logo
06 EKİM 2026

Vahap Seçer ve iki ilçe belediye başkanı tutuklandı

Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen “yolsuzluk” soruşturmasında sıcak gelişmeler yaşanıyor. 1 Ekim’de düzenlenen operasyonun ardından adliyeye sevk edilen Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer, çıkarıldıkları nöbetçi sulh ceza hâkimliği tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi

06.10.2026 10:36:00
Haber Merkezi
 
Vahap Seçer ve iki ilçe belediye başkanı tutuklandı
Vahap Seçer ve iki ilçe belediye başkanı tutuklandı
Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü yolsuzluk soruşturmasında; Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer tutuklandı. Soruşturmada sevk edilen 50 şüpheli mahkemeye çıkarıldı.

Toplam kamu zararı iddiası 1.4 milyar TL'yi aştı

Soruşturma raporlarında milyarlık usulsüzlükler öne sürüldü.

Mersin Büyükşehir Belediyesi için Seçer'in olurunun bulunduğu alımlarda 330 milyon 945 bin TL zarar iddia edildi. Mezitli Belediyesi'nde kamu zararının 1 milyar 10 milyon 914 bin TL olduğu öne sürüldü. Yenişehir Belediyesi'de ise 105 milyon TL kamu zararına yol açıldığı iddia edildi.

Mezitli Belediye Başkanı'na "silahlı örgüt yöneticiliği" suçlaması

Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer hakkında yolsuzluğun yanı sıra, bazı adreslere yönelik silahlı saldırıları azmettirdiği iddiasıyla "silahlı suç örgütü yöneticiliği" suçlaması da yer aldı. Tuncer daha önce CHP'den ihraç edilmişti.

Adliyede yoğun güvenlik önlemleri

Başkanlar ve çok sayıda şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderilirken, adliye çevresinde geniş güvenlik önlemleri alındı. Karar sonrasında TBB başkanlığı için yeni süreç bekleniyor.

Kalp sağlığı için yapılacak yürüyüşün de kuralı var!


 
Kalp ve damar hastalıkları dünya genelinde ölüm nedenleri arasında başı çekerken, günlük yaşama kolayca dahil edilebilen yürüyüş bu riski azaltmada önemli rol oynuyor. 
 

06.10.2026 11:01:00
Murat Çorbacı
 
Kalp sağlığı için yapılacak yürüyüşün de kuralı var!
Kalp sağlığı için yapılacak yürüyüşün de kuralı var!

Dünya Sağlık Örgütü, yetişkinlere haftada 150-300 dakika orta şiddette fiziksel aktivite öneriyor. Ancak özellikle 35 yaşından sonra ve uzun süredir hareketsiz olanlarda, yürüyüşün süresi kadar, temposu ve hangi koşullarda yapıldığı da önem taşıyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Turfan, yürüyüşte doğru tempoyu anlamanın en kolay yollarından birinin 'konuşma testi' olduğunu belirterek, "Orta tempolu bir yürüyüşte konuşabilir, ancak uzun cümleleri rahatça söylemekte zorlanırsınız. Konuşamayacak kadar nefes nefese kalıyorsanız temponuz fazla yüksek olabilir" diyor. Prof. Dr. Murat Turfan, 4 Ekim Dünya Yürüyüş Günü kapsamında yaptığı açıklamada, kalp sağlığı için yürüyüşte dikkat edilmesi gereken 6 temel kuralı anlattı.

Yürüyüşe başlamadan önce kendi risklerinizi öğrenin

Prof. Dr. Murat Turfan, "35 yaşından sonra değişen şey yürüyüşün kuralları değil, kişinin kendi risklerini daha iyi tanımasının önemidir" diyerek sözlerine şöyle devam ediyor: "Uzun süredir egzersiz yapmıyorsanız, sigara kullanıyorsanız, hipertansiyon, diyabet veya kolesterol yüksekliğiniz varsa ya da ailenizde erken yaşta kalp hastalığı öyküsü bulunuyorsa yürüyüş programına başlamadan önce sağlık durumunuzun değerlendirilmesi önemlidir. Gerekli görülen kişilerde hekim muayenesi ve ek testlerle egzersizin güvenli sınırları belirlenebilir. Bilinen kalp-damar hastalığı bulunan kişilerin ise yürüyüşün süresi ve şiddeti konusunda mutlaka hekimlerinin önerisine göre hareket etmeleri gerekir" dedi. 

İlk ve son 5-10 dakikayı hafife almayın

Yürüyüşe başlar başlamaz yüksek tempoya çıkmak kalp ve dolaşım sistemi üzerindeki yükü aniden artırabilir. Bu nedenle ilk 5-10 dakikayı daha rahat bir tempoda geçirerek vücudun ısınmasını sağlamak, ardından yürüyüş hızını kademeli olarak yükseltmek faydalıdır. Yürüyüşü bitirirken de birden durmak yerine son birkaç dakikada tempoyu yavaşlatmak gerekir. Isınma ve soğuma bölümleri özellikle yüksek tempoda yürüyenler ve kalp-damar hastalığı bulunanlar için daha önemlidir.

Temponuzu 'konuşma testi' ile ayarlayın


Yürüyüş sırasında nabzınızı sürekli takip etmek zorunda değilsiniz. Bunun için oldukça basit bir yöntem var; konuşma testi. Orta şiddette bir yürüyüş sırasında konuşabilirsiniz, ancak uzun cümleleri rahatlıkla söylemekte zorlanmaya başlarsınız. Buna karşılık konuşamayacak kadar nefes nefese kalıyorsanız tempo sizin için fazla yüksek olabilir. Elbette bu sınır kişiden kişiye değişir. Düzenli egzersiz yapan bir kişinin 'orta şiddeti', uzun süredir hareketsiz bir kişinin temposundan oldukça farklı olabilir.

Bir günde çok değil, haftaya yayarak yürüyün

Kalp sağlığı için haftada bir gün birkaç saat yürümek yerine, hareketi haftanın geneline yaymak daha doğru bir yaklaşım. Haftada en az 150 dakika orta şiddette fiziksel aktivite hedefleyin. Örneğin, haftanın 5 günü 30'ar dakikalık tempolu yürüyüş iyi bir başlangıç olabilir. Üstelik bu süreyi tek seferde tamamlamanız gerekmiyor; gün içinde yapacağınız 10-15 dakikalık yürüyüşleri bir araya getirerek de toplam süreye ulaşabilirsiniz. Burada önemli olan kusursuz bir program değil, hareketsiz geçen günlerin sayısını azaltmak ve sürdürülebilir bir düzen oluşturmak.

Yemek saatine ve hava koşullarına dikkat edin

Özellikle ağır bir öğünün hemen ardından tempolu yürüyüş yapmak hazımsızlık, şişkinlik ve rahatsızlık hissine yol açabilir. Büyük öğünlerden sonra bir süre beklemek ve yürüyüşe daha hafif tempoda başlamak daha uygun olacaktır. Sıcak ve nemli havalarda vücudun ısı düzenlemesi zorlaşırken, çok soğuk havalarda damarların büzüşmesi ve tansiyonun yükselmesi gibi etkiler görülebilir. Kalp hastalığı olan kişilerin özellikle aşırı sıcak veya soğuk havalarda egzersiz koşullarına daha fazla dikkat etmesi gerekir.

Bu belirtilerde yürüyüşe devam etmeyin!

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Turfan, yürüyüş sırasında bazı belirtilerin hafife alınmaması gerektiğini belirterek şöyle konuşuyor: "Yürüyüş sırasında göğüste baskı veya sıkışma; kola, sırta ya da çeneye yayılan ağrı, alışılmadık nefes darlığı; belirgin çarpıntı; baş dönmesi; soğuk terleme veya bayılacak gibi olma hissi gelişirse yürümeye devam edilmemelidir. Belirtiler kısa sürede geçse bile tekrarlıyorsa hekim değerlendirmesi gerekir. Belirgin ya da devam eden göğüs ağrısı, ciddi nefes darlığı veya bayılma gibi durumlarda ise acil tıbbi yardım alınmalıdır. Unutmayın, yürüyüşün amacı sınırlarınızı zorlamak değil, sağlığınızı güvenli ve düzenli hareketle desteklemektir."

Sanatçı Göksel Arsoy, 7 Ekim'de son yolculuğuna uğurlanacak


 
Türk sinemasının "Altın Çocuk" lakaplı usta oyuncusu Göksel Arsoy'un cenazesi 7 Ekim'de İstanbul'da toprağa verilecek.

06.10.2026 10:48:00
AA
 
Sanatçı Göksel Arsoy, 7 Ekim'de son yolculuğuna uğurlanacak
Sanatçı Göksel Arsoy, 7 Ekim'de son yolculuğuna uğurlanacak

Türk sinemasının "Altın Çocuk" lakaplı usta oyuncusu Göksel Arsoy'un kızı Aşkım Arsoy'un sosyal medya hesabından verdiği bilgiye göre 90 yaşında vefat eden Göksel Arsoy için 7 Ekim'de Barbaros Hayrettin Paşa Camisi'nde öğle vakti cenaze namazı kılınacak. Ardından sanatçının cenazesi, Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedilecek.
Kayseri'de 15 Mart 1936'da dünyaya gelen Göksel Arsoy, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinde öğrenim gördüğü sırada Yeşilköy Havalimanı'nda çalıştı.

Samanyolu filmiyle ünlendi

Yapımcı Fuat Rutkay ve yönetmen Sırrı Gültekin'in dikkatini çekmesinin ardından 1957'de "Kara Günlerim" filmiyle sinemaya adım atan Arsoy, "Kelepçe" ve "Samanyolu" filmleriyle kısa sürede Yeşilçam'ın önde gelen oyuncuları arasına girdi.
Özellikle 1959 yapımı "Samanyolu" filminde Belgin Doruk ile başrolü paylaşması, sanatçının kariyerinde dönüm noktası oldu. Usta sanatçı, Belgin Doruk ile 15 filmde birlikte rol aldı. İkili, dönemin en sevilen sinema çiftlerinden biri haline geldi.

Göksel Arsoy'un sinema kariyerinde oyunculuğun yanı sıra yapımcılık da önemli yer tuttu. Kendi film şirketini kurarak 12 yapım üreten Arsoy, çocukluk yıllarından itibaren büyük ilgi duyduğu havacılığı sinemaya taşıdı. Unutulmaz oyuncu, Türk sinemasının ilk havacılık filmlerinden biri olarak nitelendirdiği 1963 yapımı "Şafak Bekçileri"nde hem yapımcılığı üstlendi hem başrol oynadı.
Sanatçı, oyunculuğunun yanı sıra yapımcı kimliği, müzik çalışmaları ve sinemaya kazandırdığı farklı türdeki projelerle de Yeşilçam'da kendine özgü bir yer edindi.

Tekin: Hastane bombalamak bir nevi soykırımdır

Meltem TV canlı yayında konuşan Ortadoğu Uzmanı Hasan Hüseyin Tekin, Suudi Arabistan öncülüğünde Yemen'deki çocuk hastanesinin bombalanmasına bir nevi soykırım olduğunu söyledi

06.10.2026 00:10:00
Hasan Gündoğdu
 
Tekin: Hastane bombalamak bir nevi soykırımdır
Tekin: Hastane bombalamak bir nevi soykırımdır
Meltem TV'nin dünkü Parantez programına canlı yayın konuğu olan Ortadoğu Uzmanı Hasan Hüseyin Tekin Yemen'in başkentindeki hastane bombalanması konusunda önemli açıklamalarda bulundu. 
 
Hasan Hüseyin Tekin televizyon kanalında "Muhammed bin Selman bu fotoğrafı (Hastane bombalanmasını) kimseye anlatamaz. Yanlış her yerde yanlıştır. Bunu Yahudi de yapsa yanlış, Müslüman da yapsa yanlış, Hindu da... Kim yaparsa yapsın hiç kimse bir hastane bombalayamaz, bombalamaması lazım. Zaten yeterince trajedi var, yeterince ölüm var. Hastane bombalamak ne demek biliyor musun? O milletin umutlarını bitirmek demektir. Savaşan bir halkı sağlık hizmetlerinden yoksun hale getirmek demektir. Çocukları, bebekleri yoksun hale getirmek demektir. Bir nevi soykırımdır. İfade ettiğimiz gibi askeri hedefler, üsler, karşılıklı stratejik noktalar bile vurulabilir ama baktığınız zaman bir hastanenin vurulması yanlıştır. Bu hastane, Yemen Salih Camisi'nin hemen yanıdır. İstanbul'da neye tekabül ediyor? Hani Sultanahmet Meydanı gibi düşünün. Yani çok kalabalık, çok işlek, çok bilinen bir yer. Burayı vurdular. Savaş sivilleri kapsamamalıdır" diye konuştu.
 

NE OLMUŞTU?

 
Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçlerine ait savaş uçakları, Yemen'in başkenti Sana'da bulunan El Seb'in Doğum ve Çocuk Hastanesini hedef almıştı. Saldırıya uğrayan hastane 45 bin kişilik cemaat kapasitesiyle bilinen Yemen Salih Camii'nin hemen kuzeyinde yer almaktaydı.

 

İKTİDAR CEPHESİNDE FON ÇATLAĞI! ŞAMİL TAYYAR İLE AKİT YAZARI KAPIŞTI

Fon soruşturması büyüdükçe tartışma yalnızca borsa ve para trafiğiyle sınırlı kalmadı; iktidara yakın isimler de birbirine girdi

05.10.2026 22:33:00
Haber Merkezi
 
İKTİDAR CEPHESİNDE FON ÇATLAĞI! ŞAMİL TAYYAR İLE AKİT YAZARI KAPIŞTI
İKTİDAR CEPHESİNDE FON ÇATLAĞI! ŞAMİL TAYYAR İLE AKİT YAZARI KAPIŞTI
Fon soruşturması büyüdükçe tartışma yalnızca borsa ve para trafiğiyle sınırlı kalmadı; iktidara yakın isimler de birbirine girdi. Eski AK Parti milletvekili Şamil Tayyar'ın fon krizine ilişkin sert çıkışları, Yeni Akit yazarı Ali Karahasanoğlu'nun tepkisini çekti. Karahasanoğlu, Tayyar'a "Erdoğan'dan yana gibi görünüp Erdoğan'ı mı devirmeye çalışıyorsunuz?" diye sordu.

"255 LİRADAN 4.500 LİRAYA ÇIKTI"

Karahasanoğlu ise tartışmanın merkezine Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki iddiaları koyarken, 255 TL'den alınan bir hissenin yaklaşık altı ayda 4.500 TL'ye çıkmasını savunulamaz buldu.

Akit yazarı, "Eski bakan da olsa, eşi de olsa... 255 TL'ye alınan hissenin 6 ayda 4500 TL'ye çıkması hak değildir, helal değildir, masum değildir... Hesabı sorulmalıdır" dedi.

Ancak aynı yazıda, soruşturmanın belirli siyasi isimler üzerinden yoğunlaştırılmasının da sorgulanması gerektiğini savundu. Karahasanoğlu, hedefteki kişinin toplam iddia edilen yolsuzluk içindeki payının çok daha küçük olduğunu öne sürerek siyasi operasyon ihtimalini gündeme getirdi.

TAYYAR'DAN SERT VE İRONİK YANIT

Tayyar ise Karahasanoğlu'nun yazısına doğrudan ve ironik bir yanıt verdi. Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

"Akit'in bilge yazarı Ali Karahasanoğlu da topa girdiğine göre pes ediyorum. Fon krizi, dış güçlerin CIA ve MOSSAD eliyle patlattığı bir operasyondur. Fatma Betül Sayan Kaya'nın AK Parti'yle ilgisi yoktur. 2.17 milyar liralık işlemi hanımefendinin haberi olmadan dış güçler yaptı. Fon soruşturmasındaki 217 şüpheli son gece Türkiye'ye gizlice sokuldular. Kamuoyunu aydınlattığı için yol gösterici bilge yazara ayrıca teşekkür ederim. Mevzu benim için kapanmıştır."

Tayyar'ın bu sözleri, gerçek bir CIA veya MOSSAD suçlaması olarak değil, Karahasanoğlu'nun yaklaşımını alaycı biçimde tersine çeviren ironik bir yanıt olarak aktarıldı.

ÖNCE "İSTİFA ETSİN" DEMİŞTİ

Tartışmanın dikkat çekici tarafı ise Tayyar'ın daha önce Kaya hakkındaki iddialar konusunda çok daha sert bir tutum sergilemiş olması.

Tayyar, Kaya ve eşi İlyas Kaya'nın 163 milyon 46 bin TL yatırıp beş ay sonra 2,17 milyar TL çektiği iddiası için, "Eğer iddialar doğruysa, kabul edilebilir bir durum değil. Hemen istifası gerekir" demişti.

Ayrıca, "Hiç kimse makamını kişisel zenginleşme aracı olarak kullanamaz" ifadelerini kullanmıştı.

SORULAR

Fon krizinde hesap gerçekten kimden sorulacak?

Siyasi bağlantısı olanlara da aynı hukuk uygulanacak mı?

İktidar çevresindeki isimler birbirini suçlamak yerine, kamuoyunun beklediği bütün sorulara açık ve net cevap verecek mi?


Erdoğan 77. Uluslararası Uzay Kongresi Açılış Töreni'nde konuştu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye'nin uzay yarışında geri kalmasına asla müsaade etmedik. Önümüze çıkan engellere ve zorluklara rağmen kısa sürede kayda değer mesafe aldık" dedi

05.10.2026 19:20:00
AA
 
Erdoğan 77. Uluslararası Uzay Kongresi Açılış Töreni'nde konuştu
Erdoğan 77. Uluslararası Uzay Kongresi Açılış Töreni'nde konuştu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antalya NEST Kongre Merkezi'nde düzenlenen 77. Uluslararası Uzay Kongresi Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada, Akdeniz'in incisi Antalya'da böylesine kapsamlı bir organizasyonda katılımcıları misafir etmekten büyük bir memnuniyet duyduğunu söyledi.

77. Uluslararası Uzay Kongresi vesilesiyle dünyanın 111 ülkesinden Türkiye'yi teşrif edenlere "hoş geldiniz" diyen Erdoğan, "Türkiye'nin ilk kez ev sahipliği yaptığı bu büyük buluşmanın ülkelerimiz, halklarımız ve insanlığın ortak geleceği açısından hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Kongrenin düzenlenmesine destek olan, bu önemli uluslararası etkinliğin icrasında emeği geçen tüm kurumlarımızı canıgönülden tebrik ediyorum. 'Dünyanın daha fazla uzaya ihtiyacı var' temasıyla tertiplenen kongre kapsamındaki etkinliklerin yeni işbirliklerine kapı aralamasını diliyorum." dedi.

Erdoğan, öncelikle bir hususa dikkati çekmek istediğini belirterek, şöyle devam etti:

"Haberleşmeden güvenliğe, ekonomiden ulaşıma, tarımdan afet yönetimine, insanlığın her alanda katettiği mesafenin temelinde bilim ve teknoloji vardır. Bilim ve teknolojideki ilerlemenin doğrudan yansıdığı en kritik alan ise şüphesiz uzaydır. Dolayısıyla bugün uzayda daha fazla yer edinmek, aslında yeryüzünde insanlığın hayatını daha güvenli, daha müreffeh ve daha sürdürülebilir hale getirmek anlamına geliyor. Kongre münasebetiyle yapılacak toplantı, görüşme, sunum ve istişarelerin bu minvalde ufkumuzu aydınlatan tartışmalara vesile olacağına inanıyor, değerli fikirleriyle kongreye katkı sunacak herkese teşekkür ediyorum."

Türk milletinin gök bilimlerinde fevkalade zengin bir birikime tevarüs ettiğine dikkati çeken Erdoğan, ataların asırlar boyunca Türkistan coğrafyasının uçsuz bucaksız bozkırlarında güneşin ve ayın hareketlerini takip ettiklerini, kayıt altına aldıklarını, yıldızların dilini çözmeye çalıştıklarını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bilim tarihine şöyle bir baktığımızda 6. yüzyılda yaşamış Göktürkler döneminde özellikle astronomik gözlemlerle ve takvim bilgisine ilişkin önemli izlerle karşılaşıyoruz. Esasında tek başına 'Göktürk' ifadesi dahi milletimizin gökyüzü ile kurduğu güçlü bağın mahiyetini göstermesi açısından yeterlidir." diye konuştu.
 
"Medeniyet havzamızdaki pek çok alim gök bilimlerine eşsiz katkılar yapmıştır"
 
Kökleri 15 asır öncesine uzanan bu ilginin Türk milletinin İslam'la müşerref olması akabinde daha kurumsal bir hal aldığının altını çizen Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bağdat'tan Şam'a, Semerkant'tan Buhara'ya, Meraga'dan Kurtuba'ya, Kahire'den İstanbul'a uzanan geniş medeniyet havzamızdaki pek çok alim gök bilimlerine eşsiz katkılar yapmıştır. İlim ve bilim insanlarımız devrin karanlığında yol ve yön arayan insanlığı aydınlatmak üzere yeni kandiller yakmıştır. Düşünürlerimiz, bilginlerimiz o dönemlerde ilmi heyet olarak adlandırılan astronomiye çok önemli eserler kazandırmıştır. Mesela ayın evrelerini hesaplayıp haritasını ilk çıkaran Ali Kuşçu'dan, 16. yüzyılda alemin merkezinin yerin merkezi olduğunu söyleyen Seydi Ali Reis'e kadar bu alanda çığır açan nice isim bu topraklarda yaşamış, yetişmiş, talebe yetiştirmiş, bugün bile hayran kaldığımız ilmi keşiflere imza atmıştır."
 
Türksat 6A
 
Türksat 6A'ya değinen Erdoğan, "Türksat 6A, Türkiye'nin mühendislik kabiliyetini, sanayi altyapısını, insan kaynağını ve uzay teknolojilerindeki özgüvenini de teyit etmiştir." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ay Araştırma Programı'na ilişkin şunları söyledi: "Ay Araştırma Programımız kapsamında geliştirdiğimiz ay uzay aracının üretim, montaj ve entegrasyon faaliyetlerini tamamladık." "Yaklaşık 3,5 ton ağırlığındaki ay uzay aracımızın, yüzde 80'in üzerinde yerlilik oranına sahip olması bizim için ayrıca büyük bir gurur kaynağıdır."
Uzayın silahlandırılmasına karşı çıkan Erdoğan, "Uzay önden gidenin el koyduğu bir ganimet değildir. Özellikle uzayı silahlandırmak ve burayı silahlanma yarışının aracı haline getirmek fevkalade yanlıştır." dedi. Erdoğan, "Uzay yarışı birkaç ülkenin kendi arasında yürüttüğü bir mücadele olamaz." diye konuştu.

Somali'deki projeye de değinen Erdoğan, "Projemizle Türkiye'nin uzaya erişim kapasitesini geliştirme yanında Afrika kıtasının uzay ekosisteminin gelişmesine de katkı sağlamayı hedefliyoruz." açıklamasında bulundu.

Şamil Tayyar ile Yeni Akit birbirine girdi

Sermaye piyasalarını sarsan dev fon vurgunu soruşturması, iktidar blokunda sert bir iç hesaplaşmaya dönüştü. Soruşturmanın arkasında MOSSAD ve ABD'nin olduğunu öne süren iddialara "Milletin aklıyla dalga geçmeyin" diyerek tepki gösteren eski AKP Milletvekili Şamil Tayyar, Yeni Akit Yazı İşleri Müdürü Ali Karahasanoğlu'nun hedefi oldu. Karahasanoğlu, Tayyar'ı Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı devirmeye çalışmakla suçlarken, Tayyar ise komplo teorilerini tiye alan ironik bir yanıtla "Peki, mevzu kapanmıştır" dedi

05.10.2026 17:10:00
Haber Merkezi
 
Şamil Tayyar ile Yeni Akit birbirine girdi
Şamil Tayyar ile Yeni Akit birbirine girdi
Türkiye gündemini sarsan borsa ve fon skandalı, yalnızca adli bir soruşturma olarak kalmayıp iktidara yakın çevrelerde "komplo teorileri" üzerinden büyük bir polemiğin fitilini ateşledi. Krizin faturasını dış mihraklara keserek iç unsurları aklama çabası olarak yorumlanan MOSSAD ve ABD iddiaları, AK Parti içindeki fikir ayrılıklarını gün yüzüne çıkardı.

Şamil Tayyar: "Vurgun mahallindekiler bizim çocuklardı"

Tartışma, Merkez Bankası Başkan Yardımcılığına atanan Yusuf Emre Akgündüz'ün babası Prof. Dr. Ahmet Akgündüz'ün, "Ulaşabildiğim bilgilere göre fon krizinin arkasında MOSSAD ve ABD var" iddiasıyla başladı. Bu iddialara sosyal medya hesabı üzerinden çok sert yanıt veren eski AKP Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar, "Vurgun mahallindekiler bizim çocuklardı. Yerli ve milliydiler" diyerek olayın tamamen içerideki aktörlerle ilgili olduğunu savundu.

Tayyar, dış güç söylemlerini hedef aldığı paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

"Fon krizinin arkasında ABD varmış, İsrail varmış. Hükümete darbe planıymış. Hanımefendinin 2.17 milyar liralık işlemden haberi yokmuş. Falan filan. Bunları geçin, milletin aklıyla dalga geçmeyin. Birileri finansal iktidarları için AK Parti ve devleti zehirledi. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan partiyi ve devleti bu öldürücü zehirden temizlemeye, tedaviye çalışıyor. Aksi, örtbas etmektir. Meselenin kısa özeti budur."

Yeni Akit: "Erdoğan'ı mı devirmeye çalışıyorsunuz?"

Tayyar'ın bu çıkışı, iktidara yakın Yeni Akit gazetesinde tepkiyle karşılandı. Yazı İşleri Müdürü Ali Karahasanoğlu, kaleme aldığı yazıda Tayyar'ı Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dış güçler söylemini itibarsızlaştırmakla ve Erdoğan'ı devirmeye çalışmakla suçladı. Karahasanoğlu şöyle yazdı:

"Mış-mış demesinden anlıyorsunuz; alay ediyor beyefendi... Tayyip Erdoğan'dan yana görünüp aslında Tayyip Erdoğan'ın "dış güçler" söylemi ile de alay ediyor... Biz, "AK Parti eski bakanı ve eşi hesap vermeli" diyoruz... Arkadaşlar daha fazlasını istiyor...  Daha fazlası ne? İsrail'e her fırsatta soykırımcı sıfatı ile hitap eden Tayyip Erdoğan'ı mı istiyorsunuz? Erdoğan'dan yana gibi görünüp Erdoğan'ı mı devirmeye çalışıyorsunuz?"

Tayyar'dan ironik yanıt

Şamil Tayyar, kendisine yöneltilen suçlamalara sosyal medya üzerinden ironik bir dille karşılık vererek, dış güçler ve komplo iddialarını tiye aldı. Akit yazarının açıklamaları doğrultusunda konuyu kapattığını belirtti. Şamil Tayyar Karahasanoğlu'na şu yanıtı verdi:

"Akit'in bilge yazarı Ali Karahasanoğlu da topa girdiğine göre pes ediyorum. Fon krizi, dış güçlerin CIA ve MOSSAD eliyle patlattığı bir operasyondur. Fatma Betül Sayan Kaya'nın AK Parti'yle ilgisi yoktur. 2.17 milyar liralık işlemi hanımefendinin haberi olmadan dış güçler yaptı. Fon soruşturmasındaki 217 şüpheli son gece Türkiye'ye gizlice sokuldular. Kamuoyunu aydınlattığı için yol gösterici bilge yazara ayrıca teşekkür ederim. Mevzu benim için kapanmıştır."

Kamuoyunda "hedef saptırma" algısı güçleniyor

Yaşanan bu polemik, fon krizindeki sorumluluğun dış aktörlere yüklenme çabasının bir hedef saptırma ve örtbas etme gayreti olarak değerlendirildiği görüşünü pekiştirdi.

Şeker fabrikasında toplu zehirlenme

Kayseri Şeker'e bağlı Turhal Şeker fabrikasında 1'i ağır 26 işçi kireç ocağından sızan gazla zehirlendi

05.10.2026 16:53:00
İhlas Haber Ajansı
 
Şeker fabrikasında toplu zehirlenme
Şeker fabrikasında toplu zehirlenme
Olay, Kayseri Şeker'e bağlı Tokat'ın Turhal ilçesinde bulunan şeker fabrikasında yaşandı. İddiaya göre, fabrikadaki kireç ocağında yapılan çalışma esnasında sızan gazdan 26 işçi etkilendi. Fenalaşan işçiler ambulanslarla Turhal Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı. İşçilerden birinin durumunun ağır olduğu bildirildi.

Olayla ilgili inceleme sürüyor.

Dışişleri Bakanlığı'ndan İsrail'in Suriye topraklarındaki ihlallerine ilişkin kınama

Dışişleri Bakanlığınca İsrail'in Suriye'de sözde 'Sufa 53 hattı' üzerindeki çalışmalarını yeniden başlatması kınandı

05.10.2026 14:09:00
İHA
 
Dışişleri Bakanlığı'ndan İsrail'in Suriye topraklarındaki ihlallerine ilişkin kınama
Dışişleri Bakanlığı'ndan İsrail'in Suriye topraklarındaki ihlallerine ilişkin kınama
Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, "İsrail'in, Suriye'nin Kuneytra vilayetinde sözde 'Sufa 53 hattı' üzerindeki çalışmalarını yeniden başlatarak 1974 Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması'nı aşındırmasını ve Suriye'de yeni oldubittiler oluşturmaya yönelik faaliyetlerini en güçlü şekilde kınıyoruz.

İsrail'in bölgede gerilimi tırmandıran yayılmacı politikalarına son vermesi ve işgal ettiği Suriye topraklarından çekilmesi için uluslararası toplumu gecikmeksizin etkili ve kararlı adımlar atmaya davet ediyoruz.

Türkiye, Suriye'nin egemenliği, siyasi birliği ve toprak bütünlüğüne desteğini kararlılıkla sürdürecek; bölge ülkeleriyle birlikte bu doğrultuda gerekli adımları atmaya devam edecektir" ifadelerini yer verdi.

Bolu'da 1 milyon liralık kablo çaldılar: 6 tutuklama

Bolu'da 1 milyon lira değerindeki telefon kablosunun çalınmasına ilişkin düzenlenen operasyonda yakalanan 6 şüpheli tutuklandı. Şüphelilerin, firma çalışanı gibi giyinip yola duba koyarak kiraladıkları iş makinesiyle kabloları çaldıkları belirlendi

05.10.2026 14:08:00
İHA
 
Bolu'da 1 milyon liralık kablo çaldılar: 6 tutuklama
Bolu'da 1 milyon liralık kablo çaldılar: 6 tutuklama
Olay, Gölyüzü Mahallesi Fevzi Paşa Caddesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, rögar kapağını kaldırarak yer altına inen şüpheliler, yaklaşık 400 metre uzunluğunda ve piyasa değeri 1 milyon lira olduğu değerlendirilen telefon kablosunu çaldı.

Hırsızlık olayının aydınlatılması için çalışma başlatan Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, yaptıkları titiz çalışma sonucunda olayın şüphelilerinin kimliklerini tespit etti.

İstanbul'dan Bolu'ya geldikleri belirlenen 6 şüphelinin, kendilerine firma çalışanı süsü vermek amacıyla iş kıyafetleri giydikleri, yola dubalar dizdikleri ve kiraladıkları iş makinesiyle hırsızlık olayını gerçekleştirdikleri tespit edildi.

Polis ekipleri tarafından düzenlenen operasyonla yakalanarak gözaltına alınan 6 şüpheli, işlemlerinin ardından Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na sevk edildi.

Adliyeye sevk edilen 6 şüpheli, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.