logo
15 HAZİRAN 2026

Akıncılar'ın kavgası

20.04.2006 00:00:00
KKTC'de küçük bir takım olan Akıncılar'ın Rum Ligi'nde oynamak istemesi, gündeme bomba gibi düştü. Hüseyin Mümtaz, Giresun Işık gazetesinde meseleyi aydınlatıyor Akıncılar, KKTC'de bir köy.. Kimsenin yapamadığını yapıyor, Rumların taa içine kadar giriyor.74'den beri bu konumda.. Neredeyse dört tarafı Rum toprakları ile çevrili. İnce bir yolla Türk tarafına bağlı.Ecevit'in "romantik barış güvercinliği" sayesinde Maraş ve Erenköy ile beraber "nihai anlaşmada verilmek üzere" ayrılmış, kapalı ve boş tutuluyor. Halkı biraz daha kuzeydeki Akdoğan'a iskân edilmiş. (Akıncılar'ın Ak'ı, Aydoğan'ın Doğan'ı, olmuş Akdoğan).. Akıncılar, yıllar yılı Rum içinde ve uzak-ücra bir köşede bakımsız kaldığı halde, bazıları şaşıracak ama "milliyetçi".Akıncılar'ın da bir futbol takımı var. Başında da Akıncılar'ın köklü ailelerinden Özyalçınlar'ın son kuşak temsilcisi Emin Özyalçın..Akıncılar, Özyalçınlar ve Emin Özyalçın Türkçü, Rumla birlikte yaşamaya hayır diyen bir görüşün temsilcisi.Peki nasıl oluyor da gündeme "Akıncılar futbol takımı Rum liginde oynamak istiyor" haberi düşüyor.Meselenin içinde CTP varCTP hükümetinin Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı Futbol Federasyonu Başkanı da doğal olarak "vücut dilinden anlayan" bir bürokrat.. Rum'la iç içe, beraberce yaşamaya çalışan, "adalı" olduğunu öne çıkaran, "birleşik Kıbrıs" fikrinin bir temsilcisi ve savunucusu. CTP kapıları açıyor, iki halkın kaynaşmasını özlüyor. STÖ'lerin her iki tarafta da beraberce etkinlik düzenlemesini, konserler yapılmasını, toplantı ve konferanslar düzenlenmesini teşvik ediyor, parti-dernek ve kişi bazında Rumlarla gizli-açık her türlü faaliyetin içinde bulunuyor.Çok değil 10 gün önce 9 Nisan'da Rum Meclis Başkanı ve AKEL lideri Hristofyas, CTP-AKEL ilişkileri ve anlaştıkları gizli ortak politikalar konusunda çok önemli ifşaatlarda bulunuyor ve diyor ki; "Kıbrıslı Türklerle Rumların yeniden yakınlaşması için CTP-AKEL olarak ortak hareket kurduk. Bu hareket her zaman 'anti-emperyalist' ve 'anti-işgal' karakter taşıdı. CTP-AKEL ortak hareketinin desteklediği çözüm, ülkeyi işgalden, yabancıların varlığından ve hegemonyasından kurtaracak, Kıbrıs halkını federasyon temelinde birleştirecek bir çözümdü. Bu çözüm, tek devlet, tek egemenlik, tek vatandaşlık ve tek uluslararası kimliği öngörecekti." Rum Komünist Partisi AKEL "Ülkeyi işgalden kurtarmak üzere CTP ile anlaştık diyor".CTP'nin zihniyetine bakın!CTP, AKEL'in "paralel örgütü". AKEL'e göre "işgalci" kim? Türk ordusu ve Türkiye. CTP'den çıt çıkmıyor. İnkâr etmiyorlar, yalanlamıyorlar. Geçen sene birinci lig futbol takımı YENİCAMİ'nin Rum tarafına giderek Neasalamina ile maç yapmasını teşvik ediyorlar.  Yenicami gidiyor.. Güya maçın rövanşı Türk tarafında oynanacak. Oynanmıyor. Buna da ses çıkarmıyorlar. CTP hükümetinin Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı tarafından 3-7 Nisan tarihleri arasında düzenlediği "3. Kültür ve Sanat Kurultay"ında yine vücut dilinden anlayan "Halk Bilimi Alt Kurul Başkan Yardımcısı" Mustafa Serdengeçti şöyle bir açıklama yapıyor: "Ben Kıbrıslıyım, Orta Asya'dan gelmedim. Benim Anadolu'yla bir alakam ve bağım yoktur. Benim kültürümle oynamayın. Türkçe olan köy, sokak ve yer isimleri kaldırılmalı, eski isimler kullanılmalıdır"... diyor..Karar "alkışlarla" kabul ediliyor. Rauf Bey'in tansiyonu fırlıyor.Şehit isimleri kaldırılıyorAma Kurultay'da alınan bu karar doğrultusunda sokak isimleri değiştirilmeye başlanılıyor, ilk olarak yine CTP'li Lefkoşa Belediyesi sokaklardan şehit isimlerini kaldırmanın ilk safhası olarak "şehit" kelimesini siliyor. 64 Erenköy Şehidi Mehmet Mustafa'nın isminin verildiği "Şehit Mehmet Mustafa sokak", sadece "Mehmet Mustafa sokak" oluyor. Buna da kimse bir şey demiyor. Ama Emin Özyalçın, "Akıncılar'ı Rum liginde oynatacağım" deyince kıyamet kopuyor.Nedenini kimse sormuyor.Özyalçın diyor ki; "Kulübümüz futbolcusu Ali İmam, federasyonumuzdan izin almadan bir Rum takımına transfer olunca, Ömer Adal Federasyonu tarafından tüzük gereği süresiz hak mahrumiyeti cezasına çarptırılmıştı. Ancak Ali İmam, iki yıl sonra Niyazi Okutan Federasyonu'na başvuruda bulunup affedilmesini istemiş, tüzük değişikliği yapan federasyon yönetimi de Ali İmam'ı yurt dışında iki yıl kalmış gibi değerlendirerek cezasını affetmiş ve Türkmenköy takımına lisans çıkarmasına izin vermiştir. Bunun üzerine Tahkim Kurulu'na başvurup, federasyonun kararına itiraz ettik. Ancak, Tahkim'den de olumsuz yanıt alınca, Ali İmam'a çıkarılan özel affı protesto etmek için, Rum ligine geçme kararı aldık".Ali İmam federasyondan izin almadan Rum tarafına geçiyor. Yasa gereği süresiz hak mahrumiyetine çarptırılıyor.İki sene geçiyor, federasyon başkanı CTP'li Niyazi Okutan oluyor. Halkların kardeşliği, Rumla iç içe yaşama-yakınlaşma yanlısı ya bu iktidar ve federasyon ve başkan; hem buna göz yumuyor, teşvik ediyor hem de Ali İmam kuzeye dönünce onun ceza almasını sağlayan tüzük hükümlerini değiştirerek "affediyor", transferine olanak sağlıyor. Akıncılar, futbolcusu için Tahkime başvuruyor. CTP'li Tahkim de Akıncılar aleyhine karar alıyor.Çünkü Özyalçın milliyetçi? Milliyetçileri sindireceksin ki dernek ve kulüpler Rum kardeşliğine inananlara teslim edilsin.Yetmiyor, Akıncılar en az 8 maç, "gözlemci raporlarına göre" yanlış hakem kararları ile haksız yere mağlup ediliyor.Yâni kıymetli okuyucu tuz kokuyor.. Et kokunca tuzlarsın, ya tuz kokunca neylersin?Özyalçın diyor ki, Rum tarafında oynayacağız..Kıyamet kopuyor. KKTC Futbol Federasyonu Başkanı Niyazi Okutan, Akıncılar Kulübü'nün Rum liginde oynama kararına sert tepki gösteriyor. Okutan, "KKTC'li sporcuların Rum kesiminde oynama olayına iki cepheden bakmak gerekir. Bireysel olarak düşünüldüğünde bu gayet normaldir. Ancak ligimizden bir takımın, sırf federasyona tepki olarak Rum liginde mücadele etmesini tasvip etmiyorum. Akıncılar yöneticilerinin bu kararı, aşırı duygusallığın bir sonucudur" diyor. Başkan Okutan, Akıncılar Kulübü'nün KKTC Üçüncü Ligi'nden çekilme kararına neden olan Ali İmam konusunda da şunları söylüyor: "Ali İmam, geçmiş federasyon döneminde Rum tarafına izinsiz gittiği için bir daha KKTC topraklarında futbol oynamama cezası almıştı. Oysa biz KKTC'liler olarak yıllarca ambargolardan şikayet ettiğimiz için, bu çocuğumuzun spor yapma hakkının elinden alınmasının yanlış olacağını düşündük. Ali İmam, 2 yıl 3 ay 22 gün futbol oynamadığı için, lisansı düşüp serbest oyuncu konumuna geldi. Böyle olunca da Ali İmam istediği takımı seçti. Akıncılar Kulübü'nün bu kararlarından geri döneceğine inanıyorum" diyor, olayları çarpıtıyor, çifte standart uyguluyor, takiyyenin Allahı'nı yapıyor.1. Ali İmam 2 yıl, 3 ay, 22 gün futbol oynamamış değildi ki! Türk tarafında oynamamıştı, Rum tarafında oynamıştı.2. "Bireysel olarak normal" olan "kurumsal hale gelince neden anormal" oluyor?3.  Ali İmam'ın "izinsiz" gidişi ambargolardan şikâyetçi olan toplumu rahatlatıcı ve "çocuğumuzun" spor yapma hakkının iadesi doğrultusunda bir hareket oluyor da Akıncılar'ın kulüp olarak "karşı tarafa" geçişi; sınırın elek olduğu, gelen-geçenin hesabının tutulmadığı bir ortamda neden "olay" oluyor? Akıncılar'ın hareketi madem yanlış, neden Yenicami'ye de aynı tepkiyi göstermediniz?  Yenicami ceza almadan Akıncılar alamaz..Akıncılar AİHM'ye bile başvurur.Çünkü haklıdır.Particilikle; teknik değil, siyasi kararlarla spor yönetilemez.Özyalçın'a tepkiler yağıyor(muş).Ey Türkiye'den tepki gösterenler..Özyalçın'ı milliyetçi davranmadığı için mi suçluyorsunuz?İyi de sadece bir futbol takımını değil, Kıbrıs'ın tamamını satan, Kıbrıs Türkü'nü Rum'un kucağına oturtan Akepe'ye neden ayni tepkiyi göstermiyorsunuz?Ey KKTC'den tepki gösterenler..Ayıp, ayıp? Madem o kadar milliyetçi idiniz, milliyetçiliği kimselere bırakmıyordunuz, 24 Nisan'da Rumla beraber yaşamaya "evet" diyen % 67 oyu ben mi verdim Türkiye'den gelerek?Hele adadaki ciheti askeriyenin gece yarısı baskına uğramış "Ne oluyor?" telaşı?Madem bağımsızlığa ve devletin varlığına o kadar meraklıydınız; referandum süresince neden parmağınızı hiç oynatmadınız?Şimdi gece vakitleri kapalı kapılar ardında derin sorgulamalar yapmak için kimden emir aldınız?Çabalarınızın, CTP'nin değirmenine su taşıdığının farkında değil misiniz?Halâ mı "Çatlasanız da patlasanız da 24 Nisan'ı kutlayacağız" diyen; "Başkentimizi birleştireceğiz" diyen Annan'cı CTP'nin peşindesiniz?Özyalçın'ın çıkışı Akepe ve CTP'nin çarpık-yalan politikasını yıkmış, oyunu bozmuş, yüzlerine vurmuştur.Korku ve telaşları o yüzdendir.Adalıyız, başkentimizi birleştireceğiz diyorsunuz; adam çıkmış "İyi ben de yardımcı olayım, Rum liginde oynayayım" diyor.Neden kızıyorsunuz?Oyununuz bozulduğu, yalanlarınız yüzünüze vurulduğu için mi?Şimdi haksızlığın düzeltilmesi gerekir.KKTC Futbol Federasyonu aldığı yanlı-yanlış ve çarpık kararlarla işi içinden çıkılamaz hâle getirdiğine göre düzeltmek de yine ona düşer. Bu sene üçüncü ligden düşme, bir takım tüzük değişiklikleriyle kaldırılırsa hem haksızlık düzeltilmiş olur, hem de sanırım Özyalçın da kararını gözden geçirir.

Kurucaşile'de plajda silahlı insansız hava aracı bulundu

Bartın-Kastamonu sınırında yer alan Kapısuyu Plajı'nda silahlı insansız hava aracı bulundu

15.06.2026 00:47:00
İhlas Haber Ajansı
Kurucaşile'de plajda silahlı insansız hava aracı bulundu
Kurucaşile'de plajda silahlı insansız hava aracı bulundu
Bartın-Kastamonu sınırında yer alan Kapısuyu Plajı'nda silahlı insansız hava aracı bulundu.

Bartın'ın Kurucaşile ilçesine bağlı Kapısuyu Plajı'na mühimmat yüklenebilen insansız hava aracı vurdu.



Plaj boşaltılırken, jandarma ekipleri çevrede yoğun güvenlik tedbirleri aldı. İnsansız hava aracında mühimmat bulunduğu öğrenilirken, uzman ekipler tarafından mühimmatın kontrollü olarak imha edileceği öğrenildi.



İnsansız hava aracının, Ukrayna-Rusya savaşında denize düşen silahlı insansız hava araçlarından olduğu tahmin ediliyor.

Ordu'da sağanak nedeniyle ev ve iş yerlerini su bastı

Ordu'nun Ünye ilçesinde sabah saatlerinde etkili olan sağanak yağışta cadde ve sokaklar su altında kalırken, bazı iş yerlerini ve evleri su bastı. İlçede bir binanın istinat duvarı da çöktü

14.06.2026 17:46:00
İhlas Haber Ajansı
Ordu'da sağanak nedeniyle ev ve iş yerlerini su bastı
Ordu'da sağanak nedeniyle ev ve iş yerlerini su bastı
Ünye'de sabah saatlerinde etkisini artıran sağanak nedeniyle birçok noktada su birikintileri oluştu. Özellikle Çınarlık, Kaledere, Fevzi Çakmak ve Saraçlı mahallelerinde yağışın etkisi yoğun şekilde hissedildi. Caddeler göle dönerken, bazı iş yerlerini su bastı. Yağış nedeniyle giriş katlarda bulunan bazı evlerde de su baskınları meydana geldi. İhbarlar üzerine bölgeye sevk edilen Ordu Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ekipleri ile Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (OSKİ) ekipleri, vidanjörlerle su tahliye çalışması gerçekleştirdi. Ekipler, su baskınlarının yaşandığı noktalarda vatandaşların mağduriyetinin giderilmesi için çalışma yaptı.

4 katlı binanın istinat duvarı çöktü

Öte yandan Saraçlı Mahallesi Menteşe Sokak'ta 4 katlı bir binanın istinat duvarı, aşırı yağış nedeniyle çöktü. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Bölgede güvenlik önlemleri alınırken, çevrede inceleme başlatıldı. İstinat duvarının yıkıldığı binada oturan Azmi Uçur, "Üst tarafta çektiğimiz istinat duvarı çöktü. Duvarımız tuğladan olduğu için yağmurdan dolayı göçtü. Polisler geldi, inceleme yaptılar. Şu anda bize bir şey demediler. Yukarıdaki binada dört hane, bizim binada ise beş hane var" dedi.

Bölgede yağış devam ediyor.

Trabzon'da sahile vuran roket parçası incelemeye alındı

Trabzon'un Akçaabat ilçesinde sahile vuran ve üzerindeki işaretlerden Rus menşeli olduğu değerlendirilen roket motoru parçası, jandarma ekiplerince incelenmek üzere muhafaza altına alındı

14.06.2026 11:43:00
İhlas Haber Ajansı
Trabzon'da sahile vuran roket parçası incelemeye alındı
Trabzon'da sahile vuran roket parçası incelemeye alındı
Trabzon'un Akçaabat ilçesinde sahile vuran ve üzerindeki işaretlerden Rus menşeli olduğu değerlendirilen roket motoru parçası, jandarma ekiplerince incelenmek üzere muhafaza altına alındı.

Olay, Akçaabat ilçesine bağlı Söğütlü Mahallesi Liman mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, gece saatlerinde bölgede avlanan balıkçılar kıyı şeridinde sürüklenerek geldiği değerlendirilen roket motoruna ait bir parça fark etti. Durumun yetkililere bildirilmesi üzerine bölgeye jandarma ekipleri sevk edildi.



Olay yerine gelen ekipler çevrede güvenlik önlemi alarak, cismin bulunduğu alanda inceleme yaptı. Yapılan ilk tespitlerde parça üzerinde Rus menşeli olduğunu düşündüren damga ve işaretlerin bulunduğu belirlendi. Patlayıcı özelliği bulunmadığı değerlendirilen roket motoru parçası, detaylı inceleme yapılmak üzere jandarma ekipleri tarafından muhafaza altına alınarak, bölgeden kaldırıldı.

Olayla ilgili incelemelerin sürdüğü öğrenildi.

Jandarma Teşkilatı 187 yaşında

Devlet arşivlerinde adına ilk defa 1839'dan itibaren rastlanan ve 2016'da İçişleri Bakanlığına bağlanan Jandarma Teşkilatı, vatandaşın huzur ve güvenliğini sağlamak amacıyla 187 yıldır gece gündüz görev yapıyor

13.06.2026 13:54:00
AA
Jandarma Teşkilatı 187 yaşında
Jandarma Teşkilatı 187 yaşında

Jandarma Teşkilatının ilk nizamnamesi olan "Asakir-i Zaptiye Nizamnamesi"nin (Askeri Kolluk Tüzüğü) 14 Haziran 1869'da yürürlüğe girmesiyle zabıtanın görev ve hizmetleri ile yetki ve sorumlulukları hukuki çerçeveye alındı. Yönerge kapsamında her ilde personeli piyade ve süvarilerden oluşan birer "zaptiye alayı" kuruldu.

Arşivlerde 1839'dan itibaren "jandarma" adına ve "jandarma tayin kararnamelerine" rastlandığı için Türk Jandarma Teşkilatının, ay ve gününün tespiti mümkün olmasa da 1839'da kurulduğu kabul edildi.

Tanzimat Fermanı'nın ilan edildiği 1839 ile "Asakir-i Zaptiye Nizamnamesi"nin yürürlüğe girdiği 14 Haziran gününün birleştirilmesiyle Jandarma Teşkilatının kuruluş tarihi 14 Haziran 1839 olarak belirlendi.

Sadrazam Sait Paşa tarafından 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'ndan sonra modern zabıta teşkilatı kurulması amacıyla İngiltere ve Fransa'dan subaylar getirtildi ve teşkilatlanmada değişiklik yapılarak 20 Kasım 1879'da "seraskerlik" makamına bağlı "Umum Jandarma Merkeziyesi" kuruldu.

Jandarma Teşkilatı, 1908'de İkinci Meşrutiyet'in ilan edilmesinden sonra Rumeli'de gösterdiği başarılar dolayısıyla 1909'da yeniden düzenlenip "Harbiye Nezareti"ne bağlanarak "Umum Jandarma Kumandanlığı" adını aldı.

Hukuki statüsünü 1930'da kazandı

Jandarma birlikleri, 1914-1918'deki Birinci Dünya Savaşı ile 1919-1922'deki Kurtuluş Savaşı'nda bir yandan iç güvenlik görevlerini sürdürürken diğer yandan birçok cephede yurt savunmasına katıldı.

Cumhuriyet'in ilanından sonra devletin birçok kuruluşunda olduğu gibi Jandarma Teşkilatı da yeniden düzenlendi.

1918'de kapatılan Jandarma Astsubay Okulu İzmit'te yeniden açılırken, sabit jandarma bölge müfettişlikleri ve il jandarma alay komutanlıkları yeniden teşkilatlandırılıp seyyar jandarma birlikleri de güçlendirildi.

Teşkilat, bugünkü hukuki statüsünü 10 Haziran 1930'da 1706 sayılı Jandarma Kanunu'nun çıkarılmasıyla kazandı.

"Jandarma Teşkilat ve Vazife Nizamnamesi" 1937'de yürürlüğe girerken, 1939'da jandarma teşkilatı, "Sabit Jandarma Birlikleri", "Seyyar Jandarma Birlikleri", "Jandarma Eğitim Birlikleri" ve "Okullar" olmak üzere dört grup halinde yeniden düzenlendi.

6815 sayılı Sınır, Kıyı ve Karasularımızın Muhafaza ve Emniyeti ve Kaçakçılığın Men ve Takibi İşlerinin Dahiliye Vekaletine Devri Hakkında Kanun'un 1956'da yürürlüğe girmesiyle bu tarihe kadar dönemin Gümrük ve Tekel Bakanlığına bağlı Gümrük Umum Kumandanlığınca yürütülen sınır, kıyı ve kara sularının emniyet ve korunması ile gümrük bölgelerinde kaçakçılığı men, takip ve tahkik görev ve sorumluluğu, Jandarma Genel Komutanlığına verildi.

İlk Jandarma Bölge Komutanlığı Ankara'da kuruldu

Jandarma sınır birlikleri, 1957'de tugaylar haline dönüştürülürken ayrıca jandarma eğitim tugayları kuruldu. Teşkilata 1961'de jandarma bölge komutanlıkları ile 1963'te Foça Jandarma Komando Okulu kazandırıldı. İlk Jandarma Bölge Komutanlığı ise 1961'de Ankara'da hizmet vermeye başladı.

Teşkilatın gökyüzündeki gözü olan ilk Jandarma Havacılık Birliği, Diyarbakır'da 1968'de Helikopter Bölük Komutanlığı adıyla faaliyete geçti. Jandarmanın yürüttüğü kıyı ve kara suları ile kara sınırlarının korunması görevleri zaman içinde devredildi.

Jandarmanın teşkilat, görev ve yetkilerinin belirlendiği 2803 sayılı Kanun, 1983'te yürürlüğe girdi.

Jandarma Genel Komutanlığı, Fetullahçı Terör Örgütü'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin ardından 27 Temmuz 2016'da çıkarılan 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile İçişleri Bakanlığına bağlandı. 

LGS heyecanı bitti


 
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından 8'inci sınıf öğrencilerine yönelik düzenlenen Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınav gerçekleştirildi.

13.06.2026 12:50:00
Haber Merkezi
 LGS heyecanı bitti
 LGS heyecanı bitti

İki oturumdan oluşan sınavın birinci oturumu saat 09.30'da başladı. Birinci oturum saat 10.45'te sona erdi. İkinci oturum ise saat 11.30'da başlayıp 12.50'de son buldu. 

Merkezi sınav, yurt içinde 81 il ve 920 ilçede, 4 bin 244 okuldaki 64 bin 697 salon, yurt dışında ise 8 ülkede, 11 sınav merkezindeki 40 salonda gerçekleştirildi. 

Özel durumu olan öğrencilere 20 dakika ek süre

Hazırlıklar bu yıl sınava başvuran 1 milyon 22 bin 658 öğrenci dikkate alınarak yapıldı. Özel durumları dolayısıyla evde veya hastanede sınava alınan öğrenciler ile görme engelli ve az gören öğrencilere yönelik de gerekli tedbirler alındı.
Özel gereksinimli öğrencilere 20 dakika ek süre verildi. Bu öğrencilere "Sınav Tedbir Hizmeti Uygulayıcı Kursu"nu tamamlayan öğretmenler "okuyucu ve kodlayıcı" olarak eşlik etti.

İki oturum arasında öğrenciler ihtiyaçlarını giderebildi

Sınavın ilk oturumunda sözel alanlardan soru soruldu. Öğrencilere Türkçe, T.C. İnkılap tarihi ve Atatürkçülük, din kültürü ve ahlak bilgisi ile yabancı dil derslerinden toplam 50 soru soruldu ve 75 dakika yanıtlama süresi verildi.

Matematik ve fen bilimleri derslerinden 40 sorunun yöneltildiği ikinci oturumda ise öğrencilerin 80 dakika süresi oldu. İki oturum arasındaki 45 dakikalık sürede öğrenciler, okul bahçelerine çıkabildi, ihtiyaçlarını giderebildi.
Oturumlar arasındaki dinlenme süresinde öğrencilere kuru meyveli yulaf bar, ceviz, kuru üzüm ve sudan oluşan beslenme paketi dağıtıldı.

Velilerinin talepleri doğrultusunda sınava giren öğrencilerin yüzde 91'i bu beslenme paketlerinden faydalandı. Velisi tarafından beslenme paketi talep edilmeyen öğrencilere ise yalnızca su dağıtıldı.


Veliler çocuklarını yalnız bırakmadı

Öte yandan Türkiye genelinde sınava giren adaylar, erken saatlerde okula gelerek girişlerin başlamasını bekledi. Okuldaki görevliler tarafından uyarı, bilgilendirme ve üst aramasının ardından öğrenciler sınıflara alındı. Bazı veliler de sabahın erken saatlerinde çocuklarıyla birlikte okul kapısına kadar gelirken, görevliler sınav öncesinde okul çevresinde bekleyenlerden sınav süresince sessiz olmalarını istedi.

Yeşil pasaportlular Suudi Arabistan'a vizesiz girebilecek


 
Türkiye ile Suudi Arabistan arasında vize muafiyeti kararı Resmi Gazete'de yayımlandı. Karara göre yeşil pasaportlular Suudi Arabistan'a vizesi girebilecek. Gri pasaportlular ise vize almaya devam edecek. Anlaşmanın 5. maddesine göre uygulama hac ve umre ziyaretlerini kapsamıyor. 

13.06.2026 11:07:00 / Güncelleme: 13.06.2026 11:27:29
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
 Yeşil pasaportlular Suudi Arabistan'a vizesiz girebilecek
 Yeşil pasaportlular Suudi Arabistan'a vizesiz girebilecek

Türkiye ile Suudi Arabistan arasında "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suudi Arabistan Krallığı Hükümeti Arasında Diplomatik ve Hususi Pasaport Hamillerinin Vize Yükümlülüğünden Karşılıklı Olarak Muaf Tutulmasına İlişkin Anlaşma"nın onaylanması hakkındaki Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete'de yayımlandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan karara göre, söz konusu pasaport sahipleri her 180 günlük süre içinde 90 günü aşmayan bir süre için diğer tarafın ülkesine girmek, ülkesinden transit geçmek, ülkesinden çıkmak ve ülkesinde geçici olarak kalmak için vizeden muaf tutulacak.



Anlaşmanın 5. maddesi uyarınca uygulama hac ve umre ziyaretlerini kapsamıyor. Hac ve umre için 'özel olarak verilen vize' almak gerekiyor. 

Dışişleri Bakanlığı ne diyor?

Dışişleri Bakanlığı'nın Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının tabi olduğu vize uygulamaları kısmında henüz düzenlemeye gidilmedi. Burada Suudi Arabistan başlığı altında şunlar yazıyor: "Umuma mahsus ve resmi pasaport hamili vatandaşlarımız vizeye tabi olup, turistik amaçlı e-vizelerini 'https://visa.visitsaudi.com' internet adresinden, Suudi Arabistan'a varışlarında havalimanlarında bulunan e-vize kabinlerinden veya anılan ülkenin Türkiye'de mukim temsilciliklerinden "365 günde 90 gün" kalış süreli "tek girişli" veya "çok girişli" olarak alabileceklerdir. Bahsekonu e-vizeler Hac ziyaretlerini kapsamamaktadır (menfi). Hac döneminde, e-vizeyle yalnızca kutsal bölgeler haricindeki şehirlere turistik ziyaret mümkün olabilecektir. 2025 yılı Hac dönemi hazırlıkları doğrultusunda, Hac vizesi hamili olmayan kişilerin 29 Nisan-10 Haziran 2025 tarihleri arasında Mekke'ye giremeyecekleri ve Mekke'de konaklayamayacakları, Hac ibadeti yapmak isteyenlerin Hac vizesi almaları gerektiği Suudi Arabistan makamlarınca bildirilmiştir."

Görüldüğü gibi Dışişleri Bakanlığı'na henüz 2026 yılı gelmemiş!

Ankara'da yasadışı bahis operasyonu: 86 gözaltı

Ankara'da yasa dışı bahis ve sanal kumar oynatan şüphelilere yönelik düzenlenen operasyonda; 86 şüpheli gözaltına alındı.

13.06.2026 08:33:00
İhlas Haber Ajansı
Ankara'da yasadışı bahis operasyonu: 86 gözaltı
Ankara'da yasadışı bahis operasyonu: 86 gözaltı
Ankara'da yasa dışı bahis ve sanal kumar oynatan şüphelilere yönelik düzenlenen operasyonda; 86 şüpheli gözaltına alındı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı/ Bilişim Suçları Soruşturma Bürosu koordinesinde Ankara Emniyet Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro ekiplerinin yürüttüğü soruşturma kapsamında, yasa dışı bahis ve sanal kumar oynatan şüphelilere yönelik geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi. Operasyonda 86 şüpheli gözaltına alındı.

2024'ten bu yana devam eden soruşturma kapsamında yapılan MASAK analizlerinde, örgütlü yapı içerisinde faaliyet gösterdiği değerlendirilen şahıslara ait banka hesapları ve kripto varlık hesaplarında toplam 5.3 Milyar TL para hareketi tespit edildi. Yapılan incelemelerde, çok sayıda şahsın para transferlerini yasa dışı bahis ve sanal kumar sitelerine gerçekleştirdiği, şüphelilerin bu sitelerde kullanılmak üzere banka hesapları temin ettiği ve hesaplar üzerinden para transferlerini organize ettiği belirlendi.

Şüphelilerin, hesaplarda toplanan paraları farklı banka hesaplarına ve kripto varlık hesaplarına aktararak para hareketlerinin takibini zorlaştırmaya çalıştıkları tespit edildi. Ayrıca erişim engeli getirilen yasa dışı bahis sitelerinin adreslerini sürekli değiştirerek faaliyetlerini sürdürdükleri belirlendi. Soruşturma kapsamında yapılan çalışmalarda, yasa dışı bahis ve sanal kumar faaliyetleriyle bağlantılı olduğu değerlendirilen 414 bin 621 ayrı hesap üzerinden para giriş çıkışlarının bulunduğu tespit edildi.

Ankara'da eş zamanlı operasyon yapıldı. Yapılan operasyonda 86 şahıs yakalandı. 20 milyon TL üzerindeki hesap hareketleri sorulduğunda şüphelilerin yasa dısı bahis organizasyonunu inkar ederek, "Bahis oynatmadım, bahis oynadım. Bu parayı oynayarak kazandım " şeklinde ifade verdikleri öğrenildi.

Gerekli işlemlerinin yapılmasının ardından adli makamlara sevk edilen 44 şüpheli tutuklandı.

Çekirge toplayan yabancılara rekor ceza


 
Tarım ve Orman Bakanlığı, Adıyaman'da Nemrut Dağı bölgesi kırsalında yasa dışı yollarla 135 çekirge toplayan 3 yabancı uyruklu kişiye toplam 2 milyon 97 bin lira idari para cezası uygulandığını bildirdi.

13.06.2026 01:46:00
HABER MERKEZİ/AA
Çekirge toplayan yabancılara rekor ceza
Çekirge toplayan yabancılara rekor ceza

Tarım ve Orman Bakanlığı, Adıyaman'da Nemrut Dağı bölgesi kırsalında yasa dışı yollarla 135 çekirge toplayan 3 yabancı uyruklu kişiye toplam 2 milyon 97 bin lira idari para cezası uygulandığını bildirdi. Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda konuya ilişkin bilgi verildi.

Paylaşımda, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ekiplerince, yasa dışı yollarla Nemrut Dağı bölgesi kırsalında çekirge toplayan 3 yabancı uyruklunun, 26 poşet içinde 135 çekirgeyle yakalandığı belirtilerek şunlar ifade edildi: "Biyokaçakçılık faaliyeti yürüten şahıslar hakkında toplam 2 milyon 97 bin liralık idari para cezası uygulanmış, yasal süreç başlatılmıştır.

Ekosistemimizin dengesini bozacak ve doğal mirasımızı tehlikeye atacak her türlü eylemin karşısında durmaya, koruma ve kontrol faaliyetlerimizi tavizsiz bir şekilde sürdürmeye devam edeceğiz."

Milliyetleri açıklanmadı

Söz konusu yabancıların milliyeti açıklanmadı, cezanın tahsil edilip edilmediğine dair bilgi verilmedi.

Çekirgelerin özellikleri

Adıyaman'ın Kahta ilçesi sınırlarında 2 bin 150 metre yükseklikteki Nemrut Dağı'nda 20 santimetre uzunluğunda etçil çekirgeler yaşıyor. Uzmanlar, böcek türleri ve tarımsal açıdan zararlı haşerelerle beslenen 'saga ephippigera' türü çekirgenin çiftçi dostu olduğunu ve korunması gerektiğini belirtiyor.

Türkiye’yi sarsan suikastta skandal karar

Diyarbakır’da 24 Ocak 2001 tarihinde düzenlenen hain pusuda şehit edilen Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan ve 5 polis memurunun suikastına ilişkin davada skandal bir hukuki gelişme yaşandı

12.06.2026 20:08:00
Haber Merkezi
Türkiye’yi sarsan suikastta skandal karar
Türkiye’yi sarsan suikastta skandal karar
Diyarbakır'da 24 Ocak 2001 tarihinde düzenlenen hain pusuda şehit edilen Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan ve 5 polis memurunun suikastına ilişkin davada skandal bir hukuki gelişme yaşandı.

Yaklaşık çeyrek asırdır kırmızı bültenle aranan terör örgütü Hizbullah mensubu firari iki sanık hakkındaki kamu davası, yasal zaman aşımı süresinin dolması gerekçesiyle tamamen düşürüldü.

Kırmızı bültenler kaldırıldı, dosya kapatıldı



Saldırının ardından yürütülen soruşturmalar kapsamında, suikastın asli faillerinden oldukları gerekçesiyle 25 yıldır gıyaplarında yargılanan firari sanıklar Haşim Alabalık ve Murat Aktaş hakkındaki hukuki süreç son buldu.

Mahkeme, mevzuatta öngörülen zaman aşımı süresinin dolduğuna hükmederek sanıklar hakkındaki davayı düşürdü. Bu kararla birlikte, çeyrek asırdır yürürlükte olan yakalama emirleri ve uluslararası kırmızı bülten kararları da iptal edildi.

Hapiste tek bir sanık bile kalmadı



Diyarbakır Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan ile birlikte polis memurları Mehmet Kamalı, Sabri Kün, Mehmet Sepetçi, Atilla Durmuş ve Selahattin Baysoy'un şehit edildiği pusu, Türkiye tarihinin en karanlık suikastlarından biri olarak kayıtlara geçmişti.

Olayın ardından yakalanan ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan Hizbullah hükümlüleri, ilerleyen yıllarda "yeniden yargılama" talebinde bulunmuştu.

Mahkemelerin bu talepleri kabul etmesi üzerine, infazı durdurulan son sanıklar da Ocak 2019'da tahliye edilmişti. Cezaevinde hiçbir tutuklu veya hükümlünün kalmadığı dosyada, son firari iki sanığın davasının da zaman aşımıyla düşmesiyle birlikte, 6 şehidin verildiği Gaffar Okkan suikastı davası hukuken tamamen kapanmış oldu. Karar, kamuoyunda ve şehit ailelerinde büyük bir üzüntü ve tepkiyle karşılandı.

Fethiye'de Daltonlar ve Casperlar soruşturmasında yeni operasyon: 22 gözaltı

Fethiye merkezli 7 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, suç örgütleri adına keşif ve eylem yaptığı ve azmettirme faaliyetlerinde bulunduğu tespit edilen 22 şüpheli gözaltına alındı

12.06.2026 19:01:00
İHA
Fethiye'de Daltonlar ve Casperlar soruşturmasında yeni operasyon: 22 gözaltı
Fethiye'de Daltonlar ve Casperlar soruşturmasında yeni operasyon: 22 gözaltı
Muğla'nın Fethiye ilçesinde, suç örgütlerinin adını kullanarak suç işleyen şüphelilere yönelik başlatılan soruşturmada yeni bir aşamaya geçildi. Geçtiğimiz 20 Ocak'ta Muğla merkezli gerçekleştirilen ilk operasyonda "Daltonlar" ve "Casperlar" adlı yapılanmalara yönelik çalışmalarda 15 şüpheli yakalanmış, bunlardan 8'i tutuklanmıştı.






Alınan ifadeler ve ele geçirilen dijital materyallerin incelenmesi sonucu, suç örgütü adına keşif ve eylem gerçekleştirdiği ve azmettirme faaliyetlerinde bulunduğu tespit edilen şüphelilere yönelik 7 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 22 şüpheli gözaltına alındı.








Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından sağlık kontrollerinden geçirilerek adliyeye sevk edildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.