logo
19 ŞUBAT 2026


ABD'den DEAŞ planında 'Türkiye' iması!

Türkiye'nin Afrin operasyonunu eleştiren ABD'li yetkililer, sık sık DEAŞ'la mücadelenin sekteye uğrayacağını vurguluyor. Son olarak ABD Savunma Bakanı Mattis, 'dikkati dağılan' YPG'li bazı grupların Afrin'e kaydığını açıkladı. Görünen o ki, ABD, DEAŞ konusundaki tüm başarısızlıkları Türkiye'nin sırtına yıkmaya çalışacak

12.02.2018 00:00:00
Türkiye'nin başarıyla gerçekleştirdiği Zeytin Dalı Harekatı'nı eleştiren ABD'li yetkililer, sık sık DEAŞ'la mücadelenin sekteye uğrayacağını vurguluyor.

Bu hafta Brüksel'de Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli ile görüşmesi beklenen ABD Savunma Bakanı Jim Mattis, YPG'li bazı grupların Türki ordusunun harekat gerçekleştirdiği Afrin'e geçtiğini söyledi.

Avrupalı gazetecilere DEAŞ'la savaş hakkında açıklamalarda bulunan ABD Savunma Bakanı Jim Mattis, "Şu anda Afrin'de devam etmekte olan dikkati dağıtan bir durum var. Bu durum SDG içerisinde yüzdesi net olmamakla birlikte yüzde 50 veya daha azı ya da çoğunun dikkatini dağıtıyor. Arkadaşlarının Afrin'de saldırı altında olduğunu görüyorlar ve bu da onların dikkatinin oraya kaymasına sebep oluyor. Bazı durumlarda ise bazı birlikler Afrin'e kaydı" ifadelerini kullandı.

"Türkiye'nin Suriye sınırlarına dair meşru güvenlik kaygıları var ve biz bunu zerre kadar inkar etmiyoruz" ifadelerini kullanan ABD Savunma Bakanı, gerek İsrail gerekse Lübnan, Ürdün veya Türkiye olsun, meşru güvenlik kaygıları taşıyan ülkelerin bu kaygılarını anladıklarını belirtti.

Pentagon daha önce bazı SDG unsurlarının kuvvet kaydırdığını dile getirmiş, ancak resmi bir ağızdan Afrin'e birliklerin kaydırıldığını belirtmemişti.

Bu neyin iması?

ABD'li yetkililerden gelen imalı açıklamalar, önümüzdeki günlerde Türkiye'nin başını ağrıtacak konuların ipuçlarını veriyor.

ABD'li yetkililer Türkiye'nin meşru kaygılarını anladıklarını söyleseler de bu meşru kaygıların gereğini yapan Türkiye'yi imalı bir şekilde suçlamaktan geri durmuyorlar.

ABD Savunma Bakanı Jim Mattis'in SDG'lilerdeki 'dikkat dağınıklığı' ifadeleri imalı bir şekilde Türkiye'yi suçlandığını gösteriyor.

Türkiye-Afrika 2. Bakanlar Gözden Geçirme Konferansı'nda Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, "Suriye'nin özellikle çöl ve Irak sınırına yakın bölgelerinde cepler halinde DEAŞ mevcudiyeti bulunuyor. ABD güçleri sadece YPG ile işbirliğini devam ettirmek için bir bahane olarak bu ceplerdeki DEAŞ'lılara dokunmuyorlar" açıklamasında bulundu.

ABD, bu DEAŞ gruplarını sadece YPG'yle işbirliğinin devam ettirmek için değil, aynı zamanda Türkiye'ye baskı unsuru olarak da kullabilir. Bu DEAŞ'lı grupların kontrol dışına çıkıp terör saldırıları gerçekleştirmesi durumunda ABD, Türkiye'yi suçlama cihetine gidecek.

Belki de bu noktaya gelinmesi için DEAŞ'lı teröristlere fırsat da verilebilir. ABD'den gelen açıklamalar ve sahadaki işaretler ABD'nin, DEAŞ konusu başta olmak üzere Suriye'deki başarısızlıkların sorumluluğunu Türkiye'nin sırtına yıkmaya çalışabileceğini gösteriyor.

Selimiye'deki tartışmalı restorasyon nihayet tamamlandı


 
 
Edirne'de restorasyon çalışmalarının ardından yeniden tam kapasite ibadete açılan Selimiye Camisi'nde ilk teravih namazı kılındı.

18.02.2026 22:46:00 / Güncelleme: 18.02.2026 22:55:06
HABER MERKEZİ/AA
Selimiye'deki tartışmalı restorasyon nihayet tamamlandı
Selimiye'deki tartışmalı restorasyon nihayet tamamlandı

Edirne'de restorasyon çalışmalarının ardından yeniden tam kapasite ibadete açılan Selimiye Camisi'nde ilk teravih namazı kılındı.
Mimar Sinan'ın "ustalık eserim" dediği Selimiye Camisi, uzun süren restorasyon çalışmalarının ardından ramazan ayında yeniden cemaatle buluştu.

Restorasyon sürecinde bir süre kısmi ibadete açık olan camide, iç mekandaki çalışmaların tamamlanmasının ardından enderun usulü ilk teravih namazı yoğun katılımla eda edildi.
Akşam saatlerinden itibaren camiye gelen vatandaşlar, tarihi mabedin avlusunda ve çevresinde yoğunluk oluşturdu.
Yatsı namazının ardından saf tutan cemaat, ramazanın ilk teravihini kılmanın manevi huzurunu yaşadı. Selimiye Camisi'nin yeniden ibadete açılmasının ramazan ayına ayrı bir anlam kattığını belirten vatandaşlar, emeği geçenlere teşekkür etti.

Restorasyon 5 yıl önce başlamıştı
 
Restorasyonuna Kasım 2021'de başlanan ve çalışmalar süresince kısmi ibadete açık tutulan Selimiye Camisi'nde iç mekandaki çalışmaların tamamlanmasının ardından ilk kez Çarşamba günü namaz kılındı.  İlk tam kapasite namaz ikindi vakti eda edildi. İkindi namazına çok sayıda vatandaş katıldı. Türk-İslam mimarisinin zirve eserleri arasında gösterilen camide, restorasyon kapsamında yürütülen iç mekan düzenlemeleri, güçlendirme ve konservasyon uygulamalarının tamamlanmasıyla birlikte cemaat saf tuttu.
 
 Restorasyon süreci
 
Vakıflar Genel Müdürlüğünce kasım 2021'de bilim kurulu nezaretinde başlatılan restorasyon çalışmalarında sona yaklaşıldı. Çalışmalar kapsamında ana kubbede güçlendirme ve enjeksiyon uygulamaları tamamlanırken, kubbenin kurşun kaplaması yenilendi.
Revaklı avlu kubbelerinin kurşun kaplamaları da bitirildi. Yapıda zamanla uygulanan çimentolu müdahaleler kaldırıldı. Caminin cam ve ahşap pencere doğramaları tamamen yenilenirken, özgün ahşap kepenk ve kapılarda çürüme ve malzeme kayıplarına yönelik onarımlar gerçekleştirildi. İç mekandaki 264 alçı içlikten 1983 onarımında düz cam ya da pleksiglasla değiştirilen bölümler, paslanmaz çelik strüktürlü ve şişe dipli cam sistemle aslına uygun biçimde yenilendi. Beyaz çimentolu dışlıklar ise suya dayanıklı özel harç ve paslanmaz teçhizat kullanılarak değiştirildi. Restorasyon sürecinde yapının en fazla yıpranan bölümlerinin minareler olduğu belirlendi. Üç şerefeli, üç yollu merdiven sistemiyle tasarlanan ve alemi dahil yaklaşık 85 metre yüksekliğe ulaşan dört minarede güçlendirme ve bakım işlemleri tamamlandı.
Orijinaline uygun olarak dokunan halı yerine serildi Ana mekan ile revaklı avlu kubbelerindeki kalem işi ve alçı süsleme onarımları tamamlandı. Hazirede çalışmalar devam ediyor. Çini temizliği ve çevre düzenlemesi de restorasyonun son aşamaları arasında yer alıyor.

Metin Akpınar'ın biyolojik kızı tazminat davasını kazandı

Ünlü sanatçı Metin Akpınar'ın biyolojik kızı olduğu 2 yıl önce mahkeme kararıyla kesinleşen Duygu Nebioğlu'nun, babalık sorumluluğunun yerine getirilmediği gerekçesiyle açtığı manevi tazminat davasında karar çıktı. Mahkeme, Nebioğlu lehine 6 milyon TL manevi tazminata hükmetti. Kararı değerlendiren Nebioğlu, "Yıllardır yaşadığım o üzüntü ve çocukluk yaralarıma sahip çıkma arzusundan ötürü bu kararı verdik ve verdiğimiz karar doğrultusunda da adaletin yerini bulduğunu düşünüyorum" dedi

18.02.2026 14:22:00 / Güncelleme: 18.02.2026 14:28:39
İHA
Metin Akpınar'ın biyolojik kızı tazminat davasını kazandı
Metin Akpınar'ın biyolojik kızı tazminat davasını kazandı
Yeşilçam oyuncusu Metin Akpınar'ın 1980'li yıllarda Suphiye Orancı ile evlilik dışı ilişkisinden doğan ikiz kızlarından biri olan Duygu Nebioğlu'nun Metin Akpınar hakkında açtığı tazminat davasından karar çıktı. Mahkeme, Nebioğlu lehine 6 milyon TL manevi tazminata hükmetti. Davanın itiraz yolunun açık olduğu belirtildi.



Karar sonrası duygularını dile getiren Duygu Nebioğlu, "Yıllardır yaşadığım o üzüntü ve çocukluk yaralarıma sahip çıkma arzusundan ötürü bu kararı verdik ve verdiğimiz karar doğrultusunda da adaletin yerini bulduğunu düşünüyorum. Emsal bir karar alındı" dedi.



Daha önce babalık davası açtıklarını ve bunu kazandıklarını belirten Avukat Ahmet Furkan Uludağ ise mahkeme kararına ilişkin şunları söyledi:

"En azından Duygu'nun bu yıkımına bir nebze su serpecek tazminat talepli bir dava açtık. Davamızda birçok tanık dinlendi. Mahkemece emsal nitelikte bir karar verildi. Duygu'ya talebimiz doğrultusunca 6 milyon TL gibi manevi tazminata hükmedildi. İnşallah kendisi lehine hükmedilen bu tazminat, Duygu'nun bu zamana kadar çektiği acılara bir nebze su serpmiş olur."

Daha önce Uğur Dündar da Duygu Nebioğlu'nun açtığı tazminat davasında tanık olarak dinlenmişti.

Bursa'da denizle kara birleşti, sokaklar göle döndü

Bursa'nın Gemlik ilçesine bağlı Kurşunlu Mahallesi'nde sabah saatlerinde etkili olan fırtına ve sağanak yağış, hayatı olumsuz etkiledi. Şiddetli rüzgârın kabarttığı dalgalar sahil yolunu aşarak karayoluna ve mahalle sokaklarına kadar ulaştı. Fırtına sebebiyle denizle karayolu birleşti, evler sular altında kaldı

18.02.2026 13:18:00
İHA
Bursa'da denizle kara birleşti, sokaklar göle döndü
Bursa'da denizle kara birleşti, sokaklar göle döndü
Denizin taşmasıyla birlikte sağanak yağışın da etkisiyle sokaklar kısa sürede göle döndü. Deniz suyunun yol ile birleşmesi nedeniyle bölgede ulaşımda aksamalar yaşanırken, sürücüler ilerlemekte güçlük çekti. Bazı ev ve iş yerlerini su basarken, mahallede maddi hasar meydana geldi.

Kurşunlu Mahallesi sakinleri, her fırtına ve yoğun yağışta benzer manzaraların yaşandığını belirterek duruma tepki gösterdi. Vatandaşlar, sahil hattında kalıcı ve koruyucu önlemler alınmasını isteyerek yetkililere çağrıda bulundu. Bölge halkı, denizin taşmasını önleyecek bir set yapılması ve altyapının güçlendirilmesi talebinde bulundu.

Mersin'de fırtına etkili oluyor: Ağaç evin üzerine devrildi

Mersin'in Erdemli ilçesinde etkili olan fırtınada bir ağaç müstakil evin üzerine devrildi

18.02.2026 13:15:00 / Güncelleme: 18.02.2026 13:18:01
İHA
Mersin'de fırtına etkili oluyor: Ağaç evin üzerine devrildi
Mersin'de fırtına etkili oluyor: Ağaç evin üzerine devrildi
Meteorolojinin uyarı yaptığı Mersin ve ilçelerinde fırtına etkili olmaya devam ediyor. Bu kapsamda, Erdemli ilçesi Esenpınar Mahallesi'nde, yağmurla birlikte ekili olan fırtına nedeniyle bir ağaç müstakil evin üzerine devrildi. Olayda yaralananın olmadığı öğrenildi. Karahıdırlı-İlemin yolu üzerinde de bir elektrik direği fırtınadan yola devrildi.



Esenpınar Mahalle Muhtarı Abdurrahman Gölgeli, sabah saatlerinde fırtınanın etkisini arttırdığını belirterek, "Mahallemizde sabah güçlü bir fırtına, güçlü bir hortum etkili oldu. 5-6 ağacımız yıkıldı, göçtü. Çok şükür bir can zayiatımız yok" dedi.

Yıkılan ağaçlar belediye ekiplerince kaldırıldı.

Tokat'ta uyuşturucunun pençesinde...

Tokat'ta ele geçirilen 55 bin 440 adet sentetik hapla ilgili gözaltına alınan 5 şüpheliden 3'ü tutuklandı

18.02.2026 10:54:00
İhlas Haber Ajansı
Tokat'ta uyuşturucunun pençesinde...
Tokat'ta uyuşturucunun pençesinde...
Tokat'ta ele geçirilen 55 bin 440 adet sentetik hapla ilgili gözaltına alınan 5 şüpheliden 3'ü tutuklandı.

Edinilen bilgilere göre, İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele ve Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen operasyonda il dışından gelen bir araçta yapılan aramada; 55 bin 440 adet sentetik ecza ele geçirilmiş, soruşturma kapsamında 5 şüpheli gözaltına alınmıştı.



Dün emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen S.U. ve Y.P., çıkarıldıkları adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.



İ.D. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Operasyon kapsamında Samsun'da gözaltına alınan S.A. da emniyetteki işlemlerinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanırken, H.Y. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturmanın çok yönlü sürdüğü öğrenildi.

Adana merkezli 10 ilde 'Son Reçete' operasyonu

Adana merkezli 10 ilde, para karşılığında temin ettikleri başkalarına ait kimlik numaraları üzerinden usulsüz reçete yazdırarak milyonlarca liralık ilaç temin eden şebekeye yönelik "Son Reçete" operasyonu düzenlendi

18.02.2026 10:50:00
İhlas Haber Ajansı
Adana merkezli 10 ilde 'Son Reçete' operasyonu
Adana merkezli 10 ilde 'Son Reçete' operasyonu
Adana merkezli 10 ilde, para karşılığında temin ettikleri başkalarına ait kimlik numaraları üzerinden usulsüz reçete yazdırarak milyonlarca liralık ilaç temin eden şebekeye yönelik "Son Reçete" operasyonu düzenlendi. 69 şüpheli gözaltına alınırken, örgüte ait 87 milyon TL değerindeki mal varlığına el konuldu. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 34'ü tutuklanırken, 25 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı, 10 kişi ise savcılıktan serbest kaldı.

Adana Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü'ne bağlı Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, usulsüz reçete yöntemiyle ilaç temin eden şebekeye yönelik yaklaşık 1 yıl süren teknik ve fiziki takibin ardından operasyon düzenledi. "Son Reçete" adı verilen operasyonda, para karşılığında temin edilen başkalarına ait kimlik numaraları üzerinden reçete yazdırılarak kanser ilaçları, uyuşturucu içerikli haplar, antibiyotikler ve sağlık kabinlerinde kullanılan ilaçların alındığı ortaya çıkarıldı.

Doktor üzerinden reçete, 6 eczaneden temin



Yapılan çalışmalarda, ilaçların doktor U.U. üzerinden reçete edildiği, örgüt içerisindeki 6 eczacı aracılığıyla temin edildiği belirlendi. Sağlık raporuna tabi ilaçların ise hasta yerine "dublör" kullanılarak alındığı tespit edildi. Dublörlük görevini hepatit hastası S.İ. ile R.O.'nun yaptığı öğrenildi.
Şebekenin temin ettiği ilaçları yasa dışı şekilde sağlık kabinleri ve farklı eczanelere sattığı, uyuşturucu madde içerikli hapların ise elden bağımlılara verildiği ve yurt dışına satış yaptığı belirlendi.

87 milyon TL'lik mal varlığına el konuldu



Soruşturma kapsamında şebekede; 1 doktor, 6 eczacı, 5 eczacı kalfası, 3 ecza deposu sahibi, 1 hemşire ve 2 dublör olmak üzere çok sayıda şüphelinin yer aldığı tespit edildi.
13 Şubat'ta Adana merkezli olmak üzere İzmir, Konya, Diyarbakır, Mersin, Antalya, Muğla, Batman, Osmaniye ve Mardin'de 186 ekip ve 600 polisin katılımıyla eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Operasyonda 69 şüpheli gözaltına alındı.

Adreslerde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal ile 500 kutu ilaç ele geçirildi. Şebekeye ait yaklaşık 87 milyon TL değerindeki mal varlığına el konuldu.
Şebekenin kamuya verdiği zararın belirlenmesi için Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından inceleme başlatıldı.

34 kişi tutuklandı

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden aralarında doktor, eczacı, ecza deposu sahipleri ve dublörlerin de bulunduğu 34 kişi tutuklandı. 25 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, 10 kişi ise savcılıkça serbest kaldı.

Uyuşturucu çok baronlar yok

Edirne'de Kapıkule Gümrük sahasında yapılan operasyonlarda 914,33 kilogram esrar yakalandı

18.02.2026 10:39:00
İhlas Haber Ajansı
Uyuşturucu çok baronlar yok
Uyuşturucu çok baronlar yok
Edirne'de Kapıkule Gümrük sahasında yapılan operasyonlarda 914,33 kilogram esrar yakalandı.

Ticaret Bakanlığı Gümrük Muhafaza ekiplerince alınan istihbarat çalışmalar sonucu yurda giriş yapmak üzere Kapıkule Gümrük Sahası'na gelen bir tır, X-ray taramasına sevk edildi.



Şüpheli yoğunluk tespit edilmesi üzerine araçta narkotik köpekleri Thorin ve Neptün ile yapılan aramada, dondurulmuş tavuk etlerinin arasına gizlenmiş 763 vakumlu paket halinde 886,366 kilogram esrar ele geçirildi.

Pikapta gizli bölmelerden çıktı



Kapıkule'ye gelen pikap da istihbari bilgileri doğrultusunda X-ray taramasına yönlendirildi. Tespit edilen şüpheli yoğunluk üzerine yapılan detaylı aramada aracın gizli bölmelerinde 49 paket halinde 27,964 kilogram esrar bulundu.

İki ayrı olayla ilgili gözaltına alınan 3 şüpheli, sevk edildikleri adliyede çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.

Otoparktan çalınan 30 milyon dolara ilişkin 2 gözaltı daha

Bakırköy'de site otoparkındaki iki araçtan 30 milyon dolar çalındığı iddiasına ilişkin 2 kişi daha gözaltına alındı. Firari altı şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar da devam ediyor

18.02.2026 09:23:00
İhlas Haber Ajansı
Otoparktan çalınan 30 milyon dolara ilişkin 2 gözaltı daha
Otoparktan çalınan 30 milyon dolara ilişkin 2 gözaltı daha
İstanbul Bakırköy'de site otoparkındaki iki araçtan 30 milyon dolar çalındığı iddiasına ilişkin 2 kişi daha gözaltına alındı.

Adreslerde yapılan aramalarda 100 bin ABD dolarına el konuldu.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 11 Şubat'ta Şenlikköy Mahallesi Ekşi Nar Sokağı'nda bulunan sitenin otoparkında park halindeki iki araçtan 30 milyon dolar çalındığı iddiasına ilişkin başlatılan soruşturmada gözaltına 11 kişi alınmıştı.

Adli makamlara sevk edilen şüphelilerden 9'u gözaltına alınarak cezaevine gönderilirken, 2 kişiye ise yurt dışı yasağı uygulanarak adli kontrol şartı ile serbest bırakılmıştı. Olayla bağlantısı olduğu tespit edilen 2 kişi daha gözaltına alındı. Adreslerde yapılan aramalarda 100 bin ABD dolarına el konuldu.

Hırsızlık suçuyla irtibatlı olduğu değerlendirilen firari altı şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar da devam ediyor.



Enver Aysever hakkında 3 yıla kadar hapsi istendi, iddianame kabul edildi

Youtube canlı yayınında yaptığı açıklamalar nedeniyle gözaltına alınan gazeteci Enver Aysever hakkında Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame düzenlendi. Aysever, önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkacak

18.02.2026 00:21:00
İhlas Haber Ajansı
Enver Aysever hakkında 3 yıla kadar hapsi istendi, iddianame kabul edildi
Enver Aysever hakkında 3 yıla kadar hapsi istendi, iddianame kabul edildi
Youtube canlı yayınında yaptığı açıklamalar nedeniyle gözaltına alınan gazeteci Enver Aysever hakkında Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame düzenlendi. Aysever, önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkacak.

Youtube canlı yayınında yaptığı, "Cumhuriyetin ahlakını bozan Menderes'tir ilk başta. Menderes'ten bu tarafa gelen bütün sağcılardır. Sağcılık suçtur, sağcı olduğunuz zaman ahlaksız olursunuz.

O yüzden gelin sağcılarla mücadeleye siz de katılın" başlıklı videosu üzerine Gazeteci Enver Aysever hakkında Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nca soruşturma başlatılmış ve soruşturma kapsamında Aysever, 11 Aralık tarihinde tutuklanmıştı. Söz konusu söylemlere ilişkin başsavcılıkça yürütülen soruşturma tamamlandı. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, Enver Aysever 'şüpheli' sıfatıyla yer aldı. Hazırlanan iddianamede, Aysever'in söylemlerinin halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçunu oluşturduğu, bu nedenle resen soruşturma başlatıldığı aktarıldı.

"Yüzde 70'i muhafazakar ve milliyetçilerden oluşan topluluğa hakaret etmem mümkün değildir"

Sanık Aysever'in savcılık ifadesi de iddianamede yer aldı. Aysever'in ifadesinde, "Videodan bir kesit kesilerek, sosyal medyada paylaşıldı. Bilinçli olarak hedef gösterildim. Ekrem İmamoğlu'nun babası Hasan İmamoğlu'nun bazı söylemleri üzerine bu sözleri sarf ettim. Ülkenin sosyolojik yapısı dikkate alındığında yüzde 70'i muhafazakar ve milliyetçilerden oluşan topluluğa hakaret etmem mümkün değildir. 30 yıllık gazeteciyim, amacım kesinlikle sağ görüşlü insanları aşağılamak değildir" şeklinde savunma yaptığı aktarıldı.

3 yıla kadar hapsi istendi, iddianame kabul edildi

İddianamede, Aysever'in sarf ettiği sözlerin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği, sanığın sol görüşlü vatandaşları sağ görüşlü vatandaşlara karşı alenen tahrik ettiği ve üzerine atılı suçu işlediği kaydedildi. Hazırlanan iddianamede, sanık Enver Aysever hakkında 'halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik' suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. İddianame, Küçükçekmece 30. Asliye Ceza Mahkemesi'nce kabul edildi. Sanık, önümüzdeki günlerde hakim karşına çıkacak.

Suç örgütü davasında Aziz İhsan Aktaş'ın oğlu savunma yaptı

Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanığın yargılandığı dava 3'üncü haftasında tutuksuz sanıkların savunmaları ile devam ediyor. Duruşmada savunma yapan Aziz İhsan Aktaş'ın büyük oğlu tutuksuz sanık Metin Aktaş, "Bize, aileme çok fazla iftira atıldı. Aktaş Bilişim Teknolojileri şirketini ben kurdum. Mağdur edildiğim bu olayda, sanık olarak yargılanıyorum. İhaleleri organize eden ben değil, şirket yetkilileridir. Benim şirkette böyle bir yetkim yoktur" dedi

17.02.2026 13:42:00
İHA
Suç örgütü davasında Aziz İhsan Aktaş'ın oğlu savunma yaptı
Suç örgütü davasında Aziz İhsan Aktaş'ın oğlu savunma yaptı
Liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin de bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında, 200 sanıklı davada tutuksuz sanıklar savunmalarını sürdürdü.

"İhaleleri organize eden ben değil, şirket yetkilileridir"

Duruşmada, Aziz İhsan Aktaş'ın en büyük oğlu olan tutuksuz sanık Metin Aktaş savunma yaptı. Aktaş hakkında iddianamede, suç örgütüne ait Aktaş Bilgi Teknolojileri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin sahibi olduğu, şirketin kurulduktan birkaç ay sonra Beşiktaş Belediyesi'nden yüksek bedelle aldığı ihalede usulsüzlükler tespit edildiği, kurulan şirkete hisselerin edinimi hususunda örgüt lideri tarafından organizasyonun ve finans desteğinin sağlandığı, şüphelinin örgüt liderinin emir ve talimatları ile hareket ettiği, kendisine duyulan güvenden dolayı adına firma kurulduğu bu nedenle hiyerarşik yapıya dahil olduğu öne sürülmüştü.

Suçlamalara ilişkin savunma yapan Metin Aktaş, "Örgüt lideri olduğu iddia edilen Aziz İhsan Aktaş'ın en büyük çocuğuyum. Bugüne kadar ki çalışma hayatım boyunca sahibi olduğum şirkette otorite sahibi olmadım. Alın teriyle ve hakka girmeden ticaret yaptık. Babam Aziz İhsan Aktaş'ın tutuklanmasıyla omuzlarıma büyük bir yük bindi. Babam, amcam ve birçok akrabam hapse girdi. Bize, aileme çok fazla iftira atıldı. Aktaş Bilişim Teknolojileri şirketini ben kurdum. Mağdur edildiğim bu olayda, sanık olarak yargılanıyorum. İhaleleri organize eden ben değil, şirket yetkilileridir. Benim şirkette böyle bir yetkim yoktur. Üzerime atılı tüm suçlamaları reddediyorum, şirketimize konulan tüm tedbirlerin kaldırılmasını talep ediyorum" ifadelerini kullandı.

Duruşmaya yaklaşık 1 saatlik ara verildi. Aranın ardından duruşma, Aziz İhsan Aktaş'ın erkek kardeşi Ramazan Murat Aktaş'ın savunması ile devam edecek.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.