logo
05 HAZİRAN 2026

12 yıldızlı AB'nin 12 utanç duvarı!

ABD Başkanı Trump'ı sığınmacı politikası nedeniyle sert bir şekilde eleştiren ve kendilerinin duvar örmediğini iddia eden Avrupa Birliği, 12 ayrı dikenli tel duvar ve yasaklarla kendini savaş, zulüm ve yoksulluktan kaçan sığınmacılara karşı "korumaya" almış durumda.

14.02.2017 00:00:00
ABD Başkanı Donald Trump'ın Meksika sınırına duvar inşa edeceğini açıklaması ve 7 İslam ülkesinin vatandaşlarına vize yasağı getirmesi üzerine Brüksel'den "sert eleştiriler" yükseldi. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, Trump'ın kararının ardından yaptığı ilk açıklamada, "Hiç kimse doğum yeri, dini veya etnik kökeni dolayısıyla haklarından mahrum bırakılamaz. Biz buyuz, kimliğimiz bu. Biz duvarlar yıkıldığı zaman kutlama yaparız." demiş ve  Trump'a "Duvar örerseniz kendinizi hapishanede bulursunuz" uyarısında bulunmuştu.
Libya ile sığınmacılara karşı 3 Şubat'ta anlaşma imzaladıktan 3 gün sonra bir kez daha kameralar karşısına geçen Mogherini, bu kez "Bizim yöntemimiz, bunu net bir şekilde ifade etmek isterim, sığınmacı akışını yönetmek. Bu bir duvar değil, insanları dışarıda tutmak değil. Başka tür bir yöntem, yönetmesi oldukça karmaşık olan bir konuyu, insan haklarını ve suç örgütleri ile mücadeleyi önceleyerek yönetmeyi amaçlayan Avrupa yöntemi" diyerek kendilerini savundu.
Brüksel'de Trump'a yönelik öfke, Avrupa Parlamentosunda (AP) özel bir oturum düzenlemeye kadar vardı. Libya ile yapılan anlaşmadan tam da bir gün önce, siyasi grupların liderleri, Trump'ı "saf ayrımcı" olmakla suçladı.
Yok birbirlerinden farkları!


Her ne kadar AB veya AP yetkilileri, Trump'ı eleştirse de kendi uygulamaları da hiç farklı değil. AB Yüksek Temsilcisi Mogherini'nin örmediklerini iddia ettikleri duvarlar, Avrupa'yı savaş, zulüm ve yoksulluktan kaçanlara karşı çoktan kapatmış durumda.
 İspanya'da 2, Macaristan'da 3, Bulgaristan, Yunanistan, Fransa, Avusturya, Slovenya, Estonya ile AB üyesi olmayan Makedonya'da da birer duvar bulunuyor.
İlk duvar 24 yıl önce İspanya'da yapıldı
AB'nin ilk duvarı, 1993'te İspanya'nın Afrika'daki toprağı olan Septe'nin (Ceuta) etrafına çekildi. 1993'te örülen 8.4 km uzunluğunda, 3 metre yüksekliğinde ve dikenli tel örgülerden oluşan ilk duvar, 2005 yılında sınırı geçmeye çalışan çok sayıda mültecinin ölmesi üzerine değiştirildi.
Çitlerin boyu 6 metreye yükseltilirken duvarın uzunluğu da 11 kilometreye ulaştı. AB tarafından finanse edilen ve toplam 33 milyon avroya mal olan duvar boyunca yerleştirilen kamera ve sensörlerle güvenlik çok üst seviyede tutuluyor. Duvarın yapılmasından bu yana birçok mülteci sınırı geçmeye çalışırken hayatını kaybetti veya ciddi olarak yaralandı.
Septe'nin 400 kilometre doğusunda yer alan Melilla sınırındaki ikinci duvar da yine mültecilere karşı AB tarafından inşa edildi. Duvarı sınır boyunca Faslı güvenlik güçleri koruyor. Buna rağmen bölgedeki ormanlık alanda gizlenen ve çoğunluğu Sahra Altı ülkelerinden olmak üzere farklı milletlerden göçmenler, sınırı ilkel yöntemlerle aşmaya çalışıyor.
Aynı durum, Türkiye-Bulgaristan ve Türkiye-Yunanistan sınırları için de geçerli. Türkiye ve Yunanistan sınırında 2012'den bu yana yüksek dikenli teller bulunuyor. Bulgaristan, sığınmacılara karşı 2013'te ördüğü 30 kilometrelik dikenli tel duvarını, geçen sene 146 kilometreye çıkardı.
Makedonya sınırına da dikenli tel örgü!


Yunanistan'ın Makedonya sınırında da dikenli teller bulunuyor. AB üyesi olmayan Makedonya, Batı Avrupa ülkelerine ulaşmaya çalışan sığınmacıların geçişlerini önlemek amacıyla Yunanistan sınırına ilk kez 29 Kasım 2015 tarihinde tel örgü çekti. Sığınmacıların geçiş güzergahındaki diğer bir AB ülkesi olan Macaristan da, dikenli tel duvarını 2015'te inşa etmeye başladı.
Sığınmacı akışını durdurmak için 175 kilometrelik Macaristan-Sırbistan sınırına 3 metre yükseklikte jiletli tel örgü çeken Macaristan, sınır bölgelerinde olağanüstü hal ilan ederek, yasa dışı geçişler için uygulanan cezaları artırma yoluna gitti.
300 kilometrelik Macar-Hırvat sınırının 120 kilometrelik bölümüne de jiletli tel örgü çekildi. 3 Nisan 2016'da, Sırbistan sınırındaki Kelebia'ya da jiletli tel örgü çekilmeye başlandı.
AB sınırları duvarlarla çizilmiş durumda
Sığınmacıları ülkelerine sokmamak için sınırlarına duvar inşa eden ya da dikenli tel örgü çeken AB ülkeleri bunlarla sınırlı değil. Sığınmacıların, daha iyi bir yaşam umuduyla Batı Avrupa'ya geçmek için kullandığı rota üzerinde bulunan ülkelerden Slovenya da 2015'in Kasım ayında Hırvatistan sınırına 150 kilometre uzunluğunda tel örgü çekti.
Avusturya hükümeti ise Slovenya ile sınırına 4 kilometrelik tel örgü çekti. Sığınmacılara karşı duvar örülen bir diğer ülke de Fransa. AB üyesi ülkelerden Estonya da Rusya ile sınırına dikenli tellerle koruma kararı aldı.
Sembolik duvarlar da var!
AB, fiili duvarların yanı sıra komşu ülkelerle yaptığı ve sembolik duvar sayılabilecek anlaşmalarla sığınmacıların geçişini önlemeye çalışıyor. Brüksel, bu kapsamda fiilen dondurdukları Türkiye'nin üyelik sürecini "yeniden canlandırma" kararı aldı, Türk vatandaşları için vize sözü verdi.
Akışı azaltan AB, diğer ülkelerle anlaşmalar imzalamaya başladı. AB, Afganistan hükümeti ile geçen yıl imzaladığı anlaşma sayesinde, maddi yardım karşılığında sığınmacı Afganları, halen savaşın sürdüğü ülkelerine iade etmenin yolunu açtı.
AB, 80 bin Afganı geri göndermeyi planlıyor. AB, Ekim 2016'da sığınmacı sayısını azaltmak için Nijerya ile geri kabul anlaşması görüşmelerine başlandığını açıkladı. AB'nin anlaşma imzaladığı son ülke ise Libya oldu.
AB, tam da Trump'ı eleştirdikleri günlerde 200 milyon avroluk yardım ve Libya sahil güvenlik birimlerinin eğitimi yoluyla, İtalya ve Malta'ya olan sığınmacı akışını durdurmayı planlıyor.
Sığınmacılar ölüme terk edildi!
Batı Avrupa ülkelerine giden Balkan güzergahını kapatan AB, sığınmacıları soğuktan öldükleri Yunanistan'daki adalara ya da Sırbistan'da olduğu gibi her türlü imkandan mahrum terk edilmiş depolara mahkum etti.
Brüksel'in yanı sıra üye ülkeler de sığınmacılara karşı başlattıkları uygulamalarla kendi "duvarlarını" ördü. Danimarka, geçen yıl gelen sığınmacıların belli bir miktardaki parasına el koymaya başladı.
Belçika, mahkeme kararlarına rağmen Suriyeli bir aileye vize vermedi. Fransa'da Calais'deki kampta kalan sığınmacılar polis müdahalesiyle diğer kamplara taşınırken, Paris'teki sığınmacılara karşı sık sık operasyon düzenlendi.
İtalya'da ise parmak izi alınması sırasında polisin, sığınmacılara işkence ettiği insan hakları kuruluşlarının raporlarına yansıdı. Tüm bunları yeterli görmeyen AB ülkeleri son olarak, 12 Şubat'ta sona erdirmesi gereken sınır kontrollerini 3 ay daha uzattı.
Sınır kontrollerinin, 24 Eylül'de Almanya'da yapılacak genel seçime kadar her 3 ayda bir uzatılması bekleniyor.

7-8 Temmuz'da yapılacak NATO devlet ve hükümet başkanları zirvesi için Ankara'da hazırlıklar yoğunlaştı

7-8 Temmuz'da yapılacak NATO devlet ve hükümet başkanları zirvesi için Ankara'da hazırlıklar yoğunlaştı

05.06.2026 11:33:00
AA
7-8 Temmuz'da yapılacak NATO devlet ve hükümet başkanları zirvesi için Ankara'da hazırlıklar yoğunlaştı
7-8 Temmuz'da yapılacak NATO devlet ve hükümet başkanları zirvesi için Ankara'da hazırlıklar yoğunlaştı
7-8 Temmuz'da yapılacak NATO devlet ve hükümet başkanları zirvesi için Ankara'da hazırlıklar yoğunlaştı.

Liderlerin kullanımı için pisti ve salonları yeniden yapılan Etimesgut askeri havaalanının açılışı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 15 Haziran'da yapılacak.

Savunma Bakanlığı zirvenin güvenliği için NATO ile koordineli olarak her türlü önlemin alınmakta olduğunu açıklarken, Ankara Valiliği de kamu personelinin 6-12 Temmuz günleri arası idari izinli olacağını bildirdi.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun "tarihin en önemli zirvesi" olarak tanımladığı NATO Ankara Zirvesi'nin başlangıcına bir aydan az bir süre kaldı.

Zirvenin içeriği kadar lojistik düzenlemeleri de hem Ankara hem NATO karargahının bulunduğu Brüksel'de hem de müttefikler ülkeler tarafından yakından takip ediliyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin ev sahipliğinde gerçekleşecek zirveye ABD Başkanı Donald Trump, İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz gibi çok sayıda üst düzey yetkili katılıyor.
Bu durum Ankara'daki hazırlıkların lojistik, güvenlik, protokol düzenlemeleri ve kamu düzeni açılarından çok daha titiz ve yoğun bir şekilde yürütülmesine neden oluyor.
En göze çarpan hazırlık, liderlerin Ankara'ya havadan daha güvenli ulaşımının sağlanması.

Ankara'ya gelecek liderler, sivil kullanıma açık olan Esenboğa Havalimanı yerine Etimesgut askeri havalimanını kullanacaklar.

Etimesgut Havalimanı'nın açılışı 15 Haziran'da
1993'te inşa edilen ve askeri havacılığın başkentteki en önemli merkezlerinden olan Etimesgut Havalimanı'nın NATO Zirvesi için yenilenmesine geçen sene sonlarında başlanmıştı.

Ulaştırma Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, 3 Haziran'da Anadolu Ajansı'na (AA) verdiği bir demeçte, "Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla Etimesgut'taki askeri havalimanını sil baştan yapıyoruz. Pistini komple kaldırdık. Modern terminaliyle oradaki ihtiyacı karşılayacak bir havalimanını Etimesgut'ta yapıyoruz. İnşallah bu ayın 15'inde Cumhurbaşkanımızla açılışını yapacağız" bilgisini verdi.

Etimesgut havalimanında yapılan tadilat kapsamında pistlerin başta ABD Başkanı Trump'ın kullandığı Air Force 1 olmak üzere büyük uçakların kullanımına uygun hale getirildiği, bunun yanı sıra Şeref Salonu'nun da tamamen yenilendiği kaydediliyor.

Bakan Uraloğlu, Etimesgut havalimanının, zirvenin düzenleneceği Cumhurbaşkanlığı'na 7 kilometre, savunma bakanlığı ve kuvvet komutanlıklarını bir yerleşkede toplayan Ay Yıldız Projesi'ne de 2 kilometre mesafede olduğunu anımsattı.

Bakan Uraloğlu'na göre, liderlerin uçaklarının Etimesgut'a yönlendirilmesi Esenboğa Havalimanı'ndaki faaliyetlerin aksamamasına ve havalimanı ile şehir arasındaki yol trafiğinin de normal akışına devam etmesini sağlayacak.

Ankara'da yapılan değerlendirmeler, Etimesgut Havalimanı'nın NATO Zirvesi'nin ardından da protokol uçuşları açısından kullanılmaya devam edileceğine işaret ediyor.

Güvenlik önlemleri üst düzeyde
Zirve öncesinde ve zirve boyunca alınacak güvenlik önlemleri de Ankara ve Brüksel'de ayrıntılı olarak ele alınıyor.

Savunma Bakanlığı'nın 4 Haziran günü İzmir'de düzenlediği basın bilgilendirme toplantısında, zirveyle ilgili bir soru üzerine, "NATO Zirvesi'ne yönelik tüm güvenlik tedbirleri devletimizin ilgili kurumları ve NATO makamları ile koordineli şekilde alınmaktadır" açıklaması yapıldı.

Basında çıkan haberlere göre, Türk ve NATO yetkilileri arasında yapılan görüşmelerde, Ankara'nın İran-ABD geriliminin yaşandığı bölgeye coğrafi yakınlığı göz önünde bulundurularak hava savunma sistemlerinin aktive edilmesi konusunun ele alındığı kaydediliyor.

Bu kapsamda, Türk Hava Kuvvetleri'nin yanı sıra NATO hava savunma sistemlerinin teyakkuzda olması öngörülüyor.

İran, 28 Şubat'ta başlayan savaş sırasında Türkiye'ye 4 adet balistik füze ateşlemiş bunlar NATO hava savunma sistemleri tarafından imha edilmişti. NATO'da alınan kararlar kapsamında bir Amerikan Patriot sistemi Türkiye'ye yerleştirilmişti.

Bu sistemin haziran ayı sonunda Almanya'dan gönderilecek bir başka Patriot sistemi ile değiştirilmesi öngörülüyor.

Ankara'da 'hassas bölge' uygulaması
Ankara'da güvenlik önlemlerine ilişkin çalışmalar İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü başkanlığında sürdürülüyor.

Kentte zirvenin gerçekleşeceği hafta boyunca kamu düzeninin aksamaması ve güvenlik açısından sorunlar olmaması için ilk koordinasyon toplantısı 25 Mayıs'ta Ankara'da yapılmıştı.

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin Ankara ziyaretinde neler konuşuldu?
Ankara Valiliği dün akşam yayımladığı genelge ile şehirde alınacak önlemleri kamuoyuna duyurdu. Buna göre, alınan bazı önlemler şöyle:

Altındağ, Çankaya, Etimesgut, Gölbaşı, Keçiören, Mamak, Pursaklar, Sincan ve Yenimahalle ilçeleri sınırları içinde yer alan tüm kamu kurum ve kuruluş personeli 6-12 Temmuz günleri arasında izinli sayılacak. Zirvede görevli olanlar veya zirve sürecini doğrudan etkileyecek hizmet alanlarında olanlar ise görevlerine devam edecekler.
Aynı ilçelerde sağlık, güvenlik, ulaşım, altyapı, haberleşme, itfaiye, acil durum ve afet yönetimi gibi devamında fayda görülen alanlarda görev yapan personel için idari izin uygulamasının detayları Valilik tarafından belirlenecek.
Ankara genelinde zirve haftası boyunca sınav, sempozyum, panel, mezuniyet töreni, şenlik, konser, eğlence, kutlama ve benzeri etkinlikleri yapılamayacak.
Bu tarihler arasında detayları güvenlik birimlerince belirlenecek ve duyurulacak olan geliş-gidiş güzergâhlarında, misafirlerin konakladığı oteller bölgesi ve civarında, toplantıların yapılacağı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ve ATO Congresium Kongre ve Sergi Merkezinin bulunduğu bölgede trafiği aksatacak, vatandaşların toplu geliş-gidişlerine ve toplanmalarına neden olacak, güvenliği riske sokacak, her türlü özel ya da resmi, kapalı ya da açık alan etkinliğine izin verilmeyecek.

40 bin emniyet personeli görevde olacak
Zirvenin Beştepe'de bulunan Cumhurbaşkanlığı'nda gerçekleşecek olmasına karşın Savunma ve Dışişleri bakanlıkları ile kongre merkezlerinde de aktiviteler yapılacak olması Ankara merkezde önemli bir alanın "hassas bölge" olarak ilan edilmesine neden olduğu kaydediliyor.

Bu alana resmi heyetlerin kalacağı 15 adet beş yıldızlı otel de eklendiği belirtiliyor.

Bu bölge arasındaki birçok yolun ve ana caddelerin trafiğe kapatılması öngörülüyor.

Kamu personelin izinli olması ve o dönemde okulların da kapalı olması sayesinde kent trafiğinde ve kamu düzenin sağlanmasında önemli bir avantaj sağlanacağı kaydediliyor.

Basında yer alan haberlere göre, güvenlik önlemleri kapsamında 1-15 Temmuz günleri arasında gösteri ve yürüyüşlere izin verilmeyecek. Zirve günleri boyunca eğlence, şenlik, mezuniyet töreni gibi toplu etkinlikler de yapılamayacak.

Ancak bu konuda henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

Zirve süresince 40 bin emniyet ve jandarma personeli sahada görev yapacak.

Güvenlik tedbirlerine sivil polisler de destek verecek. Ankara genelindeki Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) kameralarının yanı sıra 100 kritik noktaya üst düzey gözcü kameralar yerleştirilecek.

CHP kulislerinde yeni parti senaryosu: İsmi belli oldu

CHP’de Özgür Özel ve kurmaylarının kurultay süreci ile olası hukuki gelişmelere ilişkin hazırlıkları sürerken alternatif senaryolar üzerinde de çalıştığı belirtiliyor. Kulislerde, yeni bir parti kurulması halinde "İstiklal Partisi" adının değerlendirildiği iddia ediliyor

05.06.2026 11:25:00
Haber Merkezi
CHP kulislerinde yeni parti senaryosu: İsmi belli oldu
CHP kulislerinde yeni parti senaryosu: İsmi belli oldu
CHP'de Genel Başkanlığa mahkeme kararı ile dönen Kemal Kılıçdaroğlu ile Genel Başkanlıktan mahkeme karıyla uzaklaştırılan Özgür Özel çevreleri arasındaki temasların yeniden başladığı belirtiliyor.

İki tarafın görüşmeleri yürütmek üzere temsilciler belirlediği ve sorunların çözümüne yönelik diyalog kanallarının açık tutulmaya çalışıldığı ifade ediliyor. Parti içerisindeki temaslarda, CHP'nin geleceğine ilişkin hukuki ve siyasi süreçlerin değerlendirildiği belirtilirken, bazı isimlerin uzlaşı arayışlarını sürdürdüğü kaydediliyor.

DİLEKÇELER KILIÇDAROĞLU'NA TESLİM EDİLECEK
Özgür Özel'in önceliğinin partinin olağanüstü kurultay sürecini tamamlamak olduğu ifade ediliyor. Bu kapsamda yaklaşık 900 delegenin kurultayın toplanması yönünde imza verdiği belirtilirken, çağrı dilekçelerinin Kemal Kılıçdaroğlu'na teslim edilmesi ve parti yönetiminin kurultayı toplamasının talep edilmesi planlanıyor. Talebin karşılanmaması halinde ise yargı yoluna başvurulabileceği konuşuluyor.

YENİ PARTİ SEÇENEĞİ DE MASADA
Öte yandan CHP yönetiminin, olası hukuki risklere karşı alternatif senaryolar üzerinde de çalıştığı belirtiliyor. Parti kaynaklarına göre, seçimlere katılım konusunda yaşanabilecek olası sorunlara karşı yeni bir siyasi partinin kurulması seçeneği masada bulunuyor.

Siyasi Partiler Kanunu'na göre bir partinin seçimlere katılabilmesi için belirli örgütlenme şartlarını yerine getirmesi gerekiyor. Buna göre partinin, seçim tarihinden en az altı ay önce en az 41 ilde teşkilatlanmasını tamamlaması, büyük kongresini gerçekleştirmesi ve gerekli koşulların Yüksek Seçim Kurulu tarafından onaylanması gerekiyor.

Parti içerisinde yürütülen çalışmalar kapsamında, seçime katılma yeterliliğine sahip alternatif siyasi partilerin de değerlendirildiği öne sürülüyor. Bu hazırlıkların, CHP'nin olası hukuki süreçlerden etkilenmesi durumunda siyasi faaliyetlerin kesintiye uğramaması amacıyla yapıldığı belirtiliyor.

Yeni parti hazırlıklarıyla ilgili çalışmaların, CHP Genel Başkan Yardımcılığı görevinde bulunan Ensar Aytekin tarafından koordine edildiği ifade edilirken, sürecin olası hukuki gelişmelere karşı bir tedbir niteliği taşıdığı belirtiliyor.

Ayrıca, CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı ve görevden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile de süreç hakkında görüş alışverişinde bulunulduğu iddia ediliyor.

YENİ PARTİNİN ADI 'İSTİKLAL'
Sözcü'den Saygı Öztürk'ün haberine göre yeni bir parti kurulması halinde "İstiklal Partisi" adının değerlendirilen seçeneklerden biri olduğu öne sürülüyor. Ancak parti yönetiminden bu konuda resmi bir açıklama yapılmış değil.

CHP yönetimi ise önceliğin mevcut parti yapısının korunması ve kurultay sürecinin tamamlanması olduğunu vurgularken, alternatif planların olası risklere karşı hazırlık amacı taşıdığı ifade ediliyor.

Boşanmada 'süresiz nafaka' dönemi sona eriyor

Anayasa Mahkemesi, milyonlarca kişiyi yakından ilgilendiren yoksulluk nafakasındaki "süresiz" ibaresini oy çokluğuyla iptal etti. Kararın yürürlüğe girmesi için TBMM'ye 9 ay süre tanındı

04.06.2026 18:10:00
Haber Merkezi
Boşanmada 'süresiz nafaka' dönemi sona eriyor
Boşanmada 'süresiz nafaka' dönemi sona eriyor
Türkiye'de uzun yıllardır hukuk dünyasının ve kamuoyunun en çok tartıştığı konuların başında gelen "süresiz nafaka" uygulamasıyla ilgili tarihi bir dönüm noktasına ulaşıldı. Anayasa Mahkemesi (AYM), bugünkü Genel Kurul gündeminde gerçekleştirdiği esastan görüşmede, boşanan eşe süresiz yoksulluk nafakası verilmesini öngören kanun hükmünü iptal etti.

Süreç Antalya'dan başladı

Yüksek Mahkeme'yi harekete geçiren süreç, Antalya 12. Aile Mahkemesi'nin yaptığı somut norm denetimi başvurusuyla başladı. Yerel mahkeme, baktığı bir boşanma davasında uygulayacağı 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 175. maddesinde yer alan "...süresiz olarak..." ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğunu savunarak iptal talebinde bulunmuştu. İtirazı haklı bulan AYM Genel Kurulu, düzenlemedeki ucu açık nafaka yükümlülüğünü hukuka aykırı buldu.

Karar 9 ay sonra yürürlüğe girecek

AYM, süresiz nafaka düzenlemesini oy çokluğuyla iptal ederken, yasal bir boşluk doğmaması adına kritik bir hamle yaptı. İptal hükmünün, kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından 9 ay sonra yürürlüğe girmesi kararlaştırıldı. Bu kararla birlikte, mevcut süresiz nafaka uygulaması 9 ay daha yürürlükte kalmaya devam edecek.

Gözler TBMM ve yeni yargı paketinde

AYM'nin tanıdığı 9 aylık yasal süre içinde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) nafaka süresine ilişkin yeni bir kanuni düzenleme yapması gerekiyor. Adalet Bakanlığı tarafından üzerinde çalışılan ve meclis gündemine gelmesi beklenen 12. Yargı Paketi kapsamında yeni nafaka modelleri zaten masada bulunuyordu.

Yeni yasal düzenleme için kulislerde öne çıkan formüller ise şunlar:

Evlilik Süresine Göre Kademeli Nafaka: Kısa süreli evliliklerde kısa dönem, uzun süreli evliliklerde ise evlilik yılına paralel süre sınırları getirilmesi (Örn: 3 yıl evli kalana 5 yıl nafaka gibi).

Hakim İnisiyatifi: Nafaka süresinin belirlenmesinde alt sınır konulması ve nihai sürenin takdirinin aile mahkemesi hakimlerine bırakılması.

Devlet Destekli Fon: Nafaka süresi bittikten sonra da yoksulluğu devam eden tarafların mağdur olmaması adına kamusal sosyal yardımların devreye sokulması.

Yüksek Mahkeme'nin önümüzdeki günlerde açıklayacağı gerekçeli kararı, mecliste yapılacak yeni yasal düzenlemenin de temel çerçevesini oluşturacak.

Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK'ten İzmir semalarında nefes kesen prova

Hava Kuvvetleri Komutanlığının akrobasi timleri Türk Yıldızları ile SOLOTÜRK, İzmir Çiğli'de 6-7 Haziran tarihlerinde düzenlenecek Gençlik ve Havacılık Festivali öncesinde prova uçuşu gerçekleştirdi

04.06.2026 17:18:00
İhlas Haber Ajansı
Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK'ten İzmir semalarında nefes kesen prova
Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK'ten İzmir semalarında nefes kesen prova
Hava Kuvvetleri Komutanlığının akrobasi timleri Türk Yıldızları ile SOLOTÜRK, İzmir Çiğli'de 6-7 Haziran tarihlerinde düzenlenecek Gençlik ve Havacılık Festivali öncesinde prova uçuşu gerçekleştirdi.
Hava Kuvvetleri Komutanlığının kuruluşunun 115'inci yıl dönümü etkinlikleri kapsamında İzmir'in Çiğli ilçesindeki 2'nci Ana Jet Üs Komutanlığında düzenlenecek Gençlik ve Havacılık Festivali öncesinde Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK prova uçuşu gerçekleştirdi.
Hava Kuvvetlerinin nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesinde kritik rol üstlenen 2'nci Ana Jet Üs Komutanlığında 6-7 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilecek festivalin hazırlıkları sürüyor. Festival kapsamında gösteri uçuşu yapacak Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK ekipleri, Çiğli semalarında prova uçuşu icra etti. Prova uçuşlarında Türk Yıldızları'nın uçaklarında yer alan özel logo da dikkat çekti. Akrobasi timinin 34'üncü kuruluş yılı ile 65 bin uçuş saatine ulaşması dolayısıyla hazırlanan özel çıkartma, gösteri uçaklarına uygulandı. Özel tasarımda Türk Yıldızları'nın yıllar içerisinde ulaştığı tecrübe ve birikime vurgu yapıldı.
Milli Savunma Bakanlığınca düzenlenen festival ile katılımcılara Türk havacılığının geldiği noktayı yakından görme fırsatı sunulması, gençlerin havacılık ve uzay alanlarına olan ilgisinin artırılması, yerli ve milli savunma sanayii ile Türk Hava Kuvvetlerinin imkan ve kabiliyetlerinin tanıtılması hedefleniyor. Öğrencilerin aileleriyle birlikte katılımına açık olacak festivalde hava, paraşüt ve paramotor gösterileri, personel kurtarma tatbikatı, statik uçak sergileri, simülatör deneyim alanları, özendirici uçuş faaliyetleri, konserler ve çeşitli kültürel etkinlikler gerçekleştirilecek. Festivalin en dikkat çeken bölümlerinden birini ise Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK'ün gerçekleştireceği gösteri uçuşları oluşturacak. Hava Kuvvetleri Komutanlığının 115'inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen etkinlikte birçok öğrenci ve velinin ağırlanması bekleniyor.
Türk Yıldızları timi pilotu Binbaşı Kürşat Kömür, Türk Yıldızları olarak Hava Kuvvetlerinin 115'inci kuruluş yıl dönümünü kutladı.
Kömür, Türk Hava Kuvvetlerinin disiplin cesaret ve kararlılığını en iyi şekilde sergilemeye ve gökyüzünde bayrağı dalgalandırmaya devam edeceklerini vurguladı.
SOLOTÜRK tim lideri Yarbay Murat Bakıcı, Hava Kuvvetleri Komutanlığının 115'inci kuruluş yıl dönümünü faaliyetleri sebebiyle burada bulunduklarını söyledi.
Bugün prova uçuşlarını icra ettiklerini belirten Bakıcı, kuruluş faaliyetleri kapsamında yapılacak Gençlik ve Havacılık Festivaline öğrenciler ile ailelerini beklediklerini ifade etti.İHA

CHP'de YDK Başkanı Mahir Polat oldu

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) Başkanı CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat oldu

04.06.2026 16:30:00 / Güncelleme: 04.06.2026 16:55:04
İhlas Haber Ajansı
CHP'de YDK Başkanı Mahir Polat oldu
CHP'de YDK Başkanı Mahir Polat oldu
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) Başkanı CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat oldu.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yüksek Disiplin Kurulu (YDK), 'mutlak butlan' sonrasında ilk kez toplandı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun açılışını yaptığı toplantıda, başkanlık oylaması, en yaşlı üye Garip Erdoğan öncülüğünde yapıldı.
1 saat süren toplantıda oy çokluğuyla CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat YDK Başkanı oldu. Başkan Yardımcılığına Ahmet Ersen Özsoy, Genel Sekreterlik görevine ise Sezgin Kaya seçildi.
Kılıçdaroğlu, toplantı çıkışında, 'Haftaya Grup'ta sizi göreceğiz' diyen gazeteciye, 'Umarım, hep beraber' yanıtını verdi.İHA

Engin Polat'ın ifadesinde suç örgütü detayı

İzmir'in Çeşme ilçesinde, kuzeni ve şoförü Can Polat'ın silahlı saldırıda öldürülmesinin ardından ifade veren Engin Polat, cinayetin ardındaki suç örgütü şüphesine dikkat çekti. Polat'ın emniyetteki ifadesinde, yaklaşık 2 yıldır organize suç örgütü tarafından tehdit edildiklerini söylediği ortaya çıktı

04.06.2026 13:51:00 / Güncelleme: 04.06.2026 13:55:27
İhlas Haber Ajansı
Engin Polat'ın ifadesinde suç örgütü detayı
Engin Polat'ın ifadesinde suç örgütü detayı
Olay, dün saat 13.45 sıralarında Çeşme Alaçatı'da meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sosyal medya fenomenleri Dilan ve Engin Polat çiftinin tatil amacıyla konakladıkları otelin yan sokağında aniden silah sesleri yükseldi. Engin Polat'ın amcasının oğlu olan ve aynı zamanda çiftin şoförlüğü ile korumalığını üstlenen Can Polat (37), otelden ayrılmak üzere aracına bindiği esnada, S.A. (23) tarafından silahlı saldırıya uğradı.

Kurşunların hedefi olan ve ağır yaralanan Polat, kanlar içerisinde yere yığıldı. Silah seslerini duyan vatandaşların ihbarı üzerine adrese 112 Acil Sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerince ilk müdahalesi olay yerinde yapılan Can Polat, ambulansla hastaneye kaldırıldı ancak burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Saldırının ardından kaçan zanlıyı yakalamak için İzmir İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri şüpheli S.A.'yı kısa süre içerisinde kıskıvrak yakalayarak gözaltına aldı. Şüpheli, sorgulanmak üzere emniyete götürüldü.



"2 yıldır tehdit ediliyoruz"

Alaçatı'da kaldıkları otelin önünde amcasının oğlu Can Polat'ın kurşunların hedefi olmasıyla sarsılan Engin Polat'ın emniyetteki ifadesi ortaya çıktı. Polat'ın, hayatını kaybeden Can Polat'ın amcasının oğlu olduğunu ve yanında şoför olarak çalıştığını belirttiği öğrenildi. Eşi Dilan Polat ile birlikte iki gündür Çeşme'de tatil yaptıklarını belirten Polat'ın, yaklaşık 2 yıldır organize suç örgütünün hedefinde olduklarını ve sürekli tehdit edildiklerini, bu durumla ilgili daha önceden de emniyete giderek resmi ifade verdiklerini anlattığı kaydedildi. Korkunç cinayetin tatil sırasında gerçekleştiğini belirten Polat'ın ayrıca, Çeşme'deki konaklamaları süresince herhangi bir gerginliğe ya da olaya karışmadıklarını, yeni bir tehdit mesajı almadıklarını ve takip edildiklerine dair en ufak bir şüphe sezmediklerini de sözlerine eklediği öğrenildi.

Şüphelinin emniyetteki işlemleri sürerken, olayla ilgili başlatılan çok yönlü soruşturma devam ediyor.

Fadim Temirhanoğulları cinayetinde cezaya istinaf onayı

Antalya'da boşanma aşamasındaki eşi Fadim Temirhanoğulları'nı tabancayla öldürme suçundan Savaş Temirhanoğulları'na verilen müebbet hapis cezası ile sanığa yardım ettiği gerekçesiyle Fikret İnal'a verilen 19 yıl hapis cezasına yönelik istinaf başvuruları reddedildi. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi, Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararında usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek cezaları hukuka uygun buldu

04.06.2026 12:15:00 / Güncelleme: 04.06.2026 12:18:34
İHA
Fadim Temirhanoğulları cinayetinde cezaya istinaf onayı
Fadim Temirhanoğulları cinayetinde cezaya istinaf onayı
Antalya'da boşanma aşamasındaki eşi Fadim Temirhanoğulları'nı tabancayla öldürme gerekçesiyle Savaş Temirhanoğulları'na verilen müebbet hapis cezası ile sanığa yardım ettiği gerekçesiyle Fikret İnal'a verilen 19 yıl hapis cezasına yönelik istinaf başvuruları reddedildi. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi, yerel mahkeme kararını hukuka uygun buldu.

Konyaaltı ilçesi Hurma Mahallesi'nde yaşayan Fadim Temirhanoğulları, 12 Eylül 2024 tarihinde boşanma aşamasında olduğu ve hakkında uzaklaştırma kararı bulunan eşi Savaş Temirhanoğulları tarafından evinde tabancayla vurularak öldürüldü. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında Savaş Temirhanoğulları tutuklanırken, dosya sürecinde sanığa yardım ettiği değerlendirilen Fikret İnal hakkında da dava açıldı.

Yerel mahkeme müebbet ve 19 yıl hapis cezası vermişti

Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Savaş Temirhanoğulları, 'eşe ve kadına karşı kasten öldürme' suçundan müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Sanık hakkında ayrıca ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma suçundan 2 yıl 1 ay hapis ve 6 bin 200 TL adli para cezası verildi.

Mahkeme, Savaş Temirhanoğulları hakkında 'hakaret' ve 'silahlı tehdit' suçlarından ise delil yetersizliği gerekçesiyle beraat kararı verdi. Sanık Fikret İnal da 'kadına karşı kasten öldürmeye yardım etme' suçundan 19 yıl hapis cezasına mahkum edildi.



Karar istinafa taşındı

Yerel mahkeme kararının ardından sanıklar ve müdafileri, katılan vekilleri, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ile cumhuriyet savcısı istinaf başvurusunda bulundu.

Katılan vekilleri ve cumhuriyet savcısı, sanık Savaş Temirhanoğulları'nın eyleminin tasarlayarak öldürme kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, Fikret İnal'ın ise müşterek fail olarak cezalandırılmasını talep etti. Ayrıca Savaş Temirhanoğulları'nın hakaret ve silahlı tehdit suçlarından da cezalandırılması istendi. Sanık müdafileri ise beraat, aksi halde haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasını talep etti.

İstinaf cezaları hukuka uygun buldu

Dosyayı inceleyen Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi, Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararında usul ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını belirtti. Kararda, delillerde ve işlemlerde eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu ifade edildi.

Daire, sanık Savaş Temirhanoğulları hakkında verilen müebbet hapis cezası ile ruhsatsız silah suçundan verilen hapis ve adli para cezasını, sanık Fikret İnal hakkında verilen 19 yıl hapis cezasını hukuka uygun bularak istinaf başvurularını esastan reddetti.

Tasarlama ve müşterek faillik talepleri kabul edilmedi

İstinaf kararında, Savaş Temirhanoğulları'nın öldürme eylemini tasarlayarak gerçekleştirdiğine dair kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği belirtildi. Daire, eylemin eşe ve kadına karşı kasten öldürme suçunu oluşturduğu yönündeki yerel mahkeme değerlendirmesini yerinde buldu.

Fikret İnal yönünden yapılan değerlendirmede ise sanığın olay öncesinde Savaş Temirhanoğulları'nı aracıyla maktulün yaşadığı eve getirdiği, olay sonrasında da olay yerinden götürdüğü belirtildi. Ancak Fikret İnal'ın öldürme fiili üzerinde ortak hakimiyet kurduğuna ve suçu birlikte işlediğine dair mahkumiyete yeterli delil bulunmadığı kaydedildi. Bu nedenle Fikret İnal hakkında 'yardım eden' sıfatıyla verilen 19 yıl hapis cezası da hukuka uygun bulundu.

Tahliye talepleri reddedildi

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi, sanıklar Savaş Temirhanoğulları ve Fikret İnal hakkında nitelikli kasten öldürme suçunu işlediklerine dair somut deliller bulunduğunu, ilk derece mahkemesince hükmedilen ceza miktarını ve tutuklulukta geçen süreleri dikkate alarak tahliye taleplerini reddetti. Daire, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.
Kararda, Savaş Temirhanoğulları hakkında ruhsatsız silah, hakaret ve silahlı tehdit suçlarından verilen esastan red kararının kesin olduğu, nitelikli kasten öldürme suçundan verilen karar yönünden ise temyiz yolunun açık olduğu belirtildi. Öte yandan, maktul yakınlarının avukatlarının kararı Yargıtay'a taşıyarak temyiz başvurusunda bulunacağı öğrenildi.

Karar duruşmasında son sözleri sorulmuştu

Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen karar duruşmasına tutuklu sanıklar Savaş Temirhanoğulları ve Fikret İnal, taraf avukatları ile maktul Fadim Temirhanoğulları'nın yakınları katılmıştı. Duruşmada son sözleri sorulan Savaş Temirhanoğulları, "Daha önce eşime karşı hiçbir şiddet uygulamadım, pişmanım" ifadelerini kullanmıştı. Fikret İnal ise olayla ilgisinin bulunmadığını savunarak tahliye talebinde bulunmuştu.

Savcılık mütalaasında, Savaş Temirhanoğulları'nın 'kadına ve eşe karşı tasarlayarak öldürme' suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını, Fikret İnal'ın da müşterek fail olarak cezalandırılmasını talep etmişti. Mahkeme heyeti ise Savaş Temirhanoğulları hakkında eşe ve kadına karşı kasten öldürme suçundan müebbet hapis cezasına, Fikret İnal hakkında ise öldürme suçuna yardım ettiği gerekçesiyle 19 yıl hapis cezasına hükmetmişti.

Muhittin Böcek: 'Ferdi Zeyrek'e 950 bin euro teslim ettim'

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik yürüttüğü rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklu bulunan İçişleri Bakanlığı kararıyla Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek, savcılıkta ek ifade verdi. Böcek, 2024 yerel seçimlerindeki adaylık sürecine ilişkin beyanlarda bulunarak, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in talimatıyla Manisa'ya gittiğini ve Ferdi Zeyrek'e yaklaşık 950 bin euro teslim ettiğini öne sürdü. Böcek ifadesinde, "Masasının yanına, içinde yaklaşık 950 bin euro para bulunan çantayı koydum. Kendisine de 'Çantayı size getirdim, seçim sürecinde katkılarımız olsun' dedim" ifadelerini kullandı

04.06.2026 11:50:00
İhlas Haber Ajansı
Muhittin Böcek: 'Ferdi Zeyrek'e 950 bin euro teslim ettim'
Muhittin Böcek: 'Ferdi Zeyrek'e 950 bin euro teslim ettim'
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Antalya Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda tutuklu bulunan Muhittin Böcek'in ek ifadesi alındı.

Avukatı eşliğinde ifade veren Böcek, daha önce savcılıkta verdiği ifadeleri teyit ettiğini belirterek, 2024 yerel seçimlerindeki adaylık sürecine ilişkin yeni beyanlarda bulunmak istediğini söyledi. Böcek, "Daha önce Cumhuriyet Başsavcılığınızda avukatım eşliğinde ifade vermiştim. Bu ifadelerimin içeriğini tekrar teyit ediyorum. Ancak bu ifadelerime ek olarak yaşadığım, bildiğim şeyleri anlatmak istiyorum. Özellikle 2024 yılı yerel seçimleri adaylık sürecimle ilgili yaşananları tüm açıklığı ile anlatacağım" dedi.

"Adaylığım yaklaşık 20 gün açıklanmadı"

Böcek, 2024 yerel seçimlerinde Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığı sürecinde yaşananları anlatarak, CHP'de adaylık belirleme sürecinin MYK önerisi ve Parti Meclisi onayıyla kesinleştiğini ifade etti.

Kendi adaylığına ilişkin sürecin farklı ilerlediğini ileri süren Böcek, "Fakat benim adaylık sürecimde MYK öneride bulunmasına rağmen PM'de oylama yapılmadan MYK önerisi geri çekildi. Bu şekilde adaylığım beklemeye alındı. Partideki neredeyse tüm belediye başkan adayları açıklanmasına rağmen benim adaylığım yaklaşık 20 gün kadar açıklanmadı" ifadelerini kullandı.

Böcek, bu süreçte Antalya milletvekilleri Mustafa Erdem ve Cavit Arı ile birlikte CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile görüştüğünü, görüşmede Antalya'daki genel durumu ve oy potansiyelini anlattığını belirterek, "Burada herhangi bir para konusu geçmedi" dedi.

"Genel merkezin sizlerden maddi ve manevi talepleri olabilir"

Adaylığı açıklanmadan önce CHP Genel Merkezi'nde düzenlenen bir toplantıya katıldığını hatırlatan Böcek, toplantının Özgür Özel başkanlığında yapıldığını kaydetti. Böcek ifadesinde, Özel'in toplantıda belediye başkan adaylarına yönelik, "Seçim dönemi için genel merkezin sizlerden maddi ve manevi talepleri olabilir, bu konularda yardımcı olun" şeklinde söylemi olduğunu öne sürdü.

Bu toplantının ardından oğlu Mustafa Gökhan Böcek'e bilgi verdiğini belirten Böcek, "Ben de oğlum Mustafa Gökhan Böcek'e partinin ilerleyen dönemlerde bu şekilde talepleri olabileceğini, böyle bir talep geldiğinde gereğini yapmasını söyledim" ifadelerini kullandı.

"Oğlum 1 milyon euroyu teslim etmek üzere Genel Merkez binasına gitti"

Böcek, adaylık sürecinde 9-10 Ocak 2024 tarihlerinde çeşitli görüşmeler yapmak üzere Ankara'ya gittiğini, burada JW Marriott Otel'de kaldığını ve parti yöneticileriyle görüşmeler yaptığını anlattı. Oğlu Mustafa Gökhan Böcek'in de 10 Ocak 2024'te Ankara'ya geldiğini belirten Böcek, otelde bir görüşme yaptıklarını söyledi. Böcek, "Daha önce Özgür Özel'in adaylık için verdiği talimat uyarınca, gerekli maddi desteğin yapılması hususunda burada tekrar kendisini yönlendirdim. Oğlum, Özgür Özel'in talimatı ile Veli Ağababa'nın araması neticesinde 1 milyon euroyu teslim etmek üzere gün içinde Genel Merkez binasına gitti. Parayı kime teslim ettiğini bilmiyorum fakat oğlum daha önce ifadesinde bu hususu belirtmişti" dedi.

"Özgür Özel'in yönlendirmesiyle Manisa'ya gittim"

Böcek, adaylığı henüz açıklanmadan önce Manisa'ya gitme gerekçesini de aktardı. Böcek, Özgür Özel'in Manisalı olması ve CHP Genel Başkanı olması nedeniyle bu ziyaretin adaylığına katkı sağlayabileceğini düşündüğünü belirtti.

Ankara'daki toplantının ardından Özel'in kendisine Ferdi Zeyrek'e destek verilmesi yönünde talimat verdiğini ileri süren Böcek, "Daha önce yukarıda bahsettiğim Ankara'daki toplantı sonrasında Özgür Özel bana özel olarak ayrıca Ferdi Zeyrek'e maddi destek ve proje desteği verilmesi talimatında bulunmuştu. Bunun üzerine Manisa iline giderken yanımda bir çanta içerisinde yaklaşık 950 bin euro götürdüm. Bu çantayı başkalarının fark etmesi mümkün değildir, çünkü proje sunumu kapsamında birçok evrak ve çanta vardı" ifadelerini kullandı.

"Çantayı masasının yanına koydum"

Manisa'ya makam aracı ve beraberindeki heyetle gittiğini anlatan Böcek, Ferdi Zeyrek'in ofisi olduğunu düşündüğü yerde buluştuklarını kaydetti. Görüşmede bölge milletvekillerinin de bulunduğunu, ayrıca Özgür Özel'in danışmanı olarak bilinen D.G.'nin de orada olduğunu söyledi.

Böcek, burada sosyal proje sunumu yapıldığını, ardından Ferdi Zeyrek ile kısa süre baş başa kaldığını belirtti. Bu sırada paranın bulunduğu çantayı teslim ettiğini öne süren Böcek, ifadesinde şu beyanlarda bulundu:

"Bu esnada masasının yanına içinde yaklaşık 950 bin euro para bulunan çantayı koydum. Kendisine de 'Çantayı size getirdim, seçim sürecinde katkılarımız olsun' dedim. Bunu, yukarıda bahsettiğim gibi Ankara'da Özgür Özel'in tarafıma Ferdi Zeyrek'e destek verilmesi talimatına istinaden yaptım. Bu parayı Ferdi Bey'in ne şekilde kullandığını bilmiyorum."

Böcek, söz konusu parayı teslim ettiği sırada odada yalnızca Ferdi Zeyrek'in bulunduğunu da ifade etti. Böcek, Ferdi Zeyrek'e para verdiğini öne sürdüğü beyanında, bu desteği neden sağladığını da anlattı. Böcek, "Ben Özgür Bey'in Manisalı olması, rahmetli Ferdi Bey ile olan yakınlıkları sebebiyle, bunun da adaylığıma katkısı olabileceğini düşündüğüm için bunu yaptım" dedi.

"Konyaaltı adayının seçim masraflarını karşıladım"

Ocak ayı sonlarında CHP Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığının açıklandığını belirten Böcek, devam eden süreçte genel merkezin ve Özgür Özel'in talimatlarıyla seçim çalışmalarında kullanılmak üzere çeşitli yerlere para gönderdiğini ileri sürdü. Böcek, daha önceki seçimlerde CHP Genel Merkezi tarafından adayların seçim giderlerinin bir kısmının karşılandığını, ancak 2024 yerel seçimlerinde destek almadığını belirterek, "Fakat ilk kez genel merkezden herhangi bir destek alamadık. Aksine benden başka yerlere de maddi yardımlarda bulunmam istendi. Bu kapsamda Konyaaltı Belediye Başkan adayının tüm seçim masraflarını karşıladım. Ben bu konuda oğlum Mustafa Gökhan Böcek'i yetkilendirdim. Oğlumun daha önceki beyanına göre yaklaşık 15 milyon TL harcama yapıldı" ifadelerini kullandı.

Böcek ayrıca Bucak, Akseki, İbradı ve Korkuteli gibi araç sayısı az olan ilçelere araç, araç giydirme ve yakıt yardımı yapıldığını, bu harcamaların da talimatı üzerine oğlu Gökhan Böcek tarafından gerçekleştirildiğini söyledi.

"Antalya'daki lansmanda 200 bin dolar verildi"

Böcek, 24 Şubat 2024 tarihinde CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in katılımıyla Antalya Cam Piramit'te düzenlenen lansmana ilişkin de beyanda bulundu. Oğlu Gökhan Böcek'in daha önceki ifadesine atıfta bulunan Böcek, burada da Özgür Özel'e 200 bin dolar verildiğini ileri sürdü. Böcek ifadesinde, "Burada da Özgür Özel'e 200 bin dolar verilmiştir. Bu olay Özgür Özel'in talimatı ile Veli Ağababa'nın oğlumu araması üzerine gerçekleşmiştir. Seçim harcamalarını oğlum yaptığı için ben bizzat bunlarla ilgilenmedim. Sadece oğluma genel bir talimat verdim" dedi.

Tahliye talebinde bulundu

Adaylık parası ve seçim masraflarında kullanılan paraların gönüllüler, partililer ve destekçileri tarafından karşılandığını belirten Böcek, aradan zaman geçmesi ve yoğun seçim dönemi nedeniyle bu kişilerin tamamını hatırlamasının mümkün olmadığını söyledi. Yaklaşık 11 aydır tutuklu bulunduğunu ve sağlık sorunlarının arttığını ifade eden Böcek, bu hususların dikkate alınmasını isteyerek tahliye talebinde bulundu.

Samsun'da bir fabrikada elektrik akımına kapılan 3 işçi öldü

Samsun'un Tekkeköy ilçesinde bir fabrikada çalışan 3 işçi, elektrik akımına kapılarak yaşamını yitirdi

04.06.2026 00:40:00
AA
Samsun'da bir fabrikada elektrik akımına kapılan 3 işçi öldü
Samsun'da bir fabrikada elektrik akımına kapılan 3 işçi öldü

Kutlukent Mahallesi'ndeki bir demir çelik fabrikasında atık suyun toplandığı kuyuda su pompası arızasını gidermek için çalışan Naci Gezer (46), Mustafa İnanç (50) ve Yusuf Çekiç (47) elektrik akımına kapıldı.

İhbar üzerine bölgeye İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD), Samsun Büyükşehir Belediyesi itfaiyesi, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Sağlık ekipleri, işçiler İnanç, Gezer ve Çekiç'in olay yerinde hayatını kaybettiğini belirledi.

AFAD görevlilerince kuyudan çıkarılan işçilerin cesedi, Samsun Adli Tıp Grup Başkanlığı'na kaldırıldı.

Olayın ardından fabrikada üretime ara verildi.

Samsun Valisi Orhan Tavlı, AA muhabirine, 3 işçinin elektrik akımına kapılarak yaşamını yitirmesinin üzüntüsünü yaşadıklarını dile getirerek, olayla ilgili adli ve idari soruşturma başlatıldığını kaydetti. 

Polat çiftinin koruması öldürüldü

Çeşme’de tatil yapan Dilan ve Engin Polat çiftinin kaldığı otelde silahlı saldırı düzenlendi. Saldırıda ağır yaralanan ve ambulansla hastaneye kaldırılan Engin Polat'ın kuzeni ve yakın koruması Can Polat, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı

03.06.2026 18:20:00
Haber Merkezi
Polat çiftinin koruması öldürüldü
Polat çiftinin koruması öldürüldü
İzmir'in Çeşme ilçesine bağlı Alaçatı mahallesinde tatil yapan sosyal medya fenomeni Dilan Polat ve eşi Engin Polat çiftinin konakladığı otelde, saat 14.00 sıralarında silahlı saldırı gerçekleştirildi.

Çiftin yakın korumalığını üstlenen ve aynı zamanda Engin Polat'ın kuzeni olan 37 yaşındaki Can Polat, otele düzenlenen saldırıda göğsünden vurularak ağır yaralandı. Kanlar içinde yere yığılan Polat, ihbar üzerine olay yerine gelen acil sağlık ekipleri tarafından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Ancak göğsüne isabet eden kurşunlarla ağır yaralanan Can Polat, doktorların tüm müdahalelerine rağmen hayatını kaybetti.

Dilan Polat odadan canlı yayın açtı

Saldırının gerçekleştiği esnada büyük korku ve panik yaşayan Polat ailesi, oteldeki odalarına sığındı. Yaşanan dehşet anlarında sosyal medya hesabından ağlayarak canlı yayın açan Dilan Polat, feryat ederek yardım çağrısında bulundu.

Gözyaşları içinde yardım isteyen ünlü fenomen yayında, "Ne olur buraya polis, ambulans gönderin... Can Polat'ı vurdular! Allah'ım hayatımız zindan oldu artık, ne olursunuz... Odada kaldık hepimiz!" ifadelerini kullandı. Polat'ın odanın içinden attığı bu yardım çığlığı sosyal medyada kısa sürede gündem oldu.

Katil zanlısı silahıyla birlikte yakalandı

Saldırının hemen ardından olay yerine çok sayıda polis, asayiş ve olay yeri inceleme ekibi sevk edildi. Cinayeti işledikten sonra hızla kaçarak izini kaybettirmeye çalışan katil zanlısı, emniyet güçlerinin Çeşme genelinde başlattığı geniş çaplı operasyon sayesinde olayda kullandığı suç aleti silahla birlikte kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı.

Polis ekipleri, saldırının arkasındaki azmettiricileri ve olayın gerçek nedenini ortaya çıkarmak amacıyla çok yönlü bir soruşturma başlattı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.