Avrupa Birliği fikri yaklaşık olarak 300 yıl önce Fransız diplomat Saint Pierre tarafından ortaya atılmıştı. Pierre, savaş tehdidini ortadan kaldırmak için 24 Avrupa ülkesinin, Utrecht'te parlamentosu olan bir birlik oluşturmasını önermişti. Fransız diplomat önce Türklerin de bu birliğe üye olabileceğini söylemiş daha sonra çark ederek Türkiye'ye ortaklık statüsü verilmesi gerektiğini savunmaya başlamıştı. Avrupa 300 yıldır Türklere olan bakışını değiştirmediğini ve değişmeyeceğini gösteren önemli bir gösterge bu. Açık söylemek gerekirse Avrupalıların Türkleri eşit şartlarda üye yapmak istememelerini anlamak zor değildir. Çünkü eli Viyana'ya kadar ulaşan Türk milletini Avrupalıların kolay kolay unutamayacakları ortadadır. Bence anlaşılması zor olan asıl şey, bizdeki AB sevdalılarının hala AB gerçeğini anlamak ve görmek istememeleridir.AB çürümüş ve sonu yakın olan bir birliktir. Bu birlik zaten tam manasıyla teşkil edilemedi, bundan sonra da AB'nin bölgesel bir güç olması neredeyse imkânsız görülmektedir.AB'nin bittiğini bazı göstergelerle ortaya koyalım isterseniz.Avrupa nüfusu önümüzdeki 50 yılda 30 milyon azalacak ve işgücü de yüzde 18 kayba uğrayacak. AB ülkeleri, meydana gelecek işgücü kaybını engellemek ve bebek yapmaya teşvik etmek için birbirinden ilginç fırsatlar sunuyor.Almanya: AB'nin en büyük krizi yaşayan ülkesi. Doğurganlık oranı artmazsa bu yüzyılın sonunda nüfusu 82 milyondan 24 milyona düşecek. Hükümet doğan çocuk başına aylık 100 Euro ödüyor. Kadınların hem çocuk sahibi olup hem de çalışabilmesi için yuvaların çoğu ücretsiz.İtalya: 2050 yılına kadar nüfusu 57 milyondan 41 milyona düşecek.İspanya: Hükümet, "Bir kendiniz, bir eşiniz, bir de ülkenizin geleceği için 3 çocuk yapın!" sloganıyla çiftlere çocuk başına yılda 3 bin dolar ödemeyi taahhüt ediyor.Fransa: Hükümet, "3 çocuk sahibi olun otomobiliniz bedavaya gelsin" çağrısı yapıyor.Birleşmiş Milletler tarafından yapılan araştırmaya göre AB genelinde doğurganlık oranında değişme olmazsa, çalışan-emekli oranının korunabilmesi için 25 yıl içerisinde 159 milyon göçmen alınması gerekecek.Bir süre önce Financial Times gazetesinde yayınlanan "Avrupa Birliği, nüfus düşüşüne önlem arıyor" başlıklı yazıda şu AB gerçekleri ortaya konulmuştu: "2030 yılına kadar, birlik içinde 40 milyon kişi, emeklilik yaşını aşmış olacak. Bu sayı İspanya'nın nüfusuna eşit. Komisyonun istihdamdan sorumlu yetkilisi Vladimir Spidla, Avrupa Birliği nüfusunun 2025'e kadar artarak 470 milyona ulaşacağını ve bunun ardından düşüşe geçeceğini belirtiyor. Ancak çalışma yaşındaki kişilerin sayısı 2005-2030 yılları arasında 21 milyon azalacak."Sosyal planda bu krizlerle boğuşan AB, ekonomide de baş edilmesi imkânsız krizler yaşıyor.Almanya Federal İstatistik Bürosu'nun verilerine göre geçen yıl Almanya'da toplam iflaslar, 118 bin 274 ile tarihinin en yüksek seviyesine ulaştı. İtalya Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanı Roberto Maroni, La Repubblica gazetesinde yayımlanan bir demecinde ise şunları söylemiştir; "Euro, kaygıyla iflasını izlemekte olduğumuz Avrupa modelinin gayrimeşru çocuğudur. İtalyan liretine geri dönülmesi için referanduma gidilmesini isteyeceğiz."Euro'nun batması demek AB'nin batması demektir.İşte örnekleri çoğaltabileceğimiz bu fotoğraf, AB'nin bitmekte olduğunu ortaya koyan gösterge niteliğinde.Bütün bunlar da bu sefer çanların AB için çaldığının ortaya koymaktadır.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Orhan Dede / diğer yazıları
- PKK’nın yerini DEAŞ mı dolduracak? / 31.12.2025
- Enerji masasında Türkiye neden yok? / 08.11.2025
- Çağdaş Nemrutların ateşinden hiç korkmadı! / 13.04.2025
- Ya Öcalan cumhurbaşkanı olursa... / 10.04.2025
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Enerji masasında Türkiye neden yok? / 08.11.2025
- Çağdaş Nemrutların ateşinden hiç korkmadı! / 13.04.2025
- Ya Öcalan cumhurbaşkanı olursa... / 10.04.2025
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
























































































