logo
22 EYLÜL 2026

ABD Başkanı Donald Trump'ın CNN, MS NOW ve Politico'yu Beyaz Saray'dan men etmesi, Amerikan medyasında benzeri az görülen bir ortak tepkiye yol açtı

ABD Başkanı Donald Trump'ın CNN, MS NOW ve Politico'yu Beyaz Saray'dan men etmesi, Amerikan medyasında benzeri az görülen bir ortak tepkiye yol açtı. ABC, CBS, CNN, Fox ve NBC, başkanlık etkinliklerinin ortak TV havuzu çekimlerini askıya aldı. İlk sonuç ise Beyaz Saray'daki bir törende ortaya çıktı

22.09.2026 14:30:00
Haber Merkezi
 
 ABD Başkanı Donald Trump'ın CNN, MS NOW ve Politico'yu Beyaz Saray'dan men etmesi, Amerikan medyasında benzeri az görülen bir ortak tepkiye yol açtı
 ABD Başkanı Donald Trump'ın CNN, MS NOW ve Politico'yu Beyaz Saray'dan men etmesi, Amerikan medyasında benzeri az görülen bir ortak tepkiye yol açtı
ABD Başkanı Donald Trump ile ülkenin önde gelen medya kuruluşları arasındaki gerilim yeni bir boyuta taşındı. Trump'ın CNN, MS NOW ve Politico gazetecilerinin Beyaz Saray'a girişini yasaklamasının ardından beş büyük televizyon ağı ortak bir karar aldı.
ABC, CBS, CNN, Fox ve NBC, başkanın etkinliklerini dönüşümlü olarak görüntüleyen Beyaz Saray televizyon basın havuzunun faaliyetlerini askıya aldı. Karar, kanalların Trump hakkındaki tüm haberlerini durdurduğu anlamına gelmiyor; protesto, ortak havuz sistemi kapsamında gerçekleştirilen başkanlık etkinliği çekimlerini kapsıyor.

Trump üç medya kuruluşunu Beyaz Saray'dan men etti
Krizin fitilini Trump'ın 18 Eylül Cuma günü yaptığı açıklama ateşledi. ABD Başkanı, CNN, MS NOW ve Politico'yu "sahte haber" ve "kurmaca" içerikler yayımlamakla suçlayarak gazetecilerinin Beyaz Saray'a girişini yasakladığını duyurdu.
Kararın ardından üç kuruluşun gazetecilerinin Beyaz Saray'a girişine izin verilmedi. Trump ayrıca benzer yaptırımların başka medya kuruluşlarına da uygulanabileceğinin sinyalini verdi.

ABC, CBS, CNN, Fox ve NBC'den ortak hamle
Beyaz Saray'ın CNN'i planlanan televizyon havuzu görevinden çıkarmasının ardından ABC, CBS, CNN, Fox ve NBC, mevcut koşullarda ortak başkanlık havuzu görevlerine devam etmeme kararı aldı.
Televizyon havuzu sistemi, Beyaz Saray'daki alan ve güvenlik kısıtlamaları nedeniyle her kanalın ayrı ekip göndermesi yerine, büyük televizyon kuruluşlarının dönüşümlü olarak başkanın etkinliklerini görüntülemesine dayanıyor. Çekilen görüntü ve ses daha sonra diğer medya kuruluşlarıyla paylaşılıyor.
Kanallar ortak tutumlarında, kamuoyunun hükümet hakkında doğru ve bağımsız bilgi edinmesinin önemini vurgularken, bir yönetimin haber içeriklerine itiraz ettiği gerekçesiyle bir yayın kuruluşunun erişimini kısıtlamaması gerektiğini savundu.

İlk sonuç Beyaz Saray'daki törende ortaya çıktı
Medya krizi kısa süre sonra Beyaz Saray'daki bir etkinliğe de yansıdı. Trump'ın yeni helikopter pistinin açılışı için düzenlenen kurdele kesme töreninde, geleneksel televizyon havuzu ekibinin bulunmaması nedeniyle başkanın konuşmasının sesinin sağlıklı biçimde aktarılamadığı bildirildi.
Etkinliği canlı yayımlayan Newsmax görüntüleri ekrana getirirken, alanda havuz kameralarının bulunmaması nedeniyle Trump'ın söylediklerini izleyicilere aktarmakta güçlük yaşandı.
Böylece izleyiciler ABD Başkanı'nı ekranda görebilirken konuşmasını net biçimde duyamadı. Olay, ortak televizyon havuzunun Beyaz Saray haberlerinin görüntü ve sesinin diğer kuruluşlara ulaştırılmasındaki rolünü de görünür hale getirdi.

CNN, MS NOW ve Politico mahkemeye gitti
Krizin bir diğer cephesi ise yargıya taşındı. CNN, MS NOW ve Politico, Beyaz Saray'a girişlerinin engellenmesinin ardından Trump yönetimine karşı dava açtı.
Üç medya kuruluşu, yasağın haberlerinin içeriği nedeniyle uygulandığını savunarak kararın ABD Anayasası'nın Birinci Değişikliği kapsamında güvence altına alınan basın özgürlüğünü ihlal ettiğini ileri sürdü.
Kuruluşlar ayrıca erişim izinlerinin yeterli bir süreç işletilmeden kaldırılmasının anayasal haklarını ihlal ettiğini savunarak mahkemeden yasağın uygulanmasının durdurulmasını ve Beyaz Saray erişimlerinin yeniden sağlanmasını istedi.

Trump: "Ulusal güvenliğe tehdit"
Trump ise geri adım atmadı. ABD Başkanı, yasakladığı medya kuruluşlarının "sahte haber" yayımladığını öne sürerek kararını savundu.
Trump, söz konusu yayın kuruluşlarını "ulusal güvenliğe tehdit" olarak nitelendirirken, Beyaz Saray yönetimi de başkanlık yerleşkesine erişimin bir "hak" değil "ayrıcalık" olduğu görüşünü dile getirdi.
Böylece Washington'daki tartışma yalnızca üç medya kuruluşunun Beyaz Saray'a girip giremeyeceği meselesinin ötesine geçti. Beyaz Saray'a basın erişiminin sınırları, yönetimin gazetecileri haber içeriklerine göre dışlayıp dışlayamayacağı ve Birinci Değişiklik'in sağladığı korumanın kapsamı şimdi açılan davanın merkezinde yer alıyor.

Manisa'da gerçekleştirilen silahlı saldırıya ilişkin yayın yasağı getirildi

Manisa'nın Turgutlu ilçesinde bir okulun yakınlarında yaşanan silahlı saldırı olayına ilişkin yayın yasağı getirildi

22.09.2026 12:59:00
İHA
 
Manisa'da gerçekleştirilen silahlı saldırıya ilişkin yayın yasağı getirildi
Manisa'da gerçekleştirilen silahlı saldırıya ilişkin yayın yasağı getirildi
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun (RTÜK) sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, Manisa'nın Turgutlu ilçesinde meydana gelen silahlı saldırıya ilişkin olarak yürütülen adli soruşturma kapsamında, Turgutlu Sulh Ceza Hakimliğinin 2026/4943 D. İş sayılı kararıyla yayın yasağı getirildiği bildirildi. RTÜK'ün paylaşımında şu ifadelere yer verildi:

"Söz konusu karar doğrultusunda, soruşturma dosyası kapsamında soruşturma tamamlanıncaya kadar yazılı ve görsel medya ile sosyal medya ve internet ortamında faaliyet gösteren medyada her türlü haber, röportaj, eleştiri ve benzeri yayınların yapılması yasaklanmıştır. Soruşturmanın sağlıklı bir şekilde yürütülmesi ve olayın hassasiyeti dikkate alınarak yayın yasağına titizlikle riayet edilmesi; soruşturma kapsamında yetkili makamlarca yapılacak açıklamaların esas alınması ve kamuoyunun yanlış veya teyitsiz bilgilerle yönlendirilmemesi önem arz etmektedir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."

Diyanet İşleri Başkanlığı, tutuklanan komedyen Deniz Göktaş’ın ailesine “Bir imam olarak yanındayım” diyerek dayanışma mesajı gönderen imam Yusuf Kılıç hakkında soruşturma başlattı

Diyanet İşleri Başkanlığı, tutuklanan komedyen Deniz Göktaş’ın ailesine “Bir imam olarak yanındayım” diyerek dayanışma mesajı gönderen imam Yusuf Kılıç hakkında soruşturma başlattı. Kılıç, soruşturma kapsamında Ankara’ya çağrılarak savunma verdi

22.09.2026 12:30:00
Haber Merkezi
 
Diyanet İşleri Başkanlığı, tutuklanan komedyen Deniz Göktaş’ın ailesine “Bir imam olarak yanındayım” diyerek dayanışma mesajı gönderen imam Yusuf Kılıç hakkında soruşturma başlattı
Diyanet İşleri Başkanlığı, tutuklanan komedyen Deniz Göktaş’ın ailesine “Bir imam olarak yanındayım” diyerek dayanışma mesajı gönderen imam Yusuf Kılıç hakkında soruşturma başlattı
Diyanet İşleri Başkanlığı, tutuklanan komedyen Deniz Göktaş'ın ailesine "Bir imam olarak yanındayım" diyerek dayanışma mesajı gönderen imam Yusuf Kılıç hakkında soruşturma başlattı. Kılıç, soruşturma kapsamında Ankara'ya çağrılarak savunma verdi.

Diyanet İşleri Başkanlığı, stand-up gösterisi nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş'a dayanışma mesajı ileten imam Yusuf Kılıç hakkında soruşturma başlattı.

Kılıç, "Ölü Deniz" adlı gösterisinin ardından "Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hakaret" ve "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlamalarıyla tutuklanan Göktaş'a "Bir imam olarak yanındayım" diyerek dayanışma gösterdi.

Kılıç, soruşturma kapsamında Ankara'ya çağrılarak savunma verdi. Kılıç, daha önce de 2023 yılında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın İzmir mitingine cemaati götürmeyi kabul etmediği için disiplin cezaları almış ve İzmir dışına sürgün edilmişti.

Öte yandan 28 Ağustos'ta hakkında tahliye kararı verilmesine rağmen cezaevinden çıkamadan farklı bir suçlamayla tekrar tutuklanan Deniz Göktaş, 28 Eylül'de ilk kez hakim karşısına çıkacak.

NE OLMUŞTU?
Deniz Göktaş, 24 Haziran 2026'da YouTube'da yayımladığı "Ölü Deniz" gösterisinin ardından "Cumhurbaşkanına hakaret" ve "Halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek" suçlamalarıyla tutuklanmış; 28 Ağustos'ta hakkında tahliye kararı verilmesine rağmen cezaevinden çıkamadan farklı bir suçlamayla yeniden tutuklanmıştı.

Göktaş'ın emniyetteki ters kelepçeli görüntüsünün basına servis edilmesinin ardından ailesine destek mesajı gönderen imam Yusuf Kılıç ise daha önce de benzer yaptırımlarla karşılaşmıştı.

Kılıç, 2023 yılında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın İzmir mitingine cami cemaatini götürme teklifini reddettiği için iki ayrı disiplin soruşturması geçirmiş, kınama ve kademe ilerlemesini durdurma cezaları alarak İzmir dışına sürgün edilmişti.

Türkiye'de yılda yaklaşık 125 bin kişi tütün nedeniyle hayatını kaybediyor. Bu rakam, her 4 dakikada ortalama bir kişinin yaşamını yitirdiği anlamına geliyor

Türkiye'de yılda yaklaşık 125 bin kişi tütün nedeniyle hayatını kaybediyor. Bu rakam, her 4 dakikada ortalama bir kişinin yaşamını yitirdiği anlamına geliyor. Ölümlerin 25 binini sigara kullanmadığı halde pasif içiciliğe maruz kalanlar oluşturuyor

22.09.2026 11:45:00
AA
 
 Türkiye'de yılda yaklaşık 125 bin kişi tütün nedeniyle hayatını kaybediyor. Bu rakam, her 4 dakikada ortalama bir kişinin yaşamını yitirdiği anlamına geliyor
 Türkiye'de yılda yaklaşık 125 bin kişi tütün nedeniyle hayatını kaybediyor. Bu rakam, her 4 dakikada ortalama bir kişinin yaşamını yitirdiği anlamına geliyor
Dünya genelinde en yaygın kullanılan tütün ürününü sigara oluştururken, nargilelik tütün, puro, sarma tütün, pipo ve ısıtılmış tütün ürünleri de kullanılan ürünler arasında yer alıyor.

Bütün biçimleri sağlık üzerinde ciddi tahribata yol açan tütün ürünleri, sadece kullananları değil dumana maruz kalanları da olumsuz etkiliyor.

Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) 26 Haziran'da güncellediği verilere göre, tütün vücuttaki neredeyse her organa zarar vererek kanser, kalp hastalıkları, inme ve akciğer hastalıklarının yanı sıra doğurganlığın azalması, bağışıklık sisteminin zayıflaması ve erken ölüme neden olabiliyor.

Tütün kullanımının yol açtığı bu sağlık sorunları nedeniyle dünya genelinde her yıl 7 milyondan fazla kişi hayatını kaybediyor. Bu ölümlerin 1,6 milyondan fazlasını ise sigara kullanmadığı halde pasif içiciliğe maruz kalan kişiler oluşturuyor.

Sağlık Bakanlığından edinilen bilgiye göre, Türkiye'de ise yılda yaklaşık 125 bin kişi tütün nedeniyle hayatını kaybediyor. Bu rakam, her 4 dakikada ortalama bir kişinin sigaradan yaşamını yitirdiği anlamına geliyor. Ölümlerin 25 binini sigara kullanmadığı halde pasif içiciliğe maruz kalanlar oluşturuyor.

Türkiye erkeklerde akciğer kanseri sıklığı ve buna bağlı ölümlerde dünyada ilk sırada yer alıyor.

Kalp-damar hastalıkları ve 20'den fazla kanser türünün nedeni
Tütün kullanımı, kalp-damar ve solunum yolu hastalıkları ile 20'den fazla kanser türü veya alt türü açısından önemli risk faktörleri arasında gösteriliyor.

Sigara dumanındaki partiküller akciğerlere ulaştığında zararlı etkilerini başlatırken, dumanda bulunan karbonmonoksit kanın oksijen taşıma kapasitesini azaltıyor.

Çevreye yayılan dumanda yaklaşık 4 bin kimyasal madde ve toksin bulunuyor
Tütünün oluşturduğu sağlık riskleri yalnızca kullanan kişilerle sınırlı kalmıyor.

DSÖ'ye göre, pasif içiciliğin güvenli bir düzeyi bulunmuyor. Tütün dumanına maruz kalmak, koroner kalp hastalığı ve akciğer kanseri dahil ciddi kalp-damar ve solunum yolu hastalıklarına neden olabiliyor.

Yanan bir sigaradan çevreye yayılan dumanda 50'si kanser yapıcı olmak üzere yaklaşık 4 bin kimyasal madde ve toksin bulunuyor.

Bir sigaranın yaklaşık 12 dakikada yandığı, sigara içen kişinin ise bu sürenin yaklaşık 30 saniyesinde dumanı içine çektiği, yanan sigaranın yaklaşık üçte ikisinin dumanının havaya yayıldığı belirtiliyor.

Sigara dumanına maruz kalan çocuklarda astım, bronşit, soğuk algınlığı, orta kulakla ilgili sorunlar ve akciğer fonksiyonlarında azalma gibi solunum sistemine ilişkin sorunların görülme riskinin daha yüksek olduğu bildiriliyor.

Sigara bebek sahibi olma şansını azaltıyor
Tütün kullanımının olumsuz etkilediği alanlardan birini de üreme sağlığı oluşturuyor.

DSÖ'nün 8 Eylül'de yayımladığı bilgi özetinde, sigara kullanımının kadınlarda kısırlıkla, erkeklerde sperm üzerindeki olumsuz etkilerle ve bazı doğurganlık tedavilerinin başarı şansının düşmesiyle ilişkili olduğuna dikkati çekiliyor. Pasif içiciliğin de doğurganlığı etkileyebileceği belirtiliyor.

Tütün kullanan kadınlarda kısırlık riski kullanmayanlara kıyasla yüzde 40 daha yüksek bulunurken, geçmişte tütün kullanıp bırakan kadınlarda bu riskin kullanmaya devam edenlere göre yüzde 25 daha düşük olabileceği bildiriliyor.

Tütün kullanımı, doğurganlık tedavilerinin başarısını da etkiliyor. DSÖ'nün aktardığı 21 çalışmada, sigara kullanımının tüp bebek gibi yardımcı üreme yöntemlerinin ardından daha az gebelik ve canlı doğumla ilişkili olduğu, başarılı sonuç ihtimalini yaklaşık yarı yarıya azaltabileceği belirtiliyor.

Pasif içiciliğe maruz kalan kadınlarda da kısırlık riskinin daha yüksek olabileceğine ve gebe kalma şansının azalabileceğine dikkati çekiliyor.

Nikotin güçlü bağımlılık yapıyor
DSÖ, nikotinin yüksek derecede bağımlılık yapıcı olduğunu ve özellikle beyin gelişimi devam eden çocuklar, ergenler ve genç yetişkinler açısından zararlı etkiler taşıdığını bildiriyor.

Ergenlik döneminde nikotine maruz kalmanın dikkat ve öğrenme dahil beyin gelişimini etkileyebileceği, erken yaşta nikotin kullanımının uzun süreli bağımlılık ve gelecekte diğer nikotin ve tütün ürünlerinin kullanım olasılığını artırabileceği belirtiliyor.

Yeşilayın da yayımladığı verilere göre, nikotin 90-120 dakika alınmadığında yoksunluk belirtileri ortaya çıkıyor. Bu belirtiler tütünün bırakıldığı ilk gün en yoğun düzeyde hissedilebiliyor.

Kolay kızma veya öfkelenme, baş dönmesi, iştah artışı, kas kasılmaları, tansiyon düşmesi, uykusuzluk, çökkün duygu durumu ve yoğun nikotin isteği yoksunluk belirtileri arasında sıralanıyor.

Sigara beyin sağlığını da etkiliyor
Tütün kullanımının özellikle beyin korteksinde incelmeyle ve beyin damarlarında olumsuz değişikliklerle ilişkili olduğuna işaret ediliyor.

Düşünme, konuşma, hafıza ve karar verme gibi bilişsel işlevlerin yönetiminde önemli rol oynayan beyin korteksindeki incelmenin, unutkanlık, öğrenme güçlüğü, dikkat dağınıklığı ve kişilik değişiklikleri gibi sorunlarla bağlantılı olabileceği, bazı kişilerde depresyon benzeri bulguların da görülebileceği belirtiliyor.

Elektronik sigaralar da kalp ve akciğer hastalıkları riskini artırabilen toksik maddeler üretiyor
DSÖ, elektronik sigaraların bir sıvıyı ısıtarak kullanıcı tarafından solunan aerosol oluşturduğunu, bu sıvıların nikotin içerebildiğini ve sağlığa zararlı katkı maddeleri ile kimyasallar barındırabildiğini bildiriyor.

Elektronik sigara emisyonlarında nikotin ve diğer toksik maddeler bulunabilirken, bunların kullanıcıların yanı sıra çevrede aerosole maruz kalan kişiler açısından da zararlı olabildiği belirtiliyor.

DSÖ'ye göre, nikotin çocuk ve ergenlerde beyin gelişimini olumsuz etkileyebiliyor. Daha önce sigara kullanmayan gençlerde elektronik sigara kullanımının geleneksel sigaraya başlama olasılığındaki artışla ilişkili olduğu bildiriliyor.

Elektronik sigaraların uzun dönem etkilerinin henüz tam olarak bilinmediğine işaret edilirken, bu ürünlerin bazıları kansere neden olabilen, bazıları ise kalp ve akciğer hastalıkları riskini artırabilen toksik maddeler ürettiği belirtiliyor.

DSÖ ayrıca, tüketici ürünü olarak kullanılan elektronik sigaraların toplum düzeyinde sigarayı bırakmada etkili olduğunun kanıtlanmadığını bildiriyor.

Tütünün yükü sağlıkla sınırlı kalmıyor
Tütün kullanımı, yol açtığı sağlık sorunlarının yanı sıra ekonomik kayıplara da neden oluyor.

DSÖ, tütün kullanımının ekonomik maliyetlerinin tütüne bağlı hastalıkların tedavisi için yapılan sağlık harcamaları ile bu hastalık ve ölümler nedeniyle ortaya çıkan insan sermayesi kayıplarını içerdiğini bildiriyor.

Tütün için yapılan harcamaların özellikle düşük ve orta gelirli ülkelerde hanelerin gıda ve barınma gibi temel ihtiyaçlara ayırabileceği kaynakları azaltabildiğine işaret ediliyor.

Tütünün çevre üzerindeki etkileri de üretimden tüketim sonrası atıklara kadar uzanıyor.

DSÖ'nün çevresel etkilere ilişkin verilerine göre, tütün endüstrisi nedeniyle dünya genelinde her yıl yaklaşık 600 milyon ağaç kaybediliyor, 200 bin hektar arazi kullanılıyor, 22 milyar ton su tüketiliyor ve 84 milyon ton karbondioksit salımı gerçekleşiyor.

Her yıl yaklaşık 4,5 trilyon sigara filtresinin de okyanusları, nehirleri, kentleri, parkları, toprağı ve sahilleri kirlettiği belirtiliyor.

Sigarayı bırakınca vücutta iyileşme başlıyor
Sigarayı bırakmanın ardından vücutta olumlu değişiklikler kısa sürede başlayabiliyor.

Yeşilayın aktardığı bilgilere göre, son sigaranın içilmesinden 20 dakika sonra kalp atış hızı ve kan basıncı düşerken, 12 saat sonra kandaki karbonmonoksit seviyesi normal düzeye geliyor.

Bırakmayı takip eden 2 hafta ile 3 ay içinde kan dolaşımı düzene giriyor ve akciğer fonksiyonlarında gelişme kaydediliyor. 1-9 aylık dönemde ise öksürük ve nefes darlığı azalıyor.

Bir yıl sonra koroner kalp hastalığı riski sigara içenlerin yarısı düzeyine inerken, 5 yıl sonra inme riskinin 5-15 yıldır sigara içmeyen kişilerin seviyesine gerilediği belirtiliyor.

Sigarayı bıraktıktan 10 yıl sonra akciğer kanserinden ölüm riski sigara içenlerin yaklaşık yarısı düzeyine inerken, ağız, boğaz, yemek borusu, mesane, böbrek ve pankreas kanseri riskleri de azalıyor.

Bırakmanın üzerinden 15 yıl geçtiğinde ise koroner kalp hastalığı riskinin sigara kullanmayan kişilerin seviyesine indiği bildiriliyor.

Sigarayı 30'lu yaşlarda bırakanlarda beklenen yaşam süresinin 10 yıl, 40'lı yaşlarda bırakanlarda 9 yıl, 50'li yaşlarda bırakanlarda 6 yıl ve 60'lı yaşlarda bırakanlarda 3 yıl arttığı bildiriliyor.

Bırakma gününün belirlenmesi, çevredeki sigara, çakmak, kibrit ve kül tablalarının uzaklaştırılması, küçük hedefler konulması, sigara içme isteğini tetikleyen etkenlerden uzak durulması, beslenmeye dikkat edilmesi, bol su tüketilmesi ve hareket edilmesi Yeşilayın sigarayı bırakmak isteyenlere yönelik önerileri arasında yer alıyor.

DSÖ de danışmanlık ve ilaç tedavisinin tütün kullanımını başarıyla bırakma olasılığını iki kattan fazla artırabildiğini bildiriyor.

Türkiye'de sigarayı bırakmak isteyenlere danışmanlık ve takip desteği
Türkiye'de Sağlık Bakanlığı öncülüğünde ücretsiz sigara bırakma tedavileri uygulanıyor. Sigarayı bırakmaya karar veren kişiler, ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı'nı arayarak destek alabiliyor.

Sigarayı bırakmak isteyenler ayrıca 182 üzerinden Merkezi Hekim Randevu Sistemi'nden randevu talep edebiliyor veya kendilerine en yakın sigara bırakma polikliniğine başvurabiliyor.

ALO 171'e gelen çağrılar, sigara bırakma konusunda eğitim almış operatörler tarafından 7 gün 24 saat karşılanıyor.

Sigarayı bırakmaya karar veren kişilere, bırakma planı çerçevesinde belirli aralıklarla geri dönüş aramaları yapılarak takip desteği de sağlanıyor.

"İsrail bağlantılı forex dolandırıcılığı" operasyonunda gözaltına alınan 133 şüpheliye tutuklama talebi

İstanbul'da, İsrail bağlantılı uluslararası yasa dışı forex dolandırıcılığına yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 133 şüpheli, tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi

22.09.2026 03:00:00
AA
 
"İsrail bağlantılı forex dolandırıcılığı" operasyonunda gözaltına alınan 133 şüpheliye tutuklama talebi
"İsrail bağlantılı forex dolandırıcılığı" operasyonunda gözaltına alınan 133 şüpheliye tutuklama talebi

İçişleri Bakanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) öncülüğünde, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda, Interpol, Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve Interpol Genel Merkezinin katkılarıyla, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele ve Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele Şube Müdürlüklerince uluslararası yasa dışı forex dolandırıcılığına yönelik yürütülen soruşturma sürüyor.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 213 şüphelinin sevk edildikleri İstanbul Adliyesi'nde savcılık işlemleri tamamlandı.

Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 133'ü tutuklama, 56'sı ise adli kontrol talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Şüphelilerden 24'ünün ise ifadesinin ardından serbest bırakıldığı öğrenildi.

Operasyon

Türkiye'de faaliyet gösteren İsrail bağlantılı uluslararası yasa dışı forex dolandırıcılığı kapsamında 25 şirkete bağlı sözde 40 çağrı merkezi ve finans ofisi ile bu yapıları yöneten şüpheliler tespit edilmiş, çağrı merkezlerinde çok sayıda yerli ve yabancı kişinin çalıştığı belirlenmişti.

Çağrı merkezleri ve finans ofislerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 191 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Şüphelilere ait, suçtan elde edildiği değerlendirilen 1,5 milyar lira değerindeki mal varlıklarına, 80 araca ve 12 mülke el konulmuş, banka, kripto varlık ve şirket hesaplarına bloke uygulanmıştı.

Ekipler, adreslerinde bulunmayan 10 zanlıyı da yaptıkları çalışmalar sonrası gözaltına almış, çalışmaların devamında 12 şüpheli daha yakalanmıştı.

Gözaltına alınan şüphelilerin 9'unun İsrail, 11'inin Pakistan, 25'inin ise Azerbaycan, Suriye, Ürdün, Ukrayna, Tayland, Endonezya, Fas, Kazakistan, Filipinler, İran, Çin, Lübnan, Filistin, Meksika, Mısır, Mozambik, Arjantin ve Bangladeş uyruklu olduğu öğrenilmişti. 

Kazım Kaşifoğlu karakterini canlandıran oyuncu ifade verecek

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında, Kurtlar Vadisi Pusu dizisinde Kazım Kaşifoğlu karakterini canlandıran oyuncu Sedat Savtak, savcılıkta ifade verecek

21.09.2026 16:22:00
İhlas Haber Ajansı
 
Kazım Kaşifoğlu karakterini canlandıran oyuncu ifade verecek
Kazım Kaşifoğlu karakterini canlandıran oyuncu ifade verecek
Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevindeki ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada, Kurtlar Vadisi Pusu dizisinde Kazım Kaşifoğlu karakterini canlandıran oyuncu Sedat Savtak, savcılıkta ifade verecek.

Silivri Cezaevi'nde 2011 yılında hayatını kaybeden eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun şüpheli ölümüne ilişkin Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Yürütülen soruşturma kapsamında, Kurtlar Vadisi Pusu dizisinde, 'Kazım Kaşifoğlu' karakterini canlandıran oyuncu Sedat Savtak, 'bilgi sahibi' sıfatıyla Silivri Adliyesi'nde savcılıkta ifade verecek.

Kadir İnanır’ın resmi vasiyeti açıklandı

Türk sinemasının unutulmaz efsanesi Kadir İnanır'ın 1 milyar TL değerindeki devasa mirasıyla ilgili tartışmalara son noktayı koyan resmi vasiyetname detayları, usta sanatçının avukatı Bişar Abdi Alınak tarafından bugün bizzat açıklandı. İnanır'ın tüm maddi ve manevi haklarını 27 yıllık hayat arkadaşı Jülide Kural'a bıraktığı, Kural'ın hayatta olmaması durumunda ise servetin insan hakları dernekleri ile vakıflara devredilmesini bizzat vasiyet ettiği kesinleşti

21.09.2026 16:00:00
Haber Merkezi
 
Kadir İnanır’ın resmi vasiyeti açıklandı
Kadir İnanır’ın resmi vasiyeti açıklandı
Kadir İnanır'ın vefatının ardından kamuoyunu meşgul eden miras spekülasyonlarına yönelik bugün en net ve resmi açıklama geldi. Sanatçının hayattayken vekilliğini üstlenen ve süreç boyunca yasal prosedürleri yürüten Avukat Bişar Abdi Alınak, usta oyuncunun resmi vasiyetnamesinin tüm ayrıntılarını paylaştı.

Avukat Alınak, Kadir İnanır'ın manevi hatırasını zedeleyen ve gerçeği yansıtmayan iddialara karşı yasal yollara başvuracaklarını da net bir dille ifade etti.

Doktor raporu ve iki tanık huzurunda imzalandı

Kamuoyunda bir süredir devam eden "irade sorunu" ve "sağlık durumu" iddialarını tamamen çürüten açıklamada, vasiyetnamenin 9 Mayıs 2022 tarihinde İstanbul Beyoğlu 48. Noterliğinde hazırlandığı aktarıldı.

Avukat Alınak, usta aktörün vasiyet belgesini düzenlettiği esnada yetkili kurumlardan tam teşekküllü resmi sağlık raporu alındığını, belgenin iki hukuki tanık huzurunda ve Türk Medeni Kanunu'nun tüm şartlarına eksiksiz uyularak tanzim edildiğini vurguladı. Bu detay, yeğenlerin ortaya attığı iddiaların hukuki dayanağını büyük ölçüde zayıflattı.

"Bütün maddi ve manevi haklar Jülide Kural'ındır"

Resmi belgelere göre Kadir İnanır; üç otomobilini, gayrimenkuller üzerindeki tüm hak ve hisselerini, bankalardaki nakit varlıklarını, lüks saat ve kurbağa figürlerinden oluşan özel koleksiyonlarını, sanat eserlerini, tüm alacaklarını ve en önemlisi rol aldığı 182 film ile 12 dizinin 70 yıl boyunca geçerli olacak telif haklarını hayat arkadaşı Jülide Kural'a devretti.

Büyük takdir toplayan vasiyetnamede usta sanatçının toplumsal hassasiyetini gösteren çok özel bir madde de yer aldı. Mirasın açıldığı tarihte Jülide Kural'ın hayatta olmaması durumunda; yaklaşık 1 milyar TL değerindeki tüm bu dev servetin eşit paylarla İnsan Hakları Derneği (İHD), Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) ve Nesin Vakfı'na devredilmesi bağlayıcı hükme bağlandı.

"Mirasçılarımdan son istek ve arzum vasiyetime uyulmasıdır"

Kadir İnanır'ın, metnin sonuna bizzat eklettiği cümle ise akrabalarıyla yaşanan gerilime usta sanatçının önceden koyduğu bir tavır niteliği taşıyor. Yeşilçam'ın usta ismi vasiyetini, "Mirasçılarımdan son istek ve arzum vasiyetime uymalarıdır" ifadesiyle sonlandırdığı bildirildi.

Beykoz 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görülmeye başlanan vasiyetname açılma davası, geçtiğimiz günlerde yalnızca bazı yasal mirasçılara tebligatların ulaşmamış olması gibi usuli teknik nedenlerle 17 Aralık 2026 tarihine ertelenmişti.

Avukat Alınak, metnin zaten tüm yasal mirasçıların incelemesine açık olduğunu belirterek, usta sanatçının büyük kaybını gölgede bırakacak spekülatif, dezenformasyon içerikli haber yayan kişilere karşı Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunacaklarını ilan etti.

Burhan Özfatura yaşamını yitirdi

İzmir'in Balçova ilçesindeki evinde rahatsızlanan eski Büyükşehir Belediye Başkanı Burhan Özfatura, tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi

21.09.2026 15:00:00
AA
 
Burhan Özfatura yaşamını yitirdi
Burhan Özfatura yaşamını yitirdi
Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Özfatura, hayatını kaybetti.

Önceki gün ani kalp durması nedeniyle Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesine kaldırılan 83 yaşındaki Özfatura, kardiyovasküler cerrahi yoğun bakım servisindeki yaşam mücadelesini kaybetti.

Özfatura, 1984 yılında yapılan yerel seçimde Anavatan Partisi adayı olarak İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığını kazanmış, 1989 yılındaki seçimleri kaybetmişti. Burhan Özfatura, 1994 yılında bu kez Doğru Yol Partisi (DYP) adayı olarak seçime girmiş ve yeniden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmişti.

Görevini 1999 yılına kadar sürdüren Özfatura, çeşitli gazetelerde köşe yazarlığı yapmıştı.

Sıcaklıklar 6 ila 8 derece birden düşecek

Eylül ayının son haftasına girilirken yurt genelinde yazdan kalma günler yerini aniden dondurucu bir serinliğe bırakıyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, hafta ortasından itibaren etkili olacak yeni soğuk hava dalgasıyla birlikte hava sıcaklıkları kuzey kesimlerden başlayarak hızla azalacak; iç ve batı bölgelerde adeta iki günlük bir kış havası yaşanacak

21.09.2026 14:50:00
Haber Merkezi
 
Sıcaklıklar 6 ila 8 derece birden düşecek
Sıcaklıklar 6 ila 8 derece birden düşecek
Yaz aylarının ardından mevsim normallerinde seyreden hava sıcaklıkları, kuzey yönlü rüzgarlar ve yaklaşan alçak basınç sistemiyle birlikte ani bir kırılma yaşıyor. Yapılan son tahminlere göre, salı ve çarşamba günleri başta olmak üzere özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerde termometreler sert bir düşüş kaydedecek.

Kuzey, iç ve batı kesimlerde sıcaklıkların 6 ila 8 derece birden azalacağı ve mevsim normallerinin altına ineceği öngörülüyor.


İstanbul ve Ankara için sağanak uyarısı


Hafta başında başlayan yerel yağış geçişleri, hafta ortasına doğru etkisini artırarak geniş bir alana yayılacak.

İstanbul genelinde rüzgarın sertleşmesiyle birlikte kuvvetli gök gürültülü sağanak yağış geçişleri görülecek. Hissedilen sıcaklığın kuzeyli rüzgarların etkisiyle kış ayları gibi serin olacağı, termometrelerin ise 19 dereceye kadar gerileyeceği belirtiliyor.

Başkent Ankara çevrelerinde de sağanak yağışlar etkili olacak. Ankara genelinde haftanın ilk günlerindeki sıcak hava yerini sert bir serinliğe bırakırken, yüksek kesimlerde sıcaklık düşüşü çok daha net hissedilecek.


Bölgelerde son hava durumu ve öne çıkan riskler


Yurdun dört bir yanında etkisini gösterecek olan iki günlük soğuk ve yağışlı hava dalgası, bölgelere göre farklılık gösteriyor:

Marmara Bölgesi: İstanbul ve Bursa başta olmak üzere bölge genelinde parçalı ve çok bulutlu bir hava hakim olurken, özellikle kuzey kesimlerde kuvvetli gök gürültülü sağanak yağışlar ile ani sıcaklık düşüşleri meydana gelecek.

İç Anadolu Bölgesi: Ankara ve çevresinde parçalı ve çok bulutlu gökyüzüyle birlikte yerel sağanak yağış geçişleri etkisini gösterecek, özellikle geceleri dondurucu bir serinlik yaşanacak.

Karadeniz Bölgesi: Bölge genelinde sağanak ve yer yer kuvvetli gök gürültülü sağanak yağışlar görülecek. Dikkat edilmesi gereken en büyük risklerin başında ise ani sel ve su baskınları geliyor.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi: Yurdun batısı kış havasına teslim olurken, güneydoğu kesimlerinde parçalı ve az bulutlu bir hava görülmekle birlikte doğu kesimlerinde yoğun toz taşınımı uyarısı öne çıkıyor.


Hafta sonundan itibaren normallere dönecek


Meteoroloji uzmanları, bu ani soğumanın kalıcı bir kış başlangıcı olmadığını, yaklaşık 48 saat boyunca yurdu etkisi altına alacak geçici bir soğuk hava dalgası olduğunu ifade ediyor. Çarşamba gününün ardından perşembe gününden itibaren sistem etkisini kaybetmeye başlayacak ve hafta sonuna doğru sıcaklıkların yeniden eylül ayı normallerine yükselmesi bekleniyor.

Yetkililer, iki gün sürecek ani sıcaklık değişimlerine karşı vatandaşların özellikle üst solunum yolu enfeksiyonlarından korunmak adına kıyafet seçimine dikkat etmelerini, ani yağışlarda yaşanabilecek ulaşım aksamalarına karşı ise tedbirli olmalarını önemle tavsiye ediyor.

Trafik kazası mağdurlarının kişisel verilerini kullanan yapıya operasyon

Adalet Bakanı Akın Gürlek, trafik kazası geçiren vatandaşların kişisel verilerinin hukuka aykırı yollarla temin edilerek belirli hukuk büroları ile hasar danışmanlık şirketlerine aktarıldığının tespit edildiğini açıkladı. Soruşturma kapsamında 253 bin kişiden ısrarlı aramalar ve yanıltıcı beyanlarla vekâletname alındığı, bu yöntemle 15,6 milyar lira haksız kazanç elde edildiği yönünde tespitlere ulaşıldığı, 825 kişi hakkında soruşturma başlatıldığı bildirildi

21.09.2026 12:53:00 / Güncelleme: 21.09.2026 12:57:25
İHA
 
Trafik kazası mağdurlarının kişisel verilerini kullanan yapıya operasyon
Trafik kazası mağdurlarının kişisel verilerini kullanan yapıya operasyon
Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, vatandaşların kişisel verilerini hukuka aykırı yöntemlerle ele geçiren, mağduriyetlerini kazanç kapısına dönüştüren ve hukuk sistemini haksız menfaat elde etmek amacıyla istismar eden yapılara karşı mücadelenin sürdürüldüğünü belirtti.

Bakan Gürlek, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosunun koordinesinde, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ile yürütülen soruşturma kapsamında trafik kazası geçiren vatandaşların kişisel verilerinin hukuka aykırı yollarla temin edildiğinin ve bu bilgilerin belirli hukuk büroları ile hasar danışmanlık şirketlerine aktarıldığının tespit edildiğini ifade etti.

Para transferleri incelemeye alındı

Soruşturmada Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) ile Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (SEDDK) incelemelerinin de gerçekleştirildiği bildirildi.

İncelemeler sonucunda bazı kolluk görevlileri, tahkim hakemleri, sigorta şirketi çalışanları, sigorta acenteleri, eksperler, kaporta ve boya ustaları ile servis çalışanlarına olağandışı nitelikte para transferleri gerçekleştirildiğinin belirlendiği aktarıldı.

253 bin kişiden vekâletname alındı

Soruşturma kapsamında, ısrarlı aramalar ve yanıltıcı beyanlarla 253 bin kişiden vekâletname alındığı ve bu yöntemle 15,6 milyar lira haksız kazanç elde edildiği yönünde tespitlere ulaşıldığı kaydedildi.

Olayla bağlantılı 825 kişi hakkında soruşturma başlatılırken, İstanbul, Ankara, Sakarya ve Gaziantep'te 6 avukatlık ofisi ile 20 şirkette eş zamanlı arama ve gözaltı işlemlerinin başlatıldığı bildirildi.

Bakan Gürlek, soruşturmayı yürüten İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığını, operasyonu gerçekleştiren İstanbul İl Jandarma Komutanlığını, SEDDK ve MASAK başta olmak üzere sürece katkı sunan kurumlar ile kamu görevlilerini tebrik etti.

Gürlek, trafik kazalarını fırsata çevirerek kişisel veriler üzerinden haksız kazanç sağlamaya çalışan, mesleki veya kamusal yetkisini bu amaçla kullanan ve hukuk hizmetlerini çıkar ilişkilerinin aracı haline getirenlerin yargı önünde hesap vereceğini belirtti.

Kişisel verilerin, vatandaşların haklarının ve adalete duyulan güvenin korunması için hukukun bütün imkânlarının kullanılmaya devam edileceğini ifade eden Gürlek, mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini kaydetti.

Muvazaalı gayrimenkul satışlarıyla bin 70 kişiye usulsüz vatandaşlık: 72 gözaltı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, muvazaalı gayrimenkul satışları üzerinden usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazandırılmasına yönelik yürütülen soruşturmanın ikinci dalga operasyonunun gerçekleştirildiğini açıkladı. Gürlek, ikinci dalgada Gül İnşaat AŞ, Beyaz İnşaat ve LİV İnşaat üzerinden gerçekleştirilen 274 satış işleminin muvazaalı olduğunun tespit edildiğini, aile bireyleriyle birlikte bin 70 kişinin usulsüz yollarla Türk vatandaşlığı edindiğinin belirlendiğini bildirdi. Operasyonda 88 şüpheli hakkında adli işlem başlatılırken, 72 şüpheli gözaltına alındı

21.09.2026 11:28:00
İHA
 
Muvazaalı gayrimenkul satışlarıyla bin 70 kişiye usulsüz vatandaşlık: 72 gözaltı
Muvazaalı gayrimenkul satışlarıyla bin 70 kişiye usulsüz vatandaşlık: 72 gözaltı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde vatandaşlık hukukunu istismar eden, kamu kurumlarını yanıltarak haksız menfaat sağlayan ve sahtecilik yöntemlerine başvuran yapılara karşı mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünce, muvazaalı gayrimenkul satışları üzerinden usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazandırılmasına yönelik yürütülen soruşturmanın ikinci dalga operasyonunun bu sabah gerçekleştirildiği bildirildi.

Soruşturmanın ilk dalgasında "Babacan İnşaat" bağlantılı işlemlerin mercek altına alındığı belirtilirken, düşük bedelli gayrimenkullerin gerçeğe aykırı yüksek bedelli ekspertiz raporlarıyla satıldığı ve bu yöntemle 687 kişinin usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazandığının tespit edildiği kaydedildi. Bu kişilerin vatandaşlıklarının iptaline yönelik sürecin başlatıldığı ifade edildi.

274 satışın muvazaalı olduğu tespit edildi

Soruşturmanın ikinci dalgasında ise "Gül İnşaat AŞ, Beyaz İnşaat ve LİV İnşaat" üzerinden gerçekleştirilen gayrimenkul satışları incelendi. Bu kapsamda 734 yabancı uyruklu şahsa yapılan satışlar değerlendirilirken, 274 satış işleminin muvazaalı olduğu tespit edildi.

Yapılan incelemelerde, söz konusu işlemler sonucunda aile bireyleriyle birlikte bin 70 kişinin usulsüz yollarla Türk vatandaşlığı edindiği, 11 kişinin ise vatandaşlık edinme sürecinin devam ettiği belirlendi. Ayrıca 3,5 milyar TL'yi aşkın tutardaki işlemin muvazaalı şekilde gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı bildirildi.

72 şüpheli gözaltına alındı

Bu sabah gerçekleştirilen operasyonda 88 şüpheli hakkında adli işlem başlatılırken, 72 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilere ait adresler ve şirketlerde yapılan aramalarda dijital materyallere el konuldu.

Soruşturma kapsamında 2 bin 11 taşınmaz, bir otel, 86 motorlu araç, 2 yat ve 42 banka hesabı hakkında tedbir uygulandı. Ayrıca 30 şirkete el konularak kayyum atandı.

Vatandaşlıkların iptali için süreç başlatıldı

Usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazandığı tespit edilen kişilerin vatandaşlıklarının iptaline yönelik gerekli idari sürecin de başlatıldığı belirtildi. Bakan Gürlek, soruşturmayı titizlikle yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığını, operasyonu gerçekleştiren İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünü ve süreçte görev alan tüm kamu görevlilerini tebrik etti. Gürlek, kamu zararının ortaya çıkarılması, suçtan elde edilen kazancın izinin sürülmesi ve vatandaşlık hukukunun korunması amacıyla hukukun bütün imkânlarının kararlılıkla kullanılacağını ifade etti.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.