logo
20 HAZİRAN 2026

Aromalı Türk kahvesi

Türk kültüründe yüz yıllardır tüketilen Türk kahvesi farklı çeşitleriyle insanların ilgisini çekerken, yeni tatlar arayan vatandaşlar, sayısız aroma çeşidiyle satışa sunulan yeni tür kahvelere ilgiyle yaklaşıyor.

05.10.2020 12:50:00
Aromalı Türk kahvesi
Aromalı Türk kahvesi
Türk kültüründe yüz yıllardır tüketilen Türk kahvesi farklı çeşitleriyle insanların ilgisini çekerken, yeni tatlar arayan vatandaşlar, sayısız aroma çeşidiyle satışa sunulan yeni tür kahvelere ilgiyle yaklaşıyor.

Klasik Türk kahvesinin içine muz, çilek, damla sakızı, karamel, süt, vanilya, çikolata gibi pek çok farklı aroma katılarak elde edilen aromalı Türk kahvesi çeşitleri, insanların beğenisine sunuluyor. Daha önce pek çok yerde bulunmayan ancak yaklaşık sekiz yıldır piyasada yer alan aromalı Türk kahvesine, vatandaşların ilgisinin yüksek olduğu belirtiliyor. Aromalı Türk kahvesini içenlerin, kahveyi ilk yudumladığında o farklı kokuyu ve tadı hemen hissettiği belirtiliyor. Son zamanlarda popülerliğini arttıran aromalı Türk kahvesine en çok, eski nesle kıyasla yeni tatlara ve zevklere daha açık olan gençler ilgi gösteriyor.

'Aromalı Türk kahvesinin çeşidi çok"

Eskişehir - Hamamyolu'nda yaklaşık 30 yıldır kahveci olarak hizmet veren Sebahattin Küçük, aromalı Türk kahvesi hakkında detaylı bilgiler aktardı. Küçük, 'Aromalı Türk kahvesine vatandaşların ilgisi son zamanlarda artmaya başladı. Klasik Türk kahvesinin içine aroma katarak bu kahveyi elde ediyoruz. Benim elimde şu an on çeşit aromalı Türk kahvesi bulunuyor. Bu çeşitler daha da çoğaltılabilir. Çilekli, muzlu, karamelli, damla sakızlı, vanilyalı, çikolatalı, kakuleli, portakallı gibi çeşit çeşit aromalı kahvelerimiz var. Bunlar arasında en çok damla sakızlı ve çilekli Türk kahvesi çeşitlerimiz satılıyor. İçen kişi bunun tadını net bir şekilde fark eder, içtiği zaman bunun tadını alır' şeklinde konuştu.

'En çok gençler talep ediyor'

Aromalı Türk kahve türüne daha çok gençlerin ilgi gösterdiği belirtilirken, yaşlıların ise çoğunlukla sade kahveye yöneldiği ifade ediliyor. Sebahattin Küçük bu konuda, 'Aromalı Türk kahvesine daha çok gençlerden talep var. Yaşlılarımız genelde klasik, sade kahveyi tercih ederler; aromalıyı kullanmazlar. Ama gençler genelde değişiklik olsun diye kahveye bir alternatif olarak farklı tatlar arıyorlar, dolayısıyla aromalı kahveyi daha çok gençler tüketiyor. Aromalı Türk kahvesi popüler olmaya başlasa da genelde hala en çok tüketilen ürünümüz sade kahvedir' dedi.

'İnsanlar farklılık arıyor'

Hemen her tüketim alanında olduğu gibi, kahvede de yenilikçi fikirler ortaya çıkıyor. Müşterilerin talepleri doğrultusunda esnaf, ürünlerine yenilik ve farklılık katma çabası içine giriyor. Bu esnaflardan biri olan ve 30 yıldır Eskişehir'de kahve satışı yapan Sebahattin Küçük, insanların her gün yeni tatlar aradığı dile getirdi. Küçük, 'Aromalı kahveleri kendimiz yapıyoruz. Normal kahvelerimizi çekiyoruz. İçerisine ölçülerimize göre aroma katıyoruz ve aromalı kahve elde ediyoruz. Aromalı kahve yaklaşık sekiz yıldır var piyasada. Daha önce böyle bir şey yoktu. Ama sonradan tabii insanlara değişik bir tat sunmak gerekti. İnsanlar farklılıklar arıyorlar. Dolayısıyla alternatif olarak böyle ürünler çıktı. Müşteriler de değişik bir kahve içmeyi sevdi. Sonuç itibariyle bu ürüne bir talep var' diyerek durumu anlattı.

'Lezzetli ve düşük kalorili bir keyif'

Aromanın, kahve içerisinde çok düşük bir oranı olduğunu belirten Sebahattin Küçük, 'Pişirme yönteminde herhangi bir farklılık yok. Aynı normal Türk kahvesi gibi pişiriliyor, o aromayı ve kokuyu alıyor tüketici. Aromalı kahvenin içeriğine baktığımızda; kahve aroması yüzde 1-2 civarındadır. Tabii aromanın çeşidine göre değişebiliyor bu oran. Bu sayede tatlı bir şey içilmesine rağmen yüksek bir kalori alınmamış oluyor. Bazı aromaların yoğunluğu daha yüksek olduğu için daha az katılırken, kimi aromanın yoğunluğu daha az olduğu için daha çok katılması gerekir. Müşterinin istediği, içtiği kahvede o tadı alabilmektir. Yüzdeliği bu kadar düşük olmasına rağmen o tadı ve kokuyu hemen hissedersiniz çünkü aroma yoğun bir şey' dedi.

'Aldatılmamak için kahve, kahveciden alınmalı'

Müşterinin kaliteli kahve ile kalitesiz kahveyi ayırt etmesinin güç olduğunu belirten Sebahattin Küçük, iyi kahve bulmanın yollarını da anlattı. Küçük, 'İnsanların aldığı kahvenin kalitesinden emin olabilmesi için, kahveyi kahveciden alması lazım. Yani tüketicilerin kahveyi gidip bir kuruyemişçiden veya başka bir iş yapan birinden almaması lazımdır. Şarküteri dükkânında kahve satan var, tekel bayiinin önünde kahve satılıyor. Kahve buralardan değil de kahveciden alınmalı. Eskişehir'imizde kahveciler çarşısı diye bir çarşımız var. Burada da en yeni kahveci 40 yıllık. Mesela benim dükkânım 1950'den beri var. Biz yaklaşık 70 yıldır atadan gelen bu mesleği devam ettiriyoruz. Dolayısıyla kahve kahveciden, bilindik yerden alınmalı. O zaman o kahveyi ağız tadıyla içebilirler. Müşterinin, kahvenin kaliteli olup olmadığını bakarak anlaması çok zordur. Bu işi çok iyi biliyor olması lazım. Vatandaş zaten evine 100 gram kahve alır, çok fazla içiliyorsa 250 gram alır. Aldığı kahveyi içer, kötü olduğunu görür anca o zaman anlayabilir. Dolayısıyla bunu yaşamamak için sabit yerlerden alınmalı kahve' diyerek kahvenin alındığı yerin önemini vurguladı.

Su, kahveden önce mi içilmeli sonra mı'

Kahvenin mühim bir içecek olduğunu söyleyen Küçük, kahveyi içmeden önce su içerek ağzın temizlenmesinin ve kahve içtikten sonra ise bir süre su içilmemesinin daha doğru olduğundan bahsetti. Küçük, son olarak kahve keyfinin en üst düzeyde alınması için şunları tavsiye etti:

'İlk önce su içilir çünkü kahveyi içmeden önce ağzınızı temizlemeniz lazım. Kahve çok ciddi bir şeydir. Eskiden hep kıymetli insanlara, devlet erkânlarına, ağır misafirlere ikram edilirdi. Çocuklara, gençlere içirilmezdi kahve. Dolayısıyla kahveden önce su içip ağzınızı temizlemeniz lazım. Daha önce ne yediyseniz onun tadı gitmeli ve kahveyi içtiğiniz zaman damağınızda onun tadı kalmalı. Kahve içtikten sonra da su içmek yerine, damaktaki o kahve tadını korumak gerekir. Dilinizi damağınızda gezdirdiğinizde o kahve tadını bir süre daha almalısınız. Bunun püf noktası budur. Kahveyi dilinizde, damağınızda gezdirdiğiniz zaman onun hafif yağımsı bir tadı vardır. Yağ damağınıza değer ve kahve tadı hep gelir. O tadı kaybetmemek için suyu kahveden önce içeceksin ki, daha sonra ağzında yalnızca kahve tadı kalacak.'

Ayrıca Küçük, aromalıların satış fiyatı hakkında bilgi verirken kilosunu 75 liradan ve sade kahvenin kilosunu ise 65 liradan sattığı belirtti. İHA

CHP'li vekilden Kılıçdaroğlu'na suç duyurusu

CHP Ankara Milletvekili Beker, CHP genel başkanlığına dönen Kılıçdaroğlu hakkında suç duyurusunda bulundu. Kılıçdaroğlu, "Adnan Beker'in militanlarının orada ne işi var?" demişti.
 

19.06.2026 12:00:00
Haber Merkezi
CHP'li vekilden Kılıçdaroğlu'na suç duyurusu
CHP'li vekilden Kılıçdaroğlu'na suç duyurusu
CHP Ankara Milletvekili Adnan Beker'in avukatı, mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığına dönen Kemal Kılıdaroğlu hakkında Ankara Nöbetçi Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu.

Beker, başvuruyu Kılıçdaroğlu'nun kendisine yönelik sarf ettiği sözler sebebiyle yaptı.

24 Mayıs'ta CHP Genel Merkezi önünde Kılıçdaroğlu'nu destekleyenler ile mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel'i destekleyenler arasında arbede yaşanmıştı. Aynı saatlerde genel merkezin girişine iki adet parti otobüsü çekilmişti.

27 Mayıs'ta konuya dair konuşan Kılıçdaroğlu, "Adnan Beker'in otobüsünün orada ne işi var, bir akıl var ya akıl. Bunların orada ne işi var? Bunların çoğu partili değil. Taş atmak, olay çıkarmak için mi? CHP'yi yaralamak için mi? Adnan Beker'in militanlarının orada ne işi var?" demişti.

Başvuruda, "Şüpheli, beyanlarıyla müvekkilimin bir grup militan ile parti genel merkezine geldiği, bu kişilere taş atma ve şiddet eylemi gerçekleştirme talimatı verdiği veya azmettirdiği yönünde açıkça gerçek dışı, hiçbir somut delile dayanmayan bir vakıa isnat etmiştir" denildi. Dilekçede öte yandan Beker'in, 24 Mayıs günü iki danışmanı eşliğinde ve "seçilmiş genel başkanına destek vermek amacıyla" CHP Genel Merkezi'ne gittiği vurgulandı.

ÖSYM Başkanı'ndan YKS esnasında sessiz olunması çağrısı

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, YKS esnasında adayların etkilenmemesi için sessizliğin sağlanması çağrısında bulundu

 

19.06.2026 11:57:00
Anadolu Ajansı
ÖSYM Başkanı'ndan YKS esnasında sessiz olunması çağrısı
ÖSYM Başkanı'ndan YKS esnasında sessiz olunması çağrısı

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) esnasında adayların olumsuz etkilenmemesi için sessizliğin sağlanması çağrısında bulundu.

Ersoy, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti:

"YKS süresi boyunca adaylarımızın olumsuz etkilenmemesi için lütfen sessiz olalım, korna çalmayalım, inşaat çalışmalarına ara verelim. Milli takımımızın galibiyeti sonrası sevincimizi sokaklara taşımamamız çok önemli. Bir yıllık emek boşa gitmesin." 

Açlık grevindeki öğretmenlerden ikisi hastaneye kaldırıldı

Süresiz açlık grevine başlayan Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve mülakat mağduru öğretmenlerden ikisi 18 Haziran'da sağlık durumlarının kötüleşmesi nedeniyle hastaneye kaldırıldı

19.06.2026 11:26:00 / Güncelleme: 19.06.2026 11:29:03
Haber Merkezi
Açlık grevindeki öğretmenlerden ikisi hastaneye kaldırıldı
Açlık grevindeki öğretmenlerden ikisi hastaneye kaldırıldı
Süresiz açlık grevine başlayan Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve mülakat mağduru öğretmenlerden ikisi 18 Haziran'da sağlık durumlarının kötüleşmesi nedeniyle hastaneye kaldırıldı.

Özel sektör öğretmenleri uzun süredir taban maaş hakkı, iş güvencesi ve özlük haklarının iyileştirilmesi için çeşitli eylemler düzenliyor.

Sendika, eğitim emekçilerinin çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve öğretmenlik mesleğinin itibarının korunması için yasal düzenleme çağrısı yapıyordu.

Sendika 16 Haziran'da açlık grevini "Bize verilen sözler tutulana kadar, bize hak verdiğini söyleyen ve çözüm sözleri veren başta Yusuf Tekin, Ayşen Gürcan olmak üzere bürokratlar bizimle aynı masaya oturana kadar aç kalacağız" diyerek duyurmuştu.

Açıklamada mülakat mağduru öğretmenlerinin atanma hakkı ile özel sektör öğretmenlerinin insanca çalışma koşulları talebinin bu mücadelenin parçası olduğu belirtilmişti.

Sendikanın sosyal medya hesabından da "Yoksulluğu, güvencesiliği iliklerimize kadar yaşıyoruz biz! Sizin öğretmenlere reva gördüğünüz iki lokma yemeği reddediyoruz! Sözler tutulana, eğitim komisyonu toplanana, o masa kurulana kadar açlık grevindeyiz!" denilmişti.

Açlık grevi devam ederken 18 Haziran'da hastaneye kaldırılan iki öğretmene gerekli sağlık müdahalelerinin yapıldığı duyuruldu.
Ardından açlık grevinin 5. gününde de devam ettiği belirtildi.

Sendika, "Bu hayat elbette insanca koşullarda yaşanmalı. Yaşamak için önce direnmek gerek!" şeklinde bir paylaşım yaparken Milli Eğitim Komisyonu toplanması çağrısında bulundu.

Sendikanın çağrısıyla öğretmenler, sektördeki güvencesiz çalışma koşulları, düşük ücretler ve atama sorunlarına dikkat çekmek için 14 Haziran'da Ankara'da bir araya geldi.

TBMM önünde ve Milli Eğitim Bakanlığı önünde toplanıp Meclis önünde basın açıklaması yapmak isteyen öğretmenlere polis müdahale etti.

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, aynı gün 41 kişinin gözaltına alındığını ve ardından herkesin serbest bırakıldığını açıkladı.

Gözaltılar sonrasında sendikanın sosyal medya hesabında yapılan açıklamada, "Güvenpark'ta polisin sert müdahalesiyle gözaltına alınan arkadaşlarımız ve bize verilen sözlerin tutulduğunu görene kadar vazgeçmiyoruz!" denildi.

Sendika, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'i istifaya çağırdı.

Sendika, eylem öncesinde yaptığı açıklamada, "Öğretmenler, insanca çalışma ve yaşam koşulları talebini bir kez daha güçlü biçimde dile getirecek. Çünkü eğitim emekçilerinin karşı karşıya bırakıldığı güvencesizlik, düşük ücretler ve hak kayıpları artık ertelenebilecek meseleler değildir" ifadelerine yer verilmişti.

Sorunlar için çözüm üretmek yerine yetkililerin "beklemek, oyalamak ve sorumluluğu ertelemek" yönünde tercih yaptığı ifade edilen açıklamada, "Öğretmenler haklı taleplerinden vazgeçmeyecek" denildi.

12. Yargı Paketi gelecek hafta TBMM Başkanlığına sunulacak

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan 4. Yargı Reformu Strateji Belgesi kapsamında hazırlanan 12. Yargı Paketi, gelecek hafta TBMM Başkanlığına sunulacak

19.06.2026 11:15:00
AA
12. Yargı Paketi gelecek hafta TBMM Başkanlığına sunulacak
12. Yargı Paketi gelecek hafta TBMM Başkanlığına sunulacak
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan 4. Yargı Reformu Strateji Belgesi kapsamında hazırlanan 12. Yargı Paketi, gelecek hafta TBMM Başkanlığına sunulacak

AK Parti milletvekilleri, Grup Başkanı Abdullah Güler başkanlığında, kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak bilinen kanun teklifinin çalışmalarını tamamladı.

Gelecek hafta TBMM Başkanlığına sunulması beklenen kanun teklifiyle, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıkladığı 4. Yargı Reformu Strateji Belgesindeki hedef ve faaliyetlere yönelik düzenlemelere gidilecek.

Teklifle yargılamaların hızlandırılması, usul ekonomisinin sağlanması ve makul sürede yargılanma hakkının daha etkin biçimde temini amacıyla Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda yapılacak değişikliğe göre hukuk yargılamalarında duruşmalar arası süre 3 aydan fazla olamayacak. İşin niteliği gereği bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe yoluyla tahkikat işlemlerinin yürütülmesi gibi zorunlu hallerde hakim gerekçesini belirterek daha uzun süre belirleyebilecek.

Yargıda, bilişim teknolojilerinin sağladığı faydalardan daha fazla yararlanılması amacıyla e-Duruşma sisteminin kapsamı genişletilecek, ön inceleme duruşmaları da e-Duruşma ile yapılacak.

Türk Ceza Kanunu'ndaki değişiklikle ise haksız menfaat için hesap bilgilerini başkalarıyla paylaşmak müstakil suç olarak düzenlenecek ve hapis cezası verilecek. Yeni suç ihdası dolayısıyla hesap bilgilerini başkalarıyla paylaşanlar ve bu hesapları dolandırıcılıkta kullanılanlar "nitelikli dolandırıcılık" yerine yeni suç kapsamında cezalandırılacak.

Yargılamaların makul sürede sonuçlandırılması amacıyla bölge adliye mahkemelerinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararlar hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin sadece görevsiz veya yetkisiz olduğu gerekçesiyle Yargıtay'ın bozma kararı veremeyeceğine yönelik düzenleme yapılacak.

Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararları doğrultusunda, hukuki boşlukların doldurulması amacıyla bazı kanunlarda değişiklik yapılacak.

Tüm sürücüleri yakından ilgilendiriyor

Kayseri’de aracına yanlış akaryakıt doldurulan sürücünün hukuk mücadelesi zaferle sonuçlandı. Tüketici Hakem Heyeti motor hasarı, çekici ve ikame araç masrafları dahil olmak üzere toplam 64 bin 172 liralık faturayı akaryakıt istasyonuna kesti

18.06.2026 20:50:00
Haber Merkezi
Tüm sürücüleri yakından ilgilendiriyor
Tüm sürücüleri yakından ilgilendiriyor
Akaryakıt istasyonlarında zaman zaman yaşanan ve araçlarda geri dönülemez motor hasarlarına yol açan "yanlış yakıt" mağduriyetlerine ilişkin ezber bozan bir karar çıktı.

Kayseri'nin Kocasinan ilçesinde yaşanan olay, aracına motorin yerine yanlışlıkla benzin doldurulan Ü.A. isimli sürücünün Tüketici Hakem Heyeti'ne başvurmasıyla yargıya taşındı. Milyonlarca araç sahibini yakından ilgilendiren davada heyet, istasyonun kusurlu olduğuna ve sürücünün tüm zararını karşılaması gerektiğine hükmetti.

Motor sesi değişince fark etti

Edinilen bilgilere göre sürücü Ü.A., istasyondan yakıt aldıktan kısa bir süre sonra yolda seyir halindeyken aracından garip sesler geldiğini fark etti. Aracını hemen sağa çeken ve çekici yardımıyla yetkili servise götüren sürücü, acı gerçekle karşılaştı: Dizel aracına benzin doldurulmuştu.

Yetkili servisin motor aksamında büyük hasar tespit etmesi üzerine mağdur sürücü, istasyon yetkilileriyle uzlaşamayınca hakkını aramak için Kocasinan Tüketici Hakem Heyeti'nin kapısını çaldı. Dosyayı inceleyen ve bilirkişi raporlarını değerlendiren heyet, istasyonun tüketiciye "ayıplı hizmet" sunduğunu tescilledi.

Sadece tamir masrafı değil, çekici ve ikame araç da listede

Tüketici Hakem Heyeti, akaryakıt istasyonunun sadece mekanik hasarı değil, sürücünün süreç boyunca uğradığı tüm dolaylı zararları da kuruşu kuruşuna ödemesine karar verdi. Karara göre istasyon, sürücüye toplam 64 bin 172 TL ödeyecek.

Mahkeme kayıtlarına geçen tazminat kalemlerinin kırılımı ise şu şekilde oluştu:

• 57.965 TL: Yanlış yakıt nedeniyle motorda oluşan net hasar bedeli

• 3.287 TL: Aracın tamirde kaldığı süre boyunca sürücünün kiraladığı ikame araç ücreti

• 1.920 TL: Yolda kalan aracın servise taşınması için ödenen çekici masrafı

• 1.000 TL: Depoya yanlış basılan ve kullanılamaz hale gelen hatalı yakıtın iade bedeli

Uzmanlar uyarıyor: "Fişinizi mutlaka kontrol edin"

Hukukçular ve tüketici dernekleri, bu kararın benzer mağduriyetleri yaşayan tüm sürücüler için çok güçlü bir emsal teşkil ettiğini vurguluyor. Uzmanlar, pompadan ayrılmadan önce yakıt fişindeki plaka ve yakıt türünün (benzin/motorin) mutlaka kontrol edilmesi gerektiğinin altını çiziyor. Yanlış dolum fark edildiği anda ise aracın kontağının asla çevrilmemesi ve durumun hemen tutanak altına alınması hayati önem taşıyor.

2 çocuk annesini öldüren sanığa ağırlaştırılmış müebbet

Kayseri'de 2 çocuk annesi Ebru Kekilli'yi av tüfeği ile vurarak öldüren sanığa indirimsiz ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi

18.06.2026 19:30:00
İhlas Haber Ajansı
2 çocuk annesini öldüren sanığa ağırlaştırılmış müebbet
2 çocuk annesini öldüren sanığa ağırlaştırılmış müebbet
2025 Kasım ayında 2 çocuk annesi Ebru Kekilli'nin öldürülmesinin ardından sanık A.A. hakkında açılan davada, karar duruşması bugün Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Bugün 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya hayatını kaybeden Ebru Kekilli'nin eşi ve avukatları, tutuklu sanık A.A. ve avukatı katıldı. Karar öncesi son sözü sorulan sanık A.A.; hayatını kaybeden Ebru Kekilli hakkında çeşitli ithamlarda bulundu ancak sanığın, av tüfeği ile vurduğu Ebru Kekilli hakkında '6 aydan beri görüşme talebime karşılık vermiyordu. Pişmanım. Keşke olmasaydı" sözleri dikkat çekti.

Sanığın, öldürülen kadın Ebru Kekilli'yi daha önce de yazılı bir kağıt göndererek ölümle tehdit ettiği mahkeme tutanaklarında yer aldı.

Aile adına savunma yapan avukat ise sanığın sözlerine binaen; "Bu bir boşanma davası değil kasten öldürme davasıdır. İki insan arasındaki ilişki ile insan öldürme arasında bir alaka yoktur ve sanık hayatını kaybeden Ebru'yu itibarsızlaştırmak istemektedir. Sanığın en üst hadden cezalandırılmasını istiyoruz" dedi.

Tanık dinleme talebini de reddeden mahkeme heyeti sanık A.A.'ya kadına karşı kasten öldürme suçundan indirimsiz ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi.



Olay

26 Kasım 2025 tarihinde meydana gelen olayda Demokrasi Mahallesi Celal Bayar Sokak'ta, A.A. (41) ile 2 çocuk annesi Ebru Kekilli (36) arasında henüz bilinmeyen bir sebepten tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine A.A. tüfekle kadını vurup kaçtı. Sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrollerde genç kadının hayatını kaybettiğini belirledi. Hayatını kaybeden kadının cenazesi öğlen namazını müteakip Talas Dedeoğlu Cami'de kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi.

Tanju Özcan hakkında bir tutuklama kararı daha

Görevden uzaklaştırılan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan hakkında yürütülen "nitelikli cinsel saldırı" soruşturmasında tutuklama kararı çıktı. Sincan Cezaevi'nde bulunan Özcan, bu son kararla birlikte toplamda 3 ayrı suçlamadan tutuklanmış oldu

18.06.2026 19:00:00
Haber Merkezi
Tanju Özcan hakkında bir tutuklama kararı daha
Tanju Özcan hakkında bir tutuklama kararı daha
Bolu Belediyesi'ne yönelik rüşvet ve irtikap soruşturması kapsamında tutuklanan ve ardından İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırılan Tanju Özcan hakkındaki hukuki süreç derinleşiyor. Ankara Sincan Cezaevi'nde tutuklu bulunan Özcan hakkında, bugün çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliği tarafından "nitelikli cinsel saldırı" iddiasıyla yeni bir tutuklama kararı daha verildi. Bu gelişmeyle birlikte Özcan hakkındaki toplam tutuklama kararı sayısı 3'e yükseldi.

Şantaj davası yeni soruşturmayı beraberinde getirdi

Yeni tutuklama kararına gerekçe olan soruşturmanın detayları ortaya çıktı. Bolu 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen bir "şantaj" davasında müşteki sıfatıyla yer alan Ö.Ç. isimli kadının ifadeleri, savcılığı harekete geçirdi.

Müşteki Ö.Ç.; eski erkek arkadaşı M.E.A.'nın yanı sıra Tanju Özcan, Özel Kalem Müdürü Ö.N.Y. ve şoför S.Ç. hakkında şikayetçi oldu. Şikayet üzerine başlatılan "nitelikli cinsel saldırı" soruşturması kapsamında adliyeye sevk edilen Tanju Özcan ve şoförü S.Ç., nöbetçi hakimlikçe tutuklanarak cezaevine gönderildi.

263 yıl hapis istemiyle yargılanacak

Tanju Özcan'ın cezaevine girmesine neden olan ana süreç, 28 Şubat 2026'da düzenlenen büyük bir operasyonla başlamıştı. Bolu Belediyesi'ne yönelik "icbar suretiyle irtikap" (baskı yoluyla rüşvet/yolsuzluk) suçlamasıyla gözaltına alınan Özcan, 2 Mart'ta tutuklanmış ve 3 Mart'ta da İçişleri Bakanlığı kararıyla görevinden uzaklaştırılmıştı.

Geçtiğimiz günlerde hazırlanan ve mahkeme tarafından kabul edilen iddianamede, aralarında Tanju Özcan'ın da bulunduğu sanıklar hakkında "irtikap" suçundan 263 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Bugün verilen kararla birlikte Özcan; yolsuzluk, şantaj ve cinsel saldırı dosyalarının merkezinde yer alarak 3 ayrı suçlamadan tutuklu duruma düştü.

Siyasi arenada da deprem: CHP'den istifa etmişti

Hukuki sürecin yanı sıra siyasi tarafta da hareketli günler yaşanıyor. Haziran ayının ortalarında CHP'nin butlan yönetiminin Merkez Yönetim Kurulu (MYK) tarafından "kesin ihraç" istemiyle Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edilen Tanju Özcan, ihraç kararını beklemeden hamle yapmıştı. Özcan, 12 Haziran 2026'da sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamayla "siyasi cunta işgali bitinceye kadar" CHP üyeliğinden istifa ettiğini duyurmuştu.

Özcan suçlamaları reddetti: "İtibar suikastı"

Hakkındaki tüm iddiaları cezaevinden yaptığı açıklamalarla reddeden Tanju Özcan, yaşananların kendisine yönelik sistemli bir "itibar suikastı ve algı operasyonu" olduğunu savunuyor. Banka hesaplarında hiçbir şüpheli para hareketinin bulunmadığını ileri süren Özcan, öğrencilere burs sağladığı ve ihtiyaç sahiplerine yardım ettiği için hedef tahtasına oturtulduğunu iddia ediyor.

Soruşturmaya ilişkin yeni ekoseptler ve adliye koridorlarından gelecek ek bilgiler ulaştıkça aktarmaya devam edeceğiz.

YKS için güvenlik tedbirleri tamamlandı: 44 bin 886 personel görev yapacak!

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, 20 - 21 Haziran 2026 tarihlerinde yapılacak Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) için ülke genelinde güvenlik tedbirlerinin alındığını açıkladı. Sınav süresince 11 bin 883 okulda 44 bin 886 personel ve 6 bin 907 ekip görev yapacak

18.06.2026 17:10:00
Haber Merkezi
YKS için güvenlik tedbirleri tamamlandı: 44 bin 886 personel görev yapacak!
YKS için güvenlik tedbirleri tamamlandı: 44 bin 886 personel görev yapacak!
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, 20 - 21 Haziran 2026 tarihlerinde yapılacak Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) için ülke genelinde güvenlik tedbirlerinin alındığını açıkladı. Sınav süresince 11 bin 883 okulda 44 bin 886 personel ve 6 bin 907 ekip görev yapacak.

20-21 Haziran 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek YKS'ye yönelik güvenlik hazırlıkları tamamlandı.

Mustafa Çiftçi, X hesabından yaptığı açıklamada, sınava katılacak 2 milyon 425 bin 560 adayın "huzur ve güven içerisinde sınava girebilmesi" için tüm birimlerle hazırlıkların tamamlandığını belirtti.

Çiftçi, ülke genelinde 11 bin 883 okulda 44 bin 886 personel ve 6 bin 907 ekibin görev yapacağını bildirdi.

Sınav merkezleri önceden kontrol edilecek
Açıklamaya göre sınav merkezleri, sınavdan bir gün önce ekipler tarafından kontrol edilecek. Sınav binaları ve çevresinde güvenlik, trafik ve gürültüye ilişkin tedbirler uygulanacak.

Sınava geç kalma riski bulunan adaylara destek sağlanacak, ihtiyaç duyulan noktalarda hazır kuvvet ve takviye ekipler görevlendirilecek.

Kopya girişimlerine karşı önlem
Organize kopya girişimleri ve sınav düzenini bozabilecek olumsuzluklara karşı istihbari, teknik ve önleyici tedbirlerin en üst seviyede uygulanacağı belirtildi. Sınav evraklarının nakli sırasında da güvenliğin kesintisiz sağlanacağı ifade edildi.

Nüfus müdürlükleri açık olacak
Kimlik kartını kaybeden adayların mağduriyet yaşamaması için sınav merkezi olan il ve ilçelerdeki 355 nüfus müdürlüğü açık tutulacak.

Nüfus müdürlükleri, 20 Haziran Cumartesi günü 07.00 - 17.00, 21 Haziran Pazar günü ise 07.00 - 15.30 saatleri arasında hizmet verecek.

Özgür Özel'in A takımından Kılıçdaroğlu yönetiminin 'Tedbir var, kurultay kararı alınamaz' açıklamasına tepki

Özgür Özel'in A takımından Kılıçdaroğlu yönetiminin 'Tedbir var, kurultay kararı alınamaz' açıklamasına tepki: Darbe generallerinin bile yapmadığı kural tanımazlık!
 

18.06.2026 15:30:00
Haber Merkezi
Özgür Özel'in A takımından Kılıçdaroğlu yönetiminin 'Tedbir var, kurultay kararı alınamaz' açıklamasına tepki
Özgür Özel'in A takımından Kılıçdaroğlu yönetiminin 'Tedbir var, kurultay kararı alınamaz' açıklamasına tepki
Mutlak butlan kararıyla genel başkanlık görevinden tedbiren alınan CHP lideri Özgür Özel, Merkez Yönetim Kurulu'nu (MYK) TBMM'de topladı. Toplantıda CHP delegeleri tarafından Kemal Kılıçdaroğlu yönetimindeki genel merkeze teslim edilen kurultay imzaları ve genel merkez tarafından 10 gün içerisinde adım atılmazsa yol haritasının ne olacağı, ihraçlar, görevden alma, disipline sevk konularının ele alındı.

Özgür Özel, TBMM Grup Yönetim Kurulu Toplantı Salonu'nda A takımıyla bir araya geldi. Özel, saat 11.15'te başlayan toplantıya CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ve Kılıçdaroğlu'nun MYK'sının tedbirli disipline sevk kararının ardından grup başkanvekillikleri düşürülen Ali Mahir Başarır ve Gökhan Günaydın ile birlikte girdi.

Toplantı sürerken Kılıçdaroğlu yönetimi tarafından tedbirli olarak kesin ihraca sevk edilen 9 vekilden Günaydın hakkındaki tedbir kararı Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) kararıyla kaldırıldı, grup başkanvekilliğinin devam edeceği öğrenildi.

Ttoplantıda CHP delegeleri tarafından genel merkeze teslim edilen kurultay imzaları ve genel merkez tarafından 10 gün içerisinde adım atılmazsa yol haritasının ne olacağı ele alındı, hraçlar, görevden almalar, disipline sevk edilmeler de toplantının gündeminde oldu.

Ege Üniversitesi'nde ihalelerde usulsüzlük operasyonunda araç ve taşınmazlara el konuldu

İzmir'deki Ege Üniversitesi'nde (EÜ) "usulsüzlük" iddiaları sonrası başlatılan soruşturma kapsamında, 26 şüpheli ile 16 şirkete ait olduğu belirlenen toplam 150 araç ve 49 taşınmaza el konuldu

18.06.2026 14:52:00
Haber Merkezi
Ege Üniversitesi'nde ihalelerde usulsüzlük operasyonunda araç ve taşınmazlara el konuldu
Ege Üniversitesi'nde ihalelerde usulsüzlük operasyonunda araç ve taşınmazlara el konuldu
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, EÜ Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü ve satın alma birimlerinde görev yapan kamu görevlileri ile çeşitli firma yetkililerinin, örgütlü şekilde hareket ederek kamu ihaleleri ve doğrudan temin süreçlerinde usulsüzlük yaptıkları iddialarına ilişkin olarak soruşturma başlattı. Başsavcılığın koordinesinde Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yapılan çalışmada; 2019 yılı sonrasında kurum yöneticilerinin birim içerisinde organize bir yapı oluşturdukları, Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü'nde koşulsuz şartsız verilen talimatları yerine getirecek yönetici, memur ve işçilerin görev almaya başladığı, üniversitede iş yapan/alan şirket yöneticisinin üniversite yöneticisi gibi görev aldığı öne sürüldü.

"Talimatları yerine getirmeyi kabul etmeyen kamu görevlileri uzaklaştırıldı" iddiası
Kurum yöneticileri tarafından verilen talimatları yerine getirmeyi kabul etmeyen kamu görevlilerinin birimden uzaklaştırıldıkları, EÜ Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen ihale ve doğrudan temin alımlarında gerçek bir piyasa fiyat araştırması ve yaklaşık maliyet tespiti yapılmadan hep aynı ve idareye yakın olan firmalardan alımların yapıldığı, Sayıştay Raporu'nda EÜ Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü tarafından yapılan ihale ve doğrudan temin alımlarında Ege Üniversitesi'nin yaklaşık 3 milyar 100 milyon TL kamu zararına uğratıldığı tespit edildi.

27 tutuklama kararı
Bu kapsamda belirli firmalara menfaat sağladıkları ve kamu zararına neden oldukları gerekçesiyle 47 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Ekipler, 9 Haziran'da İzmir merkezli 6 ilde eş zamanlı operasyon düzenledi. Operasyonda; eski EÜ Hastanesi Başhekimi Devrim Bozkurt ve eski EÜ Hastanesi Genel Sekreteri Muhterem Adak'ın da yer aldığı 47 kişi gözaltına alındı. Ayrıca operasyonda 2 ruhsatsız tabanca ele geçirilirken, çok sayıda dijital materyale de incelenmek üzere el konulduğu bildirildi. Polisteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 41 kişiden aralarında eski EÜ Hastanesi Başhekimi Devrim Bozkurt, eski EÜ Hastanesi Genel Sekreteri Muhterem Adak ve eski EÜ Hastanesi Başmüdürü Ömer Özcoşar'ın da yer aldığı 27'si tutuklandı. Diğer şüpheliler adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

150 araç ve 49 taşınmaza el konuldu
Operasyonda yeni bir gelişme daha yaşandı. Soruşturma kapsamında 26 şüpheli ile 16 şirkete ait olduğu belirlenen mal varlıklarının suçtan elde edildiği gerekçesiyle şirketlere ait 150 araç ve 49 taşınmaza el konuldu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.