logo
02 TEMMUZ 2026

Arnavutlar Makedonya'dan adım bekliyor

21.07.2001 00:00:00
 
Makedonya'da yaklaşık 6 aydır süregelen krize çözüm bulmak amacıyla yapılan partilerarası siyasi mükazereler, koalisyondaki Arnavut partiler, Arnavut Demokratik Partisi (DPA) ve Demokratik Refah Partisi'nin (PDP), müzakerelere son verdiklerini açıklamalarının ardından tıkanırken, DPA milletvekili Denuş Bayrani, topun şimdi Makedonlarda olduğunu söyledi. DPA milletvekili Bayrani, Makedonların bir adım atmaları gerektiğini belirterek, "Makedonya bir adım atmazsa müzakere masasına dönmeyeceğiz, şimdi oynama sırası Makedonya'da" dedi. Bayrani, "Bizim için görüşmeler sona ermiştir. Artık başlangıç noktasına dönmemiz mümkün değildir. Uluslararası toplumun temsilcileriyle bir uzlaşmaya varmıştık. Makedonlara sunulan belge biruzlaşma belgesiydi, ama Makedonlar Anayasa'yı değiştirmemek için inanılmaz bir baskı yapıyor. Şimdi pozisyonunu tanımlama sırası Makedonya'da" diye konuştu. Müzakerelerden çekildiklerini açıklayan DPA ve PDP'nin liderlerinin Cumhurbaşkanı Boris Traykovski tarafından parlamentoda temsil edilen siyasi partilerin liderlerini biraraya getirmek amacıyla düzenlenen toplantıya da katılmadıkları belirtilmişti.

Ankara'da kamyon, skuter, motokurye yasağı

Ankara Valiliğinden NATO Zirvesi tedbirlerine ilişkin açıklama geldi. Yakıt tankeri, beton mikseri, çekici ve diğer ağır tonajlı araçların 5 Temmuz saat 16.00'dan 10 Temmuz saat 10.00'a kadar şehir içerisine girişine izin verilmeyecek. Skuter türü araçlar bazı bölgelere giremeyecek. Park halinde bulunanlar 4 Temmuz'a kadar kaldırılacak. Motokuryelerin de bazı bölgelerde kullanımı kapatıldı

02.07.2026 10:37:00
Anadolu Ajansı
 
Ankara'da kamyon, skuter, motokurye yasağı
Ankara'da kamyon, skuter, motokurye yasağı

Ankara Valiliği, 7 ve 8 Temmuz'da düzenlenecek 36. NATO Zirvesi kapsamında, güvenliğin sağlanması, kamu düzeninin korunması, vatandaşların huzur ve güvenliğinin sürdürülebilmesi amacıyla güvenlik ve trafik tedbirleri aldı

Valilikten yapılan açıklamada, Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME) kararı gereği ve NATO Zirvesi kapsamında alınacak trafik tedbirleri nedeniyle 6-9 Temmuz'da başta Esenboğa Havalimanı ve Ankara (Etimesgut) Havalimanı'ndan başlanarak geliş-gidiş istikametine tüm makamların kullandığı yol güzergahları ile etkinliğin yapılacağı alanlar olmak üzere, Ankara Çevre Yolu'nun (O-20 Kara Yolu Kuzey Ankara Bölgesi) Mamak ilçesi Ortaköy mevkisi bağlantısı ile Yenimahalle ilçesi Yuvaköy yolu arasında kalan bölümü, Mevlana Bulvarı, Özal Bulvarı, İsmet İnönü Bulvarı, Dumlupınar Bulvarı, Anadolu Bulvarı, Sakıp Sabancı Bulvarı, Ankara Bulvarı, Atatürk Bulvarı, 1071 Malazgirt Bulvarı, Türk Kızılayı Caddesi, Beştepe Caddesi, Söğütözü Caddesi, Muhsin Yazıcıoğlu Caddesi, Alparslan Türkeş Caddesi, Ufuk Üniversitesi Caddesi üzeri ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, JW Marriott Otel, Sheraton Otel, Lugal Otel, Hilton Otel, Divan Ankara Otel, Bilkent Otel, InterContinental Otel, Metropolitan Otel, Alegria Business Otel, Hilton Garden Inn Otel, Crowne Plaza Otel, Mövenpick Otel, Wyndham Otel ve Grand Mercure Otel çevresinin, skuter türü araçların girişine kapatıldığı ve park halinde bulunanların 4 Temmuz'a kadar kaldırılacağı bildirildi.

Açıklamada, 6-9 Temmuz'da Esenboğa Havalimanı ve Ankara (Etimesgut) Havalimanı'ndan başlanarak geliş-gidiş istikametine Ankara Çevre Yolu'nun (O-20 Kara Yolu Kuzey Ankara Bölgesi) Mamak ilçesi Ortaköy mevkisi bağlantısı ile Yenimahalle ilçesi Yuvaköy yolu arasında kalan bölümü, Mevlana Bulvarı, Özal Bulvarı, İsmet İnönü Bulvarı, Dumlupınar Bulvarı, Anadolu Bulvarı, Sakıp Sabancı Bulvarı, Ankara Bulvarı, Atatürk Bulvarı, 1071 Malazgirt Bulvarı, Türk Kızılayı Caddesi, Beştepe Caddesi, Söğütözü Caddesi, Muhsin Yazıcıoğlu Caddesi, Alparslan Türkeş Caddesi, Ufuk Üniversitesi Caddesi ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, JW Marriott Otel, Sheraton Otel, Lugal Otel, Hilton Otel, Divan Ankara Otel, Bilkent Otel, InterContinental Otel, Metropolitan Otel, Alegria Business Otel, Crowne Plaza Otel, Mövenpick Otel, Wyndham Otel ve Grand Mercure Otel çevrelerinin motokuryelerin kullanımına kapatıldığı belirtildi.

Zirve nedeniyle kullanılacak güzergahlar üzerinde, yola cephesi olan ikametlerin ve iş merkezlerinin müştemilatları önünde ve bahçeleri içinde, ayrıca taksi duraklarının önünde, kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, AVM'ler, umuma açık yerler ve marketlerin otoparklarında, araç tamir servisleri, iş yerlerinin otoparkları ve önlerinde bulunan araç, karavan gibi taşıtlar ile konteynerlerin, 4-9 Temmuz'da bu alanlara park etmemesi gerektiği aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Yakıt tankeri, beton mikseri, çekici ve diğer ağır tonajlı araçların 5 Temmuz saat 16.00'dan 10 Temmuz saat 10.00'a kadar şehir içerisine girişine izin verilmeyecektir. Gıda maddesi taşıyan kamyonlar, 6 Temmuz saat 00.00'dan 9 Temmuz saat 05.00'e kadar geliş güzergahlarına göre Çevre Yolu'ndan İstanbul Yolu'na katılarak Fatih Sultan Mehmet Bulvarı merkez istikametini takiben Rajiv Gandhi Caddesi'nden GİMAT istikametine ve Hipodrom Caddesi üzerinden Roma Meydanı ışıklardan (U) dönüşü yaparak Toptancı Hali'ne giriş yapabileceklerdir. İlaç ve bozulacak acil malzeme taşıyan kamyonlar, 6 Temmuz saat 00.00'dan 9 Temmuz saat 05.00'e kadar Fatih Sultan Mehmet Bulvarı'nı kullanmak suretiyle Dumlupınar Bulvarı, 1071 Malazgirt Bulvarı, Sakıp Sabancı Bulvarı, Anadolu Bulvarı, Ankara Bulvarı, Mevlana Bulvarı, İnönü Bulvarı ile Atatürk Bulvarı haricindeki güzergahları kullanabileceklerdir. Vatandaşlarımızın herhangi bir mağduriyet yaşamamaları adına belirtilen tarih ve saatlerde alınan tedbirlere riayet etmeleri önem arz etmektedir."

Cemil Tugay’dan ‘AKP’ye geçiş’ iddialarına yanıt

Kulislere bomba gibi düşen "parti değiştirecek" iddialarına doğrudan cevap veren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, "Benim bir işim, bir görevim var. Belediye başkanlığına odaklanmış durumdayım" diyerek tartışmalara son noktayı koydu

01.07.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
Cemil Tugay’dan ‘AKP’ye geçiş’ iddialarına yanıt
Cemil Tugay’dan ‘AKP’ye geçiş’ iddialarına yanıt
Siyaset kulislerinde kulaktan kulağa yayılan ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın Cumhuriyet Halk Partisi'nden (CHP) istifa ederek AKP'ye geçeceği yönündeki iddialar, bizzat muhatabı tarafından yalanlandı. Çıkan haberlerin ardından kamuoyuna net bir açıklama yapan Tugay, bu tür iddiaların hiçbir gerçeklik payı taşımadığını ifade etti.

"Benim tek gündemim İzmir'

Hakkındaki iddialara karşı oldukça net ve kararlı bir duruş sergileyen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, parti değiştireceği yönündeki söylentilerin asılsız olduğunu belirtti. Görevinin başında olduğunu vurgulayan Tugay, şu ifadeleri kullandı:

"Kesinlikle böyle bir durum yok. Ben Cumhuriyet Halk Partisi'nin siyasi geleceği ile ilgili süreci yakından takip ediyorum. Benim bir işim var, bir görevim var. Şu an tamamen belediye başkanlığına odaklanmış durumdayım."

"CHP çizgisinde hizmete devam"

Tugay, İzmir halkının oylarıyla seçildiğini ve kente hizmet etmek dışında bir ajandası bulunmadığını dile getirdi. CHP çatısı altında siyasi mücadelesine ve kentsel projelerine devam edeceğinin altını çizen Büyükşehir Belediye Başkanı, iddiaları ortaya atan odakların gündem değiştirme çabasında olduğunu ima etti.

İzmir'in kronikleşmiş sorunlarını çözmek ve şehri ileriye taşımak için yoğun bir mesai harcadığını belirten Tugay'ın bu net açıklaması, CHP örgütünde ve İzmir seçmeninde rahatlama yarattı. Kulislerdeki asılsız iddiaların ardından gözlerin çevrildiği İzmir Büyükşehir Belediyesi'nde, tüm birimlerin planlanan projeler doğrultusunda çalışmalarını sürdürdüğü bildirildi.

Ümit Özdağ: Terörsüz Türkiye Projesi, Büyük Orta Doğu Projesi'nin bir parçası

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, sürecin Türkiye'nin üniter yapısını hedef aldığını öne sürerek, "Terörsüz Türkiye Projesi, Büyük Orta Doğu Projesi'nin bir parçasıdır" dedi

01.07.2026 14:23:00
Haber Merkezi
 
Ümit Özdağ: Terörsüz Türkiye Projesi, Büyük Orta Doğu Projesi'nin bir parçası
Ümit Özdağ: Terörsüz Türkiye Projesi, Büyük Orta Doğu Projesi'nin bir parçası
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, sürecin Türkiye'nin üniter yapısını hedef aldığını öne sürerek, "Terörsüz Türkiye Projesi, Büyük Orta Doğu Projesi'nin bir parçasıdır. Irak ve Suriye işgal edilerek parçalanmıştır. İran, rejimi yıkılarak bir iç savaşa sürüklenmek istenmiş ve buna direnmiştir. Türkiye ise 'Terörsüz Türkiye' Projesi ile anayasal yapısı değiştirilerek; demografi mühendisliğiyle gerçekleştirilen nüfus kaydırmaları üzerinden tahrip edilerek milli, üniter devletten çok milletli federal bir yapıya dönüştürülmeye çalışılmaktadır. Buna Ankara'da karanlık koridorlarda 'yumuşatılmış üniter devlet' deniliyor" dedi. Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, şu ifadeleri kullandı:

"Birçok şehrimizde meydanlarda bir narkoterör örgütünün elebaşının posterleri asılmakta, caddelerde bir bebek katilinin fotoğrafını taşıyan bildiriler dağıtılmakta, sokaklarda PKK paçavrasını taşıyan gruplar serbestçe yürümekteler. 12 suçsuz insanı; kadın, erkek ve bebek demeden yakarak öldüren PKK'lı teröristler, Türk milletine ve Türk devletine karşı meydanlarda insan hakları, demokrasi nutukları atmakta, Diyarbakır'da Kürtçenin ikinci resmi dil olması amacıyla kongreler düzenlenmektedir.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da, Cumhuriyetimizin kurulduğu günden bugüne geçen 103 sene içerisinde Türk bayrağını, Türk devletini ve Türk milletinin ayrılmaz bir parçası olma şuurunu destekleyen ve savunan, 1984'ten bu yana da PKK terör örgütüne karşı birçoğu korucu olarak vatan savaşı veren insanlarımız, gelinen aşamada devletin DEM ve PKK'ya taviz vererek mücadeleyi sona erdirdiği ve vatansever yurttaşları DEM ile PKK'nın insafına terk edeceği düşüncesiyle Doğu ve Güneydoğu Anadolu'dan batıya göç etmeyi düşünmeye başlamışlardır. Yaşanan durum, ağır bir milli travmanın yaklaştığını göstermektedir.

ABD'nin eski Suudi Arabistan Büyükelçisi Chas Freeman şöyle demiş: 'Büyük İsrail Projesi, çevredeki devletleri parçalı ve etkisiz hale getirmeyi gerektiriyor.' ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack da İsrail'in çevresinde ulus devlet istemediğini ifade etmiş. Önce Irak parçalandı, sonra Suriye. Sıra İran ve Türkiye'ye geldi. ABD ve İsrail'in ortak operasyonu ile İran'a savaş açıldı. Plan; İran üst yönetimini öldürmek, yönetim boşluğunun oluştuğu aşamada silahlandırılan Kürtleri ayaklandırmak, PKK ve PYD'yi Irak'tan İran'a sokarak İran'da isyan çıkarmaktı. Bunun için de İran'ın batısında yoğun bombardıman yapılarak PKK ve PYD'nin geçeceği bölgelerdeki İran güvenlik güçleri etkisizleştirilmeye çalışıldı. İran bu oyunu bozdu ve İsrail ile ABD'yi geri püskürttü.

"Terörsüz Türkiye projesi, Büyük Orta Doğu projesinin bir parçası"
İran'a yönelik saldırıyla hemen hemen eş zamanlı olarak Türkiye'ye yönelik de bir örtülü operasyon saldırısı başladı. Bu örtülü operasyon saldırısının adı Terörsüz Türkiye'dir. Terörsüz Türkiye Projesi, Büyük Orta Doğu Projesi'nin bir parçasıdır. Irak ve Suriye işgal edilerek parçalanmıştır. İran, rejimi yıkılarak bir iç savaşa sürüklenmek istenmiş ve buna direnmiştir. Türkiye ise 'Terörsüz Türkiye' Projesi ile anayasal yapısı değiştirilerek; demografi mühendisliğiyle gerçekleştirilen nüfus kaydırmaları üzerinden tahrip edilerek milli, üniter devletten çok milletli federal bir yapıya dönüştürülmeye çalışılmaktadır. Buna Ankara'da karanlık koridorlarda 'yumuşatılmış üniter devlet' deniliyor.

DEM ve PKK'nın hedefi demokrasi ve insan hakları mücadelesi vermek değil; ayrı bir millet olma, ayrı bir millet olarak önce bir süre Türkiye Cumhuriyeti'ne ortak olma ve sonra uygun fırsat bulunca Türkiye'den koparabileceği en büyük parçayı kopararak ülkemizi parçalayarak ayrılmaktır. DEM ve PKK'nın emperyalizm tarafından desteklenen bu projesine karşı Türk milleti ancak Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş değerleri ve esasları etrafında birleşerek direnebilir. Atatürk ve kuruluş esasları adına yapılacak bu direniş, Türk milletinin egemenlik ve hukukunu tasfiye etmeyi hedefleyen komisyon masalarında oturarak yapılamaz. Atatürk ve kuruluş esasları adına yapılacak bu direniş, 'hem PKK ve DEM'i mutlu edeyim hem de Türk halkını memnun edeyim' şeklindeki bir zihniyetle de gerçekleştirilemez.

Emperyalizmin bütün gücüyle desteklediği ve içeride AKP, MHP, DEM, HÜDA PAR gibi unsurların savunduğu bu projeye karşı Türk milletinin başarılı bir şekilde direnmesi ancak bütün Atatürkçülerin, milliyetçilerin, ulusalcıların ve vatanseverlerin Atatürk'ten taviz vermeden, Cumhuriyet'in kuruluş esasları etrafında birleşerek Türkiye Cumhuriyeti'nin milli, üniter ve laik yapısını savunmasıyla mümkündür. Zafer Partisi olarak tekrar bütün vatansever, Atatürkçü, milliyetçi parti ve kadroları Türkiye Cumhuriyeti'ni savunmak için bir araya gelmeye davet ediyoruz."

Yılın ilk 6 ayında 31 ülkeden 197 suçlu Türkiye'ye iade edildi

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 2026'nın ilk yarısında, adi suçlar ve terör suçları kapsamında, 31 ülkeden 197 şahsın Türkiye'ye iadesinin gerçekleştirildiğini bildirdi

01.07.2026 10:59:00
AA
 
Yılın ilk 6 ayında 31 ülkeden 197 suçlu Türkiye'ye iade edildi
Yılın ilk 6 ayında 31 ülkeden 197 suçlu Türkiye'ye iade edildi
Adalet Bakanı Akın Gürlek, 2026'nın ilk yarısında, adi suçlar ve terör suçları kapsamında, 31 ülkeden 197 şahsın Türkiye'ye iadesinin gerçekleştirildiğini bildirdi.

Bakan Gürlek NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, suç işleyip adaletten kaçabileceğini sananların, dünyanın neresine saklanırlarsa saklansınlar kendilerini güvende hissedemeyeceklerini belirtti.

Adalet Bakanlığı olarak, yurt dışına kaçan suçluların iade süreçlerinin çok daha sıkı, tavizsiz ve anbean takipçisi olacaklarını vurgulayan Gürlek, şu bilgileri verdi:

"Bu kararlılığımızın bir neticesi olarak, 2026'nın ilk yarısında, adi suçlar ve terör suçları kapsamında taleplerimiz doğrultusunda 31 farklı ülkeden 197 şahsın ülkemize iadesi gerçekleştirilmiştir ve bu kişiler adalete teslim edilmiştir. İade edilen şahısların 85'i Gürcistan'dan, 52'si Almanya'dan, 9'u Yunanistan'dan, 8'i Karadağ'dan, 6'sı Bulgaristan'dan, 3'ü Hollanda'dan ve 3'ü Kırgızistan'dan ülkemize getirilmiştir. Hırvatistan, Irak, İngiltere, İtalya, Kazakistan, Kuzey Makedonya ve Polonya'dan ikişer suçlu iade edilirken, Arjantin, Arnavutluk, Azerbaycan, Belarus, Belçika, Bosna Hersek, Ermenistan, Fransa, Kolombiya, Kosova, Macaristan, Moldova, Portekiz, Rusya, Sırbistan, Slovenya ve Ukrayna'dan birer suçlunun iadesi sağlanmıştır."

"Buradan net bir şekilde ifade etmek isterim ki Türkiye'den iade talebinde bulunan ülkelere yönelik değerlendirmelerimizde, onların haklı iade taleplerimize verdikleri yanıtları dikkate alacağız." ifadesini kullanan Gürlek, iadeler konusunda işbirliği sergilenip sergilenmediğine, hukuki yardımlaşma ve mütekabiliyet ilkesine riayet edilip edilmediğine titizlikle bakacaklarını belirtti.

"Suçlular için kaçacak yer yok"
Bakan Gürlek, "Aziz milletimiz müsterih olsun. Hangi suç örgütüne mensup olursa olsun, hangi ülkeye kaçarsa kaçsın, teröristlerin, organize suç örgütü mensuplarının, dolandırıcıların ve milletimizin huzuruna kasteden suç odaklarının peşini bırakmayacağız" açıklamasında bulundu.

Şanlıurfa'da intihar girişiminde bulunan daire başkanı tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti

Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanı Abdulkadir Baytimur, silahla intihar girişiminde bulunduğu iddiasıyla kaldırıldığı hastanede tedavi gördüğü 2 günün ardından yaşamını yitirdi

01.07.2026 06:00:00 / Güncelleme: 01.07.2026 11:08:07
İHA
 
Şanlıurfa'da intihar girişiminde bulunan daire başkanı tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti
Şanlıurfa'da intihar girişiminde bulunan daire başkanı tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti

Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanı Abdulkadir Baytimur, silahla intihar girişiminde bulunduğu iddiasıyla kaldırıldığı hastanede tedavi gördüğü 2 günün ardından yaşamını yitirdi
Olay Karaköprü ilçesine bağlı Karşıyaka Mahallesi'nde yaşandı. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesinde Fen İşleri Daire Başkanı olarak görev yapan Abdulkadir Baytimur iddiaya göre evinde silahla intihar girişiminde bulundu. Ağır yaralanan Baytimur, olay yerine giden sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı.

İki yıl önce atanmıştı

Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde 2 gündür yaşam savaşı veren Baytimur, doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdi. Baytimur'un cenazesi otopsi işlemleri için Şanlıurfa Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Daha önce Emlak ve İstimlak Dairesi Başkanı olarak görev yapan Baytimur, 2024 yılında Fen İşleri Daire Başkanlığı'na getirildiği öğrenildi.


Şile Belediyesi soruşturmasında 13 kişi tutuklandı

Şile Belediyesine yönelik soruşturma kapsamında düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 17 şüpheliden 13'ü tutuklandı

 

30.06.2026 11:47:00
Anadolu Ajansı
 
Şile Belediyesi soruşturmasında 13 kişi tutuklandı
Şile Belediyesi soruşturmasında 13 kişi tutuklandı

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen Şile Belediyesi soruşturması kapsamında yapılan operasyonda gözaltına alınan 17 şüpheliden 13'ü, çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı. Hakimlik, 4 şüphelinin ise adli kontrol hükümleri kapsamında serbest bırakılmasına karar verdi.

Öte yandan, firari bir şüphelinin daha yakalanarak gözaltına alındığı öğrenildi.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca, Şile Belediyesine yönelik "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "irtikap", "rüşvet" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında aralarında Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı'nın da bulunduğu 6 şüpheli, 10 Temmuz 2025'te gözaltına alınmıştı.

Belediye Başkanı Kabadayı, Oğuz Kaçmaz, Tuncay Tolga Özçakmak, Ali Şafak ve Evren Buçhan tutuklanmış, Aslı Kotan ise adli kontrol kararıyla serbest bırakılmıştı.

HTS kayıtları ve MASAK raporundaki hesap hareketlerinin incelenmesinin ardından haklarında gözaltı kararı verilen 22 şüpheli ise 23 Aralık 2025'te düzenlenen eş zamanlı operasyonda gözaltına alınmıştı. Bu şüphelilerden de 15'i tutuklanmış, 7'si adli kontrol hükümleri uygulanarak serbest bırakılmıştı.

Şile Belediyesinde doğrudan temin, imar, ruhsat ve iskan işlemlerinde usulsüzlük yapıldığının ve rüşvet alınarak haksız menfaat sağlandığının tespit edilmesi üzerine 26 Haziran'da da İstanbul ve İzmir'de belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenlenmişti. Bu operasyonda 16 şüpheli gözaltına alınmış, sonradan 1 şüphelinin daha yakalanmasıyla gözaltı sayısı 17'ye yükselmişti. 

Seferihisar Belediye Başkanı tutuklandı

Seferihisar Belediyesi'ne imar ve inşaat uygulamalarında rüşvet iddiaları üzerine düzenlenen operasyonun adli süreci tamamlandı. Aralarında Belediye Başkanı İsmail Yetişkin'in de bulunduğu 12 kişi tutuklanırken, Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit hakkında ev hapsi kararı verildi

30.06.2026 11:20:00
Haber Merkezi
 
Seferihisar Belediye Başkanı tutuklandı
Seferihisar Belediye Başkanı tutuklandı
İzmir'de geniş yankı uyandıran Seferihisar Belediyesi merkezli rüşvet ve usulsüzlük soruşturmasında sıcak gelişmeler yaşanıyor. Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen operasyon kapsamında gözaltına alınan ve adliyeye sevk edilen Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, nöbetçi sulh ceza hakimliği tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturmanın üçüncü dalgası kapsamında adliyeye sevk edilen 20 kişiden 12'sinin tutuklandığı bildirildi.

4 ilde eş zamanlı baskın

Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığı, belediyedeki inşaat ve imar uygulamalarında rüşvet alındığı, usulsüzlük yapıldığı ve 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Genel Seçimleri öncesinde bazı adaylar ile yakınları arasında şüpheli para transferleri gerçekleştiği iddiaları üzerine 26 şüpheli hakkında gözaltı kararı çıkarmıştı.

İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri tarafından 25 Haziran'da İzmir merkezli İstanbul, Adana ve Aydın illerinde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 25 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

12 isim tutuklandı, bürokrasi cezaevinde

Emniyetteki sorgu işlemlerinin tamamlanmasının ardından dün adliyeye sevk edilen 20 şüpheliden 2'si savcılık ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen isimlerden Belediye Başkanı İsmail Yetişkin başta olmak üzere belediye yönetiminin kritik isimleri tutuklandı.

Mahkemece tutuklanan 12 kişi şunlar:

• İsmail Yetişkin (Seferihisar Belediye Başkanı)

• İnanç Karabulut (Seferihisar Belediye Başkan Yardımcısı)

• İrfan Çevik (Seferihisar Belediyesi Özel Kalem Müdürü)

• Mehmet Uğur (Seferihisar Belediyesi Yapı Kontrol Müdür Vekili)

• Nilay Özcan Eşin (Seferihisar Belediyesi Şehir Plancısı)

• İsmail Fergun Keser (Yapı Kontrol Müdürü / Elektrik Mühendisi)

• Cüneyt Okultaş (Emekli Memur)

• Barış Yaman (Yapı Kontrol Görevlisi)

• Sercan Taşlıoğlu (Seferihisar Jeotermal Harita Teknikeri)

• Birkan Alkan (Seferihisar Jeotermal Büro Memuru)

• Mehmet Ersay (Şirket Sahibi)

• Medeni Çiftçi (Şirket Sahibi)

Diğer belediye başkanlarına "ev hapsi" ve adli kontrol

Soruşturma kapsamında isimleri geçen ve gözaltına alınan diğer siyasi figürler hakkında da adli tedbirler uygulandı. Soruşturma dosyasında adı bulunan Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit ile CHP'li İzmir Büyükşehir ve Güzelbahçe Meclis Üyesi Doğuş Bayır hakkında hakimlik tarafından "ev hapsi" şeklinde adli kontrol kararı verildi.

Öte yandan, operasyon kapsamında gözaltına alınan Seferihisar Belediye Başkan Yardımcısı N.H. ile birlikte toplam 6 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Balçova Belediye Başkanı Yiğit'in annesi Meryem Yiğit'in de aralarında bulunduğu bazı şüpheliler ise emniyet ve savcılık aşamalarında salıverildi.

Gelişmeler kamuoyunda büyük yankı uyandırırken, İçişleri Bakanlığı'nın tutuklama kararlarının ardından belediyelere yönelik bir kayyum ataması yapıp yapmayacağı ya da meclis üyelerinin yeni başkan vekilini nasıl seçeceği merak konusu oldu. Soruşturma çok yönlü olarak devam ediyor.

Sanayi yangınlarında patlama yaşanıyor


 
 
2025 yılında İstanbul’da 323, Kocaeli’nde 100 sanayi yangını yaşanırken, ülke genelinde bu sayı yılın tamamında atölyelerle birlikte 3 bini aştı. Temmuz ve Ağustos aylarında artan kavurucu sıcaklar ile tatil dönemi kaynaklı personel eksikliği, fabrikaları daha da açık hedef haline getiriyor.

30.06.2026 10:25:00
HASAN GÜNDOĞDU
 
 Sanayi yangınlarında patlama yaşanıyor
 Sanayi yangınlarında patlama yaşanıyor

Temmuz ve Ağustos ayları, ormanlarda olduğu gibi sanayi tesisleri için yılın en tehlikeli dönem olarak öne çıkıyor. Mevsim normallerinin üzerine çıkan hava sıcaklıkları; lityum bataryalar, güneş enerjisi sistemleri ve yüksek enerji yoğunluklu üretim hatları yangın riskini daha artırıyor. Bu ekstrem hava şartlarına, yaz dönemi izinleri nedeniyle fabrikalarda yaşanan personel eksikliği de eklenince tehlikenin boyutu katlanıyor. Muhtemel bir acil durumda tesisi koruyacak, yangına ilk müdahaleyi yapacak yetkin personelin sahada bulunmaması ya da sayılarının kritik seviyeye düşmesi, küçük bir kıvılcımın tüm fabrikayı küle çevirmesine zemin hazırlıyor. Endüstriyel yangınlar yalnızca bir üretim tesisini yok etmekle kalmıyor; tedarik zincirlerini tamamen koparıyor, ihracatı baltalıyor ve binlerce çalışanın işini bir anda elinden alıyor.

Şehir merkezlerinde risk daha büyük

Türkiye'deki itfaiye verilerine göre özellikle üretimin yoğun olduğu şehirlerde durumun ne kadar kritik bir aşamaya geldiğini açıkça gösteriyor:
İstanbul alarm veriyor... 2021 yılında 286 olan fabrika yangın sayısı 2025 yılında 323'e çıktı.
• Ankara'da büyük artış... Başkentte 2025 yılından toplam 496 iş yeri yangını çıkarken, müdahalesi en zor olan büyük fabrika yangınlarının sayısı 68'e ulaştı. 2021 yılında bu sayı sadece 21'di.
İzmir ve Tekirdağ yanıyor... İzmir'de bir yılda 146 fabrika ve imalathane yangını çıkarken, Tekirdağ'da 177 fabrika ve sanayi tesisi alevlere teslim oldu.
• Kayseri'de sektörel tehlike... Mobilya ve tekstil gibi yüksek yanıcı yük taşıyan sektörlerin merkezindeki Kayseri OSB'de, depolama ve pasif yangın önleme sistemleri eksikliği nedeniyle 116 fabrika yangını kaydedildi.
Kocaeli risk altında... Türkiye'nin ağır sanayi ve petrokimya kalbi olan Kocaeli'de 100 endüstriyel tesis yangını yaşandı.
Türkiye genelinde her yıl 1400-1600 civarında fabrika yangını çıkarken, atölye ve imalathaneler de eklendiğinde toplam sanayi yangını sayısı yıllık 3 binin üzerine çıkıyor. Küresel ölçekte ise yangın ve patlamaları dünya genelindeki en büyük iş riskleri arasında 9. sırada yer alıyor.

İlk dakikalar çok önemli

Sanayi tesislerindeki yangınları değerlendiren uzmanlar, şu değerlendirmelerde bulunuyor: "Bir fabrikanın kaderi çoğu zaman yangının başladığı ilk birkaç dakikada belirleniyor. Temel yaklaşım, yangına sadece müdahale etmek değil, yangın başlamadan önce tüm tedbirleri almak olmalı. Endüstriyel yangınlar doğru planlama ve 7/24 sahada olan profesyonel ekiplerle önlenebilir bir risktir..."

Verilen kilolar ilginç yolla bedenden atılıyor!


 
Kilo verme süreciyle ilgili en sık merak edilen sorulardan biri, verilen kiloların vücuttan nasıl çıktığıdır. Toplumda sıkça düşünülenin aksine yağlar; yalnızca terleme, idrar ya da dışkı yoluyla vücuttan atılmaz. Yağ yakımı gerçekleştiğinde vücut depoladığı yağı enerji üretmek için parçalar; bu süreç sonunda yağın önemli bir kısmı karbondioksite dönüşerek nefes yoluyla dışarı verilir, kalan kısmı ise su olarak idrar, ter ve diğer vücut sıvılarıyla atılır.

30.06.2026 08:23:00
MURAT ÇORBACI
 
  Verilen kilolar ilginç yolla bedenden atılıyor!
  Verilen kilolar ilginç yolla bedenden atılıyor!

Kilo verme süreciyle ilgili en sık merak edilen sorulardan biri, verilen kiloların vücuttan nasıl çıktığıdır. Toplumda sıkça düşünülenin aksine yağlar; yalnızca terleme, idrar ya da dışkı yoluyla vücuttan atılmaz. Yağ yakımı gerçekleştiğinde vücut depoladığı yağı enerji üretmek için parçalar; bu süreç sonunda yağın önemli bir kısmı karbondioksite dönüşerek nefes yoluyla dışarı verilir, kalan kısmı ise su olarak idrar, ter ve diğer vücut sıvılarıyla atılır.

Uzman Diyetisyen Samet Yağlı, kilo verme sürecinin sanıldığından daha biyolojik ve sistemli bir mekanizma olduğunu belirterek, "Kilo vermek sadece tartıdaki rakamın azalması değildir. Vücut, depoladığı yağı enerjiye çevirdiğinde ortaya çıkan atıkların büyük bölümü nefesle dışarı atılır. Bu yüzden 'çok terledim, çok kilo verdim' düşüncesi yanıltıcıdır. Terleme çoğu zaman su kaybını gösterir; gerçek yağ kaybı ise sürdürülebilir beslenme, hareket ve metabolik dengeyle oluşur" dedi. Vücudun yağ depolarını kullanabilmesi için harcanan enerjinin alınan enerjiden fazla olması gerekir. Ancak bu durum, bilinçsizce aç kalmak anlamına gelmez. Uzun süreli açlık, çok düşük kalorili diyetler veya tek tip beslenme yöntemleri kısa vadede tartıda düşüş sağlayabilir; fakat bu kaybın önemli bir kısmı su ve kas kaybı olabilir.

Yağ kaybının sağlıklı şekilde gerçekleşmesi için yeterli protein alımı, dengeli karbonhidrat ve yağ tüketimi, liften zengin beslenme, düzenli su tüketimi ve fiziksel aktivite büyük önem taşır. Özellikle kas kütlesinin korunması, verilen kilonun kalıcı olmasında kritik rol oynar.

Samet Yağlı, kilo verme sürecinde en büyük yanılgılardan birinin tartı odaklı düşünmek olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Bir kişinin tartıda 2 kilo eksilmiş olması, 2 kilo yağ kaybettiği anlamına gelmez. Bu kayıp su, bağırsak içeriği veya kas kütlesinden de kaynaklanabilir. Gerçek başarı; bel çevresinin azalması, vücut yağ oranının düşmesi, kas kütlesinin korunması ve kişinin sürdürülebilir bir beslenme düzeni kazanmasıdır."

Onurlu göndereceklerdi, şimdi ucuza çalıştıracaklar

Türkiye'de geçici koruma statüsünde bulunan Suriyelilerin geri dönüş tartışmaları sürerken, hükümetten iş gücü piyasasını kökten değiştirecek radikal bir hamle geldi

29.06.2026 23:00:00
Haber Merkezi
 
Onurlu göndereceklerdi, şimdi ucuza çalıştıracaklar
Onurlu göndereceklerdi, şimdi ucuza çalıştıracaklar
Türkiye'de geçici koruma statüsünde bulunan Suriyelilerin geri dönüş tartışmaları sürerken, hükümetten iş gücü piyasasını kökten değiştirecek radikal bir hamle geldi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Türkiye'de kalan 2 milyon 259 bin Suriyeli için çalışma izni zorunluluğunun kaldırıldığını ve yerine "çalışma izni muafiyeti" getirildiğini açıkladı.

Daha önce her fırsatta sığınmacıların ülkelerine "onurlu ve gönüllü" şekilde gönderileceğini taahhüt eden ekonomi ve göç politikalarının, bu kararla birlikte sığınmacıları piyasada kalıcı ve ucuz iş gücü olarak tutma stratejisine dönüştüğü yorumları yapılıyor.



Yeni düzenlemeye göre, sığınmacılar artık bürokratik ve maliyetli çalışma izni süreçleriyle uğraşmayacak. Doğrudan her seferinde 1 yıl geçerli olacak "çalışma izni muafiyeti" belgesi alarak yasal olarak istihdam edilebilecekler. İçişleri Bakanlığı bu adımın gerekçesini imalat, tekstil, tarım ve hayvancılık sektörlerindeki ağır iş gücü açığı ve kayıt dışı istihdamla mücadele olarak açıklasa da karar kamuoyunda çok sert tepkiyle karşılandı.

Siyasi muhalefet ve işçi sendikaları, "gönüllü geri dönüş" söylemlerinin rafa kaldırıldığını belirterek kararı "yerli işçiye darbe" olarak nitelendiriyor. Yapılan eleştirilerde, muafiyet sistemiyle birlikte Suriyeli sığınmacıların piyasadaki ucuz iş gücü statüsünün tamamen yasallaştırıldığı, bu durumun fabrikalarda ve tarlalarda asgari ücretle çalışan Türk vatandaşlarının iş bulmasını imkansız hale getireceği savunuluyor. Karar, sığınmacıların ülkelerine gönderilmesi beklenirken tam aksine ucuz emek sömürüsü üzerinden kalıcı hale getirilmelerinin resmi itirafı olarak değerlendiriliyor.

Onurlu dönüş



Söz konusu muafiyet kararı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bugüne kadar sığınmacı politikasına dair verdiği taahhütleri yeniden tartışmaya açtı. Erdoğan, Temmuz 2023 ve Aralık 2024'teki kabine konuşmalarında ısrarla Suriyelilerin ülkelerine 'gönüllü, güvenli ve onurlu' şekilde geri döneceğini ve kuzey Suriye'de yapılan konutlarla bu dönüşün hızlandırılacağını açıklamıştı.

Muhalefet bloğu, Erdoğan'ın bu net sözlerine rağmen İçişleri Bakanlığı'nın getirdiği 'çalışma izni muafiyeti' adımını, 'onurlu dönüş vaadinden vazgeçilmesi ve sığınmacıların ucuz iş gücü olarak kalıcılaştırılması' şeklinde yorumluyor."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.