logo
06 TEMMUZ 2026

Bağ-Kur'da fıkra gibi uygulamalar

06.09.2007 00:00:00
 
BA?-Kur'un uygulamalarıyla ilgili, çok sayıda soru ve şikayet alıyoruz. Vardığımız sonuç şu; Bağ-Kur'un öncelikle kendi bünyesinde, kurum içi ciddi bir eğitim yapması, mevzuat ve uygulamayı, kendi personeline öğretmesi gerekiyor.

Onlar bilmeli ki vatandaşa da doğru yanıt verebilsinler.Bize yansıyan, ilginç olaylardan bazı örnekler aşağıdaki gibi.ÜÇ KOCADAN MAAŞBağ-Kur il müdürlerinden biri, telefonla arayıp sordu:- Bir yazınızda, "Üç kocadan üç maaş alınabilir" demişsiniz. SSK'lı kocasından "dul aylığı" alan bir kadın, elinde gazete ile geldi ve Bağ-Kur'lu, ikinci eşinden de "dul aylığı" bağlanmasını talep etti. "Böyle bir uygulama yok" dediğimizde, yazınızı gösterip "üç kocadan aylık alan bile var" diye tepki gösterdi. Daha sonra gelenler de olunca, sormaya karar verdim. Bunu neye göre böyle yazdınız?Belli ki Bağ-Kur yetkilisi, kendi mevzuat ve uygulamalarının farkında değil. Bağ-Kur'un, ikinci ya da üçüncü "dul aylığı" bağladığı çok sayıda kişi var. Buradaki ince nokta, aylık bağlayacak kurumun farklı olması. Özetle, birkaç evlilik yapan kadın ya da erkeğe, ölen eşinden dolayı SSK, Bağ-Kur ve TC Emekli Sandığı'ndan, ayrı ayrı "dul aylığı" bağlanabiliyor. Kadının iki kocası da Bağ-Kur'lu ise, bir maaş bağlanabiliyor.BA?-KUR'LU PROFESÖRİlginç bir olayı da ben yaşadım. Posta ile Bağ-Kur'dan, "ödeme bildirimi" geldi. Okudum, ödenmeyen Bağ-Kur primleri isteniyordu. Üst düzey bir yetkiliyi aradım:- Bana yüklü bir Bağ-Kur primi çıkarmışsınız. Üstelik bir kaç yıldır da ödenmediği belirtiliyor. Ben, üniversitede görev yapan, Emekli Sandığı'na tabi bir profesörüm. Bağ-Kur'a kayıtlı değilim, olmam da yasal anlamda mümkün değil. O halde bu borç nereden çıkıyor?- Hocam, izninizle ben bir araştırıp 10 dakika sonra size döneceğim.Aradan 10 dakika geçti geçmedi, aradı.- Hocam, çok özür dileriz bir yanlışlık olmuş. Bu arada, iki ayrı Bağ-Kur dosyanız ve borcunuz daha çıktı, onları da iptal ettirdim.İSTE?E BA?LI ESNAFBir örnek de Sevgili Ekrem Sarısu'dan; Posta Gazetesi'nde, bir okuruna verdiği yanıtta; "İşyeri açanların, zorunlu olarak Bağ-Kur sigortalısı olacaklarını, SSK'ya isteğe bağlı sigortalı olmalarının bu durumu engellemediğini" açıklıyor.Ardından soru sahibi okurdan bir telefon; "Aman Ekrem Bey, bir yanlışlık olmasın. Ben Bağ-Kur İzmir İl Müdürlüğü'nden bu konuda yazılı görüş aldım. Yazıda net olarak 'SSK'dan isteğe bağlı sigortalı olanlar, kesintisiz sigortalılıkları devam ettiği sürece, Bağ-Kur kapsamına alınmayacaklardır' deniliyor. İsterseniz fakslayayım"Ardından faks geliyor. Ekrem Sarısu, gözlerine inanamıyor.Biri il müdürüne ait çift imzalı yazıda, hatalı açıklama yapılmış!.. Şimdi bu vatandaş, Bağ-Kur'un açıklamasına itibar etse, yıllar sonra emekliliği geldiğinde, "Arkadaş, sen Bağ-Kur sigortalısı olacaktın" diye emekli edilmeyecek.Nasıl, fıkra gibi uygulamalar değil mi?İşin acı tarafı, bu şekilde çok sayıda örnek var.Özetle, Bağ-Kur'un, önce çalışanlarını eğitmesi sonra da vatandaşa doğru bilgi vermesi ve doğru uygulama yapması gerekiyor.

 

RTÜK'ten medyaya NATO uyarısı: Tüm yayın akışlarının titizlikle takip edildiğini hatırlatıyoruz

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), NATO Zirvesi hakkında yayınladığı yazılı basın açıklamasında kamu yararı ve millî güvenlik perspektifinin gözetilmesi, yayınların ölçülü, toplumsal hassasiyetler gözetilerek yapılması konusunda basını uyardı

05.07.2026 21:00:00
Haber Merkezi
 
RTÜK'ten medyaya NATO uyarısı: Tüm yayın akışlarının titizlikle takip edildiğini hatırlatıyoruz
RTÜK'ten medyaya NATO uyarısı: Tüm yayın akışlarının titizlikle takip edildiğini hatırlatıyoruz
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), NATO Zirvesi hakkında yayınladığı yazılı basın açıklamasında kamu yararı ve millî güvenlik perspektifinin gözetilmesi, yayınların ölçülü, toplumsal hassasiyetler gözetilerek yapılması konusunda basını uyardı. Yayıncı kuruluşların Türkiye'nin uluslararası konumuna yakışır bir mesleki etikle hareket etmesi gerektiği kaydedilen açıklamada, "Radyo ve Televizyon Üst Kurulu olarak, ifade özgürlüğü ile yayıncılık sorumluluğu arasındaki dengeyi esas alıyor; tüm yayın akışlarının İzleme ve Değerlendirme Uzmanlarımızca zirvenin ehemmiyetine uygun bir titizlikle takip edilmekte olduğunu önemle hatırlatıyoruz" denildi.

Aralarında gazetecilerin de bulunduğu ikinci dalga NATO gözaltılarının ardından basına bir uyarı da RTÜK'ten geldi. RTÜK, yayınların titizlikle takip edildiğini hatırlatarak zirvenin "Türkiye'nin NATO içindeki kilit rolünü, diplomatik etkinliğini ve bölgesel caydırıcılığını bir kez daha öne çıkaracağını" kaydetti.

RTÜK'ün açıklamasının tamamı şöyle:

"KAMUOYUNA VE YAYINCI KURULUŞLARIMIZA

7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara, ülkemizin bölgesel ve küresel barışa katkı sunacağı önemli bir uluslararası diplomasi buluşmasına ev sahipliği yapacaktır. Türkiye'nin NATO içindeki kilit rolünü, diplomatik etkinliğini ve bölgesel caydırıcılığını bir kez daha öne çıkaracak olan bu zirve, devletimizin vakarını ve asil milletimizin ev sahipliğini uluslararası alanda sergileyeceğimiz önemli bir süreçtir.

Küresel güvenlik ve diplomasi başlıklarının yoğunlaştığı bu kritik dönemde, yayıncı kuruluşlarımızın haber ve tartışma programlarında kamu yararını ve millî güvenlik perspektifimizi gözetmeleri büyük önem arz etmektedir. Yayınların, teyit edilmiş bilgiye dayalı, ölçülü, toplumsal hassasiyetleri gözeten ve dezenformasyondan uzak bir anlayışla yürütülmesi temel beklentimizdir.

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu olarak, ifade özgürlüğü ile yayıncılık sorumluluğu arasındaki dengeyi esas alıyor; tüm yayın akışlarının İzleme ve Değerlendirme Uzmanlarımızca zirvenin ehemmiyetine uygun bir titizlikle takip edilmekte olduğunu önemle hatırlatıyoruz.

Yayıncı kuruluşlarımızın ülkemizin uluslararası konumuna yakışır bir mesleki etikle hareket edeceklerine inanıyor, tüm medya mensuplarımıza görevlerinde başarılar diliyoruz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur."

İstanbul Barosu'ndan NATO Zirvesi öncesi operasyonlara tepki: Demokratik toplumu cezalandırmaya yönelik açık bir gözdağı

İstanbul Barosu, NATO Zirvesi öncesindeki gözaltıların "Anayasa ile güvence altına alınan temel hak ve özgürlükleri kullanılamaz kılmaya, muhalefeti sindirmeye ve demokratik toplumu cezalandırmaya yönelik açık bir gözdağı olduğunu, hukuk devletiyle bağdaşmayan bu uygulamaların, temel hak ve özgürlüklerin fiilen askıya alınması anlamına geldiğini" belirtti

05.07.2026 19:50:00
Haber Merkezi
 
İstanbul Barosu, NATO Zirvesi öncesindeki gözaltıların "Anayasa ile güvence altına alınan temel hak ve özgürlükleri kullanılamaz kılmaya, muhalefeti sindirmeye ve demokratik toplumu cezalandırmaya yönelik açık bir gözdağı olduğunu, hukuk devletiyle bağdaşmayan bu uygulamaların, temel hak ve özgürlüklerin fiilen askıya alınması anlamına geldiğini" belirtti.

İstanbul Barosu'ndan yapılan yazılı açıklamada, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi'nin hemen öncesinde, sabaha karşı İstanbul başta olmak üzere çeşitli illerde operasyonlar düzenlendiği anımsatıldı.

Arasında İstanbul Barosu üyesi ve aynı zamanda Çağdaş Hukukçular Derneği İstanbul Şube Başkanı Ezgi Önalan ile Yunusemre Işık'ın da bulunduğu çok sayıda kişinin gözaltına alındığı ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Yine Birinci Meclis önünde baromuz üyeleri Pınar Akbina Karaman, Doğan Zafer Çıngı ve Fettah Ayhan Erkan ile Tacettin Çolak, İbrahim Kıvılcım Çolak ve Sait Kıran'la birlikte birçok yurttaş bu gözaltılara eklenmiştir.

Son haftalarda ülke genelinde uygulamaya konulan yaygın yasaklar, gözaltı ve tutuklama işlemleri ile savaş halinde bile koruma altında olan temel hak ve özgürlüklerin keyfi biçimde ve kitlesel olarak yok edilme sürecine dönüşmüş bulunuyor. Öyle ki daha geçen hafta düzenlenen operasyonlar kapsamında, içlerinde meslektaşlarımız Doğa İncesu, Semra Demir ve Kürşat Bafra'nın da bulunduğu onlarca kişi hukuka aykırı şekilde tutuklanmıştı. Bu operasyonlar Anayasa ile güvence altına alınan temel hak ve özgürlükleri kullanılamaz kılmaya, muhalefeti sindirmeye ve demokratik toplumu cezalandırmaya yönelik açık bir gözdağıdır. Hukuk devletiyle bağdaşmayan bu uygulamalar, temel hak ve özgürlüklerin fiilen askıya alınması anlamına gelmekte ve hak özneleri üzerinde caydırıcı etki yaratılması amaçlanmaktadır.

Avukatların üstlendikleri davalar, mesleki faaliyetleri, düşünceleri veya üyesi oldukları meslek örgütleri ve dernekler nedeniyle hedef haline getirilmeleri, Avukatlık Kanunu'nun avukatlık mesleğinin bağımsızlığını güvence altına alan hükümleri göz ardı edilerek sabaha karşı ev baskınlarıyla gözaltına alınmaları, yalnızca meslektaşlarımızın değil, savunma makamının ve adil yargılanma hakkının da hedef alınması anlamına gelmektedir. İstanbul Barosu olarak, gözaltındaki meslektaşlarımız ve yurttaşlarımızın derhal serbest bırakılmasını talep ediyor; savunma makamının bağımsızlığına, hukuk devletine ve temel hak ve özgürlüklere yönelik her türlü müdahaleye karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi ve meslektaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz."

Namık Zeybek'in açtığı tazminat davasında karar: Oktay Saral tazminat ödeyecek

ATA Partisi Genel Başkanı Namık Zeybek'in, sosyal medya paylaşımı nedeniyle Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral'a açtığı manevi tazminat davasında karar çıktı

05.07.2026 15:30:00
Haber Merkezi
 
Namık Zeybek'in açtığı tazminat davasında karar: Oktay Saral tazminat ödeyecek
Namık Zeybek'in açtığı tazminat davasında karar: Oktay Saral tazminat ödeyecek
ATA Partisi Genel Başkanı Namık Zeybek'in, sosyal medya paylaşımı nedeniyle Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral'a açtığı manevi tazminat davasında karar çıktı. Ankara 39. Asliye Hukuk Mahkemesi, Saral'ın Zeybek'e 10 bin lira manevi tazminat ödemesine hükmetti.

ATA Partisi Genel Başkanı Namık Zeybek'in, Cumhuriyet'in 102. yıl dönümünde düzenlenen Cumhuriyet Balosu'nda yaptığı konuşmanın ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım nedeniyle Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral hakkında açtığı manevi tazminat davası karara bağlandı. Ankara 39. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen davada Zeybek, Cumhuriyet'in 102. yılına atıfla 29 bin 102 lira manevi tazminat talep ederken, mahkeme talebin bir kısmını kabul ederek Saral'ın 10 bin lira manevi tazminat ödemesine karar verdi.

Kararın ardından ATA Partisi tarafından yapılan açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

"Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Sayın Oktay SARAL bu videoyu alıntılayarak, hakaret içeren ifadelerle yeniden paylaşmıştır.

ATA PARTİ Genel Bakanı kişilik haklarına yönelen bu saldırıyı, avukatı Ahmet DİNÇ vasıtasıyla yargıya taşımıştır. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulduğu günü ifade eden 29 rakamı ve konuşmanın Cumhuriyetimizin 102. yıldönümünde yapılmasından dolayı, bu iki rakam birleştirilerek 29.102,00TL tutarında manevi tazminat davası açılmıştır.

Ankara 39. Asliye Hukuk Mahkemesi davayı kabul ederek, Sayın Oktay SARAL'ın manevi tazminat ödemesine hükmetmiştir. Mahkemenin 2025/661 Esas sayılı dosyada verdiği karar, ifade özgürlüğü ile hakaret arasındaki ayırım ve hukuki sınır bir kez daha ortaya koymuştur. Bu karar ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nde hiçbir makam, unvan veya kişinin hukukun üstünde olmadığı teyit edilmiştir.

ATA PARTİ Genel Başkanı Sayın Namık Kemal ZEYBEK, özellikle siyasette kullanılan dil ve üslupta hassasiyet ve nezaketin ön planda olması gerektiğine inanmaktadır.

ATA PARTİ hukukun üstünlüğü, yargının tarafsız ve bağımsızlığı, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesi ile Anayasamızda belirtilen temel değerleri sonuna kadar savunmaya devam edecektir. Kamuoyuna saygıyla duyururuz."

NATO 3.0 dönemi Türkiye’de başlayacak

Dünyanın gözü, 22 yıl sonra yeniden Türkiye'de düzenlenecek olan tarihi 36. NATO Liderler Zirvesi'ne çevrildi. Ankara, İttifak'ın gelecek stratejilerini belirleyecek kritik oturumlara ve liderler arasındaki küresel diplomasi trafiğine ev sahipliği yapıyor

05.07.2026 12:50:00
Haber Merkezi
 
NATO 3.0 dönemi Türkiye’de başlayacak
NATO 3.0 dönemi Türkiye’de başlayacak
Küresel güvenlik mimarisinin en önemli dönemeçlerinden biri olan 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da kapılarını açıyor. İttifak'ın 32 üyesinin lider kadrosunu bir araya getiren zirvede, Rusya-Ukrayna savaşı, yeni savunma bütçesi hedefleri ve terörle mücadele gibi kritik başlıklar masaya yatırılacak. Yaklaşık 3 bin basın mensubunun takip ettiği bu dev zirve, "NATO 3.0" olarak adlandırılan yeni askeri ve stratejik dönemin başlangıcı olarak nitelendiriliyor.

Trump geniş bir heyetle geliyor

Zirve kapsamında Ankara, uluslararası siyasetin en güçlü figürlerini ağırlıyor.

ABD Başkanı, yaklaşık bin kişilik dev bir heyet, güvenlik ve lojistik ekibiyle Ankara'ya geliyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Beştepe'de atlı birlikler eşliğinde yapılacak resmi törenin ardından baş başa bir görüşme gerçekleştirecek.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer ve İtalya Başbakanı Giorgia Meloni Ankara'da müttefik masasında yer alacak.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, zirveye özel davetli olarak katılıyor. Ayrıca NATO'nun Asya-Pasifik ortakları olan Japonya, Güney Kore, Avustralya ve Yeni Zelanda liderleri ile Avrupa Birliği lider kadrosu da zirvede hazır bulunacak.

Geçtiğimiz dönemde görevi devralan NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, zirvenin resmi oturumlarına başkanlık edecek.

Yoğun diplomasinin iki günlük takvimi

Zirvenin resmi programı, askeri, ekonomik ve diplomatik komisyonların eş zamanlı oturumlarıyla oldukça yoğun bir takvime sahip.

7 Temmuz Salı (1. Gün): Zirve sabah saatlerinde Ankara Ticaret Odası (ATO) Kongre ve Sergi Merkezi'nde ilk kez resmi programa dahil edilen Savunma Sanayii Forumu ile başlayacak. Forumda insansız sistemler, uzay, yapay zeka ve transatlantik ortak üretim projeleri tartışılacak. Öğleden sonra Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde müttefik Dışişleri Bakanları ile Körfez ülkeleri (Bahreyn, Kuveyt, Katar, BAE) temsilcileri bir araya gelecek. Akşam saatlerinde ise Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan'ın ev sahipliğinde liderler onuruna resmi bir akşam yemeği düzenlenecek.

8 Temmuz Çarşamba (2. Gün): Sabah saatlerinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Genel Sekreter Mark Rutte liderleri resmi olarak karşılayacak ve geleneksel aile fotoğrafı çekilecek. Ardından en kritik oturum olan Kuzey Atlantik Konseyi Toplantısı gerçekleştirilecek. Zirve, öğleden sonra düzenlenecek kapanış ve değerlendirme basın toplantılarıyla sona erecek.

Masadaki büyük çatlaklar

Ankara Zirvesi, İttifak içi görüş ayrılıklarının en net şekilde telaffuz edileceği zirvelerden biri olmaya aday. Masadaki en büyük tartışma konusu "Savunma Harcamaları". ABD yönetiminin baskısıyla, üye ülkelerin savunma harcamalarını GSYH'lerinin yüzde 3.5'ine, altyapı yatırımlarını ise yüzde 1.5'ine çıkarmasını öngören yeni hedefin müttefikler arasında ciddi bütçe tartışmaları yaratması bekleniyor.

Bir diğer çatlak ise Ukrayna'ya yapılacak askeri yardımların boyutu ve Rusya ile kurulacak diyaloğun sınırları konusunda yaşanıyor. Washington ve Doğu Avrupa bloğu daha sert bir askeri tahkimat isterken, bazı Avrupa başkentleri daha temkinli bir hat savunuyor. Öte yandan Suriye'nin kuzeyi ve Doğu Akdeniz'deki stratejik dengeler konusunda da Fransa ve Türkiye arasında yeni bir sayfa açılmak istense de arka plandaki görüş ayrılıkları varlığını koruyor.

Türkiye'nin beklentileri

Ev sahibi Türkiye, Ankara Zirvesi'ni kendi milli güvenlik tezlerini ve savunma sanayii potansiyelini müttefiklerin önüne koymak için önemli bir fırsat olarak görüyor. Türkiye'nin zirvedeki temel beklentileri şu şekilde sıralanıyor:

1. 360 Derece Güvenlik Yaklaşımı: Ankara, NATO'nun sadece Doğu Avrupa ve Rusya tehdidine odaklanmasını eksik buluyor. Türkiye; Suriye, Gazze, Akdeniz ve Afrika kaynaklı istikrarsızlıklar ile sınır aşan terör örgütleriyle (PKK/YPG/FETÖ) mücadeleye İttifak'ın doğrudan destek vermesini talep ediyor.

2. Savunma Sanayiindeki Ambargoların Kaldırılması: Müttefiklerin birbirine uyguladığı gizli ya da açık savunma sanayii kısıtlamalarının tamamen kaldırılması istenecek.

3. ABD ile Kritik Masalar: Trump ile yapılacak ikili görüşmede, Milli Muharip Uçak KAAN'da kullanılacak F-110 motorlarının tedariki, F-35 programına geri dönüş süreçleri ve Suriye'deki ABD varlığı Ankara'nın öncelikli dosyaları arasında yer alıyor.

Haziran ayında okyanus sıcaklıkları rekor kırdı

Birleşmiş Milletler Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO), Pasifik Okyanusu'nda hızla güçlenen El Nino hava olayının küresel sıcaklıkları benzeri görülmemiş seviyelere çıkardığını duyurdu. Yapılan son ölçümlere göre dünya genelindeki okyanusların yüzde 80'inden fazlası şiddetli deniz sıcak dalgalarının etkisi altında kalırken, uzmanlar Temmuz ve Eylül ayları arasında aşırı hava olaylarının daha da tırmanacağı konusunda kritik uyarılarda bulunuyor

05.07.2026 11:40:00
Eyüp Kabil
 
Haziran ayında okyanus sıcaklıkları rekor kırdı
Haziran ayında okyanus sıcaklıkları rekor kırdı
Küresel iklim krizi, Pasifik Okyanusu'nun ekvatoral bölgesinde yeniden canlanan güçlü El Nino salınımıyla birlikte geri dönülmez bir eşiğe doğru ilerliyor.

Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) tarafından Temmuz 2026 başında yayımlanan Küresel Mevsimsel İklim Raporu, dünya okyanuslarının tarihin en sıcak Haziran ayını geride bıraktığını ortaya koydu. Avrupa Birliği'nin deniz çevresi izleme sistemlerinden alınan verilere göre, Akdeniz, Kuzey Atlantik ve tropikal Pasifik başta olmak üzere küresel deniz yüzeyi sularının %80'inden fazlası aktif olarak "deniz sıcak dalgası" etkisi altında bulunuyor.

Sıcaklık rekorları peş peşe geliyor

WMO bilim insanı Alvaro Silva'nın yaptığı açıklamaya göre, güçlenen El Niño koşulları seragazı emisyonlarının yarattığı birikmiş ısıyla birleşerek karadaki ekstrem hava olaylarını da doğrudan tetikliyor.

Yaz mevsiminin henüz başında olunmasına rağmen Avrupa genelinde ekstrem sıcaklık dalgaları kaydedilmeye başlandı. Örgütün sözcüsü Clare Nullis, geçtiğimiz günlerde Almanya'da termometrelerin 41.7°C'yi göstererek yeni bir ulusal sıcaklık rekoru kırdığını belirtti. Benzer şekilde, Kuzey Amerika ve Asya'nın geniş kesimleri de erken başlayan aşırı sıcak hava dalgalarıyla (ısı kubbesi) mücadele ediyor.

Kuraklık ve sel riski kapıda

Meteoroloji uzmanları, Temmuz ve Eylül ayları arasındaki çeyrekte El Niño etkisinin zirve yapacağını öngörüyor. Bu durumun küresel çaptaki yansımaları bölgelere göre şu şekilde listeleniyor:

Orta Amerika ve Karayipler: Ortalamanın çok altında yağış alarak ciddi bir kuraklık riskiyle ve su krizleriyle karşı karşıya kalacak.

Güneydoğu Asya ve Endonezya: Muson sezonunda beklenenden çok daha kuru bir dönem geçirecek, bu da tarımsal üretimi ve gıda güvenliğini tehlikeye atacak.

Doğu Afrika: Eylül ve Aralık ayları arasındaki yağmurlu dönemde normalin üzerinde yağış alarak büyük sel felaketleriyle karşılaşma riski taşıyor.

Uzmanlar uyarıyor: "Ekstra bir sıcaklık artışı kapıda"

WMO yetkilileri, El Niño yıllarında küresel ortalama sıcaklıkların zaten üst seviyelere ulaştığını, ancak mevcut atmosferik kirlilik oranlarıyla bu durumun çok daha yıkıcı olabileceğini vurguluyor.

Okyanus ekosistemlerindeki mercan beyazlamalarından, tarımsal rekolte kayıplarına ve erken başlayan orman yangınlarına kadar geniş bir yelpazede acil durum önlemleri alınması çağrısı yapılıyor. Dünya genelindeki hükümetlerin su yönetimi, enerji altyapısı koruması ve erken uyarı sistemlerine yatırımlarını hızlandırması gerektiği ifade ediliyor.

Klima Bakımını İhmal Etmeyin Büyük Fatura Çıkabilir

Yaz aylarında klimalar evlerde ve iş yerlerinde en çok kullanılan cihazlardan biri haline geliyor

05.07.2026 11:15:00
Ahmet Turan Yiğit
 
Klima Bakımını İhmal Etmeyin Büyük Fatura Çıkabilir
Klima Bakımını İhmal Etmeyin Büyük Fatura Çıkabilir
Yaz aylarında klimalar evlerde ve iş yerlerinde en çok kullanılan cihazlardan biri haline geliyor. Ancak uzmanlara göre düzenli bakım yapılmadığında performans kaybı, yüksek enerji tüketimi ve iç ortam hava kalitesinde ciddi sorunlar ortaya çıkabiliyor. Küçük bir bakım ihmali, yaz ortasında hem yüksek faturalar hem de beklenmedik arızalarla karşılaşmaya yol açabiliyor.

Enerji tüketiminde tasarruf sağlıyor 
Kullanıcıların en sık yaptığı hatalardan biri, klimanın yeterince serinletmediğini düşünerek sıcaklık ayarını sürekli düşürmek. Oysa sorun çoğu zaman cihazın bakımında ve filtre temizliğinde yatıyor. Kirlenen filtreler hava dolaşımını zorlaştırıyor, klima daha uzun süre çalışmak zorunda kalıyor. Bu da hem enerji tüketimini artırıyor hem de cihazın ömrünü kısaltıyor. Düzenli bakım sayesinde klimanın kapasitesi daha verimli kullanılıyor ve gereksiz enerji kaybı önlenebiliyor.

İç ortam hava kalitesini destekliyor 
Kapalı alanlarda geçirilen sürenin arttığı yaz aylarında, klimanın dolaşıma soktuğu havanın kalitesi büyük önem taşıyor. Filtrelerde biriken toz ve kir, yalnızca cihazın performansını değil, solunan havayı da olumsuz etkiliyor. Düzenli filtre temizliği, sağlıklı bir iç ortam havası için kritik bir adım olarak öne çıkıyor.

Küçük kontroller büyük sorunların önüne geçiyor 
Performans kaybı yaşayan klimalar her zaman ömrünü tamamlamış anlamına gelmiyor. Düzenli bakım ve kontroller sayesinde birçok teknik sorun büyümeden tespit edilebiliyor. Filtre temizliği, dış ünitelerin kontrolü ve gerektiğinde yetkili servis desteği almak, yaz aylarında kesintisiz konfor için olmazsa olmazlar arasında.

Yoğun kullanımın yaşandığı yaz döneminde düzenli bakım, klimaların daha verimli çalışmasına katkı sağlarken enerji tüketimini kontrol altında tutuyor ve cihaz ömrünü uzatıyor. Uzmanlar, bakımın yalnızca teknik bir gereklilik değil, konforlu ve sağlıklı bir kullanım deneyiminin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguluyor.

Filyos Sahili'ne İHA vurdu

Zonguldak'ın Çaycuma ilçesine bağlı Filyos beldesinde Karadeniz sahiline, askeri amaçlı olduğu değerlendirilen bir insansız hava aracının (İHA) vurması üzerine bölgede geniş güvenlik önlemleri alındı

05.07.2026 10:49:00
İhlas Haber Ajansı
 
Filyos Sahili'ne İHA vurdu
Filyos Sahili'ne İHA vurdu
Zonguldak'ın Çaycuma ilçesine bağlı Filyos beldesinde Karadeniz sahiline, askeri amaçlı olduğu değerlendirilen bir insansız hava aracının (İHA) vurması üzerine bölgede geniş güvenlik önlemleri alındı.

Edinilen bilgilere göre, Filyos sahilinde kıyıya vurmuş bir insansız hava aracı gören vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda jandarma ekibi sevk edildi.



Bölgeyi güvenlik çemberine alan ekipler, vatandaşların İHA'nın bulunduğu alana yaklaşmasına izin vermedi. Olası patlayıcı ihtimaline karşı bomba imha uzmanları olay yerine çağrılırken, insansız hava aracı üzerinde teknik inceleme başlatıldı.



İlk değerlendirmelerde askeri amaçlı olduğu belirtilen İHA'nın menşeine ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Güvenlik güçlerinin olayla ilgili incelemeleri sürerken, SAT komandolarının da bölgeye sevk edileceği öğrenildi.

Yetkililerden, yapılacak teknik incelemelerin ardından insansız hava aracının hangi ülkeye ait olduğunun ve Karadeniz'e nasıl ulaştığının netlik kazanması bekleniyor.

Ankara'da, NATO operasyonları devam ediyor

Ankara'da 36. NATO Zirvesi öncesi gerçekleştirilen Turkuaz operasyonlarında 46 şüpheli yakalandı

05.07.2026 10:23:00
İhlas Haber Ajansı
 
Ankara'da, NATO operasyonları devam ediyor
Ankara'da, NATO operasyonları devam ediyor
Ankara'da 36. NATO Zirvesi öncesi gerçekleştirilen Turkuaz operasyonlarında 46 şüpheli yakalandı.

Ankara'da yapılacak olan 36. NATO Zirvesi öncesinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Asayiş Müdürlüğünce ve emniyet birimlerinin katılımıyla Turkuaz operasyonları devam ediyor.

NATO kapsamında denetimleri arttıran Ankara Emniyet Müdürlüğü, il genelinde silahlı suçlarla etkin mücadele kapsamında silahlı paylaşım yapan ve birçok suçtan kaydı olan silahlı olaylara karışan şahısları hedef aldı.

Silahla tehdit kurşunlama gibi konulara karışan çok sayıda kaydı olan şahıslar evlerinde arama yapıldı. Ankara Emniyeti, "operasyon paketi" kapsamında bir çalışma daha hayata geçirdi. Operasyon sonucunda 46 şüpheli gözaltına alındı.

Emniyet ekipleri tarafından, "Başkentin huzuru Türkiye'nin huzuru" sloganı ile il genelinde denetimler devam ediyor.

Ayrıca, NATO görev alanlarında oluşturulan ve belirlenen bölgelerde ekipler görevlendirilmişti. 24 saat esasına göre oluşturulan çemberler genişletilmişti. Zirveye ilişkin adli ve idari tüm önlemler alındığı söylendi.

Van'da küçükbaş hayvan yağmacıları enselendi


 
 
Van'da çobanları silahla tehdit ederek 800 küçükbaş hayvanı yağmalayan 4 şüpheli yakalandı. Jandarma insansız hava aracıyla yerleri belirlenen hayvanlar sahibine teslim edildi.
 

04.07.2026 10:32:00
AA
 
  Van'da küçükbaş hayvan yağmacıları enselendi
  Van'da küçükbaş hayvan yağmacıları enselendi

Van'ın Tuşba ilçesinde çobanları silahla tehdit ederek 800 küçükbaş hayvanı yağmalayan 4 şüpheli, jandarma ekiplerinin gerçekleştirdiği operasyonla yakalandı. İlçede 800 küçükbaş hayvanın yağmalandığı ihbarının yapılması üzerine İl Jandarma Komutanlığı ekipleri harekete geçti.
Jandarma insansız hava aracı desteğiyle arama çalışması başlatan jandarma ekipleri, küçükbaş hayvanların yerini belirledi. Bulundukları yerden alınan küçükbaş hayvanlar sahibine teslim edildi.

Çobanları silahla tehdit ederek hayvanları yağmalayan 4 şüpheli, Van Emniyet Müdürlüğü ile koordineli olarak gerçekleştirilen operasyonda gözaltına alındı. Operasyonda çok sayıda silah ve fişek ele geçirildi. Şüphelilerin jandarmadaki işlemleri devam ediyor.

Yazın hamilelerin kaçınması gereken 8 hata!


 
Hamilelikte meydana gelen fizyolojik değişimlere yaz aylarının bunaltıcı sıcakları da eklendiğinde, bu dönem anne adayları için daha zorlu geçebiliyor. 

04.07.2026 00:42:00
MURAT ÇORBACI
 
Yazın hamilelerin kaçınması gereken 8 hata!
Yazın hamilelerin kaçınması gereken 8 hata!

Hamilelikte meydana gelen fizyolojik değişimlere yaz aylarının bunaltıcı sıcakları da eklendiğinde, bu dönem anne adayları için daha zorlu geçebiliyor. Üstelik sıcak havalarda farkında olmadan yapılan bazı yanlışlar, hem anne adayının hem de bebeğin sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Acıbadem Fulya Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Aylin Önder Dirican, özellikle uzun süre güneşte kalmak, yetersiz su tüketmek ve gıda güvenliğini ihmal etmek gibi yanlışlardan mutlaka kaçınılması gerektiğini belirterek, "Yaz aylarında bu tür hatalar halsizlikten tansiyon problemlerine, erken doğum riskinden enfeksiyonlara kadar çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilmektedir. Anne adaylarının günlük yaşam alışkanlıklarını sıcak hava koşullarına göre düzenlemeleri, daha konforlu ve güvenli bir hamilelik geçirmelerine yardımcı olmaktadır" dedi.

İşte söz konusu 8 hata...

1. Yetersiz su tüketmek
2. Günün en sıcak saatlerinde dışarıda bulunmak

3. Hava almayan kıyafetler tercih etmek
4. Güneş koruyucu kullanmayı ihmal etmek

5. Fiziksel aktiviteleri sıcak havada yapmak
6. Açıkta satılan ve güvenilir olmayan gıdaları tüketmek
7. Tatil seyahatlerinde hareketsiz kalmak
8. Ani sıcak değişimlerine dikkat etmemek.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.