logo
28 EYLÜL 2026

Milli Devleti’n AB’ye bakışı -1-

Avrupa Birliği ile ilgili iki önemli noktayı hemen konunun başında ifade ederek, detaylarını konunun akışına bırakalım

23.06.2026 00:04:00
Haber Merkezi
 
Milli Devleti’n AB’ye bakışı -1-
Milli Devleti’n AB’ye bakışı -1-
Birincisi şu: Türkiye ne kadar taviz verirse versin; AB'nin isteklerini harfiyen yerine getirse de AB'nin Türkiye'yi kendi içine alması mümkün değildir. Biz bu gerçeği, 70'li yıllardan beri ifade etmekteyiz.

İkinci nokta şu: "AB, gelecek 10–15 yıl içerisinde, şu anki politikalarını şayet değiştirmezse dağılmak zorunda kalacaktır" tespitini Avrupa Birliği ortak para birimine geçtikleri gün yapmıştık ve bugün AB'nin dağılma sürecini yaşadığını görmekteyiz.

Bu konuları izah etmeden önce AB ile Türkiye arasındaki ilişkileri anlamak için üç önemli belgeyi biraz detaylandıralım. Göreceğiz ki, AB "Türkiye'yi değil, Türk topraklarını" istemektedir.

AB süreci üzerinden global sermaye sahipleri ve ABD, ülkemizin tasfiyesine neden olacak kararları hükümetlere aldırmaktadırlar…

Özetle AB süreci, beş bin yıllık Türk tarihinin, bin beş yüz yıllık İslam medeniyetinin ve bir asırlık Cumhuriyet mirasımızın tasfiye edilmesinden başka bir şey değildir.







2006 yılı İlerleme Raporu, 23 Haziran 2003 tarihli Ulusal Program ve 8 Mart 2001 Katılım Ortaklığı Belgesi kapsamında detaylı olarak incelendiğinde, AB'nin gerçek niyetini çok daha rahat görmek mümkündür.

Maalesef Türk hükümetlerinin de onayladığı bu temel AB belgeleri AB'nin Türkiye'yi değil, Türk topraklarını istediği hususunda birçok deliller ve resmi veriler sunmaktadır. Bu önemli verileri kısa kısa ele alalım…







SİYASİ VE KÜLTÜREL İÇERİKLİ DELİLLER

"Yunanistan'ın karasularını değiştirmesini savaş sebebi sayan 1995 yılına ait TBMM kararı kaldırılmalıdır. Çerçeve ve Katılım ortaklığı belgelerinde meselenin Uluslararası Adalet Divanı'nın yargı yetkisi dahilinde olduğu kabul edilmiştir''.

Bu madde ile Türkiye'nin sınırlarının işgal edilmesinde her hangi bir tepki vermesine dahi müsaade edilmeyeceği belirtilmektedir.

"Türkiye Ortadoğu barış sürecini desteklemeye devam etmiştir. AB ortak hedeflerini paylaşacağını ve ulusal politikalarını AB ortak tutumu ile uyumlaştıracağını açıklamıştır. Hamas bu ortak kapsamdadır''

AB'nin Ortadoğu hedefleri, ABD'nin Büyük Ortadoğu Projesi adlı işgal planı örtüşmektedir. ABD, bölge ülkelerinin sınırlarını Türkiye'de içinde olmak üzere, değiştirmeyi, gerekirse askeri olarak işgal etmeyi hedeflemektedir.







Türk hükümetinin son yıllardaki tutumu, hem bölgede yapılan katliamları destekleyici mahiyette, hem de Türkiye Cumhuriyeti devletinin toprak bütünlüğüne zarar verecek biçimdedir.

"Türkiye, 'Culture 2000' programına katılmıştır. Bu olumlu bir adımdır". Culture 2000 programı etnik ayrımcılığı desteklenen bir programdır. Ulus devlet yapısının parçalanması için ortaya atılan etnik ayrımcılık ile tek millet olan uluslar kendi içindeki renk farklılıkları kavga unsuru haline getirilerek bölünmek ayrıştırılmak istenmektedir.

"Türkiye, halen askeri hizmetin vicdani ret hakkını tanımamıştır" Türk milleti asker bir millettir. Onun bu özelliği, vatanımı üzerinde bu kadar bölücü hesap olmasına rağmen Anadolu coğrafyasında varlığını idame ettirmesine imkan tanımaktadır. Bu madde ile hedeflenen, asker sayısını azaltacak adımların atılması, dolayısıyla ülkenin savunmasının zaafiyete uğramasının sağlanmasıdır.







"Kıbrıs Cumhuriyetine yönelik somut adımlar atılmalıdır. Limanlar ve hava sahaları açılmalıdır."  

AB, adada hiçbir zaman iki devletin olduğu gerçeğini kabul etmemiş; Rum tarafını "adanın tek sahibi" olarak "Kıbrıs Cumhuriyeti" şeklinde tanımıştır. Elbette böyle bir AB'ci yaklaşım, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni ve adadaki Türk askerini işgalci konumuna itmektedir. Şimdi istenilen Türk askerinin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin işgalci olduğunun Türk Devleti tarafından kabul edilmesidir.

Türk hükümetinin böyle bir AB'ci manevraya soyunması, Kıbrıs'ın yegane sahibinin "Kıbrıs Cumhuriyeti" adıyla Rum Kesimi olduğunun fiilen ilan edilmesi, KKTC'nin fiilen ilgasını kabul edil mesi ve adadaki Türk askerinin kendi irademizle "işgalci" olarak nitelendirilmesi olmaktadır.

"1923 yılında yapılan Lozan antlaşmasındaki azınlık tarifi değiştirilmelidir. Yahudi, Ermeni ve Rum'ların dışında Avrupa standartları çerçevesinde azınlık olarak tanımlanan başka topluluklar vardır''
 
Oysa Türk milletinin içerisinde bulunan etnik farklılıklar onları azınlık yapmamaktadır. Kültürü, inancı, tarihi, örfü, kökeni vb özellikleri ile "tek bir millet" olan Türk milleti, etnik ayrımcılığa tabi tutularak parçalanmak istenmektedir,







"Yerel dini makamlar, vaaz ve yayınlarında zaman zaman misyonerlik faaliyetlerine karşı hasmane tutum içerisinde olmaktadır." 

Camide imamın yaptığı konuşmaya bile müdahale eden AB, hangi vicdan ve din özgürlüğünden bahsediyor; elbette bunu anlamak mümkün değildir.

Kaldı ki, misyonerlik faaliyeti, siyasi  bir olgu olup; ülkelerin işgal edilmesinde öncü kuvvet vazifesi görmektedir. Afrika Kıtası devletlerinin tarihi, misyonerlikle başlayan işgal sürecini bütün çıplaklığı ile ortaya koymaktadır.

Bu maddede son derece önemli bir gerçek ile karşılaşmaktayız; ülkemizde yaygınlaştırılan AB'ye girersek muhafazakar insanların inançlarını daha rahat yaşayacakları dezenformasyonu ile, millet ve devlet karşı karşıya getirilmek istenmektedir.







Bugün camide imamın yaptığı konuşmaya bile tahammül edemeyen AB'nin bu gayr–i vicdani ve gayr–ı insani tavrının, yarın bundan farklı bir tutum olarak ortaya çıkacağını beklemek elbette mümkün değildir. Kaldı ki, ülkemizde kilise çanları özgürce çalarken; AB topraklarında açıktan ezan okumak dahi mümkün olmamakta, hatta hasbelkader açıktan ezan okumaya kalkışan olsa, derhal suç işlemiş kabul edilmektedir.

Dolayısıyla Sosyal Devlet/Milli Devlet olarak, gerçek özgürlüklerin ülkemizde yaşandığına dikkat çekerken; bütün dünyaya geçmişte olduğu gibi bugün de örnek olacak milletin, tarihi, gelenekleri ve kültürü ile Türk Milleti olduğunu göstermemiz gerekmektedir." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)

Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar

Deprem, öncesinde hazırlık yapılması ve anında doğru reflekslerin gösterilmesi gereken en kritik doğal afetlerden biridir. Sarsıntı başladığında ilk birkaç saniye içinde verilen kararlar, hayati önem taşır

24.09.2026 13:01:00
Hasan Gündoğdu
 
Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar
Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar
Deprem anında yapılması gerekenler

Sarsıntı başladığı anda temel amaç, baş ve boyun bölgesini korumak ve ezilme riskini en aza indirmektir.

Çök - Kapan - Tutun Pozisyonunu Alın: Güvenli bir nesnenin (sağlam bir masa, çelik çamaşır makinesi veya dayanıklı bir koltuk) yanında diz çökün. Başınızı ve boynunuzu kollarınızla koruyacak şekilde kapanın ve sarsıntı bitene kadar sabit bir nesneye sıkıca tutunun.

Olduğunuz Yerde Kalın: İç mekândaysanız içeride kalın. Sarsıntı sırasında koşmak, merdivenlere yönelmek veya dışarı çıkmaya çalışmak düşme ve yaralanma riskini artırır.






Yatakta Yakalandıysanız Başınızı Koruyun: Eğer yataktaysanız ve üzerinize düşecek ağır bir nesne (raf, avize vb.) yoksa yatakta kalın, yüzüstü yatıp başınızı yastıkla kapatın.

Açık Alandaysanız Güvenli Bölgeye Geçin: Binalardan, elektrik direklerinden, ağaçlardan ve istinat duvarlarından uzak, açık bir alanda sarsıntının geçmesini bekleyin.

Araç Kullanıyorsanız Sağa Çekip Durun: Trafiği engellemeyecek şekilde aracı güvenli bir yere çekin, motoru durdurun ve araç içinde sarsıntının bitmesini bekleyin. Binaların, köprülerin, viyadüklerin veya üst geçitlerin altına ya da üstüne park etmeyin.

Asansördeyseniz İlk Kat Butonuna Basın: Eğer hareket halindeki bir asansördeyseniz durabileceği ilk kat butonuna basarak asansörü terk edin.






Deprem Anında Yapılmaması Gerekenler

Sarsıntı anındaki panik, yanlış davranışlara yol açarak hayati risk oluşturabilir.

Balkon ve Pencerelerden Atlamayın: Sarsıntı sırasında panikle balkona çıkmak, pencereden atlamak veya asansöre yönelmek yaralanma ve ölüm vakalarının en büyük sebeplerinden biridir.

Merdivenleri ve Asansörleri Kullanmayın: Merdivenler binaların en hassas ve ilk çökebilecek kısımları arasındadır. Asansörler ise elektrik kesintisi veya mekanik sıkışma nedeniyle mahsur kalma riski taşır.






Kapı Eşiklerinde Durmayın: Eski mimari inanışların aksine, modern binalarda kapı eşikleri taşıyıcı özelliğe sahip değildir ve baş üzerine düşebilecek yükler açısından güvensizdir.

Kibrit, Çakmak veya Elektrik Anahtarı Kullanmayın: Deprem sonrası gaz kaçakları meydana gelebilir. Alev kaynakları kullanmak veya elektrik düğmelerine basmak patlamalara yol açabilir.

Telefon Hattını Gereksiz Yerde Meşgul Etmeyin: Acil durumlar dışında arama yapmayın; haberleşmeyi SMS veya internet tabanlı mesajlaşma uygulamaları üzerinden sağlayarak acil hatları açık tutun.






Deprem Sonrası İlk Dakikalarda Ne Yapılmalı?

Sarsıntı tamamen bittikten sonra sakin kalıp hızlı adımlar atılmalıdır:

Kendinizi ve Çevrenizi Kontrol Edin: Önce kendi güvenliğinizi sağladığınızdan emin olun, ardından çevrenizdekilerin durumunu kontrol edin.

Gaz, Su ve Elektrik Vanalarını Kapatın: Olası ikincil felaketleri (yangın, su baskını vb.) önlemek için ana vanaları kapatın.

Acil Durum Çantasını Alarak Binayı Terk Edin: Önceden hazırladığınız deprem çantasını yanınıza alıp merdivenleri dikkatlice kullanarak binayı tahliye edin.

Toplanma Alanına Gidin: Önceden belirlenmiş mahalle toplanma alanına geçerek yetkililerin yönlendirmelerini bekleyin.

Erdoğan ve Gürlek'in fotoğraflarıyla paylaşım yapan şüpheli gözaltında

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada, WhatsApp durumunda yapay zekayla oluşturduğu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Adalet Bakanı Akın Gürlek ile birlikteki fotoğrafını paylaşan şüpheli gözaltına alındı

23.09.2026 12:44:00
İHA
 
Erdoğan ve Gürlek'in fotoğraflarıyla paylaşım yapan şüpheli gözaltında
Erdoğan ve Gürlek'in fotoğraflarıyla paylaşım yapan şüpheli gözaltında
Edinilen bilgilere göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2026/214389 sayılı soruşturması kapsamında yürütülen çalışmalarda, şüpheli Mehmet Ç.'nin (53) WhatsApp durumunda Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bakan Gürlek'in fotoğraflarının yanında yapay zeka kullanarak oluşturduğu değerlendirilen kendi fotoğraflarına yer verdiği paylaşımlar yaptığı tespit edildi.






Söz konusu paylaşımlarla kamu görevlileriyle ilişkisi bulunduğu ve bu kişiler nezdinde hatırı sayıldığı yönünde bir izlenim oluşturduğu değerlendirilen şahıs, 23 Eylül tarihinde Keçiören ilçesindeki adresinde gözaltına alındı. 






Mevcutlu şekilde adli mercilere sevk edilmesi beklenen Mehmet Ç.'nin Ankara doğumlu olduğu ve 4 ayrı suç kaydının bulunduğu belirtildi.








Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili soruşturmayı sürdürüyor.

Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu

Eskişehir'de bir okulun yanındaki çöp konteynırda meydana gelen patlamalar ile ilgili polis çalışma yaptı. Patlamanın özel okul tarafından çöpe atılan kimyasal maddelerden kaynaklı olduğu tespit edildi

23.09.2026 12:27:00
İHA
 
Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu
Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu
Odunpazarı ilçesi Arifiye Mahallesi Tayfun Sokak üzerinde bulunan bir çöp konteynerinde peş peşe patlamalar meydana geldi. Konteynerden yükselen sesleri ve dumanı, hemen sokak yanında yer alan Adalet İlkokulu yetkilileri fark etti. Durumun vakit kaybedilmeden emniyet güçlerine ihbar edilmesi üzerine adrese polis ekipleri sevk edildi.






Olay yerinde ve çevrede güvenlik önlemi alan ekiplerin yaptığı incelemelerde, patlamaya yakındaki bir özel okulun fen laboratuvarındaki deneylerde kullanılan kimyasal maddelerin çöpe bilinçsizce atılmasının neden olduğu tespit edildi. Kimyasalların tepkimeye girmesiyle yaşanan olayda şans eseri yaralanan olmazken, çevrede kısa süreli panik yaşandı.








Sorumsuzluk nedeniyle tehlikeye yol açan özel okul yönetimi hakkında polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.

Karadeniz'de fırtına etkili oluyor

DÜZCE(İHA) ' Düzce'nin Karadeniz'e kıyısı olan Akçakoca ilçesinde fırtına etkili oldu. Fırtına nedeniyle dalgalar dalgakıranları ve sahili dövdü, dalga boyu zaman zaman 5 metreyi buldu

23.09.2026 12:25:00
İHA
 
Karadeniz'de fırtına etkili oluyor
Karadeniz'de fırtına etkili oluyor
Karadeniz'e kıyısı bulunan Düzce'nin Akçakoca ilçesinde denizde fırtına etkili oldu. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden yapılan tahminler doğrultusunda 23 Eylül Çarşamba bugün kuzey ve kuzeybatı yönlerden 6 ila 8 kuvvetinde fırtına şeklinde eseceğini bildirdi.






Fırtınanın saat 14.00'e kadar etkisini sürdürmesi beklenirken Batı Karadeniz'de fırtına nedeniyle dalgalar 5 metreyi buldu. 






Olumsuz hava şartları nedeniyle denize açılamayan balıkçılar tekneleri limana demirledi.













Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu

Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde bulunan bir apartman dairesinde 3 erkek cesedi bulundu

22.09.2026 04:46:00
İHA
 
Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu
Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu
Olay, Yenimahalle ilçesi Anadolu Mahallesi 500. Sokak'taki bir apartman dairesinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 3 kişinin hareketsiz halde yattığını gören çevredeki vatandaşlar, durumu sağlık ve polis ekiplerine bildirdi.






İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerin tarafından yapılan incelemede dairedeki kişilerin hayatını kaybettiği belirlendi. Yapılan araştırma sonucu, cesetlerin Mehmet Büyükırmak, Mehmet Emre Çallı ve Enes Çallı'ya ait olduğu ve üzerlerinde kurşun ve bıçak yarası olduğu tespit edildi.









Cesetler Adli Tıp Kurumu morguna götürülürken, polis ekipleri olayın faili ya da faillerinin yakalanması için çalışma başlattı.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.