logo
02 MAYIS 2026

Asayiş berkemal değil!

27.02.2007 00:00:00
Gasp, kapkaç, hırsızlık, adam öldürme ve adam yaralama suçlarında ciddi bir artış gözlenen Türkiye'de mala ve cana yönelik işlenen suçlarda adeta patlama yaşanıyor Türkiye'nin yüz ölçümünün yüzde 91'ine karşılık gelen jandarma sorumluluk bölgesinde geçen yıl 292 bin 623 asayiş olayı meydana geldi. Jandarma Genel Komutanlığı istatistiklerden derlenen verilere göre, geçen yıl meydana gelen asayiş olaylarından 108 bin 983'ü şahsa karşı, 183 bin 640'ı ise mala karşı işlenen suçlardan oluştu. Bir önceki yıl ile karşılaştırıldığında, şahsa karşı işlenen suçlarda yüzde 10, mala karşı işlenen suçlarda ise yüzde 16 oranında artış olduğu dikkati çekerken, 2005'te şahsa karşı olaylar 98 bin 741, mala karşı olaylar da 157 bin 640 olarak kayıtlara geçti.Geçen yıl 925 kasten, 971 ihmal sonucu adam öldürme, 205 öldürmeye teşebbüs olayı meydana geldi, 7 bin 915 kasten yaralama, 4 bin 868 ihmal ve kazaen yaralama, 19 bin 702 darp olayı da kayıtlara geçti."Devlet Aleyhine İşlenen Suçlar"da ise 861 olayda kolluk kuvvetlerine hakaret, mukavemet darp ve saldırı olurken, jandarma bölgesinde 90 rüşvet, 15 zimmet ve 12 irtikap olayına müdahale edildi. Devlet memurlarına hakaret, mukavemet ve saldırı suçunu 484 kişi işlerken, hükümet emirlerine muhalefet suçunu işleyenlerin sayısı ise 15 bin 93 olarak gerçekleşti."Genel Adap ve Aile Nizamı ile Şahıs Hürriyeti Aleyhine Suçlar" kapsamında ise 2006'da 2 bin 618 kız, kadın, erkek kaçırma, 61 çocuk kaçırma, 13 rehin alma, 9 bin 465 tehdit, 2 bin 869 aile fertlerine kötü muamele, 4 bin 113 hakaret ve sövme, 292 müstehcen hareketler, 483 ırza geçme, 354 ırza tasaddi, 98 evlenme vaadiyle kızlık bozma, 236 fuhşa teşvik, kadın ticareti veya aracılık ile 272 kumar oynama ve oynatma olayı gerçekleşti.Yine, geçen yıl 845 kişi mesken masumiyetini ihlal, 21 kişi toplumsal olaylar, bin 265 kişi meskun mahalde silah atmak suçlarından adli makamlara sevk edildi. Jandarma bölgesinde geçen yıl bin 267 kişi intihar ederken, 5 bin 162 kişi ise intihara teşebbüs etti.Şahsa karşı işlenen tasnif dışı suçlara karışanların sayısı ise 28 bin 408 oldu.Mala karşı işlenen suçlar"Mala Karşı İşlenen Suçlar"ın 2005 ve 2006 yıllarına göre sayısal dağılımı şöyle:SUÇ TÜRÜ-OLAY SAYISI 2005 - 2006Evden hırsızlık 3443-3336İş yerinden hırsızlık 2775-2822Resmi kurumdan hırsızlık 921-1461Bankadan hırsızlık 3-4Otodan hırsızlık 1226-1251Oto hırsızlığı 1232-1527Kapkaç, yankesicilik 340 230Hayvan hırsızlığı 663-671Diğer tür hırsızlıklar 5792-5191Boru hattından 151-115Şahıstan gasp, yağma 452-544Evden gasp, yağma 21-24İş yerinden gasp, yağma 43-63Bankadan gasp, yağma 0-1Adam kaldırma 13-12Zorla çek, senet tahsili 60-53Ormanda yangın çıkarma 68-61Zirai mahsul, otlarda yangın çıkarma 236-202Devlete ait bina, tesis, araçta yangın 10-12Şahsa ait bina, tesis ve araçta yangın 375-410Dolandırıcılık 2962-1215Emniyeti su istimal 809-626Mala zarar verme 5364-5555Bilişim suçları 11-26Kazayla yangın çıkarma 4724-5181Tabii afetlerle ilgili 380-5406136 sayılı kanuna muhalefet 1989-3170Katı atık kirliliği 3033-10227İmar kanununa muhalefet 3624-4156Diğer çevre suçları 10269-14735Mala karşı tasnif dışı suçlar 7743-11020Genel Toplam 157741-183640Jandarma sorumluluk bölgesinde en çok asayiş olayının meydana geldiği iller ise şunlar:İLLER-OLAY SAYISI 2005-2006İstanbul 16804-24874Yozgat 1933-10531Muğla 9271-10308Bursa 7143-7764İzmir 7396-6743Adana 3390-5680Balıkesir 5102-5524Antalya 6516-5187Ankara 3557-4723Konya 3932-4259Aydın 3291-3958Mersin 2804-3594Denizli 3046-3543Manisa 2731-3379Diyarbakır 3751-3268Sakarya 2159-3204

İşçi bayramında 2 işçi kamyonetin altında kaldı

Ankara'nın Çankaya ilçesinde kontrolden çıkan kamyonetin altında kalan 2 işçi hayatını kaybetti

01.05.2026 18:10:00 / Güncelleme: 01.05.2026 18:12:02
AA
İşçi bayramında 2 işçi kamyonetin altında kaldı
İşçi bayramında 2 işçi kamyonetin altında kaldı
Kırkkonaklar Mahallesi Şemsettin Günaltay Caddesi'nde seyir halindeki özel su firmasına ait 07 FHF 37 plakalı kamyonet, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıktı.

Yokuş aşağı hızla ilerleyen aracın sürücüsü, iddiaya göre kamyonet hareket halindeyken araçtan aşağı atladı.

Kamyonet, o sırada kanalizasyon hattında Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) adına çalışma yaptığı belirtilen taşeron firma personeli Bayram Demirhan ve Kadir Ortataş'a çarptı.

İşçileri altına alan kamyonet, park halindeki araçlara çarparak durabildi.

İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, Demirhan ve Ortataş'ın olay yerinde hayatını kaybettiğini belirledi.

Polis, kazayla ilgili inceleme başlatırken, sürücü gözaltına alındı.

TÜRK-İŞ 1 Mayıs'ı Edirne'de kutladı

TÜRK-İŞ, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nü Edirne'de kutladı

 

01.05.2026 15:33:00
Anadolu Ajansı
TÜRK-İŞ 1 Mayıs'ı Edirne'de kutladı
TÜRK-İŞ 1 Mayıs'ı Edirne'de kutladı

Konfederasyona bağlı sendikaların üyeleri, Şükrüpaşa İlkokulu önünde toplanarak kortej oluşturdu. Katılımcılar, etkinliğin düzenleneceği Saraçlar Caddesi'ne yürüdü.

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan programa katılan İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, kalabalığı selamladı.

Tüm emekçilerin bayramını kutlayan Dervişoğlu, işçilerin sorunlarını bildiğini ve her zaman yanlarında olacağını söyledi.

TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay da yaptığı konuşmada, bugün yaşamını emeğiyle sürdürenlerin hak arama günü olduğunu belirtti.

Fatih Sultan Mehmet'in doğduğu, Gazi Mustafa Kemal'in savaşı yönettiği, Osmanlı başkenti, Mimar Sinan'ın şehri Edirne'de olduklarını ifade eden Atalay, "Bizle uğraşanlar yakınımızda, o yüzden Trakya'dayız, o yüzden Edirne'deyiz." dedi.

Gelir dağılımındaki adaletsizliğin her geçen gün büyüdüğünü savunan Atalay, taşeron işçiler ile kuryelerin yaşadığı sorunların çözümü için düzenleme yapılmasını, staj ve çıraklık sürecinin sosyal güvenlik sistemine dahil edilmesini talep etti.

Atalay, savaşların sadece sınırları değil, insanların hayatlarını da değiştirdiğine işaret ederek, "Savaşın olduğu yerde üretim durmakta, insanlar işsiz kalmakta, emek değersizleşmektedir. Özellikle 168 günahsız kız çocuğunu bombalayanlara lanet olsun." diye konuştu.

Toplumda sevginin üretilmesi gerektiğine dikkati çeken Atalay, "Toplumda sevgi üretilmediği zaman hiçbir güvenlik önlemi işe yaramayacaktır. Eğer sevgi üretmeyen bir toplum haline geldiysek, eğer saygıyı azalttıysak, eğer ayıbı, günahı unuttuysak, öfkeyi büyüttüysek hiçbir güvenlik önlemi tek başına yetmez." ifadelerini kullandı.

Atalay, Türkiye'nin başta komşuları olmak üzere kimseyle sorunu olmadığını ancak Yunan siyasetçilerin ve güvenlik güçlerinin açıklamalarla iki ülke arasındaki ilişkileri germeye çalıştığını belirterek, şunları kaydetti:

"Yunanistan iki güne bir açıklama yapıyor, diyor ki, 'Kıbrıs bizim, Fransa yanımızda, Amerika yanımızda.' Bizim onlarla sorunumuz yok. Aklınızı başınıza alın, biz dibinizdeyiz. Yarın İsrail'i, ABD'yi bulamazsın. Onun için Edirne'den sesleniyorum, bizim sizle bir işimiz yok, toprağımıza, bayrağımıza, ülkemize göz dikmeyin, sonra zararlı çıkarsınız haberiniz olsun. Biz bu alanda silahsız askeriz, silahsız emekçiyiz, silahsız polisiz. Biz bu ülkede nerede bir sıkıntı varsa oradayız, vatan yoksa parti yok, vatan yoksa sendika yok, vatan yoksa ailen yok. Birinci öncelik her zaman güvenlik ve vatan."

Kutlama programına, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan ile TÜRK-İŞ'e bağlı sendikaların temsilci ve üyeleri katıldı.

İstanbul'da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü tedbirleri

İstanbul'da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nde toplantı ve gösteri yürüyüşü yapılmasına izin verilmeyen bölgeler ile kutlama alanları başta olmak üzere birçok noktada güvenlik önlemleri uygulanıyor

01.05.2026 10:08:00
AA
İstanbul'da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü tedbirleri
İstanbul'da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü tedbirleri

İstanbul Emniyet Müdürlüğünce Taksim Meydanı çevresi başta olmak üzere kentte yoğun güvenlik önlemi alındı.

Beyoğlu'nda toplantı ve gösteri yürüyüşü yapılmasına izin verilmeyen Taksim Meydanı'na çıkan sokaklar demir bariyerlerle kapatıldı, meydana çıkılan bazı yerlerde kontrol noktaları oluşturuldu.

İstiklal Caddesi'nde yaya ve araç trafiğine izin verilmezken, Tarlabaşı Bulvarı'ndan İstiklal Caddesi'ne çıkan yollarda bölgedeki işletmelerde görev yapan çalışanların kontrollü olarak geçişlerine müsaade ediliyor.

Taksim Meydanı'na sadece Cumhuriyet Anıtı'na çelenk bırakmak isteyen sendikaların temsilcilerinin girmesine izin veriliyor.

Beşiktaş Meydanı ve Barbaros Bulvarı'nda ise polisler yol kenarında tedbir amaçlı bekleyişini sürdürüyor.

Şişli Mecidiyeköy'de Halaskargazi Caddesi trafiğe kapatılırken, polis ekipleri araçlarla güvenlik önlemi aldı. Toplumsal Olaylara Müdahale Aracı (TOMA) da çevrede hazır bulunuyor.

Emniyet ekipleri, Kadıköy'e yürüyüş yapacak grupların toplandığı Haydarpaşa Numune Hastanesi önünde ve çevresinde de yoğun güvenlik önlemi aldı. Grupların, Kadıköy Rıhtım Meydanı'na ineceği yol araç trafiğine kapatıldı.

Kutlama alanı olarak belirlenen Kadıköy Rıhtım Meydanı'na sendikaların gelmesi beklenirken, alanda sahne kuruldu, flamalar asıldı. Bölgede çok sayıda çevik kuvvet ekibi görev yaparken, TOMA'lar da belirlenen noktalarda hazır bekletiliyor.

Burun estetiği sonrası hayatını kaybetti

İzmir'in Çiğli ilçesinde burun estetiği ameliyatı sırasında fenalaşan 23 yaşındaki genç kız, sevk edildiği hastanede günler süren yaşam mücadelesini kaybetti. Kızının acısıyla sarsılan anne Remziye Kanak, "Ameliyat masrafı olarak ödediğim 70 bin lirayı aslında kızımın kefen parası olarak vermişim. Böyle öldüreceklerini bilsem ayaklarımı kırar, yine de oraya götürmezdim" dedi

30.04.2026 22:10:00 / Güncelleme: 30.04.2026 22:13:49
İhlas Haber Ajansı
Burun estetiği sonrası hayatını kaybetti
Burun estetiği sonrası hayatını kaybetti
Olay, 22 Nisan Çarşamba günü Çiğli ilçesinde bulunan Özel Metropol Hastanesinde meydana geldi. İddiaya göre, burun estetiği ameliyatı olmak için hastaneye yatan Hatice Öncü (23), operasyon sırasında aniden fenalaştı. Durumu bir anda kötüye giden ve uyanamayan genç kız, ilk olarak aynı hastanenin yoğun bakım servisinde tedavi altına alındı. Burada durumu giderek ağırlaşan Öncü, daha sonra ileri tetkik ve tedavi amacıyla tam donanımlı İzmir Şehir Hastanesine sevk edildi. Şehir Hastanesinde günlerce yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren genç kızdan sabah saatlerinde acı haber geldi.

Doktorların yaptığı tüm müdahalelere rağmen Hatice Öncü, bugün hayatını kaybetti. Vefat haberinin ardından genç kızın cansız bedeni, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla otopsi işlemleri için İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Evlatlarını kaybetmenin acısını yaşayan aile, ameliyatın gerçekleştiği Özel Metropol Hastanesi ve ilgili doktorlar hakkında savcılığa giderek suç duyurusunda bulunurken, İzmir İl Sağlık Müdürlüğünün de şüpheli ölümle ilgili idari inceleme başlattığı öğrenildi. Genç kızın cenazesinin, yarın öğle namazını müteakip Konak ilçesinde bulunan Çorakkapı Camii'nde kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verileceği belirtildi.

"İki defa entübe edilmiş"

Kızının burun ameliyatı için girdiği özel hastanede fenalaşıp iki kez entübe edildikten sonra beyin ölümü gerçekleşmiş halde başka bir hastaneye sevk edildiğini belirten anne Remziye Kanak, "Saat 15.00'te olması gereken ameliyata 14.00'te aldılar. Normalde bir buçuk saat sürecek operasyonun ardından kızım uyanmadı. Bizi oyalayarak sürekli yalan söylediler. Narkozu verdiklerinde uyumadığı için ikinci kez narkoz vermişler. Ödem oluştuğunu söyleyip bizi kandırdılar. İki defa entübe edilmiş. Ertesi sabah tomografinin kötü çıktığını söyleyerek bizi Şehir Hastanesine yolladılar. Aslında beyni ölmüş, beyin ölümü gerçekleşmiş halde bizi oraya göndermişler. Sekiz dokuz gün boyunca kızım hiç ayılmadı ve bugün sabah ölüm haberini aldık" şeklinde konuştu.



"Kefen parası olarak vermişim"

Ameliyat masrafı olarak ödediği 70 bin lirayı aslında kızının kefen parası olarak verdiğini vurgulayan Kanak, "Ben kızımı ne zorluklarla 23 yaşına kadar getirdim. Böyle öldüreceklerini bilsem ayaklarımı kırar, yine de oraya götürmezdim. Çiğli'deki o özel hastaneden ve ameliyatı yapan doktorlardan şikayetçiyim. Benim ciğerim yandı, başka annelerin ciğeri yanmasın. O hastane kapansın ve bu doktorlar mesleklerini bıraksın. O süreçte bize o kadar zulmedildi ki acıdan fenalaşıp acile gittiğimde benden para istediler, üstümde nakit olmadığı için bir dil altı hapı bile vermediler. Adaletin yerini bulmasını istiyorum" ifadelerini kullandı.

"Uzun süre içeride kalması normal değildi"

Kızının burun estetiği ameliyatı için büyük bir hevesle ve hiçbir sağlık engeli bulunmadan hastaneye başvurduğunu belirten acılı baba İbrahim Öncü, "Hatice, ameliyat günü sabahı son derece sağlıklıydı, evde şakalaşarak hazırlandı ve o özel hastaneye adeta koşarak gitti. Gerekli tüm tetkikleri ve tahlilleri yapıldı, her şeyin yolunda olduğu bizzat doktorlar tarafından söylendi ve biz de onu dualarla ameliyathaneye uğurladık. Basit bir estetik operasyon olacağı, çok kısa bir süre içinde odasına alınacağı belirtilmişti ancak biz kapıda beklerken saatler ilerledi, diğer hastalar birer birer çıkmasına rağmen Hatice'den bir türlü haber gelmedi. İçimizde tarif edilemez bir korku oluşmaya başladı çünkü sıradan bir işlem için bu kadar uzun süre içeride kalması normal değildi" şeklinde konuştu.

"Sapasağlam ellerimle teslim ettiğim hastaneden cansız bedenini çıkardık"

Operasyon sırasında yaşanan aksaklıklar neticesinde kızının entübe edilerek sevk edildiği hastanede yaşamını yitirdiğini vurgulayan baba Öncü, "Ameliyatın üzerinden saatler geçtikten sonra doktorlar yanımıza gelerek kızımın bir komplikasyon nedeniyle uyandırılamadığını, durumun ciddiyetini koruduğunu ve mecburen cihazlara bağlandığını haber verdiler. O andan itibaren büyük bir panik ve çaresizlik içine düştük, bulunduğumuz özel hastanenin teknik imkanları yetersiz kaldığı için kızım acilen tam teşekküllü ve daha donanımlı başka bir hastaneye nakledildi. Oradaki yoğun bakım sürecinde hekimlerin tüm çabalarına ve müdahalelerine rağmen ne yazık ki Hatice'nin vefat haberini aldık; evladımı sapasağlam ellerimle teslim ettiğim o hastaneden maalesef cansız bedenini çıkarmak zorunda kaldık." dedi.

Anayasa Mahkemesi’nden tarihi 1 Mayıs kararı

Anayasa Mahkemesi tarihi kararında, Taksim Meydanı’nın 1 Mayıs kutlamalarına yasaklanmasının hak ihlali olduğuna hükmetti ve “Taksim, emekçilerin ortak hafızasıdır” diyerek sembolik önemini tescilledi

30.04.2026 20:48:00
Haber Merkezi
Anayasa Mahkemesi’nden tarihi 1 Mayıs kararı
Anayasa Mahkemesi’nden tarihi 1 Mayıs kararı
Anayasa Mahkemesi (AYM), 12 Ekim 2023 tarihinde oy çokluğuyla aldığı ve 15 Aralık 2023'te Resmi Gazete'de yayımlanan kararla, 2014 ve 2015 yıllarında İstanbul Valiliği'nin Taksim Meydanı'nda 1 Mayıs kutlamalarını engellemesini toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlali olarak değerlendirdi.

Kararın en dikkat çeken kısmı, Taksim Meydanı'nın işçi ve emekçiler açısından taşıdığı sembolik ve tarihsel öneme vurgu yapan gerekçesi oldu: "Taksim, emekçilerin ortak hafızasıdır."

Kararın temel gerekçesi

AYM, kararında özellikle 1977'deki 1 Mayıs katliamına atıfta bulunarak Taksim Meydanı'nın emek ve sendika hareketi için "ortak hafıza" ve "sembolik değer" taşıdığını belirtti. Mahkeme, şu ifadeleri kullandı:

"İşçi ve sendika kültürünün yapı taşlarından biri olan Taksim Meydanı yalnızca 1 Mayıs günü orada bulunanların dayanışmasını değil, aynı zamanda emekçilerin ortak hafızasının varlığını göstermektedir. Bu durumda kendisini o kültürün bir parçası olarak gören her kişinin 1 Mayıs günlerinde Taksim Meydanı'nın ifade ettiği anlamı doğrudan tecrübe etmek ve edindiği tecrübeyi kuşaklar boyunca aktarmak için orada bulunma hakkı vardır. 1 Mayıs'ın Taksim Meydanı ile özdeşleşmesi nedeniyle anılan mekânın sınırlanması, aktarılmak istenen düşüncenin de sınırlanmasına neden olmaktadır."

Mahkeme, Valilik'in yasaklama kararının "ilgili ve yeterli gerekçe"ye dayanmadığını, kamu düzenini koruma amacının orantısız müdahaleyi meşru kılmadığını vurguladı. Kolluk kuvvetlerinin müdahalesini de eleştiren AYM, gösteri hakkının demokratik toplumdaki önemine işaret etti.

Bu karar, DİSK ve KESK'in bireysel başvuruları üzerine verildi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) benzer yöndeki daha önceki içtihatlarıyla da uyumlu bulundu.

AYM'nin 2023 kararı, 1 Mayıs tartışmalarının merkezinde yer almaya devam ediyor. Sendikalar ve emek örgütleri bu hükmü sıkça hatırlatarak Taksim'in 1 Mayıs alanı olduğunu savunuyor.

2024 ve 2025'te DİSK'in başvurusu üzerine İstanbul Bölge İdare Mahkemesi, Valilik'in Taksim yasağını hukuka aykırı buldu ve iptal etti. Bu karar kesinleşti.

Bugün 1 Mayıs öncesinde ise tartışma yeniden alevlendi. İstanbul Valiliği'nin Taksim'i kapatma yönündeki idari kararları, AYM ve idare mahkemesi kararlarına rağmen devam ediyor. Sendikalar, sol ve emek örgütleri "Taksim emekçilerin ortak hafızasıdır" vurgusuyla Taksim çağrısı yapıyor. TİP Genel Başkanı Erkan Baş da partisinin 1 Mayıs'ta Taksim'de olacağını açıkladı.

Sosyal medyada ve basın açıklamalarında AYM kararının "dilek ve temenni değil, bağlayıcı" olduğu sıkça hatırlatılıyor. Eleştirmenler, hükümetin ve yerel idarenin yüksek mahkeme kararlarını uygulamamasını "hukuksuzluk" olarak nitelendiriyor. Öte yandan yetkililer, güvenlik ve kamu düzeni gerekçelerini öne çıkarıyor.

Kararın önemi

AYM'nin bu kararı, sadece 2014-2015 olaylarıyla sınırlı kalmayıp, toplantı ve gösteri özgürlüğünün kapsamı, sembolik mekanların anlamı ve hafıza aktarımı açısından emsal teşkil ediyor. Taksim Meydanı'nın 1 Mayıs ile özdeşleşmesini tarihsel ve kültürel bir gerçeklik olarak tescilleyen karar, gelecekteki benzer başvurularda da referans olacak nitelikte.

1 Mayıs 2026 yaklaşırken, AYM'nin "Taksim emekçilerin ortak hafızasıdır" ifadesi, emek hareketinin Taksim talebinin hukuki dayanağı olmaya devam ediyor. Tartışma, yargı kararlarının uygulanabilirliği ve ifade özgürlüğü sınırları etrafında şekilleniyor.

Maden işçilerinin alacakları nasıl ödenecek?

Doruk Madencilik işçileri, ödenmeyen maaşlar, kıdem tazminatları ve çeşitli özlük hakları nedeniyle başlattıkları direnişi, Ankara’daki yoğun görüşmelerin ardından kazanımla tamamladı. Peki, Yıldızlar SSS Holding bu parayı ödemek için devletten ne aldı?

30.04.2026 20:00:00
Eyüp Kabil
Maden işçilerinin alacakları nasıl ödenecek?
Maden işçilerinin alacakları nasıl ödenecek?
Eskişehir'de faaliyet gösteren Yıldızlar SSS Holding'e bağlı Doruk Madencilik işçileri, ödenmeyen maaşlar, kıdem tazminatları ve çeşitli özlük hakları nedeniyle başlattıkları direnişi, Ankara'daki yoğun görüşmelerin ardından kazanımla tamamladı.

Bağımsız Maden-İş Sendikası üyesi madenciler, aylardır biriken alacaklarını talep etmek için Eskişehir'den Ankara'ya yürüyüş düzenlemiş, ardından Kurtuluş Parkı'nda açlık grevine başlamıştı. Günler süren eylem, İçişleri Bakanlığı koordinasyonundaki toplantılarla sonuçlandı ve işçiler, alacaklarının ödeneceğine dair bakanlık garantisi alarak eylemlerini sonlandırdı.

Aylar boyu biriken alacaklar

Doruk Madencilik işçileri, özellikle 2022'deki TMSF devrinden sonra ciddi ücret ve tazminat sorunları yaşadıklarını belirtiyordu. Birçok işçi 3 ila 5 aylık maaşlarını alamamış, zorunlu ücretsiz izin uygulamaları ve işten çıkarmalarla karşı karşıya kalmıştı. Kıdem tazminatları da 10-12 yılı aşan çalışma sürelerine rağmen ödenmemişti. İşçiler, holdingin farklı şirketler üzerinden borç yapılandırması yaparak alacak tahsilini zorlaştırdığını iddia ediyordu.

Eylemler, Eskişehir'den Ankara'ya yürüyüşle başladı ve başkentte Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önüne kadar taşındı. Açlık grevinin 9. gününde işçiler, fiziksel olarak zorlanmalarına rağmen "Vaat değil, hakkımızı istiyoruz" diyerek direnişi sürdürdü. Sendika temsilcileri, holding patronu Sebahattin Yıldız'ın lüks harcamalarına dikkat çekerek, "Sadece saatini satsa alacakların büyük kısmını ödeyebilir" eleştirisinde bulundu.

Bakanlıkların müdahalesi ve kritik görüşmeler

Direnişin kritik aşamasında İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile yapılan görüşmeler dönüm noktası oldu. Sendika heyeti, bakanlık yetkilileriyle bir araya geldi. Toplantıda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı'nın koordineli şekilde süreci takip edeceği belirtildi.

Görüşmelerde şu başlıklar üzerinde uzlaşıldı:

- Ödenmemiş ücretler ve sendikal haklar

- Zorunlu ücretsiz izne çıkarılan işçilerin SGK primlerinin tamamlanması

- Mahkeme sürecindeki alacakların ödenmesi

- Genel özlük haklarının giderilmesi

Çalışma Bakanlığı, şirket tarafından yaklaşık 36 milyon TL'lik bir ödemenin hesaplara aktarıldığını açıkladı. Kalan alacakların ise kısa sürede tamamlanacağı taahhüt edildi. İşçiler, bu ödemeyi başlangıçta "50'de 1" olarak nitelendirmişti, ancak bakanlık garantörlüğüyle sürecin takip edileceği vurgusu üzerine eylemi sonlandırma kararı aldılar.

Devletten alınan vaatler

Yıldızlar SSS Holding'in işçilere olan borçlarını ödemesi için devletten alınan somut taahhütler şu şekilde özetlenebilir:

1. Üç Bakanlığın Garantörlüğü: İçişleri Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, sürecin iki haftalık periyotlarla takip edileceğini ve herhangi bir aksaklığa izin verilmeyeceğini taahhüt etti. Ankara Emniyet Müdürü de bu garantörlük çemberine dahil edildi.

2. Ödeme Takvimi ve Koordinasyon: Şirketin kalan alacakları önümüzdeki günlerde/taksitler halinde yatırması kararlaştırıldı. Bakanlıklar, ödemelerin zamanında yapılması için aktif rol üstleneceğini belirtti.

3. SGK ve Özlük Haklarının Düzeltilmesi: Ücretsiz izin dönemlerindeki prim borçlarının giderilmesi ve mahkeme alacaklarının karşılanması da masada kabul edildi.

4. Ruhsat ve Teşvik Konuları: Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar, holdinge "bir daha ruhsat vermeyeceğini" kamuoyuna açıkladı. Yerli kömüre alım garantisi ve teşviklerin devam ettiği, ancak işçiye borcu olan firmalara bu tür desteklerin verilmeyeceği yönünde daha sıkı denetim sinyali verildi. Bazı raporlarda holdingin geçmişte teşvik aldığı ancak vergi ödemediği iddiaları da gündeme geldi.

Sendika temsilcileri, "Çoğu arkadaşımızın maaşları yattı. 15 gün süre istediler, bunun garantörü bakanlıklar" diyerek uzlaşmayı duyurdu. Bağımsız Maden-İş, direnişin "zaferle sonuçlandığını" ilan etti ve işçileri Eskişehir'e uğurlama çağrısı yaptı.

Holding'in sicili ve kamuoyundaki tartışmalar

Yıldızlar SSS Holding, özelleştirmelerle büyüyen bir yapı olarak biliniyor. Doruk Madencilik'in yanı sıra farklı sektörlerde faaliyet gösteriyor. İşçiler ve sendika, holdingin TMSF'den düşük bedelle tesis aldığı, teşvikler ve alım garantilerinden yararlandığı halde işçilere ödeme yapmadığı eleştirisini sıkça dile getirdi. Patronun lüks harcamaları bu tartışmaları alevlendirdi.

Bazı kaynaklar, holdingin elektrik kapasite mekanizması ve kömür alım garantileri sayesinde devlet desteklerinden yararlandığını, buna rağmen işçilerin mağduriyetinin sürdüğünü öne sürüyor. Bakan Bayraktar'ın "İşçiye borcu olana alım garantisi verilmez dedik, buna rağmen ödemedi" sözleri de bu gerilimi yansıttı.

Günler süren açlık grevi ve Ankara'daki yoğun mücadele, işçilerin alacaklarının bir bölümünün hemen ödenmesi ve kalanının bakanlık garantisiyle takip edileceği uzlaşmasıyla noktalandı. İşçiler, "Haklarımızı söke söke aldık" diyerek eylemi sonlandırırken, sendika süreci yakından izleyeceğini açıkladı.

Bu olay, madencilik sektöründeki hak gaspları ve devlet-özel sektör-işçi ilişkilerindeki gerilimleri bir kez daha gündeme taşıdı. Bakanlıkların garantörlüğü, ödemelerin zamanında yapılmasını sağlayacak mı, yoksa yeni sorunlar mı çıkacak? Süreç, önümüzdeki haftalarda netleşecek. Madenciler ise "Direne direne kazandık" mesajıyla Eskişehir'e dönerken, benzer mağduriyet yaşayan diğer emekçiler için de bir emsal oluşturdu.

İBB davasında 15 tutuklu sanığa tahliye

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yolsuzluk suçlamasıyla açılan davada etkin pişmanlıktan yararlanan Adem Soytekin'in de aralarında olduğu 15 tutuklu sanık için tahliye kararı verildi

30.04.2026 17:00:00
Haber Merkezi
İBB davasında 15 tutuklu sanığa tahliye
İBB davasında 15 tutuklu sanığa tahliye
İBB davası Silivri'deki cezaevi karşısında bulunan duruşma salonunda görülüyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yolsuzluk suçlamasıyla açılan davada etkin pişmanlıktan yararlanan Adem Soytekin'in de aralarında olduğu 15 tutuklu sanık için tahliye kararı verildi.
İBB'ye yönelik açılan yolsuzluk davasında  bugün 30. duruşma görüldü.

Duruşma savcısı 9 kişi için için tahliye talebinde bulundu. Verilen aranın ardından mahkeme heyeti 15 tutuklu için tahliye kararı verdi.

Tahliye kararı verilen isimler şöyle:

-İBB Bilgi İşlem Çalışanı Emrah Yüksel,
-Veri Uzmanı İsmet Korkmaz,
-İBB çalışanı Mehmet Çağlar Kuru,
-İBB Dijital İletişim Koordinatörü Ulaş Yılmaz,
-İBB çalışanı Yusuf Utku Şahin,
-Ekrem İmamoğlu'nun Güvenlik Koruma Müdürü Çağlar Türkmen,
-Etkin pişmanlıktan yararlanan Adem Soytekin,
-Beyoğlu Belediyesi çalışanı Seyhan Özcan,
-İstanbul Şube Sekreteri Nuri Cem Ceylan,
-Esma Bayrak,
-Murat Keleş,
-İsmail Akkaya,
-Harun Cengiz Beğenmez,
-Mehmet Kaya.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP Genel Başkanı Bahçeli'yi kabul edecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP Genel Başkanı Bahçeli'yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kabul edecek.
İletişim Başkanı Burhanettin Duran tarafından yapılan açıklamaya göre, görüşme saat 17.30’da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilecek.

30.04.2026 16:36:00
Haber Merkezi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP Genel Başkanı Bahçeli'yi kabul edecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP Genel Başkanı Bahçeli'yi kabul edecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP Genel Başkanı Bahçeli'yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kabul edecek.
İletişim Başkanı Burhanettin Duran tarafından yapılan açıklamaya göre, görüşme saat 17.30'da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilecek.

Bu yılın ikinci görüşmesini gerçekleştirecek Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bahçeli'yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, Beştepe'de kabul edecek. İlk görüşme 21 Ocak'taydı. İkinci görüşmenin de adresi yine Cumhurbaşkanlığı Külliyesi olacak. Yaklaşık 3 aylık bir aranın ardından Erdoğan-Bahçeli ikilisinin bir araya geldiğini söylememiz gerekiyor. Zaman zaman resepsiyonlarda, katıldıkları törenlerde görüşüyorlar ama bu baş başa görüşmenin bir önceki görüşmeden farklı olarak 3 ay aradan sonra gerçekleşmesi dikkat çekiyor.

Gündemde oldukça dikkat çekici başlıklar var. İç politikaya değinecek olursak, şüphesiz 'Terörsüz Türkiye' süreci ilk sırada geliyor. Devam eden silah bırakma faaliyetlerinde gelinen son durumu Erdoğan ve Bahçeli ikilisi tarafından ele alınması bekleniyor.

Gülistan Doku'nun ailesinden DNA örnekleri alındı

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında, Gülistan'ın anne ve babasından DNA örnekleri alındı.
 

30.04.2026 14:35:00
AA
Gülistan Doku'nun ailesinden DNA örnekleri alındı
Gülistan Doku'nun ailesinden DNA örnekleri alındı
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 161/6. maddesi gereğince "Valilerin kişisel suçlarından dolayı soruşturma yetkisinin suç tarihinde görev yaptıkları ilin bağlı olduğu Bölge Adliye Mahkemesinin bulunduğu yerdeki İl Cumhuriyet Başsavcılığına ait olması" dolayısıyla eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sürüyor.

Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel'in Gülistan'ın kaybolduğu dönemde kullandığı siyah renkli otomobilin peşine düşen Başsavcılık, aracın olaydan sonra satıldığını ve aynı modelde bir araçla değiştirildiğini tespit etti. Aracı İstanbul'da bulan ekipler, detaylı inceleme için önce İstanbul'da, ardından Ankara'da yaklaşık bir haftalık detaylı çalışma yaptı.

Araçtaki bulgularla karşılaştırılmak üzere Gülistan'ın annesi Bedriye ve babası Halit Doku'dan Diyarbakır Adli Tıp Kurumu'nda DNA örnekleri alındı.


12 zanlı tutuklanmıştı
Tunceli'de okuyan üniversite öğrencisi kızları Gülistan Doku'dan (21) 5 Ocak 2020'den itibaren haber alamayan ailesi, memleketleri Diyarbakır'dan Tunceli'ye gelerek 6 Ocak 2020'de emniyete kayıp başvurusunda bulunmuş, başlatılan arama çalışmalarından sonuç elde edilememişti.

Ulaşılan yeni bilgiler doğrultusunda Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca "kasten öldürme", "cinsel saldırı", "suç delillerinin gizlenmesi-yok edilmesi", "bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek suretiyle verileri yok etme-bozma", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "suçu bildirmeme" ve "suçluyu kayırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında 17 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Zanlılardan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Doku'nun sim kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis memuru Gökhan Ertok, hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven, Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer ve eski polis memuru olan üvey babası Engin Yücer ile Tuncay Sonel'in o dönem koruma polisliğini yapan Şükrü Eroğlu tutuklanmış, Uğurcan A. ile Munzur Üniversitesinin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G. ve Süleyman Ö. ile Tunceli Devlet Hastanesi bilgi işlem görevlileri B.Y. ve Y.E. haklarında yurt dışına çıkış yasağı kararı verilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

Yurt dışında olduğu tespit edilen firari şüpheli Umut Altaş için kırmızı bülten çıkarılmıştı. Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında yürütülen soruşturma çerçevesinde dönemin Tunceli Emniyet Müdürü Yılmaz Delen, Erzurum'da tanık sıfatıyla ifade vermişti.

ALES giriş belgeleri erişime açıldı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM) düzenlenen 2026 Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı'na (2026-ALES/1) girecek adayların sınav giriş belgeleri erişime açıldı.
 

30.04.2026 13:37:00
AA
ALES giriş belgeleri erişime açıldı
ALES giriş belgeleri erişime açıldı
Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM) düzenlenen 2026 Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı'na (2026-ALES/1) girecek adayların sınav giriş belgeleri erişime açıldı.

ÖSYM'nin internet sitesindeki duyuruya göre, 10 Mayıs'ta uygulanacak 2026-ALES/1'e başvuran adayların, sınava girecekleri bina ve salonlara atanma işlemleri tamamlandı.

Adaylar, sınava girecekleri yer bilgisini gösteren sınava giriş belgesini ÖSYM'nin "ais.osym.gov.tr" adresinden T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle edinebilecek.

2026-ALES/1 sınavı için adaylar, 10 Mayıs'ta saat 10.00'dan sonra sınav binalarına alınmayacak.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.