Siz; "Ehl-i Kitap'la amentüde müttefikiz" diyerek, Kur'an'a göre şirk içinde olan Ehl-i Kitap'la aynı şeylere inandığınızı ilan etmişseniz, inancınızı onlarla eşitlemişseniz, burada da durmayıp; "Önemli olan Kelime-i Tevhid'in birinci kısmıdır, ikinci kısmına inanmak ise şart değil kemal mertebesidir" diyerek Ehl-i Kitap gibi Son Peygamber, Alemlere Rahmet Hz. Muhammed'i (s.a.v.) bir kalemde silmişseniz, siz; "Kelime-i Tevhid'in ikinci kısmını söylemeyenlere de merhamet nazarı ile bakılmalıdır" diyerek, Allah'ın merhametine mazhar olmak için şart koştuğu "Muhammed Mustafa'ya imanı, itaati, desteği" kendi keyfinize göre ortadan kaldırmışsanız, siz; Allah ve Resulünün beyanlarının, emirlerinin, ve ölçülerinin hilafına papazlarla biraraya gelip "cennette buluşmak üzere" diye ayrılıyorsanız... Sizin karşı tarafa verecek hiç bir şeyiniz kalmamış demektir. Karşı tarafa göre artı sayılabilecek her şeyinizi törpülediniz, tırpanladınız ve eşitlediniz. Dolayısıyla zahmet edip kıtalar dolaşmanızın, okullar açmanızın, açtırmanızın bir anlamı kalmamış demektir. Çünkü yanınızda, heybenizde onlara verecek bir şeyiniz kalmadı, hepsini gözü kapalı girdiğiniz bir diyalog tünelinde kaybettiniz.
Adına hizmet dediğiniz, aslında ise hezimetin raylarını döşemek olan bu işlerin başındaki zat; "Papalık konseyi misyonunun bir parçası olmak üzere" Vatikan kapılarında el-etek öpüyorsa, öpmüşse; sizin Ehl-i Kitaba, Hıristiyan dünyasına vereceğiniz neyiniz kalmıştır?
Bu satırlarımızı okuyan tüm okurlarımıza Mücadele Sûresinin son ayetini tekrar tekrar, sabah-akşam okumalarını, diyalog illetine yakalanmış kardeşlerimize hatırlatmalarını hassaten istirham ediyorum:
"Allah'a ve ahiret gününe inanan bir toplumun -babaları, oğulları, kardeşleri, yahut akrabaları da olsa- Allah'a ve Resulüne düşman olanlarla dostluk ettiğini göremezsin. İşte onların kalbine Allah iman yazmış ve katından bir ruh ile onları desteklemiştir. Onları, içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokacak, orada ebedi kalacakladır. Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah'tan hoşnut olmuşlardır. İşte onlar, Allah'ın tarafında olanlardır. İyi bilin ki kurtuluşa erecekler de sadece Allah'ın tarafında olanlardır."
Adına hizmet dediğiniz, aslında ise hezimetin raylarını döşemek olan bu işlerin başındaki zat; "Papalık konseyi misyonunun bir parçası olmak üzere" Vatikan kapılarında el-etek öpüyorsa, öpmüşse; sizin Ehl-i Kitaba, Hıristiyan dünyasına vereceğiniz neyiniz kalmıştır?
Bu satırlarımızı okuyan tüm okurlarımıza Mücadele Sûresinin son ayetini tekrar tekrar, sabah-akşam okumalarını, diyalog illetine yakalanmış kardeşlerimize hatırlatmalarını hassaten istirham ediyorum:
"Allah'a ve ahiret gününe inanan bir toplumun -babaları, oğulları, kardeşleri, yahut akrabaları da olsa- Allah'a ve Resulüne düşman olanlarla dostluk ettiğini göremezsin. İşte onların kalbine Allah iman yazmış ve katından bir ruh ile onları desteklemiştir. Onları, içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokacak, orada ebedi kalacakladır. Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah'tan hoşnut olmuşlardır. İşte onlar, Allah'ın tarafında olanlardır. İyi bilin ki kurtuluşa erecekler de sadece Allah'ın tarafında olanlardır."
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Gıda biterse hayat biter nesil biterse millet biter / 24.04.2026
- Kanayan bir yara görünce… / 23.04.2026
- Dert eklemiş eski derdin üstüne / 22.04.2026
- Muhafazakâr iktidar neyi muhafaza etmiş? / 21.04.2026
- Yıllarımız yele gitti erenler / 20.04.2026
- Depremin yaraları daha sarılmamışken… / 18.04.2026
- ‘Dikkat! Asıl müfsitler onlardır…’ / 16.04.2026
- Bahar gelsin şu dağlara çıkalım belki derdimize çare bir çiçek / 14.04.2026
- Vurguncu keyif çatıyor yoksul yokluk içinde / 13.04.2026
- Türkiye yüz yılında dert denizinde yüzer olduk / 11.04.2026
- Kanayan bir yara görünce… / 23.04.2026
- Dert eklemiş eski derdin üstüne / 22.04.2026
- Muhafazakâr iktidar neyi muhafaza etmiş? / 21.04.2026
- Yıllarımız yele gitti erenler / 20.04.2026
- Depremin yaraları daha sarılmamışken… / 18.04.2026
- ‘Dikkat! Asıl müfsitler onlardır…’ / 16.04.2026
- Bahar gelsin şu dağlara çıkalım belki derdimize çare bir çiçek / 14.04.2026
- Vurguncu keyif çatıyor yoksul yokluk içinde / 13.04.2026
- Türkiye yüz yılında dert denizinde yüzer olduk / 11.04.2026

























































