logo
25 AĞUSTOS 2026

Boya öncesi hazırlık önemli. İşte başarılı bir sonuç için atılması gereken adımlar

Başarılı bir boya uygulaması, sadece boya kalitesiyle değil, öncesinde yapılan hazırlıklarla doğrudan ilgilidir. İyi hazırlanmamış bir yüzey üzerine ne kadar kaliteli boya uygulanırsa uygulansın, istenen sonuç alınamayabilir. Bu nedenle, boya öncesi işlemler sabırla ve dikkatle yapılmalı, her aşama titizlikle tamamlanmalıdır.

05.09.2025 18:47:00
Bayram ÇOŞGUN
 
Boya öncesi hazırlık önemli. İşte başarılı bir sonuç için atılması gereken adımlar
Boya öncesi hazırlık önemli. İşte başarılı bir sonuç için atılması gereken adımlar
Duvar boyamak, yaşam alanlarına tazelik ve yenilik katmanın en ekonomik yollarından biridir. Ancak çoğu kişi için boya sadece fırçayı alıp duvara renk sürmekten ibarettir. Oysa ki boya öncesi hazırlık, uygulamanın başarısını doğrudan etkileyen en kritik aşamadır. Yüzey ne kadar düzgün ve temiz olursa, boyanın kalıcılığı ve görünümü o kadar iyi olur. İşte boya öncesinde mutlaka yapılması gereken temel işlemler:

1. Yüzey Analizi ve Planlama

Boyaya başlamadan önce duvarın durumu dikkatlice incelenmelidir. Eski boya kabarmış mı? Duvar nemli mi? Çatlak ya da delik var mı? Gibi soruların cevabı, uygulanacak işlemleri belirler. Ayrıca hangi alanların boyanacağı, hangi malzemelerin kullanılacağı ve kaç kat boya yapılacağı da önceden planlanmalıdır.

2. Alanın Korunması ve Hazırlanması

Boyama yapılacak alanın zarar görmemesi için bazı önlemler alınmalıdır:

Mobilyalar mümkünse dışarı çıkarılmalı, değilse ortada toplanıp örtülmelidir.

Zemin, naylon örtü ya da muşamba ile kaplanmalıdır.

Priz, anahtar, süpürgelik gibi yerler maskeleme bandıyla kapatılmalıdır.

Bu aşama hem temizlik yükünü azaltır hem de daha profesyonel bir sonuç elde etmeyi sağlar.

3. Eski Boyanın Temizlenmesi

Duvar üzerindeki eski boyanın durumu çok önemlidir. Eğer boya kabarmış, dökülmüş ya da nemden etkilenmişse, mutlaka kazınmalıdır. Zımpara ile yüzey düzeltilmeli ve tozlar nemli bir bezle silinmelidir. Bu işlem, yeni boyanın duvara daha iyi tutunmasını sağlar.

4. Çatlak ve Deliklerin Onarılması

Duvarlarda zamanla oluşan çatlaklar, çivi delikleri veya darbe izleri, macun ya da alçı kullanılarak kapatılmalıdır. Onarım yapılan yerler kuruduktan sonra zımparalanarak yüzeyle aynı seviyeye getirilmelidir. Bu adım, boyanın düzgün ve pürüzsüz görünmesini sağlar.

5. Astar Uygulaması

Birçok kişi astar kullanmayı gereksiz görse de, özellikle yüzey ilk kez boyanacaksa ya da renk değiştirilecekse astar uygulaması şarttır. Astar, boyanın duvara daha iyi yapışmasını sağlar, renk tonunun daha düzgün olmasına yardımcı olur ve boya tüketimini azaltır.

6. Son Kontroller

Boya öncesi son olarak yapılması gereken, yüzeyin tamamen kuru ve tozsuz olduğundan emin olmaktır. Nemli yüzeylere boya yapılması, kabarma ve çatlama riskini artırır. Ayrıca fırça, rulo ve boya kabı gibi malzemeler de kullanıma hazır olmalıdır.


Madencinin hak arayışı 15. gününde

Hak ettikleri alacakları aylardır ödenmeyen Doruk Maden işçilerinin, haklarını aramak için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde başlattığı direniş 15. gününe girdi

24.08.2026 21:00:00
Haber Merkezi
 
Madencinin hak arayışı 15. gününde
Madencinin hak arayışı 15. gününde
Hak ettikleri alacakları aylardır ödenmeyen Doruk Maden işçilerinin, haklarını aramak için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde başlattığı direniş 15. gününe girdi.

Polis ablukası ve zorlu hava koşullarına rağmen geri adım atmayan madenciler, yetkililere seslerini duyurmaya çalışıyor.

Direnişteki işçiler adına söz alan Doruk Maden işçisi Ersin Furuncu, madencilerin toplumsal afetlerde üstlendiği kritik rolü hatırlatarak hükümet yetkililerine sitem etti. Halkın ve devletin her zor anında madencilerin en ön safta yardıma koştuğunu vurgulayan Furuncu, şu ifadeleri kullandı:

"Biz gönüllü olarak çağrıldığımız her yere geldik. Depremde, selde, felakette biz vardık; biz yoksak arkadaşlarımız vardı. 15 gündür buradayız, bir gün de biz çağırıyoruz. Lütfedip siz gelin Bakanlar!"

'Haklarımızı alana kadar buradayız'



Maden işçileri, yerin yüzlerce metre altında canları pahasına ürettikleri değerin karşılığını istediklerini belirtiyor. Tazminatları, maaşları ve sosyal hakları ödenmeden işten çıkarılan veya ücretsiz izne zorlanan işçiler, Ankara'daki eylemlerini kalıcı bir çözüme ulaşana kadar sürdürmekte kararlı.

Bakanlık önünde bekleyişini sürdüren işçilere emek örgütleri, sendikalar ve demokratik kitle örgütleri de destek ziyaretlerinde bulunmaya devam ediyor. İşçiler, sadece vaat değil, haklarının hesaplarına yatırıldığına dair somut bir adım atılmasını talep ediyor.

"Suç örgütü" iddiaları çöktü

Kamuoyunda geniş yankı uyandıran 200 sanıklı "Aziz İhsan Aktaş" davasında 7 ay süren yargılama maratonu tamamlandı. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi, davanın temelini oluşturan "örgüt kurma ve üyelik" suçlamalarından tüm sanıkların beraatine hükmederken; yargılanan belediye başkanları hakkında rüşvet ve ihaleye fesat iddialarına ilişkin kararını açıkladı

24.08.2026 18:30:00
Haber Merkezi
 
"Suç örgütü" iddiaları çöktü
"Suç örgütü" iddiaları çöktü
Türkiye gündemini aylardır meşgul eden, aralarında görevden uzaklaştırılmış belediye başkanlarının da bulunduğu 200 sanıklı "Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü" davasında nihai karar, bugün Silivri'deki Marmara Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesi karşısındaki duruşma salonunda açıklandı. 60 sayfalık kısa kararını okuyan İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi, davanın merkezinde yer alan "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme" iddiasını tamamen düşürdü.

"Örgüt" suçlamalarından toplu beraat

Davanın bir numaralı sanığı olan, soruşturma aşamasında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandığı belirtilen iş insanı Aziz İhsan Aktaş ve sanık Baki Nugay, üzerlerine atılı "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme" suçlamasından beraat etti. Mahkeme heyeti, bu suçun işlendiğinin sabit olmadığına kanaat getirdi.

Aynı karar doğrultusunda, dava kapsamında aylardır tutuklu bulunan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın da aralarında bulunduğu tüm sanıklar, "suç örgütüne üye olma" suçlamasından beraat etti. Ayrıca Aziz İhsan Aktaş ve Rıza Akpolat, "resmi ve özel belgede sahtecilik" suçlamalarından da aklandı.

Belediye başkanlarına çıkan cezalar ve beraat kararları

Toplamda 52 farklı eylemle suçlanan ve savcılık mütalaasında 234 yıla kadar hapsi istenen Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, örgüt ve sahtecilik iddiaları dahil 18 suçlamadan beraat ederken, mahkeme tarafından "ihaleye fesat karıştırma" suçundan 2 yıl 8 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. Yargılandığı davanın 44 ve 45. eylemleri kapsamında "rüşvet almak" suçundan 12 yıl 6 ay hapis cezası aldı.

Eşi Yeşim Akpolat'a da aynı dava kapsamında 4 yıl 2 ay hapis ve 781 bin TL para cezası verildi, ayrıca 3 ev ve aracına el konulması kararlaştırıldı.

Davada yargılanan diğer belediye başkanlarına yönelik kararlar ise şu şekilde gerçekleşti:

Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer: Yargılandığı maddeler uyarınca mahkeme tarafından 8 ay 10 gün hapis cezasına çarptırıldı.

Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara: Yakın tarihte sağlık gerekçesiyle tahliye edilen Çaykara, bu dava kapsamında üzerine atılı tüm suçlamalardan beraat etti. Mahkeme, Eylem 58 yönünden Çaykara'yı "rüşvet almak" suçundan 6 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırdı. Hapis cezasının yanı sıra, Çaykara hakkında 3 yıl 4 ay süreyle memuriyetten yasaklanma kararı da verildi.

Diğer Sanıklar: Görevden uzaklaştırılan Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar ve Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere hakkındaki rüşvet ve usulsüzlük iddialarına dair hükümler de mahkeme başkanı Oğuzhan Gül tarafından detaylıca zapta geçirildi.

59 duruşmalık maraton Silivri'de noktalandı

13 Ocak 2025'teki ilk operasyon ve 20 Ekim 2025'te hazırlanan 579 sayfalık iddianame ile başlayan hukuki süreç, 27 Ocak 2026'dan itibaren 59 duruşma boyunca devam etmişti. Beşiktaş, Avcılar, Esenyurt belediyeleri ile İSFALT ve İETT'nin "suçtan zarar gören kurumlar" olarak yer aldığı dosyada, başlangıçta 40 olan tutuklu sayısı zamanla 5'e kadar düşmüştü.

Karar duruşmasını İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, Dilek İmamoğlu, çok sayıda milletvekili, belediye başkanı ve sanık yakını da salonda izleyici olarak takip etti. Örgüt iddialarının çökmesiyle birlikte hukuki sürecin istinaf aşamasına taşınması bekleniyor.

Kurul ilk toplantısını yaptı

Kamuoyunda "Çerçeve Yasa" olarak bilinen kanun kapsamında oluşturulan Takip ve Değerlendirme Kurulu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde ilk toplantısını gerçekleştirerek sürecin koordinasyonu için düğmeye bastı

24.08.2026 17:30:00
Haber Merkezi
 
Kurul ilk toplantısını yaptı
Kurul ilk toplantısını yaptı
Türkiye'nin toplumsal bütünleşme ve silahsızlanma sürecinde tarihi bir dönüm noktası olan resmi adımlar hayata geçmeye başladı. Kamuoyunda "Çerçeve Yasa" olarak adlandırılan Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun kapsamında kurulan Takip ve Değerlendirme Kurulu, bugün ilk kez bir araya geldi.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında toplanan kurul, yasanın yürürlüğe girmesinin ardından sürecin yönetim şemasını ve yol haritasını belirlemek üzere kritik maddeleri masaya yatırdı.

Devletin zirvesi Külliye'de toplandı

Basına kapalı olarak gerçekleştirilen ve stratejik öneme sahip ilk toplantıya devletin zirvesinden yoğun katılım sağlandı. Toplantıda; Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı ve Millî Savunma Bakanı'nın yanı sıra Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Millî İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı ve Millî Güvenlik Kurulu (MGK) Genel Sekreteri de hazır bulundu.

Toplantının ana gündem maddesini, PKK'nın silah bırakma sürecinin eksiksiz ve güvenli bir şekilde takip edilmesi, kurumlar arası tam koordinasyonun sağlanması ve kanun hükümlerinin sahada titizlikle uygulanması oluşturdu.

Sahada doğrulama için "alt kurullar" oluşturuluyor

Kurulun ilk toplantısında, sürecin teknik ve hukuki takibini yapacak özel mekanizmalar ele alındı. Bu kapsamda, özellikle sahada fiili durum tespiti ve doğrulama yapacak olan "Silahsızlanma ve Siyasallaşma Alt Kurulu" gibi ihtisaslaşmış alt komisyonların kurulması planlanıyor. Bu alt kurullar, yasa kapsamında silahsızlanarak teslim olan veya sürece dahil olan kişilerin hukuki erteleme sürelerini, rehabilitasyon adımlarını ve toplumsal entegrasyon süreçlerini anlık olarak raporlayacak.

TBMM boyutu da devreye girecek

Külliye bünyesinde yürütmenin koordinasyonunu üstlenen bu kurulun yanı sıra, sürecin şeffaflığı ve demokratik meşruiyeti açısından yasama ayağı da yakında şekillenecek. Önümüzdeki günlerde TBMM bünyesinde, siyasi parti temsilcilerinin de katılım sağlayacağı ayrı bir "Meclis İzleme ve Takip Kurulu" kurulması bekleniyor. Böylece sürecin hem yürütme hem de yasama kanadı tarafından çift taraflı denetlenebilir bir zeminde ilerlemesi hedefleniyor.

İlk toplantının tamamlanmasının ardından, kurulun çalışma takvimi ve alınan kararlara ilişkin Cumhurbaşkanlığı tarafından resmi bir yazılı açıklama yapılması bekleniyor.

Eski bakana tahsisli 2 araç daha kullanılmış

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Alihan Kuriş Suç Örgütü soruşturmasında yeni bir skandal patlak verdi. Firari Hilmi Tuna Kuriş'in kaçışında kullanılan çakarlı aracın ardından, eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin adına tahsisli iki lüks aracın daha tahsis amacı dışında ve şüpheli/suç içerikli faaliyetlerde kullanıldığı tespit edildi. Yeni bulgular doğrultusunda operasyon genişletilirken bir şüpheli gözaltına alındı, bir diğeri için yakalama kararı çıkarıldı

24.08.2026 16:30:00
Haber Merkezi
 
Eski bakana tahsisli 2 araç daha kullanılmış
Eski bakana tahsisli 2 araç daha kullanılmış
Kamuoyunda "Süleymancılar" olarak bilinen dini cemaatin lideri Alihan Kuriş'e yönelik yürütülen "Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" soruşturması, her geçen gün yeni boyutlar kazanıyor. Geçtiğimiz günlerde Alihan Kuriş'in firari kardeşi Hilmi Tuna Kuriş ve Erhan Yılmaz'ın İstanbul'dan Muğla'nın Marmaris ilçesine kaçırılmasında kullanılan 34 SL 313 plakalı aracın, eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin adına 2030 yılına kadar tahsisli olduğu ortaya çıkmıştı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla Şahin adına tahsis edilen diğer araçları da mercek altına alan emniyet güçleri, çarpıcı verilere ulaştı. Yapılan teknik ve fiziki incelemeler sonucunda, eski bakana tahsisli 34 S 7815 ve 34 RM 8677 plakalı iki aracın daha tahsis amacı dışında, suç içerikli ve şüpheli faaliyetlerde aktif olarak kullanıldığı belirlendi.

Bir gözaltı, bir firari daha

Araçların izini süren ekipler, suç örgütü ile bağlantılı yeni isimlere ulaştı. Soruşturma kapsamında söz konusu yapıyla organik bağı bulunduğu değerlendirilen Ömer Yücel adlı şüpheli düzenlenen operasyonla yakalanarak gözaltına alındı. Araçların kullanım organizasyonunda yer aldığı iddia edilen bir diğer şüpheli Ömer Sipahioğlu'nun yakalanması için ise geniş çaplı bir çalışma başlatıldı.

Şahin "haberim yok" demişti

Daha önce yakalanan çakarlı firar aracının ardından açıklama yapan eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, suç örgütü üyelerini tanımadığını iddia etmişti. Şahin savunmasında, aracı kiraladığı şirketin sahibi Mehmet Özmen'i uzun yıllardır tanıdığını ancak aracın kendisinden izinsiz şekilde firarilere tahsis edildiğini basından öğrendiğini öne sürerek suç duyurusunda bulunduğunu belirtmişti.

Ancak iki aracın daha benzer şüpheli faaliyetlerde kullanıldığının ortaya çıkması, soruşturmanın seyrini Şahin'in tahsisli araç envanteri üzerinde yoğunlaştırdı.

Dev operasyonun geçmişi

Ankara merkezli yürütülen ve 17 ile yayılan Alihan Kuriş soruşturmasında, örgüt yöneticilerine şu ağır suçlamalar yöneltiliyor:

• Çıkar amaçlı suç örgütü yöneticiliği ve kuruculuğu,

• Nitelikli dolandırıcılık,

• Vergi Usul Kanunu'na muhalefet,

• Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama (Kara para aklama).

13 Ağustos'ta başlatılan ilk dalga operasyonda, aralarında cemaat lideri Alihan Kuriş'in de bulunduğu 38 kişiden 32'si çıkarıldıkları mahkemece tutuklanmıştı. Operasyonlarda yapılan aramalarda lüks villaların gizli bölmelerine saklanmış, piyasa değeri 1,34 milyar TL olan 200 kilo külçe altın ele geçirilmişti.

Savcılık, örgütle mali ve ticari bağı olan; tekstil, inşaat, gıda, kuyumculuk ve eğitim gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren 32 dev şirketi (Armine Giyim, Ayakkabı Dünyası, Verona Ev Tekstili vb.) mercek altına almış durumda. Yurt dışına yapılan milyonlarca avroluk şüpheli para transferlerinin incelenmesine ve genişletilen araç soruşturmasına titizlikle devam ediliyor.

3 kardeşin ölümünde iki ihtimal

Kocaeli'nin Darıca ilçesinde Muhammed Ali, Gülşah ve Belinay Sakar kardeşlerin cansız bedenlerinin peş peşe deniz kıyısına vurmasıyla ilgili soruşturma derinleşiyor; emniyet güçleri olayın arkasındaki gizemi çözmek için intihar ve toplu kurtarma faciası ihtimalleri üzerinde duruyor

24.08.2026 15:20:00
Haber Merkezi
 
3 kardeşin ölümünde iki ihtimal
3 kardeşin ölümünde iki ihtimal
Kocaeli'nin Darıca ilçesinde 20 Ağustos 2026 tarihinde Cami Mahallesi Şehit Cevher Dudayev Parkı Sahili'nde gerçekleşen trajik olayda, Gülşah Sakar (24), Muhammed Ali Sakar (17) ve Belinay Sakar (15) isimli üç kardeşin cansız bedenleri yaklaşık birer saat arayla suda bulunmuştu. Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda yürütülen geniş çaplı incelemelerde, kardeşlerin cep telefonları ile dijital materyalleri mercek altına alınırken, evde sağ bulunan dördüncü kardeş Bilgenur Sakar'ın (21) emniyetteki ifadesinin olayın gidişatını netleştirmesi bekleniyor.

Sır ölüme dair üzerinde durulan iki kritik ihtimal

Soruşturmayı çok yönlü sürdüren cinayet büro ve asayiş ekipleri, ailenin iç dünyasını ve gençlerin son günlerini inceleyerek trajik ölümün arkasındaki nedenleri aydınlatmak için şu iki ana senaryoyu değerlendiriyor:

Kurtarma faciası: Kardeşlerin sahil kenarındaki konuşmaları veya kazara kayıp düşme durumu göz önüne alınarak, birinin denize düşmüş olabileceği, diğer iki kardeşin ise onu kurtarmak amacıyla peşinden suya atlayarak boğulmuş olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor.

Birlikte intihar sözleşmesi: Anne ve babası boşanan kardeşlerin çevrelerine evden ayrılmak istediklerini söyledikleri iddiaları ve dış dünyaya kapalı, sürekli birlikte vakit geçiren yapıları nedeniyle anlaşıp eş zamanlı olarak yaşamlarına son vermiş olma ihtimali de göz ardı edilmiyor.

Dehşete düşüren olay nasıl olmuştu?

Darıca Sahili'nde 20 Ağustos günü saat 16.00 sıralarında denizde hareketsiz bedenler gören vatandaşlar durumu yetkililere bildirdi. Olay yerine gelen ekipler, kıyıya vuran üç gencin cansız bedenini sudan çıkardı. Yapılan parmak izi ve kimlik tespit çalışmalarında ölenlerin aynı aileye mensup kardeşler olduğu belirlendi.

Gebze Adli Tıp Kurumu'nda yapılan ilk otopsi incelemelerinde, kardeşlerin vücudunda herhangi bir darp, cebir, boğuşma izine ya da kesici/ateşli silah yaralanmasına rastlanmadı. İlk bulgular ölümlerin suda boğulma sonucu gerçekleştiğini gösterirken, kardeşlerden birinin kulak ve burnunda basınca bağlı kanamalar tespit edildi.

Ölüme giden gece yarısı yürüyüşü kamerada

Yürütülen çalışmalarda kardeşlerin ölüme yürüdüğü son anlara ait güvenlik kamerası kayıtları ortaya çıktı. 20 Ağustos sabaha karşı saat 03.49'da Eski Hükümet Caddesi'nde kaydedilen görüntülerde; üç kardeşin de siyah kıyafetler giydiği, kız kardeşler Gülşah ve Belinay'ın kol kola girdiği, Muhammed Ali'nin ise yanlarında sakin bir şekilde sahile doğru yürüdüğü anlar yer aldı.

Aileyi yıkan kahredici detaylar ve geçmişteki büyük acı

Soruşturma sürerken aile geçmişine dair ortaya çıkan ayrıntılar ise adeta yürekleri dağladı. Anne Güler Saltan ile babanın boşanmış olduğu, çocukların Darıca'da anneleriyle yaşadığı öğrenildi. Olayın ardından denizde aranan 21 yaşındaki zihinsel engelli dördüncü kardeş Bilgenur Sakar, sabah evde uyandığında kardeşlerini bulamamış ve daha sonra polis ekiplerince evde sağ olarak bulunmuştu.

Ailenin daha büyük bir acıyı geçmişte de yaşadığı, çocukların ismi öğrenilemeyen bir diğer ablasının da tam 10 yıl önce (2016 yılında) İzmir'in Çeşme ilçesinde denizde boğularak hayatını kaybettiği ortaya çıktı. Hayatını kaybeden gençlerden Gülşah Sakar'ın bu yıl Hukuk Fakültesini yeni kazandığı, en küçük kardeş Belinay Sakar'ın ise toprağa verildiği gün tam 15. yaş gününün olduğu öğrenildi. Üç kardeş, Darıca Eyüpoğlu Camii'nde yan yana konulan üç tabutla kılınan cenaze namazının ardından Gebze Balçık Mezarlığı'nda gözyaşlarıyla defnedildi.

Saldırganın ailesine 5 milyon liralık tazminat davası

Kahramanmaraş'ta 15 Nisan'da Ayser Çalık Ortaokulu'nda düzenlenen silahlı saldırıda yaşamını yitiren matematik öğretmeni Ayla Kara'nın ailesi, saldırganın tutuklu anne ve babası hakkında 5 milyon liralık maddi ve manevi tazminat davası açtı

24.08.2026 13:50:00
Anadolu Ajansı
 
Saldırganın ailesine 5 milyon liralık tazminat davası
Saldırganın ailesine 5 milyon liralık tazminat davası

Kara ailesinin avukatı Özcan Kara'nın Kahramanmaraş 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne sunduğu ihtiyati haciz dilekçesinde, olay nedeniyle müvekkilin davalılardan maddi manevi tazminat alacağı doğduğu belirtilerek, "Failin anne ve babasının olay öncesinde gerekli gözetim ve denetim yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle Türk Borçlar Kanunu'nun ilgili maddesince sorumluluğunun bulunduğu" ifade edildi.

Dilekçede, "Davalıların mal varlıklarını kaçırma, devretme veya gizleme ihtimali bulunduğu, bu nedenle alacağın tahsilinin imkansız hale gelmemesi için ihtiyati haciz kararı verilmesi" talep edildi.

Talebi değerlendiren mahkeme, failin anne ve babasının mal varlığıyla ilgili ihtiyati haciz kararı verdi.

Mahkemenin kararında, 15 yaşından küçük bir çocuğun eylemi nedeniyle anne ve babanın cezai sorumluluğu bulunmasa dahi hukuki sorumluluklarının doğabileceği belirtildi.

Türk Medeni Kanunu'nun 369. maddesindeki "ev başkanının sorumluluğu" kapsamında anne ve babanın, çocuklarının üçüncü kişilere verdiği zararlardan sorumlu tutulabileceği kaydedildi.

Kararda, çocuğun 15 yaşından küçük olmasının veya ayırt etme gücüne sahip olup olmamasının, anne ve babanın bu kapsamdaki sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı ifade edildi.

Anne ve babanın sorumluluktan kurtulabilmesi için çocuğu durum ve koşulların gerektirdiği dikkatle gözetim altında bulundurduklarını veya gerekli özeni göstermiş olsalar dahi zararın meydana gelmesini engelleyemeyeceklerini ispatlamaları gerektiği kaydedilen kararda, 15 yaşından küçük bir çocuğun ateşli silaha erişebilmesinin aile içi denetim, eğitim ve gözetim bakımından değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.

Mahkeme, saldırganın babası Uğur ve annesi Peyman Pınar Mersinli'nin mal varlıkları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına ayrı ayrı 5 milyon lira olmak üzere ihtiyati haciz uygulanmasına hükmetti.

Ailenin avukatı Özcan Kara, ihtiyati haciz kararının ardından Kahramanmaraş 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 5 milyon liralık tazminat davası açtıklarını belirtti.

Kara, zararın bilirkişi incelemesiyle kesinleşeceğini ve tazminat talebinin ilerleyen süreçte artırılabileceğini kaydetti.

Ceza davasının ilk duruşması 4 Eylül'de

Kahramanmaraş'taki Ayser Çalık Ortaokulu'nda 15 Nisan'da öğrenci İsa Aras Mersinli tarafından gerçekleştirilen silahlı saldırıda öğretmen Ayla Kara ve 9 öğrenci hayatını kaybetmiş, 15 öğrenci yaralanmıştı.

Soruşturma kapsamında tutuklanan Uğur ve Peyman Pınar Mersinli, 4 Eylül'de Kahramanmaraş 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkacak.

Uğur Mersinli hakkında 10 kez müebbet ve 30 yıla kadar, Peyman Pınar Mersinli hakkında ise 22,5 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. 

Fahri trafik müfettişlerince 2026'nın ilk 7 ayında 487 bin 270 trafik kuralı ihlali tespit tutanağı düzenlenirken, seyir halinde cep telefonu veya benzeri haberleşme cihazlarının ele alınarak kullanılması ise ihlallerin en üst sırasında yer aldı

Fahri trafik müfettişlerince 2026'nın ilk 7 ayında 487 bin 270 trafik kuralı ihlali tespit tutanağı düzenlenirken, seyir halinde cep telefonu veya benzeri haberleşme cihazlarının ele alınarak kullanılması ise ihlallerin en üst sırasında yer aldı

24.08.2026 13:40:00
AA
 
 Fahri trafik müfettişlerince 2026'nın ilk 7 ayında 487 bin 270 trafik kuralı ihlali tespit tutanağı düzenlenirken, seyir halinde cep telefonu veya benzeri haberleşme cihazlarının ele alınarak kullanılması ise ihlallerin en üst sırasında yer aldı
 Fahri trafik müfettişlerince 2026'nın ilk 7 ayında 487 bin 270 trafik kuralı ihlali tespit tutanağı düzenlenirken, seyir halinde cep telefonu veya benzeri haberleşme cihazlarının ele alınarak kullanılması ise ihlallerin en üst sırasında yer aldı
Fahri trafik müfettişlerince 2026'nın ilk 7 ayında 487 bin 270 trafik kuralı ihlali tespit tutanağı düzenlenirken, seyir halinde cep telefonu veya benzeri haberleşme cihazlarının ele alınarak kullanılması ise ihlallerin en üst sırasında yer aldı.

AA muhabirinin, İçişleri Bakanlığı verilerinden derlediği bilgiye göre, Türkiye genelinde kayıtlı 27 bin 92 fahri trafik müfettişi bulunuyor.

Ocak-temmuz döneminde fahri trafik müfettişlerince düzenlenen trafik kuralı ihlali tespit tutanağı sayısı 487 bin 270 olarak kayıtlara geçti.

Fahri trafik müfettişlerince en fazla tutanak, seyir halinde cep telefonu veya benzeri haberleşme cihazlarını ele alarak kullanan sürücülere düzenlendi. Bu kapsamda, 76 bin 371 tutanak tutuldu.

Kırmızı ışık ihlali ikinci sırada
Fahri trafik müfettişlerince en fazla tespit edilen ikinci ihlal, 55 bin 407 tutanakla kırmızı ışık kuralına uymama olurken, 51 bin 150 tutanakla trafiği aksatacak veya tehlikeye düşürecek şekilde şerit değiştirme ise üçüncü ihlal olarak yer aldı.

Trafik işaret levhaları, cihazları ve yol işaretlemelerinde belirtilen kurallara uymama nedeniyle 33 bin 158, zorunlu haller dışında emniyet şeridi veya banketleri kullanma nedeniyle ise 25 bin 293 tutanak tutuldu.

Emniyet kemeri ihlalinde 22 bin 748 tutanak
Listenin devamında 23 bin 879 tutanakla koruyucu ekipman kullanımına, 22 bin 748 tutanakla emniyet kemeri kullanmamaya ilişkin ihlaller yer aldı.

Tek yönlü kara yollarında ters yönde araç kullanılması nedeniyle 21 bin 357, şerit değiştirmeden önce girilecek şeritteki araçların güvenli geçişini beklememe nedeniyle ise 16 bin 693 tutanak düzenlendi.

Görevli veya ışıklı trafik işareti bulunmayan, trafik işaretleriyle belirlenmiş yaya ve okul geçitlerinde yayalara ilk geçiş hakkının verilmemesi dolayısıyla düzenlenen tutanakların sayısı da 14 bin 171 oldu.

İlk 10 sıradaki ihlaller kapsamında toplam 340 bin 227 tutanak tutuldu. Böylece bu ihlaller, 7 aylık dönemde düzenlenen bütün tutanakların yaklaşık yüzde 70'ini oluşturdu.

En çok tutanak İstanbul'da
Tutanakların illere göre dağılımında İstanbul ilk sırada yer aldı.

Yılın ilk 7 ayında İstanbul'daki trafik ihlalleri için 118 bin 243 tutanak düzenlendi. Böylece Türkiye genelindeki fahri trafik müfettişlerinin tutanaklarının yaklaşık yüzde 24,3'ü İstanbul'daki ihlallerden oluştu.

İstanbul'u 56 bin 539 tutanakla Ankara, 41 bin 68 ile İzmir, 30 bin 433 ile Antalya ve 26 bin 651 ile Konya izledi. Bu 5 ildeki ihlaller için toplam 272 bin 934 tutanak tutuldu.

Kayıtlı fahri trafik müfettişi sayısında ise Ankara 3 bin 569 ile ilk sırada yer aldı. Ankara'yı 3 bin 457 müfettişle İstanbul, 1622 ile İzmir, 1430 ile Konya ve 1421 ile Antalya takip etti.

Fahri Trafik Müfettişliğine ilişkin iş ve işlemler, Fahri Trafik Müfettişliği Görev ve Çalışma Yönetmeliği kapsamında merkezde Trafik Başkanlığı, illerde ise trafik denetleme birimlerince yürütülüyor.

Aziz İhsan Aktaş suç örgütüne ilişkin 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 5'i tutuklu 200 sanığın yargılandığı davanın karar duruşması başladı

Aziz İhsan Aktaş suç örgütüne ilişkin 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 5'i tutuklu 200 sanığın yargılandığı davanın karar duruşması başladı

24.08.2026 12:52:00
AA
 
 Aziz İhsan Aktaş suç örgütüne ilişkin 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 5'i tutuklu 200 sanığın yargılandığı davanın karar duruşması başladı
 Aziz İhsan Aktaş suç örgütüne ilişkin 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 5'i tutuklu 200 sanığın yargılandığı davanın karar duruşması başladı
Aziz İhsan Aktaş suç örgütüne ilişkin 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 5'i tutuklu 200 sanığın yargılandığı davanın karar duruşması başladı.

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan 60. duruşmaya, görevlerinden uzaklaştırılan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer ve Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara'nın aralarında bulunduğu bazı tutuksuz sanıklar katıldı.

Duruşmada, bazı sanıkların avukatları hazır bulunurken, sanık yakınları da izleyici olarak yer aldı. Tutuklu 5 sanık ise salona getirilmedi.

Duruşma başlarken açıklamalarda bulunan Mahkeme Heyeti Başkanı Oğuzhan Gül, ulaşamadıkları sanık müdafileri olduğunu belirterek, "Yaklaşık 7 kişi, yolda olanlar var." dedi.

Yolda olanların gelmesinin yaklaşık 45 dakika süreceğini söyleyen Gül, bu süreyi tutuklu sanıklar için öğle arası olarak değerlendireceklerini dile getirdi.

Karar günü belirlemenin asıl sebebinin tüm avukatların ve sanıkların katılmasını sağlamak olduğunu belirten Gül, "Amaç sanıklara son sözlerini sormak. Avukatlara önceki beyanlarının geçerli olup olmadığı sorup, tahliye ve adli kontrol taleplerini toplayacağız." ifadelerini kullandı.

Gül, duruşma savcısına, esas hakkındaki mütalaasında değişiklik olup olmadığını sordu.

Cumhuriyet savcısı, değişiklik olmadığını, mütalaasını tekrar ettiğini söyledi.

Duruşmaya yaklaşık bir saat ara verildi.

İddianameden
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 579 sayfalık iddianamede Beşiktaş Belediyesi, Avcılar Belediyesi, Esenyurt Belediyesi, İstanbul ASFALT Fabrikaları San. ve Tic. AŞ ile İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü "suçtan zarar gören", 19 kişi "mağdur", 200 kişi ise "sanık" olarak yer alıyor.

İddianamede, sanıklardan Aziz İhsan Aktaş'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 42 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 4 farklı fiilden "edimin ifasına fesat karıştırma", 5 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 21 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", 10 farklı fiilden "rüşvet verme", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "gerçeğe aykırı fatura düzenleme" suçlarından 187 yıldan 450 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan sağladığı mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

Avcılar Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Utku Caner Çaykara'nın 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve "rüşvet alma" suçlarından 5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilen iddianamede, Esenyurt Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ahmet Özer'in 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve 2 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik" suçlarından 3 yıldan 9 yıla kadar hapisle cezalandırılması öngörülüyor.

İddianamede, görevlerinden uzaklaştırılan Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile hakkındaki adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin "rüşvet alma" suçundan 4'er yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ayrıca iddianamede, tutuklanmasının ardından Beşiktaş Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Rıza Akpolat'ın "suç örgütüne üye olma", 26 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 3 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 19 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 4 farklı fiilden "rüşvet alma", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "haksız mal edinme" suçlarından 133 yıldan 337 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan elde ettiği mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

Mütalaadan
Cumhuriyet savcısının 14 Mayıs'ta mahkeme heyetine sunduğu mütalaada ise tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 29 kez "ihaleye fesat karıştırma", 19 kez "özel belgede sahtecilik", 4 kez "resmi belgede sahtecilik", 3 kez "rüşvet" ve 3 kez "edimin ifasına fesat karıştırma" suçlarından toplam 103 yıldan 280 yıla kadar hapsi talep ediliyor.

Mütalaada, tutuksuz sanık Baki Nugay'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 30 kez "ihaleye fesat karıştırma", 19 kez "özel belgede sahtecilik", 4 kez "resmi belgede sahtecilik", 7 kez "rüşvet", 3 kez "edimin ifasına fesat karıştırmak" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından toplam 119 yıldan 328 yıla kadar hapsi isteniyor.

Aziz İhsan Aktaş ve Baki Nugay'ın soruşturma aşamasında yakalanarak tutuklandıktan sonra dosyaya konu örgüt faaliyeti çerçevesinde gerçekleşen rüşvet eylemleri hakkında savcılığa verdikleri bilgiler nedeniyle haklarında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması talep ediliyor.

Tutuklu sanık Rıza Akpolat'ın 30 kez "ihaleye fesat karıştırma", 17 kez "özel belgede sahtecilik", 2 kez "resmi belgede sahtecilik", 1 kez "nitelikli dolandırıcılık", 2 kez "rüşvet", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "haksız mal edinme, mal kaçırma veya gizleme" suçlarından toplam 86 yıldan 234 yıla kadar hapsi istenen mütalaada, tutuksuz sanık Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Yılmaz'ın 21 kez "ihaleye fesat karıştırma", 17 kez "özel belgede sahtecilik", 2 kez "resmi belgede sahtecilik" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlarından toplam 64 yıl 6 aydan 179 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

Tutuksuz sanık Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Alican Abacı hakkında mütalaada, "ihaleye fesat karıştırma", "özel belgede sahtecilik", "resmi belgede sahtecilik", "nitelikli dolandırıcılık" ve 3 kez "rüşvet" suçlarından toplam 21 yıl 6 aydan 75 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Mütalaada, adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, görevlerinden uzaklaştırılan tutuksuz sanıklar Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ile eşi tutuklu sanık Celal Tekin'in "rüşvet" suçundan 4'er yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talebinde bulunuluyor.

Esenyurt Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuksuz sanık Ahmet Özer'in 2 kez "ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma" suçundan 6 aydan 2 yıla kadar hapisle cezalandırılmasının istendiği mütalaada, Avcılar Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuksuz sanık Utku Caner Çaykara'nın "ulaşım araçlarının hareketinin engellenmesi, kaçırılması veya alıkonulması" suçundan beraatiyle, "rüşvet" suçundan ise 4 yıldan 12 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Toplam 26 sanık hakkında "örgüte üye olma" suçundan 2'şer yıldan 5'er yıla kadar hapis cezası talebinde bulunulan mütalaada, diğer sanıkların da farklı suçlardan değişen oranlarda hapisle cezalandırılması isteniyor.

Bursa'nın Kestel ve Yıldırım ilçelerinde 3 farklı alanda çıkan orman yangınlarına havadan ve karadan müdahale ediliyor

Bursa'nın Kestel ve Yıldırım ilçelerinde 3 farklı alanda çıkan orman yangınlarına havadan ve karadan müdahale ediliyor

24.08.2026 10:55:00
AA
 
Bursa'nın Kestel ve Yıldırım ilçelerinde 3 farklı alanda çıkan orman yangınlarına havadan ve karadan müdahale ediliyor
Bursa'nın Kestel ve Yıldırım ilçelerinde 3 farklı alanda çıkan orman yangınlarına havadan ve karadan müdahale ediliyor
Kestel'e bağlı Derekızık ve Aktaştepe mahalleleri ile Yıldırım ilçesine bağlı Karapınar Mahallesi'ndeki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.

İhbar üzerine bölgelere Bursa Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri sevk edildi.

Ekiplerin alevlere 2 helikopter, 8 arazöz, 3 su tankeri, 6 ilk müdahale ve hizmet aracı, 4 dozerle müdahalesi sürüyor.

Ayvacık'ta 15'i çocuk 32 kaçak göçmen yakalandı

Çanakkale'nin Ayvacık ilçesi açıklarında Sahil Güvenlik Komutanlığı ekiplerince 15'i çocuk toplam 32 kaçak göçmen yakalandı

24.08.2026 10:24:00
İhlas Haber Ajansı
 
Ayvacık'ta 15'i çocuk 32 kaçak göçmen yakalandı
Ayvacık'ta 15'i çocuk 32 kaçak göçmen yakalandı
Çanakkale'nin Ayvacık ilçesi açıklarında Sahil Güvenlik Komutanlığı ekiplerince 15'i çocuk toplam 32 kaçak göçmen yakalandı.

Sahil Güvenlik Kuzey Ege Grup Komutanlığı ekipleri, Ayvacık ilçesi açıklarında lastik bot içerisinde kaçak göçmenler olduğu bilgisi üzerine harekete geçti.

Sahil Güvenlik Gemisi 'TCSG-61' ve Sahil Güvenlik Botu 'KB-103' tarafından hareket halinde durdurulan lastik bot içinde 15'i çocuk toplam 32 kaçak göçmen yakalandı.

Kaçak göçmenler işlemlerinin ardından Ayvacık Göçmen Ön Kabul ve Sevk Merkezine (GÖKSEM) teslim edildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.