logo
05 HAZİRAN 2026

ANALİZ - Maraş gerginliği

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 20 Temmuz'da yaptığı "Kapalı Maraş" ile ilgili açıklamanın dünyadaki yankıları devam ediyor. BM kınama mesajı yayımlarken; AB, ABD, İngiltere, Rusya ve Mısır'dan tepki mesajları geldi. Türkiye ve KKTC yetkilileri kararın "hukuki" olduğunu belirtiyor, ancak uzmanlar önceliğin KKTC'nin dünyaya tanıtılması olması gerektiğini vurguluyorlar

24.07.2021 17:39:00
ANALİZ - Maraş gerginliği
ANALİZ - Maraş gerginliği
MURAT ÇABAS / ANALİZ HABER

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 20 Temmuz'da 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 47'nci yıldönümü vesilesiyle yaptığı "Kapalı Maraş" açıklaması dünyanın gündemine oturdu. Birleşmiş Milletler (BM) acil gündemle toplanarak "kınama" kararı alırken, başta AB, ABD ve Rusya olmak üzere birçok ülkeden tepki mesajları geldi. Bu tepki mesajlarına Türkiye ve KKTC dışişleri bakanlıklarının cevabı gecikmedi.



Erdoğan: 'Maraş'ta hayat yeniden başlayacak'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kurban Bayramı'nın ilk gününe denk gelen Kıbrıs Barış Harekâtı'nın yıldönümünde yaptığı konuşmada, Kapalı Maraş'ta hayatın yeniden başlayacağını belirterek, 1974'teki Kıbrıs Barış Harekâtı sonrası 'hayalet kent' görünümüne kavuşan bölgenin bir kısmının da yeniden yerleşime açılacağını duyurmuş ve açılımın, Maraş'ın yüzde 3.5'una tekabül eden pilot bölgeyi kapsayacağını söylemişti. Erdoğan, "Mülkiyet haklarına riayet edilerek yürütülen çalışmalar ışığında artık Maraş'ta herkesin yararına olacak yeni bir dönemin kapıları açılacaktır" demişti.



BM daimi üyeleri tepki gösterdi

Bu açıklama sonrası Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) daimi üyelerinden ABD ve Rusya başta olmak üzere birçok ülkeden tepki mesajları geldi. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, "Maraş'ın bazı kısımlarının Kıbrıs Türklerinin kontrolüne geçmesi açıklamalarını kınıyoruz" açıklaması yaparak, Güvenlik Konseyi üzerinden sert bir yanıt verilebileceğini söyledi. ABD Dışişleri Bakanlığı'nın siyasi işlerden sorumlu müsteşarı Victoria Nuland ise Maraş'ın açılması kararını "provokatif" ve "kabul edilemez" bulduklarını ve kararın geri alınması çağrısını Türk yetkililere de bizzat ilettiğini söyledi. BMGK'nın bir başka daimi üyesi Fransa'nın Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian ise Maraş'ın bir kısmının açılması konusunda Güney Kıbrıs Rum Yönetimine (GKRY) destek verdiğini ve konuyu BM gündemine getireceklerini açıkladı. BMGK'nın beş daimi üyesinden İngiltere de karardan kaygı duyduğunu açıkladı. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi konuyla ilgili olarak BMGK'ya başvuruda bulundu. Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, KKTC'de bulunan 'Kapalı Maraş' bölgesinin bir kısmının daha açılması tartışmalarına ilişkin soru üzerine söz konusu bölgenin statüsünün tek taraflı olarak değiştirilmesini desteklemediklerini açıkladı. Mısır Dışişleri Bakanlığı da tepkisini dile getirerek, Kıbrıs sorununun uluslararası kararlara uygun olarak çözülmesi gerektiğini belirtti.



BM kınama kararı yayımladı

BMGK Kıbrıs'la ilgili son gelişmeleri değerlendirmek için önceki gün acil toplandı. Toplantıda İngiltere'nin Maraş konusunda hazırladığı başkanlık açıklaması 15 üyeli konsey tarafından kabul edildi. Konsey açıklamasında, Türkiye ve KKTC liderlerinin Maraş'ın kısmen yerleşime açılması planını kınadı ve kararın derhal geri alınması çağrısında bulundu. İngiltere'nin hazırladığı başkanlık açıklaması metninde, adada gerilimi arttırabilecek, tek taraflı, BMGK kararlarına uymayan eylemlerden kaçınma çağrısında bulunuldu. Maraş bölgesinin BM yönetimine devredilmesi de dahil olmak üzere BMGK kararlarına uyulmasının önemi vurgulandı. Açıklamada ayrıca, BM Güvenlik Konseyi'nin iki toplumlu, iki bölgeli ve siyasi eşitliğe dayalı federasyon temelinde, kalıcı, kapsamlı ve adil(!) bir çözüme yönelik kararlılığının yeniden altı çizildi. Görüldüğü gibi, BM yıllardır Rum kesiminin lehine yürütülen "federasyon" merkezli müzakerelerin devamından yana. Bu müzakerelerin devamı, KKTC'nin lağvedilmesi, Türk askerinin adadan çekilmesi ve Kıbrıs Türkünün 1974 öncesi karanlık günlere geri dönmesi anlamını taşıyor.

Türkiye ve KKTC'den tepkilere cevap

Türkiye Dışişleri Bakanlığı'ndan BM'nin kararına ve tepkilere yazılı olarak cevap verildi. Yapılan açıklamada, "KKTC Cumhurbaşkanı Sayın Ersin Tatar tarafından 20 Temmuz 2021 tarihinde açıklanan, Maraş açılımının ikinci aşaması hakkında BM Güvenlik Konseyi tarafından yapılan Başkanlık Açıklaması ile çeşitli ülkelerin yaptıkları, Ada'daki gerçeklerle bağdaşmayan ve asılsız iddialara dayanan açıklamaları tümüyle reddediyor ve bunlara ilişkin KKTC'nin verdiği cevapları tamamıyla paylaşıyoruz. Bu açıklamalar Maraş'ın KKTC toprağı olmadığı, KKTC'nin Maraş'taki mülklere el koyacağı ve buraya mülkiyet hakları hilafına yerleşimciler getireceği gibi mesnetsiz iddialara ve Rum-Yunan kara propagandasına dayanmaktadır" denildi. Açıklamada ayrıca şu hususların altı çizildi: "KKTC Hükümeti, geçtiğimiz Ekim ayında 47 yıldır kapalı tutulan ve artık çevresel tehlikeler de yaratmaya başlayan Maraş'ın iki ana caddesini ve plajını halka açmış, son olarak da Maraş'ın yüzde 3.5'una tekabül eden pilot bölgenin askeri bölge statüsünü kaldırmıştır. KKTC makamlarınca Maraş açılımı kapsamında alınan tüm kararlar mülkiyet haklarına saygı çerçevesinde olup, uluslararası hukukla tamamen uyum içerisindedir. İddia edildiğinin aksine, BM Güvenlik Konseyi kararlarının ihlal edilmesi sözkonusu değildir. Kaldı ki BM Güvenlik Konseyi kararları mülkiyet ve egemenlik haklarının üzerinde değildir. Sayın Cumhurbaşkanımızca ifade edildiği üzere, bu adımlarla Maraş'ta yeni mağduriyetler oluşmayacak, herkesin yararına olacak şekilde, mevcut mağduriyetler giderilecektir."

Ersin Tatar'dan AB'ye tepki

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da Avrupa Birliği'nin Kapalı Maraş bölgesinin açılması konusundaki olumsuz tutumuna tepki gösterdi. "AB'nin ne kadar ilkesiz ve ikiyüzlü olduğu bir kez daha gözler önüne serildi" diyerek, Kapalı Maraş'ın açılması konusunda ikinci aşamaya geçildiğini ve açılımların devam edeceğini belirten Tatar, "Maraş'ta ikinci adım uluslararası hukuk ile insan haklarına uygun şekilde mağduriyetlerin giderilmesi için atılmıştır" dedi.



Öncelik KKTC'nin tanınması olmalıdır

Prof. Dr. Haydar Baş, 2013 yılında Kıbrıs'ta gerçekleştirilen 8'inci Milli Ekonomi Modeli Kongresi'nde, Kıbrıs için öncelikli olarak atılması gereken iki önemli adıma şu sözlerle dikkat çekmişti: "Birincisi, KKTC tam bağımsız bir devlet olmalıdır, ikincisi, KKTC tüm dünyaya tanıtılmalıdır, Türkiye bunun öncülüğünü yapmalıdır."

Kapalı Maraş'ı da Rum kesimine bırakan 2004 yılındaki Annan Planı konusunda, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın o dönem başında olduğu hükümet, eğer bu plan onaylanmazsa, kapı kapı dolaşıp KKTC'yi dünyaya tanıtacağı sözünü vermişti ama KKTC'yi tanımaya hazır olan Azerbaycan ve Pakistan gibi ülkelere bile "KKTC'yi tanıyın" denmemişti. Aradan 17 yıldan fazla zaman geçmesine rağmen hükümet bu verdiği söz yerine getirmiş değil. Strateji uzmanları KKTC'yi tanıtmadan atılan diğer adımların pek sağlıklı olmayacağını belirtiyorlar.



'Kıbrıs yavru vatan değil vatanın ta kendisidir'

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, 20 Temmuz'da Kıbrıs'ın Türkiye için ne kadar önemli olduğuna dikkat çeken yazılı bir mesaj yayımlamıştı. 1974 Barış Harekatı'nın yıl dönümü kapsamında yayımladığı mesajında BTP lideri Baş, "Kıbrıs milli davamızdır, kırmızı çizgimizdir… Kıbrıs Türkiye açısından sadece bir kara parçası olmanın ötesinde büyük bir stratejik önem taşımaktadır" ifadelerine yer vermişti.

BTP Lideri Baş söz konusu mesajında şu önemli hususların altını çizdi:
"Kıbrıs milli davamızdır, kırmızı çizgimizdir. Bu bakımdan Avrupa Birliği (AB) destekli Rum Yunan ikilisinin nihai hedefi adadan Türk askerini çıkarmak olan planları karşısında uyanık olmak, sinsi tuzaklara düşmemek bir vatan borcudur. AB ve ABD tarafından dayatılan federasyon temelli sözde çözüm arayışının amacı az önce de ifade ettiğimiz gibi Türk askerini adadan çıkarmak ve Kıbrıs'ı 1974 öncesine döndürmektir. Kıbrıs Türkiye açısından sadece bir kara parçası olmanın ötesinde büyük bir stratejik önem taşımaktadır. Bu durum Mustafa Kemal Atatürk tarafından "Efendiler, Kıbrıs düşman elinde bulunduğu sürece bu bölgenin ikmal yolları tıkanmıştır. Kıbrıs'a dikkat ediniz. Bu ada bizim için önemlidir." şeklinde dile getirilmiştir. Bugün Doğu Akdeniz'de tespit edilen doğalgaz ve petrol yatakları ve bu yüzden başlayan enerji mücadelesi Atatürk'ün Kıbrıs konusunda ne denli haklı olduğunu ortaya koymuştur. Bu nedenledir ki Kıbrıs'ı savunmak aslında İstanbul'u, Kayseri'yi Trabzon'u yani Türkiye'nin herhangi bir bölgesini savunmaktan farksızdır. O bakımdan Kıbrıs yavru vatan değil vatanın ta kendisidir."


Ramazan Bayramı’nda gözaltına alınmıştı

Kamu kurumlarındaki yolsuzluk iddiaları, usulsüzlükler ve tarikat-vakıf ilişkilerine yönelik haberleriyle tanınan BirGün Gazetesi muhabiri İsmail Arı, tutukluluğunun 75. gününde hakim karşısına çıktı

05.06.2026 18:41:00
Haber Merkezi
Ramazan Bayramı’nda gözaltına alınmıştı
Ramazan Bayramı’nda gözaltına alınmıştı
Kamu kurumlarındaki yolsuzluk iddiaları, usulsüzlükler ve tarikat-vakıf ilişkilerine yönelik haberleriyle tanınan BirGün Gazetesi muhabiri İsmail Arı, tutukluluğunun 75. gününde hakim karşısına çıktı. Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen ilk duruşmada mahkeme heyeti, Arı'nın tahliyesine karar verdi.

Duruşma salonuna alkışlarla giren İsmail Arı, savunmasında kamu kaynaklarının vakıflara aktarılmasına dair yaptığı haberlerin arkasında durdu.

Gazetecilik suç değildir



Arı savunmasında, "Bana yaşatılan eziyeti sağır sultan duydu, bir tek yargı makamları duymadı. Gazetecilik suç değildir, beraatımı talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Duruşma savcısı, delillerin henüz toplanmadığı gerekçesiyle tutukluluğun devamını talep etse de mahkeme heyeti Arı'nın tahliyesine hükmederek davayı 9 Ekim'e erteledi.

Tokat'ta gözaltına alınmıştı

Gazeteci İsmail Arı, bayram tatili için gittiği Tokat'ta gözaltına alınmış ve 23 Mart 2026 tarihinde Ankara'da tutuklanarak Sincan Cezaevi'ne gönderilmişti.

İddianamede, Arı'nın BirGün TV'deki açıklamaları ile sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "gizliliğin ihlali" suçlamalarıyla 8 yıl 3 aya kadar hapis cezası isteniyordu.

Diyarbakır'da kanlı pusu: 1 ölü, 2 yaralı

Diyarbakır'da iddiaya göre aralarında husumet bulunan ve konuşmak için bir kahvehanede buluşma planlayan taraflardan biri, kendilerini bekleyen aileye kurşun yağdırdı. Olayda 1 kişi hayatını kaybederken, 2 kişi de yaralandı

05.06.2026 17:47:00
İhlas Haber Ajansı
Diyarbakır'da kanlı pusu: 1 ölü, 2 yaralı
Diyarbakır'da kanlı pusu: 1 ölü, 2 yaralı
Olay, Kayapınar ilçesi Peyas Mahallesi'nde bulunan bir kahvehanede meydana geldi. İddiaya göre, aralarında husumet bulunan iki aile konuşmak için bir kahvehanede buluşma ayarladı. Kahvehaneye giden Çınar ailesi, karşı tarafı beklemeye başladı. Bu sırada telefonla aranan ve kahvehanenin önüne çıkmaları istenen Çınar ailesine, kimlikleri öğrenilemeyen şahıslar tarafından ateş açıldı.

Olayda Sedat Çınar ile kardeşi Mehmet Çınar ve eniştesi A.Y. yaralandı. Çevredekilerin haber vermesi üzerine olay yerine 112 acil sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk kontrolde ağır yaralanan Sedat Çınar'ın olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Diğer 2 yaralı, ilk müdahalelerinin ardından ambulansla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Sedat Çınar'ın cansız bedeni otopsi yapılmak üzere morga kaldırılırken, yaralılardan A.Y.'nin durumunun ağır olduğu öğrenildi.

Olayla ilgili geniş çapta inceleme başlatıldı.

Kilis Belediye Başkanı CHP’den istifa etti

31 Mart seçimlerinde tarihi bir başarı elde eden Kilis Belediye Başkanı Hakan Bilecen, CHP Genel Merkezi’ndeki iç çekişmeleri ve destek yetersizliğini gerekçe göstererek partisinden istifa etti. Bilecen, yoluna bir süre bağımsız olarak devam edeceğini açıkladı

05.06.2026 15:10:00
Haber Merkezi
Kilis Belediye Başkanı CHP’den istifa etti
Kilis Belediye Başkanı CHP’den istifa etti
Kilis'te 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde büyük bir sürpriz yaparak Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) amblemiyle seçimi kazanan Belediye Başkanı Hakan Bilecen, partisinden istifa ettiğini duyurdu. Düzenlediği basın toplantısında sert açıklamalarda bulunan Bilecen, CHP Genel Merkezi'ndeki siyasi kargaşadan ve belediye olarak yalnız bırakılmaktan duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.

"Mansur Yavaş dışında kimse destek olmadı"

Başkan Bilecen, istifa kararının arkasındaki en büyük etkenlerden birinin CHP'li büyükşehir belediyelerinden bekledikleri desteği görememeleri olduğunu belirtti. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ı istisna tutan Bilecen, şu ifadeleri kullandı:

"Kilis Belediyesi olarak kapı kapı gezdik ancak Mansur Yavaş başkanımız dışında hiçbir CHP'li belediyeden destek alamadık. Şehrimize hizmet etmek için bu siyasi tıkanıklığı aşmak zorundaydık."

"Genel Merkez'deki kargaşadan bıktık"

CHP içinde süregelen kurultay tartışmalarına ve çift başlılık iddialarına da değinen Hakan Bilecen, parti içi çekişmelerin hizmet üretmeyi engellediğini savundu. Bilecen, açıklamasına şöyle devam etti:

"Genel Merkez'deki kurultay davası, 'mutlak butlan' tartışmaları, resmi ve gayriresmi genel başkanlık çekişmeleri artık Kilis'e hizmet etmemizin önüne geçmeye başladı. Biz bu siyasi kargaşanın içinde yer almak istemiyoruz. Kilis halkı bizden siyaset değil, hizmet bekliyor."

Meclis üyeleri de istifa etti

Hakan Bilecen'in istifa kararının ardından, belediye meclisinde de hareketli dakikalar yaşandı. Bilecen ile birlikte hareket eden 7 ila 8 belediye meclis üyesinin de CHP'den istifa ettiği öğrenildi. Bu toplu istifaların ardından Kilis Belediye Meclisi'ndeki dengelerin nasıl şekilleneceği merak konusu oldu.

"AK Parti dahil diğer partilerle görüşebilirim"

Siyasi geleceğine dair de açık kapı bırakan Hakan Bilecen, ilk etapta görevine "bağımsız belediye başkanı" olarak devam edeceğini vurguladı. Ancak Kilis'in menfaatleri doğrultusunda diğer siyasi partilerle temas kurabileceğini belirten Bilecen, "İlerleyen süreçte Kilis'e hizmet getirebilmek adına, aralarında AK Parti'nin de bulunduğu farklı siyasi partilerle görüşmeler gerçekleştireceğim" diyerek yeni bir siyasi hamlenin sinyalini verdi.

CHP Genel Merkezi'nin Kilis'te yaşanan bu toplu istifa dalgasına nasıl bir yanıt vereceği ise henüz netlik kazanmadı.

Bir sigara grubuna daha zam geldi

Tekel Bayileri Yardımlaşma Derneği (TBYD) Başkanı Erol Dündar, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada British American Tobacco (BAT) grubundaki sigara fiyatlarına zam yapıldığını duyurdu

05.06.2026 14:30:00
Haber Merkezi
Bir sigara grubuna daha zam geldi
Bir sigara grubuna daha zam geldi
Tekel Bayileri Yardımlaşma Derneği (TBYD) Başkanı Erol Dündar, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada British American Tobacco (BAT) grubundaki sigara fiyatlarına zam yapıldığını duyurdu.

Buna göre, gruptaki ürünlere 5 lira artış yapıldı ve yeni fiyatların 5 Haziran'dan itibaren geçerli olacağı belirtildi.

Zamla birlikte BAT grubunda en düşük sigara fiyatı 105 liraya, en yüksek sigara fiyatı ise 120 liraya yükseldi. Böylece grup, yıl içerisinde ikinci kez fiyat güncellemesine gitmiş oldu.

Can Polat cinayetinde soruşturma İstanbul'a devredildi

İzmir'in Çeşme ilçesinde işlenen Can Polat cinayetine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan cinayet şüphelisi Serhat Altun ve beraberindeki bir şüpheli adliyeye sevk edildi. Soruşturmanın ana ayağının İstanbul olması nedeniyle dosya, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na devredildi

05.06.2026 14:14:00
İhlas Haber Ajansı
Can Polat cinayetinde soruşturma İstanbul'a devredildi
Can Polat cinayetinde soruşturma İstanbul'a devredildi
Çeşme ilçesinde meydana gelen Can Polat cinayetiyle ilgili emniyet güçlerinin yürüttüğü çalışmalarda yeni bir gelişme yaşandı. Gözaltında bulunan cinayet şüphelisi Serhat Altun ile olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen diğer şüpheli, emniyetteki sorgu işlemlerinin ardından geniş güvenlik önlemleri altında sağlık kontrolüne götürüldü. Hastanedeki sağlık kontrolleri tamamlanan 2 şüpheli, daha sonra adliyeye sevk edildi.

Dosya İstanbul'a gönderildi

Öte yandan, cinayetle ilgili yürütülen çok yönlü soruşturmada önemli bir yetki değişikliği yaşandı. Olayın ana ayağının ve bağlantılarının İstanbul'da bulunması nedeniyle, Çeşme'de başlatılan soruşturmanın bundan sonraki aşamalarının İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütüleceği öğrenildi. Dosya İstanbul'a gönderilirken, şüphelilerin adliyedeki işlemleri devam ediyor.

7-8 Temmuz'da yapılacak NATO devlet ve hükümet başkanları zirvesi için Ankara'da hazırlıklar yoğunlaştı

7-8 Temmuz'da yapılacak NATO devlet ve hükümet başkanları zirvesi için Ankara'da hazırlıklar yoğunlaştı

05.06.2026 11:33:00
AA
7-8 Temmuz'da yapılacak NATO devlet ve hükümet başkanları zirvesi için Ankara'da hazırlıklar yoğunlaştı
7-8 Temmuz'da yapılacak NATO devlet ve hükümet başkanları zirvesi için Ankara'da hazırlıklar yoğunlaştı
7-8 Temmuz'da yapılacak NATO devlet ve hükümet başkanları zirvesi için Ankara'da hazırlıklar yoğunlaştı.

Liderlerin kullanımı için pisti ve salonları yeniden yapılan Etimesgut askeri havaalanının açılışı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 15 Haziran'da yapılacak.

Savunma Bakanlığı zirvenin güvenliği için NATO ile koordineli olarak her türlü önlemin alınmakta olduğunu açıklarken, Ankara Valiliği de kamu personelinin 6-12 Temmuz günleri arası idari izinli olacağını bildirdi.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun "tarihin en önemli zirvesi" olarak tanımladığı NATO Ankara Zirvesi'nin başlangıcına bir aydan az bir süre kaldı.

Zirvenin içeriği kadar lojistik düzenlemeleri de hem Ankara hem NATO karargahının bulunduğu Brüksel'de hem de müttefikler ülkeler tarafından yakından takip ediliyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin ev sahipliğinde gerçekleşecek zirveye ABD Başkanı Donald Trump, İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz gibi çok sayıda üst düzey yetkili katılıyor.
Bu durum Ankara'daki hazırlıkların lojistik, güvenlik, protokol düzenlemeleri ve kamu düzeni açılarından çok daha titiz ve yoğun bir şekilde yürütülmesine neden oluyor.
En göze çarpan hazırlık, liderlerin Ankara'ya havadan daha güvenli ulaşımının sağlanması.

Ankara'ya gelecek liderler, sivil kullanıma açık olan Esenboğa Havalimanı yerine Etimesgut askeri havalimanını kullanacaklar.

Etimesgut Havalimanı'nın açılışı 15 Haziran'da
1993'te inşa edilen ve askeri havacılığın başkentteki en önemli merkezlerinden olan Etimesgut Havalimanı'nın NATO Zirvesi için yenilenmesine geçen sene sonlarında başlanmıştı.

Ulaştırma Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, 3 Haziran'da Anadolu Ajansı'na (AA) verdiği bir demeçte, "Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla Etimesgut'taki askeri havalimanını sil baştan yapıyoruz. Pistini komple kaldırdık. Modern terminaliyle oradaki ihtiyacı karşılayacak bir havalimanını Etimesgut'ta yapıyoruz. İnşallah bu ayın 15'inde Cumhurbaşkanımızla açılışını yapacağız" bilgisini verdi.

Etimesgut havalimanında yapılan tadilat kapsamında pistlerin başta ABD Başkanı Trump'ın kullandığı Air Force 1 olmak üzere büyük uçakların kullanımına uygun hale getirildiği, bunun yanı sıra Şeref Salonu'nun da tamamen yenilendiği kaydediliyor.

Bakan Uraloğlu, Etimesgut havalimanının, zirvenin düzenleneceği Cumhurbaşkanlığı'na 7 kilometre, savunma bakanlığı ve kuvvet komutanlıklarını bir yerleşkede toplayan Ay Yıldız Projesi'ne de 2 kilometre mesafede olduğunu anımsattı.

Bakan Uraloğlu'na göre, liderlerin uçaklarının Etimesgut'a yönlendirilmesi Esenboğa Havalimanı'ndaki faaliyetlerin aksamamasına ve havalimanı ile şehir arasındaki yol trafiğinin de normal akışına devam etmesini sağlayacak.

Ankara'da yapılan değerlendirmeler, Etimesgut Havalimanı'nın NATO Zirvesi'nin ardından da protokol uçuşları açısından kullanılmaya devam edileceğine işaret ediyor.

Güvenlik önlemleri üst düzeyde
Zirve öncesinde ve zirve boyunca alınacak güvenlik önlemleri de Ankara ve Brüksel'de ayrıntılı olarak ele alınıyor.

Savunma Bakanlığı'nın 4 Haziran günü İzmir'de düzenlediği basın bilgilendirme toplantısında, zirveyle ilgili bir soru üzerine, "NATO Zirvesi'ne yönelik tüm güvenlik tedbirleri devletimizin ilgili kurumları ve NATO makamları ile koordineli şekilde alınmaktadır" açıklaması yapıldı.

Basında çıkan haberlere göre, Türk ve NATO yetkilileri arasında yapılan görüşmelerde, Ankara'nın İran-ABD geriliminin yaşandığı bölgeye coğrafi yakınlığı göz önünde bulundurularak hava savunma sistemlerinin aktive edilmesi konusunun ele alındığı kaydediliyor.

Bu kapsamda, Türk Hava Kuvvetleri'nin yanı sıra NATO hava savunma sistemlerinin teyakkuzda olması öngörülüyor.

İran, 28 Şubat'ta başlayan savaş sırasında Türkiye'ye 4 adet balistik füze ateşlemiş bunlar NATO hava savunma sistemleri tarafından imha edilmişti. NATO'da alınan kararlar kapsamında bir Amerikan Patriot sistemi Türkiye'ye yerleştirilmişti.

Bu sistemin haziran ayı sonunda Almanya'dan gönderilecek bir başka Patriot sistemi ile değiştirilmesi öngörülüyor.

Ankara'da 'hassas bölge' uygulaması
Ankara'da güvenlik önlemlerine ilişkin çalışmalar İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü başkanlığında sürdürülüyor.

Kentte zirvenin gerçekleşeceği hafta boyunca kamu düzeninin aksamaması ve güvenlik açısından sorunlar olmaması için ilk koordinasyon toplantısı 25 Mayıs'ta Ankara'da yapılmıştı.

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin Ankara ziyaretinde neler konuşuldu?
Ankara Valiliği dün akşam yayımladığı genelge ile şehirde alınacak önlemleri kamuoyuna duyurdu. Buna göre, alınan bazı önlemler şöyle:

Altındağ, Çankaya, Etimesgut, Gölbaşı, Keçiören, Mamak, Pursaklar, Sincan ve Yenimahalle ilçeleri sınırları içinde yer alan tüm kamu kurum ve kuruluş personeli 6-12 Temmuz günleri arasında izinli sayılacak. Zirvede görevli olanlar veya zirve sürecini doğrudan etkileyecek hizmet alanlarında olanlar ise görevlerine devam edecekler.
Aynı ilçelerde sağlık, güvenlik, ulaşım, altyapı, haberleşme, itfaiye, acil durum ve afet yönetimi gibi devamında fayda görülen alanlarda görev yapan personel için idari izin uygulamasının detayları Valilik tarafından belirlenecek.
Ankara genelinde zirve haftası boyunca sınav, sempozyum, panel, mezuniyet töreni, şenlik, konser, eğlence, kutlama ve benzeri etkinlikleri yapılamayacak.
Bu tarihler arasında detayları güvenlik birimlerince belirlenecek ve duyurulacak olan geliş-gidiş güzergâhlarında, misafirlerin konakladığı oteller bölgesi ve civarında, toplantıların yapılacağı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ve ATO Congresium Kongre ve Sergi Merkezinin bulunduğu bölgede trafiği aksatacak, vatandaşların toplu geliş-gidişlerine ve toplanmalarına neden olacak, güvenliği riske sokacak, her türlü özel ya da resmi, kapalı ya da açık alan etkinliğine izin verilmeyecek.

40 bin emniyet personeli görevde olacak
Zirvenin Beştepe'de bulunan Cumhurbaşkanlığı'nda gerçekleşecek olmasına karşın Savunma ve Dışişleri bakanlıkları ile kongre merkezlerinde de aktiviteler yapılacak olması Ankara merkezde önemli bir alanın "hassas bölge" olarak ilan edilmesine neden olduğu kaydediliyor.

Bu alana resmi heyetlerin kalacağı 15 adet beş yıldızlı otel de eklendiği belirtiliyor.

Bu bölge arasındaki birçok yolun ve ana caddelerin trafiğe kapatılması öngörülüyor.

Kamu personelin izinli olması ve o dönemde okulların da kapalı olması sayesinde kent trafiğinde ve kamu düzenin sağlanmasında önemli bir avantaj sağlanacağı kaydediliyor.

Basında yer alan haberlere göre, güvenlik önlemleri kapsamında 1-15 Temmuz günleri arasında gösteri ve yürüyüşlere izin verilmeyecek. Zirve günleri boyunca eğlence, şenlik, mezuniyet töreni gibi toplu etkinlikler de yapılamayacak.

Ancak bu konuda henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

Zirve süresince 40 bin emniyet ve jandarma personeli sahada görev yapacak.

Güvenlik tedbirlerine sivil polisler de destek verecek. Ankara genelindeki Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) kameralarının yanı sıra 100 kritik noktaya üst düzey gözcü kameralar yerleştirilecek.

Boşanmada 'süresiz nafaka' dönemi sona eriyor

Anayasa Mahkemesi, milyonlarca kişiyi yakından ilgilendiren yoksulluk nafakasındaki "süresiz" ibaresini oy çokluğuyla iptal etti. Kararın yürürlüğe girmesi için TBMM'ye 9 ay süre tanındı

04.06.2026 18:10:00
Haber Merkezi
Boşanmada 'süresiz nafaka' dönemi sona eriyor
Boşanmada 'süresiz nafaka' dönemi sona eriyor
Türkiye'de uzun yıllardır hukuk dünyasının ve kamuoyunun en çok tartıştığı konuların başında gelen "süresiz nafaka" uygulamasıyla ilgili tarihi bir dönüm noktasına ulaşıldı. Anayasa Mahkemesi (AYM), bugünkü Genel Kurul gündeminde gerçekleştirdiği esastan görüşmede, boşanan eşe süresiz yoksulluk nafakası verilmesini öngören kanun hükmünü iptal etti.

Süreç Antalya'dan başladı

Yüksek Mahkeme'yi harekete geçiren süreç, Antalya 12. Aile Mahkemesi'nin yaptığı somut norm denetimi başvurusuyla başladı. Yerel mahkeme, baktığı bir boşanma davasında uygulayacağı 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 175. maddesinde yer alan "...süresiz olarak..." ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğunu savunarak iptal talebinde bulunmuştu. İtirazı haklı bulan AYM Genel Kurulu, düzenlemedeki ucu açık nafaka yükümlülüğünü hukuka aykırı buldu.

Karar 9 ay sonra yürürlüğe girecek

AYM, süresiz nafaka düzenlemesini oy çokluğuyla iptal ederken, yasal bir boşluk doğmaması adına kritik bir hamle yaptı. İptal hükmünün, kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından 9 ay sonra yürürlüğe girmesi kararlaştırıldı. Bu kararla birlikte, mevcut süresiz nafaka uygulaması 9 ay daha yürürlükte kalmaya devam edecek.

Gözler TBMM ve yeni yargı paketinde

AYM'nin tanıdığı 9 aylık yasal süre içinde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) nafaka süresine ilişkin yeni bir kanuni düzenleme yapması gerekiyor. Adalet Bakanlığı tarafından üzerinde çalışılan ve meclis gündemine gelmesi beklenen 12. Yargı Paketi kapsamında yeni nafaka modelleri zaten masada bulunuyordu.

Yeni yasal düzenleme için kulislerde öne çıkan formüller ise şunlar:

Evlilik Süresine Göre Kademeli Nafaka: Kısa süreli evliliklerde kısa dönem, uzun süreli evliliklerde ise evlilik yılına paralel süre sınırları getirilmesi (Örn: 3 yıl evli kalana 5 yıl nafaka gibi).

Hakim İnisiyatifi: Nafaka süresinin belirlenmesinde alt sınır konulması ve nihai sürenin takdirinin aile mahkemesi hakimlerine bırakılması.

Devlet Destekli Fon: Nafaka süresi bittikten sonra da yoksulluğu devam eden tarafların mağdur olmaması adına kamusal sosyal yardımların devreye sokulması.

Yüksek Mahkeme'nin önümüzdeki günlerde açıklayacağı gerekçeli kararı, mecliste yapılacak yeni yasal düzenlemenin de temel çerçevesini oluşturacak.

CHP'de YDK Başkanı Mahir Polat oldu

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) Başkanı CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat oldu

04.06.2026 16:30:00 / Güncelleme: 04.06.2026 16:55:04
İhlas Haber Ajansı
CHP'de YDK Başkanı Mahir Polat oldu
CHP'de YDK Başkanı Mahir Polat oldu
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) Başkanı CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat oldu.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yüksek Disiplin Kurulu (YDK), 'mutlak butlan' sonrasında ilk kez toplandı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun açılışını yaptığı toplantıda, başkanlık oylaması, en yaşlı üye Garip Erdoğan öncülüğünde yapıldı.
1 saat süren toplantıda oy çokluğuyla CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat YDK Başkanı oldu. Başkan Yardımcılığına Ahmet Ersen Özsoy, Genel Sekreterlik görevine ise Sezgin Kaya seçildi.
Kılıçdaroğlu, toplantı çıkışında, 'Haftaya Grup'ta sizi göreceğiz' diyen gazeteciye, 'Umarım, hep beraber' yanıtını verdi.İHA

Şebnem Ferah 6 yıl sonra hayranlarıyla buluştu

Türk rock müziğinin güçlü sesi Şebnem Ferah, uzun süren sessizliğini muhteşem bir açık hava konseriyle bozdu. Binlerce hayranının alanı hınca hınç doldurduğu gecede duygusal anlar yaşandı

04.06.2026 12:40:00
Eyüp Kabil
Şebnem Ferah 6 yıl sonra hayranlarıyla buluştu
Şebnem Ferah 6 yıl sonra hayranlarıyla buluştu
Kültür-sanat dünyasında hareketli günler yaşanırken, magazin ve müzik camiasının merakla beklediği büyük buluşma nihayet gerçekleşti. Türk rock müziğinin efsanevi ismi Şebnem Ferah, tam 6 yıllık sahne sessizliğinin ardından KüçükÇiftlik Park'ta hayranlarının karşısına çıktı. Sanatçının uzun bir aradan sonra mikrofon başına geçmesi, müzikseverler ve sanat dünyası tarafından büyük bir coşkuyla karşılandı.

Alan saatler öncesinden doldu

Konserin gerçekleştirileceği alanda kapılar saatler öncesinden açılmasına rağmen, kapıda uzun kuyruklar oluştu. Türkiye'nin dört bir yanından gelen her yaştan Şebnem Ferah hayranı, sevdikleri sanatçıyı yeniden sahnede görebilmek için sabırsızlıkla bekledi. Konser alanını dolduran binlerce kişi, sanatçının sahneye çıkışıyla birlikte adeta tek bir ağızdan çığlık attı.

İlk şarkıyla gelen gözyaşları

Siyah ikonik sahne kostümü ve bitmeyen enerjisiyle podyuma adım atan Şebnem Ferah, konsere en sevilen klasiklerinden biriyle başladı. Şarkıya başlar başlamaz duygusal anlar yaşayan ünlü sanatçı, gözyaşlarını tutamadı. Seyircisine olan özlemini dile getiren Ferah, sahneden şu sözlerle seslendi:

"Sizleri, bu atmosferi ve birlikte şarkı söylemeyi ne kadar özlediğimi kelimelerle tarif etmem imkansız. İyi ki varsınız, iyi ki bu gece buradasınız."

Geniş repertuar ve görsel şölen

Yaklaşık üç saat sahnede kalan rock müziğin güçlü sesi; "Bu Aşk Fazla Sana", "Sil Baştan", "Mayın Tarlası" ve "Yağmurlar" gibi hafızalara kazınan onlarca hit parçasını seslendirdi. Sahne ışıkları, görsel efektler ve Ferah'ın güçlü vokali izleyicilere adeta bir müzik ziyafeti sundu. Konser boyunca performansı ve nezaketiyle büyük takdir toplayan sanatçı, ahlaki ve sanatsal duruşundan ödün vermeden sadece müziğiyle konuşulmanın haklı gururunu bir kez daha yaşattı.

Sanat dünyasından çok sayıda ünlü ismin de protokol sıralarından takip ettiği bu görkemli geri dönüş, sosyal medyada da kısa sürede en çok konuşulanlar listesine (Trend Topic) girdi. Hayranları, "Kraliçe ait olduğu yere, tahtına geri döndü" yorumlarında bulundu.

Fadim Temirhanoğulları cinayetinde cezaya istinaf onayı

Antalya'da boşanma aşamasındaki eşi Fadim Temirhanoğulları'nı tabancayla öldürme suçundan Savaş Temirhanoğulları'na verilen müebbet hapis cezası ile sanığa yardım ettiği gerekçesiyle Fikret İnal'a verilen 19 yıl hapis cezasına yönelik istinaf başvuruları reddedildi. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi, Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararında usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek cezaları hukuka uygun buldu

04.06.2026 12:15:00 / Güncelleme: 04.06.2026 12:18:34
İHA
Fadim Temirhanoğulları cinayetinde cezaya istinaf onayı
Fadim Temirhanoğulları cinayetinde cezaya istinaf onayı
Antalya'da boşanma aşamasındaki eşi Fadim Temirhanoğulları'nı tabancayla öldürme gerekçesiyle Savaş Temirhanoğulları'na verilen müebbet hapis cezası ile sanığa yardım ettiği gerekçesiyle Fikret İnal'a verilen 19 yıl hapis cezasına yönelik istinaf başvuruları reddedildi. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi, yerel mahkeme kararını hukuka uygun buldu.

Konyaaltı ilçesi Hurma Mahallesi'nde yaşayan Fadim Temirhanoğulları, 12 Eylül 2024 tarihinde boşanma aşamasında olduğu ve hakkında uzaklaştırma kararı bulunan eşi Savaş Temirhanoğulları tarafından evinde tabancayla vurularak öldürüldü. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında Savaş Temirhanoğulları tutuklanırken, dosya sürecinde sanığa yardım ettiği değerlendirilen Fikret İnal hakkında da dava açıldı.

Yerel mahkeme müebbet ve 19 yıl hapis cezası vermişti

Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Savaş Temirhanoğulları, 'eşe ve kadına karşı kasten öldürme' suçundan müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Sanık hakkında ayrıca ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma suçundan 2 yıl 1 ay hapis ve 6 bin 200 TL adli para cezası verildi.

Mahkeme, Savaş Temirhanoğulları hakkında 'hakaret' ve 'silahlı tehdit' suçlarından ise delil yetersizliği gerekçesiyle beraat kararı verdi. Sanık Fikret İnal da 'kadına karşı kasten öldürmeye yardım etme' suçundan 19 yıl hapis cezasına mahkum edildi.



Karar istinafa taşındı

Yerel mahkeme kararının ardından sanıklar ve müdafileri, katılan vekilleri, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ile cumhuriyet savcısı istinaf başvurusunda bulundu.

Katılan vekilleri ve cumhuriyet savcısı, sanık Savaş Temirhanoğulları'nın eyleminin tasarlayarak öldürme kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, Fikret İnal'ın ise müşterek fail olarak cezalandırılmasını talep etti. Ayrıca Savaş Temirhanoğulları'nın hakaret ve silahlı tehdit suçlarından da cezalandırılması istendi. Sanık müdafileri ise beraat, aksi halde haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasını talep etti.

İstinaf cezaları hukuka uygun buldu

Dosyayı inceleyen Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi, Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararında usul ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını belirtti. Kararda, delillerde ve işlemlerde eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu ifade edildi.

Daire, sanık Savaş Temirhanoğulları hakkında verilen müebbet hapis cezası ile ruhsatsız silah suçundan verilen hapis ve adli para cezasını, sanık Fikret İnal hakkında verilen 19 yıl hapis cezasını hukuka uygun bularak istinaf başvurularını esastan reddetti.

Tasarlama ve müşterek faillik talepleri kabul edilmedi

İstinaf kararında, Savaş Temirhanoğulları'nın öldürme eylemini tasarlayarak gerçekleştirdiğine dair kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği belirtildi. Daire, eylemin eşe ve kadına karşı kasten öldürme suçunu oluşturduğu yönündeki yerel mahkeme değerlendirmesini yerinde buldu.

Fikret İnal yönünden yapılan değerlendirmede ise sanığın olay öncesinde Savaş Temirhanoğulları'nı aracıyla maktulün yaşadığı eve getirdiği, olay sonrasında da olay yerinden götürdüğü belirtildi. Ancak Fikret İnal'ın öldürme fiili üzerinde ortak hakimiyet kurduğuna ve suçu birlikte işlediğine dair mahkumiyete yeterli delil bulunmadığı kaydedildi. Bu nedenle Fikret İnal hakkında 'yardım eden' sıfatıyla verilen 19 yıl hapis cezası da hukuka uygun bulundu.

Tahliye talepleri reddedildi

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi, sanıklar Savaş Temirhanoğulları ve Fikret İnal hakkında nitelikli kasten öldürme suçunu işlediklerine dair somut deliller bulunduğunu, ilk derece mahkemesince hükmedilen ceza miktarını ve tutuklulukta geçen süreleri dikkate alarak tahliye taleplerini reddetti. Daire, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.
Kararda, Savaş Temirhanoğulları hakkında ruhsatsız silah, hakaret ve silahlı tehdit suçlarından verilen esastan red kararının kesin olduğu, nitelikli kasten öldürme suçundan verilen karar yönünden ise temyiz yolunun açık olduğu belirtildi. Öte yandan, maktul yakınlarının avukatlarının kararı Yargıtay'a taşıyarak temyiz başvurusunda bulunacağı öğrenildi.

Karar duruşmasında son sözleri sorulmuştu

Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen karar duruşmasına tutuklu sanıklar Savaş Temirhanoğulları ve Fikret İnal, taraf avukatları ile maktul Fadim Temirhanoğulları'nın yakınları katılmıştı. Duruşmada son sözleri sorulan Savaş Temirhanoğulları, "Daha önce eşime karşı hiçbir şiddet uygulamadım, pişmanım" ifadelerini kullanmıştı. Fikret İnal ise olayla ilgisinin bulunmadığını savunarak tahliye talebinde bulunmuştu.

Savcılık mütalaasında, Savaş Temirhanoğulları'nın 'kadına ve eşe karşı tasarlayarak öldürme' suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını, Fikret İnal'ın da müşterek fail olarak cezalandırılmasını talep etmişti. Mahkeme heyeti ise Savaş Temirhanoğulları hakkında eşe ve kadına karşı kasten öldürme suçundan müebbet hapis cezasına, Fikret İnal hakkında ise öldürme suçuna yardım ettiği gerekçesiyle 19 yıl hapis cezasına hükmetmişti.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.