logo
06 TEMMUZ 2026

Bel ve boyun ağrıları ciddi sorunlar doğuruyor

06.09.2007 00:00:00
 
Halk arasında kireçlenme olarak bilinen faset sendromu çoğu kez bel ve boyun fıtığı ile bir arada bulunabiliyor. Uzmanlar, bu ağrıların ciddi sorunlar yaratabildiğini vurguluyor.

Halk arasında kireçlenme olarak bilinen faset sendromu çoğu kez bel ve boyun fıtığı ile bir arada bulunabiliyor. Faset sendromunun bel ağrısının en sık görülen nedenlerinden olduğunu söyleyen uzmanlar, önemsenmeyen bu ağrıların tedavi edilmediğinde ciddi sorunlar yaratabildiğini söyledi.Omurganın arka tarafında yer alan omurları birbirine bağlayan ve omurganın hareketinde önemli rol oynayan faset eklemlerinin karmaşık bir sinir ileti sistemleri bulunuyor. Bu nedenle de ağrıya oldukça duyarlı olan bu eklemler, yaşlanmaya, darbelere, travmalara bağlı olarak bozularak şiddetli boyun, sırt ve bel ağrılarına sebep olabiliyor. Eklemdeki bu bozulma yaşlanmanın sonucu olarak ortaya çıkabileceği gibi ağır işlerde çalışan gençlerde, sert spor yapanlarda da görüldüğünü söyleyen uzmanlar şöyle konuştu: "Ayrıca dengesiz yük taşıma da faset sendromuna yatkınlığı artırır. Eklemdeki bozulmaya bağlı ağrılar belin yan tarafında hissedilir. Ağrı kalçaya ve bacağın üst kısmına yayılabilir. Bel fıtığı ağrısı öne eğilmekle artış gösterirken faset sendromu ağrısı daha çok geriye yaslanmak ve yana dönmekle şiddetlenir.Kireçlenmelerin çok artması durumunda omurilikten çıkan sinirler bası altında kalabilir. Bunun sonucunda da bel ya da boyun fıtığı ağrısına benzeyen bir ağrı ortaya çıkabilir. Bu durumda olay boyundaysa omuza ve kola yayılan boyun ağrısı, beldeyse kalçaya ve bacağa yayılan bel ağrısı karşımıza çıkar" dedi. Faset sendromunun tedavisinde eklem enjeksiyonu ve eklem denervasyonu gibi girişimsel yöntemler kullanılıyor.Bu yöntemler özel girişim odasında ve floroskopi adı verilen radyolojik görüntüleme yöntemi kılavuzluğunda gerçekleştirilir. İşlem için genel anesteziye gerek yoktur. Tüm bu girişimsel tedavi yöntemleri uzun seanslar boyunca değil tek bir seans olarak uygulandığını söyleyen uzmanlar, girişimden sonra hastayı 3-4 saat ya da en fazla 1 gece gözlem altında tutup evine gönderiyoruz.Ardından hastalara yapmaları gereken egzersizler ve vücutlarını doğru kullanmak için dikkat edilmesi gereken noktaları anlatıyoruz ve sistematik bir tedaviyle bu ağrıları dindirilebiliyoruz" dedi.

 

RTÜK'ten medyaya NATO uyarısı: Tüm yayın akışlarının titizlikle takip edildiğini hatırlatıyoruz

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), NATO Zirvesi hakkında yayınladığı yazılı basın açıklamasında kamu yararı ve millî güvenlik perspektifinin gözetilmesi, yayınların ölçülü, toplumsal hassasiyetler gözetilerek yapılması konusunda basını uyardı

05.07.2026 21:00:00
Haber Merkezi
 
RTÜK'ten medyaya NATO uyarısı: Tüm yayın akışlarının titizlikle takip edildiğini hatırlatıyoruz
RTÜK'ten medyaya NATO uyarısı: Tüm yayın akışlarının titizlikle takip edildiğini hatırlatıyoruz
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), NATO Zirvesi hakkında yayınladığı yazılı basın açıklamasında kamu yararı ve millî güvenlik perspektifinin gözetilmesi, yayınların ölçülü, toplumsal hassasiyetler gözetilerek yapılması konusunda basını uyardı. Yayıncı kuruluşların Türkiye'nin uluslararası konumuna yakışır bir mesleki etikle hareket etmesi gerektiği kaydedilen açıklamada, "Radyo ve Televizyon Üst Kurulu olarak, ifade özgürlüğü ile yayıncılık sorumluluğu arasındaki dengeyi esas alıyor; tüm yayın akışlarının İzleme ve Değerlendirme Uzmanlarımızca zirvenin ehemmiyetine uygun bir titizlikle takip edilmekte olduğunu önemle hatırlatıyoruz" denildi.

Aralarında gazetecilerin de bulunduğu ikinci dalga NATO gözaltılarının ardından basına bir uyarı da RTÜK'ten geldi. RTÜK, yayınların titizlikle takip edildiğini hatırlatarak zirvenin "Türkiye'nin NATO içindeki kilit rolünü, diplomatik etkinliğini ve bölgesel caydırıcılığını bir kez daha öne çıkaracağını" kaydetti.

RTÜK'ün açıklamasının tamamı şöyle:

"KAMUOYUNA VE YAYINCI KURULUŞLARIMIZA

7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara, ülkemizin bölgesel ve küresel barışa katkı sunacağı önemli bir uluslararası diplomasi buluşmasına ev sahipliği yapacaktır. Türkiye'nin NATO içindeki kilit rolünü, diplomatik etkinliğini ve bölgesel caydırıcılığını bir kez daha öne çıkaracak olan bu zirve, devletimizin vakarını ve asil milletimizin ev sahipliğini uluslararası alanda sergileyeceğimiz önemli bir süreçtir.

Küresel güvenlik ve diplomasi başlıklarının yoğunlaştığı bu kritik dönemde, yayıncı kuruluşlarımızın haber ve tartışma programlarında kamu yararını ve millî güvenlik perspektifimizi gözetmeleri büyük önem arz etmektedir. Yayınların, teyit edilmiş bilgiye dayalı, ölçülü, toplumsal hassasiyetleri gözeten ve dezenformasyondan uzak bir anlayışla yürütülmesi temel beklentimizdir.

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu olarak, ifade özgürlüğü ile yayıncılık sorumluluğu arasındaki dengeyi esas alıyor; tüm yayın akışlarının İzleme ve Değerlendirme Uzmanlarımızca zirvenin ehemmiyetine uygun bir titizlikle takip edilmekte olduğunu önemle hatırlatıyoruz.

Yayıncı kuruluşlarımızın ülkemizin uluslararası konumuna yakışır bir mesleki etikle hareket edeceklerine inanıyor, tüm medya mensuplarımıza görevlerinde başarılar diliyoruz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur."

İstanbul Barosu'ndan NATO Zirvesi öncesi operasyonlara tepki: Demokratik toplumu cezalandırmaya yönelik açık bir gözdağı

İstanbul Barosu, NATO Zirvesi öncesindeki gözaltıların "Anayasa ile güvence altına alınan temel hak ve özgürlükleri kullanılamaz kılmaya, muhalefeti sindirmeye ve demokratik toplumu cezalandırmaya yönelik açık bir gözdağı olduğunu, hukuk devletiyle bağdaşmayan bu uygulamaların, temel hak ve özgürlüklerin fiilen askıya alınması anlamına geldiğini" belirtti

05.07.2026 19:50:00
Haber Merkezi
 
İstanbul Barosu, NATO Zirvesi öncesindeki gözaltıların "Anayasa ile güvence altına alınan temel hak ve özgürlükleri kullanılamaz kılmaya, muhalefeti sindirmeye ve demokratik toplumu cezalandırmaya yönelik açık bir gözdağı olduğunu, hukuk devletiyle bağdaşmayan bu uygulamaların, temel hak ve özgürlüklerin fiilen askıya alınması anlamına geldiğini" belirtti.

İstanbul Barosu'ndan yapılan yazılı açıklamada, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi'nin hemen öncesinde, sabaha karşı İstanbul başta olmak üzere çeşitli illerde operasyonlar düzenlendiği anımsatıldı.

Arasında İstanbul Barosu üyesi ve aynı zamanda Çağdaş Hukukçular Derneği İstanbul Şube Başkanı Ezgi Önalan ile Yunusemre Işık'ın da bulunduğu çok sayıda kişinin gözaltına alındığı ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Yine Birinci Meclis önünde baromuz üyeleri Pınar Akbina Karaman, Doğan Zafer Çıngı ve Fettah Ayhan Erkan ile Tacettin Çolak, İbrahim Kıvılcım Çolak ve Sait Kıran'la birlikte birçok yurttaş bu gözaltılara eklenmiştir.

Son haftalarda ülke genelinde uygulamaya konulan yaygın yasaklar, gözaltı ve tutuklama işlemleri ile savaş halinde bile koruma altında olan temel hak ve özgürlüklerin keyfi biçimde ve kitlesel olarak yok edilme sürecine dönüşmüş bulunuyor. Öyle ki daha geçen hafta düzenlenen operasyonlar kapsamında, içlerinde meslektaşlarımız Doğa İncesu, Semra Demir ve Kürşat Bafra'nın da bulunduğu onlarca kişi hukuka aykırı şekilde tutuklanmıştı. Bu operasyonlar Anayasa ile güvence altına alınan temel hak ve özgürlükleri kullanılamaz kılmaya, muhalefeti sindirmeye ve demokratik toplumu cezalandırmaya yönelik açık bir gözdağıdır. Hukuk devletiyle bağdaşmayan bu uygulamalar, temel hak ve özgürlüklerin fiilen askıya alınması anlamına gelmekte ve hak özneleri üzerinde caydırıcı etki yaratılması amaçlanmaktadır.

Avukatların üstlendikleri davalar, mesleki faaliyetleri, düşünceleri veya üyesi oldukları meslek örgütleri ve dernekler nedeniyle hedef haline getirilmeleri, Avukatlık Kanunu'nun avukatlık mesleğinin bağımsızlığını güvence altına alan hükümleri göz ardı edilerek sabaha karşı ev baskınlarıyla gözaltına alınmaları, yalnızca meslektaşlarımızın değil, savunma makamının ve adil yargılanma hakkının da hedef alınması anlamına gelmektedir. İstanbul Barosu olarak, gözaltındaki meslektaşlarımız ve yurttaşlarımızın derhal serbest bırakılmasını talep ediyor; savunma makamının bağımsızlığına, hukuk devletine ve temel hak ve özgürlüklere yönelik her türlü müdahaleye karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi ve meslektaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz."

RTÜK'ten kanallara 'NATO Zirvesi' uyarısı

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), 7-8 Temmuz'da gerçekleştirilecek 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında yayıncı kuruluşların, haber ve tartışma programlarında kamu yararını ve milli güvenlik perspektifini gözetmesinin büyük önem arz ettiğini bildirdi

05.07.2026 12:13:00
Anadolu Ajansı
 
RTÜK'ten kanallara 'NATO Zirvesi' uyarısı
RTÜK'ten kanallara 'NATO Zirvesi' uyarısı

RTÜK'ün NSosyal hesabından yapılan açıklamada, Ankara'nın, 7-8 Temmuz tarihlerinde ülkenin, bölgesel ve küresel barışa katkı sunacağı önemli bir uluslararası diplomasi buluşmasına ev sahipliği yapacağı hatırlatıldı.

Türkiye'nin NATO içindeki kilit rolünü, diplomatik etkinliğini ve bölgesel caydırıcılığını bir kez daha öne çıkaracak bu zirvenin, devletin vakarını ve asil milletin ev sahipliğini uluslararası alanda sergileyeceği önemli bir süreç olduğuna işaret edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Küresel güvenlik ve diplomasi başlıklarının yoğunlaştığı bu kritik dönemde, yayıncı kuruluşlarımızın haber ve tartışma programlarında kamu yararını ve milli güvenlik perspektifimizi gözetmeleri büyük önem arz etmektedir. Yayınların teyit edilmiş bilgiye dayalı, ölçülü, toplumsal hassasiyetleri gözeten ve dezenformasyondan uzak bir anlayışla yürütülmesi temel beklentimizdir. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu olarak, ifade özgürlüğü ile yayıncılık sorumluluğu arasındaki dengeyi esas alıyor, tüm yayın akışlarının İzleme ve Değerlendirme Uzmanlarımızca zirvenin ehemmiyetine uygun bir titizlikle takip edilmekte olduğunu önemle hatırlatıyoruz. Yayıncı kuruluşlarımızın ülkemizin uluslararası konumuna yakışır bir mesleki etikle hareket edeceklerine inanıyor, tüm medya mensuplarımıza görevlerinde başarılar diliyoruz." 

Haziran ayında okyanus sıcaklıkları rekor kırdı

Birleşmiş Milletler Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO), Pasifik Okyanusu'nda hızla güçlenen El Nino hava olayının küresel sıcaklıkları benzeri görülmemiş seviyelere çıkardığını duyurdu. Yapılan son ölçümlere göre dünya genelindeki okyanusların yüzde 80'inden fazlası şiddetli deniz sıcak dalgalarının etkisi altında kalırken, uzmanlar Temmuz ve Eylül ayları arasında aşırı hava olaylarının daha da tırmanacağı konusunda kritik uyarılarda bulunuyor

05.07.2026 11:40:00
Eyüp Kabil
 
Haziran ayında okyanus sıcaklıkları rekor kırdı
Haziran ayında okyanus sıcaklıkları rekor kırdı
Küresel iklim krizi, Pasifik Okyanusu'nun ekvatoral bölgesinde yeniden canlanan güçlü El Nino salınımıyla birlikte geri dönülmez bir eşiğe doğru ilerliyor.

Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) tarafından Temmuz 2026 başında yayımlanan Küresel Mevsimsel İklim Raporu, dünya okyanuslarının tarihin en sıcak Haziran ayını geride bıraktığını ortaya koydu. Avrupa Birliği'nin deniz çevresi izleme sistemlerinden alınan verilere göre, Akdeniz, Kuzey Atlantik ve tropikal Pasifik başta olmak üzere küresel deniz yüzeyi sularının %80'inden fazlası aktif olarak "deniz sıcak dalgası" etkisi altında bulunuyor.

Sıcaklık rekorları peş peşe geliyor

WMO bilim insanı Alvaro Silva'nın yaptığı açıklamaya göre, güçlenen El Niño koşulları seragazı emisyonlarının yarattığı birikmiş ısıyla birleşerek karadaki ekstrem hava olaylarını da doğrudan tetikliyor.

Yaz mevsiminin henüz başında olunmasına rağmen Avrupa genelinde ekstrem sıcaklık dalgaları kaydedilmeye başlandı. Örgütün sözcüsü Clare Nullis, geçtiğimiz günlerde Almanya'da termometrelerin 41.7°C'yi göstererek yeni bir ulusal sıcaklık rekoru kırdığını belirtti. Benzer şekilde, Kuzey Amerika ve Asya'nın geniş kesimleri de erken başlayan aşırı sıcak hava dalgalarıyla (ısı kubbesi) mücadele ediyor.

Kuraklık ve sel riski kapıda

Meteoroloji uzmanları, Temmuz ve Eylül ayları arasındaki çeyrekte El Niño etkisinin zirve yapacağını öngörüyor. Bu durumun küresel çaptaki yansımaları bölgelere göre şu şekilde listeleniyor:

Orta Amerika ve Karayipler: Ortalamanın çok altında yağış alarak ciddi bir kuraklık riskiyle ve su krizleriyle karşı karşıya kalacak.

Güneydoğu Asya ve Endonezya: Muson sezonunda beklenenden çok daha kuru bir dönem geçirecek, bu da tarımsal üretimi ve gıda güvenliğini tehlikeye atacak.

Doğu Afrika: Eylül ve Aralık ayları arasındaki yağmurlu dönemde normalin üzerinde yağış alarak büyük sel felaketleriyle karşılaşma riski taşıyor.

Uzmanlar uyarıyor: "Ekstra bir sıcaklık artışı kapıda"

WMO yetkilileri, El Niño yıllarında küresel ortalama sıcaklıkların zaten üst seviyelere ulaştığını, ancak mevcut atmosferik kirlilik oranlarıyla bu durumun çok daha yıkıcı olabileceğini vurguluyor.

Okyanus ekosistemlerindeki mercan beyazlamalarından, tarımsal rekolte kayıplarına ve erken başlayan orman yangınlarına kadar geniş bir yelpazede acil durum önlemleri alınması çağrısı yapılıyor. Dünya genelindeki hükümetlerin su yönetimi, enerji altyapısı koruması ve erken uyarı sistemlerine yatırımlarını hızlandırması gerektiği ifade ediliyor.

Filyos Sahili'ne İHA vurdu

Zonguldak'ın Çaycuma ilçesine bağlı Filyos beldesinde Karadeniz sahiline, askeri amaçlı olduğu değerlendirilen bir insansız hava aracının (İHA) vurması üzerine bölgede geniş güvenlik önlemleri alındı

05.07.2026 10:49:00
İhlas Haber Ajansı
 
Filyos Sahili'ne İHA vurdu
Filyos Sahili'ne İHA vurdu
Zonguldak'ın Çaycuma ilçesine bağlı Filyos beldesinde Karadeniz sahiline, askeri amaçlı olduğu değerlendirilen bir insansız hava aracının (İHA) vurması üzerine bölgede geniş güvenlik önlemleri alındı.

Edinilen bilgilere göre, Filyos sahilinde kıyıya vurmuş bir insansız hava aracı gören vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda jandarma ekibi sevk edildi.



Bölgeyi güvenlik çemberine alan ekipler, vatandaşların İHA'nın bulunduğu alana yaklaşmasına izin vermedi. Olası patlayıcı ihtimaline karşı bomba imha uzmanları olay yerine çağrılırken, insansız hava aracı üzerinde teknik inceleme başlatıldı.



İlk değerlendirmelerde askeri amaçlı olduğu belirtilen İHA'nın menşeine ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Güvenlik güçlerinin olayla ilgili incelemeleri sürerken, SAT komandolarının da bölgeye sevk edileceği öğrenildi.

Yetkililerden, yapılacak teknik incelemelerin ardından insansız hava aracının hangi ülkeye ait olduğunun ve Karadeniz'e nasıl ulaştığının netlik kazanması bekleniyor.

PKK’nın en kanlı sivil vahşeti Başbağlar Katliamı 33. yılında

Erzincan'ın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyünde 5 Temmuz 1993 tarihinde bölücü terör örgütü PKK tarafından gerçekleştirilen ve 33 sivil vatandaşın hayatını kaybettiği "Başbağlar Katliamı", hafızalardaki tazeliğini koruyor

04.07.2026 16:31:00
Haber Merkezi
 
PKK’nın en kanlı sivil vahşeti Başbağlar Katliamı 33. yılında
PKK’nın en kanlı sivil vahşeti Başbağlar Katliamı 33. yılında
Erzincan'ın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyünde 5 Temmuz 1993 tarihinde bölücü terör örgütü PKK tarafından gerçekleştirilen ve 33 sivil vatandaşın hayatını kaybettiği "Başbağlar Katliamı", hafızalardaki tazeliğini koruyor.

Türkiye tarihinin en kanlı terör eylemlerinden biri olarak kayıtlara geçen facianın yıl dönümünde, terör örgütü PKK'nın savunmasız sivilleri hedef alan kirli stratejisi ve kurbanların yakınlarının adalet arayışı yeniden kamuoyunun gündemine taşındı.

Köy meydanında toplu katliam



5 Temmuz 1993 akşamı, yaklaşık 100 kişiden oluşan silahlı PKK'lı terörist grubu Başbağlar köyüne baskın düzenledi.

Akşam namazı vaktinde camiden çıkan köylüler meydanda toplandı. Örgüt propagandası yapan teröristler, 28 erkeği yaylım ateşine tutarak olay yerinde şehit etti.

Evler, köy okulu, cami ve araçlar ateşe verildi. Çıkan yangınlar sonucu, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 5 sivil vatandaş evlerinde yanarak can verdi.

Teröristler eylemin ardından, toplumsal hatları derinleştirmeyi amaçlayan ve saldırıyı 3 gün önce gerçekleşen Sivas olaylarının "misillemesi" olarak nitelendiren bir bildiri bıraktı.

Örgüt elebaşının itirafı dosyada



Katliamın ardından yürütülen soruşturmalarda, terör örgütü PKK'nın sivil katliam stratejisi hukuki olarak belgelendi. Terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan, yargılama sürecinde verdiği ifadelerde Başbağlar Katliamı'nın örgütün o dönemki yerel sorumlularından "Doktor Baran" kod adlı terörist tarafından planlanıp icra edildiğini itiraf etti.

Hukuki süreç ve dinmeyen tepki



İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde (DGM) görülen ve takipsizlik/beraat kararlarıyla sonuçlanan ana davanın ardından, mağdur ailelerin talebi ve yeni deliller ışığında Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından dosya yeniden açıldı. Erzincan 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde firari ve tutuksuz sanıklar yönünden genişletilen yargılama süreci devam ediyor.

Van'da küçükbaş hayvan yağmacıları enselendi


 
 
Van'da çobanları silahla tehdit ederek 800 küçükbaş hayvanı yağmalayan 4 şüpheli yakalandı. Jandarma insansız hava aracıyla yerleri belirlenen hayvanlar sahibine teslim edildi.
 

04.07.2026 10:32:00
AA
 
  Van'da küçükbaş hayvan yağmacıları enselendi
  Van'da küçükbaş hayvan yağmacıları enselendi

Van'ın Tuşba ilçesinde çobanları silahla tehdit ederek 800 küçükbaş hayvanı yağmalayan 4 şüpheli, jandarma ekiplerinin gerçekleştirdiği operasyonla yakalandı. İlçede 800 küçükbaş hayvanın yağmalandığı ihbarının yapılması üzerine İl Jandarma Komutanlığı ekipleri harekete geçti.
Jandarma insansız hava aracı desteğiyle arama çalışması başlatan jandarma ekipleri, küçükbaş hayvanların yerini belirledi. Bulundukları yerden alınan küçükbaş hayvanlar sahibine teslim edildi.

Çobanları silahla tehdit ederek hayvanları yağmalayan 4 şüpheli, Van Emniyet Müdürlüğü ile koordineli olarak gerçekleştirilen operasyonda gözaltına alındı. Operasyonda çok sayıda silah ve fişek ele geçirildi. Şüphelilerin jandarmadaki işlemleri devam ediyor.

Yine Küçükçekmece, yine çöken apartman!


 
 
Küçükçekmece'de balkonlarında çökme meydana gelen 5 katlı apartman boşaltıldı.

04.07.2026 07:48:00
HABER MERKEZİ/AA
 
Yine Küçükçekmece, yine çöken apartman!
Yine Küçükçekmece, yine çöken apartman!

İstanbul'un çürük apartmanların yoğun olduğu ilçesi Küçükçekmece ilçesinde balkonlarında çökme meydana gelen 5 katlı apartman tahliye edildi. Cumhuriyet Mahallesi Fulya Sokak'ta 5 katlı apartmanın ikinci ve üçüncü katlarındaki balkonlarda henüz bilinmeyen nedenle kısmi çökme yaşandı.

Balkondan düşen beton parçalarını fark eden bina sakinleri evlerinden dışarı çıktı. İhbar üzerine belirtilen adrese itfaiye, polis ve zabıta ekipleri sevk edildi.

Çevrede güvenlik önlemi alan ekipler, bina sakinlerini tahliye etti. Küçükçekmece Belediyesi ekipleri, binada bir süre inceleme yaptı.

Yazın hamilelerin kaçınması gereken 8 hata!


 
Hamilelikte meydana gelen fizyolojik değişimlere yaz aylarının bunaltıcı sıcakları da eklendiğinde, bu dönem anne adayları için daha zorlu geçebiliyor. 

04.07.2026 00:42:00
MURAT ÇORBACI
 
Yazın hamilelerin kaçınması gereken 8 hata!
Yazın hamilelerin kaçınması gereken 8 hata!

Hamilelikte meydana gelen fizyolojik değişimlere yaz aylarının bunaltıcı sıcakları da eklendiğinde, bu dönem anne adayları için daha zorlu geçebiliyor. Üstelik sıcak havalarda farkında olmadan yapılan bazı yanlışlar, hem anne adayının hem de bebeğin sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Acıbadem Fulya Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Aylin Önder Dirican, özellikle uzun süre güneşte kalmak, yetersiz su tüketmek ve gıda güvenliğini ihmal etmek gibi yanlışlardan mutlaka kaçınılması gerektiğini belirterek, "Yaz aylarında bu tür hatalar halsizlikten tansiyon problemlerine, erken doğum riskinden enfeksiyonlara kadar çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilmektedir. Anne adaylarının günlük yaşam alışkanlıklarını sıcak hava koşullarına göre düzenlemeleri, daha konforlu ve güvenli bir hamilelik geçirmelerine yardımcı olmaktadır" dedi.

İşte söz konusu 8 hata...

1. Yetersiz su tüketmek
2. Günün en sıcak saatlerinde dışarıda bulunmak

3. Hava almayan kıyafetler tercih etmek
4. Güneş koruyucu kullanmayı ihmal etmek

5. Fiziksel aktiviteleri sıcak havada yapmak
6. Açıkta satılan ve güvenilir olmayan gıdaları tüketmek
7. Tatil seyahatlerinde hareketsiz kalmak
8. Ani sıcak değişimlerine dikkat etmemek.

Bak, İstanbul ne hale gelmiş!

İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul'un 2026 yılının ilk altı ayına ilişkin güncel emniyet verilerinin açıkladığı toplantında "2026 yılının ilk 6 ayında geçen yılın aynı dönemine göre terör örgütlerine yapılan operasyonlarımız yüzde 51 arttı. 2 bin 954 şahıs yakalandı, 619 şahıs tutuklandı, 434 şahsa adli kontrol tedbiri uygulandı" dedi.

03.07.2026 20:45:00
İhlas Haber Ajansı
 
Bak, İstanbul ne hale gelmiş!
Bak, İstanbul ne hale gelmiş!
İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul'un 2026 yılının ilk altı ayına ilişkin güncel emniyet verilerinin açıkladığı toplantında "2026 yılının ilk 6 ayında geçen yılın aynı dönemine göre terör örgütlerine yapılan operasyonlarımız yüzde 51 arttı. 2 bin 954 şahıs yakalandı, 619 şahıs tutuklandı, 434 şahsa adli kontrol tedbiri uygulandı" dedi.

İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul'un 2026 yılının ilk altı ayına ilişkin güncel emniyet verilerini, 2025 yılının aynı dönemi ile karşılaştırmalı olarak açıkladı. İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) Yerleşkesi'ndeki toplantıda Vali Gül'e, Vali Yardımcısı M. H. Nail Anlar, İl Jandarma Komutanı Korgeneral Yusuf Kenan Topcu, İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız ile Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Bölge Komutanı Tümamiral Serkan Tezel eşlik etti.

"2026 yılının ilk 6 ayında geçen yılın aynı dönemine göre terör örgütlerine yapılan operasyonlarımız yüzde 51 arttı"



Terörsüz Türkiye hedefiyle güvenlikten, birlik ve beraberlikten taviz vermeden her türlü önlemi aldıklarını, almaya devam edeceklerini belirten
Vali Gül, "Güvenlik güçlerimizin ve adli birimlerimizin güçlü koordinasyonu neticesinde suçluları tek tek tespit ederek yakalıyor, adalete teslim ediyoruz. Bu anlayışla sürdürdüğümüz mücadelemizde 2026 yılının ilk 6 ayında geçen yılın aynı dönemine göre terör örgütlerine yapılan operasyonlarımız yüzde 51 arttı. 2 bin 954 şahıs yakalandı, 619 şahıs tutuklandı, 434 şahsa adli kontrol tedbiri uygulandı" dedi.

"Otodan hırsızlığın yüzde 39, kapkaçın yüzde 44, yankesiciliğin yüzde 26, oto hırsızlığının yüzde 49 oranında azaldığını görüyoruz"



İstanbul'da kapkaç ve hırsızlık suçlarının 1 yıl önceki rakama göre azaldığını söyleyen Vali Gül, "Bir diğer önemli çalışma alanımız Asayiş. Bizim temel vazifemiz, hemşehrilerimizin günün 24 saati tek başına güvenle dolaşabildiği şehrimizde bu ortamı daha da sağlamlaştırmak. Rakamlar suç oranlarının düşmeye, aydınlatma oranlarının artmaya devam ettiğini gösteriyor. Nitekim bu senenin ilk 6 ayı ile geçtiğimiz yılın ilk 6 ayını karşılaştırdığımızda kişilere karşı işlenen suçlarda ve mal varlığına karşı işlenen suçlarda düşüş devam ediyor. Bunların kırılımına baktığımızda 2026 yılının ilk 6 ayında bir önceki yıla göre otodan hırsızlığın yüzde 39, kapkaçın yüzde 44, yankesiciliğin yüzde 26, oto hırsızlığının yüzde 49 oranında azaldığını görüyoruz. Burada çok net bir bilgi paylaşmak istiyorum, İstanbul'da son 5 senedir aydınlatılamayan tek bir cinayet yok. Kişilere ve mala karşı işlenen diğer suçlarda da faillerin bulunma oranları her geçen gün artıyor. Dolayısıyla suçların tekrarı önleniyor" şeklinde konuştu.

"Yılbaşından bu yana 8 bin 8 ruhsatsız silah ele geçirildi, 6 bin 725 kişi yakalandı"



Ruhsatsız silahlanmayı sadece basit bir kural ihlali olarak görmediklerini belirten Vali Gül, "Aksine, bunu potansiyel bir suç hazırlığı olarak değerlendiriyoruz. Dolayısıyla bu konuda tavizimiz yok. Bu anlayışla yaptığımız çalışmalar neticesinde yılbaşından bu yana 8 bin 8 ruhsatsız silah ele geçirildi, 6 bin 725 kişi yakalandı. Geçen yılın aynı dönemine göre rakamların düşmesinin nedeni şu. Ruhsatsız silah taşımanın basit bir kabahat olmaktan çıkarılıp hapis cezası olan bir suç kapsamına alınması bu konuda asıl kırılma noktası oldu. 'Yakalanırsam bir şey olmaz' düşüncesi geride kaldı" ifadelerini kullandı.

"Kayıt dışı günübirlik kiralanan konutlara yönelik bu yılın ilk altı ayında tespit edilen 309 konuta 53 buçuk milyon TL cezai işlem uygulandı"

Kayıt dışı günübirlik kiralanan konutları, İstanbul'un huzurunu ve güvenliğini doğrudan tehdit eden bir risk alanı olarak gördüklerini belirten Vali Gül, "Bu konuda yapılan denetimlerde bu yılın ilk 6 ayında tespit edilen 309 konuta 53 buçuk milyon TL cezai işlem uygulandı. Burada, kiralayanın da kiraya verenin bilmesi gereken: Yapılan yasal bir şey değil. Bu konuda denetimlerimize devam ediyoruz. Belgesiz, kimlik bildirimsiz hiçbir konutun ticari faaliyetine müsaade etmiyoruz. İzin belgesi olan işletmeleri de kendi haline bırakmıyoruz. Yasaların çizdiği sınırlarda kalıp kalmadıklarını sürekli denetim altında tutuyoruz" dedi.

"Bu yılın ilk 6 ayında 84 çete çökertildi, 2 bin 135 şahıs yakalandı"

İlk 6 ayda 84 çete çökertildiğini ve 2 bin 135 şahıs yakalandığını söyleyen İstanbul Valisi Davut Gül, "Yurt içinde ve yurt dışında devletimizin, Bakanlığımızın kararlı mücadelesi sayesinde bu yılın ilk altı ayında geçen yılın aynı döneminde operasyon sayımız arttı. 84 çete çökertildi, 2 bin 135 şahıs yakalandı. Bin 356 şahıs tutuklandı. Yaklaşık 58 milyar TL değerinde mal varlığına el konuldu. Suç çetelerinin eleman devşirme ve propaganda aracı olarak kullandığı bin 829 sosyal medya hesabı kapatıldı. Kurşunlama olayları, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 53 oranında düştü. Şunu vurgulayarak söylüyorum. Suç örgütlerine, onları besleyen karanlık yapılara göz açtırmayacağız. Milletimizin huzurunu bozmalarına müsaade etmeyeceğiz" diye konuştu.

"Kaçak akaryakıtta yakalanan miktar geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16 artışla yaklaşık 1 milyon 700 bin litre oldu"

Konuşmasına devam eden Vali Davut Gül, "Dolayısıyla, güvenlik güçlerimiz bu alanda da milletimizin huzuruna devletimizin kaynaklarına zarar veren hiçbir yapıya göz açtırmıyor. Bu kararlılıkla geçen yılın aynı dönemine göre artan operasyonlar neticesinde yakalanan sayısı yüzde 9, tutuklu sayısı yüzde 117 arttı. Ele geçirilen kaçak ürünlerle engellenen vergi kaybı bu yılın ilk 6 ayında geçen yılın aynı dönemine göre 2 katına çıktı. Kaçak akaryakıtta yakalanan miktar geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16 artışla yaklaşık 1 milyon 700 bin litre oldu. Devletimizin kurumları eşgüdüm içinde gece gündüz bu operasyonları yaparken vatandaşlarımıza da bazı sorumluluklar düşüyor: Nedir bunlar' Kaçak, sahte veya illegal bir ürünü satın almamaları" dedi.

İstanbul'un, nüfus bakımından, araç sayısı bakımından dünyanın en yoğun şehirlerinden biri olduğunu ifade eden Vali Gül, "Dolayısıyla herkesin kurallara istisnasız uyması en büyük arzumuz. Bunun için şehrimizin her noktasında denetimlerimize aralıksız devam ediyoruz. Denetim sayımızın geçen yılın aynı dönemine göre bu yıl yüzde 4 artışla 9 milyon 800 bine yaklaşmasına rağmen maalesef ölümlü ve yaralanmalı kaza sayısı ile can kaybımızın yükseldiğini görüyoruz. Ve bu kazaların yüzde 63'ünün motosiklet ve motorlu bisikletten kaynaklandığını görüyoruz" diye konuştu.

"Okul servislerine, ticari taksilere, usulsüz çakar kullananlara yönelik denetimlerimiz arttı"

Ticari taksi ve servis araçlarına yönelik denetimlerin arttığını söyleyen Vali Gül, "Son olarak evlatlarımızı taşıyan okul servislerine denetimlerimiz bu yılın ilk altı ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 31, ticari taksilere yüzde 57, usulsüz çakar kullananlara yüzde 5 oranında arttı. Diğer taraftan işlem sayıları düştü. Bu bize, sahadaki çalışmalarımızın etkisini gösteriyor. İnsan onurunu esas alan, kamu düzeni ve güvenliğini önceleyen, vicdan ve hukuk dengesini gözeten bir anlayışla hareket ediyoruz. Mücadelemizde işimizi kolaylaştıran Mobil Göç Noktalarıyla yaptığımız kimlik denetimleri geçen yılın aynı dönemine göre bu yılın ilk 6 ayında yüzde 4 artışla 650 bine yaklaştı" dedi.

Vali Gül orman yangınlarına yönelik alınan önlemleri anlattı

İstanbul'da ormanlara giriş yasağı ve havai fişek satışının yasaklandığını söyleyen Vali Davut Gül, "Havaların ısınması ile birlikte gözümüz gibi koruduğumuz ormanlarımızda, tedbirlerimizi daha da artırdık. Bildiğiniz üzere orman yangını riskini en aza indirebilmek, içimizi yakacak manzaralarla karşılaşmamak için 8 Haziran'dan 15 Ekim'e kadar bazı piknik ve mesire alanları dışında ormanlık alanlara girişleri yasakladık. Ayrıca; havai fişek ile benzeri patlayıcı, yangın çıkarıcı, yanıcı eğlence araçlarının satılmasını, kullanılmasını 16 Temmuz - 28 Ekim tarihleri arasında yasakladık. Ormanlarımızı havadan ve karadan 7 gün 24 saat kontrol ediyoruz. Aynı şekilde, sahil ve plajlarımızın güvenliğini sağlamak boğulma vakalarını engellemek için 179 ekip ve bin 25 personel ile denetim ve kontrollerimize devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.