logo
28 EYLÜL 2026

Çiftlik Bank vurguncusu tosuncuk neden teslim olduğunu açıkladı

"Çiftlik Bank" davası sanığı Mehmet Aydın, savcılıktaki ifadesinin ardından tutuklanması talebiyle nöbetçi hakimliğe sevk edildi

07.07.2021 17:24:00
 
Çiftlik Bank vurguncusu tosuncuk neden teslim olduğunu açıkladı
Çiftlik Bank vurguncusu tosuncuk neden teslim olduğunu açıkladı

İSTANBUL (AA) - Türkiye'nin talebi üzerine sınır dışı edildiği Brezilya'dan geldiği İstanbul Havalimanı'nda gözaltına alınan "Çiftlik Bank" davası sanığı Mehmet Aydın, savcılıktaki ifadesinde, "En son basında adliyeye başvuran mağdurların zararının 64 milyon lira olduğunu öğrenince el konulan mal varlığımın bunu karşılamaya yeteceğini düşünerek teslim oldum." dedi.

Havalimanında 3 Temmuz'da gözaltına alındıktan sonra İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne götürülen, buradaki işlemlerinin ardından Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilen Aydın'ın savcılıkta verdiği ifadenin detayları ortaya çıktı.

Çiftlik Bank sistemini nasıl kurduğunu anlatan Aydın, 1991 yılında Bursa'nın Nilüfer ilçesinde doğduğunu, ortaokulu bitirdikten sonra şirketlere internet sitesi yapmaya başladığını, bir arkadaşı ile beraber Bursa'da esnafları dolaşıp ihtiyacı olanlara 300-400 lira karşılığında web sitesi yaptıklarını belirtti.

Antalya'ya 2015 yılında gittikten sonra bir firmada sosyal medya uzmanı olarak çalıştığını kaydeden Aydın, daha sonra kendi işini kurmaya karar verdiğini, daha önceden tanıdığı arkadaşı E.A. ile "Çiftlik Bank" oyununun yazılımını yaptıklarını aktardı.

Aydın, arkadaşına yaptığı bu sitenin oyunu ile ilgili 500 lira ödeme yaptığını, oyunla ilgili web sitesini kurduktan sonra 2015 yılı Ağustos ayında "çiftlik oyun" sitesini faaliyete geçirdiklerini, "Çiftlik Bank" oyun sitesinin de kendisine ait şahıs firması üzerinden başladığını dile getirdi.

İfadesinde, ilk başta çok yüksek beklentilerle buna başlamadığını aktaran Aydın, şunları kaydetti:

"Ufak beklentilerle bu işe girdim. Facebook'ta oyunumun reklamını yaptırdım. Bu sanal oyunumda, sanal hayvanlardan elde ettiğim sanal ürünler ve bu sanal ürünlerin satılabileceği bir pazar oluşturmuştum. Faaliyetime başladıktan sonra bir ay içerisinde yaklaşık 10 bin üyeden 30 bin lira kadar para benim hesabıma geçmişti. Daha fazla kişiye ulaşmam gerekiyordu. Bu elde ettiğim kazançla daha fazla reklam yapmaya başladım. Faaliyetlerimde üçüncü aya geldiğimizde oyunda yaklaşım üye sayım 20 bine ulaşmıştı ve bu üyelerden yaklaşık 500 kişi yatırımcıydı. Bu nedenle sistemle ilgili üyelerin isteklerine yetişemez hale geldim ve yanıma eleman aramaya başladım. Ben bu işleri 'home ofis' olarak yapmaktaydım. Adıma olan şahıs firması üzerinden oyun ile ilgili ismini hatırlamadığım muhasebecim aracılığıyla fatura düzenleyip vergi ödemelerimi yapmaktaydım."

Faaliyetlerinin 4. ayında, oyun üzerinden üyelerin artması nedeniyle bir şirket kurmaya karar verdiğini kaydeden Aydın, bir üyesinin tavsiyesi ile çiftlik hayvanlarının ürünlerinin satışına ilişkin şarküteri açmayı planladığını ve akabinde de "Çiftlik Bilgi İşlem Tarım Hayvancılık Sanayi Ticaret Limited Şirketi"ni Bursa'nın Beşevler semtinde kurarak, şarküteri işletmeye başladığını söyledi.

- Ağabeyi Fatih Aydın'ı genel müdür olarak atamış

Bu şirkete genel müdür olarak ağabeyi Fatih Aydın'ı atadığını aktaran Aydın, şöyle devam etti:

"Ağabeyim ürün tedarikini çevre civarlarda bulunan çiftliklerden yapmaktaydı. Bu ürünleri normal bir esnaf gibi vatandaşa şarküteri olarak satışını yapmaktaydık. Ayrıca Çiftlik Bank oyunumuzla ilgili üyelerimiz oyun parası satın almak istediklerinde şarküteriye gelerek, nakit veya kredi kartıyla ödeme yaparak, üyeliğine bu parayı aktarabiliyordu. Ancak bu oyun üzerinden yapmış olduğum sanal satışlarla ilgili yüksek miktarlı vergiler çıkması nedeniyle muhasebecimin yönlendirmesi üzerine sabit vergi ödeyebilmek amacıyla Kıbrıs'ta aynı dönemde 2016 yılı başlarında 'Fame Game Software Ltd.' unvanlı şirketi ağabeyim Fatih Aydın ile birlikte kurdum. Ağabeyimle kurmamın sebebi Kıbrıs'ta şirketlerin en az iki ortakla kurulması zorunluluğundan kaynaklanmaktaydı."

2016 yılının başlarında hayallerini gerçekleştirmek adına Bursa Karacabey'de bir çiftlik kiraladığını, hayvan alarak üretim yapmaya başladığını anlatan Aydın, 2-3 ay sonra da İnegöl ilçesinde 2. çiftliği kiraladığını, buranın ise daha büyük ve daha profesyonel bir besi çiftliği olduğunu dile getirdi.

Aydın, bu çiftlik için büyükbaş hayvanlar aldıklarını, Karacabey'de bulunan büyükbaş hayvanları da buraya taşıdıklarını, çiftliğin açılışı için de tüm üyelerini davet ederek, açılış töreni gerçekleştirdiklerini, açılıştan sonra "Çiftlik Bank" oyununa rağbetin arttığını bildirdi.

Böylece üye sayılarının ve gelirlerinin da arttığını aktaran Aydın, akabinde Manisa'da 7 milyon liraya tavuk çiftliği satın aldığını, bu çiftliğin günlük 5 milyon yumurta üretim kapasitesi bulunduğunu, çiftlikte toplam 400 bin hayvan olduğunu anlattı.

Aydın, birçok çiftlik açtıktan sonra kapasitelerinin genişlediğini, faaliyet alanlarının arttığını ve işleri tek başına yürütemez hale geldiğini, artan üye sayısı nedeniyle daha geniş kapsamlı çalışma ofisi kurmaları gerektiğini söyledi.

Çiftlik Bank oyunuyla ilgili 6 kişilik çağrı merkezi kurduklarını ifade eden Aydın, davanın sanıklarından Cengiz Samur'ı gayri resmi müdür yaptığını, sanık Umeyr Karakoç'u sosyal medya uzmanı olarak işe aldığını, sanıklardan Cudi Cumhur Yurdakul'u yazılımcı, Serdal Dosdoğru'yu tasarımcı olarak işe aldığını aktardı.

Aydın, sonrasında eşi ile birlikte Uruguay ve Arjantin'e çıkış yaptığını, Arjantin'de ofis tuttuklarını, ekibinin burada gayriresmi olarak bir müddet çalıştığını, Arjantin'de bürokrasinin uzun olmasın nedeniyle şirketi açamadıklarını anlattı.

"Fame Game Hayvancılık A.Ş" unvanlı firmayı 50 milyon lira sermaye ile 2017'nin başlarında kurduğunu kaydeden Aydın, "Çiftlik Bilgi İşlem unvanlı firmayı da şarküteri olarak faaliyetini Bursa'da sürdürmeye devam ettim. Aynı dönemde çiftlikler kiralayıp veya satın alarak üretim yapmaya başladığımızdan, şarküterilerin bayilik olarak sayısı artıp satışlar arttığında ve Çiftlik Bank oyunu üzerinde üyelerin çoğalması nedeniyle sistematik olarak üretim, dağıtım ve satış ağını tamamlamak amacıyla Çanakkale Dora Gıda Dağıtım Şirketini, tam ismini hatırlayamadığım Alper isimli şahıstan 7 milyon lira karşılığında satın aldım. Daha sonra Dora Gıda ve Çiftlik Bilgi İşlem unvanlı firmaların hisselerini 'Fame Game' unvanlı firmamın tüzel kişiliğine devir ettim. Bu süreçte ben Uruguay'da Pabipark İnşaat Şirketini inşaat faaliyetlerini sürdürmek amacıyla kurmaya çalışıyordum." ifadelerini kullandı.

Aydın, Çiftlik Bank oyunu, şarküteri ve hayvan besiciliği faaliyetlerine devam ettiği esnada, "bitcoin"e (sanal para) merakı olduğu için bu alanda da faaliyet göstermek istediğini, bu amaçla internette araştırma yaptığını, sanal sistemden oyun oynayan "Çiftlik Bank" üyesi kişilerden "bitcoin" ile ilgili bilgiler aldığını, bu sırada ise Uruguay'da "Pabipark" isimli şirketi kurduğunu kaydetti.

İsmini hatırlamadığı bir Uruguay vatandaşına "bitcoin" işi yapmak istediğinden bahsettiğini aktaran Aydın, şahsın da bu işten anladığını, bu işi Paraguay'da daha ucuz maliyetlerle yürütebileceklerini kendisine söylediğini ifade etti.

Bu kişinin Paraguay'da bu iş için kendisine bir depo önerdiğini söyleyen Aydın, şunları kaydetti:

"Osman Naim Kaya ve Uruguay vatandaşı olan bu şahıs Paraguay'a bu iş için gittiler. Burada bir depo kiraladılar. O dönem 3 milyon dolar ödeme yaptım. Hatırladığım kadarıyla 800-900 adet bitcoin üretim cihazı aldılar. Bu iş karşılığında ismini hatırlamadığım bu Uruguay vatandaşına yüzde 10 kar payı verdim. Türkiye'de bitcoin faaliyeti yapmak istiyordum. Hakkı Cangül isimli Çiftlikbank üyesi, aynı zamanda şarküteri bayiliği verdiğim ve yine Ege Bölgesi Müdürlüğü verdiğim şahıs bitcoin işlerinden anlıyordu. Bu şahıstan yardım istedim. Akhisar'da boş bir çiftliğimiz vardı, bunu değerlendirmek amacıyla Hakkı Cangül'e bitcoin cihazları almasını söyledim. Cangül'e ilk etapta 11 milyon 600 bin lira parayı bitcoin cihazı alması için verdim. Bu paraya MASAK tarafından bloke konulunca alamadı. Daha sonra şirket hesabı üzerinden 6 milyon 500 bin lira para gönderdim. Daha sonra elden nakit paralar verdim. Kendisi 928 adet bitcoin cihazı aldı ve bunları Akhisar'daki tavuk çiftliğinin bir bölümüne koyduk. Bu cihazlarla bitcoin üretimine başladık. Bitcoin faaliyetleri hem Paraguay'da hem de Türkiye'de devam etmekteydi. O dönemde Gümrük ve Ticaret Bakanlığı bu hususta bizi denetlemekteydi. Ancak bakanlık yetkilileri bize bitcoin üretiminin Türkiye'de yasal alt zemininin olmadığını söyleyince avukatlarımızın da tavsiyesi sonucunda Akhisar'daki bitcoin cihazlarımızı Paraguay'a gönderdik."

-"Talep eden herkese paralarını iade ettik"

Mehmet Aydın, verdiği ifadede bütün yaptığı faaliyetlerin yolunda gittiğini, paralar kazanmaya başladığını söyledi.

Çiftlik Bank üyesi olan şahısların paralarını düzenli yatırdığını, elde ettiği karlardan onlara da verdiğini dile getiren Aydın, şu ifadeleri kullandı:

"Ancak bütün bunlar devam etmekteyken sosyal medyada bir takım haberler dolanmaya başladı. Bu haberler 'bizim çiftliklerimizin, hayvanlarımızın olmadığı, insanların gözünü boyadığımız' şeklindeydi. Daha sonra bu haberlerin ardından Gümrük ve Ticaret Bakanlığı gerekli incelemelere başladı. Hakkımızda da soruşturma başlattı. 1-1.5 ay sonra Çiftlik Bank ismi ile reklamlarımızı yasakladı. Biz de üyelere bağı bir sistem olmadığımızı, yani ponzi sistemi olmadığımızı ispatlamak amacıyla üye alımımızı durdurduk ve var olan üyelerimizle devam ettik. Yayılan bu haberlerin ve bakanlığın bize soruşturma açmasının ardından Türkiye'de bulunan bankalar bizimle çalışmayacağını söyleyerek hesaplarımızı kapattı. Bunun üzerine sıkıntıya gireceğimizi düşündüğümüz için sistemi geçici olarak durdurduk. Soruşturma sonucunda tekrar faaliyetlerimize devam etmeyi düşünüyorduk. Bütün bu anlattıklarım 2018 yılı başlarında oldu. Üyelerimizden talep eden veya noterden ihtarname gönderen herkese yatırdıkları ana paralarını banka hesaplarına yatırarak iade ettik. Bunların hepsi de kayıtlıdır."

Aydın, bu esnada çiftlik faaliyetleri, şarküteri ve bitcoin üretme faaliyetlerine devam ettiklerine, sadece "Çiftlik Bank" oyun faaliyetinin durduğuna dikkati çekerek, "Hatırladığım kadarıyla 24 Ocak 2018'de Dubai'ye geçmiştim. Buradaki amacım Dubai'deki şirketimin son kuruluş prosedürü gerçekleştirmekti. Burada da aynı şekilde Çiftlik Bank oyun şirketi kurmuştum. Amacım dünyanın birçok ülkesinde bu şekilde faaliyetlerimi yürüterek buradan elde ettiğim gelirle Türkiye'de açmış olduğum çiftlik ve şarküterileri büyütmekti. Dubai'de şirketi kurduktan 5-6 gün sonra Brezilya'ya geçtim. Brezilya'da birkaç gün durduktan sonra Arjantin üzerinden feribotla Uruguay'a geçtim. Uruguay'dayken, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 'Çiftlik Bank ponzidir' şeklinde açıklama yaptı. Üyeler çiftliklere gittiler, tüm bu konular basına yansıdı. Üyeler savcılıklara suç duyurusunda bulunmaya başladı." dedi.

- Uruguay lüks araçlarına, yatına, arsalarına el koydu

Bunların hepsini Uruguay'da öğrendiğini, bu ülkede 1 hafta kadar durduğunu bildiren Aydın, "Türkiye, Uruguay'dan benim iademi talep edince tekrar Brezilya'ya geçtim ve oraya yerleştim. O dönemde benimle birlikte Uruguay'da bulunan ve benimle birlikte hareket ettiği bilinen Osman Naim Kaya, Uruguay yetkili makamlarınca tutuklandı. Uruguay yetkili makamları, benim hakkımda da kara para aklamaktan soruşturma açtı. Oradaki tüm mal varlıklarıma el konuldu. Uruguay'da Ferrari marka lüks bir aracıma, eşime ait Hummer marka araca el konuldu. Yaklaşık değeri 600-700 bin dolar değerindeki şahsıma ait yatıma ve Pabipark şirketine ait 7 adet villa arsasına, şirkete ait inşaat malzemelerine ve yine şirkete ait araçlara el konuldu. Ancak dediğim gibi ben Brezilya'ya geçmiştim. Osman Naim Kaya, 6 ay kadar tutuklu kaldıktan sonra çıktığında telefonla onu aradım. Kendisinin ev hapsinde olduğunu söyledi. Paraguay'da bulunan bitcoin üretim cihazlarının akıbetini kendisine sordum. O da bu konuda ortak iş yaptığımız Uruguay vatandaşı olan şahsın ilgilendiğini, kendisinin de bu şahsa ulaşamadığını söyledi. Osman Naim Kaya ve Uruguay vatandaşı olan şahsın, hakkımda kırımızı bülten olması nedeniyle herhangi bir hak iddia edemeyeceğimi düşünerek, bitcoin üretim cihazlarını kendilerinin aldığını düşünüyorum. Osman Naim Kaya, telefon görüşmelerimde halen beni geçiştirmektedir. Kaya halen Uruguay'dadır." ifadelerini kullandı.

Aydın, ifadesinin devamında, bu süreçte ağabeyi Fatih Aydın'ın da en son Brezilya olduğunu, kendisiyle en son iki buçuk yıl önce yüz yüze görüştüğünü vurgulayarak, "Kendisi ile yine Brezilya'da telefonla görüştüm ve Türk adaletine teslim olmak istediğimi söyledim. Kendisine de gelip teslim olması gerektiğini söyledim. O da bu konuyu düşüneceğini söyledi. Ağabeyimin de teslim olacağını düşünüyorum. Kendisi halen Brezilya'dadır." diye konuştu.

Cengiz Samur ile yüz yüze en son Brezilya'da 3 yıl önce görüştüğünü, 1 ay kadar sonra da telefonla konuştuklarını kaydeden Aydın, "Kendisine Paraguay'da bulunan bitcoin tesisimizin başına geçmesini söyledim. Bu durumu kabul edip gideceğini söyledi. Uruguay'a gitmesi için bilet aldık. Uruguay'da Osman Naim Kaya ile buluştu. Daha sonra Kaya ile Samur arasında bir anlaşmazlık yaşandı ve Samur Amerika'ya gitti. Kendisi artık bizimle görüşmek istemediğini söyledi." dedi.

- "Brezilya'ya geçtiğim sırada toplam 100 bin dolar param vardı."

Bütün sürecin anlattığı gibi yaşandığını kaydeden Aydın, şöyle devam etti:

"Özellikle birilerini dolandırmak, paralarını alıp kaçmak kastıyla hareket etmedim. Anlattığım gibi noterden ihtar çeken herkesin parasını yatırdım. Yurt dışında bulunduğum sürece de kendi imkanlarımla mağdurların paralarını ödemeyi hep düşündüm. Ancak yurt dışında bulunan faaliyetleri de yürütemez hale geldim. En son basında adliyeye başvuran mağdurların zararının 64 milyon lira olduğunu öğrenince el konulan mal varlığımın bunu karşılamaya yeteceğini düşünerek teslim oldum. Uruguay'dan çıktığımda, Brezilya'ya geçtiğim sırada 50 bin avro ve 3 bitcoin olmak üzere toplam 100 bin dolar param vardı. Onunla yaklaşık 3 yıl boyunca geçindim. Herhangi bir kripto para borsasında bitcoin veya kripto param bulunmamaktadır. Yine soğuk cüzdan diye tabir edilen kripto para taşıyıcım da yoktur. Bütün mal varlığıma da gerek Türkiye'de gerekse Uruguay'da el konuldu. Amerika'da bulunan bir ofisin mülkiyeti şirketimize aitti ancak bu mülkiyet de Cengiz Samur tarafından satılmış ve kendi uhdesine geçirilmiştir."

Aydın, "Blockchain" ve "Localbitcoin" isimli sanal para borsalarında bitcoin ve birtakım alt coinlerin alışverişini yaptığını dile getirerek, "Bu alım satım işinde 10 milyon dolarlık bir işlem hacmim vardı. Paraguay'daki bahsettiğim bitcoin üretim tesisinin ödemelerini ve bitcoin üretim cihazları alımını bu borsalarda bulunan bitcoin ve alt coinlerle yaptım. Yurt dışında bulunduğum süre içerisinde hayatımı idame ettirmek için borsalarda bulunan bitcoin ve altcoinlerimi dolar veya avroya çevirerek harcamalarımı yaptım. Bu bahsettiğim hususlar hakkımda henüz kırmızı bültenle arama yokken Türkiye'de faaliyetlerime devam ederken olmuştur. Hakkımda kırmızı bülten kararı çıktığında 3 tane bitcoinim ve 50 bin avrom vardı." şeklinde konuştu.

 

 

Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı

Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı

28.09.2026 14:27:00
İhlas Haber Ajansı
 
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı.

Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma çerçevesinde, İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele ekiplerince DEAŞ'a yönelik operasyon gerçekleştirildi.



Jandarma ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında yabancı uyruklu R.K.Q.B., W.K.Q.B., R.H.K.B., N.T.H.M. ve N.T.G. isimli şahısların adresleri tespit edildi.

Belirlenen adreslere Özel Harekat Timlerinin de katılımıyla eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 5 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Şüpheliler, sağlık kontrollerinin ardından işlemleri yapılmak üzere İl Jandarma Komutanlığına götürüldü.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi

Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi. Bu kayıtlarla, tasfiye sürecine yaklaşılırken fonlardan gerçekleşen çıkışların büyüklüğü, zamanlaması ve yatırımcı bazındaki dağılımı soruşturma dosyasında incelenecek

28.09.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi
Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi
20 milyar dolarlık büyüklüğe ve 450 binin üzerinde hesap sahibine ulaşan fon soruşturmasında tasfiye koşulları netleşiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ekonomi kurmaylarıyla yaptığı toplantıda, öncelikle 1 milyon lira ve altındaki fon paylarının ödenmesinin gündeme geldiği belirtildi.

Toplam büyüklüğü 20 milyar dolara ulaşan ve 450 binin üstündeki hesap sahibini doğrudan ilgilendiren fon kriziyle ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma giderek derinleştirilirken, kapatılan fonların tasfiyesine ilişkin koşullar da netleşmeye başladı. Bu kapsamda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ekonomi kurmaylarıyla yaptığı toplantıda, öncelikli olarak 1 milyon lira ve altındaki fon paylarının ödenmesi yönünde karar çıktığı ifade ediliyor. Son üç aylık dönem başta olmak üzere soruşturmaya konu fonlardaki tüm hesap hareketleri detaylıca incelenecek. Devam eden soruşturmada tutuklu sayısı 51'e yükselirken, 46 düzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin malvarlığı ise kaçırma, değer azaltma, üçüncü kişilere devrin önlenmesi amacıyla donduruldu.

Kapsamda hangi fonlar var?
Son dönemlerde çok sayıda operasyona imza atan Adalet Bakanlığı'nın en kapsamlı soruşturmasını fonlarla ilgili sürdürülen soruşturma oluşturuyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet suçları kapsamında yürüttüğü fon soruşturmasında, 7 yatırım şirketine ait fonların para ve yatırımcı trafiğinin ortaya çıkarılması için Merkezi Kayıt Kuruluşuna müzekkere yazdı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen 2026/149004 sayılı fon soruşturması kapsamında 22 Eylül'de Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan fonlara ilişkin ayrıntılı yatırımcı ve işlem kayıtlarını istedi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı MKK'ya yaptığı başvuruda, Pusula Finans Anonim Şirketi, Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş., Hedef Portföy Yönetimi A.Ş., Bulls Yatırım Menkul Değerler A.Ş., A1 Capital Menkul Değerler A.Ş., Atlas Menkul Kıymetler Yatırım Ortaklığı ile Pardus Menkul Kıymetler A.Ş. ile bağlantılı fonlara ilişkin kayıtların incelenmesini istedi. TCK'nın suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ile 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet suçları kapsamında yürütülen soruşturmada tasfiye tarihine kadar yapılan yatırımcı bazlı tüm hareketlerin tespiti istendi.

Para hareketleri ortaya çıkarılacak
Yatırımcıların fonlardaki alım-satım işlemlerinin TL karşılıkları, mevcut hesaplardaki katılma payı değerleri, pay oranları ve benzeri nitelikteki kayıtları isteyen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, fonlardaki yatırımcı hareketlerinin dönemsel olarak ortaya çıkarılarak, para trafiğinin ayrıntılı biçimde incelenmesini hedefliyor. Savcılığın MKK'dan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi. Bu kayıtlarla, tasfiye sürecine yaklaşılırken fonlardan gerçekleşen çıkışların büyüklüğü, zamanlaması ve yatırımcı bazındaki dağılımı soruşturma dosyasında incelenecek. Soruşturmaya ilişkin sosyal medya hesabından değerlendirmede bulunan Adalet Bakanı Akın Gürlek, amacın birikimlerin istismarına izin vermemek ve mağduriyetin kanunun öngördüğü koşullar çerçevesinde giderilmesinin amaçlandığını bildirdi. Bakan Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından "suç işlemek amacıyla örgüt kurma-üye olma", "nitelikli dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" ve "sermaye piyasası kanununa muhalefet" suçları kapsamında yürütülen soruşturmada, para hareketlerinin tüm yönleriyle ortaya çıkarılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü aktardı.

Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı

Osmaniye'nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü'nde, Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, saldırıyı gerçekleştirdiği belirtilen A.B.'nin yakalanarak gözaltına alındığını açıkladı

28.09.2026 13:44:00 / Güncelleme: 28.09.2026 13:50:04
Haber Merkezi
 
 Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı
 Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı
Osmaniye'nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü'nde, Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili ilahlı saldırı sonucu ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan öğretmen tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Osmaniye Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti, şüpheli A.B.'nin kısa sürede yakalanarak belirtirken saldırganın öğretmenin yeğeni olduğunu açıkladı.

Yeğeni olduğu ortaya çıktı
Valiliğin açıklamasına göre olay, 28 Eylül 2026 tarihinde meydana geldi. Merkeze bağlı Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde Türk dili ve edebiyatı öğretmeni Mehmet Bilgili, aralarında husumet bulunan yeğeni A.E. Bilgili'nin silahlı saldırısına uğradı. İhbar üzerine okula 112 Acil Sağlık ve jandarma ekipleri yönlendirildi.
Tabancayla açılan ateş sonucu ağır yaralanan öğretmen, ambulansla kaldırıldığı hastanede müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Okula giden Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, yetkililerden bilgi aldı.

Zanlının psikolojik sorunları olduğu açıklandı
Serdengeçti, gazetecilere, saldırının eğitim öğretimle alakası olmadığını söyledi.
Öğretmen ile yeğeni arasında husumet bulunduğunu dile getiren Serdengeçti, şöyle konuştu:
"Zanlı şizofren, psikiyatri bağlamında uzun yıllardır tedavisi devam ediyor. Daha önce öğretmenimizin kendisini yetiştirdiği, evlat olarak baktığına yönelik bilgiler var elimizde. Fakat son dönemlerde husumet oluşuyor, şizofreni kaynaklı çeşitli iddialardan kaynaklı bu menfur saldırıyı gerçekleştiriyor. Gerek kolluk kuvvetlerimizce gerek Cumhuriyet Başsavcılığınca aydınlatacaktır. Burada öğrenci ve eğitime dönük bir saldırı değil."
Vali Serdengeçti, saldırganın amcası olan öğretmeni hedef aldığını belirterek, "Okulumuzun bahçesinde hedef alıyor. Geçmiş olsun, başımız sağ olsun." dedi. Serdengeçti, şüphelinin yakalandığını ve olayda kullanılan ruhsatsız tabancanın ele geçirildiğini ifade ederek, "Kendisinin, öğretmene husumete dönük çeşitli iddiaları var fakat saldıran kişinin şizofreni belirtileri olduğunu biliyoruz." diye konuştu.

TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak

TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak

28.09.2026 13:35:00
AA
 
TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak
TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un katılımıyla, 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışı dolayısıyla ilk olarak Meclis'teki Atatürk Anıtı'na saat 13.00'te çelenk konulacak, saygı duruşunda bulunulacak ve İstiklal Marşı okunacak.

Anıttaki törenin ardından TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanı Kurtulmuş başkanlığında saat 14.00'te açılacak.

Kurtulmuş, yapacağı sunuş konuşması sonrasında Genel Kurul'a Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı takdim edecek, ardından İstiklal Marşı okunacak. Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan, Genel Kurul'a hitap edecek.

Meclis başkanlarının yasama yılı açılışı dolayısıyla geleneksel olarak verdiği resepsiyon, Kurtulmuş'un ev sahipliğinde TBMM Tören Salonu'nda saat 18.30'da gerçekleştirilecek.

Yasama yılının açılışında devlet protokolü ile davetiye gönderilen izleyiciler dışında TBMM'ye ziyaretçi kabul edilmeyecek.

Genel Kurul, yeni yasama yılının ilk mesaisini 6 Ekim'de yapacak.

Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek

Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek. Yenilik Partisi'nin isim benzerliği itirazıyla başlayan süreçte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı daha önce Yeni Parti'ye isim değişikliği yönünde tebligat göndermişti

28.09.2026 13:30:00
Haber Merkezi
 
 Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek
 Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek
Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek. Yenilik Partisi'nin isim benzerliği itirazıyla başlayan süreçte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı daha önce Yeni Parti'ye isim değişikliği yönünde tebligat göndermişti.

AYM'nin 24 Eylül'de yayımladığı 29 Eylül Genel Kurul gündeminin ilk sırasında, E.2026/9 (Değişik İşler) numaralı dosya yer aldı. Gündemde dosyanın konusu, "Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 96. maddesine aykırılığı ileri sürülerek anılan Kanun'un 104. maddesi gereğince hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine karar verilmesi talebi" olarak belirtildi.

Süreç, Yenilik Partisi'nin itirazıyla başladı
Öztürk Yılmaz'ın genel başkanlığını yaptığı Yenilik Partisi, "Yeni Parti" adının kendi parti adıyla karıştırılabileceğini savunarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurdu. Yılmaz, "Yeni" ve "Yenilik" ifadelerinin seçmen açısından karışıklığa yol açabileceğini ve Yeni Parti isminde ayırt edici bir ek bulunmadığını ileri sürdü.

Başvurunun ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 14 Eylül'de Yeni Parti'ye isim değişikliği talebi içeren bir tebligat gönderdi. Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir ise parti adının belirlenmesinde mevcut içtihatların dikkate alındığını belirterek isim benzerliği iddiasına karşı çıktı.

İki seçenek konuşuluyor
Yeni Parti yetkilileri isim benzerliği olmadığını belirtmiş, "Buna rağmen aksi yönde bir karar çıkarsa küçük bir değişiklikle yola devam ederiz" mesajını vermişti.

Kulislerde "Halkın Yeni Partisi" ve "Değişim Partisi" gündeme gelen seçenekler arasında yer alıyor.

Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu

Gaziantep-Nurdağı kara yolunda yolcu otobüsü ile otomobilin kafa kafaya çarpıştığı feci kazada hayatını kaybeden 2'si çocuk 7 kişinin kimlikleri belirlendi. Otomobilde bulunan ve aynı aileden olan kurbanların cenazeleri otopsi işlemlerinin ardından Hatay'a gönderilirken, hastaneye kaldırılan 16 yaralıdan birinin durumunun ciddiyetini koruduğu açıklandı

28.09.2026 11:40:00 / Güncelleme: 28.09.2026 11:43:58
Haber Merkezi
 
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep'in Şehitkamil ilçesi kırsal Acaroba Mahallesi yakınlarında dün akşam saat 18.06'da meydana gelen, 34 HBS 100 plakalı yolcu otobüsü ile 31 AHB 98 plakalı otomobilin çarpıştığı feci kazanın bilançosu netleşti.

Hatalı sollama sonucu kontrolden çıkan otomobilin şerit ihlali yaparak otobüsün önüne kırılmasıyla gerçekleşen kazada, adli tıp kurumundaki kimlik tespit çalışmaları tamamlandı.

Aynı aileden 7 can yok oldu

Yapılan incelemelerin ardından otomobilde can veren sürücü ve yolcuların tamamının Hatay nüfusuna kayıtlı akrabalar olduğu belirlendi. Feci kazada hayatını kaybeden vatandaşların isimleri şu şekilde açıklandı:

• Gülistan Özdemir (46)

• Nisanur Özdemir (23)

• Zeynep Alin Özdemir (6 - Çocuk)

• Senem Gökşen (44)

• Atakan Gökşen (1 - Bebek)

• Fatma Balık (73)

• Gülhan Yaman (47) 

Gaziantep Adli Tıp Kurumu morgunda geceden bu yana süren otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından, 7 kişinin cenazesi ailelerine teslim edilerek defnedilmek üzere memleketleri Hatay'a uğurlandı.

1 kişinin hayati tehlikesi sürüyor

Kazanın ardından yan yatan midibüsten çıkarılarak kentteki çeşitli hastanelere sevk edilen 16 yaralının tedavisi hassasiyetle sürdürülüyor. Gaziantep Vali Yardımcısı İlker Eker, ilk saatlerde otobüsteki yolcuların büyük bölümünün hafif ve orta dereceli yaralanmalara sahip olduğunu bildirmişti.

Ancak gelişmeleri yakından takip eden İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi sosyal medya hesabından yaptığı son güncellemede, yaralılardan 1 vatandaşın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğunu ve hayati tehlikesinin devam ettiğini duyurdu. Diğer 15 yaralının ise genel durumlarının iyi olduğu ve hayati risklerinin bulunmadığı öğrenildi.

Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından görevlendirilen 1 Başsavcı Vekili ve 2 cumhuriyet savcısı eşliğinde, otobüs içi kameralar ve çevre güvenlik kameraları incelenerek kazayla ilgili geniş çaplı adli tahkikat sürdürülüyor.

Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor

28.09.2026 11:30:00
Haber Merkezi
 
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor.

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor.

İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen iddianameye göre bu suçlamalar, "cumhurbaşkanına hakaret", "halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama" ve "suçu ve suçluyu övme" olarak sıralanıyor.

Göktaş'ın X hesabından yapılan 27 Eylül'de yapılan bir paylaşımda komedyenin yeni bir mektubu yer aldı.

Duruşmayı hatırlatarak başlayan mektupta, "88 gün sonra ilk kez kelepçeleneceğim ve araba kornası duyacağım. Kelepçeyi özlemediğim kesin, bakalım araba kornasını özlemiş miyim? İyiyim. Güneş olmadan da yaşanıyormuş, güneş abartılmış bir balonmuş" ifadeleri yer aldı.

32 yaşındaki Göktaş, "kuyu tipi" olarak adlandırılan Tekirdağ Karatepe Cezaevi'nde güneş görmeyen bir hücrede tutuluyor.

Gösterisindeki ifadeleri nedeniyle 29 Haziran'da hakkında soruşturma başlatılan Göktaş, yurtdışı tatili dönüşünde 2 Temmuz'da havalimanında gözaltına alınmış ve 3 Temmuz'da tutuklanmıştı.

28 Ağustos'ta komedyen hakkında "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ve "cumhurbaşkanına hakaret" suçlamalarından tahliye kararı verilmiş ancak cezaevinden çıkmadan "suçu ve suçluyu övmek" suçlamasıyla yeniden tutuklanmıştı.

Ancak savcılık Göktaş'ın tahliye kararının kaldırılarak üzerine atılı suçlardan yeniden tutuklanmasını talep etti ve komedyenin "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ile "cumhurbaşkanına hakaret" suçlarından ayrı ayrı tutuklanmasına oy birliğiyle karar verildi.

Daltonlar isimli suç örgütünün eylemlerini övme suçu işlediği iddiasıyla mahkemeye çıkarılan Göktaş, SEGBİS ile yaptığı savunmada suçlamayı reddetmişti.

Göktaş uzun süredir sergilediği gösteriyi 24 Haziran'da YouTube'a yüklemişti.

Video üç ayda 15 milyondan fazla izlendi.

İddianamede neler var?
İddianamede Göktaş'ın "Ölü Deniz" adlı gösterisinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında kullandığı bazı ifadelerin eleştiri sınırlarını aştığı ve Cumhurbaşkanı'nın şeref ve saygınlığını zedelediği öne sürülüyor.

Savcılık ayrıca gösteride yer alan bazı bölümlerin, İslam dininin mensuplarını ve dini pratikleri konu alan ifadeler nedeniyle toplumun bir kesimini diğer kesimine karşı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği görüşünü dile getiriyor.

Bu bölümde özellikle oruç tutan canlı bombalar ve Kur'an konulu şakalar ile Göktaş'ın dalgıçlarla ilgili sözlerinin haşema giyen kadınlarla ilgili olduğu çıkarımı yer alıyor.

Bir diğer suçlama ise kamuoyunda "Daltonlar" olarak bilinen suç örgütüne ilişkin stand-up bölümüne dayanıyor.

Savcılık, bu bölümdeki ifadelerin suç örgütünün faaliyetlerini övücü ve meşrulaştırıcı nitelik taşıdığını savunarak "suçu ve suçluyu övme" suçunun oluştuğunu ileri sürüyor.

İddianamede, gösteriyle ilgili 500'den fazla CİMER başvurusu ve çok sayıda şikâyet dilekçesi verildiği belirtildi.

Söz konusu ifadelerin kamu düzeni açısından "açık ve yakın tehlike" oluşturduğu değerlendirmesi de yer aldı.

Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi

Emniyet Teşkilatı Sendikası’nın 28 Eylül’de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından “polisler greve gidiyor” iddiaları gündeme geldi

28.09.2026 10:37:00
Haber Merkezi
 
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın 28 Eylül'de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından "polisler greve gidiyor" iddiaları gündeme geldi. Emniyet Genel Müdürlüğü ise eylemin polisleri kapsamadığını açıkladı.

Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), sosyal medya ve bazı haber sitelerinde yayılan "polisler 28 Eylül'de iş bırakacak" iddialarına ilişkin açıklama yaptı. EGM, iş bırakma kararı alan sendikanın üyelerinin sivil personelden oluştuğunu belirterek polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi.

Sendika neden iş bırakma kararı aldı?

Tartışmanın başlangıcında ise Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın açıklaması bulunuyor. Sendika, 28 Eylül Pazartesi günü öğleden sonra Türkiye genelinde iş bırakma eylemi yapacağını duyurdu.

Sendika kararının gerekçeleri arasında emniyet teşkilatındaki intihar vakaları, ekonomik ve sosyal sorunlar, ağır çalışma koşulları, mobbing, emeklilikte yaşanan gelir kayıpları ve özlük haklarındaki eşitsizlikler gösterildi.

Sendika ayrıca son beş günde yedi emniyet teşkilatı mensubunun yaşamına son verdiğini, Bursa ve İstanbul'da iki teşkilat mensubunun ise intihar girişiminde bulunduğunu açıkladı. Anayasa Mahkemesi önündeki eylem sırasında emekli bir emniyet mensubunun yaşamına son vermesi de açıklamada hatırlatıldı.

"Bu tablo artık görmezden gelinemez"

Sendika, yaşananların ardından yalnızca sorunların dile getirilmesinin yeterli olmadığını belirterek eylem kararı aldığını duyurdu. Açıklamada 3600 ek gösterge, yardımcı hizmetler sınıfının sorunları, eşit işe eşit ücret ve Emniyet Meslek Kanunu gibi başlıklarda çözüm bekleyen sorunlara da dikkat çekildi.

EGM: Polisler eyleme katılmayacak

Tartışmaların "polisler bugün görev bırakacak" şeklinde yayılması üzerine EGM devreye girdi. Kurum, 28 Eylül'deki iş bırakma kararının sendika üyesi sivil personeli ilgilendirdiğini, polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların ise gerçeği yansıtmadığını açıkladı.

Böylece 28 Eylül'deki iş bırakma tartışmasının, emniyet teşkilatındaki çalışma koşulları ve özlük haklarına ilişkin sorunlardan kaynaklandığı; ancak EGM'ye göre eylemin görevdeki polisleri kapsamadığı ortaya konuldu.

Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu

Gazeteci Fatih Altaylı, AK Parti eski Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa ve fon iddialarını köşesinde değerlendirdi

28.09.2026 10:08:00
Haber Merkezi
 
Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu
Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu
Fatih Altaylı, Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa iddialarını köşesine taşıdı. Altaylı, Kaya ve eşinin Tera üzerinden yaptığı öne sürülen işlemlerdeki yüksek getiriyi gündeme getirirken, soruşturmanın toplam büyüklüğü olarak dile getirilen 25 milyar dolara dikkat çekti: "Fatma Betül Kaya'dan 45 milyon doları çıktı. Gerisi nereden çıkacak?"

Gazeteci Fatih Altaylı, AK Parti eski Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa ve fon iddialarını köşesinde değerlendirdi.

Altaylı, Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre'nin Kaya hakkında ortaya attığı iddiaları ilk duyduğunda bunların gerçeği yansıtmayacağını düşündüğünü belirtti. Ancak daha sonra gündeme gelen rakamların dikkat çekici olduğunu ifade etti.

63 MİLYON TL'DEN 1,3 MİLYAR TL'YE

Altaylı'nın aktardığı iddiaya göre Kaya, nisan ayında Tera üzerinden yaklaşık 63 milyon TL tutarında yatırım yaptı. İddiaya göre bu para eylül ayında yaklaşık 1 milyar 344 milyon TL olarak geri çekildi.

Altaylı, söz konusu rakamları dolar üzerinden de hesaplayarak, yaklaşık 1 milyon 432 bin dolarlık yatırımın 5 ay içerisinde 28 milyon dolara ulaştığı iddiasını gündeme getirdi. Yazar, bunun dolar bazında yaklaşık yüzde 2 binlik artış anlamına geldiğini yazdı.

EŞİNE AİT İŞLEMLER DE GÜNDEMDE

Altaylı, Kaya'nın eşi İlyas Kaya hakkındaki iddiaları da yazısına taşıdı.

Buna göre İlyas Kaya'nın nisan ayında yaklaşık 99 milyon TL yatırdığı, eylül ayında ise yaklaşık 826 milyon TL ile çıktığı öne sürüldü.

Altaylı, bu rakamların dolar karşılığının yaklaşık 2 milyon 250 bin dolardan 17 milyon 210 bin dolara yükselmek anlamına geldiğini belirterek, işlemlerin fonun batmasından hemen önce gerçekleştiği iddiasına dikkat çekti.

"SADECE FATMA BETÜL SAYAN KAYA MI?"



Altaylı'nın yazısının odağındaki soru ise fon soruşturmasının tamamına ilişkin oldu.

Yazar, "Sadece Fatma Betül Sayan Kaya mı yapmıştır bu işi? Başka kimler böyle servet edindi?" sorusunu gündeme getirdi.

Altaylı, ardından soruşturmayla bağlantılı olarak dile getirilen 25 milyar dolarlık toplam büyüklüğe dikkat çekerek şu soruyu sordu:

"Fatma Betül Kaya'dan 45 milyon doları çıktı. Gerisi nereden çıkacak! Çıkacak mı?"

ESKİ DOSYA: İBB'DEN 85 BİN 791 DOLARLIK EĞİTİM ÖDEMESİ

Kaya'nın adı daha önce de ABD'deki eğitimi nedeniyle İBB iştiraki İSBAK'tan aldığı öne sürülen ödemelerle gündeme gelmişti.

İBB'nin eski yönetimi döneminde, Kaya'nın 14 Kasım 2008'de İSBAK AŞ'de elektrik-elektronik mühendisi olarak işe başladığı, yaklaşık iki ay sonra da ABD'de eğitim için İBB bursuyla gönderildiği kamuoyuna yansıyan kayıtlarda yer aldı.

İSBAK tarafından Kaya'ya yurtdışı eğitim sözleşmesi kapsamında 85 bin 791 dolar ve 20 bin 289 TL ödeme yapıldığı belirtildi.

İBB PARAYI GERİ İSTEMİŞTİ

Konu 2021 yılında İBB Teftiş Kurulu'nun incelemesiyle yeniden gündeme geldi.

Dönemin İBB yönetimi, Kaya'dan ve kefil olan aile üyelerinden 85 bin 791 dolar ile 20 bin 289 TL'nin, masraflar ve yasal faiziyle birlikte geri ödenmesini talep etti. Ayrıca dönemin bazı İSBAK yöneticileri hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunuldu.

İBB müfettişlerinin raporuna ilişkin haberlerde, yurtdışı eğitim sözleşmesindeki bazı hükümlerin ihlal edildiği iddiaları da yer aldı. Bunlar arasında eğitim sonrasında İSBAK'ta çalışma yükümlülüğü ve eğitim süresinin uzatılmasına ilişkin sözleşme hükümleri tartışma konusu oldu.

Ancak bu eski dosyada da önemli bir ayrım bulunuyor: Kaya hakkında 2021 sonunda işlem başlatıldığı, sonrasında takipsizlik kararlarının verildiği basına yansıdı. Ayrıca Kaya'nın başvurusu üzerine İBB bursuyla ilgili çok sayıda internet içeriğine 2024'te erişim engeli getirildi.

ALTAYLI'NIN VURGUSU NE?



Altaylı'nın yazısındaki temel vurgu, yalnızca Kaya hakkındaki iddialar değil. Yazar, Kaya üzerinden ortaya çıkan rakamların, eğer soruşturmadaki toplam para büyüklüğü iddiasıyla birlikte değerlendirilecekse, "başka kimlerin bu sistemden ne kadar kazanç sağladığı" sorusunu gündeme getirdiğini belirtiyor.

Dolayısıyla "25 milyar doların 45 milyonu eski Bakan'dan çıktı" ifadesi, 25 milyar dolarlık toplam büyüklüğün tamamının Kaya'ya ait olduğu anlamına gelmiyor. Altaylı, Kaya hakkında öne sürülen yaklaşık 45 milyon dolarlık tutarı, soruşturmada konuşulan 25 milyar dolarlık toplam rakamla karşılaştırarak geriye kalan miktarın akıbetini sorguluyor.

Kaya ise iddiaların ardından AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı ve diğer görevlerinden istifa etti. Hakkındaki borsa işlemlerine ilişkin iddiaların hukuki olarak kesinleşmiş bir suç veya mahkûmiyet anlamına gelmediği de ayrıca belirtilmeli.

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

28.09.2026 06:00:00
AA
 
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar sürüyor.

Soruşturma kapsamında Başsavcılığın ilgili kurumlara yazdığı müzekkerede kişi ve kurumların hesaplarında bulunan sermaye piyasası araçlarının dondurulmasının talep edildiği bildirildi.

Yazıda, ilgili kurumlar nezdinde mal varlığı ve para hareketlerine yönelik tedbir uygulanan firmalar ve fonlarla alakalı olarak, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve ilgili kurullar tarafından yeni değerlendirme ve bildirimlerin yapıldığı belirtildi.

Bu doğrultuda, söz konusu tedbirlerin ve mal varlığının dondurulması kararının kaldırılmasına karar verildiği kaydedildi.

Soruşturmada tedbir kararı kaldırılan 45 firma ile 19 fonun bulunduğu, gerçek kişiler üzerindeki tedbirin ise devam ettiği öğrenildi.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temini talep edilmişti.

Şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, bunların 2024'ten bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş-çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi istenmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturmada, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi tutuklanmıştı.

Gözaltına alınan Enver Çevik ve Kemal Akkaya, savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan da adliyeye sevk edilmiş ve tutuklanmıştı.

Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Furkan Baki, Murat Keçeci, Ramazan Erbey, İlhan Aygül, Salih Can Bülbül, Selçuk Kahya, Uğur Akkafa, Samet Çetinel, Celal Yarız, İsmail Ege, Mehmet Yıldırım, Lütfi Çetinel, Berkan Gülen ve Mehmet Erbey'in tutuklanmasına, 3 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar verilmişti.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen 19 şüpheli tutuklanmış, 2 zanlı ise adli kontrol şartıyla salıverilmişti.

Devam eden soruşturmada 8 zanlı daha gözaltına alınmış, 6'sının tutuklanmasına hükmedilmişti.

Böylece soruşturmada tutuklananların sayısı 51'e ulaşmıştı.

Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener'le birlikte hakkında yakalama kararı çıkarılan Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel de gözaltına alınmıştı. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.