logo
16 TEMMUZ 2026

Çini, onların umudu

15.04.2003 00:00:00
 
Kütahya'da, 50 yılı aşkın süredir çini sanatı ile uğraşan 5 kadın, plaketle ödüllendirildi. Kütahya Çiniciler Gezek Grubu, yaşamlarını çini sanatına adayan kadınlar için Yoncalı Tütav Termal Tesisleri'nde gece düzenledi. Vali Gazi Şimşek, Belediye Başkanı Süleyman Canan, Kütahya milletvekilleri H. İbrahim Yılmaz ve Alaaddin Güven ile çok sayıda davetlinin katıldığı gecede, türküler okundu, kına gecesi canlandırıldı, Kütahya'nın yerel kıyafetlerinden oluşan mini defile sunuldu. Programın ardından Kütahya'da aralıksız 50 yıldır çinicilik yapan Nevide İbiş, Havva Tolar, Sıdıka Özkan, Ayşe Yıldırım ve Naciye Topal'a plaket verildi. Kütahya'nın en yaşlı kadın çinicisi olan Nevide İbiş, 8 yaşından beri çini üzerine yazı yazdığını belirterek, "Ben gençliğimi bu sanata adadım. Bu mesleğe yıllarımı verdim. Böyle bir gece düzenleyerek bizleri unutmadıkları için çok mutlu oldum" dedi. Nevide İbiş, yeni neslin Kütahya çiniciliğine sahip çıkması gerektiğini kaydetti.

15 Temmuz'un dijital hafızası ‘15temmuz.bik.gov.tr’ erişime açıldı

Basın İlan Kurumu'nun hayata geçirdiği dijital portalda, 15 Temmuz gecesi görev yapan gazetecilerin birinci ağızdan tanıklıkları kayıt altına alındı. Portalda ayrıca, dönemin manşetleri, genç iletişimcilerin gözünden 15 Temmuz ve kronoloji bölümleri yer alıyor

16.07.2026 15:23:00
Haber Merkezi
 
15 Temmuz'un dijital hafızası ‘15temmuz.bik.gov.tr’ erişime açıldı
15 Temmuz'un dijital hafızası ‘15temmuz.bik.gov.tr’ erişime açıldı
Basın İlan Kurumu tarafından 15 Temmuz hain darbe girişiminin 10. yıl dönümü kapsamında "Dijital Hafıza Portalı - 15temmuz.bik.gov.tr" adlı internet portalı, kamuoyunun erişimine sunuldu.

Türk basınının 15 Temmuz darbe girişimi sürecine ilişkin tanıklığını gelecek nesillere aktarmak amacıyla oluşturulan kapsamlı dijital arşiv; dönemin manşetlerinden gazetecilerle röportajlara, gazetecilik atölyesinin çıktılarından 15 Temmuz kronolojisine kadar birçok farklı içeriği tek çatı altında buluşturuyor.

15temmuz.bik.gov.tr; 15 Temmuz sürecinin basının perspektifinden belgelenerek akademik, mesleki ve toplumsal hafızaya kalıcı bir kaynak olarak kazandırılmasını hedefliyor.

Portal, o geceyi farklı boyutlarıyla ele alan 4 ana başlık altında yapılandırıldı.

15 Temmuz'un medyadaki tanıkları: Gazetecilerin ağzından karanlık gecede yaşananlar

Portalın en kapsamlı bölümü olan "Manşetin Tanıkları"nda, ülke genelinde o gece görev başında olan yayın yönetmeni, editör, yazı işleri müdürü, sayfa sekreteri, foto muhabirleri ve kameramanlarla yapılan 60'ın üzerinde yazılı ve görüntülü röportaja yer verildi.

Darbe girişiminin en kritik saatlerinde sahayı terk etmeyerek millî iradenin sesi olan gazetecilerle yapılan görüşmelerde, o gece yaşananlar, haber üretim süreçleri ve darbe girişimine karşı verilen mesleki mücadele, gazetecilerin anlatımlarıyla belgesel nitelikli bir seri hâlinde kayıt altına alındı.

Röportaj içerikleri, ilgili gazete manşetleriyle ilişkilendirilerek hem görsel hem anlatı temelli bütüncül bir içerik havuzu oluşturuldu. Ziyaretçiler, bir yandan gazetecinin o geceye dair kişisel hafızasını dinlerken, diğer yandan bu hafızanın ertesi sabah gazete sayfalarına nasıl yansıdığını da görebiliyor.

15 Temmuz manşetleri: Basının ortak duruşunun tarihî kaydı

Darbe girişiminin ardından yayımlanan gazete manşetlerinden oluşan bölüm, sayfaları çeviren herkesi o sabahın atmosferine yeniden götürüyor.

Türk basınının o gece ortak bir vicdan ve sorumluluk bilinciyle attığı manşetler, demokrasiye ve millî iradeye sahip çıkan kararlı duruşun tarihe düşülmüş en güçlü kayıtlarından biri olarak hafızalardaki yerini koruyor.

15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi: Genç iletişimcilerden manşetler

Basın İlan Kurumu'nun ülkenin 7 bölgesini temsilen 7 üniversiteyle iş birliği içinde gerçekleştirdiği "15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi", geleceğin gazetecilerini 15 Temmuz'un gazetecilik açısından taşıdığı sorumluluk ve anlamla buluşturdu.

Atölyeye katılan genç iletişimciler, mesleki reflekslerini tarihî bir kırılma anı üzerinden sınama fırsatı bulurken, 15 Temmuz'a ilişkin özgün manşetler tasarladı. Ortaya çıkan çalışmalar, bir yandan uygulamalı bir öğrenme deneyimi sunarken, diğer yandan genç kuşağın demokrasi, millî irade ve gazetecilik sorumluluğuna dair bakışını yansıtan değerli bir hafıza çalışması niteliği taşıyor.

15 Temmuz kronolojisi: Darbe girişiminin seyri

Darbe girişiminin ilk anlarından millet iradesinin yeniden hâkim olduğu ana kadar yaşanan gelişmeler, bu bölümde tarihsel akış içinde saat saat sunuluyor.

Kronoloji, olayları sırasıyla ve bütüncül biçimde yeniden hatırlatan bir rehber niteliği taşıyor.

Hap şeklindeki zayıflama ilacı AB'den onay aldı


 
AB, obezite tedavisinde ağızdan kullanılan ilk GLP-1 ilacına onay verdi.

16.07.2026 13:50:00
AA
 
Hap şeklindeki zayıflama ilacı AB'den onay aldı
Hap şeklindeki zayıflama ilacı AB'den onay aldı

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu'nun, obezite tedavisinde kullanılmak üzere Novo Nordisk'in geliştirdiği ağızdan kullanılan ilk GLP-1 ilacına pazarlama izni verdiği bildirildi.
Danimarkalı ilaç şirketi Novo Nordisk'ten AB onayına ilişkin yazılı açıklama yapıldı.

Açıklamada, AB Komisyonu'nun günde 1 kez kullanılan, semaglutid içeren hapın obezite veya kiloya bağlı en az 1 ek hastalığı bulunan fazla kilolu yetişkinlerin tedavisinde kullanılmasını onayladığı belirtildi.

Türkiye henüz onaylamadı

Hapın, AB'de kilo yönetimi amacıyla onaylanan, ağızdan kullanılan ilk GLP-1 ilacı olduğu belirtilen açıklamada, ilacın daha önce ABD, İngiltere, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn'de de ruhsat aldığı anımsatıldı. Söz konusu ilaç Türkiye'de ruhsat almadı.

Pazarlama izninin Avrupa İlaç Ajansının (EMA) Mayıs 2026'da verdiği olumlu görüşün ardından çıktığı belirtilen açıklamada, AB Komisyonu'nun ayrıca obezite tedavisinde kullanılmak üzere tek doz kalem şeklindeki enjeksiyonuna da onay verdiği aktarıldı.

Novo Nordisk Başkanı ve Üst Yöneticisi Mike Doustdar, "Obezite ciddi ve kronik bir hastalıktır. Tedavi seçeneklerinin artması gerçek bir fark yaratabilir" ifadelerini kullandı.

'Aziz İhsan Aktaş' davasının 50. duruşması başladı

Aziz İhsan Aktaş suç örgütüne ilişkin 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 7'si tutuklu 200 sanığın yargılandığı davanın 50. duruşması başladı

 

16.07.2026 11:08:00
Anadolu Ajansı
 
'Aziz İhsan Aktaş' davasının 50. duruşması başladı
'Aziz İhsan Aktaş' davasının 50. duruşması başladı

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, 2'si tutuklu 8 sanık katıldı.

Bazı sanık avukatları da duruşmada hazır bulundu.

Duruşma, sanıkların ve avukatlarının esas hakkındaki mütalaaya ilişkin beyanlarının alınmasıyla sürüyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 579 sayfalık iddianamede Beşiktaş Belediyesi, Avcılar Belediyesi, Esenyurt Belediyesi, İstanbul ASFALT Fabrikaları San. ve Tic. AŞ ile İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü "suçtan zarar gören" 19 kişi "mağdur", 200 kişi ise "sanık" olarak yer alıyor.

İddianamede, sanıklardan Aziz İhsan Aktaş'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 42 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 4 farklı fiilden "edimin ifasına fesat karıştırma", 5 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 21 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", 10 farklı fiilden "rüşvet verme", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "gerçeğe aykırı fatura düzenleme" suçlarından 187 yıldan 450 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan sağladığı mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara'nın 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve "rüşvet alma" suçlarından 5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilen iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer'in 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve 2 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik" suçlarından 3 yıldan 9 yıla kadar hapisle cezalandırılması iddianamede öngörülüyor.

İddianamede, görevlerinden uzaklaştırılan Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile hakkındaki adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin "rüşvet alma" suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talebinde bulunuluyor.

Ayrıca iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın "suç örgütüne üye olma", 26 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 3 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 19 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 4 farklı fiilden "rüşvet alma", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "haksız mal edinme" suçlarından 133 yıldan 337 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan elde ettiği mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

Mütalaadan

Cumhuriyet savcısının 14 Mayıs'ta mahkeme heyetine sunduğu mütalaada ise tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 29 kez "ihaleye fesat karıştırma", 19 kez "özel belgede sahtecilik", 4 kez "resmi belgede sahtecilik", 3 kez "rüşvet" ve 3 kez "edimin ifasına fesat karıştırmak" suçlarından toplam 103 yıldan 280 yıla kadar hapsi talep ediliyor.

Mütalaada, tutuksuz sanık Baki Nugay'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 30 kez "ihaleye fesat karıştırma", 19 kez "özel belgede sahtecilik", 4 kez "resmi belgede sahtecilik", 7 kez "rüşvet", 3 kez "edimin ifasına fesat karıştırmak" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından toplam 119 yıldan 328 yıla kadar hapsi isteniyor.

Aziz İhsan Aktaş ve Baki Nugay'ın soruşturma aşamasında yakalanarak tutuklandıktan sonra dosyaya konu örgüt faaliyeti çerçevesinde gerçekleşen rüşvet eylemleri hakkında savcılığa verdikleri bilgiler nedeniyle haklarında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması talep ediliyor.

Tutuklu sanık Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın 30 kez "ihaleye fesat karıştırma", 17 kez "özel belgede sahtecilik", 2 kez "resmi belgede sahtecilik", 1 kez "nitelikli dolandırıcılık", 2 kez "rüşvet", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "haksız mal edinme, mal kaçırma veya gizleme" suçlarından toplam 86 yıldan 234 yıla kadar hapsi istenen mütalaada, tutuksuz sanık Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Yılmaz'ın 21 kez "ihaleye fesat karıştırma", 17 kez "özel belgede sahtecilik", 2 kez "resmi belgede sahtecilik" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlarından toplam 64 yıl 6 aydan 179 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

Tutuksuz sanık Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Alican Abacı hakkında mütalaada, "ihaleye fesat karıştırma", "özel belgede sahtecilik", "resmi belgede sahtecilik", "nitelikli dolandırıcılık" ve 3 kez "rüşvet" suçlarından toplam 21 yıl 6 aydan 75 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Mütalaada, adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, görevlerinden uzaklaştırılan tutuksuz sanıklar Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ile eşi tutuklu sanık Celal Tekin'in "rüşvet" suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talebinde bulunuluyor.

Esenyurt Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuksuz sanık Ahmet Özer'in 2 kez "ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma" suçundan 6 aydan 2 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendiği mütalaada, tutuklanmasının ardından Avcılar Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Utku Caner Çaykara'nın "ulaşım araçlarının hareketinin engellenmesi, kaçırılması veya alıkonulması" suçundan beraatiyle, "rüşvet" suçundan ise 4 yıldan 12 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Toplam 26 sanık hakkında "örgüte üye olma" suçundan 2 yıldan 5'er yıla kadar hapis cezası talebinde bulunulan mütalaada, diğer sanıkların da farklı suçlardan değişen oranlarda hapisle cezalandırılması isteniyor. 

Devlet okulları tel tel dökülüyor


 
İstanbul'da bu yıl 101 öğrenci LGS'de tam puan aldı. Bunların 70'ı özel okullarda, 31'i ise devlet okullarında eğitim aldı. Oysa LGS'ye giren her 10 öğrenciden sadece biri özel okullarda eğitim görüyor! Üstelik özel okul öğretmenleri, devlet okullarındaki meslektaşlarının yarısı kadar ücret alıyor.

16.07.2026 10:38:00 / Güncelleme: 16.07.2026 10:44:16
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
 
 Devlet okulları tel tel dökülüyor
 Devlet okulları tel tel dökülüyor

İstanbul Valiliği, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınavda 500 tam puan alarak birinci olan öğrenciler için ödül töreni düzenledi. Valiliğin bahçesindeki törene, sınavda tüm soruları doğru bilerek birinci olan 70'i özel, 31'i devlet okulundan 101 öğrenci ve aileleri katıldı. Bu yıl LGS'de 452 öğrenci tam puan almıştı. Tam puan alanların 40'ı Ankara'da, 27'si İzmir'de, 21'i Bursa'da, 15'i Konya'da, 14'ü de Kocaeli'ndeki okullardan çıktı. Tam puan alan öğrencilerin 31'i de İmam-Hatip okullarında eğitim görüyordu.

Neden özel okullar daha başarılı?

İstanbul'da bu yıl LGS'ye yaklaşık 200 bin öğrenci girdi. Bunların 20 bini özel okullarda eğitim alıyordu. 180 bin öğrenci arasından sadece 31 öğrenci tam puan alabildi. Eminiz bunların çoğu da özel dershanelerde eğitim almıştır. Devlet okullarında 5 bin 800 LGS adayından biri tam puan alırken, özel okullarda bu oran 285'te bir... Arada 20 kattan fazla başarı farkı var! Oysa özel okul öğretmenleri, devlet okullarındaki meslektaşlarının yarısı kadar ücret alıyor. Bu nedenle günlerce Ankara'da eylem yaptılar.

Devlet okullarındaki meslektaşlarının özlük haklarının 10'da birine bile sahip değiller... Devlet okulları 'gerçek okul' binalarına sahipken, çoğu özel okul apartman binası gibi yerlerde eğitim faaliyetini sürdürüyor... Buna rağmen özel okul öğrencileri kat kat daha başarılı oluyor.

Aslında en iyi öğretmenler devlet okullarında olmalı

Devlet okullarındaki başarısızlık ya sistemden, ya da öğretmen seçiminden kaynaklanıyor. Devlet KPSS ile öğretmen alıyor. Devletin bu sistemle en başarılı, en nitelikli öğretmenleri istihdam etme olanağı bulunuyor. Öğretmen adaylarının da öncelikli tercihi devlet okulları... Bir taraftan özel okullarda öğretmenlik yapan, öte yandan her yıl KPSS'ye giren binlerce öğretmen var!

Ancak gel gör ki işin içine mülakat yani torpil girince niteliksiz öğretmen adayları sınavları kazanıyor, özel okullara çocuklarını gönderecek maddi olanaklardan mahrum olan vatandaşların çocukları ise kalitesiz eğitim almak zorunda kalıyor. Meselenin özü bu… Bir başka nokta da motivasyon… Özel okullar öğretmenlerini başarılı olmaları için motive ediyor, başarılı olmayan öğretmenleriyle sözleşme yenilemiyor. Devlette böyle bir motivasyon yok… Bir kez devlete kapağı attın mı, ister nitelikli öğrenci yetiştir, ister yetiştirme; emekli olana kadar ya da istifa edene kadar maaş garanti…

PKK’lı terörist, AKP ve MHP’ye meydan okudu

PKK Merkez Komitesi üyesi Helin Ümit, örgüt medyasında yaptığı açıklamalarda Ankara’da son dönemde konuşulan olası yasal düzenlemelere ve teslim olma çağrılarına sert bir dille karşı çıktı

16.07.2026 09:00:00
Haber Merkezi
 
PKK’lı terörist, AKP ve MHP’ye meydan okudu
PKK’lı terörist, AKP ve MHP’ye meydan okudu
PKK Merkez Komitesi üyesi Helin Ümit, örgüt medyasında yaptığı açıklamalarda Ankara'da son dönemde konuşulan olası yasal düzenlemelere ve teslim olma çağrılarına sert bir dille karşı çıktı.

Siyasi kulislerde ve Meclis çatısı altında dile getirilen adımlara değinen terörist elebaşı, örgütün mevcut şartlar altında silah bırakmayacağını ya da tasfiye edilmeyi kabul etmeyeceğini ilan ederek açıkça meydan okudu.

Ümit'in yaptığı açıklamalarda öne çıkan en kritik başlıklar şunlar oldu:

"Zindana Girin Demek Akıl Dışıdır"

Örgütün silah bırakması ya da teslim olması yönündeki beklentilere değinen Ümit, "Kimse bize 'Gelin, zindana girin' diyemez, bu akıl dışıdır" ifadelerini kullandı. Bu sözlerle, örgüt kadrolarının herhangi bir yasal teslimiyet veya cezaevi formülünü kesin olarak reddettiğini ortaya koydu.

"Devlet Kendini Değiştirmeden Bizi Değiştiremez"



Türk devletinin mevcut yapısını ve politikalarını değiştirmeden örgüte yönelik bir değişim veya tasfiye dayatamayacağını savunan terörist elebaşı, kolektif yapılarının bozulmasına müsaade etmeyeceklerini ileri sürdü.

Örgüt içinde eyleme katılanlar ve katılmayanlar şeklinde yapılabilecek hiçbir hukuki veya siyasi ayrımı kabul etmeyeceklerini belirtti.

Şart: Abdullah Öcalan'ın Özgürlüğü

PKK kanadı, Ankara'da zaman zaman gündeme gelen olumlu mesajların aksine sahadaki durumun tıkandığını iddia etti. Her türlü çözüm, diyalog ya da adım beklentisinin ancak terörist elebaşı Abdullah Öcalan'ın fiziki özgürlüğüyle mümkün olabileceğini yineleyerek müzakere şartlarını en üst perdeden dayatmaya çalıştı.

Ahbap Derneği soruşturmasında Haluk Levent'in sevk yazısı ortaya çıktı: "Şiddetli suç şüphesini gösteren somut olgular mevcut"

Ahbap Derneği'ne yönelik soruşturma kapsamında haklarında tutuklama talep edilen Haluk Levent'in sevk yazısı ortaya çıktı. Savcılık, dosyada şüphelilerin üzerlerine atılı suçları işlediklerine ilişkin "kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut olguların" bulunduğunu belirterek tutuklama talebinde bulundu

16.07.2026 00:23:00
İHA
 
Ahbap Derneği soruşturmasında Haluk Levent'in sevk yazısı ortaya çıktı: "Şiddetli suç şüphesini gösteren somut olgular mevcut"
Ahbap Derneği soruşturmasında Haluk Levent'in sevk yazısı ortaya çıktı: "Şiddetli suç şüphesini gösteren somut olgular mevcut"
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçu Soruşturma Bürosu tarafından Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 25 şüpheli adliyeye sevk edilmişti. Şüphelilerin savcılıktaki işlemleri tamamlandı.

Soruşturma kapsamında Haluk Levent'in yanı sıra Zafer Yay, Emrah Gödeniler, Şehmus Baştuğ, Halil Bostancı, Mehmet Ulu, Abdülcevat Özkan, Kemal Öztünç, Erhan Dökmeci, Yusuf Can Ertit, İlker Çetin, Yeliz Kaya, Ece Güner, Sevda Kurt, Nurdan Eriş, Gonca Akdemir, Ali Barış Kaya, Müge Sözen Küçük ve Recep Sancak tutuklanmaları talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti.


Sevk yazısı ortaya çıktı



Öte yandan, yürütülen soruşturma kapsamında haklarında tutuklama talep edilen Haluk Levent'e yönelik savcılığın sevk yazısı ortaya çıktı. Savcılık tarafından hazırlanan sevk yazısında, soruşturma kapsamında elde edilen delillere yer verildi. Sevk yazısında, 2023 yılında yaşanan deprem felaketinin ardından Ahbap Derneği'ne yapılan bağışların yönetim sürecine ilişkin şüphelerin oluştuğu belirtilerek, soruşturma kapsamında elde edilen bulguların Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporundaki tespitlerle desteklendiği ifade edildi.


Derneğin mal varlığının eksiltildiğine ilişkin somut tespitler yapıldı



Ahbap Derneği'nin mal varlığının eksiltildiğinin aktarıldığı sevk yazısında, derneğe ait bazı taşınmazların elden çıkarıldığına ilişkin somut tespitler yapıldığı belirtildi. Yazıda, derneğe yapılan bağışlar ile bütçeden gerçekleştirilen harcamalara ilişkin MASAK incelemeleri ve delil toplama işlemlerinin çok yönlü şekilde sürdüğü kaydedildi.

Öte yandan, dosyadaki mevcut delil durumu, suçların niteliği ve diğer şüphelilerin üzerlerine atılı suçları işlediklerine ilişkin şiddetli suç şüphesini gösteren somut olgular bulunduğunun da belirtildiği yazıda, Haluk Levent'in tutuklanmasına karar verilmesi talep edildi.

Erdoğan: '15 Temmuz emperyalist bir işgal projesidir'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Tören Salonu'nda düzenlenen 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Anma Töreni'nde konuştu, Erdoğan, "15 Temmuz güncellenmiş bir emperyalist projedir. Orada sadece bir darbe teşebbüsü değil aynı zamanda topyekun bir işgal girişimi vardır. Aziz milletimizin göğsünü siper etmesi neticesinde bu kirli plan bozulmuş emperyalist proje buruşturulup çöpe atılmıştır" dedi

15.07.2026 21:00:00
AA
 
Erdoğan: '15 Temmuz emperyalist bir işgal projesidir'
Erdoğan: '15 Temmuz emperyalist bir işgal projesidir'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Tören Salonu'nda düzenlenen 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Anma Töreni'nde yaptığı konuşmada, 15 Temmuz destanının 10'uncu seneyi devriyesinde Gazi Meclis'in çatısı altında bulunmanın bahtiyarlığı içerisinde olduğunu söyledi.

"Milletin kutsal emanetini taşıyan siyasetçiler olarak 10 yıl önce olduğu gibi bugün de biriz, beraberiz, hep birlikte tek yürek ve tek bileğiz" diyen Erdoğan, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10'uncu yılında vatanı, bayrağı, ezanı ve milli iradeyi müdafaa ederken şehadet şerbeti içen 253 kahramanı rahmet ve minnetle yad ettiğini, darbecilerin ölüm kusan silahlarına göğüslerini siper eden gazilere Cenab-ı Allah'tan sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diledi.

Erdoğan, 15 Temmuz destanını iftiharla selamladıkları bu önemli yıl dönümünde kahraman şehitlerin aziz ruhlarını hatm-i şeriflerle, dualarla, Kur'an-ı Kerim tilavetleriyle şad eyleyen tüm vatandaşlara teşekkür ederek, "Rabbim cümle şühedanın mekanını inşallah cennet eylesin. Yine burada o karanlık gece boyunca istiklal ve istikbaline sahip çıkan, okunan selaları manevi bir zırh gibi kuşanıp şanlı bir direnişe imza atan, esarete boyun eğmeyeceğini, zulme rıza göstermeyeceğini dünyaya ilan eden her bir vatandaşıma, her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum." diye konuştu.

"Gazi Meclis 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir"

Milletin istiklali, devletin bekası, demokrasinin geleceği uğruna baş verse dahi baş eğmeyen yiğitleri daima şükranla anacaklarını, destanlaşan mücadelelerini her zaman gururla hatırlayacaklarını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Aynı kalpten duygularla, milletin temsilcileri sıfatıyla, darbecilerin saldırıları karşısında milletin emanetini yere düşürmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyor, ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. Şurası bir gerçek ki o gece milletimiz iradesine sahip çıkmak için meydanlarda, sokaklarda, köprülerde nasıl bir mücadele vermişse, milletin temsilcileri de işte burada parlamento çatısı altında, tepelerine yağan bombalara rağmen darbeye cesaretle direnmişlerdir. Farklı siyasi partilerden milletvekillerimiz Gazi Meclis'in şanına yakışır bir birliktelik sergileyerek demokrasiye ve millet iradesine suikast düzenleyen teröristlere karşı dik durmuşlardır.

Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir. 'Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir' düsturuna bir kez daha sahip çıkarak milli irade düşmanlarını püskürten Gazi Meclisimizle ve onun vatanperver üyeleri ile iftihar ediyoruz. Meclisimizin necip mensuplarının bundan sonra da inşallah aynı azim ve kararlılıkla milli irade ve milli egemenliğe yönelik tehditlere karşı tam bir dayanışma içinde hareket edeceğine yürekten inanıyorum"

"Üzerinden 10 sene geçse de 15 Temmuz gecesi hevesleri kursaklarında kalanlar görüyoruz ki sinsi emellerine ulaşmak için halen fırsat kolluyor." ifadesini kullanan Erdoğan, 15 Temmuz ihanetine taşeronluk yapanların, ellerine geçirdikleri her fırsatı bu millete ve memlekete düşmanlık etmek için kullandıklarını söyledi.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Çil yavrusu gibi dağıldıkları ve haram parayla sefa sürdükleri ülkelerde Türkiye'yi karalayarak, Türkiye aleyhine lobi yürüterek medya ve sosyal medya üzerinden yeni fitne kazanları kaynatmanın hesabını yapıyorlar. Her türlü kılığa girerek, her türlü yalanı söyleyerek, Türk milletiyle hesabı olan herkesin paçasına yapışarak, 15 Temmuz'da milletten yedikleri sillenin rövanşını almak için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Bilhassa dijital platformlarda koordineli bir şekilde dolaşıma soktukları içeriklerle algı oluşturma faaliyetlerini günden güne yoğunlaştırıyorlar. Ruhlarıyla birlikte şahsiyetlerini de 1 dolara satan FETÖ'cü teröristler yeminli Türkiye düşmanlarına hizmetkar olmayı sürdürüyorlar. Pensilvanya'daki terörist başının, bu millete yaptığı ihanete layık şekilde, 10 bin kilometre ötede ölmesi ve gizli saklı bir çukura gömülmesi elbette örgütün motivasyonunu kırmış, örgüt içi tartışmalara yol açmıştır. Özellikle örgüte müzahir tabanda sorgulamalar son dönemde artmıştır ama FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış, bütün bunlarla birlikte tehlike halen devam etmektedir.

Yalanı su gibi içen, bukalemun gibi sürekli renk değiştiren böylesine sinsi bir mücadele rehavete gelmez, tavsamayı hiçbir surette kaldırmaz. Şunu bir kez daha altını çizerek ifade etmek durumundayım, demokrasinin imkanlarını kullanıp kurumların içine sızarak güç devşiren fırsatını bulduğu ilk anda da kendi insanına silah doğrultan bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız. Çünkü unutursak Allah muhafaza eski sıkıntıları tekrar yaşarız. Unutursak şehitlerimize olan görevlerimizi yerine getirmemiş oluruz. Unutursak 86 milyonun emanetine hakkıyla sahip çıkmamış oluruz. O yüzden unutmayacağız, dikkatli olacağız, tetikte olacağız, müteyakkız olacağız, örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz."

"FETÖ'cülerin engellemeye çalıştığı Türkiye Yüzyılı'nın inşası başlamıştır"

"Burada şu gerçeği de hatırlatmakta fayda görüyorum, zalime merhamet etmek mazluma zulmetmek demektir. Biz ne bugün ne yarın böyle bir gaflete inşallah düşmeyeceğiz" diyen Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

"15 Temmuz iç vesayet odaklarının dışarıdaki mahfillerle işbirliği içinde gerçekleştirdikleri Sevr'i tekrar diriltmeyi, Türkiye'yi bir sömürge ülkesi haline dönüştürmeyi amaçlayan güncellenmiş bir emperyalist projedir. Orada sadece bir darbe teşebbüsü değil aynı zamanda topyekun bir işgal girişimi vardır. Aziz milletimizin göğsünü siper etmesi neticesinde bu kirli plan bozulmuş emperyalist proje buruşturulup çöpe atılmıştır. Türkiye bağımsızlığına bir kez daha sahip çıkmıştır. Darbenin püskürtülmesiyle Türkiye enerjisini içeriden tüketen yüklerinden kurtulma noktasında kritik bir eşiği geride bırakmıştır. Demokrasi nöbetleriyle başlayan, Yenikapı ruhuyla ete kemiğe bürünen Cumhur İttifakı'yla bir üst merhaleye geçen dayanışma iklimi başta terörle mücadele olmak üzere ülkemizi tüm cephelerde daha da güçlendirmiştir."

15 Temmuz sonrasında aldıkları çok katmanlı tedbirlerle FETÖ'nün devlet ve toplum hayatından tasfiye sürecini hızlandırdıklarını belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

"Suriye'nin toprak bütünlüğüyle doğrudan ülkemizin güvenliğini hedef alan oluşumlara yönelik etkili sınır ötesi harekatlar gerçekleştirdik. Fırat Kalkanı Harekatı'yla DAEŞ'lı canilere, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı harekatlarıyla da bölücü örgüt unsurlarına ağır darbeler indirdik. Suriye devrimine giden yolun taşları, çok net söylüyorum, 15 Temmuz'un boşa çıkartılmasıyla ve FETÖ'nün güvenlik birimlerimizden temizlenmesiyle döşenmiştir. Sadece Suriye'de değil Libya'dan Karabağ'a kadar nerede Türkiye'nin desteğine ihtiyaç varsa tüm imkanlarımızla orada olduk. Dışarıda bu adımları atarken içeride ihanetin devlet ve toplum hayatında açtığı yaralarını sardık. Ayrıca milli iradenin üstünlüğünü tescilleyecek, demokrasimizin önünü açacak, yönetimde istikrarı garanti edecek reformları hayata geçirdik.

Bu süreçte Türkiye'nin en büyük kazanımı yönetimde çift başlılığı ortadan kaldıran Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi olmuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemiyle on yıllar boyunca anti demokratik müdahalelere zemin hazırlayan yönetimde istikrar sorunu kalıcı biçimde çözülmüştür. Türkiye'nin son 10 yılda savunma sanayinden ekonomiye, güvenlikten dış politikaya elde ettiği tüm başarıların arkasında FETÖ'nün tasfiyesi vardır. Tasfiye hızlandıkça, örgüt çözüldükçe casusluk şebekesini bir arada tutan bağlar zayıfladıkça inşallah Türkiye'nin yürüyüşü daha da süratlenecektir. Kardeşlerim şundan kimsenin şüphesi olmasın, FETÖ'cülerin engellemeye çalıştığı Türkiye Yüzyılı'nın inşası başlamıştır. Bunun önünü Allah'ın izniyle hiçbir karanlık güç kesemeyecektir. Merhum Üstad'ın dediği gibi, 'Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.' Evvelallah istikbal de bizimdir. İstikbal Türkiye'nin ve Türk milletinindir. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin."

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'nün Türkiye'ye, millete ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, şehitlere Allah'tan rahmet, şehit yakınlarına başsağlığı, gazilere sağlık ve afiyet niyaz etti.

Hüseyin Baş: ‘Tam bağımsız Türkiye’yi savunmaya devam edeceğiz’

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, milli iradeye yönelik her türlü müdahalenin karşısında duracaklarını belirterek, tam bağımsızlık vurgusu yaptı

15.07.2026 15:10:00
Haber Merkezi
 
Hüseyin Baş: ‘Tam bağımsız Türkiye’yi savunmaya devam edeceğiz’
Hüseyin Baş: ‘Tam bağımsız Türkiye’yi savunmaya devam edeceğiz’
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü vesilesiyle sosyal medya hesabı X üzerinden bir anma mesajı yayımladı. Hüseyin Baş, paylaşımında demokrasiye, hukuk devletine ve Türkiye'nin tam bağımsızlığına olan bağlılığını net bir dille ifade etti.

"Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir"

Mesajına Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün tarihi sözüyle başlayan BTP lideri Hüseyin Baş, milli iradenin her şeyin üzerinde olduğunu hatırlattı. Baş, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:

"Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir." Millet iradesine yönelen her türlü kötü niyetli müdahalenin karşısında demokrasiyi, hukuk devletini ve tam bağımsız Türkiye'yi savunmaya devam edeceğiz.

Atatürk ve şehitler anıldı

Hüseyin Baş, mesajının devamında vatan savunmasında canını feda eden kahramanları da unutmadı. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu değerlerine ve şehitlerine şükranlarını sunan Baş, şu sözlerle mesajını tamamladı:

"Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, bu vatan uğruna can veren kahraman şehitlerimizi ve gazilerimizi saygıyla ve minnetle anıyoruz. 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü kutlu olsun."

BTP liderinin bu paylaşımı, kısa sürede sosyal medyada takipçilerinden yoğun ilgi ve destek gördü.

FETÖ yöneticilerinin ABD'deki lüks yaşamı mercek altında

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) üst düzey yöneticilerinin ve 15 Temmuz darbe girişiminde rol alan bazı isimlerin ailelerinin ABD'de örgütün finansmanıyla yaşamlarını sürdürdüğü, örgütün buradaki yöneticilerine aylık 2 bin 500 ile 10 bin dolar arasında değişen miktarlarda maaş ödediği belirtildi

15.07.2026 13:53:00
İHA
 
FETÖ yöneticilerinin ABD'deki lüks yaşamı mercek altında
FETÖ yöneticilerinin ABD'deki lüks yaşamı mercek altında
FETÖ, 2014 yılından itibaren üst düzey yöneticilerini kademeli olarak yurt dışına kaçırırken, örgüt yöneticilerinin rahat yaşamları için öncelikli tercihleri Batılı ülkeler oldu. Örgütün yönetici kadroları ve ailelerinin kısa sürede aldıkları daimi oturum izinleri, konforlu yaşam tarzları, gösterişli düğünleri ve villaları birçok kez gündeme geldi. Bazı örgüt mensuplarının ise farklı ülkelere seyahat ederken isim değişikliği yaptığı öğrenildi.

Örgütün üst düzey yöneticileri, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Türkiye'de kalan mensuplarının geçirdiği hukuki süreçleri, aldıkları hapis cezalarını ve "gaybubet evleri"nde saklanmalarını "imtihan" olarak lanse etti. Türkiye'de kalan veya kaçak hayatı yaşayan örgüt mensupları, üst düzey yöneticiler ile kendi yaşamları arasındaki farklılık nedeniyle örgüte bağlılıklarını kaybetmeye başladı.

FETÖ'cüler ABD'de rahat yaşamına devam ediyor

Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgilere göre, ABD'de yaşayan örgüt yöneticileri, mahrem yapılanmaların sorumluları, 15 Temmuz darbe girişimine karışan sözde sivil imamların aileleri ve bazı rütbeli eski askerler örgütün finansmanıyla yüksek yaşam standartlarına ulaştı. FETÖ çatı iddianamesinde yargılanan ve örgütün sözde "icra heyeti"nde yer alan firari Barbaros Kocakurt ile aynı davada yargılanan firari İsmail Büyükçelebi'nin aileleriyle birlikte ABD'nin New Jersey eyaletinde yaşadığı öğrenildi.

Güvenlik kaynakları, 15 Temmuz darbe girişiminin kilit isimlerinden firari Adil Öksüz'ün ailesinin yaşadığı New Jersey'deki evin de örgütün parasıyla FETÖ yönetimi tarafından satın alındığını belirtti. Tapu işlemlerinin ise Öksüz'ün ABD'de yaşayan kayınbiraderi Abdülhadi Yıldırım tarafından gerçekleştirildiği aktarıldı. 15 Temmuz darbe girişiminin sözde sivil imamlarından Hakan Çiçek'in ailesinin de ABD'deki yaşamının örgüt tarafından finanse edildiği, çocuklarının okul ve eğitim masraflarına kadar çeşitli giderlerinin FETÖ tarafından karşılandığı ifade edildi.

FETÖ mensuplarının gönderdiği paralarla ticaret yapıyorlar

Güvenlik kaynakları, FETÖ'nün sözde "mahrem yöneticilerinin" ABD'de örgütün finansmanıyla bilişim, mobilya ve gıda sektörleri başta olmak üzere çeşitli alanlarda ticari faaliyetler yürüttüğünü belirtti. ABD'de yaşayan üst düzey sözde mahrem imamlar Temel Alsancak, Osman Hilmi Özdil, Hamza Sevinç, Özcan Aytuluner ve İsmail Kokuroğlu'nun kurdukları şirketler üzerinden yüksek yaşam standartlarını sürdürdükleri ifade edildi. Söz konusu isimlerin örgütün finansmanıyla kurdukları şirketleri gizledikleri ve refah içindeki yaşamlarına devam ettikleri aktarıldı.

Üst düzey yöneticilere aylık 10 bin dolara kadar maaş

Güvenlik kaynaklarından alınan bilgilere göre, FETÖ'nün ABD'de yaşayan yöneticileri örgütten düzenli olarak maaş da alıyor. Örgüt tarafından verilen maaşların kademeye göre değiştiği, en düşük aylık maaşın 2 bin 500 dolar, en yüksek maaşın ise 10 bin dolar olduğu belirtildi. En yüksek maaşı alanlar arasında örgütün "sekreterya" olarak adlandırdığı sözde icra heyetinde yer alan 12 isim ile 40 kişilik sözde istişare heyetinin bazı üyelerinin bulunduğu kaydedildi.

Bursa'daki orman yangını söndürüldü

Bursa'nın Büyükorhan ilçesinde otluk alanda başlayarak ormanlık alana sıçrayan yangın, ekiplerin havadan ve karadan yürüttüğü yoğun müdahalenin ardından söndürüldü. Bölgede soğutma çalışmaları devam ediyor

15.07.2026 13:40:00
İhlas Haber Ajansı
 
Bursa'daki orman yangını söndürüldü
Bursa'daki orman yangını söndürüldü
Büyükorhan'ın Osmanlar Mahallesi'nde otluk alanda başlayan yangın, rüzgarın etkisiyle kısa sürede büyüyerek çevredeki ormanlık alana sıçradı. İhbar üzerine bölgeye Bursa Orman Bölge Müdürlüğü ile Bursa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ekipleri sevk edildi. Yangına helikopterlerle havadan, arazözler, itfaiye araçları ve orman işçilerinin katılımıyla karadan müdahale edildi.

Ekiplerin koordineli çalışması sonucu yangın kontrol altına alınarak söndürüldü. Bölgede soğutma çalışmaları devam ederken, yangının çıkış sebebiyle ilgili inceleme başlatıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.