Başlığa çıkardığımız bu cümlenin yarısı, yarısının yarısı, ufacık bir kısmı bile gerçek olsa sosyal dokunun, sosyal adaletin ne kadar derin yaralar içinde olduğunu göstermeye yeter de artar bile.
Kaldı ki, bu başlıktaki cümle, yani; vurguncunun keyif çattığı ve yoksulların yokluk içinde kıvrandıklarını ifade eden bu cümle mevcut yapıyı, mevcut gidişatı, son çeyrek asrın Türkiye gerçeğini anlatmakta çok çok yetersiz ve aciz durumdadır.
İşin hak hukuk ve adalet kısmına gelirsek orada tablo çok daha karanlık, çok çok daha vahimdir.
Deveyi hamutuyla götürenler, hak etmediği halde heybeyle çuvalla götürenler, çarşıdan-pazardan habersiz, marketten, bakkaldan habersiz, yoksulun ve emeklinin günlük geçimini sağlayabilmek için ne terler döktüklerinden, kaç takla attıklarından habersizler.
Yanlarında, kasalarında ve masalarında iki tür sermayeyi boca etmiş vaziyetteler, bunlardan biri, hiç hak etmedikleri halde, emek vermedikleri ter dökmedikleri halde edindikleri haksız kazançlar, memleket bütçesi çapındaki servetler bir diğeri de asla utanmaz yüzleri.
Tıpkı, 20 bin TL emekliye yeter de artar bile manasında kalkan elin az gerisinde, yani bileğinde 20 milyonluk saatin arzı endam etmesi gibi, tıpkı yarım milyona yakın sadece maaşı olan vekilin, geçinememekten şikâyetçi olması gibi, tıpkı 20 asgari ücretlinin bir aylık maaşlarını dostlarıyla bir öğün yemekte yiyen devletlular gibi, utanmazlık her yer yede ve yedi kat göklere kadar yükselmektedir.
Vurguncunun keyfi yerinde, emekli can çekişiyor.
Soyguncunun keyfi yerinde, asgari ücretlinin canı çıkıyor.
Rüşveti bastırarak arabasını dağlardan aşıranların, heybesini, deposunu şişirenlerin yanında yetim-yoksul evlerinin yollarını şaşırmış durumdalar.
Kimsesizlerin kimsesi olacağız vaatleriyle oy toplayıp iktidar koltuğuna oturan mevcut siyasi kadrolar, milletin büyük çoğunluğunu açlığın ve yoksulluğun kucağına, çoluk çocuğunu sokak çetelerinin ocağına terk etmiş vaziyettedir.
Hacım bu yaman çelişkiyi ne zaman fark edecektir bilemiyorum.
- Türkiye yüz yılında dert denizinde yüzer olduk / 11.04.2026
- Bu savaş ortamında Kur’an’ı tekrar tekrar okumak / 10.04.2026
- Dur bakalım hesap vermeden nereye? / 09.04.2026
- Vicdan rafa kalkmışsa çalı çam olur çalılık orman olur… / 07.04.2026
- Yamuk bizden ise kaldır halıyı bizden değil ise çam yap çalıyı / 06.04.2026
- Haydutluğun hüküm sürdüğü devirlerden geçiyoruz / 03.04.2026
- Arka plan körlüğü katmerleşiyor / 02.04.2026
- Bir fitneden sakının ki… / 01.04.2026
- Bu dua başka dua / 28.03.2026


























































