logo
11 NİSAN 2026

Türkiye yüz yılında dert denizinde yüzer olduk

11.04.2026 00:00:00

Millet işinde gücünde, kendi halinde, çoluk çouğunun rızkı için uğraşıp didinirken, atadan, dededen kendisine intikal eden toprağı işlemeyi ağaçları budamayı, sahip olduğu bağını-bostanını yeşertmeyi sürdürürken son çeyrek asırda bir şeyler oldu ve millet kendini dert denizinin ortasında buldu.

Bu milletin başına bu türlü türlü dertleri kim ya da kimler açtı?

Bu denizin ortasına bu milleti kimler ve hangi hakla attılar?

Dert denizinde yüzmeyi bile öğrenemeden, bu dev dalgalar arasında mücadele şekillerinin talimini ve terbiyesini dahi almadan, alamadan bu milleti bu denizin tam orta yerine kimler attı?

Eski Türkiye'de her hangi bir köy halkı, bir kasaba halkı bir sabah kalktığında zeytin bahçeleri içinde, bağ ve bostanlarının orta yerinde iş makinaları ile kepçelerle ve dozerlerle karşılaşmazdı, hiç tanımadığı insanlar tarafından önleri kesilmez, yolları kesilmez, tapulu arazilerine girmeleri engellenmezdi.

Eski Türkiye'de kötülükler bu kadar dal budak salmamıştı, çirkeflikler toplumun kılcal damarlarına kadar sirayet etmemişti ve kötüler bu kadar pervasız dört tarafa at oynatır halde değildi.

Zenginle fakir arasındaki uçurum bu kadar korkunç boyutlara ulaşmamıştı, yetimin ve yoksulun gözyaşlarını nisan yağmuru zanneden bir avuç mutlu azınlık, azgınlığına azgınlık katarak yaşamaya cesaret edemezdi eskiden.

Bu gün olduğu gibi eski Türkiye'de yumurta çalan yaka paça gözaltına alınıp tutuklanırken koca koca çiftlikleri içindeki tüm hayvanatı, nebatatı ve her çeşit varlığı ile üzerine geçiren arsızlar ve nitelikli hırsızlar içeri girseler bile kısa süre içinde tahliyeler yaşayamazlardı.

Yumurta çalan içerde çiftliği başı ile ayağı ile götürenler neredeyse teşvik alanlar listesindeler.

Çevrelerini dev dalgalarla kuşattığınız ve gerçekten bir dert denizi oluşturduğunuz bu çilekeş millet bu dalgalardan nasıl kurtulacak, sahil-i selamete nasıl çıkacak?

İstiklal marşımızda ifade edildiği üzere; 'Şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda' olan bu mübarek topraklarda bu kadar kötülük nasıl üredi, türedi, bu kadar kötünün ve kötülüğün üreyebileceği vaziyete hangi ara geldi?

İçerde oluşturulan set denizinin dev dalgaları ile boğuşmak zorunda kaldığımız yetmezmiş gibi, bir de haçlı-siyonist cinayet şebekesi daha büyük dert denizleri oluşturdular.

Bir gün inşallah bu denizler kurur, kurutulur da içindeki timsahlar âleme ibret için orta yerde kalakalırlar.

 
 
Aziz Karaca / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.