HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 24 HAZİRAN 2021, PERŞEMBE

Vergi skandalı

29.06.2001 00:00:00
Kemal Derviş ve "ekonomiyle ilgili/ilgisiz üç ortak" yönetimindeki Türk maliyesi, oksijen çadırına alındı. Vergi aygıtından nefeslendirilerek bitkisel hayatı devam ettiriliyor.

Yeni vergileri duydunuz şüphesiz. Gelir arttırıcı önlem paketi çerçevesinde, vadeli mevduat hesabından tapu harçlarına, telefonlardan uçak biletlerine kadar yüzlerce kalemlik ek vergi sözkonusu.

Derviş'in şu meşhur "güçlü ekonomiye geçiş programı"nın çerçevesi belirmeye başladığında Prof. Dr. Haydar Baş bey çok önemli bir gerçeğin altını çizmişti hatırlarsanız... Demişti ki; üretimi artırıcı tedbirleri devre dışı bırakan bir ekonomik programın vergi ve zamlarla millete yüklenmekten gayri yapacağı bir şey yok, kimse sizi aldatmasın. O gün, öyle şey mi olur, diyenler bile şimdi avuçlarını oğuşturup ah-vah etmeye başladılar.

Derviş, kendisine sunulan "medyatik destek kredisi"ni çok rantabl kullandı; birkaç "kısık aykırı bakan sesi" çıksa da her konuda istediğini yaptı, yaptırdı. Gelinen aşamada ise milletin ensesinde zam şirasının yanında vergi bozası pişirmeye başladı. Niye mi? Ne programında kaynak var, ne de el attığı Hazinede. Derviş, programında zaten üretmek ve üretimle kalkınmak gibi bir şey düşünmedi ki, köklü bir kaynak arayışı olsun.

Politika-medya-işdünyası üçgeninde konuşlanmış kimi oburlar, Maliye'nin elinde kaynak-maynak bırakmadılar ki, yeni vergi olmasın, zam üstüne zam yapılmasın. Hortumcular, eğer toprağı çuvallarla taşıyabilselerdi; korkarım, şimdi Hazine arazileri de olmayacaktı.

Ekonominin düğümlendiğini herkes hissetmeye başladı. Öncesinde üçlü ortak ve ardından IMF'nin Derviş'i, devlet ve milleti, adeta "ıssız bir adada günlerce aç kalan ve ölmemek için son çare olarak birbirlerini ayak parmaklarından yemeye başlayan ikiz kardeş"e çevirdiler. Milleti fakirleştirdikçe vergi ve zamla yükleniyorlar; yüklendikçe de sanayicinin, esnafın, tüccarın, işçinin, çiftçinin takatını kesiyor, kollarını-kanatlarını kırıp fakirleştiriyorlar.

Nereye kadar mı? Kim bilir; herhalde devletin de, milletin de posası çıkıncaya kadar.

Uyumlu ortaklar ise sanki başka bir alemde, nazar değmesin.

Başbakan Ecevit, önceki gün öğle saatlerinde Oran'daki evinin kapısında gazeteci arkadaşlara ek vergi olmayacağı konusunda şimdiye kadar kesin hiçbir söz vermediğini belirterek "O bakımdan beni sorumlu tutamazsınız" ikazını yaptı. Tabi ki Ecevit sorumlu değil; asıl sorumlu millet veya Derviş. Çünkü hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir. Bazılarına göre de Derviş'in... Ama herşeye rağmen yine de Ecevit'in böyle bir manevra yapması oldukça dikkat çekti.

Çünkü Şubat krizinden bu yana başta Başbakan olmak üzere cümle kabine üyeleri, belki yüzlerce defa ek vergi getirilmeyeceği vaadinde bulundu. Fakat sayın Derviş'in hakkını teslim etmek lazım; sadece o, şu meşhur güçlü ekonomiye geçiş evrakının Gelir Artırıcı Düzenlemeler başlığı altındaki 67. maddede vergi ve zamlardan gayri hiçbir şeyden bahsetmedi. Vergiler de hassasiyetle düzenlenecek, zamlar da yağacak, dedi ilgili maddenin satır aralarında.

Evet Ecevit, ek vergilerin olmayacağını 29 Mart 2001 tarihindeki basın toplantısında vurgulayarak "Vergilerle ilgili haberlerin hepsi hayali senaryolardan ibaret. İç kaynak bulma konusunda bizim daha iddialı bazı projelerimiz var" açıklamasını yaptı. Bu iddialı projeler, hangi rafa kalktı ki; son günlerde vergiler sağanak sağanak boşalıyor?

7 Mart günü "Vergi ile ilgili hiçbir öneri gelmedi bize çalışan ekiplerden. Zaten epey vergi yapıldı" diyen Başbakan nerede, önceki gün "Ek vergi yok demedim; beni sorumlu tutamazsınız" diyen Başbakan nerede? Dahası 3 Nisan günü "Vatandaşlardan ek vergi almak yerine tasarrufa kendimizden başlayalım. Kendimize çekidüzen verelim" diyen Ecevit ise, Oran'daki evinin önünde gazetecilere parlayan Ecevit kim?

Hadi diyelim Başbakan söylediklerinin bazılarını unutuveriyor; niye, her an yanıbaşında dikilenlerden biri çıkıp "Öyle çok iddialı konuşmasanız; zira ek vergi konusundaki beyanatlarınız www.basbakanlik.gov.tr ınternet adresinde kayıtlıdır, sayın Başbakanım" diyerek "yüksek sesle" hatırlatmıyor? Hadi diyelim, Ecevit'e hatırlatıldı ama duymadı. Yardımcısı Mesut Yılmaz, niçin bir adım öne çıkıp yeni programda ek vergiler getirmeyeceklerini 13 Mart 2001 günü bizzat kendisinin açıklandığını gizliyor? Bunlar vergi skandalları değil de, nedir Allah aşkına?

Ama artık deniz bitti; kandırmaca da bitti. Gerçek olan şeyler, zamlar ve vergilerdir.

Ilginçtir; uyumlu ortaklar, mızrakların çuvala sığmadığını gördükleri halde çuvalları zorluyorlar. Milleti zorluyorlar, devlet çarkını zorluyorlar. Vergi ve zam konusunu unutkanlığa, Derviş'in fermanlarını düşkünlüğe, ulusal bağımsızlığımızı pişkinliğe veriyorlar. Olan, millete ve devletin kaynaklarına oluyor. Yazık...
 
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları


Senteks
Panax nedir
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.