logo
28 EYLÜL 2026

AKP MYK'sı seçim sonuçları için toplandı

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AK Parti MYK'sına ilişkin gazetecilere açıklama yaptı. Çelik, "31 Mart seçimlerinin partimize dönük olarak mesajlarını en net, en derinlemesine bir şekilde okuyacağımızı, ele alacağımızı ifade ediyoruz" dedi 

03.04.2024 01:22:00
AA
 
AKP MYK'sı seçim sonuçları için toplandı
AKP MYK'sı seçim sonuçları için toplandı
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, parti genel merkezinde toplanan AK Parti Merkez Yürütme Kuruluna (MYK) ilişkin gazetecilere açıklama yaptı.

Beşiktaş'ta eğlence merkezinde çıkan yangın nedeniyle son derece üzgün olduklarını ifade eden Çelik, olayın hem Adalet hem İçişleri Bakanlıkları tarafından takip edildiğini aktardı.

Olayla ilgili tüm ihtimal ve ihbarların değerlendirildiğini söyleyen Çelik, "İnşallah daha fazla can kaybı olmasın diye ümit ediyoruz. İlk başta bir sayı açıklanmıştı ama binanın içinde olanlar olduğu için maalesef can kaybı sayısı arttı. Hepsine Allah'tan rahmet diliyoruz" ifadelerini kullandı.


'Dönüm noktası olacak'


31 Mart seçimlerden sonraki ilk MYK'nin seçimleri değerlendirmek üzere tek gündemle toplandığını aktaran Çelik, "Seçimler demokrasi tarihimize yakışan bir olgunlukla, demokrasi geleneğimize yakışan bir çerçeve içerisinde geçmiştir." dedi.

Seçimler için emek veren görevlilere ve partililere teşekkür eden Çelik, seçimlerin bir kez daha Türk demokrasisinin gücünü göstermesi bakımından önemli olduğunun altını çizdi.

Cumhur İttifakı teşkilatlarının büyük bir işbirliği içinde çalıştığını belirten Çelik, seçilen tüm adayları tebrik etti.

Seçimlerin demokrasi şöleni olduğunu söyleyen Çelik, şöyle devam etti:

"Her seçimin demokrasimizi kökleştiren, kurumsallaştıran bir yanı da vardır. Bütün bu kökleştirme ve kurumsallaştırma neticesinde demokrasimiz bu seçimler vasıtasıyla güç kazanmıştır. Demokrasimiz bir kere daha kökleşmiştir ve sonuç olarak kazanan demokrasinin gerçek sahibi olan milletimiz ve vatandaşlarımız olmuştur. Siyasetin sicil amiri vatandaşlarımızdır. Vatandaşlarımız, siyaset kurumuna dönük takdir ve uyarılarını sandık yoluyla gerçekleştirirler. Vatandaşlarımızın sandık yoluyla verdiği bu mesajlar, takdir ve uyarılarını bu şekilde gerçekleştirmeleri Türkiye'nin, Türkiye Yüzyılı'na ilerlerken şimdiye kadar olduğu gibi en büyük gücü olmaya devam edecektir. 31 Mart seçimlerinin partimize dönük olarak mesajlarını en net, en derinlemesine bir şekilde okuyacağımızı, ele alacağımızı ifade ediyoruz. Her seçim olduğu gibi 31 Mart önümüzdeki dönemde izleyeceğimiz yol ve üreteceğimiz siyasetler açısından bir dönüm noktası olacaktır."


'Derinlemesine ele alacağız'


Şimdiye kadar 18 kez seçimlerde milletin huzuruna çıktıklarını ifade eden Çelik, "Bu seçimde yüksek teveccüh gösterilen yerlerde daha iyisini yapmak için, bu teveccühe layık olmak için elimizden gelen gayreti çok güçlü bir şekilde göstereceğiz. Arzu ettiğimiz sonuçlara ulaşamadığımız yerler var, bu yerlerle ilgili olarak da verilen mesajı, sonucun niçin böyle olduğunu, milletimizin değerlendirmesinin neden böyle gerçekleştiğini bütün boyutlarıyla derinlemesine ele alacağız." dedi.

Milletin var ettiği bir parti olduklarını aktaran Çelik, sadece yönetime gelirken milletin sesini dinleyip yönetime geldikten sonra başka seslere kulak açmadıklarını, milletin sesini hep dinlediklerini vurguladı.


'Uygun siyasetler üretmeye devam edeceğiz'


Çelik, takdir gören doğruları artırmak için değerlendirmeler yapacaklarını belirterek, şöyle konuştu:

"Milletimiz, arzu ettiğimiz sonuçlara ulaşamadığımız yerlerde uyarılarda bulunmuştur, eleştirileri vardır, itirazları vardır, bunların hepsi başımızın gözümüzün üzerindedir. Bu mesajı bütün boyutlarıyla almak ve değerlendirmek bizim boynumuzun borcudur, demokratik anlayışımızın gereğidir, milletin mesajını almak siyasi namusun bir gereğidir. Bu mesajı doğru şekilde almak, milletimizin itirazlarını, uyarılarını yerli yerince değerlendirmek için gayretimizi sürdürüyoruz. AK Parti kurulları sorumluluğunu yerine getirecek, tüm mesajları alınacağı bir şekilde, buna uygun siyasetler üretmeye devam edecektir."

AK Parti'nin sahibinin millet olduğunu dile getiren Çelik, milletin verdiği mesajın kendileri için yol haritası olduğunu bildirdi.

Milletin verdiği mesajın sandık sandık değerlendirildiğini vurgulayan Çelik, şunları kaydetti:

"Esas olan sokağın sesini en doğru şekilde dinlemektir. Vatandaşımız irade gösterdiği zaman buna teslim oluruz, bunu büyük bir hürmetle karşılarız, buna dönük olarak itirazımız ve eleştirimiz olamaz. İtiraz hakkı, eleştiri hakkı, uyarı hakkı millete aittir. Bunu dinlemesi gereken kurum da siyaset kurumudur, siyasi partilerdir. Milletimizin ortaya koyduğu gerileme ifade eden sonuçları ciddi bir şekilde ele alacağımızdan, siyaseti önümüzdeki dönemde milletimizin taleplerine, vatandaşımızın uyarlarına göre yapılandıracağımızdan hiç kimsenin bir kuşkusu olmasın."


'Türkiye'nin önünde bir seçim gündemi yok'


Ömer Çelik, "4,5 yıldan daha fazla bir zaman için Türkiye'nin önünde bir seçim gündemi yok. Bu sürede hem iç politikada hem dış politikada güçlü bir siyaset oluşturmaya devam edeceğiz" dedi.

Çelik, yaptığı açıklamada, milletin sandık yoluyla verdiği mesajın önemli bir yol gösterici olduğunu ve bu mesajı hürmetle karşıladıklarını vurguladı.

Bu mesajın en kapsamlı şekilde değerlendirileceğini ifade eden Çelik, bu çalışmaları, il, ilçe, mahalle bazlı yürüteceklerini ve vatandaşın mesajlarının AK Parti siyasetine yön göstermeye devam edeceğini ifade etti.

Çelik, demokratik bir tutumla, demokrasiyi korumaya, güçlendirmeye, milletle aynı istikamet doğrultusunda hareket etmeye verdikleri önemi bundan sonra devam ettireceklerinin altını çizerek "Farklı toplumsal kesimlerin verdiği mesajlar var. Bu mesajlar yerli yerine oturtulacak, doğru bir şekilde değerlendirilecek, AK Parti genel merkezinden, bütün yetkili kurullarımızdan başlayarak, illerde, ilçelerimizde en ufak birimlere kadar bütün siyaset tarzımıza sirayet edecektir" diye konuştu.


'Millet eksenli siyaset siyasi hareketimizin iliklerine işlemiştir'


AK Parti Sözcüsü Çelik, milletin verdiği desteğin yanında uyarılarına, eleştirilerine ve itirazlarına da müteşekkir olduklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu bizim daha doğrusunu yapmamız için en büyük yol göstericimiz, pusulamız olmaya devam edecektir. Burası milletin kurduğu bir partinin genel merkezidir ve gereği ona göre yapılacaktır. Bütün birimlerimiz çalışmalarına bu çerçevede başlamıştır. Bu MYK'da da Genel Başkanımızın, Cumhurbaşkanımızın verdiği mesaj; milletin talebi doğrultusunda, millet eksenli siyaseti yeni dönemde daha da güçlendirmek için yapılması gerekenlerin hepsinin ele alınması, özeleştiriden başlayarak bütün verilen mesajların doğru bir şekilde değerlendirilmesi şeklindedir.

Genel Başkan'ımızın, Cumhurbaşkanı'mızın her zaman vurguladığı 'millet eksenli siyaset' bizim siyasi hareketimizin iliklerine işlemiştir, DNA'sı olmuştur, bundan sonrasında böyle olmaya devam edecektir."


'Yeni Anayasa, gelecek nesillere borcumuzdur'


Türkiye'nin seçim sürecini tamamladığına işaret eden Çelik, "Dolayısıyla 4,5 yıldan daha fazla bir zaman için Türkiye'nin önünde bir seçim gündemi yok. Hem iç politikada hem dış politikada güçlü bir siyaset oluşturmaya devam edeceğiz. Millet eksenli bu siyaseti, Türkiye'nin daha iyi noktalara gelmesi, daha güçlü etkiler ve tesirler yaratabilmesi için güçlü bir siyasete dönüştürmeye devam edeceğiz" dedi.

Çelik, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Demokratik reformlar, her zaman gündemimizde olacak. Sistemde aksayan yerlerin düzeltilmesi bakımından bu reformlar yapılacak. Yeni Anayasa, gelecek nesillere borcumuzdur, bununla ilgili çalışmalar yapılacak. Farklı toplumsal kesimlerin durumlarının iyileştirilmesine dönük olarak uyguladığımız güçlü ekonomik programın sonuçlarını aldıkça, onların durumlarının iyileştirilmesine dönük adımlar atmaya devam edeceğiz. Deprem bölgesinin yeniden ihya edilmesi, oradaki hayatın tamamen normale dönmesi, yaraların sarılması en önemli gündemimiz olmaya devam edecek."

Bölgesel ve küresel gelişmeleri yakından takip ettiklerini aktaran Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın en önemli gündem maddesinin Gazze olduğunu, terörle mücadelenin de asli gündemleri olmaya devam edeceğini söyledi.


'Seçilen belediye başkanlarını tebrik ediyoruz'


AK Parti Sözcüsü Çelik, "Bütün partilerden seçilen belediye başkanlarını tebrik ediyoruz ve onların milletimiz için hayırlı işler üretmesini temenni ediyoruz. Milletimiz için yapacakları hayırlı işlerde onlara destek olacağımızı buradan net bir şekilde ifade etmek isterim. Tabii demokratik yolla, meşruiyet içinde seçilmiş olmak son derece önemlidir, kıymetlidir. Bu çerçevede doğru işlere imza atmaları, millet iradesinin hakkını vermeleri anlamına gelecektir" ifadelerini kullandı.

MYK'nin Seçim İşleri Başkanlığı, Yerel Yönetimler Başkanlığı, Strateji Heyeti Başkanlığının sunumları çerçevesinde, bütün boyutlarıyla seçim süreci ve seçim sonuçlarını ele almaya devam ettiğini aktaran Çelik, bütün birimlerin de öncelikli gündeminin bu olduğunu, bu konuda raporlar oluşturulacağını ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a sunulacağını dile getirdi.


'İnsanlık tarihinin gördüğü en büyük soykırım ve katliamlardan biri'


AK Parti Sözcüsü Çelik, açıklamasında, Gazze'de yaşananlara da dikkati çekerek şunları kaydetti:

"Gazze'de Şifa Hastanesi'nin etrafında bulunan ölü insan bedenleri, cesetler İsrail'in gerçekleştirdiği soykırımı bir kere daha, net bir şekilde göstermiştir. Bu, insanlık tarihinin gördüğü en büyük etnik temizlik, soykırım ve katliamlardan bir tanesidir. Bunu bir kere daha lanetliyoruz ve bu çerçevede, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin ateşkes kararının uygulanması ve Uluslararası Adalet Divanı'nın istediği ek tedbirlerin hemen harekete geçmesi gerektiğini bir kere daha ifade ediyoruz."

Sandıklara gidip oy kullanarak demokrasiye güç veren, oyların hatasız sayılması için sandık başlarında bekleyen bütün partilerden vatandaşlara da teşekkürlerini ileten Çelik, kazananın 85 milyon vatandaş, demokrasi olduğunu kaydetti.


Van'da yaşanan olaylar


AK Parti Sözcüsü Çelik, bir gazetecinin, "Van'da yaşanan olaylarla ilgili değerlendirmeniz ne olur?" sorusu üzerine, bu konunun, il seçim kurulunun takdirinde ve yasal mevzuatla ilgili olduğunu belirtti.

Çelik, memnu hakların iadesi konusunda gereken şartların yerine gelmemesi sebebiyle İl Seçim Kurulunun böyle bir kararı aldığını dile getirerek şunları söyledi:

"Bu, siyasi alanın müdahale ettiği, hükümet alanının müdahale edebileceği bir alan değil. Burada İl Seçim Kurulu yetkili daha sonra da YSK en nihai karar merci olarak yetkili. İtiraz edeceklerse yapacakları itiraz mekanizmaları bellidir. Demokratik tepkimizi gösterelim deniliyor, sonra sokaklar yakılıp yıkılmaya başlanıyor ve polise saldırı oluyor. Demokratik tepkiyi göstermek herkesin hakkıdır ama bunu şiddet olaylarına dönüştürmenin demokrasiyle bir bağı yoktur."


'MYK'de sadece seçim gündemi değerlendirildi'


"Bugünkü toplantıda kongre süreci ele alındı mı? MYK'de bir değişiklik bekleyelim mi?" soruları üzerine Çelik, MYK'de sadece seçim gündemi değerlendirildiğini, bununla ilgili herhangi bir şekilde bir kongre sürecinin ya da başka bir şeyin konuşulmadığını belirtti.

Çelik, "Muhalefetten erken seçimle ilgili bazı çağrılar geliyor. Bununla ilgili ne söylemek istersiniz?" sorusu üzerine, bu çağrıların mantığının olmadığını, genel seçimin 14 Mayıs-28 Mayıs 2023 sürecinde yapıldığını, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ve Cumhurbaşkanlığı Kabinesinin 5 yıllık yetki sahibi ve kalan dönemde de 4,5 yıldan fazla sürenin olduğunu hatırlattı.

Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı

Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı

28.09.2026 14:27:00
İhlas Haber Ajansı
 
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı.

Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma çerçevesinde, İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele ekiplerince DEAŞ'a yönelik operasyon gerçekleştirildi.



Jandarma ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında yabancı uyruklu R.K.Q.B., W.K.Q.B., R.H.K.B., N.T.H.M. ve N.T.G. isimli şahısların adresleri tespit edildi.

Belirlenen adreslere Özel Harekat Timlerinin de katılımıyla eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 5 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Şüpheliler, sağlık kontrollerinin ardından işlemleri yapılmak üzere İl Jandarma Komutanlığına götürüldü.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü

Osmaniye'de yeğeni tarafından görev yaptığı okulda silahla vurulan öğretmen hayatını kaybetti

28.09.2026 14:11:00 / Güncelleme: 28.09.2026 14:14:16
İHA
 
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Olay, merkez Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nde yaşandı.

Okulda görev yapan Edebiyat Öğretmeni Mehmet Bilgili, ilk bilgilere göre yeğeni olan A.B. tarafından silahla vuruldu.



İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekibi sevk edildi.

Sağlık ekiplerinin kontrollerinde Bilgili'nin hayatını kaybettiği belirlendi.

Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı

Osmaniye'nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü'nde, Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, saldırıyı gerçekleştirdiği belirtilen A.B.'nin yakalanarak gözaltına alındığını açıkladı

28.09.2026 13:44:00 / Güncelleme: 28.09.2026 13:50:04
Haber Merkezi
 
 Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı
 Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı
Osmaniye'nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü'nde, Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili ilahlı saldırı sonucu ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan öğretmen tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Osmaniye Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti, şüpheli A.B.'nin kısa sürede yakalanarak belirtirken saldırganın öğretmenin yeğeni olduğunu açıkladı.

Yeğeni olduğu ortaya çıktı
Valiliğin açıklamasına göre olay, 28 Eylül 2026 tarihinde meydana geldi. Merkeze bağlı Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde Türk dili ve edebiyatı öğretmeni Mehmet Bilgili, aralarında husumet bulunan yeğeni A.E. Bilgili'nin silahlı saldırısına uğradı. İhbar üzerine okula 112 Acil Sağlık ve jandarma ekipleri yönlendirildi.
Tabancayla açılan ateş sonucu ağır yaralanan öğretmen, ambulansla kaldırıldığı hastanede müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Okula giden Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, yetkililerden bilgi aldı.

Zanlının psikolojik sorunları olduğu açıklandı
Serdengeçti, gazetecilere, saldırının eğitim öğretimle alakası olmadığını söyledi.
Öğretmen ile yeğeni arasında husumet bulunduğunu dile getiren Serdengeçti, şöyle konuştu:
"Zanlı şizofren, psikiyatri bağlamında uzun yıllardır tedavisi devam ediyor. Daha önce öğretmenimizin kendisini yetiştirdiği, evlat olarak baktığına yönelik bilgiler var elimizde. Fakat son dönemlerde husumet oluşuyor, şizofreni kaynaklı çeşitli iddialardan kaynaklı bu menfur saldırıyı gerçekleştiriyor. Gerek kolluk kuvvetlerimizce gerek Cumhuriyet Başsavcılığınca aydınlatacaktır. Burada öğrenci ve eğitime dönük bir saldırı değil."
Vali Serdengeçti, saldırganın amcası olan öğretmeni hedef aldığını belirterek, "Okulumuzun bahçesinde hedef alıyor. Geçmiş olsun, başımız sağ olsun." dedi. Serdengeçti, şüphelinin yakalandığını ve olayda kullanılan ruhsatsız tabancanın ele geçirildiğini ifade ederek, "Kendisinin, öğretmene husumete dönük çeşitli iddiaları var fakat saldıran kişinin şizofreni belirtileri olduğunu biliyoruz." diye konuştu.

TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak

TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak

28.09.2026 13:35:00
AA
 
TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak
TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un katılımıyla, 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışı dolayısıyla ilk olarak Meclis'teki Atatürk Anıtı'na saat 13.00'te çelenk konulacak, saygı duruşunda bulunulacak ve İstiklal Marşı okunacak.

Anıttaki törenin ardından TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanı Kurtulmuş başkanlığında saat 14.00'te açılacak.

Kurtulmuş, yapacağı sunuş konuşması sonrasında Genel Kurul'a Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı takdim edecek, ardından İstiklal Marşı okunacak. Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan, Genel Kurul'a hitap edecek.

Meclis başkanlarının yasama yılı açılışı dolayısıyla geleneksel olarak verdiği resepsiyon, Kurtulmuş'un ev sahipliğinde TBMM Tören Salonu'nda saat 18.30'da gerçekleştirilecek.

Yasama yılının açılışında devlet protokolü ile davetiye gönderilen izleyiciler dışında TBMM'ye ziyaretçi kabul edilmeyecek.

Genel Kurul, yeni yasama yılının ilk mesaisini 6 Ekim'de yapacak.

Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek

Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek. Yenilik Partisi'nin isim benzerliği itirazıyla başlayan süreçte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı daha önce Yeni Parti'ye isim değişikliği yönünde tebligat göndermişti

28.09.2026 13:30:00
Haber Merkezi
 
 Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek
 Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek
Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek. Yenilik Partisi'nin isim benzerliği itirazıyla başlayan süreçte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı daha önce Yeni Parti'ye isim değişikliği yönünde tebligat göndermişti.

AYM'nin 24 Eylül'de yayımladığı 29 Eylül Genel Kurul gündeminin ilk sırasında, E.2026/9 (Değişik İşler) numaralı dosya yer aldı. Gündemde dosyanın konusu, "Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 96. maddesine aykırılığı ileri sürülerek anılan Kanun'un 104. maddesi gereğince hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine karar verilmesi talebi" olarak belirtildi.

Süreç, Yenilik Partisi'nin itirazıyla başladı
Öztürk Yılmaz'ın genel başkanlığını yaptığı Yenilik Partisi, "Yeni Parti" adının kendi parti adıyla karıştırılabileceğini savunarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurdu. Yılmaz, "Yeni" ve "Yenilik" ifadelerinin seçmen açısından karışıklığa yol açabileceğini ve Yeni Parti isminde ayırt edici bir ek bulunmadığını ileri sürdü.

Başvurunun ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 14 Eylül'de Yeni Parti'ye isim değişikliği talebi içeren bir tebligat gönderdi. Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir ise parti adının belirlenmesinde mevcut içtihatların dikkate alındığını belirterek isim benzerliği iddiasına karşı çıktı.

İki seçenek konuşuluyor
Yeni Parti yetkilileri isim benzerliği olmadığını belirtmiş, "Buna rağmen aksi yönde bir karar çıkarsa küçük bir değişiklikle yola devam ederiz" mesajını vermişti.

Kulislerde "Halkın Yeni Partisi" ve "Değişim Partisi" gündeme gelen seçenekler arasında yer alıyor.

Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu

Gaziantep-Nurdağı kara yolunda yolcu otobüsü ile otomobilin kafa kafaya çarpıştığı feci kazada hayatını kaybeden 2'si çocuk 7 kişinin kimlikleri belirlendi. Otomobilde bulunan ve aynı aileden olan kurbanların cenazeleri otopsi işlemlerinin ardından Hatay'a gönderilirken, hastaneye kaldırılan 16 yaralıdan birinin durumunun ciddiyetini koruduğu açıklandı

28.09.2026 11:40:00 / Güncelleme: 28.09.2026 11:43:58
Haber Merkezi
 
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep'in Şehitkamil ilçesi kırsal Acaroba Mahallesi yakınlarında dün akşam saat 18.06'da meydana gelen, 34 HBS 100 plakalı yolcu otobüsü ile 31 AHB 98 plakalı otomobilin çarpıştığı feci kazanın bilançosu netleşti.

Hatalı sollama sonucu kontrolden çıkan otomobilin şerit ihlali yaparak otobüsün önüne kırılmasıyla gerçekleşen kazada, adli tıp kurumundaki kimlik tespit çalışmaları tamamlandı.

Aynı aileden 7 can yok oldu

Yapılan incelemelerin ardından otomobilde can veren sürücü ve yolcuların tamamının Hatay nüfusuna kayıtlı akrabalar olduğu belirlendi. Feci kazada hayatını kaybeden vatandaşların isimleri şu şekilde açıklandı:

• Gülistan Özdemir (46)

• Nisanur Özdemir (23)

• Zeynep Alin Özdemir (6 - Çocuk)

• Senem Gökşen (44)

• Atakan Gökşen (1 - Bebek)

• Fatma Balık (73)

• Gülhan Yaman (47) 

Gaziantep Adli Tıp Kurumu morgunda geceden bu yana süren otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından, 7 kişinin cenazesi ailelerine teslim edilerek defnedilmek üzere memleketleri Hatay'a uğurlandı.

1 kişinin hayati tehlikesi sürüyor

Kazanın ardından yan yatan midibüsten çıkarılarak kentteki çeşitli hastanelere sevk edilen 16 yaralının tedavisi hassasiyetle sürdürülüyor. Gaziantep Vali Yardımcısı İlker Eker, ilk saatlerde otobüsteki yolcuların büyük bölümünün hafif ve orta dereceli yaralanmalara sahip olduğunu bildirmişti.

Ancak gelişmeleri yakından takip eden İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi sosyal medya hesabından yaptığı son güncellemede, yaralılardan 1 vatandaşın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğunu ve hayati tehlikesinin devam ettiğini duyurdu. Diğer 15 yaralının ise genel durumlarının iyi olduğu ve hayati risklerinin bulunmadığı öğrenildi.

Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından görevlendirilen 1 Başsavcı Vekili ve 2 cumhuriyet savcısı eşliğinde, otobüs içi kameralar ve çevre güvenlik kameraları incelenerek kazayla ilgili geniş çaplı adli tahkikat sürdürülüyor.

Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor

28.09.2026 11:30:00
Haber Merkezi
 
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor.

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor.

İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen iddianameye göre bu suçlamalar, "cumhurbaşkanına hakaret", "halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama" ve "suçu ve suçluyu övme" olarak sıralanıyor.

Göktaş'ın X hesabından yapılan 27 Eylül'de yapılan bir paylaşımda komedyenin yeni bir mektubu yer aldı.

Duruşmayı hatırlatarak başlayan mektupta, "88 gün sonra ilk kez kelepçeleneceğim ve araba kornası duyacağım. Kelepçeyi özlemediğim kesin, bakalım araba kornasını özlemiş miyim? İyiyim. Güneş olmadan da yaşanıyormuş, güneş abartılmış bir balonmuş" ifadeleri yer aldı.

32 yaşındaki Göktaş, "kuyu tipi" olarak adlandırılan Tekirdağ Karatepe Cezaevi'nde güneş görmeyen bir hücrede tutuluyor.

Gösterisindeki ifadeleri nedeniyle 29 Haziran'da hakkında soruşturma başlatılan Göktaş, yurtdışı tatili dönüşünde 2 Temmuz'da havalimanında gözaltına alınmış ve 3 Temmuz'da tutuklanmıştı.

28 Ağustos'ta komedyen hakkında "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ve "cumhurbaşkanına hakaret" suçlamalarından tahliye kararı verilmiş ancak cezaevinden çıkmadan "suçu ve suçluyu övmek" suçlamasıyla yeniden tutuklanmıştı.

Ancak savcılık Göktaş'ın tahliye kararının kaldırılarak üzerine atılı suçlardan yeniden tutuklanmasını talep etti ve komedyenin "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ile "cumhurbaşkanına hakaret" suçlarından ayrı ayrı tutuklanmasına oy birliğiyle karar verildi.

Daltonlar isimli suç örgütünün eylemlerini övme suçu işlediği iddiasıyla mahkemeye çıkarılan Göktaş, SEGBİS ile yaptığı savunmada suçlamayı reddetmişti.

Göktaş uzun süredir sergilediği gösteriyi 24 Haziran'da YouTube'a yüklemişti.

Video üç ayda 15 milyondan fazla izlendi.

İddianamede neler var?
İddianamede Göktaş'ın "Ölü Deniz" adlı gösterisinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında kullandığı bazı ifadelerin eleştiri sınırlarını aştığı ve Cumhurbaşkanı'nın şeref ve saygınlığını zedelediği öne sürülüyor.

Savcılık ayrıca gösteride yer alan bazı bölümlerin, İslam dininin mensuplarını ve dini pratikleri konu alan ifadeler nedeniyle toplumun bir kesimini diğer kesimine karşı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği görüşünü dile getiriyor.

Bu bölümde özellikle oruç tutan canlı bombalar ve Kur'an konulu şakalar ile Göktaş'ın dalgıçlarla ilgili sözlerinin haşema giyen kadınlarla ilgili olduğu çıkarımı yer alıyor.

Bir diğer suçlama ise kamuoyunda "Daltonlar" olarak bilinen suç örgütüne ilişkin stand-up bölümüne dayanıyor.

Savcılık, bu bölümdeki ifadelerin suç örgütünün faaliyetlerini övücü ve meşrulaştırıcı nitelik taşıdığını savunarak "suçu ve suçluyu övme" suçunun oluştuğunu ileri sürüyor.

İddianamede, gösteriyle ilgili 500'den fazla CİMER başvurusu ve çok sayıda şikâyet dilekçesi verildiği belirtildi.

Söz konusu ifadelerin kamu düzeni açısından "açık ve yakın tehlike" oluşturduğu değerlendirmesi de yer aldı.

Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi

Emniyet Teşkilatı Sendikası’nın 28 Eylül’de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından “polisler greve gidiyor” iddiaları gündeme geldi

28.09.2026 10:37:00
Haber Merkezi
 
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın 28 Eylül'de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından "polisler greve gidiyor" iddiaları gündeme geldi. Emniyet Genel Müdürlüğü ise eylemin polisleri kapsamadığını açıkladı.

Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), sosyal medya ve bazı haber sitelerinde yayılan "polisler 28 Eylül'de iş bırakacak" iddialarına ilişkin açıklama yaptı. EGM, iş bırakma kararı alan sendikanın üyelerinin sivil personelden oluştuğunu belirterek polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi.

Sendika neden iş bırakma kararı aldı?

Tartışmanın başlangıcında ise Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın açıklaması bulunuyor. Sendika, 28 Eylül Pazartesi günü öğleden sonra Türkiye genelinde iş bırakma eylemi yapacağını duyurdu.

Sendika kararının gerekçeleri arasında emniyet teşkilatındaki intihar vakaları, ekonomik ve sosyal sorunlar, ağır çalışma koşulları, mobbing, emeklilikte yaşanan gelir kayıpları ve özlük haklarındaki eşitsizlikler gösterildi.

Sendika ayrıca son beş günde yedi emniyet teşkilatı mensubunun yaşamına son verdiğini, Bursa ve İstanbul'da iki teşkilat mensubunun ise intihar girişiminde bulunduğunu açıkladı. Anayasa Mahkemesi önündeki eylem sırasında emekli bir emniyet mensubunun yaşamına son vermesi de açıklamada hatırlatıldı.

"Bu tablo artık görmezden gelinemez"

Sendika, yaşananların ardından yalnızca sorunların dile getirilmesinin yeterli olmadığını belirterek eylem kararı aldığını duyurdu. Açıklamada 3600 ek gösterge, yardımcı hizmetler sınıfının sorunları, eşit işe eşit ücret ve Emniyet Meslek Kanunu gibi başlıklarda çözüm bekleyen sorunlara da dikkat çekildi.

EGM: Polisler eyleme katılmayacak

Tartışmaların "polisler bugün görev bırakacak" şeklinde yayılması üzerine EGM devreye girdi. Kurum, 28 Eylül'deki iş bırakma kararının sendika üyesi sivil personeli ilgilendirdiğini, polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların ise gerçeği yansıtmadığını açıkladı.

Böylece 28 Eylül'deki iş bırakma tartışmasının, emniyet teşkilatındaki çalışma koşulları ve özlük haklarına ilişkin sorunlardan kaynaklandığı; ancak EGM'ye göre eylemin görevdeki polisleri kapsamadığı ortaya konuldu.

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

28.09.2026 06:00:00
AA
 
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar sürüyor.

Soruşturma kapsamında Başsavcılığın ilgili kurumlara yazdığı müzekkerede kişi ve kurumların hesaplarında bulunan sermaye piyasası araçlarının dondurulmasının talep edildiği bildirildi.

Yazıda, ilgili kurumlar nezdinde mal varlığı ve para hareketlerine yönelik tedbir uygulanan firmalar ve fonlarla alakalı olarak, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve ilgili kurullar tarafından yeni değerlendirme ve bildirimlerin yapıldığı belirtildi.

Bu doğrultuda, söz konusu tedbirlerin ve mal varlığının dondurulması kararının kaldırılmasına karar verildiği kaydedildi.

Soruşturmada tedbir kararı kaldırılan 45 firma ile 19 fonun bulunduğu, gerçek kişiler üzerindeki tedbirin ise devam ettiği öğrenildi.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temini talep edilmişti.

Şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, bunların 2024'ten bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş-çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi istenmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturmada, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi tutuklanmıştı.

Gözaltına alınan Enver Çevik ve Kemal Akkaya, savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan da adliyeye sevk edilmiş ve tutuklanmıştı.

Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Furkan Baki, Murat Keçeci, Ramazan Erbey, İlhan Aygül, Salih Can Bülbül, Selçuk Kahya, Uğur Akkafa, Samet Çetinel, Celal Yarız, İsmail Ege, Mehmet Yıldırım, Lütfi Çetinel, Berkan Gülen ve Mehmet Erbey'in tutuklanmasına, 3 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar verilmişti.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen 19 şüpheli tutuklanmış, 2 zanlı ise adli kontrol şartıyla salıverilmişti.

Devam eden soruşturmada 8 zanlı daha gözaltına alınmış, 6'sının tutuklanmasına hükmedilmişti.

Böylece soruşturmada tutuklananların sayısı 51'e ulaşmıştı.

Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener'le birlikte hakkında yakalama kararı çıkarılan Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel de gözaltına alınmıştı. 

Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu

Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu

27.09.2026 19:06:00 / Güncelleme: 27.09.2026 19:08:31
Haber Merkezi
 
Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu
Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu
Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin olarak başlatılan soruşturmada daha önce gözaltına alınıp 4 gün önce serbest bırakılan cezaevi doktoru Turgay Tamer, Büyükçekmece'deki evinde ölü bulundu. Tamer'in kesin ölüm nedeni, otopsinin ardından belirlenecek.

Kozinoğlu'nun 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde ölümüne ilişkin olarak yeniden başlatılan soruşturmada cezaevi ve sağlık kayıtlarında dikkat çeken ayrıntılar ortaya çıkmış, Kozinoğlu'nun ilk yardım çağrısının ardından cezaevi görevlilerinin koğuş kapısını yaklaşık 10 dakika sonra açtığı, 112'ye ise olaydan yaklaşık 17 dakika sonra haber verildiği tespit edilmişti. Ayrıca Kozinoğlu'nun ilk yardım çağrısından sağlık ekibinin kendisine ulaşmasına kadar 29 dakika 36 saniye geçtiği belirlenirken, kampüste bulunması gereken ambulans ekibinin yemek için Silivri merkeze gittiği, nöbetçi doktorun ise olaydan haberdar edilmediğini söylediği belirtilmişti.

Başsavcılık tarafından yapılan bilgilendirmede, Tamer'in Kozinoğluna herhangi bir tıbbi müdahalede bulunmadığını belirtildi.

Serbest bırakıldı, 4 gün sonra öldü
Soruşturmada ikinci dalga operasyon düzenlenmiş, operasyonda cezaevi doktoru Tamer de gözaltına alınmıştı. Tamer, serbest bırakılmasından 4 gün sonra Büyükçekmece'deki evinde ölü bulundu.

Tamer'in hâlihazırda el ayak iltihabı rahatsızlığının bulunduğu ve iltihap şişliklerinden dolayı yürümekte dahi zorlandığı; bu sebeple bir süredir doktorluk mesleğini de yapamadığı belirtildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.