Küresel ısınmadan ötürü hayat kaynağı olan suların çekildiğine, göllerin kuruduğuna, içme suyu barajlarının yerlerinde mandaların otladığına dair çok haberler okuduk ve çok görüntüler seyrettik. Tehlikenin, bugün kapımıza kadar gelip dayandığı doğrudur fakat en az bunun kadar tehlikeli olan küresel saptırmanın, küresel zihin iğfallerinin ısrarla üstü örtülmekte, dikkatlerden kaçırılmaktadır.Bu gün hangi olaylar karşısında nasıl bir tepki göstereceğimize küresel şer odakları karar vermektedir. Nerede ne kadar sevineceğiz? Nerede ne kadar üzüleceğiz? Sevinç ve üzüntümüzü ne tür cümlelerle, ne tür jest ve mimiklerle ifade edeceğiz? Bütün bunların miktarını, tarzını ve zamanlamasını küresel şebekeler ayarlamaktadırlar.Televizyonlar, gazeteler, dergiler ve elektronik haberleşme aygıtları bu çevrelerin insafsızca, ölçüsüzce kullandıkları araçlardır.İnsanlık onuruna yakışan odur ki, insan olma iddiasındaki her kes bu dayatmacı zihniyeti şiddetle reddetsin, aracı olanları, alet olanları da reddetsin.Gezegenimiz ve içinde yaşayanlar için küresel ısınmadan çok daha tehlikeli olan bu küresel ısırma modası daha fazla yaygınlaşmadan, daha fazla gençlerimizi etkisi altına almadan proje sahiplerinin başlarına çalınmalıdır, başlarında parçalanmalıdır.Kendi ifsad planlarına girmeyen, fesatlıklarına alet olmayan her sesi, her nefesi yok etmek, edemezse yok saymak ve saydırmak için her yolu mübah gören, her çeşit iftirayı ve saldırıyı normal gören bu zihniyet bağrımızda daha fazla derin yaralar açmadan, üzerindeki kara örtüler yırtılıp kara yüzü insanımıza ve tüm insanlığa gösterilmelidir.Dünyanın her hangi bir yerinde, sözü edilen bu küresel şer odaklarının işine yarayan, planlarını harfiyen uygulayan bir gelişme mi oldu, derhal dünyanın dört bir yanına diktikleri kiralık alkışçılarını devreye sokuyor ve bir alkış tufanı koparıyorlar.Dünyanın her hangi bir yerinde, fesat planlarına uymayacağını ilan eden, kara yüzlerini ifşa edeceğini ima eden bir çıkış mı oldu, bu kez de dünyanın dört bir yanına yerleştirdikleri, gazeteci, televizyoncu, sanatçı kılığındaki finolarını devreye sokarak havlama tufanı başlatıyorlar.Ülkemizin toprakları, bankaları, her çeşit kaynakları babalar gibi satılırken kopan alkış tufanını, yükselen borsaları unutmadık, unutmayacağız.Ecdadımızın katil ilan edilmesi kaşsında delikanlı tavrını ortaya koyan, kapı gibi belgelerle dünyanın önüne çıkanlara karşı havlama seslerini unutmadık, unutmayacağız."Hepimiz ermeniyiz" diye yürüyen bindirilmiş kıtaların saatlerce canlı olarak yayınlanmasını alkışlayanları unutmayacağımız gibi, şehit cenazelerinin ardından sadece yüksek sesle ağlayan yüreği yaralı insanların üzerine havlayanları da unutmayacağız.Buyurun listeyi siz devam ettirin.Küresel ısırmalar karşısında geri adım atmak mı?Asla?
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Hakkımıza sahip çıkmayanlar hayatımızdan çıksınlar / 29.04.2026
- Her kesimden yükselen çığlıklar / 26.04.2026
- Gıda biterse hayat biter nesil biterse millet biter / 24.04.2026
- Kanayan bir yara görünce… / 23.04.2026
- Dert eklemiş eski derdin üstüne / 22.04.2026
- Muhafazakâr iktidar neyi muhafaza etmiş? / 21.04.2026
- Yıllarımız yele gitti erenler / 20.04.2026
- Depremin yaraları daha sarılmamışken… / 18.04.2026
- ‘Dikkat! Asıl müfsitler onlardır…’ / 16.04.2026
- Bahar gelsin şu dağlara çıkalım belki derdimize çare bir çiçek / 14.04.2026
- Her kesimden yükselen çığlıklar / 26.04.2026
- Gıda biterse hayat biter nesil biterse millet biter / 24.04.2026
- Kanayan bir yara görünce… / 23.04.2026
- Dert eklemiş eski derdin üstüne / 22.04.2026
- Muhafazakâr iktidar neyi muhafaza etmiş? / 21.04.2026
- Yıllarımız yele gitti erenler / 20.04.2026
- Depremin yaraları daha sarılmamışken… / 18.04.2026
- ‘Dikkat! Asıl müfsitler onlardır…’ / 16.04.2026
- Bahar gelsin şu dağlara çıkalım belki derdimize çare bir çiçek / 14.04.2026

























































