HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 13 MAYIS 2021, PERŞEMBE

"Yaş" düşünceleri- 3

02.08.2001 00:00:00
Dün konu ettiğimiz gibi hedef bölgede halkın ezici çoğunluğu Müslüman'dı.

Ve yine bölge halkı ezici çoğunluğu ile Türk'tü.

O halde proje hem İslâm'ı, hem Türk'lüğü konu edinecekti; yetmeyecek bu ikisi desteklenirken aynı zamanda aşırılaşması da engellenecek, "Amerikan emellerine hizmet" edecek şekilde kontrol-güdüm altında bulunması sağlanacaktı.

Bu akıllara sezâ projeyi uygulamak için bölgede "pilot" ülke ve bu ülkede de Amerikan emellerine hizmet edecek "pilot" isimler aranmaya başlandı.

Hayret; bölgenin "lider ülkesi" Türkiye hem Türk, hem Müslüman ve hem de Amerika'nın en sâdık müttefiki idi.

Eh bu üç "hem"in aynı isimde buluşması, Amerika'nın projektörlerini Türkiye üzerine çevirmesi için yeter de artardı bile.

Çünkü üstelik Türkiye İslâm'ın bir siyasal hareket olarak ortaya çıktığı bir ülkedir. Bunun legal örneği Selâmet, Nizâmet, Refah, Fazilet, Saadet çizgisi; illegal örneği de "Hizbullah"dır.

Yüzde 99'unun Müslüman olduğu "lâik" bir toplumun legal-illegal siyasal İslâm sarkacında gidiş gelişinin incelenmesi, ileriye ve başka benzer coğrafyalara örnek teşkil edecek emsalsiz bir spontane lâboratuar deneyidir.

Amerika'ya göre Türkiye'nin incelenmesi hayatî ehemmiyeti haiz üç tane bağıran problemi vardır: 1.Siyasal İslâm; 2. Bölücülük, 3. Askerin, sivil otorite üzerindeki etkisi..

Bu sıralama bize aslında Amerikan bakış açısının ipuçlarını da vermektedir. Aynı olaya içerden Türk gözü ile bakıldığında problemler şöyle görülür: 1."Siyasal İslâm" kavramının üzerini çizip "irtica" diyoruz, 2. Bölücülük, 3. Amerika'nın AB-ABD ekseni dediği şeyin borazanları; yâni Mandacılık..

Bunların karşısındaki en büyük dinamik güç de TSK olduğuna göre; eh elbette o zaman Amerika Türkiye'deki asker-sivil gerginliğini kendi önceliğinin üçüncü sırasına yazacaktır.

O halde problemin bilinmeyenleri ortaya çıkmıştır. Türkiye'de Türkçülük, İslâmiyet ve asker "behemehal" manipüle edilecektir.

İşte Gülen'in desteklenmesi ve faaliyetlerine göz yumulması; Boğaziçi mezunu, Amerika'dan doktoralı Çiller aracılığı ile Erbakan'ın iktidar yapılması bu projenin bir sonucudur. Ve Türkiye bu süreçte Kaddafi'nin çadırında kerameti kendinden menkul bir Yüksek Komuta Konseyi'nin Komutan Yardımcılığı mertebesine lâyık görülmüştür.

Güven Erkaya'nın 54'üncü Hükümetin Başbakanı'na karşı çıkışına lütfen bir de bu açıdan bakın.

Erkaya'nın çıkışı ile süreç tersine çevrilmiş, Amerika'daki proje mimarlarının teferruatlı karargâh çalışmaları ve "Yeşil Kuşak Basını"nın desteklemeleri ile ânında, istismara müsait "zayıf noktaları bulunan" Çevik Bir öne çıkarılmış, mesele süratle asker-dindar kesim çekişmesi hâline getirilmek istenilmiştir. Bunda oldukça da mesafe alınmıştır.

28 Şubat'ta ABD'nin "mürtecileri" kullanarak sahnelediği "Yeşil Kuşak" oyunu engellenince, derhal devreye giren CIA karşı propagandası sayesinde 28 Şubat'ın dine ve dindarlara karşı yapıldığı senaryosu uygulamaya konulmuştur.

Bu zamana kadar da halâ o dezenformasyon faaliyetlerini kırabilmiş değiliz. Çünkü yine ABD-AB kaynaklı borazan ŞTÖ'ler (Şaibeli Toplum Örgütleri) 28 Şubat'ın sözde mağdurları ile derhal kutsal ittifak teşkil edip mazlûm ve mağdûr pozuna bürünmüşlerdir.

Demek ki 28 Şubat Amerika'ya, vatanın tam bağımsızlığını zedelemeye yönelik dış kaynaklı girişimlere karşı yapılmıştır. Asıl hedefi şu veya bu isimle adlandırılan içerdeki bir takım kesimler değil, kökü dışarıdaki hain müttefikler ve onların karanlık örgütleridir.

Asker, Atatürk'ün dediği gibi bağımsızlığın en büyük koruyucusu ve hep tekrarladığımız gibi milletinin emrindedir.

Çünkü o "Türk" askeridir.

Fotoğrafa bir de bu gözlükle bakmaya ne dersiniz?
 
Hüseyin Mümtaz / diğer yazıları
Megadentist



logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.