logo
27 HAZİRAN 2026

Antalya'da karayolu kenarında kadın cesedi bulundu

Antalya'nın Gazipaşa ilçesinde sabah saatlerinde yol kenarında bir kadına ait cansız beden bulundu

24.02.2026 13:22:00 / Güncelleme: 24.02.2026 13:25:01
İHA
Antalya'da karayolu kenarında kadın cesedi bulundu
Antalya'da karayolu kenarında kadın cesedi bulundu
Olay, Zeytinada Mahallesi Sazak mevkiinde D-400 Karayolu üzerinde saat 08.00 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, muz bahçesinde çalışmaya giden bir vatandaş, yol kenarında hareketsiz yatan bir kişiyi fark edip, 112 Acil Çağrı Merkezi'ni aradı.



İhbar üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde henüz kimliği belirlenemeyen 40'lı yaşlardaki kadının hayatını kaybettiği belirlendi.



Olay yerinde incelemenin ardından kadının cenazesi önce Gazipaşa Devlet Hastanesi morguna ardından da kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Alanya Adli Tıp Kurumu'na gönderildi.



Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.

Keyfelan Yaylası ziyaretçi akınına uğruyor


 
Türkiye'nin en güzel yaylalarından biri olan Ordu'nun Mesudiye ilçesindeki 1200 rakımlı Keyfalan Yaylası, yazın gelmesiyle ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. 

27.06.2026 13:00:00
Haber Merkezi
Keyfelan Yaylası ziyaretçi akınına uğruyor
Keyfelan Yaylası ziyaretçi akınına uğruyor

Türkiye'nin en güzel yaylalarından biri olan Ordu'nun Mesudiye ilçesindeki 1200 rakımlı Keyfalan Yaylası, yazın gelmesiyle ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. İlçe merkezine yaklaşık 20 kilometre mesafedeki yaylaya gelenler, gölet çevresinde gezerek ve piknik yaparak aileleriyle keyifli vakit geçiriyor. Mesudiye Belediye Başkanı Cengiz Koçyiğit, geçen yıl yaklaşık 750 bin kişinin gezdiği yaylaya bu yıl 1 milyon ziyaretçi beklediklerini söyledi.

Başka güzel yaylalar da var

Türkiye'de çok sayıda birbirinden güzel yayla bulunuyor. İşte onlardan bir demet...

Pokut Yaylası (Rize): Çamlıhemşin ilçesinde yer alan yayla, geleneksel ahşap evleri ve bulutların üzerindeki konumuyla meşhurdur.

Gito Yaylası (Rize): Çamlıhemşin'de bulunur. Salıncak manzarası ve sis denizleriyle doğa fotoğrafçılarının gözdesi.

Macahel Yaylası (Artvin): Borçka ilçesinde yer alan bölge, bozulmamış doğası ve eşsiz biyoçeşitliliği ile UNESCO koruması altında.

Hıdırnebi Yaylası (Trabzon): Akçaabat ilçesinde yer alır, ulaşımı kolaydır ve etkileyici bir panoramik manzaraya sahip.

Kümbet Yaylası (Giresun): Dereli ilçesinde 1.640 metre rakımda bulunur; yemyeşil doğası ve geleneksel yayla şenlikleriyle ünlü.

Gömbe Yaylası (Antalya): Kaş ilçesinde yer alır. Akdeniz'in sıcak havasından kaçıp serinlemek ve elma bahçelerini görmek için ideal.

Perşembe Yaylası (Ordu): Aybastı ilçesindedir ve kendine has doğa harikası menderesleriyle (kıvrımlı nehir yatağı) bilinir.

Yetkili servis şikayetleri katlandı


 
Şikayetvar, elektronik ürün yetkili servislerine yönelik şikayetlerin son bir yılda yüzde 109, beyaz eşya yetkili servislerine yönelik şikayetlerin ise yüzde 59 arttığını açıkladı. En çok şikayet edilen konular ise; uzun onarım süreleri, garanti anlaşmazlıkları ve yedek parça sorunları olarak kaydedildi.

27.06.2026 10:41:00
HASAN GÜNDOĞDU
 Yetkili servis şikayetleri katlandı
 Yetkili servis şikayetleri katlandı

Şikayetvar verilerine göre elektronik ürün yetkili servislerine ilişkin şikayet sayısı geçen yılın aynı dönemindeki 694 seviyesinden bin 452'ye yükselerek yüzde 109 arttı. Beyaz eşya yetkili servislerinde ise şikayet sayısı 2 bin 812'den 4 bin 467'ye çıkarak yüzde 59 artış gösterdi. Beyaz eşya ve yedek parça sitelerine yönelik şikayetler de yüzde 96 yükselerek 304'e ulaştı.

Onarım süreleri uzun sürüyor

Platform tarafından yapılan açıklamada şu bilgilere yer verildi: "Elektronik ürünlerde yaşanan arızaların ardından servis desteğine başvuran tüketiciler, en çok uzun onarım süreleri, yedek parça bekleme süreçleri ve aynı arızanın tekrar etmesinden şikayet ediyor. Özellikle akıllı telefon, televizyon ve bilgisayar gibi yüksek maliyetli ürünlerde kullanıcılar, yeni ürün satın almak yerine mevcut cihazlarını kullanmaya devam etmeye çalışırken servis süreçlerinde yaşanan aksaklıklar mağduriyet yaratıyor. Servis süreçlerinin uzaması, garanti kapsamına ilişkin anlaşmazlıklar ve onarım sonrasında aynı arızanın tekrar etmesi öne çıkan sorunlar arasında yer alıyor.

Beyaz eşya yetkili servislerine yönelik şikayet sayısı 4 bin 467'ye ulaştı. Özellikle klima, buzdolabı ve derin dondurucu gibi günlük yaşamın vazgeçilmez ürünlerinde servis randevularının gecikmesi, arızaların giderilememesi ve garanti kapsamına ilişkin anlaşmazlıklar öne çıkıyor. Tüketiciler, servis sürecinin haftalarca uzaması nedeniyle günlük yaşamlarının aksadığını belirtirken, bazı şikayetlerde aynı arıza nedeniyle birden fazla servis kaydı açıldığı görülüyor. Yaz aylarında artan klima kullanımıyla birlikte servis yoğunluğunun da şikayetlere yansıdığı dikkat çekiyor.

Yedek parça sitelerine yönelik şikayetlerdeki yüzde 96'lık artış da dikkat çekiyor. Veriler, tüketicilerin yalnızca tamir hizmetlerine değil, ürünlerini daha uzun süre kullanabilmek için yedek parçaya da daha fazla ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Tüketiciler; sipariş edilen parçaların gönderilmemesi, yanlış ürün teslim edilmesi, stokta görünen ürünlerin temin edilememesi ve iade süreçlerinde yaşanan gecikmeler nedeniyle çözüm arıyor. Artan ürün fiyatları nedeniyle cihazlarını yenilemek yerine onarmayı tercih eden kullanıcılar için yedek parçaya erişim daha kritik hale geliyor."

Başlıca şikayet başlıkları

Şikayetvar verilerine göre yetkili servis ve yedek parça kategorilerinde öne çıkan şikayet konuları şöyle:
• Garanti kapsamı ve garanti süresine ilişkin anlaşmazlıklar
• Uzayan onarım süreçleri
• Servis randevularına uyulmaması
• Yedek parça temininde yaşanan gecikmeler
• Aynı arızanın tekrar etmesi
• Ürün değişim ve iade taleplerinin karşılanmaması
• Kurulum ve montaj sırasında yaşanan sorunlar
• Müşteri hizmetlerine ulaşamama
• Yüksek servis ve yedek parça ücretleri...

Kars merkezli 9 ildeki "sahte iş" dolandırıcılığı operasyonunda yakalanan 21 zanlı tutuklandı

Kars merkezli 9 ilde, internet üzerinden "evde paketleme işi" vaadi ve sahte ilanlarla dolandırıcılık yaptıkları iddiasıyla düzenlenen eş zamanlı operasyonda gözaltına alınan 29 şüpheliden 21'i tutuklandı

27.06.2026 09:57:00
AA
Kars merkezli 9 ildeki "sahte iş" dolandırıcılığı operasyonunda yakalanan 21 zanlı tutuklandı
Kars merkezli 9 ildeki "sahte iş" dolandırıcılığı operasyonunda yakalanan 21 zanlı tutuklandı

Kars Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçları Soruşturma Bürosu koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, "evde paketleme iş imkanı" vaadiyle bir kişinin dolandırılması üzerine çalışma başlattı.

Polis ekiplerince yapılan çalışmalarda, Letgo ve Sahibinden.com isimli internet siteleri üzerinden ürün satışı adı altında sahte ilanlar ve Facebook, Instagram, TikTok sosyal medya uygulamaları üzerinden "evde paketleme iş imkanı" adı altında dolandırıcılık yapıldığı ve banka hesap bilgilerini kullandıran şüpheliler tespit edildi.

Araştırma ve tespitler neticesinde 54 kişinin dolandırıcılık mağduru olduğu ve milyonlarca lira müşteki zararı belirlendi.

Bu kapsamda şüphelilerin yakalanması için Kars merkezli, Mersin, Şanlıurfa, Van, Gaziantep, Yalova, Aydın, Diyarbakır ve Adana'da 32 adrese düzenlenen eş zamanlı operasyonda 29 şüpheli gözaltına alınarak Kars İl Emniyet Müdürlüğüne getirildi.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlılardan 21'i çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı, değerli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. 

Ankara'daki, NATO operasyonlarında 178 tutuklama

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, terör örgütlerinin ülke genelindeki faaliyetlerinin deşifre edilmesine yönelik yapılan çalışmalarda gözaltına alınan 225 şüpheliden 178'i tutuklandı

27.06.2026 07:47:00
İhlas Haber Ajansı
Ankara'daki, NATO operasyonlarında 178 tutuklama
Ankara'daki, NATO operasyonlarında 178 tutuklama
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, terör örgütlerinin ülke genelindeki faaliyetlerinin deşifre edilmesine yönelik yapılan çalışmalarda gözaltına alınan 225 şüpheliden 178'i tutuklandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde; terör örgütlerinin ülke genelindeki faaliyetlerinin deşifre edilmesine yönelik yapılan çalışmalar kapsamında tespit edilen 241 şüpheliden 225'i gözaltına alındı. Gözaltına alınan şüphelilerden 218'i 25 Haziran Perşembe ve 26 Haziran Cuma günü mevcutlu olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına getirildi.

Getirilen 6 şüpheli başsavcılıkta serbest bırakılırken, 212 şüpheli ise terör örgütüne üye olmak suçundan tutuklama istemiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Sulh ceza hakimliğince yapılan sorgu işleminin ardından 178 şüpheli tutuklanırken, 34 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbirleri uygulandı.

Böcek ailesi davasında karar

Fatih'te anne ve baba ile iki çocuklarının zehirlenerek hayatını kaybetmesine ilişkin davada ilaçlama firmasının sahibi ve oğlu 18'er yıl, otel sahibi 13 yıl 4 ay, ilaçlamayı yapan sanık 12 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasına çarptırıldı

 

26.06.2026 18:10:00
Anadolu Ajansı
Böcek ailesi davasında karar
Böcek ailesi davasında karar

İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya 4'ü tutuklu 6 sanık ile tarafların avukatları ve hayatını kaybeden Böcek ailesinin yakınları katıldı.

Duruşmayı çok sayıda yabancı basın mensubu da takip etti.

Maktul Çiğdem Böcek'in annesi Aysu Çelik, acısının asla dinmeyeceğini belirterek, sanıkların gereken cezaları almasını istedi.

Maktul Servet Böcek'in babası müşteki Yılmaz Böcek de sanıkların ceza almalarının acılarını dindirmeyeceğini ancak tek dileklerinin en üst sınırdan ceza verilmesi olduğunu ifade etti.

"Keşke otel yanıp kül olsaydı da bu insanlar ölmeseydi"

Otel sahibi tutuklu sanık Hasan Oğlak, savunmasında hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı dilediğini ve çok üzgün olduğunu söyledi.

Oğlak, "Keşke otel yanıp kül olsaydı da bu insanlar ölmeseydi. Üzüntümü anlatacak tek kelimem yok. İlaçlama şirketi, bize oteli kapatmamız ya da tahliye etmemiz konusunda bir şey söylemedi. Aksine bize bu ilaçların insan sağlığına etkisinin olmadığını söyledi. Benim bu olayda kusurum ya da ihmalim yok. Kişilerin ilaçtan vefat ettiklerini düşünmüyorum. Beraatimi istiyorum." dedi.

İlaçlama firmasının yetkilisi tutuklu sanık Serkan Kışı da aileye başsağlığı dileyerek, ölümlerin ilaçlamadan olmadığını, bilirkişi ve Adli Tıp Kurumu raporlarında çelişkilerin bulunduğunu iddia etti.

İlaçlama firmasının çalışanı tutuklu sanık Doğan Cağferoğlu ise bu şirkette yeni çalışmaya başladığını, hatasının "sertifikanın üstüne çok düşmemesi" olduğunu söyledi.

Firmada çalıştığı sürece bir sıkıntı yaşanmadığını ifade eden Cağferoğlu, tahliyesini istedi.

İlaçlama firmasının sahibi ile oğluna 18'er yıl hapis cezası

Kararını açıklayan mahkeme heyeti, ilaçlama firmasının sahibi sanık Zeki ve oğlu Serkan Kışı'yı "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan alt sınırdan uzaklaşarak, iyi hal indirimi uygulamadan 18'er yıl hapis cezasına çarptırdı.

Heyet, otel sahibi Hakan Oğlak'ı "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 13 yıl 4 ay, ilaçlamayı yapan sanık Doğan Cağferoğlu'nu da 12 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasına mahkum etti.

Otel çalışanları Muhammad Moeen Ud Dın Chıshtı ve Rustemsha Batyrov ise beraat etti.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianamede sanıklar Zeki ve oğlu Serkan Kışı, Doğan Cağferoğlu, Hakan Oğlak ve Muhammad Moeen Ud In Chıshtı'nın, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6'şar aya kadar hapisle cezalandırılmaları talep edilmişti. Rustemsha Batyrov hakkında ise "taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istenmişti.

İddianamede, Fatih'te 13 Kasım 2025'teki zehirlenme olayında Çiğdem Böcek ile çocukları Kadir Muhammet (6) ve Masal'ın (3) zehirlenme sonucu hayatını kaybettiği, aynı olaydan dolayı tedavi gören baba Servet Böcek'in de 17 Kasım 2025'te yaşamını yitirdiği kaydediliyordu.

Maktullerin sağlık durumu nedeniyle beyanlarının alınamadığı, olayın ilk aşamada gıda zehirlenmesi sebebiyle olduğunun değerlendirildiği belirtilen iddianamede, mağdurların olay öncesi yemek yedikleri yerlerle ilgili soruşturmanın genişletildiği, kokoreç, midye, lokum ve unlu mamuller yedikleri ve meşrubat içtikleri işletmelerin sahiplerinin tespit edildiği aktarılıyordu.

İddianamede, bu iş yerlerindeki ürünlerden alınan örneklerin İlçe Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğüne teslim edildiği bildiriliyordu.

1. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan otopsi raporuna göre aile bireylerinin ölümünün, kaldıkları otelde böcekleri öldürmek amacıyla uygulanan ilaca bağlı zehirlenme sonucu meydana geldiği iddianamede yer alıyordu.

İddianamedeki bilirkişi raporunda ölümlerin gıda zehirlenmesi sonucu gerçekleşmediği, bu nedenle dosyada adı geçen gıda işletmelerinin herhangi bir kusurunun bulunmadığı vurgulanıyordu.

Bilirkişi raporuna göre yanlış kimyasal (alüminyum fosfit) kullanılması, yetkisiz personel çalıştırılması ve gerekli güvenlik önlemleri alınmadan işlem yapılması nedeniyle sertifikasız ve izinsiz faaliyet gösteren ilaçlama firmasının yetkilileri sanıklar Zeki ve Serkan Kışı'nın asli kusurlu oldukları kaydedilen iddianamede, ilaçlama firması çalışanı sanık Doğan Cağferoğlu'nun ilaçlama konusunda herhangi bir sertifikasının, bilgisinin ve deneyiminin bulunmamasına rağmen işlemi gerçekleştirdiği için asli kusurlu olduğu ifade ediliyordu.

İddianamedeki raporda otel sahibi sanık Hakan Oğlak ise yetkisiz ve ehliyetsiz kişilerle çalışarak uygun olmayan biyosidal ürünlerle, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini alınmaksızın ilaçlama faaliyetinin yürütülmesine onay verdiği, kimyasal risk içeren ilaçlama işlemi sırasında oteli tahliye etmeyip acil durum personeli bulundurmayarak konaklayanların can güvenliğini sağlama konusundaki özen yükümlülüğünü ağır biçimde ihlal ettiğinden asli kusurlu olarak yer alıyordu.

Yapay zekada yeni kriz kapıda

Dünya genelinde hızla yayılan yapay zeka sistemleri, modellerin gücünden çok enerji altyapısına takıldı. ABD’den Orta Doğu’ya kadar enerji şebekeleri acil durum sinyali verirken, Birleşmiş Milletler bilim insanları 2030 yılına kadar yapay zekanın Sahra Altı Afrika'nın tamamı kadar su ve devasa miktarda elektrik tüketeceğini öngörüyor

26.06.2026 15:10:00
Eyüp Kabil
Yapay zekada yeni kriz kapıda
Yapay zekada yeni kriz kapıda
Yapay zeka yarışında liderlik koltuğuna oturmak isteyen teknoloji devleri, bugüne kadar hep en akıllı dil modellerini ya da en güçlü çipleri üretmek için yarışıyordu. Ancak Haziran 2026 itibarıyla teknoloji dünyasındaki rekabetin yönü tamamen değişti. Sektör temsilcileri ve uzmanlar, yapay zekanın geleceğini artık algoritma kabiliyetinin değil, şebekelerden çekilebilecek fiziksel elektrik gücünün belirleyeceğini ifade ediyor.

Yapay zeka veri merkezlerinin enerji oburluğu öyle bir boyuta ulaştı ki, ABD Federal Enerji Düzenleme Komisyonu (FERC), veri merkezlerinin elektrik şebekelerine erişimini hızlandırmak amacıyla altı bölgesel şebeke operatörüne yönelik acil durum emirleri yayınlamak zorunda kaldı. Normal şartlarda yıllar süren bürokratik onay süreçleri, yapay zekanın büyüme hızına yetişebilmek adına tamamen baypas edildi. Sektördeki devasa büyümeyi gözler önüne seren en somut örnek ise Microsoft'un son 18 ayda altyapısına 4 gigavattan fazla yeni veri merkezi kapasitesi eklemesi oldu. Bulut bilişim ve yapay zeka bulut sağlayıcısı CoreWeave ise 2026 sonuna kadar tek başına 1,7 gigavatlık bir gücü hedefliyor.

BM'den korkutan uyarı: Altyapı tehdit altında

Yapay zekanın yazılımdan sıyrılıp fiziksel dünyayı etkilemeye başlaması küresel kurumları da alarma geçirdi. Birleşmiş Milletler bünyesinde çalışan bilim insanları tarafından hazırlanan son rapora göre, yapay zeka teknolojileri 2030 yılına kadar 1,3 milyar insanın yaşadığı Sahra Altı Afrika'nın toplam su tüketimi kadar su harcamaya başlayacak. Enerji tarafında ise durum daha da çarpıcı; yapay zekanın ihtiyaç duyacağı elektrik gücü, Pakistan, Bangladeş ve Nijerya'nın (yaklaşık 650 milyon insan) toplam elektrik tüketiminin tam üç katına ulaşacak.

Dünya Ekonomik Forumu (WEF) ve Frontiers iş birliğiyle yayımlanan "2026'nın Gelişen İlk 10 Teknolojisi" raporunda da bu duruma dikkat çekilerek inovasyonun artık sadece yazılımda değil, binaları elektrik tüketmeden soğutan "pasif radyatif soğutma malzemeleri" gibi fiziksel çözümlere kaydığı vurgulandı. Uzmanlar, önümüzdeki yıllarda "enerji egemenliği" ile "yapay zeka egemenliği" kavramlarının tamamen eş anlamlı hale geleceğini öngörüyor.

Mansur Yavaş'tan AKP'ye geçen belediye başkanlarına mesaj: Hesabını seçmenlerine verirler

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP'den istifa ederek AKP'ye geçen belediye başkanlarıyla ilişkin olarak, "Eğer bu seçmen başka bir partiden belediye başkanı seçmek isteseydi seçerdi zaten. Onların kendi tercihi, kendi seçmenlerine hesabını verirler" dedi

26.06.2026 15:03:00
Haber Merkezi
Mansur Yavaş'tan AKP'ye geçen belediye başkanlarına mesaj: Hesabını seçmenlerine verirler
Mansur Yavaş'tan AKP'ye geçen belediye başkanlarına mesaj: Hesabını seçmenlerine verirler
Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Mamak metrosu şantiyesinde yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı ve incelemelerde bulundu.

Burada yetkililer tarafından Yavaş ve Şahin'e projenin güncel durumuna ilişkin slayt üzerinden bilgi verildi. Görüşmede, 5 istasyonun fiilen yapımına başlandığı ifade edildi.

Toplantıda proje takvimi de değerlendirildi. Çalışmaların 16 Temmuz 2025 tarihinde başladığı hatırlatıldı. Projenin 14 Ocak 2029'da tamamlanmasının beklendiği kaydedildi.

Yavaş, bilgilendirmenin ardından ziyaret için ayarlanan bir belediye otobüsüne binerek basın mensupları ile şantiye alanına geçti.

Yavaş, projenin bitim tarihiyle ilgili "Seçimden önceye çekeriz inşallah." ifadesini kullandı.

Yavaş, NATO Zirvesi hazırlıkları vesilesiyle trafiğin kapatılması sonucu birçok iyileştirmeyi yapma fırsatı bulduklarını belirterek, NATO'nun burada yapılmasının Ankara'nın tanıtımı açısından da olumlu olduğunu kaydetti.

Bazı belediye başkanlarının parti değiştirmesine ilişkin soru üzerine Yavaş, "Eğer bu seçmen başka bir partiden belediye başkanı seçmek isteseydi seçerdi zaten. Onların kendi tercihi, kendi seçmenlerine hesabını verirler. Bizim bu anlamda bir kaybımız yok" dedi.

Okullardaki bütün kameralar polisin takip sistemine dahil olacak

Okullardaki güvenlik önlemleri artırılıyor. Yeni eğitim dönemiyle birlikte okullardaki bütün kameralar polisin takip sistemine dahil edilecek

26.06.2026 15:00:00
Haber Merkezi
Okullardaki bütün kameralar polisin takip sistemine dahil olacak
Okullardaki bütün kameralar polisin takip sistemine dahil olacak
Türkiye'de gerçekleşen okul saldırıları sonrasında güvenlik tedbirleri artırılıyor. Önümüzdeki eğitim dönemiyle birlikte okullardaki güvenlik kameraları, KGYS olarak bilinen, Kent Güvenlik Yönetim Sistemi'ne bağlanacak. Bu sistem üzerinden polis okullardaki güvenlikle ilgili gelişmeleri izlemeye başlayacak.

Okullarımızdaki kamera sistemini KGYS sistemine entegre ediyoruz
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, katıldığı bir televizyon programında bu konudaki çalışmaları anlattı. NTV'nin haberine göre, Bakan Tekin alınacak önlemleri tek tek anlattı:
"İstanbul, Kahramanmaraş ve Siverek'teki okullarımızda yaşanan olaylarla ilgili süreci gerçekleştirenler en ağır cezayı alacak. İçişleri Bakanlığı ile birlikte güvenlik tedbirleriyle ilgili komisyon toplantıları yapılıyor. Güvenlik açısından risk taşıyan okullarda doğrudan silahlı polis memurunun bulunması, bazı okullarda belirli aralıklarla polis araçlarının devriye gezmesi gibi tedbirlerimiz vardı. Bu yıl yeniden o toplantıları yaptık. Önümüzdeki yıl itibarıyla bu tedbirleri daha da sıkılaştıracak adımlar attık."
Okullarımızdaki kamera sistemini KGYS sistemine entegre ediyoruz. Emniyet birimleri kameralar üzerinden izleyebilecek durumlara gelecekler. Bizim okullarımızın bir kısmı duvarları yüksek, bir kısmı değil. Her okulun şahsına münhasır güvenlik sistemi olacak. Emniyet ile birlikte yürüttüğümüz oyun sitelerindeki davranışları rehberlik desteği mekanizması oluşturulacak."

KGYS sistemi nedir?
KGYS sistemi, 2007 yılında ilk kez uygulamaya girdi. Polis, illerdeki merkezler ve ana merkez üzerinden, yollar, sokaklar, meydanlar ve sisteme dahil bütün bölgelerdeki gelişmeleri anlık olarak izliyor.

NATO Ankara Zirvesi'ne katılan yabancı heyetlere turizm polisleri rehberlik edecek

Başkentte 7-8 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek NATO Ankara Zirvesi için alınan güvenlik tedbirleri kapsamında 56 bin emniyet ve jandarma personeli görev yapacak, yabancı heyetlere ise turizm polisleri rehberlik edecek.
 

26.06.2026 14:48:00
AA
NATO Ankara Zirvesi'ne katılan yabancı heyetlere turizm polisleri rehberlik edecek
NATO Ankara Zirvesi'ne katılan yabancı heyetlere turizm polisleri rehberlik edecek
Başkentte 7-8 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek NATO Ankara Zirvesi için alınan güvenlik tedbirleri kapsamında 56 bin emniyet ve jandarma personeli görev yapacak, yabancı heyetlere ise turizm polisleri rehberlik edecek.

Güvenlik yetkililerinden alınan bilgilere göre, NATO Ankara Zirvesi için günler öncesinden alınan tedbirler 12 Temmuz'a kadar aralıksız sürdürülecek.

Bu kapsamda Ankara Emniyet Müdürlüğünden 49 bin, Ankara İl Jandarma Komutanlığından ise 7 bin personel; vatandaşların, konukların ve kentin güvenliği için görev başında olacak.

Güvenlik tedbirleri asayiş, trafik, terörle mücadele, istihbarat, özel harekat, çevik kuvvet, havacılık, turizm polisi ve diğer ilgili birimlerin tam koordinasyonu içerisinde yürütülecek.

Devlet yetkilileri ile diğer misafirlerin konaklayacağı bölgelerde geniş güvenlik önlemleri alınacak.

Devlet büyüklerinin, yabancı heyetlerin, basın mensuplarının ve diğer yabancı misafirlerin konaklayacağı alanlar ile toplantı ve etkinlik bölgelerinde geniş güvenlik planlamaları yapılırken heyetlerin geliş ve gidiş güzergahlarındaki trafik akışının güvenli şekilde sağlanması amacıyla da gerekli düzenlemeler planlandı.

Bu kapsamda Esenboğa Havalimanı ve Ankara Havalimanı başta olmak üzere havalimanları, Yüksek Hızlı Tren Garı (YHT), Ankara Garı ve Ankara Şehirlerarası Terminal İşletmesi (AŞTİ) gibi yoğun insan hareketliliğin yaşandığı ulaşım merkezlerinde güvenlik tedbirleri artırıldı.

Öte yandan, şehir genelinde yaklaşık 6 bin Kent Güvenliği Yönetim Sistemi (KGYS) kamerası aktif kullanılacak, anlık görüntü takibi ve koordinasyon sağlanacak.

İhtiyaç duyulan bölgelerde de helikopter destekli havadan denetimler yapılacak.

Kriz merkezi olumsuz durumlarda anında müdahale edecek
Ankara Emniyet Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan kriz merkezi aracılığıyla tüm gelişmeler anlık olarak takip edilecek, ilgili kurumlarla eşgüdüm içerisinde hızlı karar alma ve koordinasyon sağlanacak.

Çevre illerle tam iş birliği içerisinde il giriş ve çıkışlarında güvenlik ve trafik uygulamaları yoğunlaştırılırken, gerekli görülen noktalarda da denetimler artırıldı.

Araçlara yönelik alınan kararlar çerçevesinde ise kamu güvenliği açısından risk oluşturabilecek patlayıcı ve yanıcı madde taşıyan araçların Ankara'ya girişine müsaade edilmeyecek.

Bu kapsamda söz konusu araçların il sınırlarına girişleri kontrol altına alınacak ve gerekli güvenlik tedbirleri titizlikle uygulanacak.

Ayrıca ihtiyaç duyulan bölgelerde geçici trafik ve ulaşım düzenlemeleri gerçekleştirilecek, belirlenen alanlarda motosiklet, skuter ve benzeri araçların kullanımına izin verilmeyecek.

Yabancı heyetlere turizm polisleri rehberlik edecek
Turizm polisi birimleri yabancı heyetlere rehberlik ve destek hizmeti sunmak üzere sahada aktif görev yapacak.

Atlı polis ekipleri de özellikle yoğun bölgelerde görünür güvenlik hizmetlerini yerine getirecek. Görev yapan tüm personel, yaka kamerası kullanarak hizmetlerin şeffaf, etkin ve güvenli şekilde yürütülmesine katkı sağlayacak.

Sinop'ta 5 yaş altı ölüm hızında rekor artış

Sinop'ta 5 yaş altı ölüm hızında son bir yıl içinde kaydedilen sert yükseliş dikkat çekti. 2024 yılında binde 5,2 olarak ölçülen oran, 2025 yılında yüzde 182,7 artarak binde 14,7'ye çıktı

26.06.2026 12:31:00
İHA
Sinop'ta 5 yaş altı ölüm hızında rekor artış
Sinop'ta 5 yaş altı ölüm hızında rekor artış
Türkiye İstatistik Kurumu(TÜİK), 2025 yılı ölüm ve ölüm nedeni istatistiklerini açıkladı. Buna göre Sinop'ta 5 yaş altı ölüm hızında sert yükseliş kaydedildi. Doğumdan sonraki ilk beş yıl içinde bir çocuğun yaşamını kaybetme ihtimalini ifade eden "5 yaş altı ölüm hızı", Sinop'ta 2024 yılında binde 5,2 iken, 2025 yılında binde 14,7'ye yükseldi. Bu artış, oranlarda yüzde 182,7'lik dikkat çekici bir değişime işaret etti.

Aynı dönemde bebek ölüm sayısı 8'den 21'e çıktı. Bebek ölüm hızı da 2024'te binde 4,7 seviyesindeyken, 2025'te binde 12,9 olarak kayıtlara geçti.

Kentte toplam ölüm sayısı da artış gösterdi. 2024 yılında 2 bin 287 olan ölüm sayısı 2025 yılında 2 bin 445'e çıktı. 2024 yılı verilerine göre hayatını kaybedenlerin bin 343'ünü erkekler, bin 102'sini kadınlar oluşturdu. Kaba ölüm hızı ise 2024'te binde 10,0 iken, 2025'te binde 10,8 oldu.

Açıklanan verilerde, 2025 yılında Sinop'ta seçilmiş ölüm nedenlerine ilişkin dağılım da yer aldı. Buna göre ölümlerde yüzde 37,9 ile dolaşım sistemi hastalıkları ilk sırada bulunurken, bu grubu yüzde 14,8 ile iyi huylu ve kötü huylu tümörler, yüzde 14,7 ile solunum sistemi hastalıkları izledi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.