logo
23 HAZİRAN 2026

ABD bölünüyor mu?

Amerika bir yandan iki siyahın beyaz polisler tarafından öldürülmesi, diğer yandan da Dallas'ta beş polisin öldürüldüğü silahlı saldırının şokunu atlatmaya çalışırken, ABD bölünüyor mu sorusu akıllara takıldı

10.07.2016 00:00:00
 Geçtiğimiz hafta ABD'de çifte şok yaşandı. Bir yandan iki siyahi polis kurşunlarıyla can verirken, öte yandan Dallas'ta 5 polis 'keskin nişancı'lar tarafından öldürüldü. Polonya'da düzenlenen NATO zirvesi kapsamında başladığı Avrupa gezisini yarıda kesen ABD Başkan Barack Obama, Varşova'da düzenlediği basın toplantısında "Amerika'nın bölündüğünü söyleyenlere inanmıyorum" diye konuştu. Obama, Amerika'nın mevcut sorunlarla baş edebilecek altyapısı olduğunun altını çizerken bu sorunlar arasında "polis ve azınlıklar arasındaki gerginliği" de saydı. Obama, Dallas saldırganı olarak ortaya çıkan Micah Johnson'ı 'kaçık' diye tanımladı. Saldırganın Amerikalı siyahları temsil etmediğin savunan Başkan Obama, sorunun asıl kaynağının 'silahlı şiddet' olduğunun altını çizerek bu konudaki çağrılarını sürdüreceğini açıkladı. Obama, Amerika'nın 1960'lardaki ırkçı şiddet ve gerginliğe geri döndüğü iddialarına katılmadığını söyledi ve silahlı saldırı sırasında bile polisin protestocuları korumaya çalıştığını hatırlattı. Dallas'ta 5 polisin öldürüldüğü silahlı saldırı, Amerika'da aynı hafta içinde iki siyahın Louisiana ve Minnesota eyaletlerinde orantısız güç kullanılarak öldürülmelerini protesto amacıyla düzenlenen gösteri sırasında yaşanmıştı. Gösteriler o sırada Amerika'nın birçok kentinde yapılıyordu. Suç oranının düşürülmesi ve ırk eşitliği konusunda Amerika'nın önemli yol kat ettiğinin altını çizen Obama, ırkçılığın mirasının devam ettiğini ve bu konuda hala yapılması gerekenler olduğuna da dikkati çekti. Amerika'nın ilk siyah başkanı olarak bırakacağı miras sorulan Obama, "Biz ağacın tohumlarını ekeriz ama başkası bizim diktiğimiz ağacın gölgesinden istifade eder" diye konuştu. 
DIŞ HABERLER

Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi

22.06.2026 23:10:00
Haber Merkezi
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kendisini resmi bir kurum yetkilisi gibi göstererek bir alışveriş merkezinde (AVM) "denetim" adı altında incelemelerde bulunan ve bu anları sosyal medyada paylaşan Ferhat Aydoğan (F.A.) hakkında geniş çaplı bir soruşturma başlattı.

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi.

Kamu görevini usulsüz üstlenme ve sicil detayı



Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülen tahkikatta, şüphelinin eylemleri Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) ilgili maddelerince "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında değerlendirildi.

Soruşturmanın derinleştirilmesiyle birlikte şüpheli Ferhat Aydoğan hakkında çarpıcı bir detay daha ortaya çıktı: Şahsın geçmiş dönemde "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sicil kaydının bulunduğu belirlendi.

Gözaltı, arama ve el koyma talimatı verildi

Herhangi bir resmi ve hukuki dayanağı bulunmayan "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" unvanını kullanarak esnafı ve vatandaşı manipüle etmeye çalışan şahsa yönelik savcılık kararları netleşti:

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kolluk kuvvetlerine şüphelinin derhal yakalanması için gözaltı talimatı verdi.

Şahsın ikamet ve gösterdiği adreslerde eş zamanlı olarak arama yapılması ve dijital materyaller dahil delil niteliğindeki unsurlara el konulması kararlaştırıldı.

Olayın geçmişi

Sosyal medya platformlarında paylaşılan video görüntülerinde; Ferhat Aydoğan'ın arkasındaki kalabalık bir grupla AVM'ye girdiği, buradaki esnafları ve işletme yönetimini yetkili bir devlet kurumu müfettişi gibi sorguya çekerek sözde denetim gerçekleştirdiği görülmüştü.

Görüntülerin kurgu bir "denetim tiyatrosu" olduğunun anlaşılması üzerine güvenlik güçleri şahsı adli makamlara sevk etmek üzere işlemleri başlattı.

Şüphelinin emniyetteki ifade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilerek hakim karşısına çıkarılması bekleniyor.

Kim bu şahıs?

Ferhat Aydoğan, kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtan, medya sektöründe yöneticilik yaptığını iddia eden ve daha önce de benzer suçlamalarla yargılanmış bir isimdir.

Geçmişte "Türkiye Ak Gençlik Ocakları" adını kullanan bu yapı, Mart 2026'da isim değişikliğine giderek "Cumhur İttifakı Ocakları" adını almıştır.

Kendisini gazeteci olarak da tanıtan Aydoğan, Temmuz 2024'te sahte kimlik ve kartlar basarak nüfuz ticareti yaptığı gerekçesiyle "nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından tutuklanmıştır.

Güncel adli kayıtlarda "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sabıkası bulunan şahıs, geçmişte organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı'nın basın danışmanı olduğu iddiasıyla da medyada yer almıştır.

Son olarak Haziran 2026'da bir AVM'de esnafı sorguladığı sahte denetim videolarının ardından "kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi" suçundan hakkında yeniden gözaltı ve arama kararı verilmiştir.

Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara’da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi

22.06.2026 21:30:00
Haber Merkezi
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara'da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi.

15 Haziran'dan bu yana taban maaş, güvenceli çalışma hakları ve mülakatların kaldırılması talebiyle direnen öğretmenler, sağlık sorunlarına ve polis müdahalelerine rağmen eylemlerini kararlılıkla sürdürüyor.

Öğretmenlerin Hayati Mücadelesinde 8. Gün: Sağlık Durumları Kritik, Direniş Sürüyor

Ankara'da Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası genel merkezi önünde nöbet tutan öğretmenlerin açlık grevi eylemi birinci haftasını geride bırakarak 8. gününe ulaştı.

Günlerdir yalnızca su, şeker ve B12 vitaminiyle beslenen eğitimcilerin sağlık durumları giderek kritik bir aşamaya evriliyor. Süreç içerisinde ciddi sağlık sorunları yaşayan bazı öğretmenlerin hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.

Talepler Net: "Taban Maaş ve Güvenceli Çalışma"



Özel kurumlarda çalışan ve ataması yapılmayan öğretmenler, yaşam standartlarının iyileştirilmesi ve mesleki onurlarının korunması için şu temel talepleri öne sürüyor:

Özel sektördeki eğitim emekçileri için taban maaş uygulamasının yeniden yasal koruma altına alınması.

Atamalarda adaletsizliğe yol açtığı belirtilen mülakat sisteminin son bulması ve verilen sözlerin tutulması.
Kısa süreli sözleşme dayatmalarına son verilmesi ve eksiksiz sigorta primi yatırılması.

Baskı ve Engellemelere Rağmen Geri Adım Yok

Eylemin başından bu yana öğretmenler pek çok kez emniyet güçlerinin sert müdahaleleriyle karşı karşıya kaldı. Geçtiğimiz günlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde açıklama yapmak isteyen 9 öğretmen gözaltına alınmış ve saatler sonra serbest bırakılmıştı.

Son olarak Ankara Kızılay'daki Madenci Anıtı'na yürümek isteyen eğitimcilerin önü polis barikatlarıyla kesildi ve öğretmenler biber gazlı müdahaleye maruz kaldı. İstanbul Taksim'de TÖZOK önünde destek eylemi yapan öğretmenlere de müdahale edilerek gözaltılar gerçekleştirildi.

Siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin ve sendikaların ziyaret ederek destek verdiği öğretmenler, "Milli Eğitim Komisyonu Toplansın" çağrısını yineleyerek talepleri karşılanana kadar Ankara'daki nöbet alanını terk etmeyeceklerini vurguluyor.

Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"

Henüz 4,5 ay önce, Milli Eğitim Bakanlığı'nın resmi planlaması doğrultusunda eğitime açılan Mamak İlkokulu, hiçbir bilimsel, pedagojik ve kamu yararına dayalı gerekçe ortaya konulmadan apar topar kapatılmak isteniyor. "Okullar rantın değil, halkındır!", "Çocukların eğitim hakkı pazarlık konusu değildir!" sloganlarıyla duruma tepki gösteren Eğitim-Sen'in Ankara 1 No'lu Şubesi tepkisini basın açıklaması yayımlayarak kamuoyuyla paylaştı

22.06.2026 16:25:00 / Güncelleme: 22.06.2026 18:22:01
Haber Merkezi
Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"
Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"
Eğitim-Sen'in Ankara 1 No'lu Şubesi konuyla ilgili açıklamasında şunları ifade etti:

"Henüz 4,5 ay önce, Milli Eğitim Bakanlığının resmi planlaması doğrultusunda eğitime açılan Mamak İlkokulu, bugün hiçbir bilimsel, pedagojik ve kamu yararına dayalı gerekçe ortaya konulmadan apar topar kapatılmak istenmektedir.

Çoğunluğu Ali Kuşçu İlkokulundan gelen 297 öğrenci ve 16 öğretmeniyle eğitim-öğretime başlayan Mamak İlkokulu, daha açıldığı ilk günde Mamak'ın eğitim ihtiyacına önemli ölçüde cevap vermiştir. Aradan yalnızca birkaç ay geçmişken aynı okulun kapatılmasının gündeme getirilmesi, eğitim planlamasının ciddiyetini sorgulatmaktadır. Şu anda okulun Okul Müdürü kadrosu ve müdür yardımcısı kadrosu sistemde açık. Eğer buradan haberleri yoksa kadroları çıktıktan sonra direk mağdur olacaklar.






Bu karar uygulanırsa yüzlerce çocuk yeniden kalabalık sınıflara mahkûm edilecek, ikili öğretim uygulamaları geri gelecek, öğrenciler alıştıkları okul ortamından ve öğretmeninden koparılacak, veliler ise yeni mağduriyetlerle karşı karşıya bırakılacaktır.

Ancak bu karar yalnızca öğrencileri ve velileri değil, eğitimin en önemli paydaşı olan öğretmenleri de doğrudan hedef almaktadır.

Mamak İlkokulunda görev yapan öğretmenlerin hiçbir görüşü alınmadan yürütülen bu süreç, birçok öğretmeni norm fazlası durumuna düşürecek. Ve öğretmenleri çok zor günler bekliyor olacak. Hemen şurada evini yeni almış bir öğretmenimiz var bu durum yüzünden belki Sincan'a gidecek.






Daha da vahimi, böylesine önemli bir karar eğitim emekçilerinden gizlenmiş, öğretmenlere tercih ve yer değiştirme haklarını kullanabilecekleri bir süreç tanınmamış, okulun kapatılacağı bilgisi eğitim-öğretim yılının son haftasına bırakılarak hukuki haklarını kullanmaları fiilen engellenmiştir. Şeffaflıktan uzak, kapalı kapılar ardında yürütülen ve oldu-bittiye getirilen bu anlayışı kabul etmiyoruz. Daha iki hafta önce İlçe Milli eğitim müdürü bu okula geldi. Ama bu drumu bilmesine rağmen hiçbir şey söylemeden gitti.






Buraya Yunus  Emre Mesleki ve Teknik Anadolu lisesini getirecekler. Yunus Emre MTAL nin yerine de Mamak İlçe MEM taşınacak. Tam bir garabet. Dört yıldır Mevlana Lisesinde eğitim öğretime devam eden, mağdur edilen Yunus Emre Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmenleri ve öğrencileri de kendi okullarına dönmek istemektedir. Ancak görüyoruz ki bir mağduriyet başka bir mağduriyet yaratılarak giderilmeye çalışılmaktadır. Bir okulun sorununu çözmenin yolu, başka bir okulu kapatmak değildir.






Biz bugün asıl soruyu soruyoruz:

Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Yunus Emre MTAL binasına taşındıktan sonra boşalan iki kamu binasını hangi amaçla kullanacaktır?

Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Milli Eğitim Bakanlığı derhal kamuoyuna açık, şeffaf ve tatmin edici bir açıklama yapmak zorundadır. Bugün İlçe Milli eğitim Müdürünün makamına gittik bizimle görüşmedi. Odasında kimse yoktu. Uygundu ama müsait değilim dedirtti.






Çünkü bugün yaşananlar, eğitim planlamasından çok başka hesapların devrede olduğu yönündeki kaygıları büyütmektedir.

Şimdi bize çıkıp "nüfus azalıyor" diyerek bu kararı meşrulaştırmaya çalışmayın.

Henüz birkaç ay önce 297 öğrenciyle açılan bir ilkokulu nüfus bahanesiyle kapatamazsınız. Müfettiş raporu ile kapatıyorlar. Peki ısmarlama roporu hazırlayan müfettiş kim? Çankaya'da Mimar Kemal Orta okulunu kapatan müfettiş. Şaşırmıyoruz tabi ki !

Herkes bilir ki üç çeşit yalan vardır: Yalan, kuyruklu yalan ve istatistiksel yalan. Çocuklarımızın eğitim hakkını masa başında üretilen istatistiklerle ortadan kaldıramazsınız.






Bu mesele çocukların eğitim hakkıdır.

Bu mesele öğretmenlerin açıkça ortada bırakılmasıdır.

Bu mesele velilerin yaşadığı belirsizlik ve kaygılardır.

Bu mesele kamusal eğitimin geleceğidir.

Ve bu mesele, kamu kaynaklarının kimlerin çıkarı için kullanıldığı sorusudur.

Eğitim Sen Ankara 1 No'lu Şube olarak bu hukuksuzluğa sessiz kalmayacağız.

Mamak İlkokulunun kapatılmasına ilişkin sürecin; eğitim hakkına, kamu yararına, hukuka ve eğitim emekçilerinin kazanılmış haklarına açıkça aykırı olduğu kanaatindeyiz.

Bu nedenle İdare Mahkemesinde iptal davası açılması için hukuki hazırlıklarımızı başlatmış bulunuyoruz. Çocuklarımızın, velilerimizin ve eğitim emekçilerinin telafisi güç mağduriyetler yaşamaması için yürütmenin durdurulmasını da talep edeceğiz.






Buradan Milli Eğitim Bakanlığınave Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne sesleniyoruz:

Bu yanlıştan derhal vazgeçin.
Mamak İlkokulunu kapatmayın.
Çocuklarımızın eğitim hakkını, öğretmenlerin emeğini ve Mamak halkının iradesini yok saymayın.

Eğitim Sen olarak çocuklarımızın, eğitim emekçilerinin ve kamusal eğitimin yanında olmaya; hukuk önünde de, alanlarda da mücadele etmeye devam edeceğiz.

Okullar rantın değil, halkındır!
Çocukların eğitim hakkı pazarlık konusu değildir!
Eğitim Sen Ankara 1 No'lu Şube"

Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, salı günü grup toplantısı yapacak. Özel'in kurmayları, grup toplantısı için TBMM Başkanlığı'na başvuru yaptı

22.06.2026 14:10:00
Haber Merkezi
Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak
Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak
CHP'de yarın yapılması beklenen grup toplantısında, Kemal Kılıçdaroğlu'nun mu seçilmiş Genel Başkan Özgür Özel'in mi konuşacağı merak konusu olurken dikkat çeken bir gelişme yaşandı.

Özgür Özel'in yarın CHP grup toplantısında konuşma kararı aldığı öğrenildi. Özel cephesinden TBMM Başkanlığı'na başvuru yapıldı.

Kılıçdaroğlu cephesinin ise yarın Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Parti Meclisi'ni (PM) toplama kararı aldığı ve 11.00 ve 14.00'te yapılacak toplantılar nedeniyle grup toplantısı için TBMM Başkanlığı'na başvuru yapmayacağı öğrenildi. Günün Trend Haberleri CHP'de iki hafta önce yapılan grup toplantısında CHP Grup Başkanı Özgür Özel ve Kılıçdaroğlu taraftarları arasında gerilim yaşanmıştı. Geçen hafta, CHP Sözcüsü Müslim Sarı benzer görüntülerin yaşanmaması için Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısı yapmayacağını açıklamıştı. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir de aynı saatlerde Özgür Özel'in de grup toplantısı yapmayacağını duyurmuştu.

Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası

Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yapan sanık, 3 farklı suçtan 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırıldı

22.06.2026 13:55:00 / Güncelleme: 22.06.2026 13:58:11
İHA
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası
Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yaptığı iddia edilen Furkan Ay'ın (19) yargılandığı davanın karar duruşması görüldü. Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuksuz sanık Furkan Ay katılmazken, tarafların avukatları hazır bulundu. Müşteki sıfatındaki Minguzzi ailesi ise duruşmaya katılmadı.

7 yıl 20 gün hapis cezası

Alınan savunma ve beyanların ardından kararını açıklayan mahkeme, sanık Furkan Ay'ın, 'birden fazla kişiyle tehdit', 'kişinin hatırasına hakaret' ile 'kişisel verileri hukuka aykırı şekilde ele geçirme veya yayma' suçlarında toplamda 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırılmasına, 'suçu ve suçluyu övme' suçundan ise beraatına hükmetti.

İddianameden:

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, Yasemin Akıncılar Minguzzi 'müşteki', Furkan Ay ise 'şüpheli' sıfatıyla yer aldı.

"Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin"

Hazırlanan iddianamede, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen sanal devriye faaliyeti kapsamında, aile bireylerinin tehdit mesajları raporuna yer verildi. Mesajlarda, "Sevmezsiniz ama iyi tanırsınız, Berat abim. Yakında beni de iyi tanıyacaksınız. Adım Ademcan. Bursa Yıldırım'dayım. Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin. Ademcan ismini iyi hatırlayın, eceliniz yanımda" şeklinde mesaj attığı, hayatını kaybeden Ahmet Minguzzi'ye küfür ettikleri aktarıldı.

Müşteki Yasemin Minguzzi'nin cep telefonuna Nisan 2025'te şüpheli Furkan Ay tarafından soruşturmaya konu mesajları atıldığı, şüphelinin suçtan kurtulmaya yönelik ifade verdiği, şüphelinin müştekinin kişisel verilerini hukuka aykırı şekilde ele geçirerek, mesajları attığı aktarıldı.

13 yıla kadar hapis cezası talebi

İddianamede, Furkan Ay hakkında 'kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek veya yaymak', 'birden fazla kişi ile birlikte tehdit' ile 'kişinin hatırasına hakaret' suçlarından 4 yıl 3 aydan 13 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.

Erhan Karaal'in kaçırılmasına ilişkin 12 kişi adliyeye sevk edildi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin yürütülen soruşturmada gözaltına alınan 12 kişi adliyeye sevk edildi

22.06.2026 12:45:00
İhlas Haber Ajansı
Erhan Karaal'in kaçırılmasına ilişkin 12 kişi adliyeye sevk edildi
Erhan Karaal'in kaçırılmasına ilişkin 12 kişi adliyeye sevk edildi
İBB Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal, 17 Haziran'da İstanbul'un Maltepe ilçesindeki evinin çevresinde kimliği belirsiz kişiler tarafından zorla bir araca bindirilerek kaçırılmıştı.

Olayın ardından İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından çok yönlü soruşturma başlatılmıştı. Karaal'ın fidye için kaçırıldığı iddia edilen olaya ilişkin başlatılan çalışmalarda toplam 2'si kadın 12 kişi gözaltına alınmıştı. Olayda kullanılan aracın plakasının kopyalandığı öne sürülen soruşturmada, Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın rehin alınması ile irtibatı olduğu iddia edilen 12 kişi, ifadeleri alınmak üzere İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliğine getirilmişti.

Darbedildiği belirtilen Karaal'ın kaldırıldığı hastanede tedavisi sürerken, soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 kişi emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Anadolu Adliyesi'ne sevk edildi.

AKP, 12. Yargı Paketi'ni TBMM Başkanlığına sundu

AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan 4. Yargı Reformu Strateji Belgesi kapsamında hazırlanan ve kamuoyunda "12. Yargı Paketi" olarak bilinen kanun teklifinin TBMM Başkanlığına sunulduğunu açıkladı

 

22.06.2026 12:30:00 / Güncelleme: 22.06.2026 14:40:36
Anadolu Ajansı
AKP, 12. Yargı Paketi'ni TBMM Başkanlığına sundu
AKP, 12. Yargı Paketi'ni TBMM Başkanlığına sundu

AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan 4. Yargı Reformu Strateji Belgesi kapsamında hazırlanan ve kamuoyunda "12. Yargı Paketi" olarak bilinen kanun teklifinin TBMM Başkanlığına sunulduğunu açıkladı.

AK Parti Grup Başkanvekili Akbaşoğlu, Ankara Milletvekili Murat Alparslan ve İstanbul Milletvekili Nurettin Alan'la Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 30 maddeden oluştuğunu belirtti.

Hak arama hürriyetinin etkin şekilde kullanılmasının, güçlü devletin en sarsılmaz yapı taşları arasında yer aldığını ifade eden Akbaşoğlu, 2002'den itibaren reform iradesini sürdürdüklerini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan 4. Yargı Reformu Strateji Belgesi'yle "Türkiye Yüzyılı Adaletin Yüzyılı Vizyonu"nun ilan edildiğini aktaran Akbaşoğlu, teklifin, yargılamaların makul sürede tamamlanmasını, yargıya güvenin üst seviyeye çıkarılmasını hedeflediğini belirtti.

Akbaşoğlu, vatandaşların alacağına daha zahmetsiz ulaşması amacıyla icra takibi başlatılmadan önce idareye yazılı başvuru yapılmasının ve hesap numarasının bildirilmesinin zorunlu hale getirileceğini söyledi.

Mirasçılar arası öncelikle satışta düzenlemeye gidileceğini bildiren Akbaşoğlu, şöyle konuştu:

"Ortaklığın satış suretiyle giderilmesi davalarında suistimalleri ortadan kaldırıyoruz. Miras yoluyla intikal eden taşınmazların satış sürecinde birinci açık artırmanın malik olan mirasçılar arasında yapılmasını hüküm altına alıyoruz. İdari yargıda yargılamaların gecikmemesi ve mahkemelerin iş yükünün hafifletilmesi için önemli adım atıyoruz: İdare mahkemelerinde tek hakimle çözümlenecek davaların kapsamını genişletiyoruz. Öğrenciler ve kamu görevlilerine ilişkin belirli uyuşmazlıklar artık tek hakim tarafından süratle karara bağlanacak. Hakimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulmasını açıkça disiplin yaptırımına bağlıyoruz."

Akbaşoğlu, idari yargıda dosyaların usul nedenlerle mahkemeler arasında gidip gelerek davaların uzaması sorunu çözecek yeni düzenlemeler getirileceğini dile getirdi.

İlk derece mahkemelerinin verdiği kararlarda sadece görevsiz ve yetkisiz olunduğu gerekçesiyle Yargıtay'ın bozma kararı veremeyeceğinin hüküm altına alınacağını, belirsiz alacak davasının yürürlükten kaldırılacağını belirten Akbaşoğlu, "Duruşmalar arasındaki sürenin kural olarak 3 aydan fazla olamayacağını yeni bir düzenleme olarak getiriyoruz. Ses ve görüntü nakli yoluyla duruşmalara katılımın kapsamını genişletiyor, ön inceleme duruşmalarının da ses ve görüntü nakli yoluyla icra edilmesini teklif ediyoruz." ifadelerini kullandı. 

CHP’de "mutlak butlan" kararı sonrası başlayan hukuki ve siyasi kriz derinleşiyor. Noter onaylı imzaların teslim edilmesinin ardından başlayan 10 günlük sürenin dolmasına günler kaldı

CHP’de "mutlak butlan" kararı sonrası başlayan hukuki ve siyasi kriz derinleşiyor. Noter onaylı imzaların teslim edilmesinin ardından başlayan 10 günlük sürenin dolmasına günler kaldı. Özgür Özel cephesi, kurultay çağrısı yapılmaması durumunda rotayı doğrudan yargıya çevirmeye hazırlanıyor.

22.06.2026 11:55:00
Haber Merkezi
 CHP’de "mutlak butlan" kararı sonrası başlayan hukuki ve siyasi kriz derinleşiyor. Noter onaylı imzaların teslim edilmesinin ardından başlayan 10 günlük sürenin dolmasına günler kaldı
 CHP’de "mutlak butlan" kararı sonrası başlayan hukuki ve siyasi kriz derinleşiyor. Noter onaylı imzaların teslim edilmesinin ardından başlayan 10 günlük sürenin dolmasına günler kaldı
Cumhuriyet Halk Partisi'nde 38. Olağan Kurultay hakkında verilen "mutlak butlan" kararının yankıları devam ederken, parti içindeki "meşruiyet" tartışması yerini "kurultay takvimi" krizine bıraktı. Özgür Özel yönetimi tarafından toplanan noter onaylı 833 delege imzası, 17 Haziran'da Genel Merkez'e teslim edilmişti. Şimdi gözler, tüzüğün öngördüğü 10 günlük sürenin dolacağı 26 Haziran'a çevrilmiş durumda.

Özgür Özel cephesinin ısrarla vurguladığı olağanüstü kurultay çağrısının bir "siyasi tercih" değil, "tüzük zorunluluğu" olduğu belirtildi. Kılıçdaroğlu yönetimi tanınan süre içinde kurultay çağrısı yapmazsa, Asliye Hukuk Mahkemesi'ne başvurulacak. Delege iradesinin engellendiği ve tüzüğün uygulanmadığı iddiasıyla hazırlanan dilekçe mahkemeye teslim edilecek. Mahkemelerin bu tür başvuruları 15 gün içinde karara bağlama zorunluluğu bulunuyor.

Kılıçdaroğlu yönetiminin delegeden gelen bu imzalı "kurultay" baskısına yanıt verip vermeyeceği, partinin bu haftaki en önemli tartışma konusu… Kılıçdaroğlu Sözcü TV'de olağan kurultay yapılacağını açıklamıştı.

CHP Genel Merkezi'nde yarın gerçekleştirilecek toplantılar, partideki gerilimi zirveye taşıyacak. Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısı hamlesi iptal edildi. Kılıçdaroğlu yarın sabah 11.00'de MYK'yı, öğleden sonra 14.00'te ise Parti Meclisi'ni toplayacak. Hem MYK'da alınan kararlar hem de PM gündemine eklenen "il disiplin kurullarının durumu" maddesi, gözleri yeni bir ihraç dalgasına çevirdi. Salı toplantılarının, partideki "hukuki ve siyasi" hamleleri netleştirmesi bekleniyor.

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) yeni haftada yoğun bir gündemi var. Genel Kurul'da, torba kanun teklifinin görüşmelerine devam edilecek

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) yeni haftada yoğun bir gündemi var. Genel Kurul'da, torba kanun teklifinin görüşmelerine devam edilecek. Ayrıca Sayıştay Başkanlığı için seçim yapılacak

21.06.2026 18:50:00
Haber Merkezi
 Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) yeni haftada yoğun bir gündemi var. Genel Kurul'da, torba kanun teklifinin görüşmelerine devam edilecek
 Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) yeni haftada yoğun bir gündemi var. Genel Kurul'da, torba kanun teklifinin görüşmelerine devam edilecek
Meclis Genel Kurulu yeni haftada, birçok kanunda değişiklik öngören torba teklifin görüşmelerini sürdürecek. Teklifle taksi ve minibüs esnafına KDV muafiyeti ve vergi kolaylığı geliyor.

Gerçek usulde vergilendirilen taksi, dolmuş, minibüs ve umum servis araçlarına ait ticari plakaların devri KDV'den istisna olacak.

Vergilendirme, talep edildiği takdirde taksi mali cihazla tespit edilen bedel üzerinden yapılabilecek.

Teklifte emniyet teşkilatına ilişkin düzenlemeler de yer alıyor. Buna göre Emniyet Hizmetleri Sınıfı'na atanmış ancak daha sonra sağlık sebeplerine dayanan yargı kararı gereğince devlet memurluğundan ilişiği kesilmiş olanlar, Genel İdare Hizmetleri Sınıfı'ndaki unvanlara atanacak.

Düzenlemeyle Basın İlan Kurumu'nun internet haber sitelerine ilan kesme müeyyidesi uygulamasının da önünü açıyor. Kurum, kanunda öngörülen vasıfları taşımamaları veya ödevleri yerine getirmemeleri halinde sitelerin ilanlarını bir günden 10 güne kadar kesebilecek.

Genel Kurulda, Sayıştay Başkanlığı için seçim yapılması da bekleniyor. Seçim, Sayıştay Başkanı Metin Yener ile Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı Bütçe Genel Müdürü Bahtiyar Sazlık arasında yapılacak.

Meclis Salı ve çarşamba günleri, Meclis'te grubu bulunan siyasi partilerin grup toplantıları da gerçekleştirilecek.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Grup Toplantısı'nda milletvekillerine hitap edecek.

Tatilcilerin korkulu rüyası denizanaları neden bu kadar arttı?

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte Ege, Akdeniz ve Marmara kıyılarında denizanası popülasyonunda patlama yaşanıyor. Tatilcilerin "Denize girebilecek miyiz?" sorusuna yanıt arayan uzmanlar, bu istilanın arkasındaki ürkütücü ekolojik gerçekleri ve temas anında hayat kurtaran ilk yardım formülünü açıkladı

21.06.2026 17:10:00
Eyüp Kabil
Tatilcilerin korkulu rüyası denizanaları neden bu kadar arttı?
Tatilcilerin korkulu rüyası denizanaları neden bu kadar arttı?
Yaz sezonunun açılmasıyla birlikte milyonlarca insan sahillere akın ederken, bu yıl denizlerde beklenmeyen bir misafir tatil keyfini gölgelemeye başladı. Türkiye'nin popüler turizm rotaları başta olmak üzere Marmara ve Akdeniz kıyılarında son günlerde sıklıkla görülen dev denizanası sürüleri, vatandaşlar arasında büyük merak ve endişe uyandırıyor.

"Denizanası olan denize girilir mi?", "Bu canlılar neden bir anda bu kadar çoğaldı?" soruları internet arama motorlarında ilk sıralara tırmanırken, bilim insanlarından korkutan bir çevre uyarısı geldi.

Suçlu sadece sıcaklık değil

Kıyılarda göze çarpan kahverengi pusula denizanaları ve mor denizciğeri türlerindeki bu sıra dışı artış, sadece mevsimsel sıcaklıklarla açıklanmıyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan uzmanlar, denizanası patlamasının temelinde insan eliyle yaratılan ekolojik tahribatın yattığına dikkat çekiyor.

Deniz ekosistemindeki besin zincirinin kırıldığını belirten su bilimleri uzmanları, aşırı ve plansız balıkçılık nedeniyle denizanalarının en büyük besin kaynağı olan planktonları tüketen balık stoklarının hızla azaldığını vurguluyor. Besin zincirinde boşalan bu alanlar, yüksek üreme potansiyeline sahip denizanalarına kalıyor. Küresel iklim krizine bağlı olarak deniz suyu sıcaklıklarının rekor seviyelere ulaşması ve evsel/endüstriyel kirlilik de bu organizmaların adeta birer üreme makinesine dönüşmesini destekliyor.

Turizm ve balıkçılık tehdit altında

Denizanası istilaları sadece yüzücüleri değil, kıyı ekonomisini de doğrudan tehdit ediyor. Sürüler halinde gezen jelatinimsi bu canlılar, balıkçı ağlarını yırtıyor, su ürünleri kafeslerindeki balıklara zarar veriyor ve hatta kıyıdaki sanayi tesislerinin soğutma suyu girişlerini tıkayarak üretimi aksatabiliyor.

Asla tatlı su sürmeyin!

Sahillerde sıkça karşılaşılan denizanası temasları sonrasında vatandaşların yaptığı ilk yardım hataları ise tehlikeyi ikiye katlıyor. Uzmanlar, denizanası sokmasına maruz kalındığında panik yapılmamasını ve kesinlikle tatlı su (çeşme suyu, içme suyu) kullanılmamasını önemle hatırlatıyor. Tatlı su, cilde yapışan zehirli hücrelerin (tentakül) patlayarak vücuda daha fazla zehir salmasına yol açıyor.

Denizanası çarpmasında adım adım ilk yardım:

Deniz Suyu ile Yıkayın: Temas eden bölgeyi derhal temiz deniz suyu ile bolca durulayın.

Dokunaçları Sıyırın: Cilde yapışan uzantıları çıplak elle ellemek yerine cımbız veya plastik bir kart (kredi kartı vb.) yardımıyla yavaşça sıyırarak uzaklaştırın.

Sirke Uygulayın: Zehrin etkisini nötralize etmek için bölgeye sirke dökün veya ılık kompres yapın.

Sağlık Kuruluşuna Başvurun: Özellikle çocuklarda, yaşlılarda veya hassas bünyelerde nefes darlığı, düşük tansiyon ve kas spazmı gibi ciddi alerjik reaksiyonlar görülürse zaman kaybetmeden en yakın sağlık merkezine gidilmelidir.

Doğanın bir ekolojik uyarısı olarak nitelendirilen bu durum karşısında, sahillerde denize girerken dikkatli olunması ve kıyıya vuran ölü denizanalarına bile zehir hücreleri hala aktif olabileceği için çıplak elle dokunulmaması gerektiği ifade ediliyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.