logo
28 TEMMUZ 2026

ANALİZ

02.07.2001 00:00:00
 
Al Miloseviç'i ver parayı!

Son günlerde dünya medyasının ortak konusu Miloseviç. Bosna ve Kosova'da 250 bin kişiyi acımasızca katlettiren, eski Yugoslavya'yı 11 yıl boyunca diktatörce yöneten eli kanlı devlet başkanı... Miloseviç, Yeni Yugoslavya'daki yönetimin eliyle Hollanda'nın Lahey kentindeki Uluslararası Savaş Suçluları (USSM) Mahkemesi'ne teslim edildi. Bu gelişme, uluslararası hukuk açısından bir mihenk taşı.

Böylece USSM'nin sadece 'küçük balıklardan' hesap sorduğuna yönelik iddialar etkisiz kılınmak isteniyor. Eski bir devlet başkanının Lahey'de sanık olarak yargılanabilmesi, Savaş Suçluları Mahkemesine önem kazandırıyor kuşkusuz. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan'ın bu şekilde dünya çapında bütün diktatörlerin uyarıldığını vurgulaması da anlamlı.

Önemli olan karar

Ülkemizde son bir yıl içinde yapılan 'hayvan ve bitki isimli, doğa olaylı' onca operasyonun önemli bir kısmının 'fos çıktığını' hesaba kattığımızda, sahip oldukları bankaların içini boşaltarak memleketimizi krize itenlerin bir bir 'tahliye olmalarını' dikkate aldığımızda; böyle bir durumda önemli olanın sonuç, hukuki tabirle 'karar' olduğunu anlamak zor değil. Şimdi sıra Lahey'deki yargıçlarda. Umut edelim ki, onlar Slobodan Miloşeviç davasına iyi hazırlanmış olsunlar. Bosna'yı bizzat kan gölüne çeviren Radovan Karaciç ve Radko Mladiç gibi kasaplar hala serbest olduğundan, yargıçlar, önemli delil eksikliği ile karşı karşıya kaldıklarını öne sürebilirler. Hiç şüphesiz Miloşeviç'in avukatları da, eski devlet başkanı ile faillerin (Örneğin Bosna'da yüzbinleri katlettiren Karadziç, Mladiç gibiler) arasında bir emir komuta zinciri olmadığını kanıtlamaya çalışacaklar. Bu belki Bosna'daki mezalimleri için öne sürülebilecek bir çıkış yolu. Bunda da başarılı olamayacaktır Miloseviç... Ama ya Kosova. Miloseviç'in orada yapılan mezalimleri bizzat yönettiği konusunda en küçük bir şüphe yok. Miloseviç'in avukatları katilin tek savunma yolu olan bu iddiayı USSM'deki yargıçlara yutturmayı başarırsa, bu durum uluslararası mahkeme açısında korkunç bir siyasi fiyasko olur.

Hesaplar... Hesaplar

Slobodan Miloseviç, Yeni Yugoslavya Başbakanı Zoran Ziziç'in girişimiyle Lahey'e teslim edildi. Çıkarlarını ön planda tutmayı seven Ziziç, Avrupa Birliği'nden yüklü miktarda para koparabilmek için, Miloşeviç'i özel uçağı ile bile götürüp kendi elleriyle teslim etmeye hazırdı aslında. Bugüne kadar Ziziç, Devlet Başkanı Koştunica ve eski politikacılar tarafından engelleniyordu. Onlar Miloşeviç'in iadesinin hukuki sorumluluğunu üstlenmek istemiyorlardı. Ancak Ziziç, şu atasözünü çok iyi biliyordu: "Vakit nakittir!

Miloşeviç'in Lahey'e teslim edilmesinin nedenlerinden biri kuşkusuz ekonomik. Belgrad'ın ihtiyacı iyi niyet değil, para. Avrupa Birliği kreditörler toplantısı öncesi Miloşeviç'in Lahey'e tesliminin bir tesadüf olup olmadığı konusunda, kimse yorum bile yapmaya gerek duymuyor. Çünkü söz konusu olan, ekonomisi tamamen çökmüş bir ülke için tam 2.8 milyar Marklık bir yardım. Yugoslavya'nın formülü açık: "Al Miloşeviç'i ver parayı. Ne demişler: Amaca ulaşmak için her yol mubahtır..."

Ancak madalyonun bir yüzünde gıcır gıcır Alman Markları olsa da, öteki yüzünde farklı hesapların olmadığını da kimse söyleyemez.

Malumunuz üzere, 16 Şubat 1999'da İsrail ve ABD istihbarat servislerinin de katkılarıyla PKK'nın elebaşı Apo, Kenya'dan üstelik de İnterbank ve Etibank'ın içini boşaltmakla yargılanan Cavit Çağlar'ın uçağıyla Türkiye'ye getirilmişti. PKK'nın elebaşı İmralı'da hukuka uygun bir biçimde yargılandı. İdam cezasına bile çarptırıldı. Ama siyasi nedenlerle bu cezanın infazı yerine getirilemiyor. Üstelik PKK'nın elebaşı "İmralı'da konforlu bir hayat" sürdürüyor.

Lahey'deki yargıçlar da Miloseviç'i yargılayacaklardır. Verecekleri ceza konusunda şu anda bir değerlendirme yapmak mümkün değil ama Miloseviç, şayet hapis cezasına çarptırılırsa, konforlu bir hayat süreceği kuşkusuz! Çünkü anlaşma böyle kurulmuş...

Ziziç'in kararı sadece ekonomik hesaplara da dayanmıyor. Miloşeviç'i teslim etmekle, Ziziç, Sırp halkını ağır bir yükten, Balkanlar'da yaşanan her olumsuzluğun suçlusu olma damgasından kurtardı. Lahey'de, bireylerin suçları cezalandırılıyor. Bu, bütün bir halkın sorumlu tutulamayacağı anlamını taşıyor.

Yine de dünyanın en azılı milliyetçi toplumu olan Sırpların; karşılığında para da alsalar, az hapis cezasına çarptırılması konusunda 'söz' de alsalar ülkeyi 10 yıl boyunca yönetmiş bir Devlet Başkanı'nı uluslararası bir mahkemede hakim huzuruna çıkarmaları not etmeye değer bir gelişme.

Bak şu Almanya'ya

Uluslararası ilişkilerle ilgili kitaplarda Almanya; Yugoslavya'nın parçalanmasının ardından Hırvatistan ve Slovenya'yı bir çırpıda tanıması nedeniyle Balkanları kan gölünü çevirmekle suçlanır.

Nitekim Almanya, arka bahçesi olarak gördüğü Balkanlar'daki etki çemberini genişletmek için Miloseviç'in Lahey'e götürülmesinde son derece etkili oldu. Aynı Almanya, şimdi de Bosna'daki katliamın asil müsebbipleri olan Karaciç ve Mladiç'in Lahey'e teslim edilmesini istiyor. Almanya'nın Batılı ülkelerden Yugoslavya'nın borçlarını kısmen silmelerini istemeleri nafile değil.

Recep BAHAR

Hem aşırı sıcak hem şiddetli poyraz geliyor!

Hafta sonundaki serinlemenin ardından sıcaklıklar yeniden tırmanışa geçti. Termometrelerin 43 dereceyi göreceği batı ve güney illeri için "orman yangını" uyarısı yapılırken, Marmara ve Ege'de saatte 65 kilometreyi bulacak poyraz fırtınası bekleniyor

28.07.2026 14:10:00
Haber Merkezi
 
Hem aşırı sıcak hem şiddetli poyraz geliyor!
Hem aşırı sıcak hem şiddetli poyraz geliyor!
Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Türkiye genelini etkisi altına alacak yeni hava dalgasına ilişkin güncel tahmin raporunu yayımladı. Hafta başından itibaren kademeli olarak artan hava sıcaklıklarının, özellikle Ege, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde mevsim normallerinin üzerine çıkacağı belirtildi. Yüksek sıcaklıklara eşlik edecek kuvvetli rüzgarlar ise afet riskini beraberinde getiriyor.


Ege ve Akdeniz kavrulacak: 43 derece sınırı!


Hava tahmin uzmanlarının paylaştığı verilere göre, bu hafta Antalya, Diyarbakır ve Şanlıurfa gibi illerde sıcaklıklar 41 dereceyi aşacak. Ege ve Akdeniz'in iç kesimlerinde ise lokal olarak termometrelerin 43 dereceye kadar tırmanması bekleniyor. Uzmanlar, özellikle kronik rahatsızlığı olanların, yaşlıların ve çocukların günün en sıcak saatleri olan 11.00 ile 16.00 arasında dışarı çıkmaması gerektiğinin altını çiziyor.


Poyrazın hızı 65 kilometreye çıkacak


Sıcak hava dalgasıyla birlikte Marmara ve Ege kıyılarında rüzgar da vites yükseltiyor. Çarşamba gününden itibaren etkisini artıracak olan poyrazın, İstanbul'da saatte 55 kilometre, İzmir ve Manisa çevrelerinde ise 65 kilometre hıza ulaşacağı tahmin ediliyor. Rüzgarın sıcaklık hissini bir miktar azaltacağı ancak nem oranını düşürerek yangın riskini maksimum seviyeye çıkaracağı bildirildi.


Kritik yangın uyarısı geldi


Meteoroloji uzmanları, kuvvetli rüzgar ve aşırı sıcakların birleştiği Akdeniz ve Güney Ege şeridi için kritik bir çağrıda bulundu. Ormanlık alanların yakınlarında ateş yakılmaması, sigara izmariti atılmaması ve cam atıkların doğada bırakılmaması konusunda yerel yönetimler ve vatandaşlar teyakkuza çağrıldı.


Bugünkü güncel sıcaklıklar


• İstanbul: 32°C (Az bulutlu ve poyraz etkili)

• Ankara: 31°C (Açık ve güneşli)

• İzmir: 37°C (Kuvvetli rüzgarlı ve sıcak)

• Antalya: 41°C (Aşırı sıcak ve kuru hava)

Türkiye, bu yıl Dünya Mirası Listesi'nde 'sıfır' çekti


Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Dünya Miras Komitesi toplantısı bu yıl 19-29 Temmuz'da Güney Kore'nin Busan kentinde düzenleniyor. Toplantıda 26 tarihi eser ya da doğal güzellik Dünya Mirası Listesi'ne dahil edildi. Türkiye'den tek eser bile giremedi. Oysa Türkiye, Geçici Liste'de 79 eserle dünyada ilk sırada. Bunlardan en azından biri Kalıcı Liste'ye dahil edilebilirdi. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın bu yıl aday eser göstermediği belirtiliyor. 

28.07.2026 11:00:00 / Güncelleme: 28.07.2026 11:12:13
HASAN GÜNDOĞDU
 
Türkiye, bu yıl Dünya Mirası Listesi'nde 'sıfır' çekti
Türkiye, bu yıl Dünya Mirası Listesi'nde 'sıfır' çekti

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Dünya Miras Komitesi toplantısı bu yıl 19-29 Temmuz'da Güney Kore'nin Busan kentinde düzenleniyor. Toplantıda 26 tarihi eser ya da doğal güzellik Dünya Mirası Listesi'ne dahil edildi. Fransa, listeye iki eser dahil etmeyi başardı.

Fransa'dan iki eser daha

Fransa'nın İkinci Dünya Savaşı'nda müttefiklerin çıkarma yaptığı Normandiya Çıkarma alanı ile savunma amaçlı inşa edilen Languedoc Kraliyet Kaleleri'ni Dünya Mirası Listesi'ne alındı.

İran'dan savaşa rağmen kültürel atak

Haşhaşilerin merkezi UNESCO'da

İran'dan Alamut Kalesi, bu yıl Dünya Mirası Listesi'ne dahil edildi. Alamut Kalesi, 11. yüzyılda Hasan Sabbah'ın İran'daki Elbruz Dağları üzerinde bulunan bu zorlu kaleyi ele geçirmesi, burayı terörle iç içe Haşhaşilerin (Bâtınîler) merkezi yapması ve sonrasında 1256 yılında Moğollar tarafından yıkılmasıyla son bulan tarihi ve efsanevi bir sürece konu olmuştu. "Kartal Yuvası" anlamına gelen kale, mutlak itaat eden fedaileri ve gizemli suikastlarıyla tanınıyordu. Alamut Kalesi çok sayıda romana da konu oldu.

Diğer önemli eserler

Ürdün'den Akabe Deniz Rezerv Alanı, Lübnan'dan Amil Dağı Kalesi, Filistin'den Sebastia, Özbekistan'dan Taşkent Modernist Mimarisi, Tunus'un Bodrum'a benzeyen ilçesi Sidi Bu Said, BAE'den Vureya Vadisi listeye dahil edildi. Böylece Dünya Mirası Listesi'ndeki tarihi eser ve doğal güzellik alanı sayısı 1273'e çıktı.

Lider İtalya

Türkiye'den 22 eser ya da doğal güzellik listede yer alıyor. Listede İtalya 62, Çin 61, Fransa 56, Almanya 55, İspanya 50, Hindistan 45, İran 30, Yunanistan 21 eserle temsil ediliyor.

Üniversite tercihi yapacak öğrencilere öneri

Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, meslek seçiminin önemli olduğunu kaydederek, "Uygulamaya yönelik meslekler içerisinde olmaları son derece önemli" dedi

28.07.2026 10:55:00
İhlas Haber Ajansı
 
Üniversite tercihi yapacak öğrencilere öneri
Üniversite tercihi yapacak öğrencilere öneri
ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, üniversite tercihi yapacak öğrencilere önerilerde bulunarak, "Gençlerimiz çok önemli bir sınav maratonundan çıktı. Öncelikle sınava giren bütün öğrencilerimize 'geçmiş olsun' diyorum. Tercih dönemlerinde de bizler kendilerini yönlendirmek, tavsiyede bulunmak durumundayız. Erciyes Üniversitesi olarak 19 fakültemizle kendisinden söz ettiren, kurumsal olarak köklü bir geçmişi olan üniversiteyiz. Bugün sağlık alanından tutun da mühendisliğe, ziraattan tutun da veterinerlikten sosyal alanlara kadar güçlü bir üniversiteyiz. Sadece ulusal boyutta değil, uluslararası boyutta da kendisinden söz ettiren bir üniversiteyiz. Gençlerimizin tercihlerini yaparken bu üniversitelerin, bu geçmiş köklü süreçlerini de dikkate almalarını ben açıkçası tavsiye ediyorum" dedi.

"Dijital alanlar, yapay zeka ve yazılım süreçlerine kadar son derece öne çıkan meslekler var"

Öğrencilerin uygulamaya yönelik meslekler içerisinde olmalarının önemli olduğunu dile getiren Altun, "Ancak dönüp dolaşıp herkes mesleği noktasında yoğunlaşır. Bir kere meslek seçimi önemlidir. Meslek seçiminden önce il önemlidir. Kayseri bu manada gerçekten 'öğrenci dostu bir şehir' olarak karşımıza çıkıyor. Öğrencilerimiz mutlaka kendi yeteneklerini biliyorlardır. Hangi alanlarda neler yapabileceklerini tahmin ediyorlardır.

Ancak son dönem eğilimlere baktığımız zaman özellikle dijital alanlarda, yapay zekadan tutun da yazılım süreçlerine kadar son derece öne çıkan meslekler olduğunu, dolayısıyla gençlerimizin de bunu dikkate almasında yarar olduğunu düşünüyorum. Bunu seçerken de gençlerimize tavsiyemiz; sevebileceğini ve o meslekle ilgili bilgi alsınlar. Bu bilgiyi sahada almaları bence çok önemli. Uygulamaya yönelik meslekler içerisinde olmaları son derece önemli. Bunları zaten alt alta topladıkları zaman kendileri de, 'Muhtemel benim şu meslekte olmam uygun olacaktır' diye yaklaşmaları lazım. Mezuniyet için 4 sene, 5 sene sonrasını planlamış oluyorlar. Kariyer planlamasında da bunu dikkate almalarını gençlerimize tavsiye ediyorum. İnşallah onlar için hayırlı güzel tercihler olur. Sağlık sıhhat içerisinde eğitim hayatlarına devam ederler diye ümit ediyorum" ifadelerini kullandı.

Dolap'ta plaj ürünlerinde satışlar yüzde 170 arttı

Daha bilinçli, işlevsel ve sürdürülebilir tüketim tercihleri, yaz alışverişinde ikinci el ürünleri öne çıkardı. Dolap verilerine göre plaj ve deniz ürünlerinin satışları yüzde 170 artarken, bu ürünlerin ortalama satış süresi bir haftanın altına indi. Düğün, nişan ve mezuniyet sezonunun en çok aranan ürünü olan abiye elbiselerin toplam siparişler içindeki payı ise yüzde 40'a ulaştı

28.07.2026 10:51:00 / Güncelleme: 28.07.2026 10:54:13
İhlas Haber Ajansı
 
Dolap'ta plaj ürünlerinde satışlar yüzde 170 arttı
Dolap'ta plaj ürünlerinde satışlar yüzde 170 arttı
Türkiye'nin önde gelen ikinci el alışveriş platformlarından Dolap'ın verileri, deniz ve plaj ürünleri ile özel günler için yapılan tercihlerde yeniden kullanım kültürünün yaz alışverişine güçlü biçimde yansıdığını ortaya koydu. Kullanıcılar yalnızca yeni ürünlere yönelmek yerine, kısa süre veya sınırlı sayıda kullanılacak ürünlerde ikinci el alternatifleri değerlendiriyor. Özellikle tatil, düğün, mezuniyet ve davet sezonlarında ihtiyaçların dönemsel olması, ikinci el alışverişi daha bilinçli ve sürdürülebilir bir seçenek haline getiriyor. Döngüsel ekonomi ile dijitalleşmeyi buluşturup ikinci el alışverişi erişilebilir bir modele dönüştüren Dolap'taki kullanıcıların yaz sezonu ürünlerinde yaptığı aramalarda, düğün, nişan ve mezuniyet elbiseleri ilk sırada yer aldı. Abiye elbiseleri şort ve bermudalar, terlik ve sandaletler, mayolar, deniz şortları, bikini takımları, pareolar ve plaj ürünleri izledi.

Yazlık ürünler Dolap'ta yeniden dolaşıma girdi

Dolap'taki alışverişlerde, plaj elbisesi, deniz şortu, mayo, bikini takımı, plaj çantası, pareo, mayokini, plaj havlusu gibi ürünlerdeki satışlar yüzde 170'lik bir artış kaydetti. Aynı kategorilerdeki sipariş adedi ise yüzde 140 yükseldi.

Dolap'taki kullanıcılar sandalet, terlik, şort ve bermuda gibi tatil sezonu ürünlerinin satışında da yüzde 70'lik bir artış elde etti.

Yaz sezonunun gözdesi abiye elbiseler

Düğün-mezuniyet sezonunun etkisiyle kullanıcıların favorisi haline gelen abiye elbiselerin satışları son iki ayda yüzde 20 arttı. Dolap'taki satıcıların yaz mevsiminin başlamasıyla verdiği 660 bin elbise ilanı göze çarparken, abiye elbiselerin tüm siparişler içindeki payı aynı dönemde artarak yüzde 40'a ulaştı.

Plaj ve deniz ürünleri bir haftadan kısa sürede satılıyor

Yazlık ürünlerdeki talep, satış hızına da yansıdı. Dolap'ta plaj ve deniz ürünlerinin yer aldığı kategoride ortalama satış süresi bir haftanın altında gerçekleşti.

Satıcılar ile alıcılar arasında güvenli, pratik ve sürdürülebilir bir alışveriş köprüsü kuran Dolap'taki satışlarda ilk beş şehir ise, İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve Antalya olarak listelendi.

Kaş'taki orman yangını büyüyor


 
Antalya'nın Kaş ilçesinde gece saatlerinde orman yangını başladı. Yangına havadan ve karadan müdahale ediliyor.

28.07.2026 10:39:00 / Güncelleme: 28.07.2026 10:50:47
HABER MERKEZİ/AA
 
Kaş'taki orman yangını büyüyor
Kaş'taki orman yangını büyüyor

Antalya'nın Kaş ilçesinde çıkan orman yangınına havadan ve karadan müdahale ediliyor. Üzümlü Mahallesi'ndeki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. İhbar üzerine bölgeye Antalya Orman Bölge Müdürlüğü ve itfaiye ekipleri yönlendirildi.

Yangına ilk etapta 6 helikopter, 3 uçak, 14 arazöz, 5 su ikmal aracı, 2 ilk müdahale aracı ve 135 orman işçisiyle müdahale ediliyor. Rüzgarın da etkisiyle büyüyen yangını kontrol altına almak için ekiplerin havadan ve karadan müdahalesi sürüyor.

Enerjisi düşürüldü
 
Orman Genel Müdürlüğünün sosyal medya hesaplarından yapılan açıklamada, yangının enerjisinin düşürüldüğü belirtilerek, "Kaş'ta devam eden yangının enerjisini düşürdük. Yangını tamamen kontrol altına almak için havadan ve karadan mücadelemiz devam ediyor" ifadeleri kullanıldı.

Motosiklet sürücüleri başa bela oldu


 
Edirne'de kazaların yarısından fazlasına karışan motosiklet sürücülerine eğitim veriliyor. İstanbul'da da özellikle trafik sıkışıklığında kaldırımları kullanan kuryeler vatandaşların korkulu rüyası haline geldi.

28.07.2026 09:50:00
AA
 
Motosiklet sürücüleri başa bela oldu
Motosiklet sürücüleri başa bela oldu

Edirne Valisi Yunus Sezer, trafikte sayıları her geçen gün artan motosikletliler için eğitim kampanyası başlattıklarını belirtti. Sezer, İl Emniyet Müdürlüğünce Sarayiçi'nde motosiklet sürücülerine yönelik düzenlenen sürüş eğitimi ve motosiklet anahtar teslim töreninde yaptığı konuşmada, kentteki trafik kazalarının yüzde 60'ına motosikletlilerin karıştığını söyledi.

Sadece denetim yetmiyor

Bunun büyük bir oran olduğunu belirten Sezer, kazaların yüzde 10'unun da tek taraflı motosiklet kazalarından oluştuğunu dile getirdi. Rakamların önemli ve dikkati çekici olduğunu ifade eden Sezer, "Emniyet Müdürü Muhittin Ayhan konunun sadece denetimle değil eğitimle de ilgili olduğunu belirterek motosiklet sürücülerimize güvenli sürüş tekniklerinin öğretilmesiyle ilgili bir kampanya başlattı ve bunu devam ettiriyorlar" dedi.

Yayaları umursamıyorlar

Sezer, tüm sürücülerin güvenli araç kullanarak hem kendi güvenliklerini hem de diğer sürücülerin ve yayaların güvenliğini öncelemesi gerektiğini dile getirdi.
Trafikte güvenli sürüşün önemli olduğunu vurgulayan Sezer, "Motosikletlerin karıştığı yüzde 60'lara varan trafik kazası sayısının daha aşağılara indiği, hem sürücülerin hem yayaların daha dikkatli olduğu bir trafik dönemini inşallah önümüzdeki zamanlarda yaşarız. Bugün teslim edeceğimiz motosikletlerin de hem asayiş hem trafik hizmetlerinde Edirne'mize çok güzel katkıları olacak" diye konuştu.

Vatandaşın başına bela oldular

İl Emniyet Müdürü Muhittin Ayhan da motosikletlerin her yıl yaklaşık yüzde 25 arttığını belirterek bu konuda tedbir almak için harekete geçtiklerini belirtti.
Edirne'de 2026'nın ilk 6 ayında meydana gelen 648 kazanın 393'üne motosikletlerin karıştığını vurgulayan Ayhan, "Yine bu kazaların 121'i ise motosikletlerin tek başına karıştığı, başka bir aracın karışmadığı trafik kazaları. Bu da denetimin yanında özellikle eğitimin çok önemli olduğu, motosiklet sürücülerinin güvenli sürüş konusunda eğitime ihtiyaçları olduğunu gösteriyor" diye konuştu. Ardından Vali Sezer ve beraberindekiler, motosiklet eğitim parkurunu gezerek çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Daha sonra motosiklet sürücülerinin bir kısmına bölgede eğitim verildi, eğitimlerin devam edeceği belirtildi.

Gastronomide yeni lüksün adı “Cozy Dining”

Lüks restoran anlayışı radikal bir kabuk değişiminden geçiyor; Michelin ve Gault&Millau listelerini altüst eden yeni trend, şatafatlı sunumlar yerine "samimiyet", "atıksızlık" ve "hikâyesi olan yerel malzeme" üzerine kuruluyor

27.07.2026 18:30:00
Eyüp Kabil
 
Gastronomide yeni lüksün adı “Cozy Dining”
Gastronomide yeni lüksün adı “Cozy Dining”
Küresel gastronomi dünyası, uzun yıllardır hakimiyetini sürdüren ağır, gösterişli ve aşırı teknik odaklı "fine dining" konseptine veda ediyor. Michelin Rehberi ve Gault&Millau Türkiye gibi prestijli oluşumların 2026 değerlendirmelerinde de ağırlığını hissettiren yeni akım, odağına "cozy dining" (konforlu ve samimi yemek) kültürünü aldı.

Kristal kadehler, kusursuz beyaz örtüler ve garsonların mesafeli tavırları yerini; ahşap masalara, şefle doğrudan diyalog kurulabilen açık mutfaklara ve her bir malzemenin topraktan tabağa uzanan şeffaf hikâyesine bırakıyor.


Gösteriş bitti, "duyusal maksimalizm" başladı


Yeni dönemde restoran tasarımları ve servis süreçleri ne kadar sadeleşiyorsa, damakta bırakılan tatlar da bir o kadar katmanlı ve cesur hale geliyor. Gastronomi analistlerinin "duyusal maksimalizm" olarak tanımladığı bu akım, şekere ya da yapay aromalara sığınmadan; doğru asidite, fermantasyon teknikleri ve dumanlı ocakbaşı dokunuşlarıyla tabağın özünü parlatmayı hedefliyor.

Mutfak Dostları Derneği ve Le Cordon Bleu Türkiye temsilcilerinin ortak öngörülerine göre önümüzdeki dönemin vazgeçilmez mutfak enstrümanları şunlar olacak:

• Sabır Gerektiren Teknikler: Haftalarca olgunlaştırılmış (aged) ürünler, ev yapımı misolar, kombuchalar ve koji bazlı soslar.

• Ateş ve Duman: Geleneksel ocakbaşı ve odun ateşi tekniklerinin, batı mutfak disiplinleriyle harmanlanması.

• Mutfak Odaklı Mocktail'ler: Yemeğin aromasını tamamlayan botanik özlü ve fermente içecek eşleşmeleri.


Tabaktaki lüksün yeni ölçüsü: İzlenebilirlik ve atıksızlık


Tüketiciler artık sadece tabağın lezzetine değil, o tabağın gezegene olan maliyetine de bakıyor. Restoranların menülerine entegre etmeye başladığı yeni nesil QR kod sistemleri, sipariş edilen bir balığın hangi denizden, ne zaman ve hangi sürdürülebilir yöntemle avlandığını; zeytinyağının ise hangi yerel üreticinin bahçesinden sıkıldığını müşteriye saniyeler içinde kanıtlıyor.

Bununla birlikte, mutfakta sıfır atık felsefesi artık bir halkla ilişkiler malzemesi olmaktan çıkıp zorunlu bir işletme ahlakına dönüştü. Sebze kabuklarından hazırlanan imza soslar, bayat ekmeklerin fermente edilerek yeni reçetelere dahil edilmesi ve IQF (bireysel hızlı dondurma) gibi hücresel yapıyı koruyan teknolojilerin mutfağa girmesi, gün sonu gıda firesini neredeyse sıfıra indiriyor. Michelin'in sürdürülebilirliğe verdiği "Yeşil Yıldız" ödülleri, şeflerin yaratıcılık yarışında artık en az geleneksel yıldızlar kadar büyük bir prestij unsuru.


Solo dining: Yalnız yemek yemek artık bir ritüel


Yeme-içme alışkanlıklarındaki bir diğer çarpıcı kırılma ise tek kişilik masalarda yaşanıyor. Geçmişte "aceleyle geçiştirilen bir durum" olarak kodlanan yalnız yemek yemek (solo dining), modern şehir insanı için bilinçli ve odaklanmış bir kişisel terapi ritüeline dönüştü.

Yeni nesil restoranlar, sadece tekil misafirlerin ağırlanabileceği şef tezgahı (chef's table) konseptlerini büyüterek, yemeği bir sosyal zorunluluktan çıkarıp tamamen duyusal bir deneyim haline getiriyor.


İstanbul dünya gastronomi radarında devleşiyor


Uluslararası seyahat ve lezzet endekslerinin yayımladığı küresel raporlara göre, İstanbul, sokak lezzetleri ile yüksek mutfak kültürünü harmanlama kabiliyeti sayesinde dünyanın en iyi 10 gastronomi şehri arasındaki yerini sağlamlaştırdı.

Uzmanlar, Türkiye'nin coğrafi işaretli ürün zenginliğinin ve Anadolu mutfağı köklerinin modern tekniklerle dünyaya anlatılmasının, gastronomi turizmini önümüzdeki dönemde çok daha stratejik bir konuma taşıyacağını vurguluyor.

Madencilerin parası yine ödenmedi

Eskişehir'de Doruk Madencilik'te çalışan işçiler ödenmeyen hak edişleri için yeniden Ankara'daki Yıldızlar SSS Holding önünde oturma eylemi başlattı

27.07.2026 17:00:00
Haber Merkezi
 
Madencilerin parası yine ödenmedi
Madencilerin parası yine ödenmedi
Yıldızlar SSS Holding bünyesinde Eskişehir'de faaliyet gösteren Doruk Madencilik'te çalışan Türkiye Maden İşçileri Sendikası (Türk Maden-İş) üyesi işçiler, "alacaklarının resmi taahhütlere rağmen ödenmediği" gerekçesiyle holding binası önünde oturma eylemi başlattı.

Sıcak havaya rağmen eylemde olan işçiler, "Ölmek var, dönmek yok", "Ankara, Ankara duy sesimizi, bu gelen madencinin ayak sesleri" sloganları attılar. Baretlerini yere vuran işçiler düdük çaldılar. İşçiler öğle yemeğinde soğan, domates ve ekmek yediler.

ANKA'nın haberine göre, 3,5 yıldır çalışan bir işçi, "Soğan ekmeğe muhtaç kaldık" diye sözlerine başladı. İşçi, işverenin 23 Temmuz'da ödemelerin yapılacağına ilişkin sözünde durmadığını anlatarak, "Kıdem tazminatlarımız var. TMSF'den alacaklarımız var, maaşlarımız var. Onlara hep söz verdi ama vermedi. Soğan ekmeğe muhtaç koydu bizi. Evdekiler ne yiyor, bilemiyorum. Biz şimdi burada yiyoruz ama evdekiler ne yer, ne içer bilemiyoruz. Oraya da bir şey götüremiyoruz" ifadelerini kullandı.


"KOLESTEROL, TANSİYON İLACI KULLANIYORUM"


Murat Kaya isimli işçi ise 2012'den bu yana çalıştığını, 2024'te emekli olduğunu ve yine de çalışmaya devam ettiğini kaydetti. Kaya, emekli olunca tazminatını ve geçen aya ait ücretini alamadığını söyleyerek, "Haziranda grev yaptık. Maaşları aldık ama Çalışma Bakanlığı bize Temmuz'un 23'ü diye söz verdi. Artık şirketle muhatap olmuyoruz, Çalışma Bakanlığı ile oluyoruz" dedi.

Kullandığı ilaçları gösteren Kaya, "Kolesterol ilacı kullanıyorum, tansiyon ilacı kullanıyorum, kalp ilacı kullanıyorum" diye konuştu.

Hüseyin Kara isimli işçi de 11 sene elektrikçi olarak çalıştığını ve dört yıldır da tazminatlarının ödenmesini beklediğini kaydetti. Kara, "En son grevden sonra söz verdiler, üç taksitte ödeyeceklerini. Bunların sözü hiç bitmiyor" şeklinde konuştu.

Muhataplarının kendilerine alacaklarının ödeneceğini söylediğini aktaran Kara, "Gün verdiler, 23'ünde ödenecek diye, 27'si oldu Temmuz'un, halen bekliyoruz. Çalışma Bakanlığı'na ayrıyeten hakkımı helal etmiyorum. Arkadaşlarımın da helal edeceğini sanmıyorum. O da garantörlük sözü verdi. Onun sözü de yerde kaldı" dedi.


"300 AİLENİN VEBALİ KENDİSİNDE"


Yaklaşık 16 senedir çalıştığını söyleyen bir diğer işçi, muhataplarının ödemelerini ayın 23'ünde yapacaklarını belirttiklerini aktararak, "Bekleyecek sabrımız yok. 300 tane aile boşandı burada. 300 tane ailenin vebali de kendisinde. Diyecek başka bir şeyim yok. Kendi vicdanına kalmış. Biz sadece bekliyoruz, yatırırsa acaba... Başka bir yerde de çalışamıyoruz. İş de bulamadık. Başka yere uyum sağlaması da zor. Şu anda yaşımız geldi 40-45'e. Nasıl yapacağız, bilmiyorum" ifadelerini kullandı.

Necmi Karaöz isimli bir işçi ise iki çocuğu olduğunu dile getirerek, "Zor şartlarda geçiniyoruz. Belli bir bölüm paramızı ödediler ama hak ettiğimiz paraları, 23 Temmuz'da söz verilen ödemeleri yapmadılar. Şu an onları bekliyoruz, onu almaya çalışıyoruz" şeklinde konuştu.

Kazada can veren 5 kişinin cenazeleri defnedildi

Antalya'nın Manavgat ilçesinde minivanın uçuruma yuvarlandığı kazada yaşamını yitiren 5 kişinin cenazeleri Konya'da toprağa verildi

27.07.2026 14:32:00
Anadolu Ajansı
 
Kazada can veren 5 kişinin cenazeleri defnedildi
Kazada can veren 5 kişinin cenazeleri defnedildi

Antalya'daki işlemlerin ardından memleketleri Konya'ya gönderilen aynı aileden Erol Arslan (48), Ayla Arslan (46), İlayda Arslan (15), Ebrar Arslan (12) ile Metehan Uğurlu'nun (4) cenazeleri, merkez Karatay ilçesindeki Aliyenler Mezarlığı'na getirildi.

Cenazeler, burada öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından defnedildi. Törende, Arslan ile Uğurlu ailelerinin yakınları gözyaşı döktü.

Hayatını kaybedenlerden Ebrar Arslan'ın, 2 gün sonra doğum günü olduğu öğrenildi.

Taşağıl-Derebucak Yolu Beydiğin Mahallesi'nde dün meydana gelen kazada kontrolden çıkan Erol Arslan (48) yönetimindeki 42 AKL 36 plakalı minivan, uçuruma yuvarlanmış, kazada sürücü ile araçta bulunan Ayla Arslan (46), İlayda Arslan (15), Ebrar Arslan (12), Metehan Uğurlu (4) hayatını kaybetmiş, yaralanan Abdurrahman (28) ve Hatice Uğurlu (23) hastaneye kaldırılmıştı.

264 eski vekil CHP'den istifa etti: YENİ Parti'yi destekliyoruz

Önceki dönemlerde görev yapmış 264 CHP milletvekili, "butlan" yönetimindeki CHP’den istifa ederek Özgür Özel liderliğindeki YENİ Parti’yi destekleyeceklerini duyurdu

27.07.2026 14:25:00
Haber Merkezi
 
264 eski vekil CHP'den istifa etti: YENİ Parti'yi destekliyoruz
264 eski vekil CHP'den istifa etti: YENİ Parti'yi destekliyoruz
Önceki dönemlerde görev yapmış 264 CHP milletvekili, "butlan" yönetimindeki CHP'den istifa ederek Özgür Özel liderliğindeki YENİ Parti'yi destekleyeceklerini duyurdu.

Cumhuriyet Halk Partisinin (CHP) 38'inci Olağan Kurultayı hakkında verilen "mutlak butlan" kararının ardından partiden istifa eden bir grup isim, Özgür Özel liderliğinde kurulan YENİ Parti'ye destek vereceklerini açıkladı.
Yapılan ortak açıklamada, söz konusu kararın CHP'nin iradesini ve demokratik süreçleri yok saydığı savunuldu. Açıklamada, kararın "Cumhuriyeti, parlamenter yaşamı ve demokrasiyi kuran 103 yıllık kurucu partinin iradesini ayaklar altına aldığı" belirtilerek, CHP'nin kişisel iktidar aracına dönüştürüldüğü ileri sürüldü.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Cumhuriyet Halk Partisinin laiklik, demokrasi, hukuk devleti ve sosyal devlet gibi Cumhuriyet'in temel değerlerinin en önemli taşıyıcısı olduğuna inanan bizler, bu değerlerin mevcut yapı altında savunulmasının olanaksız hale geldiğine üzüntüyle tanıklık ediyoruz. Bu nedenle ortaya çıkan meşruiyet krizinin bir parçası olmayacağız."

"YENİ OLUŞUMA DESTEK VERİYORUZ"
CHP'den istifa ettiklerini duyuran isimler, demokrasi, hukukun üstünlüğü, çoğulculuk, sosyal demokrasi ve Cumhuriyet'in kurucu değerlerine bağlı bir siyasi anlayışın oluşturulmasına katkı sunmak amacıyla YENİ Parti'yi destekleyeceklerini açıkladı.

Açıklamada, parti içi demokrasiyi ve tüm üyelerin katılımıyla yapılacak önseçimi esas alan YENİ Parti'nin siyasal anlayışının inşasına katkı sağlanacağı belirtildi.

Özgür Özel'in liderliğindeki hareketin Türkiye'de yeni bir umut yaratacağı savunularak şu ifadeler kullanıldı:

"Sayın Özgür Özel başkanımızın liderliğini yaptığı siyasi hareketin; Atatürk'ümüzün Cumhuriyetimizin harcına kattığı yüce toplumsal barışı, sarsılmaz dayanışmayı, kardeşlik ve hoşgörü ruhunu yeniden şahlandıracağına inanıyoruz."

Açıklamanın devamında, YENİ Parti'nin toplumun tüm kesimlerini ortak gelecek ülküsü etrafında bir araya getireceği ve iktidar alternatifi oluşturacağı ifade edildi.

CHP'nin tarihsel mirası ile Cumhuriyet'in temel değerlerini sahipleneceklerini belirten isimler, açıklamalarını şöyle tamamladı:

"Halkımızın desteğiyle, CHP'nin tarihsel mirasını ve Cumhuriyet'in temel değerlerini ödünsüz sahiplenecek YENİ Parti'ye destek olacağımızı, Türkiye'yi aydınlık yarınlara taşımak için çalışacağımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz."

CHP'DEN İSTİFA EDENLER
İstifa ederek YENİ Parti'ye destek veren önceki dönem milletvekilleri arasında kamuoyunun yakından tanıdığı çok sayıda isim de yer aldı. Mustafa Balbay, Süheyl Batum, Mehmet Haberal, Oktay Ekşi, Dursun Çiçek, Onur Öymen ve Fikri Sağlar listenin öne çıkan isimleri oldu. Sabahat Akkiraz, İbrahim Kaboğlu, Kemal Anadol, Rıza Türmen, Haluk Koç ve Atilla Kart da açıklamaya imza atan isimler arasında yer aldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.