logo
05 EYLÜL 2026

Çin’de de nüfus yaşlanıyor

Çin’de 2018 sonu itibarıyla 60 yaş üstü nüfus 249 milyona ulaştı. Bu da toplam nüfusun yüzde 17.9’una denk geliyor. Ülkede 65 yaş üstü nüfus ise 167 milyonla toplam nüfusta yüzde 11.9 pay alıyor
 

30.07.2019 00:00:00
 
Çin’de de nüfus yaşlanıyor
Çin’de de nüfus yaşlanıyor
YASİN ERKOL / İSTANBUL
 
Dünyada nüfusun hızlıca yaşlandığı ülkelerden biri de Çin... Çin hükümeti, bu nedenle yaşlıların yaşam kalitesini artırmaya dönük önlemler almaya başladı. Kısa bir süre önce kamuoyuna duyurulan Sağlıklı Çin İnisiyatifi 2019-2030 adlı belgeye göre, yaşlı nüfusa yönelik sağlık hizmetleri sistemi iyileştirilecek, besin, egzersiz, sağlık kontrolü, psikolojik sağlık ve ilaç kullanma bilgisi yaygınlaştırılacak.

Çin, 1 milyar 360 milyon ile dünyanın en büyük nüfusuna sahip ülkesi ve aynı zamanda nüfusun en hızlı yaşlandığı ülkelerden biri. Çin Ulusal Sağlık Komisyonu Yaşlı Nüfus Sağlık Dairesi Başkanı Vang Haidong, yaşlı nüfusun sağlık durumuyla ilgili tablonun iyimser olmadığını söyledi.

Öte yandan 2018 yılında Çinlilerin ortalama ömür beklentisi 77 yıl olarak açıklandı. Çin'de 2018 sonu itibarıyla 60 yaş üstü nüfus 249 milyona, 65 yaş üstü nüfus ise 167 milyona ulaştı. Ancak 180 milyon yaşlı nüfus bir veya birkaç çeşit kronik hastalığa maruz kalıyor, 40 milyon yaşlı tümüyle veya kısmen yaşam becerilerinden yoksun durumda. Bu yaşlıların yaşam seviyesi standartların altında bulunuyor. 
 
Türkiye'nin rakamları
 
Öte yandan TÜİK'in 2017 yılına ilişkin İstatistiklerle Yaşlılar çalışmasının sonuçlarına göre Türkiye'de 2013 yılında 5 milyon 891 bin 694 kişi olan 65 yaş ve üstü nüfus, son 5 yılda yüzde 17 artış göstererek 2017 sonunda 6 milyon 895 bin 385 kişi oldu.

2013 yılında 65 yaş ve üstü nüfus oranı yüzde 7.7 iken, 2017'de bu yüzde 8.5'e yükseldi. 2017 verilerine göre dünya nüfusunun yüzde 8.9'unu yaşlı nüfus oluşturdu. En yüksek yaşlı nüfus oranına sahip ilk üç ülke yüzde 32.2 ile Monako, yüzde 27.9 ile Japonya ve yüzde 22.1 ile Almanya oldu. Türkiye bu sıralamada 167 ülke arasında 66. sırada yer aldı. 
 

Silivri gemi kazasında tutuklanan kaptanların ifadeleri ortaya çıktı

Silivri açıklarında yaşanan gemi kazasına ilişkin tutuklanan Alsu gemisinin 1 ve 3'üncü kaptanlarının ifadeleri ortaya çıktı. Geminin 1'inci kaptanı ifadesinde, "Biz, Tuğberk İmamoğlu gemisine çarpmadık, gemi bize çarpmıştır. Gemi, bizim gemimize 'iskeleye al' uyarısı yaptıktan sonra biz, iskeleye aldığımız halde gemi kendisini iskeleye alması yerine sancağa alması nedeniyle gemimize çarpması neticesinde kazanın meydana geldiğini düşünüyorum. Bilirkişi raporunda hakkımda yapılan tespitleri kabul etmiyorum. Yaşanan olayda benim bir kusurum bulunmamaktadır" dedi

05.09.2026 12:25:00 / Güncelleme: 05.09.2026 12:29:02
İHA
 
Silivri gemi kazasında tutuklanan kaptanların ifadeleri ortaya çıktı
Silivri gemi kazasında tutuklanan kaptanların ifadeleri ortaya çıktı
İstanbul Silivri açıklarının 18 mil güneyinde meydana gelen kazada, Kocaeli'den Aliağa'ya giden Türk bayraklı 90 metre uzunluğundaki Alsu isimli ticari gemi ile İskenderun Limanı'ndan Karadeniz Ereğli'ye giden Tuğberk İmamoğlu isimli ticari gemi çarpışmıştı. Kazaya ilişkin Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatmıştı. Bu kapsamda adliyeye sevk edilen şüphelilerden geminin 1. kaptanı Ahmet Erarslan ile 3. kaptan Murat Evciman tutuklanırken, 4 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

Alsu Gemisinin kaptanlarının ifadelerine ulaşıldı

Geminin 1'inci kaptanı şüpheli Ahmet Eraslan'ın Sulh Ceza Hakimliği'ndeki ifadesi ortaya çıktı. Eraslan ifadesinde, glay günü Türk bayraklı Alsu isimli geminin birinci kaptanlığını yaptığını ve gemide 1 ay önce göreve başladığını belirterek, "Gemi kazasının yaşadığı saat diliminde istirahatteydim. Kaza esnasında üçüncü kaptanımız Murat Evciman görevdeydi, yani bu saat diliminde geminin sevk ve idaresinden Evciman sorumluydu. Olayın meydana geldiği anda gemi yüksüzdü. Kaza anında yaslama sesi duydum, kalktığımda güverte reisimiz Süleyman Eker'in 'çarpıştık çarpıştık' şeklinde bağırmasını duydum. Bunun üzerine hemen yukarıya çıktım. Köprü üstüne çıktığımda ikinci kaptan Barış Hazar ve Murat Evciman bulunuyordu. Ne olduğunu sorduğumda, 'çarpıştık' diye söylediler. Köprü üstüne çıktığımda Tuğberk İmamoğlu isimli gemiyi sancak kıç omuzluğunda ışıkları yanar vaziyette gördüm. Aramızdaki mesafe yaklaşık 300 metre civarındaydı. Ben, bulunduğum gemi ile sola dönüşe geçtiğim esnada yaklaşık 2-3 dakika geminin ışıklarını gördüm, dönüşün bitmesine yakın Tuğberk İmamoğlu isimli geminin ışıklarının tamamen kaybolduğunu gördüm. Benim dönüşüm yaklaşık 5 dakikaya yakın sürmüştü, bunun üzerine radardan mevkiine baktım ve yaklaşık 1-2 dakika içerisinde gemi kayboldu ve artık radardan da gözükmedi. Ben hemen Sektör Marmara ile irtibat kurdum ve durumu bildirdim" ifadelerini kullandı.

"Tuğberk İmamoğlu gemisine çarpmadık, gemi bize çarpmıştır"

İfadesinin devamında, Tuğberk İmamoğlu geminin kendisine çarptıklarını vurgulayan şüpheli Ahmet Eraslan, "Kaza anında gemi üstünde gözcü bulunmuyordu. Gemide gözcü bulundurmak kaptanın insiyatifine bağlı olup, trafiğin yoğun olduğu kısımlarda gözcü bulundurulması gerekmektedir. Biz, Tuğberk İmamoğlu gemisine çarpmadık, gemi bize çarpmıştır. Gemi, bizim gemimize 'iskeleye al' uyarısı yaptıktan sonra biz, iskeleye aldığımız halde gemi kendisini iskeleye alması yerine sancağa alması nedeniyle gemimize çarpması neticesinde kazanın meydana geldiğini düşünüyorum. Bilirkişi raporunda hakkımda yapılan tespitleri kabul etmiyorum. Yaşanan olayda benim bir kusurum bulunmamaktadır. Şayet bizim gemimiz şiddetli biçimde Tuğberk İmamoğlu gemisine çarpmış olsaydı, bulunduğumuz gemide daha büyük hasar meydana gelirdi. Bizim bulunduğumuz gemi, kazayı yaslama olarak hissetmiştir. Bizim gemimizdeki AIS cihazı aktif bir şekilde çalışmaktaydı. Tuğberk İmamoğlu gemi AIS cihazı ise kapalı konumdaydı çünkü biz gemiyi AIS'den görememiştik. Biz gemiyi yalnızca radardan takip edebilmiştik, kaza Tuğberk İmamoğlu bizim gemimize vurması neticesinde meydana gelmiştir, böyle bir olay yaşandığı için çok üzgünüm, serbest bırakılmayı talep ediyorum" diye konuştu.

"Gemi birden sancağını alıp rotasını benim üzerime doğru çevirdi"

Öte yandan, geminin 3'üncü kaptanı şüpheli Murat Evciman ise hakimlik ifadesinde, meslekte 7 aylık tecrübesinin olduğunu belirterek, "Geminin 3'üncü kaptanı olarak kumanda bendeydi. Köprü üzerinde ayrıca bir gözcü görev yapmıyordu. Vardiya esnasında irademi etkileyecek herhangi bir şey kullanmamıştım. Tuğberk İmamoğlu isimli gemi 'iskeleye al' şeklinde telsizden seslenince ben radardan baktığımda bu gemiyi gördüm. Çıplak gözle baktığımda ise bu geminin fenerini görmemiştim. Bulunduğum gemideki ECDIS ekranına baktığımda AIS görünmüyordu, radar ekranına baktığımda Tuğberk İmamoğlu gemisinin izdüşümünü gördüm. Ben, bulunduğum gemiyi yaklaşık 5 derece iskeleye aldım, yaklaşık 2-3 dakika geçtikten sonra tekrar 'iskeleye al' sesini telsizden duydum, bunun üzerine bulunduğum gemiyi keskin bir şekilde yaklaşık 9 derece iskeleye aldım. Bu şekilde benim bulunduğum gemi Tuğberk İmamoğlu gemisinin sağ tarafında kaldı. Bu konum itibariyle gemiyle aramızda yaklaşık 700-800 metre mesafe vardı, yaklaşık 1-2 dakika sonra aramızdaki mesafe 500 metreye kadar düştü. Bu şekilde karşı gemiyle aramızda her ikimizde kendi rotamızda seyir halinde olduğumuz için bir problem yoktu. Gemi birden sancağını alıp rotasını benim üzerime doğru çevirdi. Ben, bu sırada karşıdaki geminin manevra yapacağını düşündüm ve telsizden, 'Tuğberk İmamoğlu üstüme doğru geliyorsun gelme' şeklinde seslendim. Seslendikten sonra aramızdaki mesafe azaldığı için ben bulunduğum geminin rotasını iskeleye doğru çevirdim, bu sırada gemi sancak yapmaya ve üzerime doğru gelmeye devam etti" dedi.

"Kaza Tuğberk İmamoğlu gemisinin benim bulunduğum gemiye çarpmasıyla meydana geldi"

İfadesinin devamında şüpheli Evcimen, "Tuğberk İmamoğlu gemisi, iskele baş omuzundan benim bulunduğum geminin sancak baş omuz kısmından çarptı. Çarpışma olduğu anda ben hemen köprü üst katından birkaç basamak inerek, 'çarpışma oldu' diyerek bağırdım. Hemen köprü üstüne geldim, Tuğberk İmamoğlu geminin ışıklarını gördüm. Kazadan yaklaşık 20 saniye sonra köprü üstüne ikinci kaptan Barış Hazar geldi ve gemiyi tam sağa doğru çevirip Tuğberk İmamoğlu gemiden uzaklaştırdı. Çatışmadan sonra gemiyle iletişim kurmaya çalıştık ancak bir cevap alamadık. Çatışma hakkında yaklaşık 10-15 dakika sonra Sektör Marmara'ya bilgi verildi. Kaza diğer geminin rotasını üzerimize doğru çevirmesinden kaynaklanmıştır. Bilirkişi raporunda hakkımda yapılan tespitleri kabul etmiyorum, yaşanan olayda benim bir kusurum bulunmamaktadır. Çatışmadan önce Tuğberk İmamoğlu gemisinin AIS'i görünmediği için Sektör Marmara'da bana bir uyarıda bulunmamıştı. Kaza Tuğberk İmamoğlu gemisinin benim bulunduğum gemiye çarpmasıyla meydana geldi. Böyle bir olay yaşandığı için çok üzgünüm, serbest bırakılmayı talep ediyorum" şeklinde konuştu.

Bakırköy'de korkutan otel yangını


 
Bakırköy’de bir otelde çıkan yangında 12 kişi yaralandı.
 

05.09.2026 08:39:00
AA
 
Bakırköy'de korkutan otel yangını
Bakırköy'de korkutan otel yangını

İstanbul'un Bakırköy ilçesinde bir otelde çıkan yangında 12 kişi yaralandı.
Cevizlik Mahallesi Muhasebeci Sokak'ta bulunan 6 katlı otelin birinci katında henüz bilinmeyen nedenle yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen ve üst katlara sıçrayan yangında alevler binanın dış cephesini kapladı. İhbar üzerine adrese itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.

İtfaiyeden olağanüstü çaba

Üst katlarda mahsur kalan 7 kişi itfaiye ekiplerince tahliye edildi. Yangında yaralanan 12 kişi, ambulanslarda ilk müdahale yapılarak hastaneye sevk edildi. Yaklaşık bir saat süren çalışmaların ardından yangın kontrol altına alınarak söndürüldü.

Balonlar 'kadınları en çok vuran kanser' türüne dikkat çekmek için havalandı


 
Kapadokya'da sıcak hava balonları rahim ağzı kanserine dikkati çekmek için havalandı.
 

05.09.2026 08:10:00
AA
 
 Balonlar 'kadınları en çok vuran kanser' türüne dikkat çekmek için havalandı
 Balonlar 'kadınları en çok vuran kanser' türüne dikkat çekmek için havalandı

Kapadokya'da, rahim ağzı kanserinden korunma ve erken tanının önemine dikkati çekmek amacıyla sıcak hava balonlarıyla özel uçuş gerçekleştirildi. Türk Jinekolojik Onkoloji Derneği ile Türk Servikal Patoloji ve Kolposkopi Derneği tarafından Avrupa Jinekolojik Onkoloji Derneği'nin desteğiyle düzenlenen etkinlik kapsamında hekim ve akademisyenler Nevşehir'in Göreme beldesindeki balon kalkış alanında bir araya geldi. Görevlilerce tur için hazırlanan sıcak hava balonlarının sepetlerine, kanserle mücadelede aktif rol oynayan derneklerin pankartları yerleştirildi.

Erken tanı önemli

Avrupa Jinekolojik Kanser Önleme Derneği Başkanı Prof. Dr. Murat Gültekin, gazetecilere, rahim ağzı kanserinin önlenebildiğine dikkati çekmek için etkinlik düzenlediklerini belirtti.
Jinekolojik kanserlerde erken tanı konusunda farkındalık oluşturmak istediklerini kaydeden Gültekin, şöyle konuştu: "Rahim ağzı kanseri dünyanın önlenebilir tek kanser türü ve bu anlamda Dünya Sağlık Örgütü, aşılama, tarama ile ilgili mükemmel bir program yaptı. Biz de Kapadokya'ya geldik ve HPV'nin Avrupa Kongresi'ni burada yapıyoruz. Kapadokya balonlarla özdeşleşmiş bir yer. Burada bir farkındalık doğurarak diyoruz ki özellikle rahim ağzı kanseri önlenebilir bir kanserdir. Kapadokya'da balonlarla uçacağız. Havada HPV'nin önlenebilir bir kanser olduğunu hep beraber vurgulayacağız."

Hekim ve akademisyenlerin binişinin ardından gökyüzüne yükselen balonlar yaklaşık bir saat boyunca peribacalarıyla kaplı vadiler üzerinde uçtu.

Kötü ağız hijyeni baş-boyun kanseri riskini yükseltiyor


 
 
Baş-boyun kanserlerinin gelişiminde yaşam tarzı alışkanlıklarının yanı sıra ağız ve diş sağlığı da önem taşıyor. Kötü ağız hijyeni, kronik tahriş ve bakımsız dişler riski artırırken; tütün kullanımı ve HPV (papillom virüsü) enfeksiyonu da öne çıkan etkenler arasında yer alıyor. 
 

05.09.2026 07:32:00
Murat Çorbacı
 
Kötü ağız hijyeni baş-boyun kanseri riskini yükseltiyor
Kötü ağız hijyeni baş-boyun kanseri riskini yükseltiyor

Dünya genelinde her yıl yaklaşık 900-950 bin kişide baş-boyun kanserlerine rastlandığını açıklayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi'nden KBB Uzmanı Prof. Dr. Emre Üstündağ, "Bu kanserlerden korunmak için tütün ürünlerinden uzak durmak, ağız bakımına özen göstermek ve düzenli diş hekimi kontrollerini ihmal etmemek şart" dedi.
Baş-boyun kanserlerinin büyük bölümünün ağız, boğaz ve gırtlak gibi bölgelerin iç yüzeyini kaplayan hücrelerden kaynaklandığını açıklayan Prof. Dr. Emre Üstündağ, "Kullanılan sigara miktarı ve kullanım süresi arttıkça tehlike de artıyor. Özellikle papillom virüsü HPV-16 tipi, bademcik ve dil kökünü kapsayan orofarenks kanserleriyle ilişkilendiriliyor. Bu nedenle uzun süre sigara kullananların, HPV enfeksiyonu taşıyanların, daha önce baş-boyun kanseri geçirenlerin ve 40 yaş üzerindeki bireylerin daha dikkatli olması gerekiyor. Hastalık çoğunlukla 50 yaş üzerinde görülse de HPV ile ilişkili kanserlere daha genç yaşlarda da rastlanabiliyor" şeklinde konuştu.

Korunmada tütün kullanımı ve ağız sağlığına dikkat

Baş-boyun kanserlerine karşı alınabilecek en önemli önlemlerden birinin tütün ürünlerinden uzak durmak olduğunun altını çizen Üstündağ, "Sigara, pipo, puro ve dumansız tütün ürünleri özellikle ağız boşluğu, gırtlak ve yutak kanserleriyle güçlü bir ilişkiye sahip. Kullanım süresi ve miktarı arttıkça risk yükselirken, sigaranın bırakılması bu olasılığın zaman içinde belirgin şekilde azalmasını sağlıyor. Ağız hijyeni ve diş sağlığı da korunmada önem taşıyor. Kötü ağız hijyeni, kronik tahriş ve bakımsız dişler bazı ağız kanserleriyle ilişkilendirildiği için düzenli diş hekimi kontrolleri, iyi ağız bakımı ve uygun protez kullanımı koruyucu önlemler arasında yer alıyor" dedi.

Belirtiler iki–üç haftadan uzun sürüyorsa dikkat

Baş-boyun kanserlerinin farklı bölgelerde çeşitli belirtilerle ortaya çıkabileceğine dikkat çeken Üstündağ, "Ağız içinde iyileşmeyen yara, beyaz veya kırmızı plaklar, dilde ya da ağız tabanında sertlik ve kitle, yutma güçlüğü, ağrılı yutkunma, boğazda takılma hissi ve uzun süren ses kısıklığı erken belirtiler arasında yer alabilir. Boyunda ağrısız, giderek büyüyen veya antibiyotik tedavisine rağmen geçmeyen bir kitle, tek taraflı burun tıkanıklığı, tekrarlayan burun kanaması, yüzde uyuşma ya da şişlik de göz ardı edilmemeli. Erişkinlerde kulak muayenesinde herhangi bir sorun görülmediği hâlde devam eden, nedeni açıklanamayan tek taraflı kulak ağrısı da önemsenmeli. Bu belirtilerden herhangi biri iki–üç haftadan uzun sürüyorsa bir KBB uzmanına başvurulmalı" dedi.

Görüntüleme yöntemleri tedaviye yön veriyor

Baş-boyun kanserlerinde erken ve doğru tanının, en uygun tedavinin planlanması açısından büyük önem taşıdığını sözlerine ekleyen Üstündağ, "Bilgisayarlı tomografi tümörün boyutunu, çevre dokulara yayılımını ve kemik tutulumunu; manyetik rezonans ise dil, ağız tabanı, nazofarenks ve kafa tabanı gibi yumuşak dokuları ayrıntılı biçimde gösteriyor. PET-BT gizli lenf nodu ve uzak metastazların araştırılmasında, ultrasonografi ise lenf bezlerinin değerlendirilmesi ve biyopsiye rehberlik edilmesinde kullanılıyor. Kesin tanı için şüpheli dokudan örnek alınması gerekiyor. Lezyonun bulunduğu bölgeye göre endoskopik, ince iğne aspirasyon veya daha büyük doku örneği alınmasını sağlayan 'tru-cut' biyopsi uygulanabiliyor. Henüz her merkezde rutin olarak kullanılmasa da özellikle patoloji ve görüntüleme alanlarında hızla gelişen yapay zekâ sayesinde dijital ortama aktarılan doku örnekleri daha ayrıntılı değerlendirilebiliyor. Bu teknolojinin gelecekte tümörün özelliklerinin ve saldırganlık potansiyelinin belirlenmesine katkı sağlaması bekleniyor" bilgilerini verdi.

KPSS maratonu yarın başlıyor


 
 
Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) süreci, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM) 6 Eylül Pazar günü yapılacak Genel Yetenek-Genel Kültür oturumuyla başlayacak.

05.09.2026 07:21:00
AA
 
KPSS maratonu yarın başlıyor
KPSS maratonu yarın başlıyor

Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) süreci, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM) 6 Eylül Pazar günü yapılacak Genel Yetenek-Genel Kültür oturumuyla başlayacak.
Sınav, KKTC'nin başkenti Lefkoşa ve 81 ilde toplam 145 sınav merkezinde düzenlenecek. Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu 120 sorudan oluşacak, adaylara 130 dakika cevaplama süresi verilecek. Saat 10.15'te başlayacak sınav için adaylar, saat 10.00'dan sonra binalara alınmayacak. Sınav saat 12.25'te sona erecek.

Ek süre kullanması uygun görülen engelli adaylar 30 dakikaya kadar ilave sürelerini kullanabilecek. Kimlik kartını kaybeden, nüfus cüzdanı olmayan veya nüfus cüzdanında kimlik numarası ve fotoğraf bulunmayan adaylar için il ve ilçe nüfus müdürlükleri, Pazar günü açık tutulacak.

KPSS Alan Bilgisi Sınavları ise 12-13 Eylül'de üç oturum şeklinde yapılacak. KPSS'ye 1 milyon 708 bin 329 aday başvurdu.

Kahramanmaraş'taki okul saldırısı davasında anne-baba hakim karşısında

Kahramanmaraş'ta 1 öğretmen ile 9 öğrencinin hayatını kaybettiği, 15 öğrencinin yaralandığı okul saldırısına ilişkin, ölen saldırganın babası tutuklu sanık Uğur Mersinli ile annesi tutuklu sanık Peyman Pınar Mersinli'nin yargılandığı davanın ilk duruşması tamamlandı

05.09.2026 07:03:00
AA
 
Kahramanmaraş'taki okul saldırısı davasında anne-baba hakim karşısında
Kahramanmaraş'taki okul saldırısı davasında anne-baba hakim karşısında

Kahramanmaraş 3. Ağır Ceza Mahkemesinde dün görülmeye başlanan ve gece yarısını geçen duruşmada, sanıklar, tutuklu bulundukları cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı.

Duruşmada taraf avukatları, TBMM Şanlıurfa ve Kahramanmaraş Okul Olaylarını ve Dijital Riskleri Araştırma Komisyonu üyeleri AK Parti milletvekilleri İrfan Karatutlu ve İsa Mesih Şahin ile İl Milli Eğitim Müdürü Turan Akpınar hazır bulundu.

Duruşmaya aileler, kaybettikleri yakınlarının fotoğraflarının yer aldığı tişörtleri giyerek katıldı.

Dün sanık savunmalarıyla başlayan ve müşteki beyanları ile avukat ifadeleriyle devam eden duruşmada psikologlar tanık olarak dinlendi.

Emniyet Müdürlüğünde görevli psikolog D.Ö, görev tanımının teşkilat mensupları ile eş ve çocuklarına psikolojik destek vermek olduğunu ifade ederek, Uğur Mersinli'nin çocuğunun sınavı için görüşmelere düzenli geldiğini ancak aralık ayından itibaren görüşmeleri sonlandırdığını ekledi.

Olaydan 1 hafta önce Mersinli ile karşılaştıklarını ve Aras'ı sorduğunu ifade eden D.Ö, "Psikiyatra gidiyoruz mutluyuz' dedi ve otizm teşhisi konulduğunu belirtti, ayrıldık." dedi.

Psikolojik danışman H.G. de 7 Mart'ta anne, baba ve çocukla görüştüğünü aktararak, şöyle devam etti:

"Rutin sorular yönelttim, çocukla yaptığım özel görüşmede teknoloji kullanımının fazla olduğunu ve canlı oyun arkadaşı olduğunu söyledi. Aileyi bu konudan bilgilendirdim, ikinci görüşmede ise halkla ilişkilerinin zayıflığı anlatıp okulu sevmediğini söyledi. Üçüncü çalışmaya çok gönüllü gelmedi, ailesiyle görüştüm. Kimlik yönelimiyle ilgili bir sorun olduğunu tespit edip anneyi davet ederek bu durumu da ilettim. Annesi, konuyu bildiğini söyledi. Ben de psikiyatrik değerlendirmenin uygun olacağını söyledim. Daha önce psikiyatra gittiklerini belirttiler, ben de oraya tekrar götürebileceklerini söyledim."

Psikolojik danışman F.B. ise özel klinikte psikolojik danışmanlık yaptığını belirterek, ailenin kendisine çocuğunun sınav sorunlarından bahsettiğini belirterek, "Sonra aile bize 'kayıt alacak mısınız'' diye sorunca biz de bu konuda aileye bilgilendirme yaptık. Hesap öderken 'Fatura kesilecek, onun için kimlik bilgilerinizi almamız gerekiyor' dedim. Sonra aile 'fatura kesmeyin' dedi, biz de böylelikle kayıt oluşmadan işlem yaptık." ifadelerini kullandı.

"Ailesiyle ilgili sorular sorunca çocuk tıkandı"

Psikolog Y.G. de İsa Aras Mersinli'nin arkadaş edinemediği için kendisine başvurduklarını belirterek, "Aras'a arkadaşlarınla neden sorun yaşıyorsun dediğimde arkadaşlarının ve kendi yaşıtlarının cahil olduğunu söyledi. Ben Aras'a ailesiyle ilgili sorular sorunca çocuk tıkandı, konuşamadı. Ben bir kez görüşmüştüm ve bir daha da görüşme olmadı." ifadelerini kullandı.

Kendini boğmaya çalışmış, kalemle kendine zarar vermiş

Olayın yaşandığı Ayser Çalık Ortaokulu'nun rehberlik öğretmeni E.İ. de Aras'ı 5. sınıftan beri tanıdığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"7. sınıfta özellikle arkadaşlık kurma ilişkilerinde sorun yaşıyordu. Bu konuda kendisiyle görüştüm. Sonra aileyle görüştüm, çocuğun psikolog tavsiye almasını istedim. 8. sınıfta da okul çantasıyla boğazını sıkmıştı, kendini boğmaya çalışmıştı. Bu durumu kendisine sordum, bana dersten sıkıldığını söylemişti. Bu durumu aileye bildirdim, sorunlarını anlattım. Teknolojiden uzak durması gerektiğini bildirdim. Aile, bana emniyet ve özel psikoloğa gittiklerini ilettiler. Aras, bana genelde ağlama krizleriyle geliyordu. Arkadaş ilişkilerinde çok yalnız kalıyordu, bu da gün geçtikçe artıyordu."

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde görevli doktor N.E.S. ise tetkik istediğini belirterek, şunları söyledi:

"Hemşire hanım EKG çekilirken kollarında çizikler olduğunu fark ettik, konuştuğumda dün gece yaptığını, bazı zamanlar canı sıkıldığını ve kalem-kalemtraşla böyle zarar verdiğini söyledi. Daha sonra adli vaka açılması yönünde talimat verip çocuk psikiyatra sevk ettim. Ardından çocuk psikiyatristi geldi, onun beyanları ve benim gözlemlerimle adli vaka dosyasını tamamladım. Veli gelmeden taburcu etmeyeceğimi söyledim ve velisi gelince taburcu ettim. Babası geldiğinde başmüfettiş olduğunu söyledi, ben de hekim olduğumu söylediğimde 'canın sağ olsun' dedi."

Duruşma savcısı, sanıkların tutukluluk halinin devamını talep etti.

Mahkeme heyeti, ara kararında baba Uğur Mersinli'nin tutukluluk halinin devamına, anne Peyman Pınar Mersinli'nin tahliyesine karar vererek, duruşmayı 4 Aralık'a erteledi.

Saldırıda ölenlerin yakınları ise tahliye kararına tepki gösterdi.

Karara itiraz edilecek

Saldırıda hayatını kaybeden Ayla öğretmenin avukatı Özcan Kara, kararın ardından adliye binası önünde gazetecilere yaptığı açıklamada, mahkemenin tarafsızlığını ve adil yargılama hakkını ihlal ettiğini iddia ederek, anne Mersinli'nin tahliyesine tepki gösterdi.

Zaman kaybetmeden karara itiraz edileceğini aktaran Kara, tahliye kararını destekleyen heyet üyeleri hakkında da reddi hakim talebinde bulunacaklarını aktardı.

Kara, anne Mersinli'nin ihmaller zincirine sebep olduğunu iddia ederek, mahkeme kararını "hukuk skandalı" olarak nitelendirdi.

Saldırıda hayatını kaybeden Adnan Göktürk Yeşil'in babası Abdullah Cevdet Yeşil de bir daha Türkiye'de böyle bir acının yaşanmaması için mücadele verdiklerini belirterek, gelinen noktada hukukun sarsıldığını savundu.

10-11 yaşındaki çocuklarını toprağa veren aileler olarak konuya el atılmasını isteyen Yeşil, tek isteklerinin hak ve hukukun yerini bulması olduğunu kaydetti.

Bayram Nabi Şişik'in annesi Mine Şişik de yaklaşık 15 saattir davanın sürdüğünü, bu süre zarfında da tüm tanıkların annenin ihmallerini anlattığını dile getirerek, "Bu kadar ihmali olan kadın, 'Benim iki kızım var, onlar evde yalnızlar' sözüyle mi serbest bırakıldı. Evladının birini terörist yetiştirmiş, biz evlatlarımızı toprağa verdik. Cani yetiştirmiş biri, dışarıdaki kızlarına mı destek olacak." diye karara tepki gösterdi.

İddianameden

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 43 sayfalık iddianamede, tutuklu sanık Uğur Mersinli'nin 10 kişiye yönelik "olası kastla öldürme", 15 kişiye yönelik farklı niteliklerde "olası kastla yaralama" ile "6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet" suçlarından, tutuklu sanık Peyman Pınar Mersinli'nin ise "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan cezalandırılması isteniyor.

Kahramanmaraş'taki Ayser Çalık Ortaokulunda 15 Nisan'da öğrenci İsa Aras Mersinli tarafından gerçekleştirilen silahlı saldırıda öğretmen Ayla Kara ve 9 öğrenci hayatını kaybetmiş, 15 öğrenci yaralanmıştı. 

Oya Lale Arslan tutuklandı

Sosyal medya ve YouTube platformunda yaptığı yayın ve paylaşımlar nedeniyle "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "terör örgütü propagandası yapma" suçlarından gözaltına alınan Oya Lale Arslan, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı

05.09.2026 00:10:00
İhlas Haber Ajansı
 
Oya Lale Arslan tutuklandı
Oya Lale Arslan tutuklandı
Sosyal medya ve YouTube platformunda yaptığı yayın ve paylaşımlar nedeniyle "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "terör örgütü propagandası yapma" suçlarından gözaltına alınan Oya Lale Arslan, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından konuya ilişkin yapılan açıklamada, "Sosyal medya ve YouTube platformunda yaptığı yayın ve paylaşımlar nedeniyle Oya Lale Arslan hakkında TCK 217/A kapsamında 'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' ve 'terör örgütü propagandası yapma' suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında, Cumhuriyet Başsavcılığımızın talimatı doğrultusunda şüpheli gözaltına alınmış, ikametinde yapılan aramada dijital materyallere el konulmuştur.

Mevcutlu olarak Başsavcılığımızda hazır edilen şüpheli Sulh Ceza Hakimliğine sevkedilmiş olup, hakkında tutuklama kararı verilmiştir. Soruşturma işlemleri titizlikle devam etmektedir" ifadelerine yer verildi.

Oya Lale Arslan'ın savcılık ifadesi 

Sosyal medya ve YouTube platformunda yaptığı yayın ve paylaşımlar nedeniyle hakkında "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "terör örgütü propagandası yapma" suçlarından soruşturma yürütülen gazeteci Oya Lale Arslan'ın savcılık ifadesi ortaya çıktı.

Sosyal medya ve YouTube platformunda yaptığı yayın ve paylaşımlar nedeniyle gazeteci Oya Lale Arslan, "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "terör örgütü propagandası yapma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alındı.

Arslan savcılık ifaresinde, "Ben daha öncesinde gazetecilik yapmaktaydım. Ancak şu anda basın kartım bulunmamaktadır. Gazetecilik ve yayıncılık faaliyetlerime Youtube üzerinden devam etmekteyim. Lale Özan Arslan isimli Youtube ve X hesapları bana aittir. Bu hesapların içeriklerini kendim hazırlıyorum ve yayınlıyorum. Yayın başlıklarını da kendim hazırlıyorum. Yayın esnasında konukların ileri sürdüğü iddialar spontane gerçekleşiyor. Biz sadece konu başlıklarını daha önceden belirliyoruz. Konularla ilgili herhangi bir yerden bilgi temin etmiyoruz" dedi.

Yayınların kamu düzeni, iç dış güvenlik konusunda tehlike oluşturmayacağını düşündüğü yayınları paylaştıklarını ifade eden Arslan, "Genellikle gündemde olan konuları yorumluyoruz. Bu yorumların çoğu da konuklar tarafından gerçekleştirilmekte ben ise moderatörlük yapmaktayım. 'iktidarın seçim için kaos planı' adlı 3 Nisan 2023 tarihinde yayınlanan yayınla ilgili olarak kastetmiş olduğumuz oyların durumları ile ilgili vatandaşlardan gelen endişeleri paylaşmaktır.

Bilgi kaynakları da vatandaşlardan gelen şikayetlerden oluşmaktadır. Kaos planı iddiasını kesinlikle kabul etmiyorum kastettiğimiz bu değildir. '15 Temmuz sonrası soyadı değiştirilen bürokratlar gizleniyor mu' başlıklı yayını aradan uzun zaman geçmesi sebebi ile şu an hatırlayamamaktayım. 'Büyük tehlike! cemaat tarikat TSK çocukları' başlıklı yayından kastetmiş olduğum çocukların istismarıdır, TSK dan kastım ise FETÖ gibi yapıların askeriye içerisinde yapılandığına ilişkin duyumlardır, Ancak buna ilişkin herhangi bir bilgi sahibi değilim. Bu iddiamı destekleyen somut bilgi ve belgem bulunmamaktadır" ifadelerine yer verdi.

"Zaman gazetesinin neden evimde olduğunu dair bilgim bulunmamaktadır"

FETÖ/PDY'yi bir terör örgütü olarak bildiğini aktaran Arslan, "Eylemlerini asla kabul etmiyorum. Herhangi bir yayınında FETÖ/PDY mensuplarını mağdur olarak nitelendirmedim. Yayınlarımda devlet kurumları ve kamu görevlileri hakkında 'Operasyon, kumpas, kaos, gizli plan' gibi ibareler kullanmamın nedeni daha çok dikkat çekecek yayınlar olmasını istememden kaynaklanmaktadır. Evimden ele geçirilen Zaman gazetesinin neden evimde olduğunu dair bilgim bulunmamaktadır" dedi.
Herhangi bir suç işleme kastı bulunmadığını ifade eden Arslan, suçlamaları kabul etmedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Berhan Şimşek, partideki görevlerinden istifa ettiğini açıkladı

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve MYK üyesi Berhan Şimşek, hakkında devam eden davalar sonuçlanana kadar partideki görevlerinden ayrılma kararı aldığını duyurdu

04.09.2026 14:20:00
Haber Merkezi
 
CHP Genel Başkan Yardımcısı Berhan Şimşek, partideki görevlerinden istifa ettiğini açıkladı
CHP Genel Başkan Yardımcısı Berhan Şimşek, partideki görevlerinden istifa ettiğini açıkladı
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve MYK üyesi Berhan Şimşek, hakkında devam eden davalar sonuçlanana kadar partideki görevlerinden ayrılma kararı aldığını duyurdu.

Şimşek'in 10 yıldır birlikte olduğu Özlem Şanver'e şiddet uyguladığı anlara ilişkin ortaya çıkan görüntülere tepki yağmıştı. Görüntülerde Şimşek'in Şanver'in ayağına tekme attığı, ardından elinden kurtulmaya çalışan kadını zorla evin içine sokmaya çalıştığı görülmüştü. Videoda, içereyi götürülen Şanver'in, "Bırak beni" diye bağırdığı da duyuldu.

Berhan Şimşek'in 10 yıllık hayat arkadaşı Özlem Şanver, Nisan 2026'da fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kaldığını öne sürerek mahkemeye başvurmuştu.

Başvuruyu değerlendiren İstanbul Anadolu 1. Aile Mahkemesi, 6284 sayılı Kanun kapsamında Şimşek hakkında 2 ay süreyle uzaklaştırma ve koruma tedbiri uygulanmasına karar verdi. Söz konusu tedbir kararının daha sonra 2 ay daha uzatıldığı belirtilmişti.

Ahbap Derneği ve Haluk Levent hakkındaki soruşturma haberleri, Türkiye’de STK’lara duyulan güveni sarstı. Katılımcıların yüzde 85,6’sı bu gelişmelerin STK’lara duyduğu güveni azalttığını söyledi.

Ahbap Derneği ve Haluk Levent hakkındaki soruşturma haberleri, Türkiye’de STK’lara duyulan güveni sarstı. Katılımcıların yüzde 85,6’sı bu gelişmelerin STK’lara duyduğu güveni azalttığını söyledi

04.09.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
 Ahbap Derneği ve Haluk Levent hakkındaki soruşturma haberleri, Türkiye’de STK’lara duyulan güveni sarstı. Katılımcıların yüzde 85,6’sı bu gelişmelerin STK’lara duyduğu güveni azalttığını söyledi.
 Ahbap Derneği ve Haluk Levent hakkındaki soruşturma haberleri, Türkiye’de STK’lara duyulan güveni sarstı. Katılımcıların yüzde 85,6’sı bu gelişmelerin STK’lara duyduğu güveni azalttığını söyledi.
Türkiye'de STK'lara yönelik güven, Ahbap Derneği ve Haluk Levent hakkındaki soruşturma haberlerinin ardından sarsıldı. Aksoy Araştırma'nın gerçekleştirdiği "STK'lara Güven" araştırmasına göre katılımcıların yüzde 85,6'sı bu gelişmelerin STK'lara duyduğu güveni azalttığını söyledi. Her iki kişiden birinin bağışlarını azaltmayı ya da tamamen bırakmayı düşündüğü araştırmada belirtildi.

Marketing Türkiye adına Aksoy Araştırma tarafından gerçekleştirilen "STK'lara Güven" araştırması, Türkiye'de STK'lara yönelik güvenin hangi dinamikler üzerinden şekillendiğini, bağış davranışının ne ölçüde karşılık bulduğunu ve son dönemdeki tartışmaların bu güven üzerindeki etkisini ortaya koydu. Araştırmanın saha çalışması, Ahbap Derneği ve Haluk Levent hakkındaki soruşturma haberlerinin kamuoyunda yoğun biçimde tartışıldığı bir dönemde gerçekleştirildi ve araştırma sonucunda Ahbap Derneği, 1,7 güven ortalamasıyla son sırada yer aldı.

STK'lara duyulan güven azaldı
Araştırmaya katılanların, yüzde 64,8'i bu gelişmelerin STK'lara duyduğu güveni "çok azalttığını", yüzde 20,8'i ise "biraz azalttığını" söylüyor. Yüzde 14,4'lük kesim ise güveninin etkilenmediğini belirtiyor. Böylece araştırma, toplamda yüzde 85,6'lık bir kesimin güveninin azaldığını ortaya koydu.

Bağış davranışını olumsuz etkiledi
Katılımcıların yüzde 26,5'i bundan sonra daha az bağış yapacağını, yüzde 22,5'i ise STK'lara bağış yapmayacağını belirtirken, yüzde 27,8'i henüz karar vermediğini ifade etti. Bu tablo, katılımcıların yüzde 49'unun bağışlarını azaltma ya da tamamen sonlandırma eğiliminde olduğunu gösterirken, yüzde 27,8'lik kararsız kesim de gelecekteki bağış davranışlarının güven ortamına bağlı olarak şekillenebileceğini söyledi.

İBB davasında savunma yapan Ekrem İmamoğlu, duruşmaların canlı yayımlanması tartışmasına ilişkin, yalnızca bundan sonraki duruşmaların değil, davanın ilk gününden itibaren tüm kayıtların kamuoyuna açılmasını istedi

İBB davasında savunma yapan Ekrem İmamoğlu, duruşmaların canlı yayımlanması tartışmasına ilişkin, yalnızca bundan sonraki duruşmaların değil, davanın ilk gününden itibaren tüm kayıtların kamuoyuna açılmasını istedi. İmamoğlu, “Her milimi yayınlansın, millet izlesin” dedi

04.09.2026 12:17:00
Haber Merkezi
 
 İBB davasında savunma yapan Ekrem İmamoğlu, duruşmaların canlı yayımlanması tartışmasına ilişkin, yalnızca bundan sonraki duruşmaların değil, davanın ilk gününden itibaren tüm kayıtların kamuoyuna açılmasını istedi
 İBB davasında savunma yapan Ekrem İmamoğlu, duruşmaların canlı yayımlanması tartışmasına ilişkin, yalnızca bundan sonraki duruşmaların değil, davanın ilk gününden itibaren tüm kayıtların kamuoyuna açılmasını istedi
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik davada tutuklu yargılanan Ekrem İmamoğlu, duruşmaların canlı yayımlanmasına ilişkin çağrıda bulundu.

Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi'nin X hesabından İmamoğlu'nun duruşmadaki sözleri paylaşıldı. İmamoğlu, davanın canlı yayınlanmasını istediğini belirterek geçmiş duruşmaların da kamuoyuna açılmasını talep etti.

İmamoğlu, "Evet, canlı yayını istiyorum. Hem de misliyle istiyorum" diyerek, davanın başladığı ilk günden bugüne kadar yapılan duruşmaların da yayımlanması çağrısında bulundu.

Duruşmaların SEGBİS sistemi üzerinden kayıt altına alındığına dikkat çeken İmamoğlu, teknolojik imkanların bulunduğunu belirterek, "Her milimi yayınlansın, millet izlesin" dedi.

İmamoğlu, kamuoyundan saklayacağı bir sözü olmadığını savunarak vatandaşların davayı doğrudan izlemesi gerektiğini söyledi. "Millet dinlesin, millet görsün. Millet kendi kararını versin" ifadelerini kullanan İmamoğlu, kendisine yönelik iddialara karşı hesabını kamuoyu önünde vermeye hazır olduğunu belirtti.

İmamoğlu'nun açıklamasından öne çıkan bölüm şöyle:

"Evet, canlı yayını istiyorum. Hem de misliyle istiyorum. Başladığı ilk günden bugüne geçmiş duruşmalar da yayınlansın. Her milimi yayınlansın, millet izlesin."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.