logo
15 AĞUSTOS 2026

Başkan İmamoğlu: “Deprem konusunda 16 milyon kahramana ihtiyacımız var”

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, "Avcılar Kentsel Dönüşüm Bölgesi"nde incelemelerde bulundu. İnceleme gezisi sonrasında düzenlenen toplantıda konuşan İmamoğlu, deprem konusunun siyaset üstü konuşulması gereken bir mesele olduğunu vurguladı. İmamoğlu, "Ben istiyorum ki; bu konu, siyasetin üzerinde konuşulsun. Karar verilsin. Hepimiz kahraman olalım.  16 milyon kahramana ihtiyacımız var" dedi. 

 

23.11.2020 18:14:00
 
Başkan İmamoğlu: “Deprem konusunda 16 milyon kahramana ihtiyacımız var”
Başkan İmamoğlu: “Deprem konusunda 16 milyon kahramana ihtiyacımız var”



AVCILAR / İSTANBUL 

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, "Avcılar Kentsel Dönüşüm Bölgesi"nde incelemelerde bulundu. Reşitpaşa Caddesi üzerindeki bölgeyi gezen ve Avcılar Belediye Başkanı Turan Hançerli ile İBB Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Daire Başkanı Tayfun Kahraman'dan çalışmalarla ilgili bilgi alan İmamoğlu, çevredeki esnafa hayırlı işler diledi. Cadde boyunca yaklaşık 500 metre yürüyen İmamoğlu ve beraberindeki heyet, daha sonra Barış Manço Kültür Merkezi'ndeki toplantıya geçti. Toplantı, Kahraman ve Avcılar Belediyesi iştiraki AVBEL Kentel Yapı Tasarım A.Ş. Yönetim Kurulu Danışmanı Ceren Kumbasar'ın yaptıkları detaylı sunumlarla başladı. 

HANÇERLİ: "5 BİN KONUT KENTSEL DÖNÜŞÜM SÜRECİNE GİRDİ"

Kahraman ve Kumbasar'ın ardından mikrofona Hançerli geldi. İmamoğlu'na, Avcılar halkı adına teşekkürlerini sunan Hançerli, "Biz, çok çalıştık, çok yok kat ettik, ama önümüzde uzun bir yol var. Sizin de her daim ifade ettiğiniz üzere; bu sorumluluğun altından ne tek başına Avcılar Belediyesi ne İstanbul Büyük Şehir Belediyesi ne de tek başına devletimiz kalkamaz. Sorun, oldukça ciddi bir mesele. Tayfun Başkan'ın ifade ettiği gibi çalışmalar yapıldıkça ortaya çıkıyor ki; 48 bin riskli bina az gözüküyor. İstanbul için, bunun 4 katı risk var. Yıllardır unutulmuş, hatırlanmamış ve deprem olduktan sonra hatırlanan deprem sorunu, deprem üzerinden geçtikten sonda unutulmuş geçmiş. Biz, unutmamaya söz verdik. Biz, aradan geçen süre içerisinde de unutmadığımızı gösterdik. Kararlıyız ve bu kararlılığımız neticesinde bir güven oluştu. Bu güvenle de Avcılar halkı, kendi binalarını dönüştürmek için, kentsel dönüşüme girmek için adım attılar ve çokça yol kat ettik" dedi. "5 bin konut kentsel dönüşüm sürecine girdi ve bu her neyse, bir yıllık süreç içerisinde girdi" diyen Hançerli, "Yaklaşık 65 bin konut daha yenilemek, kentsel dönüşüme sokmak gibi bir zorunluluğumuz, görevimiz var. Bu süreci de İstanbul Büyükşehir Belediye'mizin vereceği katkıyla çok daha hızlı, çok daha etkin yapacağımız biliyoruz. 'Gerçek sorunlara, gerçek çözümler üreteceğiz' demiştik. İşte deprem, gerçek bir sorun ve inşallah bu sorunu, sizlerle birlikte, bakanlığımızla birlikte, hükümetle birlikte el ele verip çözeceğiz" ifadelerini kullandı. 


 

İMAMOĞLU, BAKAN KURUM İLE GÖRÜŞMESİNİ AKTARDI 

Toplantının son konuşmasını yapan İmamoğlu, İstanbul depreminin, kentin birinci sıra konusu ve sorunu olduğunu vurguladı. İstanbul depreminin binlerce insanın yaşamını tehdit ettiğini belirten İmamoğlu, "Bu konuyu çözmediğimiz taktirde, her daim kapıda bekleyen düşman gibi bizi tehdit edecek bir konudur. Bu kadar elzemdir. Bu konuyu bir mecranın, bir grubun, bir kurumun, bir partinin konusu yapmak kadar cahilce bir tavır ve davranış olamaz. Başından beri, bu meseleye bir seferberlik duygusuyla asılmamız gerektiğini ifade ediyorum. Hala da oradayız" dedi. Geçtiğimiz cuma günü ulaşmaya çalıştığı Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum'un, Avcılar'a gelirken kendisini yolda aradığını aktaran İmamoğlu, "Tesadüf oldu; buraya gelmeden, arabada beni aradı, dönüş yaptı. Burada bir toplantıya gireceğimi söyledim. Kendileri de Fikirtepe'de bir toplantıda olacağını söyledi. Kendisine hem Deprem Konseyi konusunda hem Fikirtepe konusunda yaşanılan sorunların çözümüyle ilgili somut, net, kararlı bir şeklimizin, şematik yapımızın oluştuğunu ifade ettim. Uygun gördükleri zaman diliminde, nerede olduğunun önemi yok; ister İstanbul'a geldiğinizde, ister Ankara'ya çağırırsınız, ekibimizle geliriz, bunu size aktarırız. Bence, hızlı yol almalıyız diye ifade ettim. Sayın Kurum da bana, bunu hemen planlayacağını ve hızlı bir şekilde buluşacağımızı dile getirdi. Bu da beni çok mutlu etti. Teşekkür ederim" diye konuştu. 

"BU BİR BELEDİYE MESELESİ DEĞİL"

Kentsel dönüşüm sürecini, Avcılar ve Silivri'de başlattıklarını hatırlatan İmamoğlu, çalışmalardan çıkan sonuçların bir bölümünü paylaştı: 

"Birincisi; manzarayı gördük. Yüzde 10 diye düşündüğümüz riskli yapı oranının, yapılan çalışmalarda, neredeyse yüzde 40'lara ulaştığını gördük. İstanbul'da dönüşümün ya da binaların yenilenmesiyle ilgili maliyeti, yaklaşık 500 milyar liraya yakın bir bütçe olarak tarifledi Tayfun Bey. Arkadaşlarımız sürece elbette bilimsel, teknik bakıyorlar ama benim de biraz piyasa tarifiyle bilgim ve oradaki maliyet unsurlarının değişkenliğiyle ilgili tahminlerim var ise, -ki var; hayatım öyle geçti- ben, bu rakamın çok daha yukarısında olduğunu ifade edebilirim. İşte Avcılar'da da 20 yılda yapılanı gördünüz. Bu, bir belediye meselesi değil. Şimdi biz, bu başarılı süreci ana bir gövdeyle, ana bir sistemle tanımladığımız takdirde başka paydaşları da sürecin içine kattığımız takdirde, güvence unsurlarını oluşturduğumuz takdirde, tam bir seferberliğe dönüştüğü anda göreceksiniz Avcılar'da bu ivme, 2-3 katına ulaşacak. Ki buna ihtiyacımız var. Kesinlikle kaybedecek bir vaktimiz yok."

"BÜTÜN SEKTÖRLERİ İŞİN İÇİNE KATMALIYIZ"

Tanımladıkları sistemin içinde herkesin bulunduğunu kaydeden İmamoğlu, "Avcılar'da bir adım atıldı, sürecin önü açıldı. Geçmiş dönemlerden beri verilen mücadeleyi biliyoruz. Hep birlikte bu süreci destekledik. Günün sonunda bir plan süreci, burada süreci kıpırdattı. Ama Avcılar'ın başka yerlerinde, başka konular var, sorunlar var. Plan sorunu var, ruhsatsızlık var... Ben istiyorum ki; bir belediyede, Avcılar'da olur, A partisi, bir başka ilçe olur, hiç umurumda değil; bu konu siyasetin üzerinde konuşulsun. Karar verilsin. Hepimiz kahraman olalım.  16 milyon kahramana ihtiyacımız var. Nasıl? Şimdi şu süreçte, basit şematik yapıda bile vatandaşı ikna etmezseniz olma imkanı var mı? Yok. Belediye, bu işe tümüyle inanmak zorunda mı? Evet. Piyasa bu işe inanmak zorunda mı? Müteahhit, inşaat sektörü? Evet. Finans kuruluşları bu işe inanmak zorunda mı? Evet. Burada basit bir Avcılar modelini, İstanbul'un bütününe yaydığımızda, başka avantajlar çıkaramaz mıyız? İnanılmaz avantajlar çıkarırız. Bütün sektörlerin içine katıldığı bir modelle, müthiş bir yol haritası çizmiş oluruz" şeklinde konuştu. 

"GEÇMİŞTE SİYASİ POLEMİK HALİNE GETİRİLDİ"

Kentsel dönüşüm konusunun geçmişte siyasi polemik haline getirildiğini vurgulayan İmamoğlu, şunları söyledi: 

"Ne yapıldı? Bazı noktalarda öyle bir hale geldi ki, pazarlığa döndü iş. Bir dairenin yerine, iki daire, üç daire, beş daire… Böyle dönüşemez İstanbul. Böyle İstanbul olmaz. 'Yüz binlerce konut ürettik.' Başakşehir'de yaptığınız toplu konutlar veya Sancaktepe'de yaptınız, Pendik'te, Bakırköy'de yaptınız. Bu yaptığınız toplu konutlar, kentsel dönüşüm için yapılan binalar değildir. Kentsel dönüşüm demek; Avcılar'da, içinde yaşamakta tereddüt eden 5-6 katlı binayı, gerekiyorsa yine 6 kat olarak, gerekiyorsa toleranslarla dönüştürmek demektir. Başka türlü olmaz. Ne yapacağız? İstanbul'u bir anda 30 milyonluk bir kent mi yapacağız? Her vatandaş bunu bilecek ve hissedecek. O bakımdan süreç çok net. Hiç lafı uzatmaya gerek yok."

"BUNUN ALTINDAN KALKMAMIZ ÇOK GÜÇ"

Depremle mücadelenin, aynen pandemiyle mücadelede olduğu gibi "topyekun" verilmesi gerektiğine dikkat çeken İmamoğlu, konuyla ilgili İBB Meclisi'ne sundukları 4 önerinin detaylarını katılımcılarla paylaştı. Depremin, can kayıplarının yanında yüz milyarlarca dolarlık bir ekonomik bedeli olacağını aktaran İmamoğlu, "Bunun altından kalkmamız çok güç. Gerçekten bağımsız sorunundur. Bakın; insan kaybımızın sayısını veremiyorum. Yüz milyarlarca dolarlık ekonomik kayıp, bütün Türkiye'yi sarsar. Bakın; İstanbul'da biri öksürdü mü tüm Türkiye'nin başı ağrır. Böyle bir süreçtir İstanbul'daki etki. O bakımdan, böyle bir ortamda, deprem sürecine çok ciddi anlamda sarılmalıyız; böyle tramvayı bu şehre yaşatmamalıyız. Bir an önce bu süreci harekete geçirmeliyiz. Tabiri caizse, depremi siyasi gündemden çıkartıp, 'Bu iş, bizim milli meselemizdir' deyip, onun dışındaki konuları yine siyasi ortamlarda devam etmeliyiz" dedi. 

"ÖNLEM ALMAZSAK, HEPİMİZ ENKAZ ALTINDA KALIRIZ"

Gerekli önlemler alınmadığı taktirde konuyla ilgili bütün kurumların ve sektörlerin enkaz altında kalacağı uyarısında bulunan İmamoğlu, "Gelin bu işi, bu bedeli ödemeden, bu süreci yaşamadan halledelim diyorum.  Bu önek çalışmayı yapıp, harekete geçirdiği ve bizimle paylaştığı, bizi motive ettiği için, aynı zamanda bizimde katkılarımızla daha da büyümesini arzu ettiğimiz için bütün ekip arkadaşlarıma bu teşekkür ediyorum.  Bu ciddi anlamda bir yüzleşmedir. Vatandaşlarımıza da sesleniyorum: Lütfen bu işle yüzleşin. Bir bebeğimizin, bir çocuğumuzun tırnağı kanasa, içimizi nasıl cız edeceğini hepimiz biliyoruz.  Allah, can kaybından, yuvalarımızın yıkımından korusun.  Avcılar Belediye'mize bu güzel motivasyonundan dolayı teşekkür ediyorum. Yolunda yoldaşız. Hep beraber mücadele edeceğiz. Hep beraber bu sıkıntıyı bertaraf edeceğiz" diye konuştu. 

"Fatih Karahan Kovuldu" reklamları dolandırıcılık tuzağı mı?

İnternet sitelerinde sıkça rastlanan "Fatih Karahan Kovuldu" veya "Fatih Karahan Görevden Alındı" başlıklı reklamlar, TCMB Başkanı Fatih Karahan'ın gerçekten görevden alınmasıyla ilgili değildir

15.08.2026 05:46:00 / Güncelleme: 15.08.2026 05:49:57
Hasan Gündoğdu
 
"Fatih Karahan Kovuldu" reklamları dolandırıcılık tuzağı mı?
"Fatih Karahan Kovuldu" reklamları dolandırıcılık tuzağı mı?
Bu duyurular, küresel reklam ağlarını (örneğin Google AdSense) kötüye kullanan organize bir olta/dolandırıcılık (phishing) kampanyasının ve dijital itibar suikastının parçasıdır.
 

Reklamların Arkasındaki Sır ve İşleyiş

 
Yemleme (Clickbait) Tekniği:
Toplumun ve kamuoyunun dikkatini çekebilecek sansasyonel ve sahte bir haber başlığı ("Fatih Karahan kovuldu", "Canlı yayında skandalı ağzından kaçırdı" gibi) seçilerek kullanıcıların tıklama merakı tetiklenir.

 
Programatik Reklam Ağlarının Kullanılması:
Bu dolandırıcılar, Türkiye'nin en çok ziyaret edilen haber ve içerik sitelerinin kullandığı üçüncü taraf programatik reklam ağlarına (Google Ads vb.) reklam veren olarak kaydolurlar. Reklamlar, yayıncı sitelerin kendi editörlerinin denetiminden değil, otomatik onay sistemlerinden geçerek sitedeki reklam alanlarına düşer.
 
Domain (Alan Adı) Değiştirme Taktiği:
Sistem ve web siteleri bu sahte reklamı tespit edip ilgili yönlendirme bağlantısını (URL) engellediğinde, saldırganlar hızla yeni bir alan adı alarak ve farklı hesaplar üzerinden reklam vererek engelleri devre dışı bırakırlar.
 
Yönlendirilen Sayfa ve Asıl Amaç:
Reklama tıklandığında kullanıcılar genellikle sahte bir haber sitesine yönlendirilir. Bu sayfalarda genellikle:
 
Sahte kriz/yatırım haberleri süslenerek yasadışı kripto/forex yatırım platformlarına paranızı yatırmanız teşvik edilir.
"Kısa sürede zengin olma" vaatleriyle kredi kartı ve kimlik bilgilerinizi ele geçirmeyi amaçlayan olta formları yer alır.
 
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan görevindedir. Bu tür başlıklar, paranızı veya kişisel bilgilerinizi ele geçirmek için tasarlanmış sahte reklamlardan ibarettir; bu bağlantılara tıklamamak ve hiçbir kişisel bilgi paylaşmamak gerekir.

İstismar iddiası şehri ayağa kaldırdı

İşitme ve konuşma engelli genç kızın, 4 şahsın cinsel istismarına uğradığı iddiası sonrası 4 şüpheli gözaltına alınırken genç kızın yakınları ve vatandaşlar karakolun önünde toplandı

14.08.2026 18:00:00
İhlas Haber Ajansı
 
İstismar iddiası şehri ayağa kaldırdı
İstismar iddiası şehri ayağa kaldırdı
Gaziantep'te işitme ve konuşma engelli genç kızın, 4 şahsın cinsel istismarına uğradığı iddia edildi. Olay sonrası 4 şüpheli gözaltına alınırken genç kızın yakınları ve vatandaşlar karakolun önünde toplanarak yaşananlara tepki gösterdi.

Olay, Şahinbey ilçesi Cengiz Topel Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, işitme ve konuşma engelli S.P. (24) aracına bindiği bir şahıs tarafından bilinmeyen bir adrese götürüldü. Genç kıza, götürüldüğü adreste boyacı, tesisatçı, berber ve berber kalfası olduğu iddia edilen M.T. (28), S.B. (26), M.E. (24) ve F.R. (18) isimli şahıslar tarafından cinsel istismarda bulunulduğu öne sürüldü. Daha sonra serbest bırakılan genç kız, yaşananları ailesine anlattı.



4 şüpheli yakalandı, olayı duyan vatandaşlar karakol önüne koştu

İhbar üzerine çalışma yapan polis ekipleri olaya karıştığı öne sürülen 4 şahsı gözaltına aldı. Şüpheli şahıslar emniyete götürülürken bu sırada karakol önünde toplanan genç kızın ailesi ile yüzlerce vatandaş yaşananlara tepki gösterdi. Vatandaşlar, şüphelilerin en ağır cezayı almasını istedi. Genç kızın istismara uğrayıp uğramadığı iddiasının ise yapılacak sağlık kontrollerinin ardından netleşeceği belirtildi.

Konu ile ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldığı öğrenildi.

SDG’li o isim terör listesinden çıkarıldı

İçişleri Bakanlığı tarafından "PKK/KCK bağlantısı" gerekçesiyle 20 milyon lira ödülle kırmızı listede aranan Suriye Savunma Bakan Yardımcısı Semir Asu'nun (Sipan Hemo) kaydı, terörden arananlar listesinden tamamen silindi. Gelişme, bölgedeki yeni entegrasyon süreçlerinin bir sonucu olarak değerlendiriliyor

14.08.2026 17:00:00
Haber Merkezi
 
SDG’li o isim terör listesinden çıkarıldı
SDG’li o isim terör listesinden çıkarıldı
Suriye ve Türkiye hattında paralel ilerleyen diplomatik ve askeri süreçler, Ankara'nın terör listelerinde radikal bir değişikliği beraberinde getirdi.

Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) ve YPG'nin kurucu kurmayları arasında yer alan, Mart 2026'da ise Şam yönetimiyle imzalanan entegrasyon anlaşmasının ardından Suriye Savunma Bakan Yardımcılığı görevine getirilen Semir Asu (kod adı Sipan Hemo), Türkiye'nin "Terörden Arananlar" listesinden çıkarıldı.

20 milyon liralık ödül ve kırmızı liste kaydı silindi

Cumhuriyet gazetesinin aktardığı bilgilere göre, daha önce İçişleri Bakanlığı'nın resmi sitesinde "Semir Asu" ismiyle aratıldığında "PKK-KCK bağlantısı" nitelemesiyle kırmızı listede yer alan ve yakalanmasına yardımcı olanlara 20 milyon liraya kadar ödül vadedilen profil, yapılan son güncellemeyle sistemden tamamen kaldırıldı. Hemo'nun bakan yardımcılığına atanmasından yaklaşık 50 gün sonra (Mayıs 2026 başında) yapılan kontrollerde listede olduğu bilinirken, makama gelişinin 5. ayında kaydının silindiği fark edildi.

Öte yandan, SDG lideri "Mazlum Abdi" kod adlı Ferhat Abdi Şahin ve PKK/KCK yapısına bağlı diğer üst düzey isimlerin "Kırmızı Liste"deki arama kayıtlarının aktif olarak kalmaya devam ettiği öğrenildi.

Entegrasyon anlaşması ve bakan yardımcılığı süreci

Sipan Hemo, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi ile Şam'daki merkezi hükümet arasında yürütülen müzakereler doğrultusunda 29 Ocak Anlaşması olarak bilinen askeri entegrasyon protokolünün ardından dikkat çeken bir yükseliş yaşamıştı. SDG ile Suriye ordusunun birleşmesi adımları kapsamında Hemo, Mart 2026'da Şam hükümeti tarafından resmen Savunma Bakan Yardımcısı olarak atandı.

"SDG kendini feshedecek" açıklaması gündem olmuştu

Listenin güncellenmesinden hemen birkaç gün önce Rojava'da önemli açıklamalarda bulunan Sipan Hemo, SDG'nin misyonunu tamamladığını ilan etmişti. Hemo, "Tek bir devlet ve vatan içerisinde iki başlılık olamaz" diyerek Kürtlerin silahlı gücü konumundaki SDG'nin kısa süre içinde kendisini tamamen feshedeceğini ve merkezi Suriye ordusuna entegre olacağını duyurmuştu.

Ankara'nın bu hamlesi, Suriye sahasında HTŞ ve SDG gibi yapıların Şam ile gerçekleştirdiği entegrasyon süreçlerine ve Türkiye ile Suriye arasındaki normalleşme trafiğine paralel bir bürokratik adım olarak yorumlanıyor.

Bekir Bozdağ'daki belirgin değişim dikkat çekti!

Rahatsızlığı nedeniyle uzun süredir tedavi gören ve kameralardan uzak kalan TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, Genel Kurul'daki kritik yasa oylaması için Meclis'e geri döndü. Bozdağ'ın yaşadığı belirgin değişim ve ciddi kilo kaybı sosyal medyada en çok konuşulan başlıklar arasına girdi

14.08.2026 16:40:00
Haber Merkezi
 
Bekir Bozdağ'daki belirgin değişim dikkat çekti!
Bekir Bozdağ'daki belirgin değişim dikkat çekti!
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanvekili ve AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Bekir Bozdağ, sağlık sorunları nedeniyle ara vermek zorunda kaldığı yasama çalışmalarına kritik bir oylama için geri döndü.

Meclis gündemini meşgul eden "Çerçeve Yasa" görüşmelerine ve oylamasına destek vermek amacıyla Genel Kurul salonundaki yerini alan Bozdağ, aylar sonra ilk kez kameralar tarafından kaydedildi.

Görenler tanımakta güçlük çekti: Belirgin kilo kaybı

Siyaset muhabiri Mahir Kılıç'ın objektifine yansıyan karelerde, zorlu bir tedavi sürecinden geçtiği bilinen Bekir Bozdağ'ın aşırı derece zayıfladığı ve fiziki olarak büyük bir değişim geçirdiği görüldü.

Kamuoyunda uzun süredir kanser tedavisi gördüğü yönünde iddialar bulunan ancak hastalığının detaylarına ilişkin resmi makamlarca ayrıntılı bir açıklama yapılmayan Bozdağ'ın son hali, hem parlamento kulislerinde hem de sosyal medyada geniş yankı uyandırdı.

Kritik oylama için "sorumluluk alarak" Melis'e geldi

Siyaset çevrelerinde "parti içi aidiyet ve dava adamlığı" vurgusuyla öne çıkan bu katılım, Bozdağ'ın ciddi sağlık sorunlarına ve bitkin görüntüsüne rağmen Meclis Genel Kurulu'ndaki kritik dengeler için irade ortaya koyması şeklinde değerlendirildi. Fotoğrafların basına sızmasının hemen ardından, eski bakanın eski ve yeni görüntüleri kıyaslanarak kısa sürede dijital platformlarda Türkiye gündeminin üst sıralarına tırmandı.

Sosyal medya iki grupta kutuplaştı

Bekir Bozdağ'ın görüntülerinin yayılmasıyla birlikte sosyal medya kullanıcıları adeta ikiye bölündü. Bir kesim siyasi geçmişine ve geçmişteki tartışmalı yasa süreçlerine atıfta bulunarak "ilahi adalet" ve "vebal" eleştirilerinde bulunurken, diğer kesim ise her şeyden bağımsız olarak bir siyasetçinin yaşadığı ağır sağlık mücadelesine saygı duyulması gerektiğini belirterek "geçmiş olsun" ve şifa dileklerini paylaştı.

Yetkililerden veya Bozdağ'ın yakın çevresinden güncel sağlık durumu ya da tedavinin seyri hakkında yeni bir resmi bilgilendirme henüz yapılmış değil.

İstanbul'da "Şapkalılar" suç örgütüne operasyon: 9 gözaltı

İstanbul'da Şapkalılar suç örgütüne yönelik yapılan operasyonda çeşitli olaylara karıştıkları tespit edilen 9 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı

14.08.2026 12:39:00
İHA
 
İstanbul'da "Şapkalılar" suç örgütüne operasyon: 9 gözaltı
İstanbul'da "Şapkalılar" suç örgütüne operasyon: 9 gözaltı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturmalar kapsamında; liderliğini yurt dışında bulunan ve bir kısmı hakkında kırmızı bültenle yakalama kararı bulunan kişilerin yaptığı organize silahlı suç örgütlerine yönelik çalışmaların sürdüğü belirtildi.

Soruşturma kapsamında şüphelilerin; 31 Temmuz 2026'da Beyoğlu'nda M.E. isimli kişinin yaralanması, 3 Ağustos 2026'da Avcılar Yeşilkent Mahallesi Milli Egemenlik Parkı'nda meydana gelen kasten yaralama ve tehdit, 7 Ağustos 2026'da Kağıthane'de faaliyet gösteren "Atölye Park" isimli iş yerinin kurşunlanması, 8 Ağustos 2026'da Kağıthane'de faaliyet gösteren "Miraç Rezidans" isimli iş yerinin kurşunlanması eylemlerine karıştıkları tespit edildi.

Şapkalılar suç örgütüne mensup olduğu belirlenen şüphelilerin yakalanmasına yönelik İstanbul merkezli eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Operasyonda 9 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Şüpheliler hakkındaki tahkikat işlemlerinin sürdüğü bildirildi.

LGS'de yerleştirmeye esas 2. nakil sonuçları açıklandı

Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında yerleştirmeye esas ikinci nakil sonuçları erişime açıldı

 

14.08.2026 11:33:00
Anadolu Ajansı
 
LGS'de yerleştirmeye esas 2. nakil sonuçları açıklandı
LGS'de yerleştirmeye esas 2. nakil sonuçları açıklandı

Milli Eğitim Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, LGS'nin 10 Ağustos'ta açıklanan yerleştirmeye esas birinci nakil sonuçlarının ardından, yerleştirmeye esas ikinci nakil sonuçları yayımlandı.

Sonuçların ardından 17-26 Ağustos tarihleri arasında boş kalan kontenjanlara hiçbir yere yerleşemeyen öğrenciler için il/ilçe öğrenci yerleştirme ve nakil komisyonlarınca yerleştirme başvuruları alınacak. Böylece yerleştirme süreci, 28 Ağustos tarihinde tamamlanacak.

Yerleştirme sürecinin ardından yatılılık başvuruları, 31 Ağustos-3 Eylül'de okul ve kurumlarca alınacak.

Yatılılık yerleştirme sonuçları 4 Eylül'de ilan edilecek ve e-Pansiyon üzerinden kayıt işlemleri sisteme işlenecek.

Sonuçlara "sonuc.meb.gov.tr" adresinden ulaşılabiliyor.

Sokak hayvanlarının yüzde 97'si toplandı

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, başıboş sokak köpeği sorununa yönelik yürütülen çalışmalarda hedef büyüttüklerini ilan etti. Sokakların hayvanlar için güvenli olmadığını vurgulayan Çiftçi, "Yıl sonu hedefimizi revize ediyoruz, ekim ayı sonunda tüm sahipsiz hayvanları barınaklara veya doğal yaşam alanlarına almış olacağız" dedi

13.08.2026 22:30:00
Haber Merkezi
 
Sokak hayvanlarının yüzde 97'si toplandı
Sokak hayvanlarının yüzde 97'si toplandı
Türkiye'de uzun süredir kamuoyunun en önemli gündem maddelerinden biri olan sahipsiz sokak hayvanlarına yönelik yasal düzenlemenin ardından yürütülen saha operasyonlarında çok kritik bir eşiğe gelindi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, bugün yaptığı açıklamada sokak hayvanlarının toplanma oranının yüzde 97 seviyesine ulaştığını resmen duyurdu.

"Yıl sonu hedefini ekim ayına çektik"

Bakan Çiftçi, daha önce sokak hayvanlarının temizlenmesi konusunda kamuoyuna duyurulan "2026 yıl sonu" takviminde hızlı ilerleme kaydedilmesi üzerine güncelleme yapıldığını belirtti. Sahadaki çalışmaların hız kazandığını ifade eden Bakan Çiftçi, "Daha önce yıl sonuna kadar bütün sahipsiz sokak hayvanlarını toplayıp barınaklara veya doğal yaşam alanlarına alacağımızı söylemiştik. Bu hedefimizi revize ediyoruz. Muhtemelen ekim ayının sonunda tüm sahipsiz sokak hayvanlarını doğal yaşam alanlarına veya barınaklara almış olacağız" ifadelerini kullandı.

"Hayvanların yaşam alanı sokaklar değil"

Sokakların hem insanlar hem de hayvanların kendisi için elverişsiz koşullar barındırdığını savunan İçişleri Bakanı Çiftçi, uygulanan politikanın insani boyutuna dikkat çekti. Çiftçi, "Hayvanların yaşam alanı sokaklar değil. Sokaklar güvensiz mekanlar. Açlık var, hastalık var, güvensizlik var, sokağın insafına terk etmek var. Dolayısıyla biz hayvanları da sokağın insafından kurtarmak istiyoruz" şeklinde konuştu.

Barınaklarda tedavi ve sahiplendirme süreci

Toplanan hayvanların akıbetine dair de bilgi veren Bakan Çiftçi, sürecin hem valilikleri hem de belediyeleri doğrudan ilgilendirdiğini hatırlattı. Kanunun, nüfusu 25 bini aşan tüm belediyelere barınak kurma ve doğal yaşam alanı oluşturma zorunluluğu getirdiğini belirten Çiftçi, tesislerdeki işleyişi şu sözlerle özetledi: "Barınaklarda hayvanların tedavilerini yapıyoruz. Sahiplenmek isteyen vatandaşlarımız varsa hızlıca sahiplendiriliyor. Sahiplenilmeyen hayvanlar ise bu barınaklarda ve doğal yaşam alanlarında güvenli bir şekilde yaşamlarına devam ediyorlar."

Tartışmalar ve altyapı kapasitesi gündemde

Bakanlığın yüzde 97'lik başarı oranına ve ekim ayındaki kesin bitiş hedefine karşılık, sivil toplum kuruluşları ve veteriner hekim odaları barınakların fiziki kapasitesi konusundaki endişelerini dile getirmeye devam ediyor.

Hak savunucuları, milyonlarca sokak hayvanının transfer edildiği alanlardaki refah şartlarının yakından denetlenmesi ve popülasyon kontrolünde sürdürülebilir bir sistem için kısırlaştırma seferberliğinin aksatılmaması gerektiğine dikkat çekiyor.

Holding patronundan madencilere söz

Eskişehir Mihalıççık'taki maden ocağından Ankara'ya yürüyen ve günlerdir açlık grevinde olan Doruk Madencilik işçileri, Yıldızlar SSS Holding binasında şirket sahibi Sebahattin Yıldız ile karşı karşıya geldi. Kameraların kayıtta olduğu nefes kesen görüşmede Yıldız, alacakların yatırılacağını açıklarken; işçiler holding sahibinin yemek davetini "Paralar yatana kadar açız" diyerek geri çevirdi

13.08.2026 21:00:00
Haber Merkezi
 
Holding patronundan madencilere söz
Holding patronundan madencilere söz
Eskişehir'in Mihalıççık ilçesinde bulunan Doruk Madencilik'te (eski adıyla Adularya) çalışan ve aylardır maaş, kıdem tazminatı ile emeklilik haklarını alamayan maden işçilerinin Ankara'daki adalet arayışı bugün çok kritik bir gelişmeye sahne oldu. Türkiye Maden-İş Sendikası çatısı altında bir araya gelerek başkentte açlık grevi başlatan işçiler, bugün haklarını talep etmek üzere maden ocağının bağlı olduğu Yıldızlar SSS Holding'in Ankara'daki genel merkez binasına girdi.

Kameralar önünde canlı yayın gibi görüşme

İşçilerin kararlı bekleyişinin ardından Yıldızlar SSS Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sebahattin Yıldız, işçi temsilcileri ve sendika yöneticileriyle basın mensuplarının gözü önünde yüz yüze görüştü. Finansal olarak zor bir dönemden geçtiklerini ve bankalardan kredi bulmakta zorlandıklarını savunan holding patronu Sebahattin Yıldız, madencilerin mağduriyetini kabul etti.

Yıldız, yaşanan gecikmelerin şirket bürokrasisinden de kaynaklandığını belirterek, aktif çalışan madencilerin birikmiş maaş ve tazminat alacaklarının bugün itibarıyla banka hesaplarına yatırılmaya başlanacağını resmen ilan etti.

"Yemek teklifini reddediyoruz, haklarımızı istiyoruz!"

Görüşme sırasında duygusal ve gergin anlar da yaşandı. Holding sahibi Sebahattin Yıldız'ın, günlerdir açlık grevinde olan madencilere jest yapmak amacıyla "Gelin hep birlikte bir restorana gidelim, size yemek ısmarlayayım" teklifinde bulunması üzerine işçilerden sert bir yanıt geldi.

Maden işçileri, "Biz buraya yemek yemeye gelmedik, hakkımızı aramaya geldik. Şu an açlık grevindeyiz. Bizim tek bir beklentimiz var, o da alın terimizin karşılığı olan paranın hesaplarımıza eksiksiz yatmasıdır. Paralar yatana kadar hiçbir şey yemeyeceğiz" diyerek teklifi net bir dille reddetti.

İşçilere açılan 50'şer bin liralık davalardan geri adım

Toplantıda, şirketin daha önce üretim yapılamadığı gerekçesiyle 94 maden işçisine açtığı 50'şer bin liralık tazminat davaları da gündeme geldi. İşçilerin hak arama mücadelesinin suç sayılamayacağını belirten sendika temsilcilerine hak veren Sebahattin Yıldız, "Bu davalarla bir yere varamayız. İşçilerin bu durumda bir suçu yok, sorun malzeme ve altyapı eksikliğindeydi" diyerek bu davaların geri çekileceğinin sinyalini verdi.

Holding sahibi ayrıca, işten ayrılan eski işçiler ile şirketin Söğüt ve Elazığ'daki diğer tesislerinde çalışan madencilerin ödemelerinin de önümüzdeki hafta içinde tamamlanacağını sözlerine ekledi.

Sendikadan açıklama: "Açlık grevi bitti, nöbet devam ediyor"

Görüşmenin ardından basın açıklaması yapan Türkiye Maden-İş Sendikası yetkilileri, işveren tarafından verilen resmi ödeme sözü doğrultusunda madencilerin sağlık sağlığını korumak adına açlık grevini sonlandırdıklarını duyurdu. Ancak sendika, paranın tamamı işçilerin hesaplarında görülene kadar Ankara'yı terk etmeyeceklerini vurguladı.

Uzaydan gelen tehdide karşı dev adım

Gezegen savunmasında yeni dönem başlıyor! Gökbilimciler, Dünya'ya yaklaşan asteroitlerin rotasını değiştirmek yerine, onları atmosferin en üst katmanında eritecek yeni bir yapay parçacık teknolojisi geliştirdi. Bu yöntem, nükleer müdahalelere gerek kalmadan gezegeni koruyacak

13.08.2026 20:20:00
Eyüp Kabil
 
Uzaydan gelen tehdide karşı dev adım
Uzaydan gelen tehdide karşı dev adım
Uzay ajanslarının yıllardır üzerinde çalıştığı gezegen savunma sistemlerinde, NASA Asteroit İzleme Servisi ve uluslararası gökbilim konsorsiyumlarının son verilerine göre devrim niteliğinde bir buluşa imza atıldı. Bilim insanları, Dünya için potansiyel tehlike oluşturan ve halk arasında "kıyamet mineralleri" olarak bilinen yüksek demir ve nikel içerikli gök taşlarını durdurmanın yeni bir yolunu buldu.

Geleneksel yöntemler asteroitleri patlatarak milyarlarca tehlikeli parçaya ayırmayı hedeflerken, bu yeni teknoloji gök taşını Dünya atmosferine girdiği anda kimyasal olarak çözmeyi amaçlıyor. Geliştirilen iyonize plazma bulutu, termosfer katmanında asteroitin yüzeyiyle tepkimeye girerek taşın saniyeler içinde tamamen zararsız bir küle dönüşmesini sağlıyor.


Yeni savunma teknolojisi nasıl çalışıyor?


Gezegen savunma sistemine entegre edilen bu yeni nesil teknolojinin öne çıkan özellikleri şunlar:

Termal Katalizör Enjeksiyonu: Tehlikeli gök taşı henüz uzay boşluğundayken, üzerine taşın erime noktasını düşüren özel bir kimyasal bileşik fırlatılıyor.

Atmosferik Reaksiyon Tetikleyici: Gök taşı atmosferin üst katmanlarına ulaştığında, enjekte edilen bileşik havanın sürtünme ısısıyla birleşerek zincirleme bir erime süreci başlatıyor.

Parçalanma Karşıtı Stabilizasyon: Sistem, taşın büyük parçalara ayrılarak yeryüzüne düşmesini engelliyor ve kütleyi mikroskobik toz bulutuna dönüştürüyor.


Uzay tehditlerine karşı alınan 4 küresel önlem


Uzmanlar, bu yeni plazma kalkanı teknolojisinin yanı sıra, uzay kaynaklı felaketleri önlemek için dünya genelinde uygulanan diğer hayati tedbirleri şu şekilde sıralıyor:

1. Erken Uyarı Teleskop Ağları: Dünya genelindeki optik ve radar teleskopları, çapı 10 metrenin üzerindeki tüm yakın geçişli cisimleri yapay zeka destekli yazılımlarla 7/24 tarıyor.

2. Kinetik Çarpma Testleri: Potansiyel olarak tehlikeli büyük gök taşlarının yörüngesini yıllar öncesinden değiştirmek için insansız uzay araçlarıyla yön saptırma görevleri yürütülüyor.

3. Uluslararası Uzay Hukuku Protokolleri: Olası bir acil durumda tüm ülkelerin ortak savunma yapabilmesi için küresel veri paylaşım ağları ve hızlı müdahale anlaşmaları güncelleniyor.

4. Sivil Savunma ve Simülasyon Senaryoları: Olası küçük çaplı meteor düşmelerine karşı yerel yönetimler, erken tahliye ve sığınak koordinasyon planlarını dijital simülasyonlarla test ediyor.

Bu tarihi gelişmenin, insanlığın dinozorlarla aynı kaderi paylaşmasını engelleyeceğini ve Dünya'yı uzaydan gelebilecek en büyük tehditlere karşı tamamen güvenli bir sığınak haline getirebileceğine inanılıyor.

Küresel ısınmaya karşı "süper mercanlar" umut oldu

Bilim dünyasında heyecan yaratan keşif! Deniz biyologları, ekstrem su sıcaklıklarına karşı tamamen dirençli yeni bir "Süper Mercan" türü keşfetti. Okyanus ekosistemini kurtaracak bu keşif, iklim krizine karşı doğanın kendi savunma mekanizmasını ortaya çıkarıyor

13.08.2026 14:00:00
Eyüp Kabil
 
Küresel ısınmaya karşı "süper mercanlar" umut oldu
Küresel ısınmaya karşı "süper mercanlar" umut oldu
Küresel ısınma nedeniyle dünya genelindeki mercan resiflerinin hızla yok olduğu bir dönemde, Nature Climate Change dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma çevre koruma çalışmalarında çığır açtı. Deniz biyologları, Pasifik Okyanusu'nun derinliklerinde, normal mercanların beyazlayıp öldüğü yüksek sıcaklıktaki sularda tamamen sağlıklı kalabilen benzersiz bir resif kolonisi tespit etti.

Yapılan genetik analizler, bu mercanların ısı stresine karşı hücre duvarlarını kalınlaştıran ve fotosentez döngüsünü koruyan özel bir "koruyucu gen kombinasyonuna" sahip olduğunu gösterdi. Bilim insanları bu özel türü "Süper Mercanlar" olarak adlandırıyor.


Ekolojik kurtarma planı: Laboratuvardan okyanusa


Bu keşif, sadece pasif bir gözlem olmanın ötesine geçerek küresel bir restorasyon projesine dönüşüyor. Bilim insanlarının üzerinde çalıştığı yeni koruma ve çoğaltma stratejileri şunlar:

• Genetik Aşılama: Süper mercanlardan alınan dirençli mikroalgler, ölmekte olan diğer resif kolonilerine enjekte edilerek onların da ısıya dayanıklı hale gelmesi sağlanıyor.

• Akıllı Robotik Resifler: Laboratuvarda hızlandırılmış yöntemlerle çoğaltılan süper mercanlar, okyanus tabanına yerleştirilen biyotik akıllı platformlar aracılığıyla deniz ekosistemine geri kazandırılıyor.

• Isı Haritalı Koruma Alanları: Deniz akıntılarının yönü ve sıcaklık değişimleri analiz edilerek, bu dirençli türlerin doğal yollarla yayılabileceği yeni "ekolojik koridorlar" oluşturuluyor.


Okyanusları ve gezegeni korumak için 4 kritik önlem


Uzmanlar, süper mercanların keşfinin harika bir fırsat olduğunu ancak insanlık olarak acil önlemler alınmazsa okyanus ekosistemindeki çöküşün engellenemeyeceğini belirtiyor. İşte küresel ölçekte uygulanması gereken hayati tedbirler:

1. Karbon Emisyonlarının Radikal Şekilde Azaltılması: Atmosfere salınan sera gazlarının düşürülmesi, okyanus sularının asitlenme oranını doğrudan azaltarak resiflerin üzerindeki baskıyı hafifletiyor.

2. Deniz Koruma Alanlarının (MPA) Genişletilmesi: Süper mercanların bulunduğu bölgelerin acilen insan faaliyetlerine ve endüstriyel balıkçılığa tamamen kapatılması gerekiyor.

3. Plastik ve Kimyasal Kirliliğin Önlenmesi: Kıyı şehirlerinden okyanuslara karışan mikroplastik ve ağır metal atıkları, mercanların bağışıklık sistemini çökerterek onları hastalıklara açık hale getiriyor.

4. Sürdürülebilir Kıyı Yönetimi: Turizm ve liman yapılaşmalarının ekosisteme zarar vermeyecek şekilde tasarlanması, kıyı resiflerinin doğal yaşam döngüsünü koruyor.


Keşfin adresi Tatakoto Atolü


UNESCO, Labex Corail ve Fransız Polinezyası Üniversitesi (UPF) destekli bilim heyeti, Güney Pasifik'teki Tahiti adasının yaklaşık 1.000 kilometre doğusunda yer alan Tatakoto Atolü'nde (Tatakoto Atoll) benzersiz bir keşfe imza attı. Normal şartlarda mercanların beyazlayıp öldüğü, su sirkülasyonunun çok az olduğu ve sıcaklığın 35°C'ye kadar ulaştığı bu yarı kapalı lagünde, düzinelerce mercan türünün tamamen sağlıklı bir şekilde hayatta kaldığı tespit edildi.

Bu tarihi keşif, doğru koruma politikalarıyla birleştirildiğinde deniz yaşamının yüzde 25'ine ev sahipliği yapan resiflerin geleceğini ve dolayısıyla küresel oksijen kaynağımızı kurtarmak için insanlığa yepyeni bir şans sunuyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.