logo
12 NİSAN 2026

Bağ-Kur'da fıkra gibi uygulamalar

06.09.2007 00:00:00
BA?-Kur'un uygulamalarıyla ilgili, çok sayıda soru ve şikayet alıyoruz. Vardığımız sonuç şu; Bağ-Kur'un öncelikle kendi bünyesinde, kurum içi ciddi bir eğitim yapması, mevzuat ve uygulamayı, kendi personeline öğretmesi gerekiyor.

Onlar bilmeli ki vatandaşa da doğru yanıt verebilsinler.Bize yansıyan, ilginç olaylardan bazı örnekler aşağıdaki gibi.ÜÇ KOCADAN MAAŞBağ-Kur il müdürlerinden biri, telefonla arayıp sordu:- Bir yazınızda, "Üç kocadan üç maaş alınabilir" demişsiniz. SSK'lı kocasından "dul aylığı" alan bir kadın, elinde gazete ile geldi ve Bağ-Kur'lu, ikinci eşinden de "dul aylığı" bağlanmasını talep etti. "Böyle bir uygulama yok" dediğimizde, yazınızı gösterip "üç kocadan aylık alan bile var" diye tepki gösterdi. Daha sonra gelenler de olunca, sormaya karar verdim. Bunu neye göre böyle yazdınız?Belli ki Bağ-Kur yetkilisi, kendi mevzuat ve uygulamalarının farkında değil. Bağ-Kur'un, ikinci ya da üçüncü "dul aylığı" bağladığı çok sayıda kişi var. Buradaki ince nokta, aylık bağlayacak kurumun farklı olması. Özetle, birkaç evlilik yapan kadın ya da erkeğe, ölen eşinden dolayı SSK, Bağ-Kur ve TC Emekli Sandığı'ndan, ayrı ayrı "dul aylığı" bağlanabiliyor. Kadının iki kocası da Bağ-Kur'lu ise, bir maaş bağlanabiliyor.BA?-KUR'LU PROFESÖRİlginç bir olayı da ben yaşadım. Posta ile Bağ-Kur'dan, "ödeme bildirimi" geldi. Okudum, ödenmeyen Bağ-Kur primleri isteniyordu. Üst düzey bir yetkiliyi aradım:- Bana yüklü bir Bağ-Kur primi çıkarmışsınız. Üstelik bir kaç yıldır da ödenmediği belirtiliyor. Ben, üniversitede görev yapan, Emekli Sandığı'na tabi bir profesörüm. Bağ-Kur'a kayıtlı değilim, olmam da yasal anlamda mümkün değil. O halde bu borç nereden çıkıyor?- Hocam, izninizle ben bir araştırıp 10 dakika sonra size döneceğim.Aradan 10 dakika geçti geçmedi, aradı.- Hocam, çok özür dileriz bir yanlışlık olmuş. Bu arada, iki ayrı Bağ-Kur dosyanız ve borcunuz daha çıktı, onları da iptal ettirdim.İSTE?E BA?LI ESNAFBir örnek de Sevgili Ekrem Sarısu'dan; Posta Gazetesi'nde, bir okuruna verdiği yanıtta; "İşyeri açanların, zorunlu olarak Bağ-Kur sigortalısı olacaklarını, SSK'ya isteğe bağlı sigortalı olmalarının bu durumu engellemediğini" açıklıyor.Ardından soru sahibi okurdan bir telefon; "Aman Ekrem Bey, bir yanlışlık olmasın. Ben Bağ-Kur İzmir İl Müdürlüğü'nden bu konuda yazılı görüş aldım. Yazıda net olarak 'SSK'dan isteğe bağlı sigortalı olanlar, kesintisiz sigortalılıkları devam ettiği sürece, Bağ-Kur kapsamına alınmayacaklardır' deniliyor. İsterseniz fakslayayım"Ardından faks geliyor. Ekrem Sarısu, gözlerine inanamıyor.Biri il müdürüne ait çift imzalı yazıda, hatalı açıklama yapılmış!.. Şimdi bu vatandaş, Bağ-Kur'un açıklamasına itibar etse, yıllar sonra emekliliği geldiğinde, "Arkadaş, sen Bağ-Kur sigortalısı olacaktın" diye emekli edilmeyecek.Nasıl, fıkra gibi uygulamalar değil mi?İşin acı tarafı, bu şekilde çok sayıda örnek var.Özetle, Bağ-Kur'un, önce çalışanlarını eğitmesi sonra da vatandaşa doğru bilgi vermesi ve doğru uygulama yapması gerekiyor.

 

Yalova merkezli 4 ilde DEAŞ operasyonu: 4 tutuklama

Yalova merkezli 4 ilde DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan zanlılardan 4'ü tutuklandı, 9 adli kontrol ile bırakıldı.

12.04.2026 00:34:00
İhlas Haber Ajansı
Yalova merkezli 4 ilde DEAŞ operasyonu: 4 tutuklama
Yalova merkezli 4 ilde DEAŞ operasyonu: 4 tutuklama
Yalova merkezli 4 ilde DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan zanlılardan 4'ü tutuklandı, 9 adli kontrol ile bırakıldı.

Alınan bilgiye göre, Yalova Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube ve Terörle Mücadele Şube Müdürlükleri ekipleri, Polis Özel Harekat destekli DEAŞ terör örgütüne yönelik operasyon düzenledi.



Örgüt propagandası yapıldığı, örgüt mensupları ile irtibat kurulduğu, örgüt yapılanmasına mali kaynak aktarımında bulunulduğu ve örgütün kadın yapılanması içinde faaliyet yürütüldüğü tespit edilen şüphelilerin yakalanması için Yalova merkezli Diyarbakır, Ankara ve Sakarya'da belirlenen toplam 14 adrese eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. düzenlendi.



Gözaltına alınan 13 şüphelinin ikametlerinde yapılan aramalarda 21 dijital materyal, 17 çeşitli türde doküman ve 2 CD ele geçirildi. Adli mercilere sevk edilen şüphelilerden 4'ü tutuklandı, 9'u ise adli kontrolle serbest kaldı.

Ülkemiz üzerine oynanan oyunlar

Şunu çok iyi bilelim ki, Türk Milleti tarihin en büyük bir kaç milletinden bir tanesidir. Esasen biz, ne olduğumuzu bilmiyoruz. Onun için de bozuk para gibi kendi kendimizi harcıyoruz

12.04.2026 00:16:00
Haber Merkezi
Ülkemiz üzerine oynanan oyunlar
Ülkemiz üzerine oynanan oyunlar
Şunu çok iyi bilelim ki, Türk Milleti tarihin en büyük bir kaç milletinden bir tanesidir. Esasen biz, ne olduğumuzu bilmiyoruz. Onun için de bozuk para gibi kendi kendimizi harcıyoruz.

Eğer biz kendimizi bilsek, değerimizi bilsek, onu korumasını da biliriz. O bakımdan adeta her tarafa kapılarımız açık. Bu münasebetle de insanımızı beyhude maksatlara kurban ediyoruz.

Dünyada hiç bir millet, bizim kadar çeşitli düşüncelere açık pazar değildir. Mesela 1980 öncesinde, Batı dünyasında icat edilen düşünceler, felsefeler, görüşler, uygulamasını bizde buldu.

Komünist ihtilalleri yapmış olan ülkelerde dahi bizdeki kadar endişeli, güçlü, kuvvetli, o düşünceye malik insan bulamazsınız. Sadece o değil, bütün sahalarda böyledir.



Peki, bunun sebebi nedir? Bunun sebebi, biz insanımızı bir defa kendi mihveri etrafında yetiştirmiyoruz. Bizim şahsiyetimiz, modelimiz nedir, bunu bilmiyoruz.

Baştan beri benim ifade etmeye çalıştığım manevi bir model,  bir Müslüman modeli var. Bu bizim, insanlığımızdır, iffetimizdir, hayamızdır, namusumuzdur, fetanetimizdir, merhametimizdir, yardımseverliğimizdir, insanlarla bir ve beraber olmamızdır, başımıza baş eğmemizdir, itaat etmemizdir, küçükleri sevmemizdir, büyükleri saymamızdır.

Zaten dikkat edersek, Türk tarihinde bu model bizim hayatımıza geçmiştir. Üç aşağı beş yukarı Türkler, Müslüman olmadan dahi bu modeli hayatına geçirmiştir.

Müslüman olduktan sonra da bunu ideal bir gaye haline getirmiştir. Ondan sonra bu insana biz mesleki sıfatları yüklüyoruz. O çok mükemmel bir kişilik olarak ortaya çıkıyor.

Bana göre bu dönemde en fazla taviz verdiğimiz ve hiç de itibar etmediğimiz şey, bu kimlik modelidir. Bu modeli eğer biz ortaya koyarsak, insanımız bu tip akımların kolay kolay esiri olmayacak, tarlası haline gelmeyecektir.

Bunu hem ifade ediyor, hem de siyasi iradeye teklif ediyorum. Ciddi araştırmacıları bir araya getirelim. Milletin özünü, ruhunu tanıyanlar, bunu tespit etsinler. Eğitimde bize bunu anlatsınlar. Böylece dört dörtlük bir nesil yetiştirelim.

Din anlatmak başka, bu milletin inancını ifsat etmeye çalışmak başka şeydir



Bu boşluğumuzdan istifade ile dünya özellikle Haçlı dünyası, bizim insanımızı kendi tarafına çekip bedava askerlik yaptırmak istiyor. Ben, şahsen, hiç bir kavmin, hiç bir insanın, hiç bir milletin kendi inancını anlatmasına zerre kadar karşı değilim.

Bundan daha tabii bir şey olamaz. Bu insan ne olursa olsun, Budist olsun, putperest olsun, inancı ne ise bunu anlatmakla zaten mükelleftir. Hıristiyan da elbette ki dinini anlatacak. Nasıl ben dinimi tebliğ ediyorsam o da elbette dinini anlatacak, bir Musevi de anlatacak.

Fakat Haçlı dünyası, din ve vicdan hürriyeti dediğimiz kapıdan girerek, aslında dini anlatmak yerine dini bir ideoloji meydana getirerek, adeta bu topraklar üzerinde yaşayan insanların temelde Türk olmadığını ortaya koyma çalışması yapıyor.

Misyonerliğe karşı çıkmamızın sebebi budur. Dertleri din anlatmak olmadığı, din adına bazı kavramları, bazı ideolojileri angaje etmek, insanımızı kendi taraflarına çekmek olduğu için biz, buna karşı çıkıyoruz.

(…)

Anadolu' da oynanan oyun budur. Ben, bunu görüyor da söylüyorsam, benim günahım nedir? Hep beraber uyanık olmamız lazımdır. Toprağımızı elimizden alacak manada korkunç faaliyetler yapılıyor. Bu vatan benimdir. Bir karışını kesinlikle hiç kimseye veremeyiz…" (Prof. Dr. Haydar Baş, Niçin Türkiye eseri)

İstanbul Levent'teki çatışmaya ilişkin gözaltı sayısı 17'ye yükseldi

İstanbul Beşiktaş'taki çatışmaya ilişkin yaralı olan 2 şüpheliyle birlikte gözaltı sayısı 17'ye yükseldi

11.04.2026 08:46:00
İhlas Haber Ajansı
İstanbul Levent'teki çatışmaya ilişkin gözaltı sayısı 17'ye yükseldi
İstanbul Levent'teki çatışmaya ilişkin gözaltı sayısı 17'ye yükseldi
İstanbul Beşiktaş'taki çatışmaya ilişkin yaralı olan 2 şüpheliyle birlikte gözaltı sayısı 17'ye yükseldi.

Yürütülen soruşturma ve incelemeler çok yönlü olarak devam ediyor.

Terörle Mücadele Şubesine bağlı birimler ve istihbarat ekiplerince yapılan operasyonlarda 1 kişi daha gözaltına alındı.

Böylece gözaltı sayısı 17'ye yükseldi. Öte yandan daha önce yakalanan şüphelilerden 1'inin İzmit, 1'inin Konya, 3'ünün Kocaeli'de ve diğer 7 şüphelinin de İstanbul'da gözaltına alındığı kaydedilmişti.

Son gözaltına alınan şüphelinin de Kocaeli'den alındığı öğrenildi.

MİT, 1940 tarihli 'acele' ibareli belgeyi paylaştı

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) resmi sitesi üzerinden 1940 yılına ait Ankara'nın Ulus semtinde yabancı bir istihbarat şüphelisi hakkında üzerinde "acele" ibaresi bulunan bir belge paylaştı

11.04.2026 08:38:00
İhlas Haber Ajansı
MİT, 1940 tarihli 'acele' ibareli belgeyi paylaştı
MİT, 1940 tarihli 'acele' ibareli belgeyi paylaştı
Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) resmi sitesi üzerinden 1940 yılına ait Ankara'nın Ulus semtinde yabancı bir istihbarat şüphelisi hakkında üzerinde "acele" ibaresi bulunan bir belge paylaştı.

Milli İstihbarat Teşkilatı, resmi sitesi üzerinden belge paylaşımlarına devam ediyor. Tarihe ışık tutmak amacıyla paylaşılan son belge ise yabancı bir istihbarat şüphelisinin Ankara'nın Ulus semtinde faaliyetlerinin açıklığa kavuşturulması amacıyla MAH Riyasetinden Ankara B Amirliğine 16 Ağustos 1940 tarihli talimat oldu.



Paylaşılan belgede kimliği henüz tespit edilmeyen ve Rus veya Bulgar olduğu anlaşılan bir şahsın Ulus meydanındaki Tan kırtasiyesinden bir fotoğraf makinesi alması, aldığı fotoğraf makinesi ile yazı kopyası ve bunun büyütülmesinin nasıl olacağı hakkında bilgi edinmeye çalışmasının dikkati çektiği belirtiliyor.

Belgede, şüpheli şahsın bir fotoğrafın büyütülerek çıkarılması için kullanılan agrandisman cihazı satın almak istemesi ve cihazın Tan kırtasiyesinde olmadığı bilgisi yer aldı. Şüphelinin yarın (17 Ağustos 1940) öğleden önce veya sonra kırtasiyeye gelip cihazı göreceği bilgisi de ayrıca belgede yer aldı.

Kısa boylu ve sarışınca olan şüphelinin teşhisi ve kimliğinin tespiti lazım olduğu belirtilen belgede, şüphelinin aldığı fotoğraf makinesi ile almak istediği agrandisman cihazı ile neler yapmakta olduğu ve neler yapacağının tespitinin ehemmiyetine vurgu yapıldı.

Karşı istihbarat çalışmaları



MİT tarafından yayımlanan belgede karşı istihbarat çalışmaları hakkında bilgiler de yer alıyor. Belgede, şüphelinin teşhisi için kırtasiye sahiplerinden istifade etmenin şüphelinin takip edildiğini anlamasına yol açabileceği belirtiliyor.

Ayrıca belgede bu sebeple mağazanın gizlice gözlenmesi ve mağaza çalışanlarından birinin dükkandan çıkarak agrandisman cihazını almak için gitmesi ile kırtasiyeye geri dönüşünün gözetilmesi ve o sırada Tan kırtasiyesinde bulunularak cihazı teslim alacak kısa boylu, sarışın şüphelinin peşini bırakmayarak kimliğini ve faaliyetlerini tespit etmeye gayret etme zarureti olduğu belirtiliyor.

"Gizli istihbarat servislerinin karakteristik mesailerinden olan alametlerden ipucu temin ederek meseleyi aydınlatmanın Ankara merkezinin uyanık ve gayretli memurlarından beklenir" ifadeleri yer alan belgede, hiç olmazsa bu alışverişin zararlı maksatla yapılmadığının tespitinin başarı olduğu belirtildi ve icabına tevessül edilmesi rica edildi.

Vatandaşlar paylaşılan belgeye MİT'in resmi sitesinde yer alan "Özel Koleksiyon" sekmesi altında bulunan "Belgeler" kısmından ulaşabiliyor.

Ankara'da ilaç fabrikasında çıkan yangın söndürüldü

Ankara'nın Sincan ilçesindeki ilaç fabrikasında çıkan yangın itfaiye ekiplerince söndürüldü

11.04.2026 03:30:00 / Güncelleme: 11.04.2026 06:21:59
AA
Ankara'da ilaç fabrikasında çıkan yangın söndürüldü
Ankara'da ilaç fabrikasında çıkan yangın söndürüldü

Alcı OSB Mahallesi 2000. Cadde'de faaliyet gösteren ilaç fabrikasında henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.

İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, jandarma, Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Sincan Belediyesi ekipleri sevk edildi.

Yangına müdahale eden itfaiye ekiplerine, belediye ekipleri de arazözlerle destek oldu.



Ekiplerin, yaklaşık 5 saatlik çalışmasının ardından yangın kontrol altına alınarak söndürüldü.

İtfaiye ekiplerinin soğutma çalışmaları sürüyor.

Yangın nedeniyle fabrika kullanılamaz hale geldi.

Sahte kripto ağına darbe: 24 şüpheli yakalandı, 19 tutuklama

Kocaeli merkezli 9 ilde düzenlenen operasyonda, kripto yatırım vaadiyle indirtilen sahte uygulama üzerinden dolandırıcılık yapan şebekeye darbe vuruldu. 

11.04.2026 00:10:00
İhlas Haber Ajansı
Sahte kripto ağına darbe: 24 şüpheli yakalandı, 19 tutuklama
Sahte kripto ağına darbe: 24 şüpheli yakalandı, 19 tutuklama
Kocaeli merkezli 9 ilde düzenlenen operasyonda, kripto yatırım vaadiyle indirtilen sahte uygulama üzerinden dolandırıcılık yapan şebekeye darbe vuruldu. Kocaeli'de 2 kişinin 7 milyon 115 bin lira dolandırıldığı tespit edilirken, birçok ilde gerçekleştirilen baskınlarda gözaltına alınan 24 şüpheliden 19'u tutuklandı.

Kocaeli Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalar kapsamında, kripto yatırım vaadiyle vatandaşları dolandıran şebeke deşifre edildi. Yapılan incelemelerde, yabancı şahıslar adına çıkarılmış telefon hatları üzerinden vatandaşlarla iletişime geçen şüphelilerin kendilerini kripto yatırım firmalarının yöneticileri olarak tanıttıkları belirlendi.



Şüphelilerin, mağdurlara "MATRİX-5" isimli sahte şirkete ait uygulamayı indirttikleri tespit edildi. Uygulama üzerinden yatırım yapılacağı vaadiyle para göndermeye ikna edilen kişilerin gönderdiği paraların, şüphelilerin kurdukları kripto hesaplarına aktarıldığı belirlendi. Bu paraların daha sonra paravan altın şirketlerine ait IBAN hesaplarına gönderildiği, banka hesaplarından çekildiği ya da kuyumculardan fiziki altın alınarak sisteme sokulduğu ortaya çıkarıldı.
Soruşturma kapsamında, Kocaeli'de 2 kişinin bu yöntemle dolandırıldığı ve şüphelilere ait hesaplara toplam 7 milyon 115 bin 46 lira gönderildiği tespit edildi.

9 ilde eş zamanlı operasyon



Şüphelilerin yakalanması ve suç unsurlarının ele geçirilmesi amacıyla 7 Nisan'da 9 ilde 23 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon düzenlendi. Dijital materyallerden elde edilen yeni deliller doğrultusunda Şanlıurfa'da bir kişinin daha yakalanmasıyla gözaltı sayısı 24'e yükseldi. Şüphelilerin ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal ile suç unsuru ele geçirildi.

19 şüpheli tutuklandı

Emniyetteki işlemleri tamamlanan 24 şüpheli, bugün adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden 5'i adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, 19 şüpheli tutuklandı.

Türk Polis Teşkilatı'nın kuruluşunun 181. yıl dönümü kutlandı

İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından Türk Polis Teşkilatı'nın kuruluşunun 181. yıl dönümünde tören düzenlendi. Bu çerçevede Cumhuriyet Anıtı'na çelenk bırakıldı

10.04.2026 14:56:00 / Güncelleme: 10.04.2026 14:59:15
İHA
Türk Polis Teşkilatı'nın kuruluşunun 181. yıl dönümü kutlandı
Türk Polis Teşkilatı'nın kuruluşunun 181. yıl dönümü kutlandı
İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından Türk Polis Teşkilatı'nın kuruluşunun 181. yıl dönümü dolayısıyla organize edilen program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Ardından Taksim Cumhuriyet Anıtı'na çelenk bırakıldı.



Törene İstanbul Emniyet Müdürü Selami Yıldız'ın yanı sıra çok sayıda ilçe emniyet müdürü ile polis memuru katıldı.



İstanbul Emniyet Müdürü Yıldız, polis teşkilatına ait ekipman ve materyallerin sergilendiği çadırı gezdi.

Yıldız, burada bulunan çocuklar ve emniyet mensuplarıyla da sohbet ederek hatıra fotoğrafı çektirdi.



Alanda atlı polisler ve polis köpekleri yer alırken tören katılımcıların toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

Dünyanın 'kaygı'sı artıyor!


 
Acıbadem Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Kurt, “113 ülkede 1.5 milyondan fazla kişiyle yapılan analizler, son yıllarda duygusal sıkıntının arttığını ancak öfke seviyelerinde anlamlı bir değişim olmadığını ortaya koyuyor" dedi. 

10.04.2026 00:10:00
MURAT ÇORBACI
 Dünyanın 'kaygı'sı artıyor!
 Dünyanın 'kaygı'sı artıyor!

Günümüzde "her zaman mutlu olma" baskısı giderek artarken, öfke çoğu zaman yanlış anlaşılan ve bastırılması gereken bir duygu olarak görülüyor. Oysa bilimsel araştırmalar, öfkenin insanın çevresine uyum sağlamasında, engelleri aşmasında ve harekete geçmesinde kritik bir rol oynadığını ortaya koyuyor.

Öfke, doğru yönetildiğinde yıkıcı değil, aksine motive edici ve işlevsel bir güç haline gelebiliyor. Araştırmalar, toplumun düşündüğünün aksine dünyanın giderek daha 'öfkeli' değil, daha ziyade 'kaygılı ve üzgün' hale geldiğini gösteriyor.

Acıbadem Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Kurt, "113 ülkede 1.5 milyondan fazla kişiyle yapılan analizler, son yıllarda duygusal sıkıntının arttığını ancak öfke seviyelerinde anlamlı bir değişim olmadığını ortaya koyuyor. Asıl sorun öfkenin varlığı değil, nasıl ifade edildiği. Öfke ifade edilmesi gereken, bastırılmaması gereken bir duygudur. Eğer öfke kontrol edilemezse ve kronik hale gelmeye başlarsa bireye ya da başka birisine zarar vermeye başlar. Öfkeyi sağlıklı bir şekilde kontrol altına almak ise mümkün" dedi.

İBB davasının 19. duruşması sona erdi

92'si tutuklu 5'i müşteki sanık olmak üzere 414 sanığın yargılandığı İBB davasının 19. duruşmasında, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun siyasi danışmanlığını yapan tutuklu sanık Necati Özkan'ın savunması alınmaya başlandı

09.04.2026 19:36:00
AA
İBB davasının 19. duruşması sona erdi
İBB davasının 19. duruşması sona erdi

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmanın öğleden sonraki oturumunda, İSTTELKOM AŞ Genel Müdürü tutuklu sanık Melih Geçek'in avukatının beyanı alındı.

Daha sonra söz alan duruşma savcısı, davanın tutuksuz sanıklarından İBB Bilgi İşlem Daire Başkanı Naim Erol Özgüner hakkında, iddianamedeki 13. eylemde bulunan "İBB Hanem" uygulamasında yer alan vatandaş verilerinin sızdırıldığı iddiasına ilişkin, "kişisel verilerin kaydedilmesi" ve "verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" suçlarından suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmesini talep etti.

Daha sonra sanık kürsüsüne gelen Ekrem İmamoğlu'nun siyasi danışmanlığını yapan tutuklu sanık Necati Özkan, kimlik tespitinde, iletişimci olduğunu ama bu davada siyasi danışman olarak yargılandığını belirtti.

Özkan, 387 gündür bugünü beklediğini, ilk defa kendisini ifade edecek bir ortamda olduğunu kaydederek, "Sabrınızı talep ediyorum. 387 gündür suçsuz, günahsız, delilsiz ve ispatsız şekilde bugünü bekliyorum. Soruşturmaya 826 kişiyi dahil edilmiş. 407 kişi iddianameye girmiş. Bu 407 kişiden sadece 37 kişiyi tanıyorum. 37 kişiden 3'ünü gazeteci olduğum için, 5'ini seçilmiş siyasetçi olduğu için, 6 kişiyi ise iş dünyasından. Geriye 23 kişi kalıyor, İBB'deler. Geri kalan kimseyi tanımıyorum, hayatımda görmedim." savunmasını yaptı.

İddianamede kendisine "suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olmak", "rüşvete aracılık etmek" ve "kişisel verilerin kaydedilmesi" suçlarının isnat edildiğini belirten Özkan, şunları kaydetti:

"Benim İBB'de herhangi bir titrim, unvanım, sorumluluğum yok. Beylikdüzü'nde de İBB iştiraklerinde de olmadı. İBB'nin ya da iştiraklerinin tek bir ihalesine girmişliğim yok. Yaptığım yegane iş Sayın Ekrem İmamoğlu'nun seçim kampanyasına dışarıdan yardım etmek. Ekrem İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediyesi ile İBB seçim kampanyalarını yürüttüm. İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı için partisinin içinde yarışa girdi. O kampanyanın hazırlıklarına başlamıştık. Arkasından başımıza geleni biliyorsunuz. Bütün bu çalıştığım süre boyunca yaptığım işi CHP'ye yaptım."

Kendisi hakkında "casusluk" davası açıldığını belirten Özkan, 11 Mayıs'ta bu konuyla ilgili hakim karşısına çıkacağını söyledi.

Özkan, "İddianameden şunu anlıyoruz, Ekrem İmamoğlu 2014 yılında örgüt kurmuş. Böyle bir örgütün olabilmesi için organik bağların somut delille kanıtlanması lazım. Bana soruşturmanın hiçbir aşamasında örgüte üye olmakla ilgili tek bir soru sorulmadı." ifadelerini kullandı.

Necati Özkan, üzerine atılı "örgüt üyeliği" suçlamasını reddetti.

Duruşma, Özkan'ın savunmasının alınmasına devam edilmek üzere 13 Nisan Pazartesi gününe ertelendi. 

Atatürk Barajı'nda doluluk zirveye çıktı


 
Türkiye genelinde etkili olan yağışların ardından Atatürk Barajı'nda doluluk oranı yüzde 90'ın üzerine çıktı. 

09.04.2026 19:22:00
AA
Atatürk Barajı'nda doluluk zirveye çıktı
Atatürk Barajı'nda doluluk zirveye çıktı

Türkiye genelinde etkili olan yağışların ardından Atatürk Barajı'nda doluluk oranı yüzde 90'ın üzerine çıktı. Güneydoğu Anadolu Projesi'nin (GAP) kalbi konumunda ve Türkiye'nin en büyüğü özelliğini taşıyan Atatürk Barajı, hidroelektrik santraliyle elektrik üretimine katkı sağlarken, aynı zamanda başta Adıyaman ve Şanlıurfa olmak üzere bölgedeki tarım arazilerinin sulanmasında kritik rol üstleniyor. Kış aylarında yüksek kesimlerde etkili olan kar yağışı ile ilkbaharda görülen sağanaklar, barajı besleyen su kaynaklarını önemli ölçüde artırdı.

Adıyaman Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Akça, "Devlet Su İşlerinden aldığımız bilgiler doğrultusunda Atatürk Barajı'nda su seviyesi yüzde 90'ın üzerinde. Bu, son 20-30 yılın en yüksek yağış ve doluluk seviyesine işaret ediyor. Sahada da bunu net şekilde gözlemleyebiliyoruz. Normalde su seviyesi düştüğünde kıyılarda kuru katman oluşur ancak şu an bu katman görülmüyor. Su seviyesi bitki örtüsüne kadar ulaşmış durumda."

Barajdaki doluluğun enerji üretiminin yanı sıra tarımsal üretim açısından da kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Akça, "Atatürk Barajı yalnızca enerji üretimi açısından değil, aynı zamanda gıda üretiminin de bel kemiği konumunda. Mevcut doluluk seviyesini bu açıdan oldukça olumlu değerlendiriyoruz" dedi. İklim değişikliğinin etkilerine dikkati çeken Akça, "Yağış rejiminde ciddi dengesizlikler yaşanabiliyor. Bazı dönemlerde kuraklık, bazı dönemlerde ise aşırı yağış görülüyor. Bu nedenle mevcut doluluğa güvenerek suyu kontrolsüz kullanmamak gerekiyor" ifadelerini kullandı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.