logo
06 TEMMUZ 2026

Zor günler geçiriyoruz

09.05.2004 00:00:00
 
Irak'taki işkence olayını "korkunç, dehşet verici ve insanlık dışı" olarak nitelendiren ABD Başkanı Bush, ülkesinin zor bir dönemden geçmekte olduğunu söyledi. Bush, El Ahram gazetesi ile yaptığı 38 dakikalık söyleşi içerisinde altı kez "sorry (üzgünüm, özür dilerim)" ifadesini kullandı. Bush'un, Mısır'da yayımlanan El Ahram gazetesine önceki gün verdiği demeç yayımlandı. Bush, işkenceye maruz kalan mahkumlar için, "Onlardan, ailelerinden, karşılaştıkları küçük düşürücü muamele konusunda ne kadar özür dilesem azdır. İnsanların artık, 'Bakın Amerika ne kadar kötü' diyebilecekleri için de üzgünüm" dedi. Bush, "korkunç, dehşet verici ve insanlık dışı" muamelelerden ötürü ABD'nin adının büyük bir yara aldığını kaydetti.

NATO Genel Sekreteri Zirve öncesi konuştu

36. NATO Liderler Zirvesi öncesinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde basın toplantısı düzenleyen Genel Sekreter Mark Rutte, savunma harcamalarının artırılacağını belirterek, "Türkiye ittifak için vazgeçilmez bir güç, savunma malzemelerimizi Türk savunma sanayisi sağlıyor" dedi

06.07.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
NATO Genel Sekreteri Zirve öncesi konuştu
NATO Genel Sekreteri Zirve öncesi konuştu
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde gerçekleşecek tarihi 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kapsamlı bir basın toplantısı düzenledi. Göreve geldikten sonraki en kritik zirvelerden birine Türkiye'nin ev sahipliğinde çıktıklarını belirten Rutte, küresel savunma harcamalarından Ukrayna savaşına, Türk savunma sanayisinin rolünden "NATO 3.0" vizyonuna kadar pek çok önemli başlıkta kritik mesajlar verdi.

Zirvenin "alınan kararların uygulamaya geçirilmesi" aşaması olduğunu vurgulayan Rutte, müttefiklerin savunma bütçelerini gayrisafi yurt içi hasılalarının (GSYİH) yüzde 5'i seviyesine çıkarma hedefine odaklanacaklarını duyurdu.

"Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ve Türkiye'ye teşekkür ediyorum"

Konuşmasına ev sahipliğinden dolayı Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ekibine teşekkür ederek başlayan Rutte, "Bu muhteşem salonda bizi ağırladıkları için minnettarım. Şimdiye kadar her şey mükemmel. Türk halkının misafirperverliğinden çok etkilendim" ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin askeri gücünün altını çizen Genel Sekreter, şu açıklamalarda bulundu:

"Türkiye, NATO içindeki en iyi silahlı kuvvetlerden birine sahip ve ittifak noktasında çok önemli bir rol oynuyor. Geçtiğimiz 10 yılda savunma sanayisini çok net bir şekilde yukarı taşıdı. Savunma için ihtiyaç duyduğumuz kritik malzemeleri Türk Savunma Sanayii karşılıyor. İstanbul ve Ankara bizim için, tüm ittifak için hayati öneme sahip."

"Savunma harcamalarında yeni hedef: Yüzde 5"

NATO Ankara Zirvesi'nin en temel finansal gündem maddelerinden birinin bütçe planlamaları olduğunu kaydeden Rutte, müttefiklerin inandırıcı planlar sunması gerektiğini söyledi. Geçen yıl Lahey'de önemli kararlar aldıklarını belirten Genel Sekreter, "Herkes yüzde 5 bütçe hedefi konusunda anlaştı. Şimdi Ankara'da bu sözlerin somut sonuçlarını izliyoruz. Paramızı işe, füzelere ve savunma kapasitesine dönüştürüyoruz. Avrupalı müttefiklerimiz ve Kanada, harcamalarını ABD seviyesine eşitleme aşamasında. Güçlü bir Avrupa, güçlü bir NATO demektir" dedi.

"Putin'in saldırıları çaresizliğini gösteriyor"

Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırılarına sert tepki gösteren Rutte, Ukrayna'ya desteğin kesintisiz devam edeceğini yineledi. Dün akşam saatlerinde Ukrayna kentlerine düzenlenen hava saldırılarına değinen Genel Sekreter, şu cümleleri kaydetti:

"Rusya masum Ukrayna halkını vurmaya devam ediyor ancak bu saldırılar Putin'in ne kadar çaresiz olduğunu gösteriyor. Ukrayna ordusu, Rusya ekonomisini mahvediyor. Geçtiğimiz aylarda cephede ilerleyen bir Rusya vardı, şimdi ise durum başabaş gidiyor. Verdiğimiz hava savunma destekleriyle Ukrayna tarih yazıyor ve ihtiyaçları olan her şeyi onlara sağlamaya kararlıyız. Ukrayna'nın güvenliği bizim doğrudan kendi güvenliğimizdir."

"Trump ile Hürmüz Boğazı konusunda anlaştık"

Geçtiğimiz hafta ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye de değinen Mark Rutte, transatlantik ilişkilerdeki bütçe uyumuna dikkat çekti. Trump'ın müttefiklerin savunma harcamalarını artırması yönündeki kararlılığını öven Rutte, "Geçtiğimiz hafta Umman'da da bir araya geldik. Ticaret yollarının güvenliği açısından kritik olan Hürmüz Boğazı'nda özgür dolaşımın sürdürülmesi konusunda kendisiyle tam bir mutabakata vardık" dedi.

Hollandalı gazetecinin "demokrasi" sorusuna yanıt

Basın toplantısının soru-cevap bölümünde Hollandalı bir gazetecinin, Ankara'daki güvenlik önlemleri ve muhalif figürlere yönelik hukuki süreçleri hatırlatarak sorduğu "Ankara liberal demokrasilerin toplanması için doğru yer mi?" sorusu üzerine Rutte, evrensel demokrasi ilkelerine vurgu yaptı.

Demokrasinin sadece seçim sandığından ibaret olmadığını ifade eden Rutte, "Demokrasi, seçimden çok daha fazlasıdır. Aynı zamanda bağımsız ve özgür medya demektir. Gazetecilerin istediği soruyu sorabilmesi, istediği araştırmayı yapabilmesi ve medyanın bu tür zirvelere serbestçe erişebilmesi demokrasinin temel şartıdır" yanıtını verdi.

Ankara Zirvesi'nde gözler "NATO 3.0" vizyonunda

7-8 Temmuz tarihleri arasında yürütülecek oturumlarda 32 üye ülkenin lideri, ittifakın yeni askeri ve teknolojik dönüşüm evresi olan "NATO 3.0" vizyonunu inşa edecek. Zirvenin ilk gününde müttefikler, tarihin en kapsamlı NATO Savunma Sanayi Forumu kapsamında bir araya gelerek milyarlarca dolarlık yeni ortak projeleri imzalayacak.

Hüseyin Baş’tan Bakan Tekin’e tepki: 'Bal gibi Kurtuluş Savaşı'

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in müfredat ve tarih anlatısına yönelik "Kurtuluş Savaşı demeyeceğiz" çıkışına sosyal medya hesabından sert yanıt verdi. Atatürk'ün İstanbul'u İngiliz işgalinden kurtarması sayesinde bugün fetihlerin kutlanabildiğini hatırlatan Baş, "Bir takım siyasi hesaplar uğruna tarihimizi birbiriyle çarpıştırmaya kalkmak akıl kârı değildir" dedi

06.07.2026 18:10:00
Haber Merkezi
 
Hüseyin Baş’tan Bakan Tekin’e tepki: 'Bal gibi Kurtuluş Savaşı'
Hüseyin Baş’tan Bakan Tekin’e tepki: 'Bal gibi Kurtuluş Savaşı'
Millî Eğitim Bakanlığı'nın yeni eğitim müfredatı ve tarih dersi içeriklerine yönelik tartışmalar siyasetin gündemindeki yerini koruyor. Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in "Kurtuluş Savaşı" ifadesinin kullanımına yönelik eleştirilerine, sosyal medya X hesabı üzerinden tarihi gerçekleri hatırlatarak sert bir dille tepki gösterdi.

"Hangi Osmanlı? Sevr'e imza atan Osmanlı!"

Bakan Tekin'in "Neyden kurtuluyormuşuz, önce Osmanlı varmış" şeklindeki yaklaşımını eleştiren BTP lideri Hüseyin Baş, Mustafa Kemal Atatürk'ün Samsun'a çıkışından önceki dönemin iyi analiz edilmesi gerektiğini vurguladı. "Evet Sayın Bakan, bir Osmanlı vardı ama hangi Osmanlı?" diye soran Baş, şu ifadeleri kullandı:

"Viyana kapılarına dayanan Osmanlı mı, Sevr'e imza atan Osmanlı mı? Cevap çok açık: Sevr'e imza atan Osmanlı! Payitahtı işgal altında olan bir Osmanlı! Kurucusu Osman Gazi'nin sandukası Yunan askeri tarafından tekmelenen Osmanlı! Ortada bal gibi bir Kurtuluş Savaşı vardır, ortada destansı bir Millî Mücadele vardır. Bu destansı Millî Mücadele'nin adı Kurtuluş Savaşı'dır."

"Neyden kurtulduğumuzu söyleyeyim: Haçlı çizmelerinden!"

Tarihin siyasi mülahazalarla değiştirilemeyeceğini ifade eden Baş, Türkiye Cumhuriyeti'nin hangi şartlarda kurulduğunu tek tek sıralayarak, "Neyden kurtulduğumuzu size söyleyeyim" dedi ve ekledi:

"Sevr'den kurtulduk! İstanbul'daki İngiliz işgalinden kurtulduk. Gaziantep'teki Fransız zulmünden, Ege'deki Yunan zulmünden, Doğu'daki Ermeni zulmünden kurtulduk. Asırlık Türk yurdunun Haçlı çizmeleriyle çiğnenmesinden kurtulduk. Tekrarlayalım: Atatürk, yüce Türk milletiyle bir Millî Mücadele vermiştir ve bu mücadelenin adı Kurtuluş Savaşı'dır."

"İstanbul'un fethini kutlayabiliyorsak Atatürk sayesindedir"

Açıklamasında altı çizilmesi gereken bir kronoloji uyarısında bulunan Hüseyin Baş, Atatürk'ün imzasını taşımayan bir son zafer olmasaydı geçmişteki hiçbir zaferin yâd edilemeyeceğini belirtti. Baş, "Bugün İstanbul'un fethini kutlayabiliyorsak bunu Atatürk'ün İstanbul'u İngiliz işgalinden kurtarmasına borçluyuz. O yüzden tarihi tarihçilere bırakıp temelinde farklı hesaplar olan ucuz işlerle uğraşmamalıyız. Hele de bu konulara eğitimi asla karıştırmamalıyız!" diyerek Millî Eğitim Bakanlığı'nın ajandasını eleştirdi.

"Tarihimizi birbiriyle çarpıştırmayın"

Osmanlı Devleti ile Türkiye Cumhuriyeti'nin birbirinin zıttı değil, aynı zincirin halkaları olduğunu ifade eden BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, açıklamasını şu sağduyu çağrısıyla tamamladı:

"Unutmayalım: Osmanlı da bizim, Türkiye de bizim, hatta daha önceki Selçuklu da bizim! Bir takım siyasi hesaplar uğruna tarihimizi birbiriyle çarpıştırmaya kalkmak akıl kârı değildir."

Bakanlığın tarih terminolojisine getirmek istediği değişikliklere karşı muhalefet kanadından tepkiler yükselmeye devam ederken, Hüseyin Baş'ın bu kapsamlı tarihi çıkışı sosyal medyada kısa sürede büyük etkileşim aldı.


Ekrem İmamoğlu bugün üç ayrı davada hakim karşısında

23 Mart 2025'te tutuklanarak Silivri Cezaevi'ne gönderilen ve İçişleri Bakanlığı tarafından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu bugün yargılandığı üç ayrı davada hakim karşısına çıkıyor

06.07.2026 12:10:00
Haber Merkezi
 
Ekrem İmamoğlu bugün üç ayrı davada hakim karşısında
Ekrem İmamoğlu bugün üç ayrı davada hakim karşısında
23 Mart 2025'te tutuklanarak Silivri Cezaevi'ne gönderilen ve İçişleri Bakanlığı tarafından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu bugün yargılandığı üç ayrı davada hakim karşısına çıkıyor.

6 Temmuz'da İBB davasının 62. günü; "casusluk" davasının 2. günü ve 'sahte diploma' davasının 5. günündeki duruşmalar görülüyor.

Avrupa Parlamentosu'nun (AP) Türkiye raportörü Nacho Sanchez Amor ve yanındaki heyet Silivri'de duruşmaları takip ediyor.

İmamoğlu'nun hazır bulunduğu ilk duruşma olan "casusluk" davasından diploma davası duruşmasına geçme talebi kabul edildi.

Ekrem İmamoğlu, 5 Temmuz'da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda "3 dava tek cümle: Demokrasiyi savunuyorum" dedi.

İmamoğlu geçen hafta, yargılandığı üç ayrı dava için kendisinden 6 Temmuz'da savunma istenmesine tepki göstermişti.

Açıklamasında, "Bir insan aynı gün üç ayrı mahkemede savunmaya zorlanmasının insani bir yönü yok. 110 gündür süren dava sürecinin sonlarına gelmişken Mahkeme Başkanı'nın 9 Temmuz'da duruşmayı sonlandırma ısrarı düşündürücüdür. Neden 9 Temmuz ısrarı?" diye sormuştu.

Savunmasının "kısıtlandığını" savunan İmamoğlu, 9 Temmuz sonrası Türkiye'de ne olacak?" demişti.

İmamoğlu hakkında bugün görülen davalarda son durum şöyle:

'Casusluk' davası: İmamoğlu'nun önce 'diploma davası'na geçmesi talebi kabul edildi
Davada Ekrem İmamoğlu ile birlikte gazeteci Merdan Yanardağ, siyasi danışmanı Necati Özkan ve Hüseyin Gün "siyasal casusluk" iddiasıyla tutuklu yargılanıyor.

6 Temmuz'da İmamoğlu'nun hazır bulunduğu ilk duruşmada avukatı aynı saate denk gelen diploma davasına katılabilmesi için salondan ayrılmasına izin verilmesini talep etti.

Mahkeme bu talebi kabul ederek, diğer duruşma sona erdiğinde yeniden salona getirilmesine karar verdi.

Mahkeme, bir önceki duruşmada sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vermiş; dosyadaki kritik dijital delillerin incelenmesi amacıyla Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), Emniyet ve Milli İstihbarat Teşkilatı'ndan (MİT) ek rapor talep etmişti.

Sanıklara yöneltilen temel suçlama, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 328/1 maddesi uyarınca "siyasal veya askeri casusluk maksadıyla devletin gizli kalması gereken bilgilerini temin etmek".

Haklarında 20 yıla kadar hapis cezası istenen sanıklar suçlamaları kesin dille reddediyor; iddianamenin somut delillere dayanmadığını ve davanın tamamen siyasi saiklerle açıldığını savunuyor.

Hâkimler ve Savcılar Kurulu'nun (HSK) 12 Haziran tarihli yaz kararnamesiyle davanın mahkeme heyeti değiştirilmişti.

Avukatı 6 Temmuz'daki duruşmada, İmamoğlu hakkında son bir yılda açılan çeşitli davalarda yargıç ve heyet değişiklikleri yaşandığını, bunun farklı kaygılar doğurduğunu savundu.

Ancak geçmişte yaptıkları benzer başvurulardan sonuç alamadıkları ve yargılamanın uzamasını istemedikleri için bu celsede reddi hakim talebinde bulunmayacaklarını belirtti.

Avukat Hasan Fehmi Demir, yeni atanan mahkeme başkanının sanıkları yeniden dinlemesinin uygun olacağını belirtirken, iki tanığın SEGBİS üzerinden değil, yüz yüze ve mahkeme salonunda dinlenmeleri gerektiğini savundu.

Diploma davası
Ekrem İmamoğlu'nun, iptal edilen üniversite diplomasına ilişkin "zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik" suçlamasıyla yargılandığı davanın duruşması da bugün görülecek.

Savcılık bu dosyada İmamoğlu hakkında 2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapis cezası istiyor.

İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesi, önceki celsede İstanbul 5'inci İdare Mahkemesi'nde görülen diploma iptaline ilişkin davanın sonucunun beklenmesine karar vermişti.

İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu, 18 Mart 2025'te aldığı kararla, 1990 yılında Girne Amerikan Üniversitesi'nden yapılan yatay geçişin usulsüz olduğu gerekçesiyle İmamoğlu'nun lisans diplomasını iptal etmişti.

Suçlamaları reddeden İmamoğlu bu karardan bir gün sonra gözaltına alınmış ve CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ilan edildiği 23 Mart 2025'te "yolsuzluk" suçlamasıyla tutuklanmıştı.

Türkiye'de cumhurbaşkanı adayı olmak için en az lisans düzeyinde yükseköğrenim yapmış (üniversite mezunu) olmak gerekiyor.

İBB davası
İstanbul Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi duruşma salonunda yoğun tartışmalar ve gerginliklerle devam eden davada, 59'u tutuklu toplam 414 sanık yargılanıyor.

2 Temmuz'daki 61. celsede, mahkeme başkanı ile Ekrem İmamoğlu arasında savunma sırası ve takvimi nedeniyle sert bir tartışma yaşandı.

Mahkeme heyeti, yaşanan gerginliğin ardından İmamoğlu'nun salondan çıkarılmasına karar verdi.

İmamoğlu, mahkemenin savunmaları 9 Temmuz'a kadar tamamlama planına itiraz ederek, üst üste farklı davalarının bulunduğunu söyledi ve "Burada insanüstü bir gayretle hakkımızı savunuyoruz. Savunmaların 9 Temmuz'a yetişmesi mümkün değil" dedi.

Gerginlik sırasında izleyici sıralarında bulunan CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş ile mahkeme başkanı arasında da tartışma çıkmış ve duruşmaya bir süre ara verilmişti.

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, sanık savunmalarının 9 Temmuz'da tamamlanmasını hedefliyor.

Yaklaşık 3 bin 900 sayfalık iddianamede İmamoğlu, "Suç örgütü kurmak ve yönetmek" başta olmak üzere çok sayıda suçla itham ediliyor.

Savcılık, 142 ayrı eylemden sorumlu olduğunu sürdüğü İmamoğlu hakkında 828 yıldan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası talep ediyor.

İmamoğlu ise davayı "siyasi" olarak nitelendiriyor ve kendisine yöneltilen tüm suçlamaları reddediyor.

Yasadışı bahis reklamları yasaklanıyor: Yeni kararlar devrede

Kamu Denetçiliği Kurumu, cep telefonlarına gönderilen istenmeyen reklam ve yasa dışı bahis mesajlarına ilişkin iki önemli karara imza attı. KDK, vatandaşların mağduriyetini giderirken BTK, KVKK ve ilgili kurumlara ek tedbirler alınması yönünde tavsiyede bulundu

06.07.2026 11:49:00
Haber Merkezi
 
Yasadışı bahis reklamları yasaklanıyor: Yeni kararlar devrede
Yasadışı bahis reklamları yasaklanıyor: Yeni kararlar devrede
Kamu Denetçiliği Kurumu, cep telefonlarına gönderilen istenmeyen reklam ve yasa dışı bahis mesajlarına ilişkin iki önemli karara imza attı. KDK, vatandaşların mağduriyetini giderirken BTK, KVKK ve ilgili kurumlara ek tedbirler alınması yönünde tavsiyede bulundu.

Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), cep telefonlarına gönderilen istenmeyen reklam ve yasa dışı bahis mesajlarına ilişkin verdiği iki ayrı kararla hem bireysel mağduriyetleri giderdi hem de ilgili kurumlara ilave hukuki, idari ve teknik önlemler alınması tavsiyesinde bulundu.

Kararların, kişisel verilerin korunması açısından emsal niteliği taşıdığı değerlendiriliyor. İlk başvuruda bir vatandaş, gönüllü olarak görev yaptığı bir insan hakları kuruluşu aracılığıyla telefon numarasını İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile paylaştığını, görevinden ayrıldıktan sonra ise SMS listesinden çıkarılmak için yaptığı başvurulara rağmen reklam mesajlarının gönderilmeye devam ettiğini belirterek KDK'ya başvurdu.

KDK'nın dostane çözüm girişimi sonucunda İstanbul Büyükşehir Belediyesi, başvurucunun telefon numarasını sistemden sildi ve SMS gönderimini durdurdu.

İkinci başvuruda ise bir vatandaş, farklı numaralardan gelen reklam ve özellikle yasa dışı bahis mesajlarının engellenmesi için önce GSM operatörüne, ardından e-Devlet üzerinden ilgili sistemlere başvurduğunu ancak mesajların devam ettiğini belirterek KDK'ya şikayette bulundu.

Yapılan incelemede başvurucunun yasa dışı bahis ya da sanal kumar siteleriyle herhangi bir bağlantısının bulunmadığı, iletişim bilgilerinin bilgisi ve rızası dışında kullanıldığı tespit edildi.

KDK'DAN İLAVE TEDBİR KARARI
Bunun üzerine KDK, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'na (BTK), vatandaşların mağduriyetini önlemek amacıyla ilave hukuki, idari ve teknik tedbirler alınması yönünde tavsiye kararı verdi. Kararın bir örneği ayrıca Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK) ile Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü'ne de gönderildi.

KDK kararında, elektronik haberleşme işletmecilerinin kullanıcıların kişisel verilerini korumak için gerekli tüm teknik ve idari tedbirleri almakla yükümlü olduğuna dikkat çekilirken, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu hükümleri de hatırlatıldı.

Öte yandan izinsiz ticari elektronik ileti gönderenler hakkında Ticaret Bakanlığı tarafından idari para cezası uygulanabildiği, kişisel verileri hukuka aykırı şekilde işleyenlerin ise KVKK kapsamında yaptırımlarla karşılaşabileceği belirtildi. Vatandaşların, İleti Yönetim Sistemi (İYS), Ticari Elektronik İleti Şikayet Sistemi (TİSS), e-Devlet, BTK ve KVKK üzerinden hak arama yollarını kullanabileceği ifade edildi.

KDK Başkanı Mehmet Akarca da kurumun başvuru istatistiklerini paylaştı. Buna göre, 1 Ocak-31 Mayıs döneminde KDK'ya 12 bin 55 başvuru yapıldı. 2013 yılından bu yana toplam başvuru sayısı ise 274 bin 571'e ulaştı. Başvurular geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 39,33 artarken, en fazla başvuru yüzde 19,34 ile İstanbul'dan geldi.

Aynı dönemde, önceki yıldan devreden dosyalarla birlikte toplam 13 bin 419 başvurunun 9 bin 356'sı sonuçlandırıldı. Böylece dosyaların yüzde 69,72'si karara bağlanırken, 4 bin 63 başvurunun incelemesinin sürdüğü bildirildi. Akarca, verilen karar sayısının da geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 18,10 arttığını belirterek, KDK'nın hak arama mekanizması olarak daha fazla tercih edildiğini ifade etti.

TEM Otoyolu'nda 10 kaçak göçmen yakalandı

Büyükçekmece TEM Otoyolu üzerinde polis ekiplerince gerçekleştirilen operasyonda, yasa dışı yollarla yurda girdiği tespit edilen 5'i kadın 10 düzensiz göçmen yakalandı

06.07.2026 10:40:00
İhlas Haber Ajansı
 
TEM Otoyolu'nda 10 kaçak göçmen yakalandı
TEM Otoyolu'nda 10 kaçak göçmen yakalandı
Büyükçekmece TEM Otoyolu üzerinde polis ekiplerince gerçekleştirilen operasyonda, yasa dışı yollarla yurda girdiği tespit edilen 5'i kadın 10 düzensiz göçmen yakalandı. Göçmen kaçakçılığı yaptığı belirlenen şüpheli sürücü tutuklandı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü ekipleri, göçmen kaçakçılığı suçunun önlenmesine yönelik önceki gün yürütülen çalışmalarda, bir grup kaçak kişiyi tespit etti.



Büyükçekmece ilçesi TEM Otoyolu Edirne istikametinde şüphe üzerine durdurulan hafif ticari tipi araçta yapılan kontrollerde, 5'i erkek, 5'i kadın olmak üzere toplam 10 düzensiz göçmen ile araç sürücüsü B.Y. (29) isimli şüpheli yakalandı.

Yakalanan düzensiz göçmenlerin, Avrupa ülkelerine gitmek üzere organizatör şahıslarla para karşılığında anlaştıkları ve söz konusu aracın kendilerini sınıra götürmek amacıyla gönderildiği anlaşıldı. Kaçak göçmen sevkiyatında kullanılan araca ve 2 adet cep telefonuna el konuldu.

Yakalanan şüpheli B.Y. 'göçmen kaçakçılığı' suçundan işlemlerinin tamamlanmasının ardından sevk edildiği adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi. 10 illegal sığınmacı ise sınır dışı edilmek üzere İl Göç İdaresi Müdürlüğü'ne teslim edildi.

Japon Deprem Uzmanı, Çanakkale gerçeğini açıkladı

Japon Deprem Uzmanı Moriwaki: "Çanakkale Türkiye'nin deprem tehlike seviyesi 1'inci bölgelerden bir tanesi"

06.07.2026 10:38:00
İhlas Haber Ajansı
 
Japon Deprem Uzmanı, Çanakkale gerçeğini açıkladı
Japon Deprem Uzmanı, Çanakkale gerçeğini açıkladı
Japon Deprem Uzmanı, Yüksek Mühendis ve Mimar Yoshinori Moriwaki, Türkiye ve Çanakkale'nin deprem riskini değerlendirdi.

Japon Deprem Uzmanı, Yüksek Mühendis ve Mimar Yoshinori Moriwaki, Türkiye'nin deprem bölgesi olduğunu ve bunun için her zaman tedbirli olunması gerektiğini vurguladı. Kentsel dönüşümün büyük önemine değinen Yoshinori Moriwaki; binanın sağlamlığının, baktığı cephe ve metrekaresinden daha önemli olduğunu söyledi. Çanakkale'nin risk değerlendirmesini yapan Moriwaki, "Çanakkale 1912'de Marmara-Kuzey Anadolu Fay Hattının kuzey kolu olarak büyük deprem gördü. Tabi hemen şimdi olacak diye söyleyemeyiz ama risk var. Türkiye'nin deprem tehlike seviyesi 1'inci bölgelerden bir tanesi" dedi.

Japon Deprem Uzmanı, Yüksek Mühendis ve Mimar Yoshinori Moriwaki, "Çanakkale 1912'de Marmara-Kuzey Anadolu Fay Hattının kuzey kolu olarak büyük deprem gördü. Tabi hemen şimdi olacak diye söyleyemeyiz ama risk var.

Türkiye'nin deprem tehlike seviyesi 1'inci bölgelerden bir tanesi. Hocalar yeni keşifleriyle fay hatlarının fazla olduğunu söylüyor. Evet böyle ama Japonya'da bakıldığında da mutlaka fay hattı sayıları artıyor. Bunlar yeni de olabiliyor önceki fay hatlarının bölünmüş kolları da olabilir. Bu hocaların bu konuları bulup haberleştirmesiyle deprem riski arttı mı diye sorarsanız hayır derim. Teknolojinin gelişmesiyle görebildiğimiz fay oranları arttı" diye konuştu.

Yoshinori Moriwaki, sözlerine şöyle devam etti: "Kentsel dönüşüm devlet ve belediye tarafından yapılmaya çalışılıyor. Ama Japonya'ya baktığımızda depremde zarar gören bir bina hemen mühürleniyor.

Japonya'da tek tarafın kararı ile mühürlenirken Türkiye'de 2 tarafın yüzde 50 yüzde elli imkanı var. Kentsel dönüşüm için sadece devlet ve belediye değil vatandaşlara da yardım yapmak lazım. Ben de Japonya'da eski bir evde yaşadım. Eskiden güney tarafa bakıyordu şimdi doğu tarafına bakıyor ya da metrekare küçülebiliyor. İleride büyük deprem geldiğinde sıkıntı var ama bina sağlam bunu herkesin kabul etmesi gerekiyor."

Usta oyuncu Zihni Göktay yaşamını yitirdi

Türk tiyatrosuna 28 yıl oynadığı "Lüküs Hayat" ile damgasını vuran sanatçı Zihni Göktay hayatını kaybetti

06.07.2026 05:37:00
AA
 
Usta oyuncu Zihni Göktay yaşamını yitirdi
Usta oyuncu Zihni Göktay yaşamını yitirdi

Sanatçının kızı Zeynep Göktay Dilbaz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, babasının vefat ettiğini belirterek, şu ifadelere yer verdi:

"Sene başında Ankara turnesinde yaşadığı kalça kırığının ardından artan sağlık sorunlarına rağmen, yaşama sevincini, çevresine duyduğu merakı ve son ana kadar yeniden sahneye çıkıp, çok sevdiği seyircisine kavuşma umudunu hiç kaybetmedi. Seyircisi, sevenleri ve hayatına dokunduğu herkes tarafından büyük bir sevgiyle kucaklandı. Babamız adına bu süreçte ilgi gösteren, arayanı soran ve yanında olan herkese gönülden minnettarız."

İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat da sosyal medya hesabında şunları kaydetti:

"Türk tiyatrosunun asırlık çınarı, geleneksel tiyatromuzun büyük temsilcisi Zihni Göktay Hocamızı ne yazık ki kaybettik. Onu tanıyan herkes, Zihni Hocamızın insan sıcaklığı ve sevgisi ile nasıl özel bir değer olduğuna şahit olmuştur. Eminönü Halkevi'nden yetişerek tam 53 yıl boyunca İBB Şehir Tiyatroları'nın yaşayan bir anıtı haline gelen ustamız, sahnelerimizdeki tuluat geleneğinin ve kavuklu ruhunun en görkemli ismiydi. O sadece üstün yeteneğiyle değil, vatanın her köşesindeki insana sanatı taşıma arzusu, halkın içinden hiç kopmayan mütevazı duruşu ve sahneye olan sarsılmaz sadakatiyle hepimize ilham oldu.

Sanata, insana ve tiyatroya duyduğu o eşsiz sevgiyle, ömrünün son anına kadar sahnede dolu dolu, yürekten bir hayat yaşadı. Türk tiyatrosunun kurucu babası Muhsin Ertuğrul ile bizzat çalışmış, onun yakın arkadaşı ve ekolün dev ismi Vasfi Rıza Zobu'nun tezgahından geçmişti. O, tiyatroyu 'insanı insanla, insanca anlatma sanatı' olarak gören o eski, disiplinli ve ahlaki ekolün son neferlerindendi. Mekanın cennet olsun Zihni Hocam. İBB Kültür ve İBB Şehir Tiyatroları Ailesi olarak bu tarifsiz acıyı derinden hissediyor, kıymetli ailesinin ve tüm sevenlerinin hüznünü yürekten paylaşıyoruz. Anısı önünde saygıyla eğiliyoruz.

Usta tiyatrocu Zihni Göktay'ın eşi Sevinç Göktay, Ocak 2022'de yaşama veda etmişti.

Sanatçı Göktay, 2 Aralık 1945'te İstanbul'da dünyaya geldi.

Profesyonel kariyerine 1964'te Ankara Meydan Sahnesi'nde başlayan sanatçı, İstanbul Şehir Tiyatrolarına geçtiği 1973'e kadar bu görevini sürdürdü.

Göktay, 1978-1996 yıllarında İstanbul Radyosu Radyo Tiyatro Şubesi'nde birçok oyunda yönetmen ve oyuncu olarak görev aldı.

Türk tiyatrosunda tuluat geleneğinin son temsilcilerinden biri olarak kabul edilen sanatçı, 28 yıl oynadığı "Lüküs Hayat" operetindeki performansıyla unutulmazlar arasına girdi. Sanatçı, 36 yılda 72 oyunda rol aldı.

Balıkesir'de üç ayrı noktada yangın

Balıkesir'de üç ayrı noktada çıkan yangınlara itfaiye, orman ve ilçe belediyeleri koordineli bir şekilde müdahale ediyor

06.07.2026 00:03:00
İhlas Haber Ajansı
 
Balıkesir'de üç ayrı noktada yangın
Balıkesir'de üç ayrı noktada yangın
Balıkesir'de üç ayrı noktada çıkan yangınlara itfaiye, orman ve ilçe belediyeleri koordineli bir şekilde müdahale ediyor.

Balıkesir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri, aynı gün üç farklı noktada çıkan ve rüzgarın etkisiyle büyüyen yangınlar üzerine hızlı bir şekilde olay yerine intikal etti. Türkiye'nin dördüncü büyük itfaiye teşkilatı olan Balıkesir İtfaiyesi, AFAD, Jandarma Komutanlığı, Emniyet Müdürlüğü, Orman Bölge Müdürlüğü ve ilçe belediyeleriyle tam bir koordinasyon içinde Kepsut'ta orman yangınına, Altıeylül ve Karesi ilçelerinde de arazi yangınlarına müdahale ediyor.



Afet ve Acil Durum Koordinasyon Merkezi (AKOM) koordinesindeki çalışmalarda Kepsut'taki orman yangını ve Karesi ilçesindeki arazi yangınını kontrol altına alan ekipler, Altıeylül'deki arazi yangınını da kontrol altına almak için özverili bir şekilde çalışmalarını sürdürüyor.

Kepsut ilçesinde Sarıfakılar, Gedikler, Karaağaç mahallelerinde rüzgarın etkisiyle büyüyen orman yangınına Orman Bölge Müdürlüğü'ne ait arazöz ve hava araçları, Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Toma'lar, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi'ne ait 8 itfaiye aracı, 2 su tankeri, 1 dozer, BASKİ'ye ait 1 su tankeri, Altıeylül Belediyesi'ne ait 1 su tankeri, 1 kepçe, Kepsut Belediyesi'ne bağlı 2 iş makinası ile müdahale ediliyor. Yangının etkilediği mahallelerdeki vatandaşların ihtiyaç halinde tahliyesi için Büyükşehir Belediyesi 2 otobüs gönderirken, yangın kontrol altına alındı.



Altıeylül ilçesinde Bereketli ve Taşköy mahallelerinde çıkan arazi yangını da rüzgarın etkisiyle büyüyerek yayıldı. Yangına Orman Bölge Müdürlüğü'ne ait arazöz ve hava araçları, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi'ne ait 7 itfaiye aracı, 3 su tankeri, 2 iş makinası, BASKİ'ye ait 2 su tankeri, Altıeylül Belediyesi'ne ait 1 su tankeri, 1 iş makinası ile müdahale ediliyor. Büyükşehir Belediyesi tarafından ihtiyaç durumunda vatandaşların tahliyesi için 4 otobüs gönderildi.

Karesi ilçesinde Ortaca ve Kavaklı mahallelerinde meydana gelen arazi yangınında alevler, rüzgarın etkisiyle ZSR Mühimmat Fabrikası'nun bulunduğu bölgeye doğru ilerledi. Yangına Orman Bölge Müdürlüğü'ne ait arazöz ve hava araçları, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi'ne ait 9 itfaiye aracı, 2 su tankeri, 1 iş makinası, Karesi Belediyesi'ne ait 1 su tankeri, BASKİ'ye ait 3 su tankeri ve 1 iş makinesi ile müdahale edildi. Bölgedeki yangın kontrol altına alınırken, soğutma çalışmaları devam ediyor.

RTÜK'ten medyaya NATO uyarısı: Tüm yayın akışlarının titizlikle takip edildiğini hatırlatıyoruz

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), NATO Zirvesi hakkında yayınladığı yazılı basın açıklamasında kamu yararı ve millî güvenlik perspektifinin gözetilmesi, yayınların ölçülü, toplumsal hassasiyetler gözetilerek yapılması konusunda basını uyardı

05.07.2026 21:00:00
Haber Merkezi
 
RTÜK'ten medyaya NATO uyarısı: Tüm yayın akışlarının titizlikle takip edildiğini hatırlatıyoruz
RTÜK'ten medyaya NATO uyarısı: Tüm yayın akışlarının titizlikle takip edildiğini hatırlatıyoruz
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), NATO Zirvesi hakkında yayınladığı yazılı basın açıklamasında kamu yararı ve millî güvenlik perspektifinin gözetilmesi, yayınların ölçülü, toplumsal hassasiyetler gözetilerek yapılması konusunda basını uyardı. Yayıncı kuruluşların Türkiye'nin uluslararası konumuna yakışır bir mesleki etikle hareket etmesi gerektiği kaydedilen açıklamada, "Radyo ve Televizyon Üst Kurulu olarak, ifade özgürlüğü ile yayıncılık sorumluluğu arasındaki dengeyi esas alıyor; tüm yayın akışlarının İzleme ve Değerlendirme Uzmanlarımızca zirvenin ehemmiyetine uygun bir titizlikle takip edilmekte olduğunu önemle hatırlatıyoruz" denildi.

Aralarında gazetecilerin de bulunduğu ikinci dalga NATO gözaltılarının ardından basına bir uyarı da RTÜK'ten geldi. RTÜK, yayınların titizlikle takip edildiğini hatırlatarak zirvenin "Türkiye'nin NATO içindeki kilit rolünü, diplomatik etkinliğini ve bölgesel caydırıcılığını bir kez daha öne çıkaracağını" kaydetti.

RTÜK'ün açıklamasının tamamı şöyle:

"KAMUOYUNA VE YAYINCI KURULUŞLARIMIZA

7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara, ülkemizin bölgesel ve küresel barışa katkı sunacağı önemli bir uluslararası diplomasi buluşmasına ev sahipliği yapacaktır. Türkiye'nin NATO içindeki kilit rolünü, diplomatik etkinliğini ve bölgesel caydırıcılığını bir kez daha öne çıkaracak olan bu zirve, devletimizin vakarını ve asil milletimizin ev sahipliğini uluslararası alanda sergileyeceğimiz önemli bir süreçtir.

Küresel güvenlik ve diplomasi başlıklarının yoğunlaştığı bu kritik dönemde, yayıncı kuruluşlarımızın haber ve tartışma programlarında kamu yararını ve millî güvenlik perspektifimizi gözetmeleri büyük önem arz etmektedir. Yayınların, teyit edilmiş bilgiye dayalı, ölçülü, toplumsal hassasiyetleri gözeten ve dezenformasyondan uzak bir anlayışla yürütülmesi temel beklentimizdir.

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu olarak, ifade özgürlüğü ile yayıncılık sorumluluğu arasındaki dengeyi esas alıyor; tüm yayın akışlarının İzleme ve Değerlendirme Uzmanlarımızca zirvenin ehemmiyetine uygun bir titizlikle takip edilmekte olduğunu önemle hatırlatıyoruz.

Yayıncı kuruluşlarımızın ülkemizin uluslararası konumuna yakışır bir mesleki etikle hareket edeceklerine inanıyor, tüm medya mensuplarımıza görevlerinde başarılar diliyoruz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur."

Ankara'da 7-8 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek NATO Liderler Zirvesi için geri sayım başladı

Ankara'da 7-8 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek NATO Liderler Zirvesi için geri sayım başladı. 

05.07.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
Ankara'da 7-8 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek NATO Liderler Zirvesi için geri sayım başladı
Ankara'da 7-8 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek NATO Liderler Zirvesi için geri sayım başladı
Ankara'da 7-8 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek NATO Liderler Zirvesi için geri sayım başladı.

Zirve için hazırlıkların günler öncesinde başladığı Ankara semalarında da hareketlilik yaşanıyor.

NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde Ankara Havalimanı'nda hareketlilik yaşandığı gözlendi.

Bir askeri nakliye uçağı havalimanına iniş yaptığı sırada görüntülendi.

Etimesgut'taki Ankara Havalimanı, başkentte Esenboğa ve Mürted ile birlikte zirve için kullanılacak hava meydanları arasında yer alıyor.

Ankara semalarındaki bir diğer hareketlilik ise yarınki gösteriye hazırlık için yaşandı.

Türk Yıldızları ekibi, NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında, yarın 15.15-15.30 saatleri arasında Ankara'da gösteri uçuşu yapacak.

Gösteri öncesi bugün Beştepe üzerinde ve çevresinde son prova uçuşu yapıldı.

NATO Liderler Zirvesi'ne 32 devlet başkanı katılacak.

O isimlerden biri ABD Başkanı Donald Trump. Trump, Ankara'ya bin kişilik bir ekiple gelecek.

Trump, Ankara ziyaretinde Katar'ın hediye ettiği yeni uçağını kullanacak.

Parçalara ayrılıp Ankara'ya getirilecek helikopteri burada özel ekiplerce birleştirilecek Trump, makam aracı olarak ise The Beast yani Canavar'ı kullanacak.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.