HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 09 AĞUSTOS 2022, SALI

Batının fotoğrafı:Baskı, şiddet, kan

14.08.2002 00:00:00
Güçlü devletlerin zayıf devletleri arka bahçeleri olarak görmeleri devletler tarihi kadar eski bir gelenektir.

Haçlı Seferleri ve coğrafi keşif olarak adlandırılan sömürgecilik faaliyetleri bu hakikatin uzantılarıdır.

Kristof Kolomb'un İspanya adına çıktığı seferde, Amerika adını alacak kıtadaki, Toltekler, Aztekler, İnkaları kılıçtan geçirmesi ve uygarlıklarını yerle bir etmesi sadece zenginlik ve ekonomik çıkar maksadıylaydı.

Amerika kıtasını işgal eden İspanyolları, Portekizliler ve Fransızlar takip etmiş, kıtadaki zenginliklere ulaşmak uğruna sayısız katliamlar yapmışlardır.

Keza, Portekizli Vasko de Gama 1497'de Hindistan'a giden deniz yolunu bulmak, baharat ve kıymetli madenlere ulaşmayı hedefliyordu.

Sömürgeciliği bir devlet politikası haline getiren İngilizler de silah ve kaba kuvvetle ele geçirdikleri Hindistan, Afganistan, Pakistan gibi Asya ülkelerinde şiddete dayalı bir baskı yöntemi uygulamışlardır.

İngilizlerin kendi tekstil mallarını pazarda Hint kumaşlarına karşı rakipsiz kılmak için 40 bin Hintli kumaş imalat ustasının kollarını kestikleri bilinmektedir.

Bu örnekler insan hakları savunucusu Batının bir ülkenin kaynaklarını ve her türlü zenginliğini ele geçirmek uğruna yapabileceklerinin sınırsız olduğunun göstergeleridir.

Varlığını ve genişleme politikasını şiddete dayalı baskı yöntemleriyle korumaya çalışan Batı dünyası 21. yüzyılda da tarihten gelen bir alışkanlıkla aynı stratejileri kullanmaktadır.

Bugün iki ülkenin karşılıklı bir araya gelerek mücadele ettikleri dönemler geride kalmıştır. Ama teknolojik imkânları fazla, ekonomisi güçlü devletler, noktasal hedefleri, kilometrelerce uzaktan kilitlenerek vurabilen füzelerle istedikleri ülkeyi etkisiz hale getirebilmektedir.

Tarihte, yabancı devletler üzerinde baskı kurma, asker ve silah yığma yöntemleriyle yapılan çıkarmalarla sağlanmakta iken, bugün ekonomik, siyasî yaptırımlar kullanılmakta, bunların yeterli görülmediği durumlarda teknolojik silahlarla stratejik merkezlerin vurulması vasıtasıyla nihaî sonuca ulaşılmaktadır.

Bu bağlamda ABD'nin Irak'a yapacağı müdahale de 21. yüzyılın baskı yöntemleri çerçevesinde değerlendirilmelidir. Zira müdahaleyi gerektirecek meşru bir sebep yoktur. Tüm dünya bu görüşte müttefiktir. Üstelik Newsweek dergisindeki bir yoruma göre, Irak'a yönelik bir harekâtın tüm Ortadoğu'ya sıçrayacağı konuşulmaktadır.

Esasen ABD'nin Ortadoğu'daki nüfuzu 1956 Süveyş krizi ile başlamıştır. Bu tarihte İngiltere ve Fransa, Mısır'ın Süveyş Kanalı'nı millileştirmesine karşı harekât başlattılar. Sovyetler Birliği ise İngiltere ve Fransa'nın bölgeden çıkmaması halinde nükleer bir savaşın çıkması tehdidinde bulundu. Sovyetlerin karşısında tek güç olan ABD yeni bir dünya savaşına hazır olmadığı için İngiltere ve Fransa'nın yanında yer almadı. Bu iki devletin bölgeden çekilmeleriyle de ABD Ortadoğu'da tek başına egemen güç konumuna geldi.

AB'nin kurulmasının da temeli olan bu Süveyş krizi Avrupa devletlerini ABD ve Sovyet tehdidine karşı birleşmeye itmiş, bu hadiseden 1 yıl sonra 1957'de imzalanan Roma Anlaşması ile AB'nin kurulma süreci başlamıştır.

Bugün ABD'nin Ortadoğu'daki Arap devletlerinin tamamına sıçraması muhtemel operasyonu, devletleşme sürecindeki AB'ye karşı bölgedeki liderliğini sağlamlaştırması, petrol ve diğer zenginliklere tek başına hakim olabilmesi içindir.

Ayrıca hâmisi konumundaki İsaril'i Mısır ve Ürdün dışında tanıyan Arap devleti yoktur. Böyle bir harekâtla İsrail'in yayılmacı politikasının da önü tamamen açılmış olacaktır.

Görüldüğü gibi ABD'nin Arap ve İslam dünyasına demokrasiyi getirme kararında olduğu ve bu uğurda rejimleri devirmeye hazırlandığı iddiaları tamamen düzmecedir.

Tarih boyunca sadece kendini düşünen ABD'nin ve topyekün Batı dünyasının hâlâ aynı zihniyetle hareket ettiği unutulmamalıdır.

ABD'nin Ortadoğu'da yapacağı böyle bir operasyon; bölge üzerinde hesapları olan Rusya, Almanya ve Japonya'nın bu planlarını engelleyecek ve tek süper güç projesine de ivme kazandıracaktır.

Türkiye için de ciddi tehditler içeren bu operasyon Ortadoğu'da tüm dengeleri değiştirecek kapsamda planlanmaktadır.

Siyasi iradenin ABD'nin görünen bahaneleriyle değil, tarihten gelen arka bahçe projelerini dikkate alarak milli menfaatlerimiz istikametinde hareket etmesi gerekmektedir.

Bize dost ve müttefik görünenlerin bugün geldikleri noktalara, bizim üzerimizde de denedikleri şiddete dayalı, kanlı baskı yöntemleriyle ulaştıkları asla hatırdan çıkarılmamalıdır.
 
Abdulkadir Baş / diğer yazıları
- Gerçekleri görebilmek / 05.11.2002
- Ezilen halklar Türk'ün adaletini bekliyor / 03.11.2002
- Türkiye'nin gerçek dostu var mı? / 02.11.2002
- AB, Türkiye'nin kurtuluşu değil, sonudur / 01.11.2002
- Çeçen eyleminin ardından / 31.10.2002
- Milli kaynakları hayata geçirecek irade, milletin iradesidir / 29.10.2002
- Türk'e Türk'te başka dost yoktur / 28.10.2002
- Basının esas görevi / 27.10.2002
- İnsan hakları meselesi / 26.10.2002
- Milletçe aradığımızı bulduk / 24.10.2002
- AB çıkmaz sokak / 23.10.2002
- Türkiye'yi kemiren kurt: Faiz / 22.10.2002
- Güneş balçıkla sıvanmaz / 21.10.2002
- ABD gerçekten dost mu! / 20.10.2002
- Orduyu küçültme iddialarının perde arkası / 19.10.2002
- Denk bütçe için-II / 18.10.2002
- Denk bütçe için-1 / 17.10.2002
- 3 Kasım'ın favorisi bellidir / 16.10.2002
- AB'nin gerçek yüzü artık farkedilmelidir / 15.10.2002
- Dünden bugüne değişemeyen Ecevit / 14.10.2002
- Irak operasyonunun asıl hedefi / 13.10.2002
- AB çıkmaz sokak / 11.10.2002
- Millet, emaneti ehline teslim edecektir / 10.10.2002
- AB içinde Türkiye'nin yeri yoktur / 09.10.2002
- Irak operasyonu başlamadan durdurulmalı / 08.10.2002
- Türkiye'nin AB'ye ihtiyacı yok / 05.10.2002
- Ulusal bütünlük gözardı edilemez / 04.10.2002
- Irak operasyonunun arka planı / 03.10.2002
- Azınlık vakıfları ve Lozan / 01.10.2002
- Türkiye'nin liderliğinde Ortadoğu / 30.09.2002
- Türkler Avrupalı olamaz / 29.09.2002
- Yeni vergi düzenlemesi / 28.09.2002
- Güç dengelerinde kilit ülke: Türkiye / 26.09.2002
- CHP IMF'nin güdümünde / 24.09.2002
- Türkiye'nin geleceğini BTP kuracaktır / 23.09.2002
- Modern sömürünün ekonomik ayağı: IMF / 21.09.2002
- Bağımsız enerji politikaları ve BTP / 20.09.2002
- Azerbaycan petrolleri ve Türkiye / 19.09.2002
- Irak operasyonu ve Türkiye'nin politikası / 18.09.2002
- Türkiye için AB yolu kapalı / 17.09.2002
- AB'ci partilerin seçim korkusu / 15.09.2002
- Atatürk'ün milli bütünlük politikasına dönüş şarttır / 14.09.2002
- Asıl mesele tam bağımsızlık / 13.09.2002
- Millet tercihini yaptı / 12.09.2002
- BTP'nin maden politikası ile kazanılacaklar / 11.09.2002
- Son umutları küskünler hareketi / 10.09.2002
- IMF'ci CHP 'boş' çıktı / 09.09.2002
- Prof. Dr. Haydar Baş'ın tezi / 06.09.2002
- Bu nasıl halkçılık? / 05.09.2002
- Batı'nın gözü Türkî Cumhuriyetlerin üzerinde / 04.09.2002
- Bağımsız ve milli bir dış politika şart / 03.09.2002
- AB'den değil, milletten yana tavır alınmalı / 02.09.2002
- Kıbrıs'ta zor dönemeç / 01.09.2002
- Zafer Bayramı'nın anlamı / 31.08.2002
- IMF ve AB'cilerin BTP korkusu / 30.08.2002
- Gerçek Atatürkçüler / 29.08.2002
- Bu nasıl halkçılıktır ki... / 28.08.2002
- Gerçekten millete vekil olmak / 27.08.2002
- Siyasette kirlenme / 26.08.2002
- Türkiye, alternatifsiz değildir / 25.08.2002
- Eskilerden bıkan halk yeniye koşuyor / 24.08.2002
- Türkiye'nin stratejik derinliği / 23.08.2002
- Batı'nın yozlaşmış ahlakı / 22.08.2002
- MEB'nın attığı faydalı adım / 21.08.2002
- Türkiye'nin ufkunu değiştiren lider / 20.08.2002
- BTP milli bir harekettir / 19.08.2002
- Atatürk'ün hedefi / 18.08.2002
- BTP iktidara geliyor / 17.08.2002
- AB'ye karşı yükselen tek ses: Prof. Dr. Haydar Baş / 15.08.2002
- Batının fotoğrafı:Baskı, şiddet, kan / 14.08.2002
- Milletten uzak siyaset olur mu? / 13.08.2002
- Milletin son ve tek umudu: BTP / 11.08.2002
- BTP ve medyaya düşen görev / 10.08.2002
- Vatandaş kararını verdi: BTP / 09.08.2002
- AB'nin hedefi Kıbrıs / 08.08.2002
- Gücünü milletten alan parti: BTP / 07.08.2002
- Kilit ülke Türkiye / 06.08.2002
- "Önce insan" / 05.08.2002
- AB yasalarında milletin imzası yoktur! / 04.08.2002
- AB uyum paketinin hedefi: Toprak bütünlüğümüz / 03.08.2002
- Tam bağımsız ekonomi / 01.08.2002
- Sorumlular AB'nin gerçek yüzünü görmelidir! / 31.07.2002
- İktidara yürüyen BTP ve projeleri / 30.07.2002
- AB'nin Kıbrıs oyunu / 29.07.2002
- Gözün aydın Türkiyem / 28.07.2002

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

14.08.2001, 14.08.2000, 14.08.1999, 14.08.1998, 14.08.1997, 14.08.1996, 14.08.1995, 14.08.1994, 14.08.1993, 14.08.1992, 14.08.1991, 14.08.1990, 14.08.1989, 14.08.1988, 14.08.1987, 14.08.1986, 14.08.1985, 14.08.1984, 14.08.1983


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.