logo
16 EKİM 2026

Biyopolitika ve insan bedeninin siyasal kontrolü

Modern devletler artık sadece toprakları veya kanunları değil, doğrudan insan biyolojisini yönlendiriyor. Bedenlerimiz, siyasetin ve teknolojinin yeni savaş alanı haline geldi

16.10.2026 00:23:00
Yaşar Cebesoy
 
Biyopolitika ve insan bedeninin siyasal kontrolü
Biyopolitika ve insan bedeninin siyasal kontrolü
Modern devletler artık sadece toprakları veya kanunları değil, doğrudan insan biyolojisini yönlendiriyor. Bedenlerimiz, siyasetin ve teknolojinin yeni savaş alanı haline geldi.

Geleneksel iktidar anlayışı, sınırları korumak, yasalar çıkarmak ve ceza vermek üzerine kuruluydu.

Ancak 20. yüzyılın ortalarından itibaren felsefeci Michel Foucault'nun kavramsallaştırdığı "Biyopolitika" kavramı, modern iktidarın şekil değiştirdiğini ortaya koydu. Günümüz devletleri ve küresel mekanizmalar, yurttaşları sadece yönetmiyor; doğumdan ölüme, beslenmeden hareketliliğe kadar insan bedeninin her anını denetim altına alıyor.







Beden Nasıl Bir Siyaset Sahasına Dönüştü?

Biyopolitika, iktidarın "yaşatmak ve düzenlemek" adına bireylerin biyolojik süreçlerine müdahale etmesidir. Geçmişte hükümdarın gücü "ölçüsüzce öldürme yetkisi" iken, modern iktidarın gücü "yaşamı optimize etme" kisvesi altında bedeni biçimlendirmektir.

Sağlık Politikaları ve Karantinalar: Aşı takvimleri, karantina kararları ve kamu sağlığı yönlendirmeleri, bireysel özgürlükler ile kamusal denetim arasındaki çizgiyi belirsizleştiriyor.

Nüfus Planlaması ve Doğurganlık: Doğum oranlarını artırmaya ya da düşürmeye yönelik politikalar, beden üzerindeki tasarrufun doğrudan devlet kararlarına bağlandığını gösteriyor.

Genetik Veri ve Biyometrik Takip: Yüz tanıma sistemleri, DNA veri tabanları ve dijital sağlık kartları, biyolojik varlığımızı sürekli izlenebilir bir veri grubuna dönüştürüyor.







Dijital Çağda Biyopolitika: "Gözetim Toplumu"

Günümüzde biyopolitika, yapay zekâ ve dijital izleme araçlarıyla birleşerek "dijital biyopolitika" boyutuna ulaştı. Biyometrik pasaportlar, akıllı saatlerle toplanan nabız ve uyku verileri veya salgın dönemlerinde hayatımıza giren dijital takip kodları, bedenin her anının haritalandırılmasına olanak tanıyor.

"İktidar artık yalnızca bedeni cezalandırmıyor; onu eğitiyor, ölçüyor, verileştiriyor ve yeniden üretiyor."







Sonuç: Özgürlük Bedenle Başlar

Biyopolitika tartışmaları, gelecekte bireysel özerkliğin sınırlarının nerede başlayıp nerede biteceğini sorgulatıyor. Bedenlerimizin birer veri deposuna veya devlet politikalarının uygulama alanına dönüşmesi, modern demokrasilerin karşı karşıya olduğu en büyük etik krizlerden biri olarak öne çıkıyor.

Basın İlan Kurumu, yazılı basının dijital dönüşümünü çalıştayda masaya yatırdı

“Yazılı Basının Dijital Dönüşümü: Adaptasyon, Entegrasyon ve Sürdürülebilir Model Önerileri Çalıştayı”, farklı disiplinlerden çok sayıda akademisyenin katılımıyla gerçekleştirildi. Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Basın İlan Kurumu (BİK) Genel Müdürü Abdulkadir Çay, dijital dönüşümün editoryal sorumluluktan ekonomik sürdürülebilirliğe uzanan çok boyutlu bir süreç olduğunu vurguladı

13.10.2026 10:23:00
Haber Merkezi
 
Basın İlan Kurumu, yazılı basının dijital dönüşümünü çalıştayda masaya yatırdı
Basın İlan Kurumu, yazılı basının dijital dönüşümünü çalıştayda masaya yatırdı
Medya ekosisteminin dijitalleşmeyle birlikte hızlı ve çok katmanlı bir dönüşüm yaşadığını belirten BİK Genel Müdürü Abdulkadir Çay, gazeteciliğin matbu yayıncılığın sınırlarını aşarak hız, veri, etkileşim ve çoklu platform kullanımı ekseninde yeni bir evreye geçtiğini ifade etti.

"Dijital dönüşüm, basılı sayfaları dijital ortama taşımaktan ibaret değildir"

Okurların habere erişim alışkanlıklarındaki değişime ve dijital platformların giderek artan etkisine değinen Çay, uluslararası araştırmalarda da bu dönüşümü destekleyen verilerin ortaya çıktığını kaydetti. Genel Müdür Çay, dünya genelinde sosyal medya ve video ağlarının çevrim içi habere erişimde ilk kez haber kuruluşlarının kendi internet siteleri ve uygulamalarının önüne geçtiğini; çevrim içi haber videosunu haftalık olarak tüketenlerin oranının ise yüzde 77'ye ulaştığını aktardı.

Haberin okura ulaşmasında algoritmaların, içerik akışlarının ve tavsiye sistemlerinin belirleyici rolüne dikkat çeken Çay, dijital yayıncılıkta görünürlüğün artık yalnızca haberin içeriği ve yayımlandığı mecrayla sınırlı olmadığını vurguladı.

Kurumun görev alanında faaliyet gösteren iki binin üzerindeki süreli yayını da dikkate alarak dijital dönüşümün basın sektörü açısından güncel bir mesele olduğuna işaret eden Çay, konuya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

"Dijital dönüşüm, yalnızca bir internet sitesi kurmak ya da basılı sayfaları dijital ortama taşımaktan ibaret değildir. Asıl üzerinde durmamız gereken husus, gazeteciliğin köklü üretim, doğrulama ve dağıtım zincirini yeni şartlara nasıl uyarlayacağımız ve bu dönüşümü kurumsal yapıya nasıl entegre edeceğimizdir.

Dijital dönüşümü; üretim biçimlerinden iş akışlarına, insan kaynağından teknik altyapıya, okurla kurulan ilişkiden gelir modellerine kadar basının bütün yapısını etkileyen çok boyutlu bir süreç olarak değerlendiriyoruz."

Haberlerin arama motorları, sosyal ağlar, video platformları ve farklı dijital arayüzler üzerinden dolaşıma girmesinin yayıncılara daha geniş kitlelere ulaşma imkânı sağladığını belirten Çay, bu durumun platformlara bağımlılık, dijital görünürlük ve okurla doğrudan ilişki kurma gibi yeni meseleleri de beraberinde getirdiğini ifade etti.

Yapay zekâ destekli bilgi erişiminin dönüşüme yeni bir boyut kazandırdığına dikkat çeken Çay, kullanıcıların arama motorlarında bağlantı aramak yerine yapay zekâ destekli sistemlerden doğrudan yanıt alma eğiliminin arttığını kaydetti.






"Akademik bilgi ile saha tecrübesinin buluşmasını istiyoruz"

Dijital dönüşümün ortaya çıkardığı ihtiyaçların yalnızca mevcut uygulamalar üzerinden değerlendirilmesinin yeterli olmayacağına işaret eden Çay, üniversitelerle iş birliğinin bu açıdan önemli bir rol üstlendiğini belirtti.

Kurum olarak çeşitli üniversitelerle iş birliği protokolleri imzaladıklarını hatırlatan Çay, temel amaçlarının akademik bilgi ve birikimi sahaya aktarmak, sahada edinilen tecrübelerin ve karşılaşılan sorunların da akademik çalışmalara katkı sağlamasını temin etmek olduğunu ifade etti.

Çalıştayın bu iş birliğini güçlendirmesini beklediklerini belirten Çay, akademisyenlerin bilgi ve birikimlerinden yararlanarak hem akademiye hem de basın sektörüne katkı sağlayacak sonuçlar elde etmeyi arzu ettiklerini dile getirdi.

Genel Müdür Çay, Basın İlan Kurumu ve SETA Vakfı iş birliğiyle gerçekleştirilen çalıştayın hem Kuruma hem de basın sektörüne fayda sağlayacağına inandıklarını kaydetti.






Akademisyenler sürdürülebilir model önerilerini değerlendirdi

Genel Müdür Çay'ın açılış konuşmasının ardından çalıştay oturumlarına geçildi. Prof. Dr. Faruk Taşçı'nın başkanlığında iki oturum hâlinde gerçekleştirilen çalıştayda akademisyenler, basın kuruluşlarının dijitalleşme sürecinde karşılaştıkları adaptasyon ve entegrasyon sorunları ile uygulanabilir ve sürdürülebilir model önerilerini ele aldı.

Oturumlarda yapay zekâ teknolojilerinin temel gazetecilik ilkelerine uygun biçimde kullanılması, bu sistemlerin mevcut yayın mekanizmalarına entegrasyonu ve dijital süreçlerin takibi için dinamik bir ölçüm modeli geliştirilmesinin gerekliliği vurgulandı.

Dezenformasyonla mücadelede teyit mekanizmalarıyla iş birliğinin artırılması, gazetecilik alanında bağımsız bir mesleki yeterlilik yapısının oluşturulması, iletişim fakülteleriyle müfredat uyumunun sağlanması ve yerel medyanın niş habercilik alanlarında bölgesel güç birlikleri oluşturması da öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.






"Basılı gazeteciliğin varlığını sürdürmesi bir güvenlik meselesidir"

Çalıştayda dile getirilen görüşleri değerlendiren BİK Genel Müdürü Abdulkadir Çay, dijital platformların artan nüfuzuna karşı basılı yayıncılığın varlığını sürdürmesinin bir güvenlik ve çeşitlilik meselesi olduğuna dikkat çekti. Yayıncılık sektörünü yaşatma ve destekleme yaklaşımının altını çizen Çay, statik değerlendirme yöntemleri yerine nitelikli haberciliği ve okur kitlesini öne çıkaran, teşvik odaklı, teknik ve dinamik sistemlere geçilmesinin önemini vurguladı.

Sektör paydaşlarının ortak hareket etme kültürünü geliştirmesi ve akreditasyon süreçlerinin sağlıklı bir veri tabanı üzerinden yürütülmesi gerektiğini de ifade eden Çay, çalıştaya katılan akademisyenlere ve katkı sunan tüm katılımcılara teşekkür etti.

Bugün tamamlanan çalıştayın sonunda, akademisyenlerin sunacağı bildiriler ve çözüm önerileri doğrultusunda yazılı basının geleceğine ve sektörün sürdürülebilirliğine ışık tutması hedeflenen bir sonuç bildirgesi hazırlanacak ve Basın İlan Kurumunun resmî internet sitesinden kamuoyuyla paylaşılacak.

Manisa'daki trafik kazasında ölenler toprağa verildi

Manisa'nın Akhisar ilçesinde çekicinin tur otobüsüne çarptığı kazada hayatını kaybeden 11 kişiden 10'unun cenazesi Bursa'da toprağa verildi

12.10.2026 18:10:00
Haber Merkezi
 
Manisa'daki trafik kazasında ölenler toprağa verildi
Manisa'daki trafik kazasında ölenler toprağa verildi
Manisa'daki trafik kazasında hayatını kaybeden 10 kişinin cenazesi Bursa'da defnedildi.

Manisa'daki işlemlerin ardından yakınlarına teslim edilen cenazeler, Bursa'ya getirildi.

Kazada yaşamını yitirenlerden 10'unun cenazeleri Bursa'nın çeşitli ilçelerinde öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi.






Kazada hayatını kaybedenlerden Şahinaz Boran (81) ve kardeşi Safinaz Elkurt'un (76) naaşları Mihraplı Camisi'nde kılınan namaz sonrası Hamitler Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Cenazeye, Boran ve Elkurt'un yakınları ile Bursa Milletvekili Muhammet Müfit Aydın, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, Osmangazi Kaymakamı Bahri Tiryaki ile çok sayıda vatandaş katıldı.

Bu arada Boran ve Elkurt kardeşlerin bu ay sonunda umreye gitmeyi planladıkları öğrenildi.

Vefat edenlerden Vesile Ekici (65) için Hürriyet Merkez Camisi'nde, Semra Şentürk (58) için ise Huzurlar Camisi'nde cenaze namazı kılındı.

Ekici'nin cenazesi Mudanya Orhaniye Mezarlığı'na, Şentürk'ün cenazesi ise Kestel Mezarlığı'na defnedildi.






6 kişinin cenazeleri Mustafakemalpaşa ve Karacabey ilçelerinde toprağa verildi

Kazada hayatını kaybedenlerden Mümine Eryılmaz (75), Kadriye Turhanlar (88) ve Fikriye Yur'un (78) cenazeleri öğle vakti kılınan namazın ardından Mustafakemalpaşa ilçesinde defnedildi.






İhsan Taşçı (73), Sevgi Kabaroğlu (70) ve Cemile Memişçi'nin (71) cenazeleri ise Karacabey ilçesinde toprağa verildi.

Vefat edenlerden Zülfinaz Tosun'un (64) cenazesinin ise Konya'nın Ereğli ilçesinde defnedileceği öğrenildi.







Kazada 11 kişi hayatını kaybetmişti

Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu'nun Akhisar Gişeleri mevkisinde dün H.K. idaresindeki 78 YD 559 plakalı çekici, M.A. yönetimindeki 16 AED 124 plakalı tur otobüsüne çarpmıştı.
Kazada 27 kişi yaralanmış, 11 kişi hayatını kaybetmişti.

Tur otobüsünün sürücüsü M.A, tur otobüsünün sahibi ve yedek şoförü M.Y. ile çekicinin şoförü H.K. hastanedeki tedavilerinin ardından gözaltına alınmıştı.

Yaralılardan 13'ü hastanelerden taburcu edilmişti.

12 Gündür kayıp olan 16 yaşındaki Elvan Şanlıurfa'da bulundu

Adıyaman'da, 12 gün önce çarşıya gitmek için evden ayrılan ve kendisinden bir daha haber alınamayan 16 yaşındaki Elvan Yücetaş, polis ekiplerinin çalışmaları sonucunda Şanlıurfa'da bulundu

11.10.2026 06:30:00
İHA
 
12 Gündür kayıp olan 16 yaşındaki Elvan Şanlıurfa'da bulundu
12 Gündür kayıp olan 16 yaşındaki Elvan Şanlıurfa'da bulundu
Edinilen bilgilere göre, Adıyaman merkez Yeşilyurt Mahallesi'nde yaşayan Elvan Yücetaş, 28 Eylül sabahı çarşıya gitmek üzere evden ayrılmıştı. Kızlarından bir daha haber alamayan Yıldız ve Abdurrahman Yücetaş çifti, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirerek kayıp ihbarında bulunmuştu.








İhbar üzerine Adıyaman İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı Asayiş Şube Müdürlüğü ile Çocuk Şube Müdürlüğü ekipleri, Elvan'ın bulunması için çalışma başlattı. Ekiplerin yürüttüğü çalışmalar sonucunda 16 yaşındaki Elvan Yücetaş'ın Şanlıurfa il merkezinde olduğu tespit edildi. Elvan, kaybolmasından 12 gün sonra polis ekiplerince bulundu.









Ailesiyle görüşmek istemediği öğrenildi

Bulunmasının ardından ailesiyle görüşmek istemediğini belirten Elvan Yücetaş'ın, gerekli araştırma ve işlemlerin tamamlanmasının ardından Şanlıurfa'da bulunan çocuk koruma kuruluşuna teslim edileceği öğrenildi. Öte yandan Elvan'ın sağlık durumunun iyi olduğu ve 12 gün boyunca Şanlıurfa'da parklarda uyuduğu belirtildi.
Olayla ilgili çalışmaların sürdüğü öğrenildi.

Bağcılar'da silahlı saldırı: 1 kişi hayatını kaybetti

Bağcılar'da sokakta yürüyen bir kişi, kimliği henüz belirlenemeyen bir şahsın silahlı saldırısına uğrayarak hayatını kaybetti. Polis ekipleri, saldırganın yakalanması için çalışma başlattı

11.10.2026 06:02:00
İHA
 
Bağcılar'da silahlı saldırı: 1 kişi hayatını kaybetti
Bağcılar'da silahlı saldırı: 1 kişi hayatını kaybetti
Olay, Fatih Mahallesi Pazar Caddesi üzerinde akşam saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, henüz kimliği öğrenilemeyen bir şahıs, sokak üzerinde yürüyen bir vatandaşa silahla ateş etti. Kurşunların hedefi olan kişi olay yerinde hayatını kaybetti.






Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Polis ekipleri sokağın giriş ve çıkışlarını kapatırken, olay yeri inceleme ekipleri, olayın yaşandığı yerde inceleme yaptı. 







Hayatını kaybeden vatandaş, otopsi işlemlerinin yapılması üzerine Adli Tıp Kurumu'na götürüldü. Polis ekipleri olayla ilgili inceleme başlattı.








Maltepe'de çöken binanın beton örneklerinde deniz kabuğu görüldü

Maltepe'de 5 kişinin hayatını kaybettiği 7 katlı binanın çökmesinin ardından enkaz kaldırma çalışmaları sürerken, binadan alınan beton örneklerinin arasında deniz kabuğu görüldü. Görüntüler, binanın yapı malzemelerinin niteliğine ilişkin soru işaretlerini gündeme getirdi

09.10.2026 12:14:00
İHA
 
Maltepe'de çöken binanın beton örneklerinde deniz kabuğu görüldü
Maltepe'de çöken binanın beton örneklerinde deniz kabuğu görüldü
Maltepe'nin Cevizli Mahallesi'nde dün sabah saat 05.40 sıralarında 7 katlı binanın çökmesi sonucu 5 kişi hayatını kaybetti. Enkaz altında kalan vatandaşların çıkarılmasının ardından ekipler bölgede enkaz kaldırma çalışmalarına başladı.






Çalışmalar kapsamında ekipler, çöken binanın molozlarından beton örnekleri almaya başladı. Örneklerin alındığı sırada beton parçalarının arasında deniz kabuğu bulunduğu görüldü. Ortaya çıkan görüntüler, binanın yapımında kullanılan malzemelerin niteliğine ilişkin dikkat çekti.








Binadan alınan örneklerin incelenmesiyle birlikte çöküşün nedenine ve yapının dayanımına ilişkin teknik değerlendirmelerin netleşmesi bekleniyor.






Kastamonu'da 14 aydır ulaşıma kapalı olan yol için vatandaşlardan tepki

Kastamonu'nun Cide ilçesinde heyelan sebebiyle 14 aydır ulaşıma kapalı olan Cide-Bartın kara yolunda ulaşım 5 kilometrelik köy yolunda sağlanıyor. Servis yolunda yaşanan kazalar sebebiyle saatlerce beklemek zorunda kaldıklarını söyleyen vatandaşlar, ana yoldaki çalışmaların bir an önce tamamlanmasını istedi

09.10.2026 12:11:00
İHA
 
Kastamonu'da 14 aydır ulaşıma kapalı olan yol için vatandaşlardan tepki
Kastamonu'da 14 aydır ulaşıma kapalı olan yol için vatandaşlardan tepki
Kastamonu'nun Cide ilçesi ile Bartın'ı birbirine bağlayan kara yolu, Kalafat Mahallesi mevkiinde yaklaşık 14 ay önce meydana gelen heyelanlar sebebiyle ulaşıma kapalı bulunuyor. Karayolları tarafından heyelan sebebiyle çöken yolun onarılması için başlatılan çalışmalar sürdürülürken, ulaşım ise 5 kilometrelik köy yolundan sağlanıyor. Tek şeritli köy yolunda özellikle büyük tonajlı araçların karşılıklı geçiş yapamamaları ve yaşanan kazalar sebebiyle trafikte aksaklık yaşanıyor. Meydana gelen trafik kazaları, sebebiyle servis yolu zaman zaman trafiğe kapanıyor. Araç kuyruklarının oluştuğu servis yolunda vatandaşlar uzun süre beklemek zorunda kalıyor.






İlçenin Kastamonu il merkezine uzak olması sebebiyle Bartın Devlet Hastanesine giden ya da farklı şehirlere gitmek için güzergahı kullanan otobüsler ve araçlardaki vatandaşlar, yoldaki ulaşım problemleri sebebiyle mağdur olduklarını söyledi. Kış mevsiminde servis yolunda sık sık kazaların yaşanabileceğini söyleyen vatandaşlar, çalışmaların bir an önce tamamlanmasını istediklerini ifade etti. Yaşanan kazalar sebebiyle saatlerce yolun açılmasını beklemek zorunda kaldıklarını belirten vatandaşlar, ana yoldaki onarım çalışmalarının ise çok yavaş ilerlediğini savundu.









"Çok ciddi bir trafik güvenliği tehlikesi var"

Trafikte Haklarım Platformu Kurucusu Yasemin Usta, bölgede yaşayan vatandaşların uzun süredir ulaşım problemi yaşadığını ve bu problemin bir an önce çözülmesi gerektiğini kaydederek, "Saat 12.30'da İstanbul istikametine gitmek için Cide'den yola çıktık. Ama servis yolunda kaza olduğu için bütün otobüsler bekliyor. Yol ne zaman açılacak, bilmiyoruz. Ulaşım uzun süredir kullanılmayan ana yol sebebiyle köy yoluna yönlendiriliyor. O da zorlu bir yol. Burada yaşayan insanların yaş ortalaması çok yüksek. Cide Devlet Hastanesinde her uzmanlık alanında doktor olmadığı için Bartın'a çok fazla hasta gidiyor. Maalesef yolun böyle olması da hastaların ciddi problemler yaşamasına sebep oluyor. Köy yolu da gelişli-gidişli çok dar bir yol. Büyük bir araç geçerken diğerine yol vermek zorunda. Çok ciddi bir trafik güvenliği tehlikesi de var. Şu an havalar iyi. Önümüzdeki aylar itibarıyla yağışlar artacak, kar yağacak. Burada ulaşım daha zor olacak. Yetkililere sesleniyoruz, ne olur ivedilikle bu yolun bitirilmesini sağlasınlar. Yoksa çok daha büyük trafik kazaları yüzünden acılar yaşayabiliriz. Bu mağduriyetlerin giderilmesi için Cide'de yaşayan vatandaşlar adına rica ediyorum, çalışmalar bir an önce tamamlansın" dedi.









"Bu yolları tehlikeli bir şekilde geçmek zorunda kalıyoruz"

' Yolu kullanan Şaban Çağlayan ise, "Çökmesi sebebiyle yolumuzun kapalı olması 1,5 yılı geçti. Henüz yol açılmadı. Herhangi bir çalışma da olmadığı için bu köy yolunu kullanıyoruz. Araçlarımız bekliyor. Her otobüste 30-40 kişi var. Bu insanlar mağdur oluyor. Biz de mağdur oluyoruz. Bu yolları tehlikeli bir şekilde geçmek zorunda kalıyoruz. Kaza ihtimali fazla oluyor. Şu an hava iyi ama kar, yağmur yağdığı zaman burası daha kötü olacak. Zor geçiyoruz" diye konuştu.

"Bu yol çilesi hiç bitmiyor"

Muyasser Ekşi de eşinin sağlık problemleri sebebiyle yolu sık sık kullandıklarını ifade ederek, "Benim eşim kalp hastası. Biz sürekli tedavimiz için İstanbul'a gidip geliyoruz. Bartın'a, Zonguldak'a kadar gidene kadar sürekli vakit kaybediyoruz. Ya yolda bir şey oluyor. Mesela benim eltimin kardeşi bu yolda vefat etti. Bu yol çilesi hiç bitmiyor. Yukarda büyük bir araç kaza yapmış, 1 saattir yolun açılmasını bekliyoruz" şeklinde konuştu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.