logo
28 EYLÜL 2026

Volkan'dan Gökhan'a olay gönderme

Fenerbahçe'nin kaptanı Volkan Demirel, Gökhan Gönül'ün Beşiktaş'a transferiyle ilgili, "Hiçbir arkadaşımın ayrılmasını istemezdim. Gidenin arkasından bir şey söylemek doğru olmaz" dedi

07.07.2016 00:00:00
 
Düzce'de yeni sezon öncesi hazırlıklarını sürdüren Fenerbahçe'de tecrübeli file bekçi Volkan Demirel, bugün gerçekleşen antrenman sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtladı.  Fenerbahçe ile gönülden sözleşmeli olduğunu belirten kaptan Volkan Demirel, Türkiye'de Fenerbahçe'den başka hiçbir kulüpte forma giymeyeceğini söyledi. Demirel, Gökhan Gönül'ün Beşiktaş'a transferiyle ilgili ise, "Hiçbir arkadaşımın ayrılmasını istemezdim. Gidenin arkasından bir şey söylemek doğru olmaz" ifadelerini kullandı. 

"En kısa zamanda sahalara döneceğimi düşünüyorum"
Takımla çalışamadığını hatırlatarak sözlerine başlayan 34 yaşındaki kaleci, "En gencinden yaşlısına kadar herkes istekli. Kendime gelince çok iyi bir sezon başı geçiriyorum. En kısa zamanda sahalara geri döneceğimi düşünüyorum. İstanbul'a döndüğümüzde ciddi hazırlık maçları başlayarak Şampiyonlar Ligi ön eleme maçına hazırlanacağımızı düşünüyorum" açıklamasını yaptı. 

"Ağrılarımdan kurtuldum"
Ameliyat ile birlikte ağrılarından kurtulduğunu belirten Volkan Demirel, "2-3 senedir bilinen sakatlığımdı ama hiçbir zaman vakit bulamadım. Bu safhaya gelmemişti, doktor kontrolünde iğnelerimiz oluyordu. Son safhada diz ve topuğa kadar inince ağrı, ameliyat masasına yatmak zorunda kaldık. İki tane omzumdan sakatlık geçirdim ama hiçbir zaman ameliyat olmadım. İlk defa böyle bir durumla karşılaştım. İyi ki ameliyat olmuşum tüm ağrılarımdan kurtuldum. Çektiğim acıları bir ben bilirim. Gayet iyiyim" diye konuştu.

"Her maçta oynamak isterim"
Her maçta oynamak istediğini ifade eden kaptan Volkan Demirel, "Sahada Fenerbahçe formasını her zaman giymeyi isterim. Doktorların düşüncesine saygı duymak lazım. Ben amatörce hareket edebilirim. Her zaman formayı giymek isterim ama doktorlar izin verir mi bilemem. Her zaman sahada yerimi alıp takım için mücadele etmeye hazırım" şeklinde konuştu.

"Gidenin arkasından bir şey söylemek doğru olmaz"
Beşiktaş'a transfer olan Gökhan Gönül ile alakalı gelen bir soru üzerine Volkan Demirel, "Buradan hiçbir arkadaşımın gitmesini istemezdim. İyi ve kötü bir mücadele verdik. Benim için isim fark etmez, isimler önemli değil. Gidenin arkasından bir şey demek doğru olmaz. Kendi tercihidir kendi yolunu tercih etmiştir. Biz futbolcular olarak keşke burada kalsalar aynı mücadeleyi devam ettirseydik. Başarıyı yakalamıyoruz ama bazı şeyleri yaşamak lazım ki başarının tadı çıksın. Çok zorluklar yaşadık malum süreçten sonra ondan önceki sezonda kaçırdığımız son dakika şampiyonluklar var gelecek sezon da yaşayacağımız birçok zorluklar var. Mücadele verdik gitmeleri beni üzdü kendi düşünceleri ve tercihleridir" ifadelerini kullandı.

"Fenerbahçe ruhunu hazmetmiş insanlarla yolumuza devam edeceğiz"
34 yaşındaki tecrübeli kaleci, "Yeni futbolcular gelir, bazı futbolcular gider, futbolun doğasında var. Ölene kadar burada oynayacak diye bir kaide yok. Herkes için hayırlı olsun. Yeni gelen arkadaşlarla Fenerbahçe ruhunu hazmetmiş kabullenmiş insanlarla yolumuza devam edeceğiz" dedi. 

"Büyük takımlar arasında transferler olabilir ama ben gitmem"
Büyük takımlar arasında geçmişte de transferler olduğunu bundan sonra da olacağını ifade eden Demirel, "Bana sorarsan ben öyle düşünemem çünkü ben doğuştan Fenerbahçeliyim. Böyle geldim böyle gideceğim. Benim de sözleşmem bitiyor ama ben Türkiye'de Fenerbahçe'den başka bir takımdan oynamayı düşünmüyorum. Gönülden sözleşmeliyim Fenerbahçe'ye. Ben ölene kadar bu imza vardır. Beni çağırırlarsa otururum konuşurum söylemezlerse de başka bir şey yok. Biz böyle geldik böyle gideriz" diye konuştu. 

Milli takım prim tartışmaları
Demirel, Avrupa Şampiyonası'nda mücadele eden ve milli takımda ortaya çıkan prim tartışmalarıyla ilgili soruya ise "Benim zamanımda da prim olayları oldu. Bunlar aile içinde kalacak şeyler. Kavgalar da alınan da verilen de içeride kalmalı. Dışarıya çıkması yakışmaz. Prim konusunda söyleyeceğimiz fazla bir şey yok. Prim almaların da haklarıdır bence. Ne kadar aldıklarını bilmiyorum hiçbir zaman da sormadım. Beni ilgilendirmiyor. Türk Milli Takımı'nın başarılı olmasını isterim. Ama olmadı bu turnuva da öyle bitti, önümüzdeki turnuvalara bakacağız. Layık olduğumuz yere geleceğiz" diye cevap verdi.

"Hedefimiz şampiyonluk"
Hedeflerinin şampiyonluk olduğunu söyleyen Volkan Demirel, "Kamplarda ve hazırlık maçlarında yeni gelenlerle iletişimi kurmaya çalışacağız. Her gelen yeni arkadaşımızı içimize kolay adapte ediyoruz. Zorluk çekeceğimizi düşünmüyorum. Futbolun dili bir. Saha içinde fazla konuşmaya gerek yok, bazen bir hareketle bazen bir bakışınızla anlatabiliyorsunuz. İletişim sorunu yaşayacağımızı düşünmüyorum. Her sene değişik isimler oluyor yeni isimler geldi bu sezonda da. Hedefimiz şampiyonluk. Fenerbahçe her zaman şampiyonluk için oynar her dalda; sadece futbolda değil. Elimizden geldiği kadar Fenerbahçe formasını layıkıyla taşıyıp sezon sonunda şampiyonluğa ulaşmak için savaşacağız ve elimizden geldiği en iyi mücadele edeceğiz" ifadelerini kullandı.

"Ben Volkan Demirel olduğum için Galatasaray taraftarı da beni sevmediği için bu tepkilerle karşılaştım"
Demirel, milli maçta kendisi ve taraftar arasında yaşanılan olay için ise "Ailene küfür edilse siz özür diler misiniz? Dilemezsiniz. Ben de kimseden özür dilemem. Milli takımı bırakmam söz konusu değil, bu konuda kimse beni aramadı. Ben milli takımda oynamak istediğimi her yerde dile getirdim. Kızıma, eşime, aileme küfür edildiği için Galatasaray Stadı'nda olduğu için, kasıtlı olduğu için kızdım. Aynı şeyleri yaşıyoruz. O gün bazı şeylere dikkat çekmek istedim ama suçlu ben oldum, vatan haini oldum, başka lakaplara yakıştırıldım. Emin olsunlar orada yapılanlardan en çok ben üzüldüm, ben empati yapıyorum onlarda yapsın. O an yaşadıklarımı o anki durumu. Sahada olsaydım o gün daha farklı şeyler olacaktı. Kendi karakterimi biliyorum. O günkü şartlar onu gösterdi mecbur kaldım isteyerek yapmadım. Türk futbolu adına kendimi ateşe attım. Sadece Galatasaray Stadı'nda olmuyor bu tarz tepkilerle diğer statlarda da karşılaşıyoruz. Ama ben Volkan Demirel olduğum için Galatasaray taraftarı da beni sevmediği için bu tepkilerle karşılaştım. Bu olay biraz daha zirve yaptı" dedi.

"Benim olaydan sonra tüm maçlar Konya'da oynandı ve başarı geldi"
Kendisinin yaşadığı olaydan sonra tüm maçların Konya'da oynandığını ve başarının geldiğini ifade eden Demirel, "Benim yaşadığım olaydan sonra tüm maçlarda Konya'da oynandı. Milli takım İstanbul'da herhangi bir statta olsaydı, başarılı olabilir miydik? Konya taraftarı öyle bir akustik yarattı ki onlarla beraber başarı geldi. Birlikteliği Avrupa Şampiyonası'nda devam ettirebilseydik ama yapamadık... Bu olaylar tekrar yaşandı. Umarım bu son olur, kimsenin ailesine, eşine, oynadığı futbolla bulunduğu ortamla yorumlayamayız. Bana kötü yazdılar, rezil kaleci de yazdılar hiçbir zaman gocunmadım. Başka şeyler girdi mi olaya başka şeyler aramak lazım arkasında" diye konuştu.

"Arda'dan daha çok üzüldüm"
Arda Turan'ın Avrupa Şampiyonası'nda ıslıklanmasına ilişkin de konuşan tecrübeli kaleci, "Ozan ile mesajlaştım ve Arda'ya söyle dedim arayacağımı. Daha sonra aramadım çünkü arayan çok kişi vardı. Arda'dan daha çok üzüldüm. Onu ilk yaşayan benim, vatan haini ilan edilen de benim. Olan bana oldu, kimseyi bir şey olmadı. Milli takıma gidemedim vatan haini oldum. Yapacak bir şey yok" ifadelerini kullandı. 

"Her yerde birbirimize sahip çıkmalıyız"
Sadece milli takımda değil her yerde birbirine sahip çıkılması gerektiğini ifade eden 34 yaşındaki milli futbolcu, "Herkeste birbirini aşağılama, birbirini eleştirme, yukarı çıkanı aşağı çekme, öyle bir şey olmasın. Bakın zor dönemler yaşıyoruz sadece futbolda değil ülkemiz adına herkesin birlik-beraberlik içinde olması lazım. Birbirimizi yemekle bir yerlere gelemeyiz. O futbolcu iyi, aşağıya çekelim. İyi bir takımımız yok diyorlar. Nasıl olsun ki. Bakıyoruz sahalara 14 tane yabancı kuralı çıktı. Türk futbolcusu nasıl yetişecek, yetişmez ki. Her şeyin bir bağlantısı var. Bu bağlantıları yakalamak lazım. Bunlara iyi bakmak lazım. Dediğim gibi suçlu aramadan hep iyiyi düşünmek kötülememek lazım. Yukarıdakini aşağıya çekmemek lazım. Şuan Arda bence, Türk futbolunun en önemli ismi. Onu niye aşağıya çekiyoruz ki. Adam bizi yurt dışında temsil eden 3-5 tane futbolcudan biri. Bunların başında Arda gelir ama yanlış yapıyoruz. Kötü oynayabilir, kafası bir yerdedir, ailesi ile alakalı sorunu vardır. Bir sürü neden var. Herkes her zaman işini en iyi yapamıyor. Siz her zaman iyi iş yapabiliyor musun? Onunda kafasında bir şey vardır. Performansı iyi değildir. Uzun bir süreçten geçiyor. Avrupa Şampiyonası'na uzun liglerden çıkıyorsunuz. Avrupa Şampiyonası kısa bir dönem. Orada iyi bir performans sergilersin. Örneğin; Nani müthiş performans sergiledi ama geçmiş sezonda bize bakıldığında şampiyonada sergilediği performansı sergilemedi. Arda da sezonda iyi performans sergiledi, o turnuvada sergileyemedi. Bunlar hep bakılması gereken detaylardır. O yüzden kimseyi aşağılamak, vurmak bence yanlış" şeklinde konuştu.

"Volkan Babacan elinden geleni yaptı"
Şampiyonadaki kalecileri değerlendiren Demirel, favori kalecisinin Neuer olduğunu belirterek, "Zaten iki tane kaleci var. Biri Buffon'dur. Küçüklükten beri milli takımda bir kere İtalya'da bir maça gitmiştik. Orada izlemiştim, oradan beri kendisine bir hayranlığım var. Neuer'i de her zaman söylüyorum, Schalke'deki zamanlarından beri. Bence ikisi dünyanın önde gelen iki kalecisi. Volkan Babacan'a gelince, turnuvada ona fazla düşecek bir iş olmadı. Takım olarak kötü oynadık. Volkan Babacan da elinden geleni yaptı zaten. Başka da bir şey yapamazdı. Ne yapsın çocuk. Takım olarak kötü oynadık" dedi.

"Hedefimde 40 yaşını görmek var"
Hedefinin 40 yaşına kadar oynamak olduğunu belirten Demirel, "15'nci sezonum olacak. Suratım eskidi biraz. Fizik olarak kendimi çok iyi hissediyorum. 30 yaşımdan önceki performansımla şimdiki performansıma bakıyorum vücudum el veriyor, el verdiği sürece de oynamak istiyorum. Fenerbahçe benim artık hayatım yaşamım oldu, onunla üzülüp onunla seviniyoruz. Her daim bu camianın içinde olmak istiyorum, futbolu bıraktıktan sonra da burada olmak istiyorum. Hedefimde 40 yaşını görmek var" diye konuştu.

"Ozan, Alper, Salih Türk futbolunun ve Fenerbahçe'nin ismini yukarıya taşıyacak oyuncular"
Takımdaki genç oyuncular Ozan, Alper ve Salih'in çok yetenekli olduğunu belirten Demirel, "Fenerbahçe taraftarının çok beklentisi var. Ozan'ı görür görmez 'bak Avrupa Şampiyonası'nda bir gol attın neler oldu, bu sezon Fenerbahçe formasını böyle giysen, böyle mücadele etsen ne olur' dedim. Ben bunu hep söylüyorum. Alper, Salih olsun Türk futbolunu ismini yukarı taşıyacak oyuncular. Oynamaları hazım. İyi performans sergileyip kendilerine bakarlarsa bu şansı bulacaklar. Hepsi de Fenerbahçe'yi taşıyacaklar sonra da kendileri yukarı çıkacak. Avrupa'nın belli başlı kulüplerine gidecek oyuncular. Umarım beni yanıltmazlar" ifadelerini kullandı.

Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular

27.09.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular
Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular
Başkan Dursun Özbek'in, Suudi Arabistan Genel Eğlence Heyeti Başkanı olan Turki Al-Sheikh ile yapmayı planladığı görüşme iddia edilenin aksine Galatasaray'ın "satışından" ziyade, Suudi Arabistan'ın futbola akıttığı milyar dolarlık pastadan sponsorluk ve ticari iş birlikleri kanalıyla pay alma çabası. Ancak kulübün geleceği ve finansal yapısı üzerindeki Arap sermayesi etkisi arttıkça, satılma dedikoduları da kaçınılmaz olarak basında ve taraftar arasında konuşulmaya devam edecek.

Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek ile Turki Al-Sheikh'in yakınlaşması; Türk futbolundaki finansal sıkıntılar ve Suudi Arabistan'ın futbola yaptığı yatırımlar göz önüne alındığında oldukça kritik bir hamle. Bu yüzden kamuoyunda bu görüşme için camiada "Dursun Özbek, Galatasaray'ı satmak için ilk adımları attı" şeklinde dedikoduları yayılmaya başladı. Ancak işin aslı elbetteki öyle değil.

Galatasaray'ın öncelikli hedefi kulübe sıcak para girdisi sağlamak, küresel marka değerini artırmak ve proje bazlı yatırımlarına kaynak bulmak.

Galatasaray, Avrupa standartlarında gelir elde edebilmek için Suudi menşeli büyük şirketlerle (Fly Nas, NEOM, Aramco, Visit Saudi vb.) yüksek bütçeli sponsorluk anlaşmaları talep edebilir.

Kemerburgaz Tesisleri veya Florya projesi gibi gayrimenkul dönüşümlerinde Suudi fonlarından uzun vadeli ve düşük maliyetli yatırım imkanı aranabilir.

Yüksek maliyetli oyuncuların transferinde veya kadrodaki yüksek maaşlı isimlerin Suudi kulüplerine satılarak bonservis geliri elde edilmesinde bir köprü kurulması hedeflenebilir.

Riyad Seasons gibi uluslararası organizasyonlarda yer alarak ciddi katılım payları ve galibiyet primleri kazanmanın yolları zorlanabilir.

Suudi Arabistan Genel Eğlence Heyeti Başkanı olan Turki Al-Sheikh, ülkesinin "Vision 2030" çerçevesinde sporu ve eğlenceyi küresel bir güç unsuru olarak kullanma stratejisinin merkezinde.

Türk futbolunun bölgedeki en yüksek izlenebilirliğe sahip kulüplerinden biri olan Galatasaray'a, Suudi devlet fonu (PIF) destekli dev markalar üzerinden stratejik sponsorluklar teklif edebilirler.

Galatasaray'ı Riyad'da düzenlenecek özel turnuvalara, hazırlık maçlarına dahil ederek milyon dolarlık katılım ücretleri sunabilirler.

Suudi Pro Ligi kulüpleri ile Galatasaray arasında oyuncu kiralama veya transfer süreçlerinde öncelik ve finansal kolaylıklar sağlanabilir.

Ortadoğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesinden genç yeteneklerin Galatasaray altyapısında yetişmesi için ortak akademi projeleri ve fon aktarımı teklif edilebilir.

"Galatasaray Araplara satılıyor" söylentileri yıllardır Türk futbol kamuoyunu meşgul eden bir iddiadır. Ancak bu görüşmeyi doğrudan bir "satış" olarak okumak hukuki ve hukuki olmayan nedenlerle gerçekçi değil.

Newcastle United veya PSG örneklerinde olduğu gibi, devlet destekli Arap fonlarının kulüplere ilk girişi genelde sponsorluklar, hazırlık turnuvaları ve dostluk ilişkileriyle başlar. Dedikodu üreten çevreler bu ziyareti bir "zemin arayışı" veya "kamuoyu nabzı ölçme" adımı olarak yorumlar. Bu yüzden Dursun Özbek'in kulübü satmak için zemin hazırladığı iddiaları altı boş olsa da dolanıyor.

Futbolun zirvesinden mali krize

Fenerbahçe'nin eski yıldızı, futboldan kazandığı paranın yüzde 99'unu kaybettiğini açıkladı

26.09.2026 20:09:00
Haber Merkezi
 
Futbolun zirvesinden mali krize
Futbolun zirvesinden mali krize
Brezilya futbolunun efsane isimlerinden ve bir dönem Fenerbahçe forması giyen Roberto Carlos, futbolculuk kariyerinde kazandığı servetin yüzde 99'unu kaybettiğini açıkladı.

53 yaşındaki eski futbolcu, çarpıcı açıklamaları Portugal Football Summit etkinliğinde, futbolcuların kariyer sonrası yaşamı ve finansal yönetimi üzerine düzenlenen panelde yaptı.

"HESABIMI SIFIRLAYAN İNSANLARLA SORUN YAŞADIM"

Roberto Carlos, servetindeki büyük kaybın tek bir nedenden kaynaklanmadığını söyledi. Eski menajeriyle yaşadığı ciddi bir problem ile ailevi meselelerin finansal çöküşünde etkili olduğunu belirtti.

Carlos'un anlatımına göre olay oldukça ani gelişti. Bir gece hiçbir şeyden habersiz uyuduğunu, ertesi gün ise daha önce varlığından haberdar olmadığı çok sayıda belgeyle karşılaştığını söyledi.

"Eski menajerimle ciddi bir problem yaşadım. Çok ciddi bir ailevi problem yaşadım. Perşembe günü gece yarısı uyudum, cuma günü varlığından bile haberdar olmadığım bir sürü belge aldım. Orada bütün hikâyemi kaybettim."

KAYBIN NEDENİNİ AÇIKLADI

Carlos, yaşadıklarını anlatırken özellikle menajerler ve ailevi sorunlara dikkat çekti.

"Menajerler ve ailevi meseleler yüzünden futboldan kazandığım her şeyin yüzde 99'unu kaybettim. Hatalar yaptım."

Eski yıldız, yaşadıklarının başka futbolcular için ders olması gerektiğini belirterek genç oyunculara da uyarıda bulundu.

Burada önemli bir ayrıntı var: Roberto Carlos, parasının hangi kişi tarafından, hangi işlemle veya hangi miktarda kaybedildiğini ayrıntılı biçimde açıklamadı. Kamuoyuna yansıyan açıklamalarında eski menajeri ve ailevi sorunlardan söz etti ancak belirli kişileri isim vererek suçlamadı.

"POST-KARİYERİMİ DÜŞÜNMÜŞTÜM"

Roberto Carlos, aslında futbolu bırakmadan önce geleceğini planladığını da anlattı.

Futbolculuk döneminde kariyer sonrasına hazırlandığını, sportif direktörlük lisansı aldığını ve çeşitli markalarla çalıştığını belirten Brezilyalı yıldız, buna rağmen yaşadığı sorunların mali durumunu ağır biçimde etkilediğini söyledi.

HAYATINI YENİDEN DÜZENLEDİ

Carlos, yaşadığı finansal krizin ardından hayatını yeniden yapılandırdığını da açıkladı.

İş ortağı Paul Brighten ve Entourage Sport & Entertainment ile çalışmasının ardından finansal ve ailevi hayatını yeniden düzenlediğini belirtti.

175 MİLYON DOLAR İDDİASI

Bazı haberlerde Roberto Carlos'un futbol kariyerinden yaklaşık 175 milyon dolar kazandığı yönünde rakamlar yer alsa da, son açıklamalarında Carlos'un kendisi bu rakamı doğrulamadı. Güvenilir kaynakların aktardığı kesin ifade, onun futboldan kazandığı paranın yüzde 99'unu kaybettiği yönünde.

Bu nedenle ortaya çıkan tablo, "175 milyon doların tamamını kaybetti" şeklinde kesin bir hesaplamadan ziyade, Roberto Carlos'un kendi beyanına göre futbolculuk döneminde elde ettiği servetin neredeyse tamamını kaybettiği şeklinde aktarılmalı.

FUTBOLUN ZİRVESİNDEN MALİ KRİZE

Real Madrid ve Brezilya Milli Takımı'nın unutulmaz sol beki olan Roberto Carlos, kariyeri boyunca dünyanın en yüksek gelir elde eden futbolcularından biri haline geldi. Ancak kendi anlatımına göre menajerlik ilişkileri, ailevi problemler ve kendi yaptığı hatalar, futbol sonrasında ciddi bir finansal kayba yol açtı.

Carlos bugün yaşadığı süreci genç futbolculara yönelik bir uyarı olarak anlatıyor: "Başıma gelen kötü şeyleri gençlere anlatıyorum ki benim yaptığım hataları yapmasınlar."

Milliler yine sonuç alamadı

A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar Ligi A Ligi'ndeki tarihindeki ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup oldu

26.09.2026 00:24:00
Haber Merkezi
 
Milliler yine sonuç alamadı
Milliler yine sonuç alamadı
Uluslar Ligi A Ligi'ne Fransa yenilgisiyle başlayan A Milli Takım, Kocaeli'deki mücadelede iyi direnmesine rağmen Mbappe'nin golüne engel olamadı. 87. dakikada Uğurcan Çakır'ın kırmızı kart görmesi gecenin bir başka kritik anı oldu. Montella'nın tercihleri ise maç sonrası tartışma konusu oldu.

A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar Ligi A Ligi'ndeki tarihindeki ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup oldu. Kocaeli Stadyumu'ndaki karşılaşmanın tek golünü 54. dakikada Kylian Mbappe kaydetti.

İLK YARIDA DENGE VARDI

Karşılaşmanın ilk bölümünde Fransa topa daha fazla sahip olmaya çalışırken Türkiye savunmada disiplinli kaldı. Milliler, Arda Güler üzerinden hücum üretmeye çalıştı. Arda'nın bireysel çabaları Fransız savunmasını zaman zaman zorladı.

İlk yarıda iki takım da aradığı golü bulamayınca soyunma odasına 0-0 eşitlikle gidildi. Maç öncesinde Montella'nın en önemli sorunlarından biri orta sahadaki eksiklerdi. Hakan Çalhanoğlu kadroda yer almazken Orkun Kökçü de sakatlığı nedeniyle oynayamadı.

İSMAİL'LE GOLE ÇOK YAKLAŞTIK

İkinci yarının hemen başında Türkiye önemli bir fırsat yakaladı. 50. dakikada Arda Güler'in kullandığı kornerde İsmail Yüksek'in kafa vuruşu gol tehlikesi yarattı.

Ancak bu pozisyonun ardından Fransa oyunda ağırlığını artırdı.

MBAPPE SAHNEYE ÇIKTI: 0-1

54. dakikada Fransa'nın yıldızı Kylian Mbappe sahneye çıktı. Fransızların geliştirdiği atakta Mbappe topu ağlarla buluşturarak takımını 1-0 öne geçirdi.

Golün ardından Türkiye beraberlik için daha fazla risk almaya başladı. Fransa ise savunmasını geriye çekerek skoru korumaya yöneldi.

87'DE UĞURCAN KIRMIZI KART GÖRDÜ

Maçın son bölümünde Türkiye'nin işi daha da zorlaştı. 87. dakikada Uğurcan Çakır, VAR incelemesinin ardından direkt kırmızı kart gördü. Böylece milliler karşılaşmanın kalan bölümünü 10 kişi tamamladı.

Fransa'nın 1-0'lık üstünlüğü maçın son düdüğüne kadar değişmedi.

MAÇIN ARDINDAN MONTELLA TARTIŞMASI

Mağlubiyetin ardından tartışmanın merkezine yalnızca futbolcular değil, Vincenzo Montella'nın oyun planı ve tercihleri de oturdu.

Özellikle Türkiye'nin geriye düştükten sonra hücumdaki üretkenliğinin yeterli olmaması ve beraberlik için gerekli hamlelerin etkisinin sınırlı kalması eleştirildi.

Montella'nın maç öncesindeki planında Orkun Kökçü'nün yokluğunda Salih Özcan ve İsmail Yüksek'i merkezde kullanıp Arda Güler'i onların önünde konumlandırması gündeme gelmişti.

Şimdi soru şu: Montella, Fransa karşısında ortaya çıkan hücum sorunlarına çözüm bulabilecek mi? Millilerin önünde ise 28 Eylül'de İtalya maçı bulunuyor.

Beşiktaş, Euroleague'e mağlubiyetle başladı

Beşiktaş, Euroleague'in ilk haftasında sahasında İspanyol ekibi Valencia Basket'e 96-94 mağlup oldu.

26.09.2026 00:21:00
İhlas Haber Ajansı
 
Beşiktaş, Euroleague'e mağlubiyetle başladı
Beşiktaş, Euroleague'e mağlubiyetle başladı
Beşiktaş, Euroleague'in ilk haftasında sahasında İspanyol ekibi Valencia Basket'e 96-94 mağlup oldu.

Beşiktaş: Eugene Omoruyi 17, Jaylen Nowell 17, Ante Zizic 4, David DeJulius 4, DaQuan Jeffries, Anthony Brown 7, Scottie Wilbekin 12, Devon Dotson 9, Conor Morgan 15, Wenyen Gabriel 6, Berk Uğurlu 3



1. Periyot: 27-28

Devre: 51-54

3. Periyot: 71-81

Fenerbahçe, Euroleague'e galibiyetle başladı

Fenerbahçe Erkek Basketbol Takımı, Euroleague'in ilk haftasında sahasında İtalyan ekibi Virtus Bologna'yı 78-68 mağlup ederek, sezona galibiyetle başladı.

26.09.2026 00:20:00
İhlas Haber Ajansı
 
Fenerbahçe, Euroleague'e galibiyetle başladı
Fenerbahçe, Euroleague'e galibiyetle başladı
Fenerbahçe Erkek Basketbol Takımı, Euroleague'in ilk haftasında sahasında İtalyan ekibi Virtus Bologna'yı 78-68 mağlup ederek, sezona galibiyetle başladı.

Fenerbahçe Tarfin: Forrest 4, Horton-Tucker 13, Shields 12, Key 11, Sertaç Şanlı 5, Baldwin 12, Melli 4, Silva 3, Clyburn 8, Sargiunas 6



1. Periyot: 23-17

Devre: 39-38

3. Periyot: 59-55


Busenaz Sürmeneli üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu

Fenerbahçeli milli boksör Busenaz Sürmeneli, 2026 Avrupa Boks Şampiyonası 70 kilo finalinde İngiliz rakibi Chantelle Reid'i 5-0 mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu ve üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonluğunu elde etti

25.09.2026 22:49:00
İhlas Haber Ajansı
 
Busenaz Sürmeneli üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu
Busenaz Sürmeneli üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu
Fenerbahçeli milli boksör Busenaz Sürmeneli, 2026 Avrupa Boks Şampiyonası 70 kilo finalinde İngiliz rakibi Chantelle Reid'i 5-0 mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu ve üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonluğunu elde etti.

Bulgaristan'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen organizasyonda ringe çıkan milli boksör Busenaz Sürmeneli, 70 kilo final müsabakasında İngiliz Chantelle Reid ile karşı karşıya geldi. Müsabaka boyunca rakibine karşı üstün bir oyun sergileyen milli sporcu, karşılaşmadan 5-0'lık net bir skorla galip ayrılarak şampiyonluğa uzandı.

Kariyerindeki ikinci Avrupa şampiyonluğunu kazanan Busenaz Sürmeneli, bu başarıyla birlikte organizasyondaki toplam madalya sayısını 4'e çıkardı. Milli boksörün Avrupa Şampiyonası kariyerinde 2 altın ve 2 bronz madalyası bulunuyor.

Büşra Işıldar gümüş madalya kazandı

Milli boksör Büşra Işıldar, ise 2026 Avrupa Boks Şampiyonası'nda gümüş madalya kazandı. 75 kilo finalinde İrlandalı sporcu Aoife O'Rourke ile karşılaşan 24 yaşındaki sporcu, mücadeleden mağlup ayrılarak Avrupa ikincisi oldu. Gençler kategorisinde Dünya ve Avrupa şampiyonlukları bulunan Büşra Işıldar'ın, büyükler kategorisinde Dünya Şampiyonası'nda gümüş, Avrupa Şampiyonası'nda ise bronz madalyası var.

Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak

Formula 1 yönetimi, Azerbaycan Hükümeti'nden gelen resmi talep üzerine Bakü Şehir Pisti'ndeki yarış takvimini bir gün öne çekti. 27 Eylül Anım Günü nedeniyle alınan bu karar doğrultusunda, hafta sonu rutinini bozan yarışın ışıkları bu kez pazar değil, cumartesi günü sönecek

21.09.2026 17:30:00
Eyüp Kabil
 
Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak
Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak
Formula 1 dünyası, sezonun 15. ayağı olan Azerbaycan Grand Prix'si öncesinde sıra dışı bir takvim güncellemesine sahne oluyor. Normal şartlarda pazar günleri gerçekleştirilen ana yarış, bu yıla özel olarak 26 Eylül Cumartesi gününe alındı.

Kararın arkasında, Azerbaycan'ın 2020 yılındaki İkinci Dağlık Karabağ Savaşı'nda hayatını kaybeden askeri personeli anmak adına ilan ettiği 27 Eylül Anım Günü bulunuyor. Ulusal yas ve anma etkinlikleriyle çakışmaması adına F1 yönetimi ve yerel organizatörler, tüm seansları 24 saat öne kaydırma konusunda mutabık kaldı.

Hafta sonu programı tamamen değişti

Takvimin öne çekilmesiyle birlikte takımların ve medyanın alışık olduğu akış da tamamen değişti. Bakü'nün dar sokaklarında ve 2 kilometrelik devasa düzlüğünde mücadele edecek olan pilotlar, perşembe günü antrenman seansları için piste çıkacak. Kritik sıralama turları ise 25 Eylül Cuma günü gerçekleştirilecek.

Bu esneklik, Formula 1 tarihinde son yıllarda Ramazan ayı veya lojistik nedenlerle Bahreyn, Suudi Arabistan ve Las Vegas'ta uygulanan cumartesi yarışları trendinin en yeni halkasını oluşturuyor. Dar ve virajlı eski şehir bölgesiyle yüksek hız gerektiren düzlükleri bir arada barındıran Bakü Şehir Pisti, özellikle yeni nesil hibrit motorların enerji yönetimi açısından bu yıl takımları her zamankinden daha fazla zorlayacak.

Şampiyonluk yarışında akıl oyunları

Pist üstündeki teknik zorlukların yanı sıra, gözler şampiyona lideri üzerinde olacak. Mercedes'in 20 yaşındaki genç yeteneği Kimi Antonelli, en yakın takipçisi ve takım arkadaşı George Russell'ın 81 puan önünde liderliğini sürdürüyor. Antonelli, Bakü'de kazanması halinde Formula 1 tarihinin en genç dünya şampiyonu olma yolunda dev bir adım daha atmış olacak.

Ancak eski dünya şampiyonu Nico Rosberg'in de belirttiği gibi, genç pilotun bu süreçteki en büyük rakibi kendi üzerindeki psikolojik baskı ve McLaren ile Ferrari'nin getirdiği yeni güncelleme paketleri olacak. Özellikle son yarışlarda şanssız sanal güvenlik aracı kararlarıyla galibiyeti kaçıran McLaren pilotu Lando Norris, Bakü'ye getirilen yeni taban ve kanat güncellemeleriyle Antonelli'nin en ciddi tehdidi konumunda.

Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor

Madrid derbisinde yenilgi geldi, Portekizli teknik adam yine hakemi işaret etti

21.09.2026 13:25:00 / Güncelleme: 21.09.2026 13:28:13
Haber Merkezi
 
Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor
Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor
Real Madrid, LaLiga'nın 7. haftasında deplasmanda Atletico Madrid'e 2-1 mağlup olurken, teknik direktör Jose Mourinho karşılaşmanın ardından yine hakem kararlarını gündeme taşıdı.

Atletico Madrid'in gollerini 53. dakikada Grimaldo, 59. dakikada David kaydederken, Real Madrid'in tek golü 89. dakikada Rüdiger'den geldi. Real Madrid'de Dean Huijsen'in 52. dakikada kırmızı kart görmesi ise karşılaşmanın kırılma noktalarından biri oldu.

YENİLGİNİN FATURASI HAKEME

Maçın ardından basın toplantısına tartışmalı pozisyonların fotoğraflarıyla gelen Mourinho, hakem Ortiz Arias'a sert tepki gösterdi.

Portekizli teknik adam, "İki tane açık kırmızı kart var" diyerek hakem kararlarının maçın sonucunu etkilediğini savundu.

Mourinho, takımının uzun süre eksik oynamasının zorluğuna dikkat çekerek oyuncularını ise gösterdikleri mücadele nedeniyle övdü.

Ancak Mourinho'nun açıklamalarında dikkat çeken yine aynı noktaydı:

Yenilgi geldi, suçlu yine hakem oldu.

HER MAÇIN ARDINDAN AYNI SENARYO

Mourinho kariyeri boyunca tartışmalı hakem kararları, federasyonlar ve futbol otoriteleriyle yaşadığı polemiklerle sık sık gündeme geldi. Madrid derbisinin ardından yaptığı açıklamalar da bu tartışmaların yeni bir halkası oldu.

Real Madrid'in sahadaki 2-1'lik yenilgisi bir yana, Mourinho'nun basın toplantısında maçın taktik ve futbol boyutundan çok hakem kararlarını öne çıkarması dikkat çekti.

Mourinho için sonuç değişti ama senaryo değişmedi: Yenilgi, ardından hakem.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.