logo
28 HAZİRAN 2026

Yollar geçit vermiyor

08.01.2002 00:00:00
 
Yoğun kar yağışı ve soğuk hava, yaşamı olumsuz etkilemeyi sürdürürken, binlerce köy yolu ulaşıma kapandı. Yüksekova-Şemdinli Karayolu'nda ise çığ nedeniyle ulaşım yapılamıyor.

Bitlis'te 90, Hakkari'de 100, Van'da da 216 yerleşim birimiyle irtibat kesildi. Hakkari şehir merkezinde kar kalınlığı 60 santimetreye, Yüksekova İlçesi'nde 1 metreye, yüksek kesimlerde 1 metre 50 santimetreye kadar ulaştı. Hakkari ve Bitlis'te şehiriçi ulaşımın güçlükle yapıldığı bildirildi.

Karayolları 11. Bölge Müdürlüğü yetkilileri, Yüksekova-Şemdinli Karayolu'nun çığ nedeniyle ulaşıma kapandığını, yine çığ nedeniyle gece ulaşıma kapanan Hakkari-Çukurca Karayolu'nun ulaşıma açıldığını kaydettiler.

Sivas merkez ve ilçelerinde kapanan köy yolu sayısı 1126'ya yükselirken 200 köyün elektrik ve telefonlarının kesik olduğu bildirildi. Yoğun kar yağışı ve kötü hava koşulları, özellikle bölgenin yüksek kesimlerinde günlük yaşamı olumsuz etkiliyor. Samsun'un bazı ilçe merkezlerinde kar kalınlığı 1 metreyi aşarken, halen 681 köy yolu ulaşıma kapalı bulunuyor.

Samsun-Ankara, Samsun-Ordu ve Samsun-Sinop karayollarının bazı kesimlerinde de ulaşım kontrollü olarak sağlanıyor.

Amasya'da kar yağışı, özellikle yüksek kesimlerde etkili olurken, 270 köyle ulaşım sağlanamıyor.

Ordu'da da yüksek kesimlerde devam eden kar yağışı nedeniyle halen 354 köy yolunun ulaşıma kapalı olduğu bildirildi. Olumsuz hava koşullarının yol açtığı arızalar nedeniyle Perşembe, Ulubey, Gölköy, Mesudiye, Kabadüz, Kumru, Korgan ve Aybastı ilçelerinde elektrik ve su sıkıntısı yaşanıyor. Bölgede çok sayıda köye de elektrik verilemezken, yine çok sayıda köyle telefon görüşmesi yapılamıyor.

Bolu'da 246, Zonguldak, Bartın ve Karabük'te de 673 köy yolu ulaşıma kaapalı.

Edirne'de ulaşıma kapalı yol kalmazken, Kırklareli'nde 8 köyle ulaşım sağlanamıyor.

Edirne Meteoroloji Müdürlüğü yetkilileri, 1 hafta boyunca Trakya'da yağış beklenmediğini, sıcaklıkların mevsim normalleri altında gerçekleşeceğini belirttiler. Tekirdağ'da kapalı köy yolu kalmazken, köprülerin zarar görmesi dolayısıyla, Şarköy-Edirne arasında otobüs seferleri yapılamıyor.

Kırşehir, Nevşehir ve Niğde'de 259 köy yolu ulaşıma kapalı bulunuyor.

Kayseri ile Adana'nın Tufanbeyli ilçe karayolu ulaşıma kapanırken, Tufanbeyli-Adana Karayolu'nda da araçlara kontrollü olarak geçiş veriliyor. Çankırı'da da 65 köy yolu ulaşıma kapalı bulunuyor.

NATO Zirvesi için başkentte üst seviye güvenlik

NATO Liderler Zirvesi kapsamında Ankara'da alınan güvenlik tedbirleri çerçevesinde polis ekipleri tarafından trafik ve asayiş uygulaması gerçekleştirildi

28.06.2026 18:01:00
İhlas Haber Ajansı
 
NATO Zirvesi için başkentte üst seviye güvenlik
NATO Zirvesi için başkentte üst seviye güvenlik
NATO Liderler Zirvesi kapsamında Ankara'da alınan güvenlik tedbirleri çerçevesinde polis ekipleri tarafından trafik ve asayiş uygulaması gerçekleştirildi.
Başkentte, NATO Liderler Zirvesi nedeniyle güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarıldı. Bu kapsamda polis ekipleri, kentin çeşitli noktalarında trafik ve asayiş uygulamaları gerçekleştirdi.
Denetimlerde kamyon, kamyonet, motosiklet, scooter, şüpheli araçlar ve şüpheli şahıslar üzerinde kontroller yapıldı. Uygulamalara Özel Harekat polisleri de eşlik ederek güvenlik tedbirlerine destek verdi.
Ekipler, sürücülerin evraklarını ve araçlarını kontrol ederken, kurallara aykırı hareket ettiği tespit edilen sürücüler hakkında trafik ekiplerince idari işlem uygulandı.
Ailecek dede ziyaretinden döndüklerini dile getiren bir vatandaş, "Yüksek dereceli insanların gelmesi nedeniyle önlemlerin artırılmasını normal karşılıyorum. Zaten İletişim Başkanlığının da belirlediği yönergeler, yol izlenimleri var. Sıkıntı olacağını düşünmüyorum. Umarım her şey yolunda gider" dedi.
Kırıkkale'den arkadaşlarını görmek için geldiğini söyleyen ve araç muayenesinin olduğunu belirten Mehmet Sümbül, "7-8 Temmuzda trafik durgun olacaktır diye düşünüyorum. Güzel önlemler alındığını düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
NATO zirvesinin iyi geçeceğini düşünen ve uygulama noktasında denetime giren Mevlüt Aydemir, "Çok güzel, her zaman olsun böyle. Önlemler biraz daha artırılsın, daha iyi. Ankara'mız da güzelleşti bu ara, dikkat ediyorlar. Trafik tabii biraz sıkıntılı. Böyle önlemlerin artırılması daha iyi" diye konuştu.
Polis ekiplerinin, NATO Liderler Zirvesi süresince kent genelindeki güvenlik ve trafik denetimlerini aralıksız sürdüreceği öğrenildi.İHA

Türk Kara Kuvvetleri'nin 2235'inci kuruluş yıl dönümü

Türk Kara Kuvvetleri'nin 2235'inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Şanlıurfa'da tören düzenlendi

28.06.2026 16:30:00
İhlas Haber Ajansı
 
Türk Kara Kuvvetleri'nin 2235'inci kuruluş yıl dönümü
Türk Kara Kuvvetleri'nin 2235'inci kuruluş yıl dönümü
Türk Kara Kuvvetleri'nin 2235'inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Şanlıurfa'da tören düzenlendi. Komandolar, 106 yıl önce Fransızların işgali altındaki Şanlıurfa'nın kurtuluş mücadelesinin fitilini ateşleyen Bayraktepe'ye yapılan çıkarmayı yeniden canlandırdı.
Türk Kara Kuvvetleri'nin 2235'inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Şanlıurfa' da bulunan 20. Zırhlı Tugay Komutanlığında tören düzenlendi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunması ile başlayan tören öncesinde Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından kullanılan yerli ve milli hafif silahların sergisi gezildi. Programın açılışında Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel'in mesajı okundu. 20. Zırhlı Tugay Komutanı Tuğgeneral Üzeyir Durmuş, günün anlam ve önemini belirten bir konuşma yaparak katılan herkese teşekkür etti. Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü korusu tarafından mini bir konser verildikten sonra komandolar yürüyüş yaptı.
Komandolar çıkarma yaptı
Fransızlar Şanlıurfa'yı işgal ettikten sonra bölgeye hakim olan Bayraktepe'ye asker yerleştirdi. Yüzbaşı Ali Sahip Ursavaş, milis güçlerin de desteğiyle 16 Şubat 1920 yılında Bayraktepe'ye bir çıkarma gerçekleştirdi. Yaşanan çatışmada Türk tarafı 1 şehit verirken Fransızlar ise büyük zayiat yaşadı. Tepenin ele geçirilmesiyle birlikte Şanlıurfa'daki kurtuluş mücadelesinin fitili ateşlendi. Törende komandolar sembolik olarak yeniden tepeye çıkarma yaptı.
Komando marşı ve Kur'an-ı Kerim'in okunmasının ardından program sona erdi. Programa 20. Zırhlı Tugay Komutanı Tuğgeneral Üzeyir Durmuş ile birlikte Vali Yardımcısı Mehmet Deniz Arabacı, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Sait Ağan, Harran Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Nihat Denek, askeri personel ve aileleri, şehit yakınları ve vatandaşlar katıldı.İHA

Türkiye kavrulacak, sıcaklıklar rekor kıracak. Güneşin altında 50 dereceye dikkat!

Türkiye'de yeni haftada aşırı sıcak hava dalgası etkili olacak. Yarın 31 derece olan İstanbul'daki sıcaklık Salı günü tavan yapacak. Bazı yerlerdeyse sıcaklık 50 dereceye kadar yükselecek

28.06.2026 16:00:00
Haber Merkezi
 
Türkiye kavrulacak, sıcaklıklar rekor kıracak. Güneşin altında 50 dereceye dikkat!
Türkiye kavrulacak, sıcaklıklar rekor kıracak. Güneşin altında 50 dereceye dikkat!
Yurt genelinde sıcaklıklar artarak mevsim normallerinin üzerine çıkıyor.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre, Ülkemizin kuzey ve doğu kesimlerinin parçalı yer yer çok bulutlu, Doğu Karadeniz kıyıları, Samsun'un doğusu, Ordu çevreleri ile Van ve Hakkari'nin doğusunun yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.

Hava sıcaklıklarının yurdun kuzeydoğu ve doğu kesimlerinde mevsim normalleri civarında, diğer yerlerde normallerinin 2 ila 5 derece üzerinde seyredeceği tahmin ediliyor.

Yeni haftadaysa sıcaklıklar tırmanışa geçecek.

İstanbul'da bugün kuzeyli rüzgarlar etkisi sıcaklık 30, yarın ise 31 derece. Megakent Salı günü 35 dereceyi görecek.

Marmara Bölgesi'nin genelinde hava güneşli. Edirne 37, Sakarya 32, Balıkesir 35 derece.

İç Anadolu'nun da çoğu yerinde 30-32 derece olan sıcaklık, Çarşamba günü 36-37'lere çıkacak.

Ege'de rüzgar sert esiyor. Gölgede Manisa ve Muğla 37, Denizli ve Aydın 38 derece. Bodrum'daki yüzde 70 bağıl nem, sıcaklığı gölgede 35 derece hissettiriyor.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Sözcüsü Lütfullah Önder iktidarın milletvekili ve belediye başkanı transferlerini eleştirdi

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Sözcüsü Lütfullah Önder iktidarın milletvekili ve belediye başkanı transferlerini eleştirdi

28.06.2026 11:34:00
Haber Merkezi
 
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Sözcüsü Lütfullah Önder iktidarın milletvekili ve belediye başkanı transferlerini eleştirdi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Sözcüsü Lütfullah Önder iktidarın milletvekili ve belediye başkanı transferlerini eleştirdi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Sözcüsü Lütfullah Önder iktidarın milletvekili ve belediye başkanı transferlerini eleştirdi.
Türkiye'de siyasileri önce kirletip sonra bu kirlenmişlik nedeniyle istediği gibi kullanan bir sistem olduğunu söyleyen Önder, "Kimin kime hizmet ettiğinin, kimin nerede durduğunun belli olmadığı bu kirli ilişkiler ağından Türkiye'nin kurtulması gerekiyor" dedi. BTP Sözcüsü Önder'in açıklaması şöyle: "Siyasetin en büyük sorunu kirlenmiş olmasıdır. Bunu hep konuşuyoruz ve konuşmaya da devam edeceğiz. Çünkü bugün ülkemizde yaşadığımız sorunların temelinde kirli siyaset ve kirli siyasetçiler yatmaktadır. Milletvekillerinin parti değiştirdiğini, transferlerin havada uçuştuğunu ve belediye başkanlarının sık sık partilerinden istifa ederek, el öpüp iktidar partisine geçtiğini her gün görüyoruz. Bu sürecin giderek hızlandığı bir dönemden geçiyoruz.

"Siyaseti rant alanı olarak gören bu anlayıştan siyasetin kurtulması gerekiyor"

Bu ülke siyasetinin iki temel kirlenmişlik sorunu vardır. Birincisi; siyaseti rant elde etmek, güç ve para kazanmak için bir araç olarak gören ve siyaseti meslek edinmiş siyasetçilerdir. Partiler değişiyor, yeni partiler kuruluyor; ancak bakıyorsunuz, partilerin adı yeni olsa da aynı kişiler yine siyasetin içinde yer alıyor. Siyaseti bir rant alanı olarak gören bu anlayıştan siyasetin kurtulması gerekiyor.

"İktidar kim, muhalefet kim; kim kime hizmet ediyor, kimin eli kimin cebinde belli değil"

İkinci sorun ise kirli ilişkiler ağıdır. İktidar kim, muhalefet kim; kim kime hizmet ediyor, kimin eli kimin cebinde belli değil. Muhalefet partisinin liderine, iktidarı değiştirecek aday diye oy veriyorsunuz; ancak bir süre sonra aynı kişinin iktidara hizmet ettiğini görüyorsunuz. Gün geliyor, iktidara kimsenin yapmadığı iyilikleri yapıyor. Ya da muhalefet partisinden belediye başkanı seçiyorsunuz; ardından o kişinin iktidar partisine katıldığını görüyorsunuz.

"Önce kirletip sonra bu kirlenmişlik nedeniyle sizi istediği gibi kullanan bir sistem"

Kimin kime hizmet ettiğinin, kimin nerede durduğunun belli olmadığı bu kirli ilişkiler ağından Türkiye'nin kurtulması gerekiyor. Çünkü ülkemizde, siyasette önünün açılması için adeta adı konulmamış bir anlaşma varmış gibi görünüyor. Önce kirleneceksiniz, sonra bu kirli ilişkiler ağının bir parçası hâline geleceksiniz. Ardından önünüz açılacak; ancak bu kirlenmişlik nedeniyle sizi kirletenler, sizi istedikleri gibi yönlendirebilecekler.

"Bağımsız Türkiye Partisi'ne kulak vermeniz gerekir"

Bu sistem kirlidir. Sistem dışında kalmış, sistemin içine girmemiş ya da sistem tarafından kabul edilmemiş partilere, Bağımsız Türkiye Partisi'ne kulak vermeniz gerekir. Onlarla birlikte yürümeniz, bizimle birlikte hareket etmeniz gerekir. Aksi hâlde bu kirli sistemin içinde yer alan, biraz önce anlattığım iki kısır döngünün parçası olan partilerden ve siyasetçilerden ülkeye ne hizmet gelir ne de hayır gelir. Üstelik verdiğiniz oyun nereye gideceğini de bilemez duruma düşersiniz. Bu nedenle millet, alternatifini kendisi oluşturmalı; sistem dışında tutulmuş olanlara dört elle sarılmalıdır."

‘Uluslararası arenada güçlüyüz’ masalı patladı

2026 Dünya Kupası kapsamında A Milli Futbol Takımımızın oynadığı karşılaşmayı tribündeki özel bir locadan takip eden eski futbolcu Hakan Şükür’ün görüntülere yansıması, Türkiye’de geniş yankı uyandırdı

27.06.2026 20:10:00
Haber Merkezi
 
‘Uluslararası arenada güçlüyüz’ masalı patladı
‘Uluslararası arenada güçlüyüz’ masalı patladı
2026 Dünya Kupası kapsamında A Milli Futbol Takımımızın oynadığı karşılaşmayı tribündeki özel bir locadan takip eden eski futbolcu Hakan Şükür'ün görüntülere yansıması, Türkiye'de geniş yankı uyandırdı.

Milli Takım formasıyla stadyumda yer alması kamuoyunda büyük bir tartışma başlatırken, şahsın hukuki durumu ve uluslararası alanda aranıp aranmadığı sorusu yeniden gündeme geldi.

Türkiye'deki yargı süreci ve yakalama kararları



Hakan Şükür hakkında Türkiye Cumhuriyeti mahkemeleri tarafından verilmiş çok sayıda kesinleşmiş yakalama kararı bulunmaktadır.

15 Temmuz darbe girişiminin ardından Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmalar kapsamında, Şükür hakkında "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak" suçlamasıyla dava açılmıştır.

Bu süreçte tüm mal varlıklarına el konulmuş, başta Galatasaray Kulübü üyeliği olmak üzere Türkiye'deki tüm sportif unvanları ve madalyaları iptal edilmiştir. Ayrıca İçişleri Bakanlığı'nın Terörden Arananlar Listesi'nde gri kategoride yer almaktadır.

Kırmızı Bülten Neden Yok? Interpol'ün Yaklaşımı



Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü İnterpol Daire Başkanlığı, Hakan Şükür'ün uluslararası alanda yakalanması için defalarca başvuru yapmıştır. Ancak Interpol Genel Sekreterliği, bu talepleri reddetmiştir.

ABD'nin İade Sürecindeki Tutumu

Uzun süredir Amerika Birleşik Devletleri'nde lüks bir yaşam süren Hakan Şükür hakkında Türkiye, ABD makamlarına resmi iade dosyası sunmuştur. İki ülke arasında yürürlükte olan "Suçluların Geri Verilmesi ve Ceza İşlerinde Karşılıklı Yardım Antlaşması" bulunmasına rağmen, Washington yönetimi bu talebi cevapsız bırakmıştır.

ABD yargı ve yürütme organları, iade taleplerini somut ceza hukuku delilleri yerine "siyasi sığınma" ve "ifade özgürlüğü" çerçevesinde değerlendirmekte, sunulan terör örgütü üyeliği dosyalarını kendi hukuk sistemlerine göre yeterli görmemektedir. Hukuki ve diplomatik olarak korunan Şükür, ABD sınırları içerisinde tam bir hareket serbestisine sahip olarak yaşamına devam etmektedir.

Kumar bağımlılığı ilk sıraya yükseldi!


 
Yeşilay Genel Başkanı Mehmet Dinç, Yeşilay Danışmanlık Merkezlerine bu yıl en fazla başvurunun kumar bağımlılığı nedeniyle yapıldığını belirterek, kumar bağımlılığının toplum açısından giderek büyüyen bir tehdit haline geldiğini söyledi.

27.06.2026 11:54:00
AA
 
Kumar bağımlılığı ilk sıraya yükseldi!
Kumar bağımlılığı ilk sıraya yükseldi!

Edirne'de basına konuşan Yeşilay Genel Başkanı Mehmet Dinç, bağımlılık denildiğinde geçmişte daha çok alkol, uyuşturucu ve tütünün akla geldiğini ifade etti.

Kumar bağımlılığı patladı

Pandeminin ardından kumar bağımlılığının yalnızca Türkiye'de değil, tüm dünyada önemli bir sorun haline geldiğine işaret eden Dinç, "Özellikle pandeminin ardından dünya çapında sadece Türkiye'de değil, kumar bağımlılığıyla ilgili çok büyük bir tehdit ve tehlike ortaya çıkmaya başladı. Bunun neticelerini görüyoruz. İşten atılan, yuvası yıkılan, borç batağına kapılmış çok sayıda insanımız var. Bizi en çok üzen, vicdanımızı en çok parçalayan ise intihara kadar giden insanlarımız var" diye konuştu. Yeşilay olarak kumar bağımlılığıyla mücadeleyi öncelikli çalışma alanları arasına aldıklarını belirten Dinç, önleyici faaliyetlerin yanı sıra bağımlılara ücretsiz psikoterapi desteği sunduklarını anlattı.

Psikoterapi ücretsiz

Yeşilay Danışmanlık Merkezlerine daha önce en fazla başvurunun tütün ve madde bağımlılığı nedeniyle yapıldığını aktaran Dinç, şöyle konuştu: "Yeşilay Danışmanlık Merkezlerimizde ücretsiz psikoterapi hizmeti veriyoruz. Yakın zamana kadar en çok başvuru tütün ya da madde bağımlılığıyla alakalı oluyordu. Bu yıl kumar bağımlılığı başvuruları bütün bağımlılık alanlarını geçti. Şu anda Türkiye'nin 81 ilinde 105 danışmanlık merkezimizde en çok başvuruyu kumar bağımlılığıyla ilgili alıyoruz. Demek ki bu konuyla ilgili Türkiye'nin her yerinde büyük bir yangın var. Endüstri bu yangını büyütmek için kumar demiyor, bahis diyor, şans diyor, talih diyor. Ama adı ne kadar değiştirilirse değiştirilsin, ne kadar masum gösterilmeye çalışılırsa çalışılsın, bunun adı kumardır."


Yasal, yasal olmayan farketmez

Dinç, kumar ve bahisle mücadelede yasal ya da yasa dışı ayrımı yapılmaması gerektiğini vurguladı. Yasal ya da yasa dışı tüm kumar türlerinin aileleri dağıttığını ve insanların hayatını olumsuz etkilediğini belirten Dinç, "Dolayısıyla hepsiyle birlikte mücadele etmemiz, hepsini önlemeye yönelik çalışmalar yapmamız ve rehabilitasyon hizmetlerini yaygınlaştırmamız gerekiyor" ifadelerini kullandı. Dinç, kumarın yaygınlaşmasının en önemli nedenlerinden birinin erişilebilirliğinin artması olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti: "Bir alışveriş sitesine giriyorsunuz, kumarla alakalı bir şey var. Bir banka sitesine giriyorsunuz kumarla alakalı bir şey var. Çocuk masum bir oyun oynamaya çalışıyor, karşısına kumarla ilgili içerikler çıkıyor. Bunlar kumar bağımlılığını fevkalade artırıyor ve özellikle çocuklarımızı ve gençlerimizi savunmasız hale getiriyor. Dolayısıyla kumarın ulaşılabilirliği konusunda ciddi düzenlemelere acil ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Alışveriş sitelerinde kumar öğelerinin, oyun sitelerinde ya da çocukların ve gençlerin yoğun kullandığı platformlarda kumar içeriklerinin yeri olmamalıdır."

Yolun sonu demeyin, tedavisi var

Kumarla mücadele kapsamında önemli bir eylem planının hayata geçirildiğini ve reklamların kısıtlanmasına yönelik adımların olumlu sonuçlar vermeye başladığını belirten Dinç, bağımlıların umutlarını kaybetmemesi gerektiğini söyledi. Dinç, "Ümidi kesmeyelim, yolun sonu demeyin, tedavisi var. Bu böyle devam edecek, benim kaderim diye düşünmeyelim. Bunun çözümü, çaresi, tedavisi ve rehabilitasyonu var" dedi. Yeşilay Danışmanlık Merkezlerinde bağımlıların yanı sıra ailelerine de destek verdiklerini kaydeden Dinç, hizmetlerin ücretsiz ve gizlilik esasına göre yürütüldüğünü aktardı. Dinç, vatandaşların herhangi bir kaygı duymadan danışmanlık merkezlerinden destek alabileceklerini dile getirerek, "Bazen insanlar tedaviye korkuyla yaklaşabiliyor. 'Karşıma çıkacak mı, memurluktan atılacak mıyım, memurluğa girebilecek miyim?' gibi sorular sorabiliyorlar. Biz bu gizliliği muhafaza ediyoruz. Kimseyle paylaşmıyoruz. Gönül rahatlığıyla Yeşilay Danışmanlık Merkezlerimizden hizmet alabilirler" şeklinde konuştu.

Türkiye çok lakin kalitesiz uyuyor!


 
 
TÜİK'in 2025'e ilişkin 'Zaman Kullanım Araştırması'na göre kadınlar, günde ortalama 9 saat uyurken erkeklerde bu süre 8 saat 49 dakika oldu. Uyku kalitesi ise özellikle sosyal medya hastalığı nedeniyle yerlerde sürünüyor. Çalışan bireyler, günde ortalama 5 saat 41 dakikalarını istihdamla ilgili faaliyetlere ayırdı. 

27.06.2026 11:45:00
MURAT ÇORBACI
 
Türkiye çok lakin kalitesiz uyuyor!
Türkiye çok lakin kalitesiz uyuyor!

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ilişkin "Zaman Kullanım Araştırması"nın sonuçlarını açıkladı. Daha önce 2006 ve 2015 yıllarında yapılan araştırmada bireylerin yaş, cinsiyet ve çalışma durumu gibi değişkenlere göre, bir günlerini hangi faaliyetlere ne kadar süre ayırarak geçirdikleriyle ilgili bilgiler yer alıyor. Verilere göre, uykuya ayrılan zaman geçen yıl 10 yaş ve üzeri fertler için günde ortalama 8 saat 55 dakika oldu. En az uyuyan yaş grunu ise 8 saat 31 dakika ile 35-54 yaş arası...

Kadınlar daha çok uyuyor

Kadınlar, günde ortalama 9 saat uyurken erkeklerde bu süre 8 saat 49 dakika olarak gerçekleşti. Uykuya ayrılan süre, hafta içi günde ortalama 8 saat 41 dakika iken hafta sonu 9 saat 28 dakika olarak ölçüldü. Uykudan sonra bu süreyi 3 saat 15 dakikayla yemek ve diğer kişisel bakım, 2 saat 25 dakikayla istihdam faaliyetleri (işte geçirilen zaman, iş arama vb.), 2 saat 22 dakikayla hane halkı ve aile bakımı takip etti.

Çalışmaya ayrılan vakit uykudan az!

Yaşı 15 ve üzeri bireylerin, 24 saatte yaptıklarına bakıldığında, istihdamla ilgili faaliyetlere ayrılan toplam süre, kişi başına ortalama 2 saat 39 dakika olarak hesaplandı. Çalışan fertlerin, günde ortalama 5 saat 41 dakikalarını istihdamla ilgili faaliyetlere ayırdıkları belirlendi. Çalışan erkeklerin günde ortalama 6 saatlerini, çalışan kadınların ise 4 saat 58 dakikalarını istihdamla ilgili faaliyetlere ayırdıkları tespit edildi. Yaşı 15 ve üzeri bireylerin hane halkı ve aile bakımına ayırdıkları zaman cinsiyetlere göre incelendiğinde, kadınların bu faaliyete günde ortalama 4 saat 3 dakika, erkeklerin ise 58 dakika ayırdığı görüldü. Çalışma durumuna göre değerlendirildiğinde, çalışan kadınların hane halkı ve aile bakımına günde ortalama 2 saat 38 dakika, çalışan erkeklerin 47 dakika ayırdıkları tespit edildi. Çalışmayan kadınların bu faaliyete günde ortalama 4 saat 33 dakika, çalışmayan erkeklerin ise 1 saat 17 dakika ayırdığı hesaplandı.

Spora çok az vakit kalıyor

Bireylerin gün içinde en az zaman ayırdıkları faaliyet, ortalama 12 dakikayla spor ve doğa sporları oldu. Kadınlar, bu faaliyetlere günde ortalama 9 dakika, erkekler ise 16 dakika ayırdı. Spor ve doğa sporlarının ardından fertlerin en az zaman ayırdığı faaliyetler, sırasıyla 26 dakikayla hobiler ve oyunlar, 37 dakikayla gönüllü işler ve toplantılar oldu. Yaş gruplarına göre ortalama faaliyet süreleri incelendiğinde, uyku, eğitim, hobiler ve oyunlar ile spor ve doğa sporları faaliyetlerine en fazla zamanı 10-14 yaş grubundaki bireylerin ayırdığı belirlendi.

Futbol oynayanlar azaldı, voleybol oynayanlar arttı

Son 4 hafta içinde 10 yaş ve üzeri fertlerin gerçekleştirdikleri sportif faaliyetler incelendiğinde, yüzde 11.7 ile yürüyüş veya koşu, yüzde 4.1 ile futbol ve yüzde 2.5 ile aletli spor faaliyetleri dikkati çekti. 2015 ile 2025 yılları karşılaştırıldığında futbol oynadıklarını belirten bireylerin oranının yüzde 5.2'den yüzde 4.1'e gerilediği, voleybol oynadıklarını ifade eden fertlerin oranının ise yüzde 0.9'dan yüzde 1.4'e çıktığı belirlendi.

55 yaş ve üstü ne yapıyor?

Araştırmada yaş gruplarının zaman kullanımına da yer verildi. 55 yaş ve üstü bireyler, günde 9 saat 13 dakika uyuyor. En çok uyuyan bu yaş grubu 3 saat 18 dakika yemeğe ve kişisel bakıma ayırıyor. Bu kesim, 2 saat 52 dakika ile en çok TV izleyen yaş grubu... Spor ve doğa sporları ise çok az vakitlerini alıyor ki ölçülememiş...

Televizyon, şimdlik sosyal medyanın önünde

10 yaş ve üzeri bireylerin son 4 hafta içindeki eğlence ve kültür faaliyetleri incelendiğinde, en fazla yapılan faaliyetlerin yüzde 88.8 ile televizyon izlemek, yüzde 71.7 ile sosyal medyada vakit geçirmek ve yüzde 67.5 ile akraba ziyaretinde bulunmak olduğu görüldü. Sosyal medyada vakit geçirenlerin oranı, erkeklerde yüzde 77 iken kadınlarda yüzde 66.6 olarak gerçekleşti. 2015 yılının sonuçlarıyla karşılaştırıldığında 2025'te en yüksek artış, sosyal medyada vakit geçiren bireylerin oranında oldu. Sosyal medyada vakit geçirenlerin oranı, 2015'te yüzde 33.9 iken 2025'te yüzde 71.7'ye yükseldi. 2015 yılına göre en belirgin azalış ise gazete, dergi ve benzeri yayınları okuma faaliyetinde gerçekleşti. Bu faaliyeti gerçekleştirenlerin oranı yüzde 39.4'ten yüzde 20.1'e düştü.

Yetkili servis şikayetleri katlandı


 
Şikayetvar, elektronik ürün yetkili servislerine yönelik şikayetlerin son bir yılda yüzde 109, beyaz eşya yetkili servislerine yönelik şikayetlerin ise yüzde 59 arttığını açıkladı. En çok şikayet edilen konular ise; uzun onarım süreleri, garanti anlaşmazlıkları ve yedek parça sorunları olarak kaydedildi.

27.06.2026 10:41:00
HASAN GÜNDOĞDU
 
 Yetkili servis şikayetleri katlandı
 Yetkili servis şikayetleri katlandı

Şikayetvar verilerine göre elektronik ürün yetkili servislerine ilişkin şikayet sayısı geçen yılın aynı dönemindeki 694 seviyesinden bin 452'ye yükselerek yüzde 109 arttı. Beyaz eşya yetkili servislerinde ise şikayet sayısı 2 bin 812'den 4 bin 467'ye çıkarak yüzde 59 artış gösterdi. Beyaz eşya ve yedek parça sitelerine yönelik şikayetler de yüzde 96 yükselerek 304'e ulaştı.

Onarım süreleri uzun sürüyor

Platform tarafından yapılan açıklamada şu bilgilere yer verildi: "Elektronik ürünlerde yaşanan arızaların ardından servis desteğine başvuran tüketiciler, en çok uzun onarım süreleri, yedek parça bekleme süreçleri ve aynı arızanın tekrar etmesinden şikayet ediyor. Özellikle akıllı telefon, televizyon ve bilgisayar gibi yüksek maliyetli ürünlerde kullanıcılar, yeni ürün satın almak yerine mevcut cihazlarını kullanmaya devam etmeye çalışırken servis süreçlerinde yaşanan aksaklıklar mağduriyet yaratıyor. Servis süreçlerinin uzaması, garanti kapsamına ilişkin anlaşmazlıklar ve onarım sonrasında aynı arızanın tekrar etmesi öne çıkan sorunlar arasında yer alıyor.

Beyaz eşya yetkili servislerine yönelik şikayet sayısı 4 bin 467'ye ulaştı. Özellikle klima, buzdolabı ve derin dondurucu gibi günlük yaşamın vazgeçilmez ürünlerinde servis randevularının gecikmesi, arızaların giderilememesi ve garanti kapsamına ilişkin anlaşmazlıklar öne çıkıyor. Tüketiciler, servis sürecinin haftalarca uzaması nedeniyle günlük yaşamlarının aksadığını belirtirken, bazı şikayetlerde aynı arıza nedeniyle birden fazla servis kaydı açıldığı görülüyor. Yaz aylarında artan klima kullanımıyla birlikte servis yoğunluğunun da şikayetlere yansıdığı dikkat çekiyor.

Yedek parça sitelerine yönelik şikayetlerdeki yüzde 96'lık artış da dikkat çekiyor. Veriler, tüketicilerin yalnızca tamir hizmetlerine değil, ürünlerini daha uzun süre kullanabilmek için yedek parçaya da daha fazla ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Tüketiciler; sipariş edilen parçaların gönderilmemesi, yanlış ürün teslim edilmesi, stokta görünen ürünlerin temin edilememesi ve iade süreçlerinde yaşanan gecikmeler nedeniyle çözüm arıyor. Artan ürün fiyatları nedeniyle cihazlarını yenilemek yerine onarmayı tercih eden kullanıcılar için yedek parçaya erişim daha kritik hale geliyor."

Başlıca şikayet başlıkları

Şikayetvar verilerine göre yetkili servis ve yedek parça kategorilerinde öne çıkan şikayet konuları şöyle:
• Garanti kapsamı ve garanti süresine ilişkin anlaşmazlıklar
• Uzayan onarım süreçleri
• Servis randevularına uyulmaması
• Yedek parça temininde yaşanan gecikmeler
• Aynı arızanın tekrar etmesi
• Ürün değişim ve iade taleplerinin karşılanmaması
• Kurulum ve montaj sırasında yaşanan sorunlar
• Müşteri hizmetlerine ulaşamama
• Yüksek servis ve yedek parça ücretleri...

Açlık grevindeki öğretmenlerden Yusuf Tekin’e yanıt

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in açlık grevi yapan öğretmenlere yönelik "Önce gelip Bakanlığa şikayet etselerdi" açıklamasına eylemcilerden yanıt geldi. Resmi kanalları defalarca denediklerini belirten öğretmenler, "Dilekçelerimiz işleme alınmadı, randevu taleplerimiz reddedildi" dedi

26.06.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
Açlık grevindeki öğretmenlerden Yusuf Tekin’e yanıt
Açlık grevindeki öğretmenlerden Yusuf Tekin’e yanıt
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in, hak gasplarına karşı açlık grevi başlatan öğretmenlerle ilgili yaptığı son açıklamalar gündemdeki yerini koruyor. Bakan Tekin'in, "Keşke açlık grevi yapmadan önce şikayetlerini gelip Bakanlığa söyleseydiler. Şikâyet yoksa kim tedbir alacak?" şeklindeki sözlerine, eylemi sürdüren öğretmenlerden jet hızıyla yanıt geldi. Öğretmenler, idari yolları tüketmedikleri yönündeki iddiaları kesin bir dille yalanladı.

"Yasal tüm yolları tükettik"

Açlık grevindeki öğretmenler adına yapılan ortak açıklamada, Bakan Tekin'in "Hukuk devletinde önce idari işlem için itiraz edilir" sözlerine tepki gösterildi. Aylardır seslerini duyurmak için her yolu denediklerini belirten öğretmenler, süreci şu sözlerle özetledi:

"Çalıştığımız kurumlardaki hukuksuzluklara dair hazırladığımız raporları ve şikayet dilekçelerini defalarca Bakanlık evrak kaydına sunduk. Sorunları bizzat aktarmak için Bakanlık bürokratlarından ve Sayın Yusuf Tekin'den aylarca randevu talep ettik ancak hiçbirine olumlu dönülmedi. Okullarımıza gelen müfettişlere uğradığımız mobbingi ve haksızlıkları tek tek anlattık, hiçbir idari soruşturma açılmadı."

"Açlık grevi keyfi bir seçim değildir"

Öğretmenler, açlık grevi eyleminin idari yolların tamamen tıkanması ve kendilerine başka bir çare bırakılmaması sebebiyle başladığını vurguladı. "Hukuk devleti vurgusu yapanlar, önce vatandaşına kulak tıkamayı bırakmalıdır" diyen eylemciler, şu ifadeleri kullandı:

"Kimse durup dururken, keyfi bir şekilde bedenini açlığa yatırmaz. Bizler bu ülkenin öğretmenleriyiz. Keşke Sayın Bakan, 'Şikayet yok' demek yerine, haftalardır Bakanlık binasının birkaç yüz metre ötesinde devam eden çığlığımızı duymayı seçseydi. Kapılar yüzümüze kapanmasaydı, bugün burada açlık grevinde değil, sınıflarımızda öğrencilerimizin başında olurduk."

"Evrak numaralarımızı paylaşmaya hazırız"

Bakanlığın "Bize ulaşmış bir şikayet yok" iddiasına karşı öğretmenler, ellerindeki hukuki belgeleri işaret etti. Bakanlığa sunulan dilekçelerin tarih ve evrak numaralarını kamuoyuyla paylaşmaya hazır olduklarını belirten eğitimciler, somut bir adım atılana ve hakları iade edilene kadar eylemlerini sürdürmekte kararlı olduklarını yineledi.

Eğitim sendikaları ve demokratik kitle örgütleri de yaptıkları açıklamalarla öğretmenlere destek vererek, Milli Eğitim Bakanlığı'nı inkarcı tutumu bırakıp acilen diyalog kanallarını açmaya davet etti.

Usta oyuncu Kadir İnanır hayatını kaybetti

Yeşilçam'ın usta ismi Kadir İnanır, İstanbul'da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. 14 Mayıs'ta hastaneye kaldırılan Yeşilçam'ın usta oyuncusu Kadir İnanır'a zatürre teşhisi konulmuştu. Yoğun bakımda tedavisi devam eden İnanır, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

26.06.2026 18:59:00 / Güncelleme: 26.06.2026 19:03:44
İhlas Haber Ajansı
 
Usta oyuncu Kadir İnanır hayatını kaybetti
Usta oyuncu Kadir İnanır hayatını kaybetti
Kadir İnanır, 15 Nisan 1949 yılında Ordu'nun Fatsa ilçesinde dünyaya geldi. İnanır, ilkokul ve ortaokulu Fatsa'da tamamladı ve oyunculuk yeteneğini eğitimi sırasında çeşitli okul gösterilerinde sergiledi. İnanır, İstanbul Haydarpaşa Lisesi'ni ardından Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi, Radyo-Televizyon Bölümü'nü bitirdi.

1967 yılında Ses dergisi'nin düzenlediği "Sinema Artisti Yarışmas'nda finale kaldı, 1968 düzenlenen Saklambaç gazetesinin "Fotoroman Artisti Yarışması"'nda da birinci oldu. Bir süre fotoromanlarda oynadıktan sonra 'Yedi Adım Sonra (1968) adlı filmdeki küçük bir rolle sinemaya başladı. İlk kez başrolde oynadığı 1970 tarihli, Atıf Yılmaz'ın yönettiği Kara Gözlüm filminde Türkan Şoray'la başrolleri paylaştı. Daha sonra Şoray'la birçok film daha çevirerek Türk sinemasının erkek yıldızları arasına girdi. İnanır-Şoray ikilisi, Yeşilçam'ın en sevilen aşk filmlerinden olan "Selvi Boylum Al Yazmalım"ın yanı sıra "Bodrum Hakimi", "Dila Hanım" ve "Devlerin Aşkı" gibi yapımlarla hafızalarda yer edindi.

Sanat hayatına 1973'te Altın Koza Film Festivali'nde "Utanç" filmiyle, 1986'da ise Altın Portakal Film Festivali'nde "Yılanların Öcü" ile aldığı "En İyi Erkek Oyuncu" ödülleri dâhil çok sayıda başarı sığdırdı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.