logo
02 TEMMUZ 2026

Vergi kaçıran kaçırana

22.11.2005 00:00:00
 
Hesap uzmanlarının denetimleri, ülkemizde en fazla şirketlerin vergi kaçırdığını ortaya koydu. Maliye Bakanlığı Hesap Uzmanları Kurulu ile Teftiş Kurulu Başkanlığı'ndan edinilen bilgiye göre, Ocak-Haziran döneminde hesap uzmanları 823, müfettişler ise 12 vergi incelemesinde bulundu.Hesap uzmanlarının denetimlerinde mükelleflerin devlete 5 katrilyon 166 trilyon 299 milyar 515 milyon lira gelir beyan ettiği ve bu tutar üzerinden kendilerine vergi tahakkuk ettirildiği saptandı. İncelemeye alınan mükelleflerin, 1 katrilyon 354 trilyon 92 milyar 394 milyon lirayı ise devletten gizleyerek, trilyonlarca lira vergi kaçırdığı anlaşıldı.Hesap uzmanlarının denetimlerinde kaçırılan gelirin beyan edilen gelire oranı yüzde 26.2 olarak hesaplandı.En fazla kaçak nerede?Hesap uzmanlarının denetimleri, ülkemizde en fazla şirketlerin vergi kaçırdığını ortaya koydu. Buna göre, ilk 6 ayda incelemeye alınan 250 şirketin devlete 3 katrilyon 314.8 trilyon lira kazanç bildirdiği, 1 katrilyon 4.7 trilyon lirayı ise devletten gizlediği tespit edildi. Bu şekilde kurumlar vergisindeki kaçak oranı yüzde 30.3 olarak gerçekleşti. Oransal bazda en fazla kaçak ise damga vergisi ile banka ve sigorta işlemlerinde görüldü. 33 mükellefin incelendiği damga vergisinde, devlete beyan edilen gelir 25 trilyon 333 milyar lira, kaçırılan gelir ise 128 trilyon 229 milyar lira oldu. Böylece, damga vergisinde kaçak oranı yüzde 500'ü aştı. Söz konusu oran, banka ve sigorta muameleleri vergisinde de yüzde 169.6 olarak belirlendi. Banka ve sigorta muameleleri vergisine yönelik gerçekleştirilen 192 incelemede, mükelleflerin beyan ettiği 51 trilyon 806 milyar liralık matraha karşılık, 87 trilyon 894 milyar lira kaçak bulundu.Teftiş Kurulu'nun incelemeleriSöz konusu dönemde müfettişlerin incelediği 12 mükellefin beyan ettiği gelir 120 milyar 422 milyon lira, kaçırdığı gelir de 659 milyar 180 milyon lira oldu. Teftiş Kurulu'nun bu incelemelerinde yüzde 547'lik bir vergi kaçağı oranına ulaşıldı. İlk 6 ayda gelir, geçici gelir, kurumlar ve katma değer vergisi mükelleflerine yönelik denetim yapan müfettişler, geçici gelir vergisi incelemelerinde yüzde 425.5, gelir vergisinde yüzde 2.477, katma değer vergisinde de yüzde 23.1'lik kaçak buldu.Bu şekilde hesap uzmanları ve müfettişlerin gerçekleştirdiği toplam 835 vergi incelemesinde, beyan edilen gelir 5 katrilyon 166 trilyon 419 milyar lira, kaçırılan gelir de 1 katrilyon 354 trilyon 751 milyar lira olarak gerçekleşti.İncelemeye alınan mükellef başına ortalama 1 trilyon 622 milyar liralık kazancın devletten gizlendiği ve bu ylla vergi kaçağına yol açıldığı anlaşıldı.

İBB davasında 61. gün: İmamoğlu salondan çıkarıldı

İBB davasında Ekrem İmamoğlu, hakimle yaşadığı tartışmanın ardından duruşma salonundan çıkarıldı.
 

02.07.2026 12:16:00
Haber Merkezi
 
İBB davasında 61. gün: İmamoğlu salondan çıkarıldı
İBB davasında 61. gün: İmamoğlu salondan çıkarıldı
Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında olduğu 414 sanıklı İBB davasının ilk duruşmasının 61. günü Silivri'de başladı.

Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun'un avukatı Rahşan Daniş'in savunması öncesi İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, söz aldı. Mahkeme heyetinin 9 Temmuz'da savunmaları bitirmesine yönelik talepte bulunan İmamoğlu, pazartesi iki davasının olduğunu ve sonraki hafta iki davasının daha olduğunu söyledi. İmamoğlu, "Burada insan üstü bir gayretle hakkımızı hukukumuzu savunma konusunda bir süreç yönetiliyor" dedi ve savunmaların 9 Temmuz'a yetişmeyeceğini söyledi.

Mahkeme başkanı CMK'nın 203. maddesini uyguladığını söyledi ve Ekrem İmamoğlu'nun salondan çıkarılması için talimat verdi. Duruşmayı 9 Temmuz'da bitireceğini ifade eden mahkeme başkanı savunma hakkını engellemediğini ileri sürdü.

Mahkeme başkanı, İmamoğlu'nun avukatı Tora Pekin'in de salondan dışarı çıkarılması talimatını verdi. Mahkeme başkanı, kararına itiraz edenler arasında yer alan CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş'a "Milletvekilisiniz diye burada her türlü soytarılığı yapamazsınız" dedi. Gerginlik sürerken mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi.

Salon boşaltıldı, mahkeme başkanı salondan çıkartılması için talimat verdiği kimsenin tekrar salona alınmamasını söyledi. Ekrem İmamoğlu, 9 Temmuz tarihinin dün ortaya çıktığını ifade etti ve "9 Temmuz'da operasyon mu olacak, milli seferberlik mi ilan edilecek" dedi. Mahkeme başkanı tartışma sırasında, "Savunmasını alamayacağımız sanıklar ikinci celsede savunmasını yapabilir. Biz 9 Temmuz'da bitirmek üzere karar aldık" ifadelerini kullandı.

Resmi ilan yayımlayan gazete sayısı düştü

Basın İlan Kurumu verilerine göre, resmi ilan yayımlayan gazete sayısı 2024 yılında 753 iken, 2025 yılında yüzde 12,5 azalarak 659 oldu. Bu yayınların yüzde 95,9'unu yerel, yüzde 3,3'ünü yaygın (ulusal) ve yüzde 0,8'ini bölgesel yayınlar oluşturdu

02.07.2026 11:00:00
İhlas Haber Ajansı
 
Resmi ilan yayımlayan gazete sayısı düştü
Resmi ilan yayımlayan gazete sayısı düştü
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Süreli Yayın İstatistikleri'ni açıkladı. Basın İlan Kurumu verilerine göre, resmi ilan yayımlayan gazete sayısı 2024 yılında 753 iken, 2025 yılında yüzde 12,5 azalarak 659 oldu. Bu yayınların yüzde 95,9'unu yerel, yüzde 3,3'ünü yaygın (ulusal) ve yüzde 0,8'ini bölgesel yayınlar oluşturdu. Türkiye'de 2025 yılında resmi ilan yayımlayan gazetelerin yıllık toplam tirajı 2024 yılına göre yüzde 15,1 azalarak 392 milyon 797 bin 801 olup, tirajın yüzde 81,9'unu yaygın (ulusal), yüzde 17,7'sini yerel ve yüzde 0,4'ünü bölgesel gazeteler oluşturdu.

Resmi ilan yayımlayan internet haber sitelerinin sayısı 357 oldu

Resmi ilan yayımlayan internet haber sitesi sayısı 2024 yılında 349 iken, 2025 yılında yüzde 2,3 artarak 357 oldu. Toplam tekil ziyaretçi sayısı 8 milyar 840 milyon 299 bin 804 olarak gerçekleşti. Bu ziyaretçi trafiğinin yüzde 66,3'ü genel kategoride bulunan internet haber sitelerinden oluştu. Toplam sayfa görüntüleme sayısı 45 milyar 314 milyon 725 bin 824 olarak gerçekleşti. Bu görüntüleme sayısının yüzde 74,2'si genel kategoride bulunan internet haber sitelerinden oldu.

Resmi reklam yayımlayan dergilerin yüzde 46,8'i aylık yayımlandı

Resmi reklam yayımlayan dergi sayısı 2024 yılında 474 iken, 2025 yılında yüzde 0,8 azalarak 470 oldu. Resmi reklam yayımlayan dergilerin yüzde 46,8'i aylık, yüzde 15,1'i haftalık, yüzde 13,6'sı on beş günlük, yüzde 11,1'i iki aylık, yüzde 6,8'i günlük ve yüzde 6,6'sı üç aylık olarak yayımlandı.

Resmi ilan yayımlayan gazetelerin yüzde 57,4'ü günlük yayımlandı

Resmi ilan yayımlayan gazetelerin yüzde 57,4'ü günlük, yüzde 42,6'sı haftada iki-altı gün arası olarak yayımlandı. Bu yayınların toplam tirajının yüzde 98,9'unu günlük, yüzde 1,1'ini haftada iki-altı gün arası yayımlanan gazeteler oluşturdu.

Resmi ilan ve reklam yayımlayan toplam süreli yayın sayısı 2 bin 173 oldu

Süreli yayın sayısı 2024 yılında 2 bin 40 iken, 2025 yılında yüzde 6,5 artarak 2 bin 173 oldu. Bu yayınların yüzde 90,9'u siyasi/haber/güncel, yüzde 3,3'ü sektörel/mesleki, yüzde 1,6'sı kültür/turizm/tanıtım, yüzde 1,3'ü ekonomi/ticaret/finans içerikli yayımlanırken, yüzde 2,9'u ise diğer içerik türlerinde yayımlanmıştır.

Resmi ilan yayımlayan gazetelerde çalışanların sayısı 3 bin 714 oldu

Resmi ilan yayımlayan gazetelerde çalışanların sayısı 2024 yılında 4 bin 315 iken, 2025 yılında yüzde 13,9 azalarak 3 bin 714 oldu. Çalışanların yüzde 37,8'i lise ve dengi okul, yüzde 34,9'u lisans, yüzde 13,7'si lise altı, yüzde 11,2'si ön lisans ve yüzde 2,4'ü yüksek lisans/doktora mezunlarından oluştu. Resmi ilan yayımlayan gazetelerde çalışanların kadro unvanlarına göre ise yüzde 43,8'i muhabir, yüzde 26,7'si sayfa sekreteri, yüzde 20,3'ü sorumlu müdür, yüzde 7,1'i yazar ve yüzde 2,1'i haber müdürü olarak görev yaptı.

Resmi ilan yayımlayan internet haber sitelerinde çalışanların sayısı 3 bin 690 oldu

Resmi ilan yayımlayan internet haber sitelerinde çalışanların sayısı 2024 yılında 3 bin 404 iken, 2025 yılında yüzde 8,4 artarak 3 bin 690'a yükseldi. Çalışanların yüzde 57,7'si lisans, yüzde 24,4'ü lise ve dengi okul, yüzde 10,2'si ön lisans, yüzde 4,8'i lise altı ve yüzde 2,9'u yüksek lisans/doktora mezunlarından oluştu. Resmi ilan yayımlayan internet haber sitelerinde çalışanların kadro unvanları incelendiğinde, yüzde 39,3'ü muhabir, yüzde 37,0'si internet editörü, yüzde 10,9'u sorumlu müdür, yüzde 9,3'ü yazar ve yüzde 3,5'i haber müdürü olarak görev yaptı.

Resmi ilan yayımlayan internet haber sitelerinde kadın yazarların oranı yüzde 45,6 oldu

İnternet haber sitelerinde çalışanların kadro unvanı ve cinsiyete göre dağılımı incelendiğinde, sorumlu müdürlerin yüzde 67,2'si erkek, yüzde 32,8'i kadın, haber müdürlerinin yüzde 78,9'u erkek, yüzde 21,1'i kadın, internet editörlerinin yüzde 53,2'si erkek, yüzde 46,8'i kadın, muhabirlerin yüzde 57,4'ü erkek, yüzde 42,6'sı kadın, yazarların ise yüzde 54,4'ü erkek, yüzde 45,6'sı kadın.

Ankara Valiliği: "Yakıt tankeri, beton mikseri gibi araçların 5-10 Temmuz arasında şehre girişine izin verilmeyecek"

Ankara Valiliği, düzenlenecek olan NATO Zirvesi kapsamında alınacak önemler hakkında açıklama yaptı

02.07.2026 11:00:00
İHA
 
Ankara Valiliği: "Yakıt tankeri, beton mikseri gibi araçların 5-10 Temmuz arasında şehre girişine izin verilmeyecek"
Ankara Valiliği: "Yakıt tankeri, beton mikseri gibi araçların 5-10 Temmuz arasında şehre girişine izin verilmeyecek"
Ankara Valiliğinden yapılan yazılı açıklamada, "07-08 Temmuz 2026 tarihlerinde ilimizde düzenlenecek olan 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında alınan tedbirlerin güvenli bir şekilde sağlanabilmesi amacıyla; UKOME kararı gereği ve NATO Zirvesi kapsamında alınacak trafik tedbirleri nedeniyle 06-09 Temmuz 2026 tarihleri arasında başta Esenboğa Havalimanı ve Ankara (Etimesgut) Havalimanı'ndan başlanarak geliş/gidiş istikametine tüm makamların kullandığı yol güzergâhları ile etkinliğin yapılacağı etkinlik alanları olmak üzere Ankara Çevre Yolunun (O-20 Karayolu Kuzey Ankara Bölgesi) Mamak ilçesi Ortaköy mevkii Bağlantısı ile Yenimahalle ilçesi Yuvaköy yolu arasında kalan bölümü, Mevlana Bulvarı, Özal Bulvarı, İsmet İnönü Bulvarı, Dumlupınar Bulvarı, Anadolu Bulvarı, Sakıp Sabancı Bulvarı, Ankara Bulvarı, Atatürk Bulvarı, 1071 Malazgirt Bulvarı, Türk Kızılayı Caddesi, Beştepe Caddesi, Söğütözü Caddesi, Muhsin Yazıcıoğlu Caddesi, Alparslan Türkeş Caddesi, Ufuk Üniversitesi Caddesi üzeri ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, JW Marriott Otel, Sheraton Otel, Lugal Otel, Hilton Otel, Divan Ankara Otel, Bilkent Otel, InterContinental Otel, Metropolitan Otel, Alegria Business Otel, Hilton Garden Inn Otel, Crowne Plaza Otel, Mövenpick Otel, Wyndham Otel ve Grand Mercure Otel çevresi skuter türü araçların girişine kapatılmış olup park halinde bulunanlar da 04 Temmuz 2026 tarihine kadar kaldırılacaktır" ifadelerine yer verildi.


Bazı noktalar motokuryelerin kullanımına kapatılacak



Yapılan açıklamada motokuryelerin kullanımına kapatılacak noktalar hakkında, "06-09 Temmuz 2026 tarihleri arasında başta Esenboğa Havalimanı ve Ankara (Etimesgut) Havalimanı'ndan başlanarak geliş/gidiş istikametine Ankara Çevre Yolunun (O-20 Karayolu Kuzey Ankara Bölgesi) Mamak ilçesi Ortaköy mevkii bağlantısı ile Yenimahalle ilçesi Yuvaköy yolu arasında kalan bölümü, Mevlana Bulvarı, Özal Bulvarı, İsmet İnönü Bulvarı, Dumlupınar Bulvarı, Anadolu Bulvarı, Sakıp Sabancı Bulvarı, Ankara Bulvarı, Atatürk Bulvarı, 1071 Malazgirt Bulvarı, Türk Kızılayı Caddesi, Beştepe Caddesi, Söğütözü Caddesi, Muhsin Yazıcıoğlu Caddesi, Alparslan Türkeş Caddesi, Ufuk Üniversitesi Caddesi ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, JW Marriott Otel, Sheraton Otel, Lugal Otel, Hilton Otel, Divan Ankara Otel, Bilkent Otel, InterContinental Otel, Metropolitan Otel, Alegria Business Otel, Crowne Plaza Otel, Mövenpick Otel, Wyndham Otel ve Grand Mercure Otel çevreleri motokuryelerin kullanımına kapatılmıştır" ifadeleri kullanıldı.


Yakıt tankeri, beton mikseri gibi araçların şehre girişine izin verilmeyecek



Zirve nedeniyle bazı araçların şehre girişine izin verilmeyeceği belirtilen açıklamada, "Zirve nedeniyle kullanılacak güzergâhlar üzerinde, yola cephesi olan ikametlerin ve iş merkezlerinin müştemilatları önünde ve bahçeleri içerisinde, ayrıca taksi duraklarının önünde, kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, AVM'ler, umuma açık yerler ve marketlerin otoparklarında, araç tamir servisleri, işyerlerinin otoparkları ve önlerinde bulunan araç, karavan gibi taşıtlar ile konteynerlerin 04-09 Temmuz 2026 tarihleri arasında bu alanlara park etmemeleri gerekmektedir. Yakıt tankeri, beton mikseri, çekici ve diğer ağır tonajlı araçların 05 Temmuz 2026 saat 16.00'dan 10 Temmuz 2026 saat 10.00'a kadar şehir içerisine girişine izin verilmeyecektir" denildi.

Gıda ve ilaç gibi malzeme taşıyan kamyonların kullanabileceği güzergahlarda paylaşılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Gıda maddesi taşıyan kamyonlar 06 Temmuz 2026 saat 00.00'dan 09 Temmuz 2026 saat 05.00'a kadar geliş güzergâhlarına göre Çevre Yolundan İstanbul Yoluna katılarak Fatih Sultan Mehmet Bulvarı merkez istikametini takiben Rajiv Gandhi Caddesinden GİMAT istikametine ve Hipodrom Caddesi üzerinden Roma Meydanı ışıklardan (U) dönüşü yaparak Toptancı Haline giriş yapabileceklerdir. İlaç ve bozulacak acil malzeme taşıyan kamyonlar 06 Temmuz 2026 saat 00.00'dan 09 Temmuz 2026 saat 05.00'a kadar Fatih Sultan Mehmet Bulvarını kullanmak suretiyle Dumlupınar Bulvarı, 1071 Malazgirt Bulvarı, Sakıp Sabancı Bulvarı, Anadolu Bulvarı, Ankara Bulvarı, Mevlana Bulvarı, İnönü Bulvarı ile Atatürk Bulvarı haricindeki güzergâhları kullanabileceklerdir. Vatandaşlarımızın herhangi bir mağduriyet yaşamamaları adına belirtilen tarih ve saatlerde alınan tedbirlere riayet etmeleri önem arz etmektedir."

Ümit Özdağ: Terörsüz Türkiye Projesi, Büyük Orta Doğu Projesi'nin bir parçası

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, sürecin Türkiye'nin üniter yapısını hedef aldığını öne sürerek, "Terörsüz Türkiye Projesi, Büyük Orta Doğu Projesi'nin bir parçasıdır" dedi

01.07.2026 14:23:00
Haber Merkezi
 
Ümit Özdağ: Terörsüz Türkiye Projesi, Büyük Orta Doğu Projesi'nin bir parçası
Ümit Özdağ: Terörsüz Türkiye Projesi, Büyük Orta Doğu Projesi'nin bir parçası
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, sürecin Türkiye'nin üniter yapısını hedef aldığını öne sürerek, "Terörsüz Türkiye Projesi, Büyük Orta Doğu Projesi'nin bir parçasıdır. Irak ve Suriye işgal edilerek parçalanmıştır. İran, rejimi yıkılarak bir iç savaşa sürüklenmek istenmiş ve buna direnmiştir. Türkiye ise 'Terörsüz Türkiye' Projesi ile anayasal yapısı değiştirilerek; demografi mühendisliğiyle gerçekleştirilen nüfus kaydırmaları üzerinden tahrip edilerek milli, üniter devletten çok milletli federal bir yapıya dönüştürülmeye çalışılmaktadır. Buna Ankara'da karanlık koridorlarda 'yumuşatılmış üniter devlet' deniliyor" dedi. Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, şu ifadeleri kullandı:

"Birçok şehrimizde meydanlarda bir narkoterör örgütünün elebaşının posterleri asılmakta, caddelerde bir bebek katilinin fotoğrafını taşıyan bildiriler dağıtılmakta, sokaklarda PKK paçavrasını taşıyan gruplar serbestçe yürümekteler. 12 suçsuz insanı; kadın, erkek ve bebek demeden yakarak öldüren PKK'lı teröristler, Türk milletine ve Türk devletine karşı meydanlarda insan hakları, demokrasi nutukları atmakta, Diyarbakır'da Kürtçenin ikinci resmi dil olması amacıyla kongreler düzenlenmektedir.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da, Cumhuriyetimizin kurulduğu günden bugüne geçen 103 sene içerisinde Türk bayrağını, Türk devletini ve Türk milletinin ayrılmaz bir parçası olma şuurunu destekleyen ve savunan, 1984'ten bu yana da PKK terör örgütüne karşı birçoğu korucu olarak vatan savaşı veren insanlarımız, gelinen aşamada devletin DEM ve PKK'ya taviz vererek mücadeleyi sona erdirdiği ve vatansever yurttaşları DEM ile PKK'nın insafına terk edeceği düşüncesiyle Doğu ve Güneydoğu Anadolu'dan batıya göç etmeyi düşünmeye başlamışlardır. Yaşanan durum, ağır bir milli travmanın yaklaştığını göstermektedir.

ABD'nin eski Suudi Arabistan Büyükelçisi Chas Freeman şöyle demiş: 'Büyük İsrail Projesi, çevredeki devletleri parçalı ve etkisiz hale getirmeyi gerektiriyor.' ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack da İsrail'in çevresinde ulus devlet istemediğini ifade etmiş. Önce Irak parçalandı, sonra Suriye. Sıra İran ve Türkiye'ye geldi. ABD ve İsrail'in ortak operasyonu ile İran'a savaş açıldı. Plan; İran üst yönetimini öldürmek, yönetim boşluğunun oluştuğu aşamada silahlandırılan Kürtleri ayaklandırmak, PKK ve PYD'yi Irak'tan İran'a sokarak İran'da isyan çıkarmaktı. Bunun için de İran'ın batısında yoğun bombardıman yapılarak PKK ve PYD'nin geçeceği bölgelerdeki İran güvenlik güçleri etkisizleştirilmeye çalışıldı. İran bu oyunu bozdu ve İsrail ile ABD'yi geri püskürttü.

"Terörsüz Türkiye projesi, Büyük Orta Doğu projesinin bir parçası"
İran'a yönelik saldırıyla hemen hemen eş zamanlı olarak Türkiye'ye yönelik de bir örtülü operasyon saldırısı başladı. Bu örtülü operasyon saldırısının adı Terörsüz Türkiye'dir. Terörsüz Türkiye Projesi, Büyük Orta Doğu Projesi'nin bir parçasıdır. Irak ve Suriye işgal edilerek parçalanmıştır. İran, rejimi yıkılarak bir iç savaşa sürüklenmek istenmiş ve buna direnmiştir. Türkiye ise 'Terörsüz Türkiye' Projesi ile anayasal yapısı değiştirilerek; demografi mühendisliğiyle gerçekleştirilen nüfus kaydırmaları üzerinden tahrip edilerek milli, üniter devletten çok milletli federal bir yapıya dönüştürülmeye çalışılmaktadır. Buna Ankara'da karanlık koridorlarda 'yumuşatılmış üniter devlet' deniliyor.

DEM ve PKK'nın hedefi demokrasi ve insan hakları mücadelesi vermek değil; ayrı bir millet olma, ayrı bir millet olarak önce bir süre Türkiye Cumhuriyeti'ne ortak olma ve sonra uygun fırsat bulunca Türkiye'den koparabileceği en büyük parçayı kopararak ülkemizi parçalayarak ayrılmaktır. DEM ve PKK'nın emperyalizm tarafından desteklenen bu projesine karşı Türk milleti ancak Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş değerleri ve esasları etrafında birleşerek direnebilir. Atatürk ve kuruluş esasları adına yapılacak bu direniş, Türk milletinin egemenlik ve hukukunu tasfiye etmeyi hedefleyen komisyon masalarında oturarak yapılamaz. Atatürk ve kuruluş esasları adına yapılacak bu direniş, 'hem PKK ve DEM'i mutlu edeyim hem de Türk halkını memnun edeyim' şeklindeki bir zihniyetle de gerçekleştirilemez.

Emperyalizmin bütün gücüyle desteklediği ve içeride AKP, MHP, DEM, HÜDA PAR gibi unsurların savunduğu bu projeye karşı Türk milletinin başarılı bir şekilde direnmesi ancak bütün Atatürkçülerin, milliyetçilerin, ulusalcıların ve vatanseverlerin Atatürk'ten taviz vermeden, Cumhuriyet'in kuruluş esasları etrafında birleşerek Türkiye Cumhuriyeti'nin milli, üniter ve laik yapısını savunmasıyla mümkündür. Zafer Partisi olarak tekrar bütün vatansever, Atatürkçü, milliyetçi parti ve kadroları Türkiye Cumhuriyeti'ni savunmak için bir araya gelmeye davet ediyoruz."

Dünyada deniz yüzeyi sıcaklıkları 20,86 dereceyle 2023 ve 2024'te görülen rekor seviyenin üzerine çıktı

Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi (ECMWF) bünyesindeki Copernicus İklim Değişikliği Servisi (C3S) analizine göre, küresel deniz yüzeyi sıcaklıklarında 2023 ve 2024'te kaydedilen 20,83 derecelik seviye aşıldı

01.07.2026 12:03:00
AA
 
Dünyada deniz yüzeyi sıcaklıkları 20,86 dereceyle 2023 ve 2024'te görülen rekor seviyenin üzerine çıktı
Dünyada deniz yüzeyi sıcaklıkları 20,86 dereceyle 2023 ve 2024'te görülen rekor seviyenin üzerine çıktı
Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi (ECMWF) bünyesindeki Copernicus İklim Değişikliği Servisi (C3S) analizine göre, küresel deniz yüzeyi sıcaklıklarında 2023 ve 2024'te kaydedilen 20,83 derecelik seviye aşıldı.

Deniz yüzeyi sıcaklıkları 21 Haziran'da 20,86 derece ölçüldü.

Bu yılın kaydedilen yeni küresel deniz yüzeyi sıcaklığı rekoru, Dünya Meteoroloji Örgütünce (WMO) 2 Haziran 2026'da duyurulan Ekvatoral Pasifik'teki El Nino koşullarının başlamasının yanı sıra son aylarda çeşitli okyanus bölgelerinde gözlemlenen olağanüstü yüksek deniz yüzeyi sıcaklıkları nedeniyle bekleniyordu.

Bu rekorun, hava koşulları, küresel iklim ve deniz ekosistemleri üzerinde etkileri olması bekleniyor.

Son 3 yıl boyunca, kutup bölgeleri dışındaki küresel okyanuslar uzun vadeli ortalamadan 0,35 ile 0,73 derece arasında daha sıcak seyretti. Haziranda bu sapmalar, yılın bu dönemi için rekor düzeyde yüksek seviyelere ulaştı.

İBB Davası'nın 60. duruşması başladı

İBB Davası'na ilişkin 59'u tutuklu 414 sanığın yargılandığı davanın 60. duruşması başladı

 

01.07.2026 11:58:00
Anadolu Ajansı
 
İBB Davası'nın 60. duruşması başladı
İBB Davası'nın 60. duruşması başladı

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney ile eski CHP milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bir kısım tutuksuz sanıklar ile avukatların da geldiği duruşmada, CHP'li bazı milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Duruşma, tutuklu sanık İBB Başkanı Danışmanı ve Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun'un savunmasıyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

İddianamede, 16 kişi "müşteki", 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş, Adem Soytekin, Ertan Yıldız, Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Birleşen dosya

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in de arasında bulunduğu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.

İddianamede, tutuklu sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan ile tutuksuz sanıklar Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 9 yıl 8'er aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

Yargılama sürecinde birleşen dosyadakilerle birlikte 51 sanığın tahliyesiyle davada, 59 tutuklu sanık bulunuyor. 

2026-KPSS Lisans başvuruları başladı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığınca düzenlenen 2026 Kamu Personel Seçme Sınavı'na (2026-KPSS Lisans) başvurular başladı

 

01.07.2026 10:44:00
Anadolu Ajansı
 
2026-KPSS Lisans başvuruları başladı
2026-KPSS Lisans başvuruları başladı

ÖSYM'nin internet sitesindeki duyuruya göre, 2026-KPSS Lisans Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu 6 Eylül, Alan Bilgisi oturumları 12-13 Eylül'de yapılacak.

Diyanet İşleri Başkanlığında din hizmetlerinde görev almak isteyenlerin katılacakları Din Hizmetleri Alan Bilgisi Testi (DHBT) ise 1 Kasım'da uygulanacak.

Sınavın Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu ile Alan Bilgisi oturumlarına başvurular 1-13 Temmuz'da, DHBT'ye başvurular ise 22-30 Eylül'de alınacak.

Adaylar, başvurularını ÖSYM Başvuru Merkezleri aracılığıyla ÖSYM'nin "ais.osym.gov.tr" adresinden veya ÖSYM Aday İşlemleri mobil uygulamasından yapabilecek.

Tüm adaylar için 6 Eylül'deki Genel Yetenek-Genel Kültür oturumuna girmek zorunlu olacak. Sınavın diğer oturumlarından hangilerine gireceklerine adaylar karar verecek.

Sınava ilişkin ayrıntılı bilgiye 2026-KPSS Lisans Kılavuzu'ndan erişilebiliyor. 

Şanlıurfa'da intihar girişiminde bulunan daire başkanı tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti

Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanı Abdulkadir Baytimur, silahla intihar girişiminde bulunduğu iddiasıyla kaldırıldığı hastanede tedavi gördüğü 2 günün ardından yaşamını yitirdi

01.07.2026 06:00:00 / Güncelleme: 01.07.2026 11:08:07
İHA
 
Şanlıurfa'da intihar girişiminde bulunan daire başkanı tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti
Şanlıurfa'da intihar girişiminde bulunan daire başkanı tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti

Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanı Abdulkadir Baytimur, silahla intihar girişiminde bulunduğu iddiasıyla kaldırıldığı hastanede tedavi gördüğü 2 günün ardından yaşamını yitirdi
Olay Karaköprü ilçesine bağlı Karşıyaka Mahallesi'nde yaşandı. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesinde Fen İşleri Daire Başkanı olarak görev yapan Abdulkadir Baytimur iddiaya göre evinde silahla intihar girişiminde bulundu. Ağır yaralanan Baytimur, olay yerine giden sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı.

İki yıl önce atanmıştı

Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde 2 gündür yaşam savaşı veren Baytimur, doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdi. Baytimur'un cenazesi otopsi işlemleri için Şanlıurfa Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Daha önce Emlak ve İstimlak Dairesi Başkanı olarak görev yapan Baytimur, 2024 yılında Fen İşleri Daire Başkanlığı'na getirildiği öğrenildi.


Üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz'ın öldürülmesine ilişkin sanıkların yargılaması sürüyor

Eyüpsultan'da cesedi valiz içinde yol kenarında bulunan üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz'ın öldürülmesine ilişkin Cemil Koç'un da arasında bulunduğu 9'u tutuklu 11 sanığın yargılanmasına devam edildi.

30.06.2026 18:03:00 / Güncelleme: 30.06.2026 18:11:23
AA
 
Üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz'ın öldürülmesine ilişkin sanıkların yargılaması sürüyor
Üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz'ın öldürülmesine ilişkin sanıkların yargılaması sürüyor

Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesince adliyedeki büyük salonda yapılan duruşmaya, 5'i tutuklu 6 sanık ile avukatları katıldı. Tutuklu sanık Cemil Koç'un da arasında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlandı.

Maktulün ikiz kardeşi müşteki Esra Tokyaz ve annesi Halime Tokyaz'ın da hazır bulunduğu duruşmada, çok sayıda kişi izleyici olarak yer aldı.

Tutuklu sanık Cemil Koç savunmasında, cezada indirim talebi bulunmadığını ve en ağır cezayı istediğini belirterek, polisleri işin içine çekmek gibi bir niyeti olmadığını söyledi.

Söz verilen diğer tutuklu sanıklar da tahliyelerine ve beraatlerine karar verilmesini istedi.

Duruşmada tanık olarak dinlenen Mehmet Gürel, olayın yaşandığı sitenin güvenliğinde çalıştığını, sanık Cemil Koç'u tanımadığını, polislerle birlikte eve girdiğinde çok pis olduğunu ve her yerde alkol şişesi gördüğünü anlattı.

Tanık Armağan Karagöz ise "2022 yılında Cemil Koç yüzünden adımı değiştirmek zorunda kaldım. Bir süre görüştüm ama sonrasında beni darbetti. Ben kendisinden ayrıldım. Ben o zaman karakola ifade verdim. Bir süre sonra Koç, karakolda verdiğim ifadeyi bana telefonda okudu. Cemil, çok fazla yasaklı madde kullanıyordu." ifadelerini kullandı.

Mahkeme heyeti, taraf avukatlarının beyanlarının alınması için duruşmayı 2 Temmuz Perşembe gününe erteledi.

"KADEM olarak bu davanın sonuna kadar takipçisi olacağız"

Duruşma öncesi Küçükçekmece Adliyesi önünde açıklama yapan Kadın ve Demokrasi Vakfı (KADEM) avukatı Sinem Ermiş, Ayşe Tokyaz'ın işkence edilmiş cansız bedeninin 13 Temmuz'da Eyüpsultan'da yol kenarında bir valizin içinde bulunduğunu hatırlattı.

Bu davanın yalnızca Ayşe Tokyaz davası olmadığını, kadınların yaşam hakkına yönelik bir adalet sınavı olduğunu dile getiren Ermiş, "Kadınlar tehdit edilerek, baskı altına alınarak susturulamaz. Kadına yönelik şiddet münferit değildir." ifadelerini kullandı.

Ermiş, KADEM olarak bu davanın sonuna kadar takipçisi olacaklarını belirterek, "Failin ve bu suça iştirak eden herkesin, hukuk önünde en ağır şekilde hesap vermesini talep ediyoruz." şeklinde konuştu.

Maktulün kardeşi Esra Tokyaz ise Ayşe Tokyaz'ın hayatını kaybetmesiyle birlikte diğer yarısının da gittiğini söyleyerek, herkesin desteğini istediklerini dile getirdi.

İddianameden

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 11 Temmuz 2025'te müşteki Esra Tokyaz'ın, ikiz kardeşi Ayşe Tokyaz'ın hayatından endişe ederek polise başvurduğu anlatılıyor.

Esra Tokyaz'ın, hakkında şikayette bulunduğu Cemil Koç'un bir süredir Ayşe Tokyaz'la birlikte olduğu belirtilen iddianamede, polislikten ihraç edilen Koç'un 1 şüpheli ölüm, 3 kasten yaralama, Ateşli Silahlar Kanunu'na muhalefet, uyuşturucu kullanma, 2 kez tehdit olmak üzere 8 adli suç kaydının bulunduğu aktarılıyor.

İddianamede, Cemil Koç'un kız arkadaşı Ayşe Tokyaz'ın yaşam hakkına karşı eylemde bulunmaya karar verdiği, plan çerçevesinde sanık Cemal Arslan'ın maktulü olayın gerçekleştiği Atakent Mahallesi'ndeki eve getirdiği, sanık Koç'un direnmesini önlemek amacıyla maktule zorla uyuşturucu madde verdiği ve canavarca hisle hareket ederek, acı çekmesinden zevk alarak, darbederek kadını öldürdüğü kaydediliyor.

Sanık Cemil Koç'un Tokyaz'a, öldürmesinden önce de sistematik şekilde şiddet uyguladığı ve özel fotoğraflarını çekerek bunları bilgisayarında tutup şantaj yaptığı anlatılan iddianamede, sanık Koç'un "kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek öldürme", "cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" ve "şantaj" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis ile 3 yıldan 10 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Sanık Oğuz Kal'ın "kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek öldürme" ve "cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile 2 yıldan 7 yıla kadar hapsi istenen iddianamede, sanıklar Cemal Arslan, Necmettin Ecer, İlker Umut Uğurlu, Mustafa Enes Aktaşçı, Barış Can Aydın, Erhan Girgin ve Yusuf Ziya Sancak'ın da "kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek öldürmeye yardım etme" suçundan 15'şer yıldan 20'şer yıla kadar hapis cezasına çarptırılmaları talep ediliyor.

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca, Ayşe Tokyaz'ın cinayet zanlısı Cemil Koç'a bilgi aktardığı iddia edilen polis memurları N.Ç. ve Z.B. hakkında da ayrı bir iddianame hazırlanmıştı.

Bu iddianamede ise sanık polis memurları N.Ç. ve Z.B'nin, "görevi kötüye kullanma" ve "verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" suçlarından 3 yıl 6 aydan sekizer yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti.

Küçükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesi, 19 Kasım 2025'teki duruşmada, polis memuru 2 sanığın yargılandığı dosyanın, görevsizlik kararı ile ana dava dosyasıyla birleştirilmesi kararı vermişti. 

Seferihisar Belediye Başkanı tutuklandı

Seferihisar Belediyesi'ne imar ve inşaat uygulamalarında rüşvet iddiaları üzerine düzenlenen operasyonun adli süreci tamamlandı. Aralarında Belediye Başkanı İsmail Yetişkin'in de bulunduğu 12 kişi tutuklanırken, Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit hakkında ev hapsi kararı verildi

30.06.2026 11:20:00
Haber Merkezi
 
Seferihisar Belediye Başkanı tutuklandı
Seferihisar Belediye Başkanı tutuklandı
İzmir'de geniş yankı uyandıran Seferihisar Belediyesi merkezli rüşvet ve usulsüzlük soruşturmasında sıcak gelişmeler yaşanıyor. Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen operasyon kapsamında gözaltına alınan ve adliyeye sevk edilen Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, nöbetçi sulh ceza hakimliği tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturmanın üçüncü dalgası kapsamında adliyeye sevk edilen 20 kişiden 12'sinin tutuklandığı bildirildi.

4 ilde eş zamanlı baskın

Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığı, belediyedeki inşaat ve imar uygulamalarında rüşvet alındığı, usulsüzlük yapıldığı ve 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Genel Seçimleri öncesinde bazı adaylar ile yakınları arasında şüpheli para transferleri gerçekleştiği iddiaları üzerine 26 şüpheli hakkında gözaltı kararı çıkarmıştı.

İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri tarafından 25 Haziran'da İzmir merkezli İstanbul, Adana ve Aydın illerinde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 25 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

12 isim tutuklandı, bürokrasi cezaevinde

Emniyetteki sorgu işlemlerinin tamamlanmasının ardından dün adliyeye sevk edilen 20 şüpheliden 2'si savcılık ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen isimlerden Belediye Başkanı İsmail Yetişkin başta olmak üzere belediye yönetiminin kritik isimleri tutuklandı.

Mahkemece tutuklanan 12 kişi şunlar:

• İsmail Yetişkin (Seferihisar Belediye Başkanı)

• İnanç Karabulut (Seferihisar Belediye Başkan Yardımcısı)

• İrfan Çevik (Seferihisar Belediyesi Özel Kalem Müdürü)

• Mehmet Uğur (Seferihisar Belediyesi Yapı Kontrol Müdür Vekili)

• Nilay Özcan Eşin (Seferihisar Belediyesi Şehir Plancısı)

• İsmail Fergun Keser (Yapı Kontrol Müdürü / Elektrik Mühendisi)

• Cüneyt Okultaş (Emekli Memur)

• Barış Yaman (Yapı Kontrol Görevlisi)

• Sercan Taşlıoğlu (Seferihisar Jeotermal Harita Teknikeri)

• Birkan Alkan (Seferihisar Jeotermal Büro Memuru)

• Mehmet Ersay (Şirket Sahibi)

• Medeni Çiftçi (Şirket Sahibi)

Diğer belediye başkanlarına "ev hapsi" ve adli kontrol

Soruşturma kapsamında isimleri geçen ve gözaltına alınan diğer siyasi figürler hakkında da adli tedbirler uygulandı. Soruşturma dosyasında adı bulunan Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit ile CHP'li İzmir Büyükşehir ve Güzelbahçe Meclis Üyesi Doğuş Bayır hakkında hakimlik tarafından "ev hapsi" şeklinde adli kontrol kararı verildi.

Öte yandan, operasyon kapsamında gözaltına alınan Seferihisar Belediye Başkan Yardımcısı N.H. ile birlikte toplam 6 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Balçova Belediye Başkanı Yiğit'in annesi Meryem Yiğit'in de aralarında bulunduğu bazı şüpheliler ise emniyet ve savcılık aşamalarında salıverildi.

Gelişmeler kamuoyunda büyük yankı uyandırırken, İçişleri Bakanlığı'nın tutuklama kararlarının ardından belediyelere yönelik bir kayyum ataması yapıp yapmayacağı ya da meclis üyelerinin yeni başkan vekilini nasıl seçeceği merak konusu oldu. Soruşturma çok yönlü olarak devam ediyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.