi.

KDK Başkanı Mehmet Akarca da kurumun başvuru istatistiklerini paylaştı. Buna göre, 1 Ocak-31 Mayıs döneminde KDK'ya 12 bin 55 başvuru yapıldı. 2013 yılından bu yana toplam başvuru sayısı ise 274 bin 571'e ulaştı. Başvurular geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 39,33 artarken, en fazla başvuru yüzde 19,34 ile İstanbul'dan geldi.

Aynı dönemde, önceki yıldan devreden dosyalarla birlikte toplam 13 bin 419 başvurunun 9 bin 356'sı sonuçlandırıldı. Böylece dosyaların yüzde 69,72'si karara bağlanırken, 4 bin 63 başvurunun incelemesinin sürdüğü bildirildi. Akarca, verilen karar sayısının da geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 18,10 arttığını belirterek, KDK'nın hak arama mekanizması olarak daha fazla tercih edildiğini ifade etti.

Japon Deprem Uzmanı, Çanakkale gerçeğini açıkladı

Japon Deprem Uzmanı Moriwaki: "Çanakkale Türkiye'nin deprem tehlike seviyesi 1'inci bölgelerden bir tanesi"

06.07.2026 10:38:00
İhlas Haber Ajansı
 
Japon Deprem Uzmanı, Çanakkale gerçeğini açıkladı
Japon Deprem Uzmanı, Çanakkale gerçeğini açıkladı
Japon Deprem Uzmanı, Yüksek Mühendis ve Mimar Yoshinori Moriwaki, Türkiye ve Çanakkale'nin deprem riskini değerlendirdi.

Japon Deprem Uzmanı, Yüksek Mühendis ve Mimar Yoshinori Moriwaki, Türkiye'nin deprem bölgesi olduğunu ve bunun için her zaman tedbirli olunması gerektiğini vurguladı. Kentsel dönüşümün büyük önemine değinen Yoshinori Moriwaki; binanın sağlamlığının, baktığı cephe ve metrekaresinden daha önemli olduğunu söyledi. Çanakkale'nin risk değerlendirmesini yapan Moriwaki, "Çanakkale 1912'de Marmara-Kuzey Anadolu Fay Hattının kuzey kolu olarak büyük deprem gördü. Tabi hemen şimdi olacak diye söyleyemeyiz ama risk var. Türkiye'nin deprem tehlike seviyesi 1'inci bölgelerden bir tanesi" dedi.

Japon Deprem Uzmanı, Yüksek Mühendis ve Mimar Yoshinori Moriwaki, "Çanakkale 1912'de Marmara-Kuzey Anadolu Fay Hattının kuzey kolu olarak büyük deprem gördü. Tabi hemen şimdi olacak diye söyleyemeyiz ama risk var.

Türkiye'nin deprem tehlike seviyesi 1'inci bölgelerden bir tanesi. Hocalar yeni keşifleriyle fay hatlarının fazla olduğunu söylüyor. Evet böyle ama Japonya'da bakıldığında da mutlaka fay hattı sayıları artıyor. Bunlar yeni de olabiliyor önceki fay hatlarının bölünmüş kolları da olabilir. Bu hocaların bu konuları bulup haberleştirmesiyle deprem riski arttı mı diye sorarsanız hayır derim. Teknolojinin gelişmesiyle görebildiğimiz fay oranları arttı" diye konuştu.

Yoshinori Moriwaki, sözlerine şöyle devam etti: "Kentsel dönüşüm devlet ve belediye tarafından yapılmaya çalışılıyor. Ama Japonya'ya baktığımızda depremde zarar gören bir bina hemen mühürleniyor.

Japonya'da tek tarafın kararı ile mühürlenirken Türkiye'de 2 tarafın yüzde 50 yüzde elli imkanı var. Kentsel dönüşüm için sadece devlet ve belediye değil vatandaşlara da yardım yapmak lazım. Ben de Japonya'da eski bir evde yaşadım. Eskiden güney tarafa bakıyordu şimdi doğu tarafına bakıyor ya da metrekare küçülebiliyor. İleride büyük deprem geldiğinde sıkıntı var ama bina sağlam bunu herkesin kabul etmesi gerekiyor."

Usta oyuncu Zihni Göktay yaşamını yitirdi

Türk tiyatrosuna 28 yıl oynadığı "Lüküs Hayat" ile damgasını vuran sanatçı Zihni Göktay hayatını kaybetti

06.07.2026 05:37:00
AA
 
Usta oyuncu Zihni Göktay yaşamını yitirdi
Usta oyuncu Zihni Göktay yaşamını yitirdi

Sanatçının kızı Zeynep Göktay Dilbaz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, babasının vefat ettiğini belirterek, şu ifadelere yer verdi:

"Sene başında Ankara turnesinde yaşadığı kalça kırığının ardından artan sağlık sorunlarına rağmen, yaşama sevincini, çevresine duyduğu merakı ve son ana kadar yeniden sahneye çıkıp, çok sevdiği seyircisine kavuşma umudunu hiç kaybetmedi. Seyircisi, sevenleri ve hayatına dokunduğu herkes tarafından büyük bir sevgiyle kucaklandı. Babamız adına bu süreçte ilgi gösteren, arayanı soran ve yanında olan herkese gönülden minnettarız."

İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat da sosyal medya hesabında şunları kaydetti:

"Türk tiyatrosunun asırlık çınarı, geleneksel tiyatromuzun büyük temsilcisi Zihni Göktay Hocamızı ne yazık ki kaybettik. Onu tanıyan herkes, Zihni Hocamızın insan sıcaklığı ve sevgisi ile nasıl özel bir değer olduğuna şahit olmuştur. Eminönü Halkevi'nden yetişerek tam 53 yıl boyunca İBB Şehir Tiyatroları'nın yaşayan bir anıtı haline gelen ustamız, sahnelerimizdeki tuluat geleneğinin ve kavuklu ruhunun en görkemli ismiydi. O sadece üstün yeteneğiyle değil, vatanın her köşesindeki insana sanatı taşıma arzusu, halkın içinden hiç kopmayan mütevazı duruşu ve sahneye olan sarsılmaz sadakatiyle hepimize ilham oldu.

Sanata, insana ve tiyatroya duyduğu o eşsiz sevgiyle, ömrünün son anına kadar sahnede dolu dolu, yürekten bir hayat yaşadı. Türk tiyatrosunun kurucu babası Muhsin Ertuğrul ile bizzat çalışmış, onun yakın arkadaşı ve ekolün dev ismi Vasfi Rıza Zobu'nun tezgahından geçmişti. O, tiyatroyu 'insanı insanla, insanca anlatma sanatı' olarak gören o eski, disiplinli ve ahlaki ekolün son neferlerindendi. Mekanın cennet olsun Zihni Hocam. İBB Kültür ve İBB Şehir Tiyatroları Ailesi olarak bu tarifsiz acıyı derinden hissediyor, kıymetli ailesinin ve tüm sevenlerinin hüznünü yürekten paylaşıyoruz. Anısı önünde saygıyla eğiliyoruz.

Usta tiyatrocu Zihni Göktay'ın eşi Sevinç Göktay, Ocak 2022'de yaşama veda etmişti.

Sanatçı Göktay, 2 Aralık 1945'te İstanbul'da dünyaya geldi.

Profesyonel kariyerine 1964'te Ankara Meydan Sahnesi'nde başlayan sanatçı, İstanbul Şehir Tiyatrolarına geçtiği 1973'e kadar bu görevini sürdürdü.

Göktay, 1978-1996 yıllarında İstanbul Radyosu Radyo Tiyatro Şubesi'nde birçok oyunda yönetmen ve oyuncu olarak görev aldı.

Türk tiyatrosunda tuluat geleneğinin son temsilcilerinden biri olarak kabul edilen sanatçı, 28 yıl oynadığı "Lüküs Hayat" operetindeki performansıyla unutulmazlar arasına girdi. Sanatçı, 36 yılda 72 oyunda rol aldı.

Balıkesir'de üç ayrı noktada yangın

Balıkesir'de üç ayrı noktada çıkan yangınlara itfaiye, orman ve ilçe belediyeleri koordineli bir şekilde müdahale ediyor

06.07.2026 00:03:00
İhlas Haber Ajansı
 
Balıkesir'de üç ayrı noktada yangın
Balıkesir'de üç ayrı noktada yangın
Balıkesir'de üç ayrı noktada çıkan yangınlara itfaiye, orman ve ilçe belediyeleri koordineli bir şekilde müdahale ediyor.

Balıkesir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri, aynı gün üç farklı noktada çıkan ve rüzgarın etkisiyle büyüyen yangınlar üzerine hızlı bir şekilde olay yerine intikal etti. Türkiye'nin dördüncü büyük itfaiye teşkilatı olan Balıkesir İtfaiyesi, AFAD, Jandarma Komutanlığı, Emniyet Müdürlüğü, Orman Bölge Müdürlüğü ve ilçe belediyeleriyle tam bir koordinasyon içinde Kepsut'ta orman yangınına, Altıeylül ve Karesi ilçelerinde de arazi yangınlarına müdahale ediyor.



Afet ve Acil Durum Koordinasyon Merkezi (AKOM) koordinesindeki çalışmalarda Kepsut'taki orman yangını ve Karesi ilçesindeki arazi yangınını kontrol altına alan ekipler, Altıeylül'deki arazi yangınını da kontrol altına almak için özverili bir şekilde çalışmalarını sürdürüyor.

Kepsut ilçesinde Sarıfakılar, Gedikler, Karaağaç mahallelerinde rüzgarın etkisiyle büyüyen orman yangınına Orman Bölge Müdürlüğü'ne ait arazöz ve hava araçları, Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Toma'lar, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi'ne ait 8 itfaiye aracı, 2 su tankeri, 1 dozer, BASKİ'ye ait 1 su tankeri, Altıeylül Belediyesi'ne ait 1 su tankeri, 1 kepçe, Kepsut Belediyesi'ne bağlı 2 iş makinası ile müdahale ediliyor. Yangının etkilediği mahallelerdeki vatandaşların ihtiyaç halinde tahliyesi için Büyükşehir Belediyesi 2 otobüs gönderirken, yangın kontrol altına alındı.



Altıeylül ilçesinde Bereketli ve Taşköy mahallelerinde çıkan arazi yangını da rüzgarın etkisiyle büyüyerek yayıldı. Yangına Orman Bölge Müdürlüğü'ne ait arazöz ve hava araçları, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi'ne ait 7 itfaiye aracı, 3 su tankeri, 2 iş makinası, BASKİ'ye ait 2 su tankeri, Altıeylül Belediyesi'ne ait 1 su tankeri, 1 iş makinası ile müdahale ediliyor. Büyükşehir Belediyesi tarafından ihtiyaç durumunda vatandaşların tahliyesi için 4 otobüs gönderildi.

Karesi ilçesinde Ortaca ve Kavaklı mahallelerinde meydana gelen arazi yangınında alevler, rüzgarın etkisiyle ZSR Mühimmat Fabrikası'nun bulunduğu bölgeye doğru ilerledi. Yangına Orman Bölge Müdürlüğü'ne ait arazöz ve hava araçları, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi'ne ait 9 itfaiye aracı, 2 su tankeri, 1 iş makinası, Karesi Belediyesi'ne ait 1 su tankeri, BASKİ'ye ait 3 su tankeri ve 1 iş makinesi ile müdahale edildi. Bölgedeki yangın kontrol altına alınırken, soğutma çalışmaları devam ediyor.

Manuel vites kullanan sürücülerin beyni daha yoğun çalışıyor

Japonya'da yürütülen yeni bir bilimsel araştırma, manuel vitesli otomobil kullanmanın yalnızca sürüş deneyimini değil, beyin aktivitesini de etkileyebileceğini ortaya koydu

05.07.2026 20:00:00
Haber Merkezi
 
Manuel vites kullanan sürücülerin beyni daha yoğun çalışıyor
Manuel vites kullanan sürücülerin beyni daha yoğun çalışıyor
Japonya'da yürütülen yeni bir bilimsel araştırma, manuel vitesli otomobil kullanmanın yalnızca sürüş deneyimini değil, beyin aktivitesini de etkileyebileceğini ortaya koydu. Çalışmaya göre manuel şanzımanlı araç kullanan sürücüler, otomatik vites kullananlara kıyasla hafıza, dikkat ve karar verme süreçlerinden sorumlu beyin bölgelerini daha yoğun şekilde kullanıyor.

Araştırma, Tohoku Üniversitesi Gelişim, Yaşlanma ve Kanser Enstitüsü bünyesinde görev yapan Prof. Ryuta Kawashima liderliğinde gerçekleştirildi. Aynı zamanda Nintendo'nun büyük ilgi gören Brain Age oyun serisinin bilimsel altyapısını hazırlayan isim olarak da tanınan Kawashima, uzun yıllardır beynin çalışma mekanizmaları ve bilişsel performans üzerine araştırmalar yürütüyor.

Araştırma bulgularına göre manuel vitesli araç kullanırken sürücünün trafiği takip etmesi, debriyaja basması, uygun vitesi seçmesi ve gaz pedalını aynı anda hassas şekilde kontrol etmesi gerekiyor. Bu çoklu görev süreci, beynin hafıza, dikkat, planlama ve karar verme gibi işlevleri yöneten ön prefrontal korteks bölgesini daha yoğun biçimde aktive ediyor.

Bilim insanları, özellikle yaşlanan toplumlarda manuel vites kullanımının günlük yaşamda zihni aktif tutan düşük yoğunluklu bir egzersiz işlevi görebileceğini değerlendiriyor. Sürekli uyarılan sinir ağlarının bilişsel fonksiyonların korunmasına katkı sağlayabileceği ifade edilirken, bunun zihinsel gerilemeyi yavaşlatmaya yardımcı olabileceği belirtiliyor. Ancak araştırma, bunun doğrudan hastalıkları önlediğini değil, bilişsel aktiviteyi artırabilecek bir etken olduğunu ortaya koyuyor.

Öte yandan tam otomatik ve yarı otonom araçlarda sürücünün üstlendiği görevlerin azalması nedeniyle beynin aynı bölgelerinin daha düşük düzeyde çalıştığına dikkat çekiliyor. Buna rağmen otomotiv sektöründe manuel şanzımanlı modellerin sayısı her geçen yıl azalıyor. Günümüzde birçok üretici yeni modellerini ağırlıklı olarak otomatik vitesle sunarken, manuel seçenekler çoğunlukla giriş seviyesindeki araçlarla sınırlı kalıyor.

İstanbul Barosu'ndan NATO Zirvesi öncesi operasyonlara tepki: Demokratik toplumu cezalandırmaya yönelik açık bir gözdağı

İstanbul Barosu, NATO Zirvesi öncesindeki gözaltıların "Anayasa ile güvence altına alınan temel hak ve özgürlükleri kullanılamaz kılmaya, muhalefeti sindirmeye ve demokratik toplumu cezalandırmaya yönelik açık bir gözdağı olduğunu, hukuk devletiyle bağdaşmayan bu uygulamaların, temel hak ve özgürlüklerin fiilen askıya alınması anlamına geldiğini" belirtti

05.07.2026 19:50:00
Haber Merkezi
 
İstanbul Barosu, NATO Zirvesi öncesindeki gözaltıların "Anayasa ile güvence altına alınan temel hak ve özgürlükleri kullanılamaz kılmaya, muhalefeti sindirmeye ve demokratik toplumu cezalandırmaya yönelik açık bir gözdağı olduğunu, hukuk devletiyle bağdaşmayan bu uygulamaların, temel hak ve özgürlüklerin fiilen askıya alınması anlamına geldiğini" belirtti.

İstanbul Barosu'ndan yapılan yazılı açıklamada, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi'nin hemen öncesinde, sabaha karşı İstanbul başta olmak üzere çeşitli illerde operasyonlar düzenlendiği anımsatıldı.

Arasında İstanbul Barosu üyesi ve aynı zamanda Çağdaş Hukukçular Derneği İstanbul Şube Başkanı Ezgi Önalan ile Yunusemre Işık'ın da bulunduğu çok sayıda kişinin gözaltına alındığı ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Yine Birinci Meclis önünde baromuz üyeleri Pınar Akbina Karaman, Doğan Zafer Çıngı ve Fettah Ayhan Erkan ile Tacettin Çolak, İbrahim Kıvılcım Çolak ve Sait Kıran'la birlikte birçok yurttaş bu gözaltılara eklenmiştir.

Son haftalarda ülke genelinde uygulamaya konulan yaygın yasaklar, gözaltı ve tutuklama işlemleri ile savaş halinde bile koruma altında olan temel hak ve özgürlüklerin keyfi biçimde ve kitlesel olarak yok edilme sürecine dönüşmüş bulunuyor. Öyle ki daha geçen hafta düzenlenen operasyonlar kapsamında, içlerinde meslektaşlarımız Doğa İncesu, Semra Demir ve Kürşat Bafra'nın da bulunduğu onlarca kişi hukuka aykırı şekilde tutuklanmıştı. Bu operasyonlar Anayasa ile güvence altına alınan temel hak ve özgürlükleri kullanılamaz kılmaya, muhalefeti sindirmeye ve demokratik toplumu cezalandırmaya yönelik açık bir gözdağıdır. Hukuk devletiyle bağdaşmayan bu uygulamalar, temel hak ve özgürlüklerin fiilen askıya alınması anlamına gelmekte ve hak özneleri üzerinde caydırıcı etki yaratılması amaçlanmaktadır.

Avukatların üstlendikleri davalar, mesleki faaliyetleri, düşünceleri veya üyesi oldukları meslek örgütleri ve dernekler nedeniyle hedef haline getirilmeleri, Avukatlık Kanunu'nun avukatlık mesleğinin bağımsızlığını güvence altına alan hükümleri göz ardı edilerek sabaha karşı ev baskınlarıyla gözaltına alınmaları, yalnızca meslektaşlarımızın değil, savunma makamının ve adil yargılanma hakkının da hedef alınması anlamına gelmektedir. İstanbul Barosu olarak, gözaltındaki meslektaşlarımız ve yurttaşlarımızın derhal serbest bırakılmasını talep ediyor; savunma makamının bağımsızlığına, hukuk devletine ve temel hak ve özgürlüklere yönelik her türlü müdahaleye karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi ve meslektaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz."

TBMM Başkanı Kurtulmuş, "Terör örgütünün silahlarını bırakması ve tasfiyesiyle, çıkarılacak yasalarla artık bu iş tamamen geride kalacak" dedi

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Terör örgütünün silahlarını bırakması ve tasfiyesiyle, TBMM'de çıkarılacak yasalarla artık bu iş tamamen geride kalacak, ülkede birlik, beraberlik hakim olacak" dedi

05.07.2026 19:30:00
AA
 
 TBMM Başkanı Kurtulmuş, "Terör örgütünün silahlarını bırakması ve tasfiyesiyle, çıkarılacak yasalarla artık bu iş tamamen geride kalacak" dedi
 TBMM Başkanı Kurtulmuş, "Terör örgütünün silahlarını bırakması ve tasfiyesiyle, çıkarılacak yasalarla artık bu iş tamamen geride kalacak" dedi
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Şırnak'ta TRT Haber canlı yayınında ''Terörsüz Türkiye'' sürecine dair açıklamalarda bulundu. Kurtulmuş, "Ümit ediyorum ki parlamentomuz tatile girmeden evvel bu iş büyük oranda bitmiş olur ve Türkiye rahat bir nefes alır." ifadelerini kullandı.

Provokasyonlara ve kullanılan dile dikkat edilmesi gerektiğini söyleyen Kurtulmuş, sürecin yüzde 80'inin geride kaldığınıı belirtti.

Konuyla ilgili Meclis'in çok titiz bir çalışmayla raporunu tamamladığını belirten Kurtulmuş şunları söyledi: ''Çok zor bir rapordu. Destek veren tüm milletvekili arkadaşlarımıza ve siyasilerimize teşekkür ediyorum. Herkes tarafından ortak çalışması şeklinde değil de Meclis'e gelmesi şık olur. Dolayısıyla herkes bu sürece nasıl katkı verebilecekse versin, her türlü desteği vermeye hazır olduğumu söylemek isterim.

''GEÇİCİ BİR YASA OLACAK''

Herkes eteklerindeki taşı döktü. Kritik eşik diye bir tanımlamadan vazgeçildi. 'İmralı silahlara yer yoktur' dedi, örgüt böyle bir iradeyi ortaya koymasaydı böyle bir süreç başlamazdı. Silahların bırakıldığının tespitiyle oluşacak bir çerçeve yasa. Bu yasa geçici bir yasa olacak. Kıyamete kadar olmayacak. Silahlarını bırakan bundan istifade edecek. Yasal düzenleme genel af niteliğinde olmayacak.''

NATO 3.0 dönemi Türkiye’de başlayacak

Dünyanın gözü, 22 yıl sonra yeniden Türkiye'de düzenlenecek olan tarihi 36. NATO Liderler Zirvesi'ne çevrildi. Ankara, İttifak'ın gelecek stratejilerini belirleyecek kritik oturumlara ve liderler arasındaki küresel diplomasi trafiğine ev sahipliği yapıyor

05.07.2026 12:50:00
Haber Merkezi
 
NATO 3.0 dönemi Türkiye’de başlayacak
NATO 3.0 dönemi Türkiye’de başlayacak
Küresel güvenlik mimarisinin en önemli dönemeçlerinden biri olan 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da kapılarını açıyor. İttifak'ın 32 üyesinin lider kadrosunu bir araya getiren zirvede, Rusya-Ukrayna savaşı, yeni savunma bütçesi hedefleri ve terörle mücadele gibi kritik başlıklar masaya yatırılacak. Yaklaşık 3 bin basın mensubunun takip ettiği bu dev zirve, "NATO 3.0" olarak adlandırılan yeni askeri ve stratejik dönemin başlangıcı olarak nitelendiriliyor.

Trump geniş bir heyetle geliyor

Zirve kapsamında Ankara, uluslararası siyasetin en güçlü figürlerini ağırlıyor.

ABD Başkanı, yaklaşık bin kişilik dev bir heyet, güvenlik ve lojistik ekibiyle Ankara'ya geliyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Beştepe'de atlı birlikler eşliğinde yapılacak resmi törenin ardından baş başa bir görüşme gerçekleştirecek.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer ve İtalya Başbakanı Giorgia Meloni Ankara'da müttefik masasında yer alacak.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, zirveye özel davetli olarak katılıyor. Ayrıca NATO'nun Asya-Pasifik ortakları olan Japonya, Güney Kore, Avustralya ve Yeni Zelanda liderleri ile Avrupa Birliği lider kadrosu da zirvede hazır bulunacak.

Geçtiğimiz dönemde görevi devralan NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, zirvenin resmi oturumlarına başkanlık edecek.

Yoğun diplomasinin iki günlük takvimi

Zirvenin resmi programı, askeri, ekonomik ve diplomatik komisyonların eş zamanlı oturumlarıyla oldukça yoğun bir takvime sahip.

7 Temmuz Salı (1. Gün): Zirve sabah saatlerinde Ankara Ticaret Odası (ATO) Kongre ve Sergi Merkezi'nde ilk kez resmi programa dahil edilen Savunma Sanayii Forumu ile başlayacak. Forumda insansız sistemler, uzay, yapay zeka ve transatlantik ortak üretim projeleri tartışılacak. Öğleden sonra Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde müttefik Dışişleri Bakanları ile Körfez ülkeleri (Bahreyn, Kuveyt, Katar, BAE) temsilcileri bir araya gelecek. Akşam saatlerinde ise Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan'ın ev sahipliğinde liderler onuruna resmi bir akşam yemeği düzenlenecek.

8 Temmuz Çarşamba (2. Gün): Sabah saatlerinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Genel Sekreter Mark Rutte liderleri resmi olarak karşılayacak ve geleneksel aile fotoğrafı çekilecek. Ardından en kritik oturum olan Kuzey Atlantik Konseyi Toplantısı gerçekleştirilecek. Zirve, öğleden sonra düzenlenecek kapanış ve değerlendirme basın toplantılarıyla sona erecek.

Masadaki büyük çatlaklar

Ankara Zirvesi, İttifak içi görüş ayrılıklarının en net şekilde telaffuz edileceği zirvelerden biri olmaya aday. Masadaki en büyük tartışma konusu "Savunma Harcamaları". ABD yönetiminin baskısıyla, üye ülkelerin savunma harcamalarını GSYH'lerinin yüzde 3.5'ine, altyapı yatırımlarını ise yüzde 1.5'ine çıkarmasını öngören yeni hedefin müttefikler arasında ciddi bütçe tartışmaları yaratması bekleniyor.

Bir diğer çatlak ise Ukrayna'ya yapılacak askeri yardımların boyutu ve Rusya ile kurulacak diyaloğun sınırları konusunda yaşanıyor. Washington ve Doğu Avrupa bloğu daha sert bir askeri tahkimat isterken, bazı Avrupa başkentleri daha temkinli bir hat savunuyor. Öte yandan Suriye'nin kuzeyi ve Doğu Akdeniz'deki stratejik dengeler konusunda da Fransa ve Türkiye arasında yeni bir sayfa açılmak istense de arka plandaki görüş ayrılıkları varlığını koruyor.

Türkiye'nin beklentileri

Ev sahibi Türkiye, Ankara Zirvesi'ni kendi milli güvenlik tezlerini ve savunma sanayii potansiyelini müttefiklerin önüne koymak için önemli bir fırsat olarak görüyor. Türkiye'nin zirvedeki temel beklentileri şu şekilde sıralanıyor:

1. 360 Derece Güvenlik Yaklaşımı: Ankara, NATO'nun sadece Doğu Avrupa ve Rusya tehdidine odaklanmasını eksik buluyor. Türkiye; Suriye, Gazze, Akdeniz ve Afrika kaynaklı istikrarsızlıklar ile sınır aşan terör örgütleriyle (PKK/YPG/FETÖ) mücadeleye İttifak'ın doğrudan destek vermesini talep ediyor.

2. Savunma Sanayiindeki Ambargoların Kaldırılması: Müttefiklerin birbirine uyguladığı gizli ya da açık savunma sanayii kısıtlamalarının tamamen kaldırılması istenecek.

3. ABD ile Kritik Masalar: Trump ile yapılacak ikili görüşmede, Milli Muharip Uçak KAAN'da kullanılacak F-110 motorlarının tedariki, F-35 programına geri dönüş süreçleri ve Suriye'deki ABD varlığı Ankara'nın öncelikli dosyaları arasında yer alıyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.