logo
24 AĞUSTOS 2026

Saldırganın ailesine 5 milyon liralık tazminat davası

Kahramanmaraş'ta 15 Nisan'da Ayser Çalık Ortaokulu'nda düzenlenen silahlı saldırıda yaşamını yitiren matematik öğretmeni Ayla Kara'nın ailesi, saldırganın tutuklu anne ve babası hakkında 5 milyon liralık maddi ve manevi tazminat davası açtı

24.08.2026 13:50:00
Anadolu Ajansı
 
Saldırganın ailesine 5 milyon liralık tazminat davası
Saldırganın ailesine 5 milyon liralık tazminat davası

Kara ailesinin avukatı Özcan Kara'nın Kahramanmaraş 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne sunduğu ihtiyati haciz dilekçesinde, olay nedeniyle müvekkilin davalılardan maddi manevi tazminat alacağı doğduğu belirtilerek, "Failin anne ve babasının olay öncesinde gerekli gözetim ve denetim yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle Türk Borçlar Kanunu'nun ilgili maddesince sorumluluğunun bulunduğu" ifade edildi.

Dilekçede, "Davalıların mal varlıklarını kaçırma, devretme veya gizleme ihtimali bulunduğu, bu nedenle alacağın tahsilinin imkansız hale gelmemesi için ihtiyati haciz kararı verilmesi" talep edildi.

Talebi değerlendiren mahkeme, failin anne ve babasının mal varlığıyla ilgili ihtiyati haciz kararı verdi.

Mahkemenin kararında, 15 yaşından küçük bir çocuğun eylemi nedeniyle anne ve babanın cezai sorumluluğu bulunmasa dahi hukuki sorumluluklarının doğabileceği belirtildi.

Türk Medeni Kanunu'nun 369. maddesindeki "ev başkanının sorumluluğu" kapsamında anne ve babanın, çocuklarının üçüncü kişilere verdiği zararlardan sorumlu tutulabileceği kaydedildi.

Kararda, çocuğun 15 yaşından küçük olmasının veya ayırt etme gücüne sahip olup olmamasının, anne ve babanın bu kapsamdaki sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı ifade edildi.

Anne ve babanın sorumluluktan kurtulabilmesi için çocuğu durum ve koşulların gerektirdiği dikkatle gözetim altında bulundurduklarını veya gerekli özeni göstermiş olsalar dahi zararın meydana gelmesini engelleyemeyeceklerini ispatlamaları gerektiği kaydedilen kararda, 15 yaşından küçük bir çocuğun ateşli silaha erişebilmesinin aile içi denetim, eğitim ve gözetim bakımından değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.

Mahkeme, saldırganın babası Uğur ve annesi Peyman Pınar Mersinli'nin mal varlıkları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına ayrı ayrı 5 milyon lira olmak üzere ihtiyati haciz uygulanmasına hükmetti.

Ailenin avukatı Özcan Kara, ihtiyati haciz kararının ardından Kahramanmaraş 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 5 milyon liralık tazminat davası açtıklarını belirtti.

Kara, zararın bilirkişi incelemesiyle kesinleşeceğini ve tazminat talebinin ilerleyen süreçte artırılabileceğini kaydetti.

Ceza davasının ilk duruşması 4 Eylül'de

Kahramanmaraş'taki Ayser Çalık Ortaokulu'nda 15 Nisan'da öğrenci İsa Aras Mersinli tarafından gerçekleştirilen silahlı saldırıda öğretmen Ayla Kara ve 9 öğrenci hayatını kaybetmiş, 15 öğrenci yaralanmıştı.

Soruşturma kapsamında tutuklanan Uğur ve Peyman Pınar Mersinli, 4 Eylül'de Kahramanmaraş 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkacak.

Uğur Mersinli hakkında 10 kez müebbet ve 30 yıla kadar, Peyman Pınar Mersinli hakkında ise 22,5 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. 

Fahri trafik müfettişlerince 2026'nın ilk 7 ayında 487 bin 270 trafik kuralı ihlali tespit tutanağı düzenlenirken, seyir halinde cep telefonu veya benzeri haberleşme cihazlarının ele alınarak kullanılması ise ihlallerin en üst sırasında yer aldı

Fahri trafik müfettişlerince 2026'nın ilk 7 ayında 487 bin 270 trafik kuralı ihlali tespit tutanağı düzenlenirken, seyir halinde cep telefonu veya benzeri haberleşme cihazlarının ele alınarak kullanılması ise ihlallerin en üst sırasında yer aldı

24.08.2026 13:40:00
AA
 
 Fahri trafik müfettişlerince 2026'nın ilk 7 ayında 487 bin 270 trafik kuralı ihlali tespit tutanağı düzenlenirken, seyir halinde cep telefonu veya benzeri haberleşme cihazlarının ele alınarak kullanılması ise ihlallerin en üst sırasında yer aldı
 Fahri trafik müfettişlerince 2026'nın ilk 7 ayında 487 bin 270 trafik kuralı ihlali tespit tutanağı düzenlenirken, seyir halinde cep telefonu veya benzeri haberleşme cihazlarının ele alınarak kullanılması ise ihlallerin en üst sırasında yer aldı
Fahri trafik müfettişlerince 2026'nın ilk 7 ayında 487 bin 270 trafik kuralı ihlali tespit tutanağı düzenlenirken, seyir halinde cep telefonu veya benzeri haberleşme cihazlarının ele alınarak kullanılması ise ihlallerin en üst sırasında yer aldı.

AA muhabirinin, İçişleri Bakanlığı verilerinden derlediği bilgiye göre, Türkiye genelinde kayıtlı 27 bin 92 fahri trafik müfettişi bulunuyor.

Ocak-temmuz döneminde fahri trafik müfettişlerince düzenlenen trafik kuralı ihlali tespit tutanağı sayısı 487 bin 270 olarak kayıtlara geçti.

Fahri trafik müfettişlerince en fazla tutanak, seyir halinde cep telefonu veya benzeri haberleşme cihazlarını ele alarak kullanan sürücülere düzenlendi. Bu kapsamda, 76 bin 371 tutanak tutuldu.

Kırmızı ışık ihlali ikinci sırada
Fahri trafik müfettişlerince en fazla tespit edilen ikinci ihlal, 55 bin 407 tutanakla kırmızı ışık kuralına uymama olurken, 51 bin 150 tutanakla trafiği aksatacak veya tehlikeye düşürecek şekilde şerit değiştirme ise üçüncü ihlal olarak yer aldı.

Trafik işaret levhaları, cihazları ve yol işaretlemelerinde belirtilen kurallara uymama nedeniyle 33 bin 158, zorunlu haller dışında emniyet şeridi veya banketleri kullanma nedeniyle ise 25 bin 293 tutanak tutuldu.

Emniyet kemeri ihlalinde 22 bin 748 tutanak
Listenin devamında 23 bin 879 tutanakla koruyucu ekipman kullanımına, 22 bin 748 tutanakla emniyet kemeri kullanmamaya ilişkin ihlaller yer aldı.

Tek yönlü kara yollarında ters yönde araç kullanılması nedeniyle 21 bin 357, şerit değiştirmeden önce girilecek şeritteki araçların güvenli geçişini beklememe nedeniyle ise 16 bin 693 tutanak düzenlendi.

Görevli veya ışıklı trafik işareti bulunmayan, trafik işaretleriyle belirlenmiş yaya ve okul geçitlerinde yayalara ilk geçiş hakkının verilmemesi dolayısıyla düzenlenen tutanakların sayısı da 14 bin 171 oldu.

İlk 10 sıradaki ihlaller kapsamında toplam 340 bin 227 tutanak tutuldu. Böylece bu ihlaller, 7 aylık dönemde düzenlenen bütün tutanakların yaklaşık yüzde 70'ini oluşturdu.

En çok tutanak İstanbul'da
Tutanakların illere göre dağılımında İstanbul ilk sırada yer aldı.

Yılın ilk 7 ayında İstanbul'daki trafik ihlalleri için 118 bin 243 tutanak düzenlendi. Böylece Türkiye genelindeki fahri trafik müfettişlerinin tutanaklarının yaklaşık yüzde 24,3'ü İstanbul'daki ihlallerden oluştu.

İstanbul'u 56 bin 539 tutanakla Ankara, 41 bin 68 ile İzmir, 30 bin 433 ile Antalya ve 26 bin 651 ile Konya izledi. Bu 5 ildeki ihlaller için toplam 272 bin 934 tutanak tutuldu.

Kayıtlı fahri trafik müfettişi sayısında ise Ankara 3 bin 569 ile ilk sırada yer aldı. Ankara'yı 3 bin 457 müfettişle İstanbul, 1622 ile İzmir, 1430 ile Konya ve 1421 ile Antalya takip etti.

Fahri Trafik Müfettişliğine ilişkin iş ve işlemler, Fahri Trafik Müfettişliği Görev ve Çalışma Yönetmeliği kapsamında merkezde Trafik Başkanlığı, illerde ise trafik denetleme birimlerince yürütülüyor.

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında bugün karar bekleniyor

Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik 200 sanığın yargılandığı davada mahkemenin bugün kararını açıklaması bekleniyor

24.08.2026 09:23:00 / Güncelleme: 24.08.2026 11:30:12
İHA
 
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında bugün karar bekleniyor
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında bugün karar bekleniyor
Liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen Çıkar Amaçlı Suç Örgütü tarafından belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanığın yargılandığı davada 200 sanığın ve avukatlarının savunmaları tamamlandı. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Silivri Kampüsünde bugün görülecek duruşmada, sanıkların son sözleri alınacak.

İlk duruşma 27 Ocak'ta yapıldı

Davanın ilk duruşması, 27 Ocak günü yapılmıştı. Yapılan tutukluluk incelemeleri sonucunda, aralarında Utku Caner Çaykara, Zeydan Karalar ve Kadir Aydar'ın da aralarında bulunduğu 28 sanık tahliye edilmişti.

Esasa ilişkin mütalaa 14 Mayıs'ta açıklandı

Öte yandan, 14 Mayıs günü görülen duruşmada, Cumhuriyet Savcısı, esasa ilişkin mütalaasını açıklamıştı. Mütalaada, etkin pişmanlıktan faydalanan tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş'ın 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma', 29 kez 'ihaleye fesat karıştırma' 19 kez 'özel belgede sahtecilik', 4 kez 'resmi belgede sahtecilik', 3 kez 'rüşvet' ve 3 kez 'edimin ifasına fesat karıştırmak' suçlarından toplam 103 yıldan 280 yıla kadar hapsi talep edilmişti. Tutuksuz sanık Baki Nugay'ın ise 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma', 30 kez 'ihaleye fesat karıştırma', 19 kez 'özel belgede sahtecilik', 4 kez 'resmi belgede sahtecilik', 7 kez 'rüşvet', 3 kez 'edimin ifasına fesat karıştırmak' ve 'suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama' suçlarından toplam 119 yıldan 328 yıla kadar hapsi talep edilmişti.

Rıza Akpolat'ın 234 yıla kadar hapsi istendi

Görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın 30 kez 'ihaleye fesat karıştırma', 17 kez 'özel belgede sahtecilik', 2 kez 'resmi belgede sahtecilik', 1 kez 'nitelikli dolandırıcılık', 2 kez 'rüşvet', 'suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama' ve 'haksız mal edinme, mal kaçırma veya gizleme' suçlarından toplam 86 yıldan 234 yıla kadar hapsi istenmişti.

Tutuklanmasının ardından Avcılar Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan ve ardından tahliye edilen sanık Utku Caner Çaykara'nın 'ulaşım araçlarının hareketinin engellenmesi, kaçırılması veya alıkonulması' suçundan beraati, 'rüşvet' suçundan ise 4 yıldan 12 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti.

Mütalaada, adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, görevlerinden uzaklaştırılan tutuksuz sanıklar Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin'in rüşvet' suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti. Esenyurt Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuksuz sanık Ahmet Özer'in ise 2 kez 'ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma' suçundan 6 aydan 2 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti.

Davada karar günü

Sanıkların, esasa ilişkin mütalaaya karşı savunmaları tamamlandı. Mahkeme heyeti, bugün Silivri'de görülecek olan duruşmada, sanıkların son sözlerini alacak. Ardından ise heyetin, kararını açıklaması bekleniyor.

Ankara Mamak'ta yangın

Ankara'nın Mamak ilçesinde ağaçlık alanda çıkan yangına itfaiye ekipleri müdahale ediyor.

23.08.2026 23:39:00 / Güncelleme: 23.08.2026 23:42:48
İhlas Haber Ajansı
 
Ankara Mamak'ta yangın
Ankara Mamak'ta yangın
Ankara'nın Mamak ilçesinde ağaçlık alanda çıkan yangına itfaiye ekipleri müdahale ediyor.

Yangın, Mamak ilçesi Başak Mahallesi Hüseyingazi semtinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, ormanlık alanda henüz bilinmeyen bir nedenden ötürü saat 18.00 sıralarında yangın çıktı.

İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. İtfaiye ekipleri yangını söndürmek için müdahale devam 

18 ilde düzenlenen siber operasyonlarda 77 şüpheli yakalandı

İçişleri Bakanlığı, siber suçlarla mücadele kapsamında son 5 günde 18 ilde düzenlenen operasyonlarda 77 şüphelinin yakalandığını bildirdi

23.08.2026 16:40:00
İhlas Haber Ajansı
 
18 ilde düzenlenen siber operasyonlarda 77 şüpheli yakalandı
18 ilde düzenlenen siber operasyonlarda 77 şüpheli yakalandı
İçişleri Bakanlığı, İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince 18 ilde siber suçlarla mücadele kapsamında gerçekleştirilen operasyonlarda yakalanan 77 şüpheliden 37'sinin tutuklandığını açıkladı.

Konuya ilişkin bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "18 ilde 'Yasa Dışı Bahis, Çevrim İçi Çocuk Müstehcenliği ve Tacizi, Bilişim Suçlarıyla Mücadele, Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığı Değerlerini Aklama ve Dolandırıcılık' suçlarına yönelik düzenlenen operasyonlarda yakalanan şüphelilerin; 37'si tutuklandı. 17'si hakkında ise adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor.

Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, MASAK ve Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde; İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince yapılan çalışmalar sonucu; 18 ilde düzenlenen operasyonlarda yakalanan şüphelilerin; yasa dışı bahis ve kumar oynattıkları, yasa dışı bahis sitelerinde para nakline aracılık ettikleri, yasa dışı bahis ve kumar sitelerinin reklamını yaptıkları, vatandaşlarımızın mobil bankacılık ve oyun hesaplarına yetkisiz erişim sağladıkları, müstehcen çocuk görüntüsü barındırdıkları, sosyal medya platformları üzerinden kapora bedeli gibi temaları kullanarak vatandaşlarımızı dolandırdıkları tespit edildi.

Güvenlik güçlerimizin kararlı mücadelesi ve aziz milletimizin desteğiyle siber suçlarla mücadelemizi ülkemizin dört bir yanında tavizsiz şekilde sürdürüyoruz. Kahraman Polislerimizi, Daire Başkanlığımızı, MASAK'ımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verildi.

Öğrenciye bir darbe de yurtlardan!

Üniversite öğrencilerinin barınma çilesi bu yıl boyut değiştirdi. Yüksek oda fiyatlarıyla sarsılan öğrencilere, şimdi de yurt yönetimlerinin "gizli" masraf kalemleri darbe vuruyor

23.08.2026 11:15:00
Haber Merkezi
 
Öğrenciye bir darbe de yurtlardan!
Öğrenciye bir darbe de yurtlardan!
Üniversite öğrencilerinin barınma çilesi bu yıl boyut değiştirdi. Yüksek oda fiyatlarıyla sarsılan öğrencilere, şimdi de yurt yönetimlerinin "gizli" masraf kalemleri darbe vuruyor. Birçok yurtta oda ücretine dahil olan yemek ve çamaşır hizmetleri artık ekstra ücrete tabi tutuluyor.

Üniversitelerin açılmasına kısa bir süre kala, ailelerin ve öğrencilerin en büyük kabusu haline gelen barınma krizi yeni bir evreye geçti.

Geçen yıla oranla katlanan yurt fiyatlarının şokunu atlatamayan öğrenciler, kapıdan içeri adım attıklarında acı bir sürprizle karşılaşıyor. Artık sadece "başını sokacak bir oda" satın alabildiklerini belirten öğrenciler, en temel insani ihtiyaçlar için bile her ay ucu açık faturalar ödemek zorunda kalıyor.

"Kullandığın Kadar Öde" Dönemi



Geçmiş yıllarda oda fiyatının içinde standart olarak sunulan sabah kahvaltısı ve akşam yemeği hizmeti, bu yıl birçok özel ve vakıf yurdunda sistemden çıkarıldı. "Maliyet artışı" gerekçesiyle "kullandığın kadar öde" ya da "kartlı yemek" sistemine geçen yurtlar, öğrencileri kampüs dışındaki pahalı restoranlara ya da sağlıksız hazır gıdalara mahkum ediyor. Öğrenciler, sadece beslenme için aylık oda kirasının yarısı kadar ek bir bütçe ayırmak zorunda kaldıklarını belirtiyor.

Çamaşır Yıkamak Bile Lüks Oldu

Faturayı kabartan bir diğer gizli kalem ise çamaşırhaneler oldu. Daha önce ücretsiz ya da sembolik jetonlarla dönen çamaşır yıkama ve kurutma makineleri, artık seans başına ücretlendiriliyor.

Bir öğrencinin haftalık çamaşır, kurutma ve deterjan masrafı aylık bazda ciddi bir yüke dönüşmüş durumda. Bazı yurtlarda ise odalardaki buzdolabı ve klimalar için elektrik kotası konulduğu, kotayı aşan öğrencilere ay sonunda "enerji aşım faturası" kesildiği iddia ediliyor.

Öğrencileri Ne Bekliyor?

Bu ek masraflarla birlikte aylık gideri tahmin edilen bütçenin çok üzerine çıkan binlerce öğrenci, daha şimdiden kayıt dondurarak memleketine dönmeyi düşünüyor.

Yurt yemekhanesindeki pahalı menüleri alamayan öğrenciler, öğün atlayarak bütçe dengelemeye çalışacak. Bu durum ciddi sağlık sorunlarını beraberinde getirebilir.

Yurtların ağır mali şartlarından kaçan öğrenciler, birkaç kişi birleşerek standardı çok düşük, güvenli olmayan bodrum katı evlere çıkmak zorunda kalacak.

"Sadece Dört Duvar Satın Alıyoruz"

Sosyal medyada duruma tepki gösteren bir üniversite öğrencisi, yaşadıkları çaresizliği şu sözlerle özetliyor: "Yurt ücretini ailem borç harç ödedi. Ancak buraya geldiğimde çamaşırın paralı, yemeğin ekstra olduğunu öğrendim. Biz yurttan hizmet değil, sadece dört duvar satın alıyoruz. Bu gidişle okulu bırakmak zorunda kalacağım."

İstanbul'da sıcak hava etkili oldu: Park ve sahiller doldu taştı

İstanbul'da sıcak hava etkili olunca hafta sonunu fırsat bilen vatandaşlar, park ve sahillere akın etti. Beşiktaş sahilinde vatandaşlardan bazıları kendini boğazın serin sularına bırakırken bazıları ise kitap okuyarak ve güneşlenerek vakit geçirdi

22.08.2026 16:35:00 / Güncelleme: 22.08.2026 16:38:22
İHA
 
İstanbul'da sıcak hava etkili oldu: Park ve sahiller doldu taştı
İstanbul'da sıcak hava etkili oldu: Park ve sahiller doldu taştı
İstanbul'da günlerdir etkili olan sıcak hava hafta sonunda da etkisini sürdürünce havadan bunalan vatandaşlar soluğu park ve sahillerde aldı. Mega kentte sıcak yaz günlerinde vatandaşların en uğrak noktalarından biri yine Beşiktaş'ta bulunan Bebek ve Arnavutköy sahili oldu.

Bebek Sahili'nde yürüyüş yapan ve banklarda oturan vatandaşların yanı sıra, bazıları da denize girip serinlemeye çalıştı.



Yine Bebek'ten Arnavutköy'e uzanan sahil hattında kimi vatandaşlar Boğaz'ın esintisinden faydalanırken, bazıları kıyıda oturup manzara eşliğinde kitap okudu.

Öte yandan, Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden alınan son verilere göre İstanbul'da birkaç gündür etkili olan sıcak havanın yeni haftada da etkisini sürdürmesi bekleniyor.

Binlerce çocuk kamplarda buluştu


 
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) yaz tatilinde çocukları sporla ve doğayla buluşturduğu İBB Doğa Kampı sona erdi. İki ay boyunca yapılan kampta 8 bini aşkın çocuk bisikletten okçuluğa, oryantiringden doğada yaşam eğitimlerine birçok aktiviteye katıldı.

22.08.2026 10:37:00
Murat Çorbacı
 
Binlerce çocuk kamplarda buluştu
Binlerce çocuk kamplarda buluştu

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından 2021'den bu yana her yıl düzenlenen Doğa Kampı'nın altıncısı sona erdi. Eyüpsultan Belediyesi Çiftalan Gençlik Kampı'nda 29 Haziran'da başlayan kamp, sekiz hafta boyunca 8 binden fazla çocuğu doğayla ve sporla buluşturdu.
İBB Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı ve İBB Spor İstanbul koordinasyonuyla düzenlenen kampta, yorucu bir eğitim-öğretim yılını geride bırakan 9-13 yaş arası çocuklar, sekiz hafta boyunca hem fiziksel hem zihinsel gelişimlerine katkı sunan aktivitelerle unutulmaz bir yaz tatili geçirdi.

Her şey vardı

Tamamen ücretsiz olarak düzenlenen kampta, gün başına 215 çocuk ağırlandı ve katılımcılara her gün üç öğün yemek servisi sunuldu. Çocuklar kamp süresince; bisiklet sürüş, okçuluk, oryantiring, tırmanma, doğada yaşam eğitimleri, drama atölyeleri ve atletizm gibi birçok farklı branşta eğitim alma ve kendilerini geliştirme fırsatı buldu.
Alanında uzman 24 eğitmenin görev aldığı kampta, çocukların sosyal ve psikolojik gelişimlerine katkı sağlamak, grup içi dinamiklerini desteklemek amacıyla pedagoglar da hazır bulundu.

Teknoloji yoktu

Çocuklara erken yaşta sorumluluk duygusu, takım ruhu, sevgi, saygı, paylaşma, yardımlaşma ve çevre bilinci aşılamayı hedefleyen İBB Doğa Kampı, minik İstanbullulara dijital ekranlardan ve teknolojiden uzakta, tamamen doğanın kalbinde vakit geçirme imkânı sundu.
İstanbul'un dört bir yanından kampa katılımı kolaylaştırmak amacıyla, Avrupa ve Anadolu Yakası'ndaki 8 farklı transfer merkezinden kaldırılan ücretsiz servislerle çocukların güvenli ve konforlu bir şekilde alana ulaşımı sağlandı.

Kampın çocuklara hareket bilinci aşılamak adına önemine değinen İBB Spor İstanbul Genel Müdürü Prof. Dr. Bilge Donuk, "Spor kültürünü tabana yaymanın ve aktif bir şehir yaşamı sağlamanın yolu, çocuklarımıza erken yaşta hareket bilincini aşılamaktan geçiyor. Her yıl yaz tatilinde düzenlediğimiz Doğa Kampı ile İstanbul'un çocuklarına sadece spor yaptırmıyor; teknolojiden uzakta takım ruhunu, sorumluluk almayı, paylaşmayı ve doğayla uyum içinde yaşamayı da öğretiyoruz. Bu yıl da sekiz hafta boyunca uzman eğitmenlerimiz ve pedagoglarımız eşliğinde 8 binden fazla çocuğumuzu Doğa Kampı'nda misafir etmekten büyük bir mutluluk duyduk. Çocuklarımızın eğlenceli zamanlar geçirmesinin dışında fiziksel, zihinsel ve pedagojik gelişimlerini de destekleyen bu tür projelerimizi çeşitlendirerek hayata geçirmeye devam edeceğiz" dedi.

8 binden fazla çocuk katıldı

İBB Sportif Değerlendirme Müdürü İlker Öztürk, bu yıl düzenlenen Doğa Kampı'nın büyük ilgi gördüğünü belirterek, projeye 8 binden fazla çocuğun katıldığını söyledi.
Çocukların kamp boyunca hem doğayı tanıdığını hem de sporla iç içe bir deneyim yaşadığını vurgulayan Öztürk, "Doğada yaşamdan oryantiringe, okçuluktan tırmanışa, atletizmden bisiklete kadar birçok farklı aktiviteyle çocuklarımız hem spor branşlarını deneyimledi hem de doğayı keşfetti. Ama bizim için en önemlisi; paylaşmayı, yardımlaşmayı ve birlikte hareket etmeyi öğrenmeleri oldu." ifadelerini kullandı.

Drama atölyelerinin de çocukların gelişimine önemli katkı sağladığını belirten Öztürk, "Çocuklarımızın ekranlardan uzaklaşıp doğanın içinde vakit geçirmelerini istedik. Burada sporun farklı branşlarını deneyimlerken aynı zamanda kendilerini ifade etmeyi, iletişim kurmayı ve özgüvenlerini geliştirmeyi de öğrendiler. Öğrenmenin hayatın içinde de mümkün olduğunu birlikte gördük" diye konuştu. Gelecek yıllarda Doğa Kampı'nı daha da büyütmeyi hedeflediklerini belirten Öztürk, "Bu projeyi her yıl geliştirerek daha fazla çocuğumuzu doğayla ve sporla buluşturmak istiyoruz. Çocuklarımız için bunu yapmanın önemli bir sorumluluk olduğuna inanıyorum" dedi.

Afyon'da kontrolden çıkan yolcu otobüsü devrildi: Yaralılar var

Afyonkarahisar'da kontrolden çıkan yolcu otobüsü devrildi. İlk belirlemelere göre olayda çok sayıda kişi yaralandı

22.08.2026 08:48:00 / Güncelleme: 22.08.2026 08:51:00
İHA
 
Afyon'da kontrolden çıkan yolcu otobüsü devrildi: Yaralılar var
Afyon'da kontrolden çıkan yolcu otobüsü devrildi: Yaralılar var
Kaza, Sinanpaşa ilçesine bağlı Tınaztepe Kavşağı'nda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Antalya istikametine gittiği öğrenilen yolcu otobüsü henüz belirlenemeyen bir nedenle kavşakta devrildi.



Kazanın ardından bölgeye çok sayıda sağlık, jandarma ve AFAD ekipleri sevk edildi.

Kurtarma ekiplerinin bölgedeki çalışmaları devam ederken ilk belirlemelere göre kazada çok sayıda kişi yaralandı.

Beypazarı'nda 1 kişinin öldüğü maden kazasına ilişkin soruşturma başlatıldı

Ankara'nın Beypazarı ilçesindeki Hırkatepe Mahallesi'nde bulunan Çayırhan Enerji İşletmesi sahasında 1 işçinin öldüğü, 4'ü ağır 11 işçinin yaralandığı, 9 kişinin de etkilendiği maden kazasına ilişkin soruşturma başlatıldı

22.08.2026 02:00:00
AA
 
Beypazarı'nda 1 kişinin öldüğü maden kazasına ilişkin soruşturma başlatıldı
Beypazarı'nda 1 kişinin öldüğü maden kazasına ilişkin soruşturma başlatıldı

Ankara Valiliğinden yapılan yazılı açıklamada, şunlar kaydedildi:

"İlimiz Beypazarı ilçesi Hırkatepe Mahallesi'nde bugün saat 18.00 sıralarında, Çayırhan Enerji İşletmesi sahasında, ilk tespitlere göre çalışma sahasının arkasında tavan çökmesi sonucu oluşan basınca bağlı olarak savrulmalar neticesinde maden kazası meydana gelmiştir. Olay mahalline jandarma, emniyet, itfaiye, AFAD, UMKE ve sağlık ekiplerimiz sevk edilmiş, 15 ambulans ekibi görevlendirilerek yaralılar hastanelerimize nakledilmiştir. Olaydan toplam 20 vatandaşımız etkilenmiş, 1 madenci vatandaşımız hayatını kaybetmiş olup yaralı vatandaşlarımız tedavi altına alınmıştır. Olayın meydana geliş nedeni ile ilgili olarak ilgili mercilerce gerekli inceleme ve soruşturma başlatılmış olup çalışmalar titizlikle sürdürülmektedir."

Yaralı işçilerden bir bölümünün getirildiği Beypazarı Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Selahattin Bıçak, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, hastaneye intikal eden yaralıların bilincinin açık olduğunu söyledi.

Ankara Valisi Canbolat, yaralıları ziyaret etti

Ankara Valisi Yakup Canbolat, maden kazasında yaralanan vatandaşları tedavi gördükleri Beypazarı Devlet Hastanesi'nde ziyaret etti.

Yaralıların durumuna ilişkin bilgi alan Canbolat, gazetecilere yaptığı açıklamada, kazanın saat 18.00 sıralarında bir kömür bloğunun düşmesi sonucu oluşan hava basıncından kaynaklandığını belirterek, şunları kaydetti:

"Kazada maalesef 1 vatandaşımızı kaybettik. O hala o galeri içerisinde. Savcımız, bilirkişiyle birlikte girip o kardeşimizin cenazesini de çıkaracaklar. Olayda toplamda 20 kişi etkilendi. Bunun bir kısmı yaralı, bir kısmı da içerideki dumandan, gazdan, kömür etkisinden ve basınçtan etkilenmeler oldu. Bunlardan 4 vatandaşımızın durumu ağır, 2'si Bilkent Şehir Hastanesine sevk edildi. İçerideki 2 hastamızın da Etlik Şehir Hastanesine sevkleri tamamlandı, onlar da gönderilecek.

Diğer hastalarımızın genel durumu iyi, onlara Allah'tan şifa, vefat eden vatandaşımıza rahmet, yakınlarına da sabır diliyoruz. Bu olay her boyutuyla, adli, idari olarak araştırılacak. Sebebi nedir, bir kusur var mıdır, neden dolayı oluşmuştur' Bunlara bilirkişi incelemesi, adli ve idari inceleme sonucunda karar verilecek. İnsanlarımızın şundan müsterih olmasını istiyoruz; konu her yönüyle mutlaka araştırılacak, yanlış yapılan bir şey varsa da onun gereği yapılacaktır."

Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı

Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Ankara ili Beypazarı ilçesi Hırkatepe Mahallesi'nde bulunan Çayırhan Enerji sahasında, ilk belirlemelere göre maden işletmesinde kullanılan basınçlı hava sisteminde meydana gelen patlama sonucu 1 işçinin hayatını kaybettiği, 4'ü ağır olmak üzere toplam 11 işçinin yaralandığı olayla ilgili olarak Cumhuriyet Başsavcılığımız koordinesinde mülhakat Beypazarı Cumhuriyet Başsavcılığınca derhal soruşturma işlemlerine başlanmış olup, soruşturmanın etkin ve kapsamlı şekilde yürütülmesi amacıyla Beypazarı Cumhuriyet Başsavcısı koordinesinde 2 cumhuriyet savcısı ile alanında uzman bilirkişiler görevlendirilmekle, olayda kusur veya sorumluluğu bulunan kişi ya da kişilerin tespiti, delillerin toplanması ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasına yönelik soruşturma işlemleri titizlikle yürütülmektedir." 

İsrail'in Ebu Zuhur saldırısının perde arkası


 
 
İsrail ile Suriye arasında uzun süredir 'gizli' ya da 'dolaylı' olarak yürütülen görüşmelerin merkezinde Türkiye yer alıyor. İsrail, anlaşma şartı olarak Suriye'den Türkiye ile özellikle askeri ilişkilerini minimum seviyeye indirmesini istiyor.

22.08.2026 01:10:00 / Güncelleme: 22.08.2026 01:12:22
Hasan Gündoğdu
 
 İsrail'in Ebu Zuhur saldırısının perde arkası
 İsrail'in Ebu Zuhur saldırısının perde arkası

İsrail'in geçtiğimiz günlerde İdlib'de bulunan Ebu Zuhur Hava Üssü'ne saldırması tüm dünyada gözleri yeniden Suriye'ye çevirdi. İsrail Başbakanı Netanyahu açık açık bu saldırıyla Türkiye'ye mesaj verdiklerini söyledi. ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, Dubai merkezli El Arabiya English kanalına 19 Ağustos'ta verdiği mülakatta, hava üssü saldısıyla ilgili İsrail'in Türkiye'nin Suriye'de daha güneye ilerlemesini tehdit olarak değerlendirdiğini söyledi. Huckabee; İsrail, Suriye ve Türkiye arasında çatışmayı önleme mekanizması üzerinde çalıştıklarını doğruladı. Siyonist yanlısı görüşleriyle bilinen Huckabee, "Gergin bir bölge, herkes oldukça gergin var, birisi tehdit hissettiğinde tepkiler oluyor" şeklinde konuştu.

Çatışma riski düşük!

ABD'nin Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack da daha önce ülkesinin İsrail, Türkiye ve Suriye arasında bir çatışmasızlık mekanizması kurmak için çalıştığını söylemişti. Barrack ile iletişim içinde olduklarını söyleyen Huckabee, ihtiyaç halinde tarafların mekanizma üzerinden konuşup, niyetlerini aktarabileceklerini belirtti. Huckabee, şunları söyledi: "Hiç kimse gerilimin tırmanmasını, şiddetin artmasını görmek istemiyor. Bu nedenle, yaşanan eylemlerin yatıştırılması için her türlü çaba gösteriliyor. Ve bence bunu başarabiliriz." Reuters haber ajansının 20 Ağustos tarihli haberine göre ise Huckabee, Washington'ın, İsrail'in eylemlerinin iki ülke arasında çatışma riskini artırıp artırmadığı konusunda endişeli olup olmadığı sorusuna, "O noktaya geldiğini düşünmüyorum. Buna yakın olduğumuzu bile düşünmüyorum. İsrail, Türkiye'nin daha güneye doğru ilerlediğini gördü ve bunu potansiyel bir tehdit olarak değerlendirdi. Can kaybına yol açan bir eylemde bulunmadı. Önemli varlıkların yok edilmesiyle sonuçlanan bir eylemde de bulunmadı" diyerek cevap verdi.

İsrail, Suriye ile neyi görüşüyor?

İsrail ile Suriye arasında zaman zaman temaslar ve görüşmeler oldu ve hâlâ çeşitli kanallardan temas sürüyor. Reuters Ajansı'na göre 14 Ağustos 2026'da Mossad Başkanı Roman Gofman ile Suriye Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani telefon görüşmesi yaptı. Görüşmede ağırlıklı olarak Türkiye'nin Suriye'deki askerî varlığı konuşuldu. Bu, Şam'daki yeni yönetim ile İsrail arasındaki en üst düzey temaslardan biri olarak değerlendiriliyor. Ancak İsrail'in bu görüşmeden 4 gün sonra Ebu Zuhur Hava Üssü'nü vurması dikkat çekti. Ayrıca ABD arabuluculuğunda İsrail-Suriye arasında güvenlik anlaşması ve çatışmaların tırmanmamasına dair görüşmeler yürütülüyor. Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara da Temmuz ayında İsrail'le bir güvenlik anlaşması üzerinde çalıştıklarını açıkça söylemişti. Henüz iki ülke kapsamlı bir barış anlaşması imzalamadı. Suriye, eskiden olduğu gibi İsrail'i tanımıyor ve İsrail pasaportları Suriye'de geçmiyor!

İsrail, Suriye'den ne istiyor?

İsrail'in istedikleri çok net...
1. Suriye topraklarından İsrail'e yönelik askerî tehdit oluşmaması,
2. Suriye ordusunun ve askerî altyapısının İsrail sınırına yakın bölgelerde sınırlandırılması,
3. İsrail'in özellikle işgal ettiği Golan çevresindeki güvenlik endişelerinin garanti altına alınması,
4. İran bağlantılı silah ve güçlerin Suriye üzerinden İsrail'e ulaşmasının engellenmesi,
5. İki taraf arasında yanlış anlaşılmaları önleyecek bir askerî iletişim mekanizması kurulması,
6. Türkiye'nin Suriye'de kalıcı ve güçlü bir askerî varlık oluşturmasının engellenmesi!


İsrail geleceğe hazırlanıyor

Şu anda Ankara ile Tel Aviv arasında doğrudan savaş hazırlığından ziyade Suriye'nin gelecekte kimin nüfuz alanı olacağı konusunda ciddi bir güç mücadelesi yaşanıyor. Bu bağlamda dün önemli bir gelişme yaşandı. Suriye Demokratik Güçleri (SDG ya da meşhur ismiyle PKK/YPG) Genel Komutanı Mazlum Abdi, Kürt yönetiminin Şam yönetimi ile entegrasyonunun tamamlandığını duyurdu. Suriye'deki Kürtlerin öncülüğündeki SDG ile Şam yönetimi, 10 Mart 2025'te entegrasyon anlaşmasına varmıştı. Anlaşma, SDG'nin kontrolündeki geniş bir bölgeyi Suriye ordusu ile çatışmalarda kaybetmesiyle sonuçlanan çatışmaların ardından geldi.

Sekiz maddelik anlaşma ülkenin kuzeydoğusundaki sınır kapıları, Kamışlı Havalimanı ve petrol sahaları gibi tüm sivil ve askeri kurumların entegre edilmesini öngörüyor. Bunun karşılığında Kürtlere vatandaşlık verilmesi ve anayasal haklarının güvence altına alınması, ülke içinde yerinden edilmiş kişilerin geri dönüşlerinin ve korunmalarının sağlanması ve ülke genelinde ateşkesin sağlanmasına mutabakata varılmıştı. Böylece İsrail, SDG vasıtasıyla Suriye'de önemli bir mevzi elde etti. İsrail, benzer bir mevziyi Irak'ın kuzeyinde Peşmerge vasıtasıyla elde etmişti. Önümüzdeki süreçte 'Terörsüz Türkiye' yoluyla iyice siyasallaşacak bir hareket vasıtasıyla Türkiye'de de benzer bir oluşumu sonuçlandırabilir. Bir tek İran kalıyor... Onu da ABD-İran anlaşması yoluyla neticelendirmek istiyor. Dört ayaklı yekpare bir Kürt varlığı İsrail'in Vaadedilmiş Topraklar hedefi için çok kullanışlı bir vasıta olacaktır! Plan bu... Bu plana ABD'nin bölgesel hedefleriyle de uyumlu. İran, bu plana çomak sokmak için hayatını riske atmış durumda.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.