logo
07 EKİM 2026

Bitlis'te feci kaza: 10 yaşındaki çocuk hayatını kaybetti, 3 yaralı

Bitlis'te meydana gelen trafik kazasında 10 yaşındaki Yekta Aktaş hayatını kaybederken, 3 kişi ağır yaralandı

13.09.2026 16:29:00
İHA
 
Bitlis'te feci kaza: 10 yaşındaki çocuk hayatını kaybetti, 3 yaralı
Bitlis'te feci kaza: 10 yaşındaki çocuk hayatını kaybetti, 3 yaralı
Kaza, 13 Eylül 2026 günü saat 08.00 sıralarında Bitlis merkez Karınca köyü mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 20 ACT 679 plakalı aracın sürücüsü Şerafettin Aktaş'ın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu tek taraflı trafik kazası meydana geldi.

Kazada araç sürücüsü Şerafettin A. (44), yolcular Sevda A. (39) ve Aysanur A. (13) hayati tehlikeleri bulunacak şekilde yaralanırken, Yekta Aktaş (10) ise olay yerinde hayatını kaybetti.

Yaralılar, ekiplerin müdahalesinin ardından hastaneye kaldırılırken, kazayla ilgili adli tahkikat başlatıldı.

Başkentte uygulama noktasında ateş açılması sonucu polis memuru Türkoğlu şehit oldu

Ankara'da polis uygulama noktasında ateş açılması sonucu polis memuru Ahmet Türkoğlu şehit oldu

07.10.2026 06:03:00 / Güncelleme: 07.10.2026 06:07:45
AA
 
Başkentte uygulama noktasında ateş açılması sonucu polis memuru Türkoğlu şehit oldu
Başkentte uygulama noktasında ateş açılması sonucu polis memuru Türkoğlu şehit oldu

Pursaklar ilçesinde "şok" uygulama sırasında polis ekipleri bir aracı durdurdu.

Araçtakilerin kimlik kontrolleri yapıldığı sırada arkada oturan şüpheli araçtan inerek elindeki silahla polis memuru Ahmet Türkoğlu'na ateş etti.

İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Ekiplerin müdahalesinin ardından Pursaklar Devlet Hastanesine kaldırılan Türkoğlu, müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit oldu.

Olay yerinden kaçan şüpheliler ise ekiplerin çalışması sonucu yakalandı.

Ankara Valisi Yakup Canbolat, hastane önünde basın mensuplarına yaptığı açıklamada, üzüntülü bir olayla karşılaştıklarını söyledi.

Saat 23.25 sıralarında Karacaören TOKİ yolundaki "şok" uygulama noktasında bir aracın durdurulduğunu anlatan Canbolat, aracın içerisinde 3 kişinin olduğunu, öndeki kişilerin kimlik kontrollerinin yapıldığı sırada arkadaki kişinin arabadan inerek polis memuruna 2 el ateş ettiğini söyledi.

Vali Canbolat, polis memuru Ahmet Türkoğlu'nun tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadığını belirterek, "Kahraman polisimiz maalesef şehit oldu. Araç kaçıyor, araçtaki 2 kişi elde, onlar alındı. Saldırıyı yapan fail de olaydan hemen sonra kendi kafasına sıkıyor. Ona da şu an müdahale ediliyor ama durumu ağır gözüküyor. Hepimize geçmiş olsun. Şehidimize Allah'tan rahmet diliyoruz. Başımız sağ olsun." diye konuştu. 

Arnavutköy'de restorandaki yangın korkuttu

Arnavutköy'de, bir restoranda henüz bilinmeyen nedenle çıkan yangın korkuttu. Yoğun duman içinde mahsur kalanlar, kendi imkanlarıyla dışarı çıktı

06.10.2026 22:50:00 / Güncelleme: 06.10.2026 22:54:35
İHA
 
Arnavutköy'de restorandaki yangın korkuttu
Arnavutköy'de restorandaki yangın korkuttu
Yangın, saat 18.00 sıralarında Arnavutköy Hadımköy Mahallesi Abdül Ezel Paşa Caddesi'nde çıktı. Edinilen bilgiye göre, restorandan henüz bilinmeyen bir nedenle çıkan yangın kısa sürede büyüdü.

Bu sırada yoğun dumanlar binanın büyük bir bölümünü sardı. Duman nedeniyle içeride mahsur kalanlar, kendi imkanlarıyla dışarı çıktı.

İhbar üzerine olay yerine polis, sağlık ve çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi.

Polis çevrede güvenlik önlemi alırken, itfaiye ekipleri yangına müdahale etti. Yaklaşık yarım saatlik çalışmanın ardından yangın söndürüldü.



Yangın nedeniyle restoranda hasar meydana gelirken, yangınla ilgili inceleme başlatıldı.

Yangından yükselen dumanlar ve vatandaşların yaşadığı panik anları ise çevredekilerin cep telefonlarına yansıdı.

Bakan Gürlek: "5 kişi parayı iade etti"

Adalet Bakanı Akın Gürlek, fon soruşturmalarına ilişkin, "TMSF'de bir hesap iadesi açıldı, özellikle gönüllülük esasına göre iade etmek isteyen kişilere karşı. Dün TMSF Başkanımızla görüştüm, 5 kişi bu hesaplara iadede bulunmuş" dedi

06.10.2026 16:20:00
AA
 
Bakan Gürlek: "5 kişi parayı iade etti"
Bakan Gürlek: "5 kişi parayı iade etti"
Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'na konuk olan Adalet Bakanı Akın Gürlek, gündeme ilişkin soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen "fon soruşturması"nın nasıl başladığı ve ne aşamada olduğuna ilişkin soru üzerine Gürlek, gelen ihbarlar, şikayetler bulunduğunu, Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) konuyla ilgili soruşturma izni verdiğini, bu olmadan resen soruşturma yürütülmesinin imkanının bulunmadığını ifade etti.

Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olduğu dönemde 2025 Şubat'ta bazı fonlarda ve hisselerde hareketlilik olduğunu fark ettiklerini ve yazı yazdıklarını, 2026 Ağustos'ta ise vatandaşlardan şikayetler geldiğini anlattı.

Meşru kazanç ile haksız kazancı ayırmak gerektiğine işaret eden Gürlek, haksız, anormal bir şekilde, "balon hisse" diye tabir edilen hisselerden kısa sürede gir çık yapılarak elde edilen bir kazancın olduğuna dikkati çekti.

Konuyla ilgili SPK'ye soruşturma izni için yazı yazıldığını belirten Gürlek, şöyle devam etti:

"Bizim dikkatimizi çekmişti, arkadaşlarımız da soruşturma izni için SPK'ye yazı yazdı, hatta şahsen de görüştük. Tabii sağ olsun Sayın Bakanımız da bu süreci takip ediyordu, fonlarla ilgili açıklamaları vardı. Ağustos ayında yazdığımız müzekkereye en son soruşturma izni verildi. Fon soruşturması bu şekilde başladı. Başsavcılık sadece soruşturma izni verildiği zaman bu suçlara bakabiliyor. Şu an devam eden bir soruşturma süreci var. Ben şunu ifade etmek istiyorum; Türk piyasası, Türk ekonomisi çok güçlü. Bizim göz bebeğimiz. Buradaki küçük bir kısmında meydana gelen bir hadiseyi genele yaymamak gerekiyor.

Burada sürecin ilk başından beri Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan süreci takip ediyor. Anlık olarak bilgilendirme yapıyoruz. Maliye Bakanımızla sürekli olarak bu konuda görüşmeler, toplantılar yaptık. En son Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında Fon Koordinasyon Kurulu kuruldu. Maliye Bakanımız da bu kurulda, biz de bu kuruldayız. Günlük rutin işlemler, bunlar tamamen serbest piyasa ekonomisi kapsamında, kurulların takdirinde. Gelen ihbarlar, şikayetler ya da verilen soruşturma izinleri kapsamında başsavcılarımız bunlara bakıyor. Şu an devam eden süreçler var."


"Mal kaçırmasının önlenmesi için tedbirler alındı"


Bakan Gürlek, "soruşturmanın derinliğine" ilişkin soru üzerine, "17 Eylül itibarıyla SPK tarafından fonların tasfiyesine karar verildi. Karar verildiği an, biz Başsavcılık olarak verilen soruşturma izinleri kapsamında bütün önleyici tedbirleri aldık. Özellikle şu an itibarıyla 85 şüpheli tutuklandı, 207 kişi hakkında işlem yapıldı ve birçok kişinin mal varlığı donduruldu. Aynı şekilde mal kaçırmasının önlenmesi için de arkadaşlarımız gerekli tedbirleri aldılar." yanıtını verdi.

Mal kaçırmanın çok yoğun yapılabildiğini belirten Gürlek, soruşturmanın başlamasında 2 gün sonra tutuklu olan bir kişinin eşinin yurt dışına 40 milyon liralık havale talimatı verdiğini, bunun önlendiğini ifade etti.

Konuyla ilgili Devlet Denetleme Kurulunun da devreye girdiğini anımsatan Gürlek, kurumların ihmalinin olup olmadığı konusunun da incelendiğini, bir ihmal, kusur, kasıt ya da kötü niyet varsa kurumlarla ilgili de bir çalışma yapılacağını söyledi.

Kapalı ya da açık fonlarda alınan tüyolarla, kısa sürede girdi çıktı yapılarak fahiş miktarda kazanılan paraların olduğuna dikkati çeken Gürlek, şunları kaydetti:

"Biz, şu an zaten bunlarla ilgili soruşturmayı başlattık. Biz, SPK ve İstanbul Borsası aynı zamanda merkezi kayıt kuruluşu var. Oradan gelen bütün listeler uyarınca İstanbul Başsavcılığı, manipülatif hareket yapan, kısa sürede fahiş ya da olağan dışı kazanç sağlayan kişilere karşı, tabii şirketler de var, normal kişiler de var, bunlarla ilgili tedbir kararları koydu, mal varlıklarını dondurdu. Bunların bir kısmı tutuklandı, bir kısmı firari. Yurt dışı çıkış yasakları var. Devam eden bir süreç var. Bu tamamen bağımsız yargının gözetiminde."


"5 kişi bu hesaplara iadede bulunmuş"


Adalet Bakanı Gürlek, Türk piyasasının, fonların ve İstanbul Borsasının göz bebekleri olduğunun altını çizerek, "Burada yürüyen bir süreç var. Biz titizlikle yürütüyoruz. İyi niyetli yatırımcılarımızın, hisselerimizin, şirketlerimizin özellikle bu süreçten etkilenmemesi lazım." dedi.

Başsavcılık olarak süreci takip ettiklerini belirten Gürlek, Başsavcılığın, SPK tarafından gönderilen listeler, Borsa İstanbul ve Merkez Kayıt Sistemi tarafından gönderilen listeler kapsamında işlem yapabildiğini söyledi.

"Para iadesine" ilişkin yöneltilen soru üzerine Gürlek, SPK'nin iyi niyetli yatırımcının 1 milyon liraya kadar olan paralarının iadesi konusunda karar aldığını anımsattı.

Başsavcılığın konuyla ilgili tespitlerine dikkati çeken Gürlek, şunları kaydetti:

"Kısa sürede manipülatif hareketlerle, inanılmaz, mesela 2 ayda girilmiş çok yüksek miktarlarda çıkış yapmış. Yani bir kar çıkışı yapmış. Bunlarla ilgili bir çalışmamız var. Listemiz var. Zaten bu kişiler tutuklandı. Mal varlığına el koyduk. Buralarda özellikle kurulan kurulun kararları ve SPK'nin kararları uyarınca şahsi mallara da el koyduk. Portföy yöneticilerinin, fon yöneticilerinin bütün mal varlığına el koyduk. Bunlar belirlenen ilkeler çerçevesinde TMSF'de de bir hesap iadesi açıldı, özellikle gönüllülük esasına göre iade etmek isteyen kişilere karşı. Dün TMSF Başkanımıza görüştüm, 5 kişi bu hesaplara iadede bulunmuş."

Bakan Gürlek, söz konusu mal varlıklarının hukuk çerçevesinde TMSF'ye devredildiğini, TMSF'nin de iadenin ardından savcılığa gerekli yazıyı yazacağını ifade etti.


"Halen de şu an araştırdığımız konular var"


Konuyla ilgili Sermaye Piyasası Kanunu'nun bulunduğunu belirten Gürlek, "Zararın iki katını karşılaması etkin pişmanlık sebebi ama bu soruşturmanın kapanması, dosyanın kapanması anlamına gelmiyor. Sadece kanunda düzenlenen bir indirim sebebi. Yani zararı giderenler hakkında bir işlem yapılmayacak algısı yanlış. Mutlaka onlarla ilgili işlem yapılacak." dedi.

Bakan Gürlek, konuyla ilgili ellerinde listelerin bulunduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kısa sürede fahiş kazanan kişiler, tüzel kişiler, şirketler vesaire bunlarla ilgili elimizde bilgiler var. Zaten adımları da attık. Ben buradan şunu söylemek istiyorum; Sayın Cumhurbaşkanımızın da konuşmalarında çok açık ve net. Kesinlikle milletimizin cebine el uzatan, haksız kazanç sağlayan bu kişilerden biz hukuk çerçevesinde hakkımızı sonuna kadar arayacağız. Bu haksız kazançları da TMSF büyümesinde kurulan fona devredeceğiz. Daha sonradan da SPK'nin ve işte kurulan kurulun almış olduğu kararlar çerçevesinde de bir kısım iyi niyetli yatırımcının zararları karşılanacak ama hukuk çerçevesinde mutlaka kaçırılan mallar, bir kısım para transferleri yapmışlar, biz bunların getirilmesi için de İsviçre'ye gönderilen paranın getirilmesi için de adli süreçleri başlattık. Şahsi mallarına el koyduk, tedbir koyduk, tapuya tedbir koyduk. Halen de şu an araştırdığımız konular var."


"Üzerimize ne düşüyorsa yapacağız"


Gürlek, vatandaşların hakkının korunacağını vurgulayarak, "Ben şunu vatandaşlarımıza kesinlikle söylüyorum. Hukuk çerçevesinde, kısa sürede fahiş kazanan, işte tüyo alıp içeri giren kişilerden sonuna kadar vatandaşlarımızın hakkını koruyacak şekilde paralarını tahsil etmek için elimizden geldiğince, üzerimize ne düşüyorsa yapacağız." dedi.

Konunun, devletin takibinde olduğunu dile getiren Gürlek, "Biz de hukuk çerçevesinde bunların sonuna kadar takipçisi olacağız." ifadelerini kullandı.

"Devlet kurumlarının bu konuda bir koordinasyon mekanizması inşa edip etmediğinin" sorulduğu Gürlek, şunları kaydetti:

"Elbette. Sürecin en başından beri sürekli olarak Maliye Bakanımızla, Sayın Cumhurbaşkanımız da zaten süreci en başından beri takip ediyor. Sürekli istişare halindeyiz. Şu an fon kurulu kuruldu. Biz de katılıyoruz. Yani devletin tüm kurumları istişare halinde. Ben buradan vatandaşlarımıza şunu söylemek istiyorum; müsterih olsunlar. Yani burada devam eden soruşmalar sebebiyle bizim piyasamız, İstanbul Borsamız, yatırımcılarımız kesinlikle etkilenmez bu süreçten dolayı. Bunlar devam eden süreçler ama bir yandan da Maliye Bakanlığımızın almış olduğu önlemler var. SPK'nin, bağımsız kurumlarımızın almış olduğu önlemler var. Devletin tüm kurumları en başından beri Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla işbirliği ve koordinasyon içerisinde yürütüyor. Ben, vatandaşlarımızdan kesinlikle Türk ekonomisine, Türk sermayesine, piyasalarına güvenmesini istiyorum. Bu konuda süreç devam ediyor. Biz, sadece adli sürece bakıyoruz ama günlük borsanın rutin işlemleri vesaire onlar bağımsız kurullar tarafından devam eden bir süreç."

Kalp sağlığı için yapılacak yürüyüşün de kuralı var!


 
Kalp ve damar hastalıkları dünya genelinde ölüm nedenleri arasında başı çekerken, günlük yaşama kolayca dahil edilebilen yürüyüş bu riski azaltmada önemli rol oynuyor. 
 

06.10.2026 11:01:00
Murat Çorbacı
 
Kalp sağlığı için yapılacak yürüyüşün de kuralı var!
Kalp sağlığı için yapılacak yürüyüşün de kuralı var!

Dünya Sağlık Örgütü, yetişkinlere haftada 150-300 dakika orta şiddette fiziksel aktivite öneriyor. Ancak özellikle 35 yaşından sonra ve uzun süredir hareketsiz olanlarda, yürüyüşün süresi kadar, temposu ve hangi koşullarda yapıldığı da önem taşıyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Turfan, yürüyüşte doğru tempoyu anlamanın en kolay yollarından birinin 'konuşma testi' olduğunu belirterek, "Orta tempolu bir yürüyüşte konuşabilir, ancak uzun cümleleri rahatça söylemekte zorlanırsınız. Konuşamayacak kadar nefes nefese kalıyorsanız temponuz fazla yüksek olabilir" diyor. Prof. Dr. Murat Turfan, 4 Ekim Dünya Yürüyüş Günü kapsamında yaptığı açıklamada, kalp sağlığı için yürüyüşte dikkat edilmesi gereken 6 temel kuralı anlattı.

Yürüyüşe başlamadan önce kendi risklerinizi öğrenin

Prof. Dr. Murat Turfan, "35 yaşından sonra değişen şey yürüyüşün kuralları değil, kişinin kendi risklerini daha iyi tanımasının önemidir" diyerek sözlerine şöyle devam ediyor: "Uzun süredir egzersiz yapmıyorsanız, sigara kullanıyorsanız, hipertansiyon, diyabet veya kolesterol yüksekliğiniz varsa ya da ailenizde erken yaşta kalp hastalığı öyküsü bulunuyorsa yürüyüş programına başlamadan önce sağlık durumunuzun değerlendirilmesi önemlidir. Gerekli görülen kişilerde hekim muayenesi ve ek testlerle egzersizin güvenli sınırları belirlenebilir. Bilinen kalp-damar hastalığı bulunan kişilerin ise yürüyüşün süresi ve şiddeti konusunda mutlaka hekimlerinin önerisine göre hareket etmeleri gerekir" dedi. 

İlk ve son 5-10 dakikayı hafife almayın

Yürüyüşe başlar başlamaz yüksek tempoya çıkmak kalp ve dolaşım sistemi üzerindeki yükü aniden artırabilir. Bu nedenle ilk 5-10 dakikayı daha rahat bir tempoda geçirerek vücudun ısınmasını sağlamak, ardından yürüyüş hızını kademeli olarak yükseltmek faydalıdır. Yürüyüşü bitirirken de birden durmak yerine son birkaç dakikada tempoyu yavaşlatmak gerekir. Isınma ve soğuma bölümleri özellikle yüksek tempoda yürüyenler ve kalp-damar hastalığı bulunanlar için daha önemlidir.

Temponuzu 'konuşma testi' ile ayarlayın


Yürüyüş sırasında nabzınızı sürekli takip etmek zorunda değilsiniz. Bunun için oldukça basit bir yöntem var; konuşma testi. Orta şiddette bir yürüyüş sırasında konuşabilirsiniz, ancak uzun cümleleri rahatlıkla söylemekte zorlanmaya başlarsınız. Buna karşılık konuşamayacak kadar nefes nefese kalıyorsanız tempo sizin için fazla yüksek olabilir. Elbette bu sınır kişiden kişiye değişir. Düzenli egzersiz yapan bir kişinin 'orta şiddeti', uzun süredir hareketsiz bir kişinin temposundan oldukça farklı olabilir.

Bir günde çok değil, haftaya yayarak yürüyün

Kalp sağlığı için haftada bir gün birkaç saat yürümek yerine, hareketi haftanın geneline yaymak daha doğru bir yaklaşım. Haftada en az 150 dakika orta şiddette fiziksel aktivite hedefleyin. Örneğin, haftanın 5 günü 30'ar dakikalık tempolu yürüyüş iyi bir başlangıç olabilir. Üstelik bu süreyi tek seferde tamamlamanız gerekmiyor; gün içinde yapacağınız 10-15 dakikalık yürüyüşleri bir araya getirerek de toplam süreye ulaşabilirsiniz. Burada önemli olan kusursuz bir program değil, hareketsiz geçen günlerin sayısını azaltmak ve sürdürülebilir bir düzen oluşturmak.

Yemek saatine ve hava koşullarına dikkat edin

Özellikle ağır bir öğünün hemen ardından tempolu yürüyüş yapmak hazımsızlık, şişkinlik ve rahatsızlık hissine yol açabilir. Büyük öğünlerden sonra bir süre beklemek ve yürüyüşe daha hafif tempoda başlamak daha uygun olacaktır. Sıcak ve nemli havalarda vücudun ısı düzenlemesi zorlaşırken, çok soğuk havalarda damarların büzüşmesi ve tansiyonun yükselmesi gibi etkiler görülebilir. Kalp hastalığı olan kişilerin özellikle aşırı sıcak veya soğuk havalarda egzersiz koşullarına daha fazla dikkat etmesi gerekir.

Bu belirtilerde yürüyüşe devam etmeyin!

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Turfan, yürüyüş sırasında bazı belirtilerin hafife alınmaması gerektiğini belirterek şöyle konuşuyor: "Yürüyüş sırasında göğüste baskı veya sıkışma; kola, sırta ya da çeneye yayılan ağrı, alışılmadık nefes darlığı; belirgin çarpıntı; baş dönmesi; soğuk terleme veya bayılacak gibi olma hissi gelişirse yürümeye devam edilmemelidir. Belirtiler kısa sürede geçse bile tekrarlıyorsa hekim değerlendirmesi gerekir. Belirgin ya da devam eden göğüs ağrısı, ciddi nefes darlığı veya bayılma gibi durumlarda ise acil tıbbi yardım alınmalıdır. Unutmayın, yürüyüşün amacı sınırlarınızı zorlamak değil, sağlığınızı güvenli ve düzenli hareketle desteklemektir."

İstanbul'da El-Kaide ve DEAŞ'a operasyon: 14 gözaltı

İstanbul'da El Kaide ve DEAŞ terör örgütlerine yönelik sosyal medya hesapları üzerinden övücü paylaşımlar yaptıkları tespit edilen 14 şüpheli yakalandı

06.10.2026 10:35:00
İhlas Haber Ajansı
 
İstanbul'da El-Kaide ve DEAŞ'a operasyon: 14 gözaltı
İstanbul'da El-Kaide ve DEAŞ'a operasyon: 14 gözaltı
İstanbul'da El Kaide ve DEAŞ terör örgütlerine yönelik sosyal medya hesapları üzerinden övücü paylaşımlar yaptıkları tespit edilen 14 şüpheli yakalandı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ile İstihbarat Şube Müdürlüklerince El-Kaide ve DEAŞ'a karşı "Terörizmin Finansmanı" suçu ile ilgili yeni bir çalışma yürütüldü. DEAŞ ve El Kaide silahlı terör örgütlerine mensup çatışma bölgeleriyle iltisaklı kişilerle bağlantılı olduğu anlaşılan ve ülkeye yönelik hedef alan eylemler yapabileceği göz önünde bulundurularak sosyal medya hesapları üzerinden söz konusu terör örgütlerini övücü paylaşımlar yaptıkları tespit edilen şüpheliler için operasyon düzenlendi.

Operasyonda çok sayıda dijital materyal ele geçirilirken, toplam 14 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Gözaltına alınan 14 şüpheli sorgulanmak üzere İstanbul Terörle Mücadele Şubesine götürüldü. Gerçekleştirilen operasyon kapsamında yürütülen tahkikat işlemleri çok yönlü olarak devam ediyor.

Yolcu uçağında "bomba" ihbarı asılsız çıktı

Şanlıurfa GAP Havalimanı'na iniş yapan bir yolcu uçağında "patlayıcı madde bulunduğu" ihbarı asılsız çıktı

06.10.2026 01:20:00
AA
 
Yolcu uçağında "bomba" ihbarı asılsız çıktı
Yolcu uçağında "bomba" ihbarı asılsız çıktı

Ankara'dan Şanlıurfa'ya gelen ve içinde 7'si mürettebat 143 kişinin bulunduğu AJet'e ait yolcu uçağının lavabosunda, "Arka kargoda 1 kg C4 var" yazılı not bulundu.

Pilotların durumu kuleye bildirmesinin ardından Şanlıurfa GAP Havalimanı'na iniş yapan uçaktaki yolcular, yoğun güvenlik önlemi alınarak tahliye edildi.

Daha sonra bomba imha ekiplerince yapılan kontrollerde herhangi bir olumsuzluğa rastlanmadı.

Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, havalimanında gazetecilere yaptığı açıklamada, yolcu uçağında "patlayıcı madde olduğu" yönünde not bulunması üzerine başlatılan arama çalışmasının sonuçlandığını söyledi.

Herhangi bir olumsuzluğa rastlanmadığını belirten Şıldak, "Çalışmalar sonrası uçak park alanına alındı. Hava trafiğini tekrar normale döndürüyoruz. Olaydan etkilenen tüm yolcularımıza, mürettebatımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum." dedi.

Vali Şıldak, konuyla ilgili gözaltı olup olmadığı yönündeki soruya, "Adli süreç devam ediyor. Başsavcılığımız tarafından yürütülen adli soruşturma kapsamında gerekli araştırma ve inceleme yapılacak. Tüm gerekli delil toplama faaliyetleri devam ediyor. Şu an için bir güvenlik sorunu bulunmuyor, hava trafiğini de başlatmış bulunuyoruz." yanıtını verdi. AA

Soma'da 5 işçinin öldüğü maden göçüğü soruşturmasında 9 şüpheli tutuklandı

Manisa'nın Soma ilçesindeki bir maden işletmesinde 5 işçinin yaşamını yitirdiği göçüğe ilişkin soruşturmada gözaltına alınan, ilgili firmanın genel müdürünün de aralarında bulunduğu 9 zanlı tutuklandı

06.10.2026 01:00:00
Haber Merkezi
 
Soma'da 5 işçinin öldüğü maden göçüğü soruşturmasında 9 şüpheli tutuklandı
Soma'da 5 işçinin öldüğü maden göçüğü soruşturmasında 9 şüpheli tutuklandı

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüphelilerin jandarmadaki işlemleri tamamlandı.

Maden şirketinin genel müdürünün de aralarında bulunduğu 9 zanlı, Soma Adliyesine sevk edildi.

Savcılıktaki sorgularının ardından şüpheliler, çıkarıldıkları nöbetçi hakimlikçe tutuklandı.

Olayın Gelişimi ve Kurtarma Çalışmaları

Manisa'nın Soma ilçesinde, 1 Ekim 2026 tarihinde İmbat Madencilik'e ait özel bir maden ocağında meydana gelen göçükte 5 maden işçisi hayatını kaybetti, 2 işçi ise yaralı olarak kurtarıldı.

Göçük, 1 Ekim 2026 Perşembe günü öğle saatlerinde (yaklaşık 13.15 civarında) yer altı çalışma alanında yaşandı.

Olay anında göçükten 7 maden işçisi etkilendi. İlk müdahalelerde 2 işçi yaralı olarak çıkarıldı, 2 işçinin ise cansız bedenine ulaşıldı.

AFAD, arama-kurtarma ekipleri ve toprak altı lazerli enkaz görüntüleme cihazlarıyla yürütülen çalışmalar sabaha karşı tamamlandı ve göçük altında mahsur kalan son 3 işçinin de cansız bedenine ulaşıldı.

Hayatını Kaybeden ve Yaralanan Madenciler

Yaşamını Yitiren İşçiler:

Halit Ersay (37 - Memleketi Denizli/Çameli, evli ve 3 çocuk babası)

Kerim Ören (37 - Memleketi Manisa/Kırkağaç, evli ve 2 çocuk babası)

Ramazan İnce (Memleketi Balıkesir)

İsa Olcay (Memleketi Kütahya, 20 yıllık madenci)

Ömer Karakaya (Memleketi Manisa/Kırkağaç)

Yaralı Kurtarılan İşçiler:

Süleyman Şakrak: Hastanedeki tedavisinin ardından taburcu edildi.

İbrahim Çimen: Hastanedeki serviste tedavisi tamamlandı.

Adli ve İdari İnceleme

Adalet Bakanlığı tarafından ivedilikle adli soruşturma başlatıldı ve Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde 3 Cumhuriyet savcısı görevlendirildi.

Güvenlik güçlerinin yürüttüğü incelemeler kapsamında maden şirketinin genel müdürünün de aralarında bulunduğu 9 şüpheli/yönetici gözaltına alındı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, kazanın teknik nedenlerini, ihmal ihtimallerini ve iş güvenliği tedbirlerini araştırmak üzere maden alanına uzman müfettiş ve heyetler sevk etti.

Tekin: Hastane bombalamak bir nevi soykırımdır

Meltem TV canlı yayında konuşan Ortadoğu Uzmanı Hasan Hüseyin Tekin, Suudi Arabistan öncülüğünde Yemen'deki çocuk hastanesinin bombalanmasına bir nevi soykırım olduğunu söyledi

06.10.2026 00:10:00
Hasan Gündoğdu
 
Tekin: Hastane bombalamak bir nevi soykırımdır
Tekin: Hastane bombalamak bir nevi soykırımdır
Meltem TV'nin dünkü Parantez programına canlı yayın konuğu olan Ortadoğu Uzmanı Hasan Hüseyin Tekin Yemen'in başkentindeki hastane bombalanması konusunda önemli açıklamalarda bulundu. 
 
Hasan Hüseyin Tekin televizyon kanalında "Muhammed bin Selman bu fotoğrafı (Hastane bombalanmasını) kimseye anlatamaz. Yanlış her yerde yanlıştır. Bunu Yahudi de yapsa yanlış, Müslüman da yapsa yanlış, Hindu da... Kim yaparsa yapsın hiç kimse bir hastane bombalayamaz, bombalamaması lazım. Zaten yeterince trajedi var, yeterince ölüm var. Hastane bombalamak ne demek biliyor musun? O milletin umutlarını bitirmek demektir. Savaşan bir halkı sağlık hizmetlerinden yoksun hale getirmek demektir. Çocukları, bebekleri yoksun hale getirmek demektir. Bir nevi soykırımdır. İfade ettiğimiz gibi askeri hedefler, üsler, karşılıklı stratejik noktalar bile vurulabilir ama baktığınız zaman bir hastanenin vurulması yanlıştır. Bu hastane, Yemen Salih Camisi'nin hemen yanıdır. İstanbul'da neye tekabül ediyor? Hani Sultanahmet Meydanı gibi düşünün. Yani çok kalabalık, çok işlek, çok bilinen bir yer. Burayı vurdular. Savaş sivilleri kapsamamalıdır" diye konuştu.
 

NE OLMUŞTU?

 
Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçlerine ait savaş uçakları, Yemen'in başkenti Sana'da bulunan El Seb'in Doğum ve Çocuk Hastanesini hedef almıştı. Saldırıya uğrayan hastane 45 bin kişilik cemaat kapasitesiyle bilinen Yemen Salih Camii'nin hemen kuzeyinde yer almaktaydı.

 

Şanlıurfa'ya iniş yapan yolcu uçağında bomba ihbarı

Ankara'dan Şanlıurfa'ya sefer yapan yolcu uçağında patlayıcı madde bulunduğuna ilişkin not tespit edilmesi üzerine uçak, Şanlıurfa GAP Havalimanı'na güvenli şekilde iniş yaptı. Uçakta bulunan 136 yolcu ve 7 mürettebatın tahliyesi için gerekli güvenlik tedbirleri alındı

05.10.2026 22:58:00
İhlas Haber Ajansı
 
Şanlıurfa'ya iniş yapan yolcu uçağında bomba ihbarı
Şanlıurfa'ya iniş yapan yolcu uçağında bomba ihbarı
Ankara'dan Şanlıurfa'ya sefer yapan yolcu uçağında patlayıcı madde bulunduğuna ilişkin not tespit edilmesi üzerine uçak, Şanlıurfa GAP Havalimanı'na güvenli şekilde iniş yaptı. Uçakta bulunan 136 yolcu ve 7 mürettebatın tahliyesi için gerekli güvenlik tedbirleri alındı.

Edinilen bilgilere göre, bir hava yolu şirketinin VF 4180 sefer sayılı uçağı saat 19.00'da Ankara'dan Şanlıurfa'ya hareket etti. Uçakta patlayıcı madde bulunduğuna ilişkin bir not bulunması üzerine durum güvenlik birimlerine bildirildi.

Uçak, saat 20.05'te Şanlıurfa GAP Havalimanı'na iniş yaptı. Uçakta bulunan 136 yolcu ve 7 mürettebatın güvenli şekilde tahliye edilmesi için gerekli tedbirler alındı. Yolcuların ve mürettebatın tahliyesinin ardından güvenlik birimleri tarafından uçakta patlayıcı madde araması gerçekleştirilecek.
Olayla ilgili güvenlik birimlerinin çalışmaları sürüyor.

Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak'tan bomba ihbarı yapılan uçağa ilişkin açıklama

Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, Ankara'dan Şanlıurfa'ya sefer yapan bir yolcu uçağında patlayıcı madde bulunduğuna ilişkin not bulunduğunu ve iniş yapan uçaktaki yolcuların ve mürettebatın güvenli şekilde tahliyesinin ardından uçakta arama yapılacağını açıkladı.

Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak yaptığı açıklamada, "5 Ekim 2026 tarihinde saat 19.00'da Ankara'dan Şanlıurfa'ya hareket eden yolcu uçağında patlayıcı madde bulunduğuna ilişkin bir not bulunması üzerine söz konusu uçak saat 20.05'te Şanlıurfa GAP Havalimanı'na iniş yapmış olup, yolcuların güvenli şekilde tahliye edilmesi ve devamında uçakta güvenlik birimlerimiz tarafından patlayıcı madde araması gerçekleştirilecektir. Uçakta 136 yolcu ve 7 mürettebat bulunmaktadır. Uçakta bulunan yolcuların ve mürettebatın güvenli şekilde tahliyesi için bütün tedbirler alınmıştır" dedi.

İKTİDAR CEPHESİNDE FON ÇATLAĞI! ŞAMİL TAYYAR İLE AKİT YAZARI KAPIŞTI

Fon soruşturması büyüdükçe tartışma yalnızca borsa ve para trafiğiyle sınırlı kalmadı; iktidara yakın isimler de birbirine girdi

05.10.2026 22:33:00
Haber Merkezi
 
İKTİDAR CEPHESİNDE FON ÇATLAĞI! ŞAMİL TAYYAR İLE AKİT YAZARI KAPIŞTI
İKTİDAR CEPHESİNDE FON ÇATLAĞI! ŞAMİL TAYYAR İLE AKİT YAZARI KAPIŞTI
Fon soruşturması büyüdükçe tartışma yalnızca borsa ve para trafiğiyle sınırlı kalmadı; iktidara yakın isimler de birbirine girdi. Eski AK Parti milletvekili Şamil Tayyar'ın fon krizine ilişkin sert çıkışları, Yeni Akit yazarı Ali Karahasanoğlu'nun tepkisini çekti. Karahasanoğlu, Tayyar'a "Erdoğan'dan yana gibi görünüp Erdoğan'ı mı devirmeye çalışıyorsunuz?" diye sordu.

"255 LİRADAN 4.500 LİRAYA ÇIKTI"

Karahasanoğlu ise tartışmanın merkezine Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki iddiaları koyarken, 255 TL'den alınan bir hissenin yaklaşık altı ayda 4.500 TL'ye çıkmasını savunulamaz buldu.

Akit yazarı, "Eski bakan da olsa, eşi de olsa... 255 TL'ye alınan hissenin 6 ayda 4500 TL'ye çıkması hak değildir, helal değildir, masum değildir... Hesabı sorulmalıdır" dedi.

Ancak aynı yazıda, soruşturmanın belirli siyasi isimler üzerinden yoğunlaştırılmasının da sorgulanması gerektiğini savundu. Karahasanoğlu, hedefteki kişinin toplam iddia edilen yolsuzluk içindeki payının çok daha küçük olduğunu öne sürerek siyasi operasyon ihtimalini gündeme getirdi.

TAYYAR'DAN SERT VE İRONİK YANIT

Tayyar ise Karahasanoğlu'nun yazısına doğrudan ve ironik bir yanıt verdi. Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

"Akit'in bilge yazarı Ali Karahasanoğlu da topa girdiğine göre pes ediyorum. Fon krizi, dış güçlerin CIA ve MOSSAD eliyle patlattığı bir operasyondur. Fatma Betül Sayan Kaya'nın AK Parti'yle ilgisi yoktur. 2.17 milyar liralık işlemi hanımefendinin haberi olmadan dış güçler yaptı. Fon soruşturmasındaki 217 şüpheli son gece Türkiye'ye gizlice sokuldular. Kamuoyunu aydınlattığı için yol gösterici bilge yazara ayrıca teşekkür ederim. Mevzu benim için kapanmıştır."

Tayyar'ın bu sözleri, gerçek bir CIA veya MOSSAD suçlaması olarak değil, Karahasanoğlu'nun yaklaşımını alaycı biçimde tersine çeviren ironik bir yanıt olarak aktarıldı.

ÖNCE "İSTİFA ETSİN" DEMİŞTİ

Tartışmanın dikkat çekici tarafı ise Tayyar'ın daha önce Kaya hakkındaki iddialar konusunda çok daha sert bir tutum sergilemiş olması.

Tayyar, Kaya ve eşi İlyas Kaya'nın 163 milyon 46 bin TL yatırıp beş ay sonra 2,17 milyar TL çektiği iddiası için, "Eğer iddialar doğruysa, kabul edilebilir bir durum değil. Hemen istifası gerekir" demişti.

Ayrıca, "Hiç kimse makamını kişisel zenginleşme aracı olarak kullanamaz" ifadelerini kullanmıştı.

SORULAR

Fon krizinde hesap gerçekten kimden sorulacak?

Siyasi bağlantısı olanlara da aynı hukuk uygulanacak mı?

İktidar çevresindeki isimler birbirini suçlamak yerine, kamuoyunun beklediği bütün sorulara açık ve net cevap verecek mi?


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.