logo
28 EYLÜL 2026

BTP lideri Hüseyin Baş: "Dünya savaşını engelleyebilecek tek güç Türk'ün gücü"

İstanbul'da partisinin il başkanlığı tarafından düzenlenen iftar programına katılan Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, "Önümüzde bir dünya savaşı ihtimali var. Bu savaşı engelleyebilecek dünyadaki tek güç Türk'ün gücü. Dolayısıyla herkesin sorumluluklarının farkına varıp gereğini yerine getirmesinin tam da vaktidir" dedi

09.03.2026 14:39:00 / Güncelleme: 09.03.2026 14:44:48
Haber Merkezi
 
BTP lideri Hüseyin Baş: "Dünya savaşını engelleyebilecek tek güç Türk'ün gücü"
BTP lideri Hüseyin Baş: "Dünya savaşını engelleyebilecek tek güç Türk'ün gücü"
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş İstanbul'da partisinin il başkanlığı tarafından düzenlenen iftar programına katıldı.
Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği programda Kuran-ı Kerim tilavetiyle başladı.






Programda partiye üye yapma kampanyasında dereceye girenlere ödülleri verildi.






BTP Lideri Hüseyin Baş, iftar sonrası yaptığı konuşmada ise sıcak gündeme ilişkin dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. BTP liderinin konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:

"Bu kadar bolluk varsa neden bu vahşet yaşanıyor? "

"Amerika ve İsrail ittifakının İran'a malum açtığı bir savaş var. Dünyada öyle bir eşik aşıldı ki, koca koca devletlerin meşru hükümetlerinin başındaki insanlar birilerinin canını sıkıyor diye gece yataklarından alınabiliyor veya kafalarına bomba atılabiliyor. Dünya böyle bir eşiği açtı. Bunlar olacak işler değildi. Yani herhalde Hitler bunu yapmadı. Bir yanda kan, vahşet, açlık, gözyaşı varken bir tarafta da bakıyorsunuz dünya nimetleri bu kadar zenginliğe hiçbir zaman ulaşmadı. Bu kadar bolluk varsa neden bu vahşet yaşanıyor?






"Altta kalanın canı çıksın!"

Sorsak herkes adalet istiyor. Geçenlerde yeni Adalet Bakanımız Sayın Akın Gürlek bile adalet istiyor. Sanki ben tesis edeceğim adaleti… Herkesin bunları istediği bir ortamda, bu adaletsizliğin, bu savaşın, bu eşitsizliğin yeri nedir diye sorduğunuzda, devreye giren temel bir faktör var. Nedir o arkadaşlar? İnsan! İnsanın olduğu yerde bunlar yaşanıyor. Peki insanın böyle olduğu bir düzlemde bir dünya sisteminin, bir ekonomik sistemin, bir sosyal sistemin ne olması gerekiyor dediğimizde kapitalizmin cevabı şu oldu; Altta kalanın canı çıksın.






Peki buna mukabil Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli'nde nasıl bir cevap verdi?

O, 'Eğer toplumların menfaatlerini ve ülkelerin menfaatlerini insanların şahsi menfaatleriyle örtüştürebilirsen hem insan yaşar hem devlet yaşar' dedi. Bu felsefe, Şeyh Edebali'nin adını Milli Ekonomi Modeli diye koymadığı felsefe. Bu felsefe, Atatürk'ün adını Milli Ekonomi Modeli diye koymadığı felsefe ama bu felsefe onlarla aynı felsefe.






"Bu dünyaya adaleti birisi getirecekse o Türk'ün adaleti olacak"

Önümüzde bir dünya savaşı ihtimali var. Bu savaşı engelleyebilecek dünyadaki tek güç Türk'ün gücü. Dolayısıyla herkesin sorumluluklarının farkına varıp gereğini yerine getirmesinin tam da vaktidir. Aksi halde biz eğer Trump'tan demokrasi beklersek, biz eğer Netanyahu'dan barış beklersek, biz Avrupa'nın adaleti getirmesini beklersek çok bekleriz. Onlar adaleti ancak kan ve vahşetle getirecek. Bu dünyaya adaleti birisi getirecekse o Türk'ün adaleti olacak. Bunları hamaset olsun diye söylemiyorum, bir hakikati ortaya koymak için söylüyorum.






"Bugün devletimiz yönetenlere büyük sorumluluk düşüyor "

O yüzden bugün hem bizlere, hem devletimizi yönetenlere çok büyük sorumluluklar düşüyor. Herkes üzerine düşeni yapmalı. Önce öyle bir model kendi ülkemizde inşa etmeli ve göstermeliyiz ki, bütün dünya buna öykünmeli, bütün dünya bunu örnek almalı. Önce o modeli kendi ülkemizde hayata geçirmeliyiz. Bu modelin ilk harfi nedir desek oraya da adalet yazarız. Nerede adalet? Adliyede adalet, sokakta adalet, esnafta adalet, emeklide adalet, işçide adalet, sistemde adalet. Her yere adaleti gelmediği müddetçe hiçbir yerde huzur hiç kimse bulamayacaktır. Türkiye'ye getirmemiz gereken ilk şey adalettir. Bunun ilk atılacağı adım da gelirde adalet.






"Devletin elinde ekonomiyi yönlendirecek argümanlar olmalı"

Dünya nüfusunun yüzde 10'u dünya zenginliklerinin yüzde 90'ına sahip. Yüzde 10'un çöpe attığı yiyecek dünyadaki bütün açlığı bitirecek kadar fazla. Böyle bir adaletsizlik. Kim devreye girecek bu adaletsizliğin çözümü için? Devlet devreye girecek. Nasıl girecek? Devletin elinde ekonomiyi yönlendirecek argümanlar olacak. Bu argüman olmadan devlet nasıl adaletsizliği çözebilir? Eğer piyasayı yönetecek argüman elinizde yoksa adaletsizliği ortadan kaldırmak için yeni bir adaletsizliğe ihtiyacınız var. Nasıl? Hiç günahı olmayan bir adama fazla vergi yapıştırırsın, markete gidersin ceza kesersin. Başka bir adaletsizlikle adalet temin etmeye çalışırsınız. Niye? Çünkü elinizde bunu çözecek hiçbir argüman kalmamıştır. Bu argümanlar nelerdi? SEKA'ydı, Petkim'di, Tekel'di, Şeker fabrikalarıydı.

"Her şeyi sattılar ellerinde emekliye verecek para kalmadı"

Bunun gibi Atatürk'ün kurduğu cumhuriyetin zenginliği olan yüzlerce fabrika değerinin kat kat altına bu ülkede elden çıkarıldı. Şimdi ekonomi adaletsiz. Devlet niye bir şey yapmıyor? Çünkü bir şey yapması için yeni bir adaletsizlik yapması lazım. Başka yolu yok. Emekliye niye 20 bin lira veriyor? Bugün bayram geliyor, ikramiye konuşuluyor. 4 bini 5 bin yapamayan bir hükümet. Nasıl yapsın? Elinde para yok! Çünkü sana 5 bin lira vermesi için devletin senden daha fazla vergi alması ve sana ceza kesmesi gerekiyor. Bugün ülkenin bütçesine baktığınızda yıllık gelirinin yüzde 90'ı vergi ve cezalardan oluşuyor.

"Tonlarca altını Kanadalı firma çıkarıyor ama vatandaş, evladının düğününde çeyrek altın takamıyor"

Bu adaletsizliği ortadan kaldırmanın yolu tek bir şey var arkadaşlar: Neyi verdilerse geri alacaksınız. Benim altın madenim var. Tonlarca altını Kanadalı firma alıp çıkarıyor ama vatandaş evladının düğününde çeyrek altın takamıyor. Böyle bir şey olabilir mi? Bu nasıl bir denge? Bu nasıl bir vahşet? Bu nasıl bir talan? Kimin o altın? O yabancı firmanın alıp götürdüğü altın sizin. Daha 10 sene öncesine kadar iktidar yetkilileri "bizim yeraltı kaynaklarımız yok" diyen yöneticilerdi. Bugün bakıyorsunuz ülkenin her yerinden petrol fışkırıyor, doğalgaz fışkırıyor. Var mı? Gerçekten var. Fazlası var. Bu ülkenin her türlü zenginliği var. Ama ne yapıldı? 80'lerden beri başlayan bir özelleştirme furyasıyla, özellikle 2002'den sonra inanılmaz hızlandırılarak elimizden çıkarıldı. Bize ne kaldı? Vergi ve cezalar. Dolayısıyla devletin gelirdeki adaletsizliği çözmesinin tek yolu yeni bir adaletsizlik oldu. Bu adaleti tesis edecek Türkiye'de bir tane siyasi parti var: Bağımsız Türkiye Partisi. Bu adaleti başka hiç kimse tesis edemez."

Şanlıurfa'daki deprem neyin habercisi?

Şanlıurfa merkezli meydana gelen 5.4 (Kandilli'ye göre 5.8) büyüklüğündeki deprem, Güneydoğu genelinde büyük paniğe yol açtı. Depremin ardından Ramazan Demirtaş, Naci Görür ve Osman Bektaş gibi önde gelen yer bilimciler bölgenin fay mekanizması, 6 Şubat depremlerinin etkisi ve ortaya atılan "büyük deprem" iddiaları hakkında peş peşe kritik açıklamalarda bulundu

24.09.2026 19:30:00
Haber Merkezi
 
Şanlıurfa'daki deprem neyin habercisi?
Şanlıurfa'daki deprem neyin habercisi?
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre merkez üssü Şanlıurfa'nın Karaköprü ilçesi olan ve yerin 7.39 kilometre derinliğinde kaydedilen 5.4 büyüklüğündeki deprem, çevre illerden de yoğun şekilde hissedildi.

Vatandaşları sokaklara döken sarsıntı sonrası Şanlıurfa Valiliği herhangi bir can kaybı ya da ağır yıkımın yaşanmadığını açıklasa da, gözler yer bilimcilerin teknik analizlerine çevrildi.

Depremin hemen ardından sosyal medya ve canlı yayınlarda değerlendirme yapan uzmanlar, sarsıntının nedeni ve bölgedeki riskler konusunda önemli noktalara parmak bastı.






Dr. Ramazan Demirtaş: "Büyük deprem potansiyeli iddiaları felaket tellallığıdır"

Sarsıntı mekanizmasını analiz eden Paleosismolog Dr. Ramazan Demirtaş, resmî Dr. Ramazan Demirtaş  yaptığı açıklamada panik havası yaratmaya çalışan isimleri hedef aldı.

Depremin, haritalarda 15 kilometre uzunluğunda çok parçalı bir yapı olarak görünen Bozova Fayı'nın yaklaşık 18 kilometre kuzeydoğusunda meydana geldiğini belirten Demirtaş, basında yer alan "Bozova Fayı 7 büyüklüğünde deprem üretebilir" iddialarına sert tepki gösterdi.

Demirtaş, "Her deprem sonrası olduğu gibi felaket tellalları görsel ve yazılı basında boy göstermeye başladı. Haydi o zaman söyleyin, bu fay üzerinde en son 7 büyüklüğündeki deprem ne zaman olmuş?" diyerek iddiaların bilimsel dayanaktan yoksun olduğunu vurguladı.

Ayrıca Kandilli'nin 5.8, AFAD'ın 5.4 olarak duyurduğu sarsıntıda, esas alınması gereken gerçek büyüklüğün 5.4 olduğunu ifade etti.






Prof. Dr. Naci Görür: "Daha önce uyardım, Arap levhası enerji biriktiriyor"

Deprem bilimci Prof. Dr. Naci Görür ise sarsıntının sürpriz olmadığını ve bu bölgedeki hareketliliği daha önceden öngördüğünü dile getirdi. 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerine atıfta bulunan Görür, ana kırılmaların bölgedeki dengeyi değiştirdiğini belirtti.

Görür, sosyal medya paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

"Buralarda daha önce deprem olacağını söylemiştim. Sebebi, Şubat 2023 depremleri ve Doğu Anadolu Fayı'nın (DAF) kırılmasıdır. Güneydoğu bindirme kuşağı ile Arap Levhası (levha kenarı) şu an yoğun şekilde enerji biriktiriyor. Bölge, DAF'a ve Bozova fayı hattına çok yakın. Tüm bölge halkına geçmiş olsun."






Prof. Dr. Osman Bektaş: "6 Şubat'ın stres yükü bu bölgeye etki etti"

CNN Türk canlı yayınına katılan yer bilimci Prof. Dr. Osman Bektaş da depremin tektonik kökenlerine dikkat çekerek Arap levhasının kuzeye doğru hareketinin sürdüğünü hatırlattı.

Orta büyüklükteki bu depremin doğrudan yıkıcı ve devasa bir depremin kesin habercisi olarak yorumlanamayacağını belirten Bektaş, "Maraş depremlerinden sonra Doğu Anadolu'nun güneydoğu bölgesinde stres yükü arttı. Faylar bu stresten ciddi şekilde etkilendi. Diyarbakır ve Şanlıurfa bu enerjiden etkilenecek ana yerler arasındaydı. Biz özellikle Bitlis bindirmesi olarak bilinen o kuşaktaki fay hatlarından endişeliyiz. 150-200 kilometrekarelik geniş bir alanda risk durumu maalesef devam ediyor" şeklinde konuştu.






Bölgede hasar yok, artçılar izleniyor

Bilim insanları sarsıntının sığ derinlikte (yaklaşık 5-7 km) gerçekleşmesi nedeniyle yüzeyde çok güçlü hissedildiğini, ancak kerpiç ya da mühendislik hizmeti almamış çok zayıf yapılar haricinde bölgede yapısal bir yıkım beklenmediğini ifade ediyor.

Şanlıurfa ve çevresinde küçük çaplı artçı sarsıntıların bir süre daha devam edebileceği belirtilirken, vatandaşların resmî kurumlar haricindeki spekülatif açıklamalara itibar etmemesi gerektiği vurgulanıyor.

Erdoğan ve Gürlek'in fotoğraflarıyla paylaşım yapan şüpheli gözaltında

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada, WhatsApp durumunda yapay zekayla oluşturduğu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Adalet Bakanı Akın Gürlek ile birlikteki fotoğrafını paylaşan şüpheli gözaltına alındı

23.09.2026 12:44:00
İHA
 
Erdoğan ve Gürlek'in fotoğraflarıyla paylaşım yapan şüpheli gözaltında
Erdoğan ve Gürlek'in fotoğraflarıyla paylaşım yapan şüpheli gözaltında
Edinilen bilgilere göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2026/214389 sayılı soruşturması kapsamında yürütülen çalışmalarda, şüpheli Mehmet Ç.'nin (53) WhatsApp durumunda Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bakan Gürlek'in fotoğraflarının yanında yapay zeka kullanarak oluşturduğu değerlendirilen kendi fotoğraflarına yer verdiği paylaşımlar yaptığı tespit edildi.






Söz konusu paylaşımlarla kamu görevlileriyle ilişkisi bulunduğu ve bu kişiler nezdinde hatırı sayıldığı yönünde bir izlenim oluşturduğu değerlendirilen şahıs, 23 Eylül tarihinde Keçiören ilçesindeki adresinde gözaltına alındı. 






Mevcutlu şekilde adli mercilere sevk edilmesi beklenen Mehmet Ç.'nin Ankara doğumlu olduğu ve 4 ayrı suç kaydının bulunduğu belirtildi.








Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili soruşturmayı sürdürüyor.

Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu

Eskişehir'de bir okulun yanındaki çöp konteynırda meydana gelen patlamalar ile ilgili polis çalışma yaptı. Patlamanın özel okul tarafından çöpe atılan kimyasal maddelerden kaynaklı olduğu tespit edildi

23.09.2026 12:27:00
İHA
 
Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu
Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu
Odunpazarı ilçesi Arifiye Mahallesi Tayfun Sokak üzerinde bulunan bir çöp konteynerinde peş peşe patlamalar meydana geldi. Konteynerden yükselen sesleri ve dumanı, hemen sokak yanında yer alan Adalet İlkokulu yetkilileri fark etti. Durumun vakit kaybedilmeden emniyet güçlerine ihbar edilmesi üzerine adrese polis ekipleri sevk edildi.






Olay yerinde ve çevrede güvenlik önlemi alan ekiplerin yaptığı incelemelerde, patlamaya yakındaki bir özel okulun fen laboratuvarındaki deneylerde kullanılan kimyasal maddelerin çöpe bilinçsizce atılmasının neden olduğu tespit edildi. Kimyasalların tepkimeye girmesiyle yaşanan olayda şans eseri yaralanan olmazken, çevrede kısa süreli panik yaşandı.








Sorumsuzluk nedeniyle tehlikeye yol açan özel okul yönetimi hakkında polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.

Esenyurt'ta lastikçi dükkanında çıkan yangın 5 iş yerine sıçradı

İstanbul Esenyurt'ta oto lastikçi dükkanında çıkan yangın, bitişikte bulunan 4 iş yeri ile bir yemek şirketine sıçradı. İtfaiye ekiplerinin yaklaşık 2 saatlik müdahalesiyle yangın kontrol altına alınarak söndürüldü

23.09.2026 07:00:00
İHA
 
Esenyurt'ta lastikçi dükkanında çıkan yangın 5 iş yerine sıçradı
Esenyurt'ta lastikçi dükkanında çıkan yangın 5 iş yerine sıçradı
Yangın, Yeşilkent Mahallesi Nazım Hikmet Bulvarı üzerinde bulunan iş yerlerinde gece saat 2.30 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bitişik nizamda bulunan iş yerlerinden oto lastikçi dükkanında henüz bilinmeyen nedenle alevler yükseldi.






Alevler kısa sürede büyüyerek 4 dükkana daha ve bir yemek şirketine sıçradı. Alevleri fark eden mahalle sakinleri durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine Esenyurt ve çevre ilçelerden çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. 






Ekipler yoğun çaba sonucunda alevleri 2 saat içerisinde kontrol altına aldı. İş yerlerinde ve yemek şirketinde soğutma çalışması sürerken çevrede geniş güvenlik önlemi alındı.



























Rize'de heyelan sonrası mahalle sakini korku dolu anları anlattı

Rize'de etkili olan şiddetli sağanak ve sel nedeniyle Fıçıtaşı Mahallesi'ndeki yol, yaklaşık 60 santimetre çöktü

21.09.2026 13:40:00
İhlas Haber Ajansı
 
Rize'de heyelan sonrası mahalle sakini korku dolu anları anlattı
Rize'de heyelan sonrası mahalle sakini korku dolu anları anlattı
Rize'nin İyidere ilçesinde etkili olan şiddetli sağanak ve sel nedeniyle Fıçıtaşı Mahallesi'ndeki yol, yaklaşık 60 santimetre çökerek altyapıda ciddi hasara yol açtı.






18 Eylül günü akşam saatlerinde başlayan şiddetli sağanak yağış, Doğu Karadeniz'de hayatı olumuz etkiledi. Rize'nin İyidere ilçesine bağlı Fıçıtaşı Mahallesi'nde sağanak yağış ve ardından meydana gelen sel sebebiyle yol ikiye ayrılarak yaklaşık 60 santimetre çöktü. İstinat duvarının yıkılmadan ayakta kalması muhtemel bir facianın önüne geçerken, altyapıda hasar oluştu.







Geceyi uykusuz geçirdiklerini ve felaketin boyutunun sabah saatlerinde ortaya çıktığını belirten mahalle sakini Nurettin Kavalcı, "O gece çok aşırı, korkunç bir yağmur yağdı. Denizi aldı boşalttı bize Allah'ım. Dereler taştı, buralar komple sel oldu. Sabaha kadar nöbet tuttuk ama elimizden bir şey gelmedi, perişan olduk. Sabah kalktığımızda ortalık harabeye dönmüştü. Sular geldikçe yol çatladı, su çatlaktan aşağı sızmaya başladı. Bir anda her şey bitti, yavaş yavaş sine sine battı buralar, dibini attı geçti gitti" dedi.







Afet sonrası sahada incelemelerde bulunan İyidere Belediye Başkanı Saffet Mete, 2019-2026 yılları arasında inşa edilen istinat duvarlarının hasar almadığını ifade ederek, "2019'dan 2026 yılına kadar yaptığımız hiçbir istinat duvarının çöktüğünü görmedik. Duvarlarımız gayet sağlam duruyor, üzerindeki arazi yapısı çökmüş durumda. O duvarlar olmasaydı yıkım çok daha büyük olurdu. Fıçıtaşı ve Yapraklar mahalleleri mevkiinde yol basması meydana geldi, duvarlarda bir milim dahi oynama yok ancak aşırı yağış nedeniyle yolun ortası aşağıya doğru çöktü" şeklinde konuştu.







Bölgedeki yolun betonlama çalışmalarının çay hasadı sonrasına planlandığını aktaran Mete, "Orası beton kaplama olsaydı su zemine sızmayacak, beton yalaklarla derelere tahliye edilecekti. Perşembe akşamı beton firmasıyla planımızı yapmıştık. Vatandaşlarımızın çay hasadının bitmesini bekliyorduk, ay sonu itibarıyla dökümü gerçekleştirecektik. 






O bin 500 metrelik hatla beraber yollarımızı tamamlayıp kışa öyle girmeyi hedefliyorduk. Ne yazık ki gün doğmadan neler doğuyor; başımıza bu felaket geldi. Ekiplerimizle zemini inceleyip dolgu ve onarım çalışmalarına hızla başlayacağız" ifadelerini kullandı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.