logo
30 NİSAN 2026

Başkanlık sistemi = Demokratik parçalanma

09.04.2011 00:00:00
Başkanlık sistemi, asıl ifadesiyle federasyon sistemi Türkiye'ye dayatılan bir sistemdir.Kim dayatıyor? Tabii ki AB ve ABD?Batılı ülkelerin buradaki hedefi Türkiye'yi 36 etnik kökene göre küçük devletçiklere parçalamak ve bu devletçikler arasında kaos, karmaşa ve iç savaşın çıkmasını sağlamaktır.Bugüne kadar bunu başaramadılar. PKK terörünü "Kürt sorunu" olarak yutturmaya çalıştılar ama bir türlü tutturamadılar. Çünkü önlerinde "üniter yapı" engeli vardı.Şimdi "sivil Anayasa", "Anayasa'nın ilk üç maddesinin değiştirilmesi", "başkanlık ve federasyon sistemi" gibi projelerle bu engeli aşmaya çalışıyorlar.Türkiye'yi etnik unsurlara göre parçalara bölme projesi bugünün projesi değildir. Bu proje, 1800'lü yıllardan beri planlanan ve 1900'lü yıllarda önümüze Sevr olarak konulan projenin daha da genişletilmiş halidir.Türk milleti o günlerde Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde başardıkları istiklal harbiyle bu projeyi ellerinin tersiyle itti. Tabii, Batılı ülkeler bu sevdalarından vazgeçmediler bu sefer Lozan görüşmelerinde bu projeyi yeniden önümüze koydular.Lozan görüşmelerine katılan heyette bulunan Rıza Nur'un şu ifadeleri Lozan görüşmelerinde nelerin masaya konulduğu konusunu gözler önüne sermektedir:"Batılı ülkeler ülkemizdeki karıncaları bile ekalliyet (azınlık) yapmak istiyorlar."Atatürk'ün ve arkadaşlarının onurlu duruşu sayesinde Lozan Anlaşması'nda Batılı ülkeler amaçlarına ulaşamadılar, Türkiye'de Müslüman olanlar ülkenin sahibi, Rumlar, Ermeniler ve Yahudiler azınlık olarak kabul edildi ve batıya bu şekilde kabul ettirildi.Bu açıdan da bakıldığında Lozan sadece topraklarımızın tapusu değil, aynı zamanda mili bütünlüğümüzün de teminatıdır.Batılı ülkeler Lozan ile bu bölme projesini ceplerine koydular ve Türk siyasetinin zayıf anını beklediler. Bugün bu ortamı bulmuş olacaklar ki sürekli yeniden önümüze koyuyorlar.Adeta Lozan'ın rövanşı yapılıyor.Dikkat ederseniz, AB müzakerelerinde, ilerleme raporlarında sürekli olarak önümüze konulan mevzu budur. Azınlık kapsamının genişletilmesi, Kürtlerin, Alevilerin, Lazların, Çerkezlerin azınlık kapsamına alınmasıdır. Diğer bir ifadeyle azınlık kavramının dini inanca göre değil de etnik temele göre yapılmasıdır.Üniter yapı olduğu müddetçe bu etnik parçalanmayı başaramayacaklarını gayet iyi biliyorlar.Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ın altını çizerek ifade ettiği gibi, "Başkanlık sistemiyle birliğimizi bozup aramıza fitne sokmak istiyorlar"İşte başkanlık sistemi dediğimiz hadise demokratik yollarla Türkiye'nin Irak gibi parçalanmasıdır. Batı bugün Türkiye'nin bu gidişatını Mısır, Libya, Tunus gibi ülkelere tavsiye ediyor. Yani "bizi Irak, Afganistan, ve Libya'da olduğu gibi işgalle falan oyalamayın, demokratik yöntemlerle kendi kendinizi parçalayın biz de hazıra konalım" demek istiyorlar. Ve buna moda deyimiyle "AKP modeli" deniyor.   12 Haziran'da bu gidişata dur demezsek bu parçalanma süreci hızla işleyecektir ve maalesef Türkiye'nin yarını bugünden daha iyi olmayacaktır.Şu an sahip olduğumuz üniter yapı, ABD ve AB ülkeleri de dahil bütün ülkelerin ulaşmak istediği nihai ve ideal olan bir sistem olmasına rağmen, bizim kendi ellerimizle bu sistemi darmadağın etmemiz bizi oldukça karanlık bir vadiye sürükleyecektir. 12 Haziran'da bu oyunu bozmak milletimizin elindedir. 
 
Murat Çabas / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.