HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 25 HAZİRAN 2021, CUMA

Atatürk’ün millet anlayışı

26.04.2019 00:00:00
Allah (c.c) Gazi M. Kemal Atatürk'e rahmet eylesin, mekânı cennet olsun.
Bir bağımsızlık savaşını örgütledi. Kazandı. Bir devlet kurdu. Kurumlarını yerleştirdi.
Sosyolojik olarak bir milleti inşa ederken Osmanlı yerine Türk Milleti kavramını koydu.
Lozan diplomasisi çok önemlidir. Bir millet-devletin inşasıdır. Lozan T.C.'nin tapusudur. Avrupa devletleri, Kürtleri azınlık statüsüne koyup Türkiye'yi bölmeye hesap ediyorlardı. Atatürk bunun önüne geçmek üzere "Kürtler Müslümandır, devletin kurucu unsurudur, azınlıklar gayrimüslimlerdir" diyerek bunu önledi.
Atatürk'e göre Laz, Çerkez, Türk, Kürt, Keldani, Yezdani hepsi bu toprakların insanıdır ve bir bütündür, Türk milletini oluşturur. Devletin kurucu unsurlarıdır. O şöyle diyor: "Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye halkına TÜRK MİLLETİ denir."
Mübadelede, gayrimüslim  unsurlar dışarıya, sadece Müslüman Türk unsurlar ülkeye alınmıştır. Burada Atatürk siyasetinin, inancı ne denli önemsediği görülmekte ve Müslüman unsurları içeri alarak,  gayrimüslim unsurları dışarı göndererek "Müslüman Türk kimliğini" ne denli öne çıkardığının göstergesidir.
İki Türk kızının Bursa Amerikan Koleji'nde Hristiyanlaştırılması üzerine, gece Bakanlar Kurulunu toplayarak Okulu kapatması inancını ve ona bağlı siyasi tutumunu göstermektedir.
"Ne mutlu Türk'üm diyene" derken "Ne mutlu Müslümanım diyene" demek istediği bu örnek siyasetinden de anlaşılmaktadır.
Dün yeni bir devlet kurulurken, yeni bir millet te inşa ediliyordu. Sorun birlik ve beraberlikti, zorlukları ve sorunları birlikte aşmaktı. Devleti kurmak, Cumhuriyeti ilan etmek yetmiyordu. Her alanda kalkınmak, tarımı, sanayiyi geliştirmek, borçları ödemek, eğitimde çok şeyler yapmak gerekiyordu.
Tüm bunları başaran Atatürk, sadece askeri olarak değil, sadece devlet adamı kimliği ile değil, çağını, dünyayı okuyan, dünyada ve Ortadoğu Coğrafyasında olan biteni çok iyi analiz eden siyasi kimliği ile ve de bir milleti tüm yönleriyle inşa eden, eğiten, geliştiren bir dahi olarak ta tarih O'nu kaydetmiştir.
Prof. Dr. Haydar Baş Beyin Anadolu'nun manevi Genelkurmay Başkanı olarak tanımladığı Hacı Bektaş Veli'nin Anadolu'ya attığı devrimci ve dönüştürücü mayayı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk tam bir devrimci ruhla izlemiş, cumhuriyetin kuruluş kararını Hacı Bektaş dergâhında vermiştir.
Gazi'de müthiş bir iman gücü vardır. Mustafa Kemal, tek bir Müslüman ülkeye karşı savaşmamış, Hristiyan Batı'ya karşı Müslüman Türk'ü yüceltmek için mücadele etmiştir. 
Günümüze baktığımızda çok önemli problemimiz var. Ekonomik, siyasi, terör vb. devasa sorunlarla boğuşuyoruz. Ama hepsinden önemlisi birlik ve beraberliktir. 
Prof. Dr. Haydar BAŞ Bey, Türkiye'yi karış karış, il-il, ilçe-ilçe gezerek, "Birlik ve Beraberliğin Temel Unsurları ve Temin Yolları,  Birliğe Mani Haller" konulu konferanslar verdi. 40 yıl öncesinden başladı.
Milli bütünlüğümüz, dini bütünlüğümüzdür diyerek, eserler verdi, sempozyumlar düzenledi.
"Atatürk vatandır" seri programları ile Türkiye'nin her ilinde seri sempozyumlar düzenlendi.
"Atatürk vatandır, Atatürk devlettir, Atatürk bayraktır, Atatürk birleştirici harçtır" dedi.
Dindar Atatürk portresi ile devlet-millet, asker-sivil arasındaki ayrılık yok edildi.
"Hepimiz Müslümanız. Bu milletin sağı da solu da Müslümandır. Evet, bu ülkede "solcu da Müslümandır" diyerek, ezberleri bozan bir anlayışı Sayın Baş ortaya koydu.
"Solcular da Müslümandır" söylemi Sayın BAŞ'a aittir ve seçim sonuçlarını etkilemiştir.
Etnik milliyetçilikten uzak, mezhep ayrımlarından uzak bir anlayış gündeme geldi.
Alevi-Sûnni savaşlarının İslam Coğrafyasında sürdüğü günümüzde,
"Tevhid'in Merkezi Ehl-i Beyt'tir" ölçüsü ayet ve hadislerle ortaya koyan Sayın Baş, Alevi-Sünni çatışmasının önüne geçmektedir.
Rahmetli Atatürk ve annesi Molla Zübeyde hakkında olmadık iftira ve karamaları utanmadan sıkılmadan, İngiliz-Yunan aklıyla ortaya koyan, O'nu dinsiz olarak lanse edenlere karşılık, Atatürkçü düşünce adına hareket edenler de aynı maksada hizmet etmektedir.
ADD adına yapılan faaliyetlerde asker ve devlet adamı Atatürk soyut olarak ele alınmakta, soyu, asaleti, dâhiliği ve de insan Atatürk hiç gündem edilmemektedir.
Biri Atatürk'e dinsiz derken, Atatürkçü de "evet dinsizdir" dercesine aynı değirmene su taşımaktadır.
İşte tam da bu noktada "Hoş Geldin Atatürk" eseriyle Sayın BAŞ, bizleri aydınlattı. Türk Milleti ile Atasını bir ve beraber kıldı.
Sayın BAŞ'ı, bu Atatürkçü kesim de görmelidir. Hakkını teslim etmelidir. 
Kimsenin söyleyemediğini Sayın BAŞ Dindar Atatürk vurgusu ile ifade etmiştir.
 
Dr. Abdullah Terzi / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.