logo
16 TEMMUZ 2026

Devlet okulları tel tel dökülüyor


 
İstanbul'da bu yıl 101 öğrenci LGS'de tam puan aldı. Bunların 70'ı özel okullarda, 31'i ise devlet okullarında eğitim aldı. Oysa LGS'ye giren her 10 öğrenciden sadece biri özel okullarda eğitim görüyor! Üstelik özel okul öğretmenleri, devlet okullarındaki meslektaşlarının yarısı kadar ücret alıyor.

16.07.2026 10:38:00 / Güncelleme: 16.07.2026 10:44:16
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
 
 Devlet okulları tel tel dökülüyor
 Devlet okulları tel tel dökülüyor

İstanbul Valiliği, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınavda 500 tam puan alarak birinci olan öğrenciler için ödül töreni düzenledi. Valiliğin bahçesindeki törene, sınavda tüm soruları doğru bilerek birinci olan 70'i özel, 31'i devlet okulundan 101 öğrenci ve aileleri katıldı. Bu yıl LGS'de 452 öğrenci tam puan almıştı. Tam puan alanların 40'ı Ankara'da, 27'si İzmir'de, 21'i Bursa'da, 15'i Konya'da, 14'ü de Kocaeli'ndeki okullardan çıktı. Tam puan alan öğrencilerin 31'i de İmam-Hatip okullarında eğitim görüyordu.

Neden özel okullar daha başarılı?

İstanbul'da bu yıl LGS'ye yaklaşık 200 bin öğrenci girdi. Bunların 20 bini özel okullarda eğitim alıyordu. 180 bin öğrenci arasından sadece 31 öğrenci tam puan alabildi. Eminiz bunların çoğu da özel dershanelerde eğitim almıştır. Devlet okullarında 5 bin 800 LGS adayından biri tam puan alırken, özel okullarda bu oran 285'te bir... Arada 20 kattan fazla başarı farkı var! Oysa özel okul öğretmenleri, devlet okullarındaki meslektaşlarının yarısı kadar ücret alıyor. Bu nedenle günlerce Ankara'da eylem yaptılar.

Devlet okullarındaki meslektaşlarının özlük haklarının 10'da birine bile sahip değiller... Devlet okulları 'gerçek okul' binalarına sahipken, çoğu özel okul apartman binası gibi yerlerde eğitim faaliyetini sürdürüyor... Buna rağmen özel okul öğrencileri kat kat daha başarılı oluyor.

Aslında en iyi öğretmenler devlet okullarında olmalı

Devlet okullarındaki başarısızlık ya sistemden, ya da öğretmen seçiminden kaynaklanıyor. Devlet KPSS ile öğretmen alıyor. Devletin bu sistemle en başarılı, en nitelikli öğretmenleri istihdam etme olanağı bulunuyor. Öğretmen adaylarının da öncelikli tercihi devlet okulları... Bir taraftan özel okullarda öğretmenlik yapan, öte yandan her yıl KPSS'ye giren binlerce öğretmen var!

Ancak gel gör ki işin içine mülakat yani torpil girince niteliksiz öğretmen adayları sınavları kazanıyor, özel okullara çocuklarını gönderecek maddi olanaklardan mahrum olan vatandaşların çocukları ise kalitesiz eğitim almak zorunda kalıyor. Meselenin özü bu… Bir başka nokta da motivasyon… Özel okullar öğretmenlerini başarılı olmaları için motive ediyor, başarılı olmayan öğretmenleriyle sözleşme yenilemiyor. Devlette böyle bir motivasyon yok… Bir kez devlete kapağı attın mı, ister nitelikli öğrenci yetiştir, ister yetiştirme; emekli olana kadar ya da istifa edene kadar maaş garanti…

Şiddet çağrısı yok, hakaret yok, soruşturma var!

Eski AKUT Arama Kurtarma Derneği Başkanı Nasuh Mahruki’nin sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı 15 Temmuz paylaşımı gerekçe gösterilerek hakkında soruşturma başlatıldı

16.07.2026 09:25:00
Haber Merkezi
 
Şiddet çağrısı yok, hakaret yok, soruşturma var!
Şiddet çağrısı yok, hakaret yok, soruşturma var!
Eski AKUT Arama Kurtarma Derneği Başkanı Nasuh Mahruki'nin sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı 15 Temmuz paylaşımı gerekçe gösterilerek hakkında "Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik veya Aşağılama" suçlamasıyla re'sen soruşturma başlatılması ve gözaltı kararı verilmesi, kamuoyunda, hukuk çevrelerinde ve muhalefette sert tepkiyle karşılandı.

Alınan bu karar, Türkiye'de her geçen gün daralan ifade özgürlüğü ve eleştiri hakkına yönelik yeni bir darbe olarak nitelendirildi.

"Siyasi Analiz Suç Sayılamaz"



Kararı değerlendiren hukukçular ve insan hakları savunucuları, Mahruki'nin paylaşımının tamamen bir siyasi analiz, eleştiri ve düşünce açıklaması sınırları içinde kaldığını vurguluyor. Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) tarafından güvence altına alınan ifade özgürlüğünün, sarsıcı ve rahatsız edici fikirleri de kapsadığına dikkat çeken uzmanlar, yargının siyasi iktidarın hoşuna gitmeyen her fikir beyanını cezalandırma aracına dönüştürülmesini eleştirdi. Paylaşımda herhangi bir şiddet çağrısı veya somut bir tehlike unsuru bulunmamasına rağmen "Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik" suçlamasının yöneltilmesinin hukuki temelden yoksun olduğu belirtildi.

"Deprem Kahramanına Vefasızlık ve Sindirme Politikası"

Muhalefet partileri ve sivil toplum kuruluşları, ömrünü hayat kurtarmaya adamış, Türkiye'nin en kritik afetlerinde ön saflarda yer almış bir isme yönelik bu muameleyi "vefasızlık ve sindirme operasyonu" olarak yorumladı.

Yapılan açıklamalarda, iktidarın toplumsal muhalefeti susturmak ve resmi anlatının dışındaki her türlü alternatif bakış açısını kriminalize etmek için yargıyı bir sopa gibi kullandığı ifade edildi. Mahruki'ye yönelik bu gözaltı kararının, toplumun bütününe verilen bir gözdağı olduğu savunuldu.

Sosyal Medyada Dayanışma Dalgası

Soruşturma ve gözaltı kararının duyulmasının ardından sosyal medyada binlerce kullanıcı Mahruki'ye destek mesajları yağdırdı. Kullanıcılar, "Nasuh Mahruki Yalnız Değildir" etiketiyle yaptıkları paylaşımlarda, bir vatandaşın ülkenin yakın tarihi ve siyasi süreçleri hakkında fikir beyan etmesinin en temel demokratik hakkı olduğunu hatırlatarak adli makamları bu hukuksuz karardan geri dönmeye çağırdı.

PKK’lı terörist, AKP ve MHP’ye meydan okudu

PKK Merkez Komitesi üyesi Helin Ümit, örgüt medyasında yaptığı açıklamalarda Ankara’da son dönemde konuşulan olası yasal düzenlemelere ve teslim olma çağrılarına sert bir dille karşı çıktı

16.07.2026 09:00:00
Haber Merkezi
 
PKK’lı terörist, AKP ve MHP’ye meydan okudu
PKK’lı terörist, AKP ve MHP’ye meydan okudu
PKK Merkez Komitesi üyesi Helin Ümit, örgüt medyasında yaptığı açıklamalarda Ankara'da son dönemde konuşulan olası yasal düzenlemelere ve teslim olma çağrılarına sert bir dille karşı çıktı.

Siyasi kulislerde ve Meclis çatısı altında dile getirilen adımlara değinen terörist elebaşı, örgütün mevcut şartlar altında silah bırakmayacağını ya da tasfiye edilmeyi kabul etmeyeceğini ilan ederek açıkça meydan okudu.

Ümit'in yaptığı açıklamalarda öne çıkan en kritik başlıklar şunlar oldu:

"Zindana Girin Demek Akıl Dışıdır"

Örgütün silah bırakması ya da teslim olması yönündeki beklentilere değinen Ümit, "Kimse bize 'Gelin, zindana girin' diyemez, bu akıl dışıdır" ifadelerini kullandı. Bu sözlerle, örgüt kadrolarının herhangi bir yasal teslimiyet veya cezaevi formülünü kesin olarak reddettiğini ortaya koydu.

"Devlet Kendini Değiştirmeden Bizi Değiştiremez"



Türk devletinin mevcut yapısını ve politikalarını değiştirmeden örgüte yönelik bir değişim veya tasfiye dayatamayacağını savunan terörist elebaşı, kolektif yapılarının bozulmasına müsaade etmeyeceklerini ileri sürdü.

Örgüt içinde eyleme katılanlar ve katılmayanlar şeklinde yapılabilecek hiçbir hukuki veya siyasi ayrımı kabul etmeyeceklerini belirtti.

Şart: Abdullah Öcalan'ın Özgürlüğü

PKK kanadı, Ankara'da zaman zaman gündeme gelen olumlu mesajların aksine sahadaki durumun tıkandığını iddia etti. Her türlü çözüm, diyalog ya da adım beklentisinin ancak terörist elebaşı Abdullah Öcalan'ın fiziki özgürlüğüyle mümkün olabileceğini yineleyerek müzakere şartlarını en üst perdeden dayatmaya çalıştı.

Ahbap Derneğine yönelik soruşturmada 14 şüpheli tutuklandı

"Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı" iddiasına yönelik yürütülen soruşturmada 14 şüpheli tutuklandı

16.07.2026 04:57:00
AA
 
Ahbap Derneğine yönelik soruşturmada 14 şüpheli tutuklandı
Ahbap Derneğine yönelik soruşturmada 14 şüpheli tutuklandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen aralarında derneğin kurucusu şarkıcı Haluk Levent'in de yer aldığı 25 şüphelinin hakimlikteki işlemleri tamamlandı.

Sulh ceza hakimliği, Haluk Levent'in de arasında olduğu 14 şüphelinin tutuklanmasına, 11 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verdi.

Tutuklanan isimler şöyle:

"Haluk Levent, Ece Güner, İlker Çetin, Nurdan Eriş, Yusuf Can Ertit, Kemal Ötünç, Şehmuz Baştuğ, Abdülcevat Özkan, Emrah Gödeliner, Erhan Dökmeci, Halil Bostancı, Mehmet Ulu, Yeliz Kaya ve Zafer Yay."

Öte yandan, jandarma ekiplerince gözaltına alınan 17 şüphelinin ise işlemleri sürüyor.

Operasyon

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "nitelikli dolandırıcılık" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarının önlenmesi ile şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışma yürütülmüştü.

Bu kapsamda, Ahbap Derneği çalışanlarına yönelik hazırlanan MASAK raporları, hesap hareketleri incelemeleri ile teknik ve fiziki takip çalışmaları sonucunda, şüphelilerin mali profilleriyle uyumsuz yüksek tutarlı para hareketlerinin bulunduğu, aralarında yüksek miktarlı para transferleri gerçekleştirildiği, şans oyunları hesaplarına yüksek meblağlarda para aktararak bahis oynadıkları ve bu yolla yüksek miktarlarda para kaybettikleri, ayrıca kısa süre içerisinde aralarında zincirleme şekilde çok sayıda tapu devir işlemi gerçekleştirdikleri tespit edilmişti.

Yürütülen soruşturma kapsamında, Ahbap Derneği üyesi ve dernek çalışanlarıyla bağlantılı olduğu belirlenen aralarında derneğin kurucusu olan şarkıcı Haluk Levent'in de yer aldığı 17 şüpheli, 12 Temmuz'da düzenlenen operasyonla gözaltına alınmıştı. Çalışmaların devamında 9 zanlı daha yakalanmıştı.

Şüphelilerden 1'i emniyetteki işlemlerinin ardından buradan bırakılırken, 25 şüpheli adliyeye sevk edilmişti.

İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Muğla'da düzenlenen eş zamanlı operasyonda ise 17 şüpheli daha gözaltına alınmıştı. 

Ahbap Derneği soruşturmasında Haluk Levent'in sevk yazısı ortaya çıktı: "Şiddetli suç şüphesini gösteren somut olgular mevcut"

Ahbap Derneği'ne yönelik soruşturma kapsamında haklarında tutuklama talep edilen Haluk Levent'in sevk yazısı ortaya çıktı. Savcılık, dosyada şüphelilerin üzerlerine atılı suçları işlediklerine ilişkin "kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut olguların" bulunduğunu belirterek tutuklama talebinde bulundu

16.07.2026 00:23:00
İHA
 
Ahbap Derneği soruşturmasında Haluk Levent'in sevk yazısı ortaya çıktı: "Şiddetli suç şüphesini gösteren somut olgular mevcut"
Ahbap Derneği soruşturmasında Haluk Levent'in sevk yazısı ortaya çıktı: "Şiddetli suç şüphesini gösteren somut olgular mevcut"
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçu Soruşturma Bürosu tarafından Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 25 şüpheli adliyeye sevk edilmişti. Şüphelilerin savcılıktaki işlemleri tamamlandı.

Soruşturma kapsamında Haluk Levent'in yanı sıra Zafer Yay, Emrah Gödeniler, Şehmus Baştuğ, Halil Bostancı, Mehmet Ulu, Abdülcevat Özkan, Kemal Öztünç, Erhan Dökmeci, Yusuf Can Ertit, İlker Çetin, Yeliz Kaya, Ece Güner, Sevda Kurt, Nurdan Eriş, Gonca Akdemir, Ali Barış Kaya, Müge Sözen Küçük ve Recep Sancak tutuklanmaları talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti.


Sevk yazısı ortaya çıktı



Öte yandan, yürütülen soruşturma kapsamında haklarında tutuklama talep edilen Haluk Levent'e yönelik savcılığın sevk yazısı ortaya çıktı. Savcılık tarafından hazırlanan sevk yazısında, soruşturma kapsamında elde edilen delillere yer verildi. Sevk yazısında, 2023 yılında yaşanan deprem felaketinin ardından Ahbap Derneği'ne yapılan bağışların yönetim sürecine ilişkin şüphelerin oluştuğu belirtilerek, soruşturma kapsamında elde edilen bulguların Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporundaki tespitlerle desteklendiği ifade edildi.


Derneğin mal varlığının eksiltildiğine ilişkin somut tespitler yapıldı



Ahbap Derneği'nin mal varlığının eksiltildiğinin aktarıldığı sevk yazısında, derneğe ait bazı taşınmazların elden çıkarıldığına ilişkin somut tespitler yapıldığı belirtildi. Yazıda, derneğe yapılan bağışlar ile bütçeden gerçekleştirilen harcamalara ilişkin MASAK incelemeleri ve delil toplama işlemlerinin çok yönlü şekilde sürdüğü kaydedildi.

Öte yandan, dosyadaki mevcut delil durumu, suçların niteliği ve diğer şüphelilerin üzerlerine atılı suçları işlediklerine ilişkin şiddetli suç şüphesini gösteren somut olgular bulunduğunun da belirtildiği yazıda, Haluk Levent'in tutuklanmasına karar verilmesi talep edildi.

FETÖ yöneticilerinin ABD'deki lüks yaşamı mercek altında

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) üst düzey yöneticilerinin ve 15 Temmuz darbe girişiminde rol alan bazı isimlerin ailelerinin ABD'de örgütün finansmanıyla yaşamlarını sürdürdüğü, örgütün buradaki yöneticilerine aylık 2 bin 500 ile 10 bin dolar arasında değişen miktarlarda maaş ödediği belirtildi

15.07.2026 13:53:00
İHA
 
FETÖ yöneticilerinin ABD'deki lüks yaşamı mercek altında
FETÖ yöneticilerinin ABD'deki lüks yaşamı mercek altında
FETÖ, 2014 yılından itibaren üst düzey yöneticilerini kademeli olarak yurt dışına kaçırırken, örgüt yöneticilerinin rahat yaşamları için öncelikli tercihleri Batılı ülkeler oldu. Örgütün yönetici kadroları ve ailelerinin kısa sürede aldıkları daimi oturum izinleri, konforlu yaşam tarzları, gösterişli düğünleri ve villaları birçok kez gündeme geldi. Bazı örgüt mensuplarının ise farklı ülkelere seyahat ederken isim değişikliği yaptığı öğrenildi.

Örgütün üst düzey yöneticileri, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Türkiye'de kalan mensuplarının geçirdiği hukuki süreçleri, aldıkları hapis cezalarını ve "gaybubet evleri"nde saklanmalarını "imtihan" olarak lanse etti. Türkiye'de kalan veya kaçak hayatı yaşayan örgüt mensupları, üst düzey yöneticiler ile kendi yaşamları arasındaki farklılık nedeniyle örgüte bağlılıklarını kaybetmeye başladı.

FETÖ'cüler ABD'de rahat yaşamına devam ediyor

Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgilere göre, ABD'de yaşayan örgüt yöneticileri, mahrem yapılanmaların sorumluları, 15 Temmuz darbe girişimine karışan sözde sivil imamların aileleri ve bazı rütbeli eski askerler örgütün finansmanıyla yüksek yaşam standartlarına ulaştı. FETÖ çatı iddianamesinde yargılanan ve örgütün sözde "icra heyeti"nde yer alan firari Barbaros Kocakurt ile aynı davada yargılanan firari İsmail Büyükçelebi'nin aileleriyle birlikte ABD'nin New Jersey eyaletinde yaşadığı öğrenildi.

Güvenlik kaynakları, 15 Temmuz darbe girişiminin kilit isimlerinden firari Adil Öksüz'ün ailesinin yaşadığı New Jersey'deki evin de örgütün parasıyla FETÖ yönetimi tarafından satın alındığını belirtti. Tapu işlemlerinin ise Öksüz'ün ABD'de yaşayan kayınbiraderi Abdülhadi Yıldırım tarafından gerçekleştirildiği aktarıldı. 15 Temmuz darbe girişiminin sözde sivil imamlarından Hakan Çiçek'in ailesinin de ABD'deki yaşamının örgüt tarafından finanse edildiği, çocuklarının okul ve eğitim masraflarına kadar çeşitli giderlerinin FETÖ tarafından karşılandığı ifade edildi.

FETÖ mensuplarının gönderdiği paralarla ticaret yapıyorlar

Güvenlik kaynakları, FETÖ'nün sözde "mahrem yöneticilerinin" ABD'de örgütün finansmanıyla bilişim, mobilya ve gıda sektörleri başta olmak üzere çeşitli alanlarda ticari faaliyetler yürüttüğünü belirtti. ABD'de yaşayan üst düzey sözde mahrem imamlar Temel Alsancak, Osman Hilmi Özdil, Hamza Sevinç, Özcan Aytuluner ve İsmail Kokuroğlu'nun kurdukları şirketler üzerinden yüksek yaşam standartlarını sürdürdükleri ifade edildi. Söz konusu isimlerin örgütün finansmanıyla kurdukları şirketleri gizledikleri ve refah içindeki yaşamlarına devam ettikleri aktarıldı.

Üst düzey yöneticilere aylık 10 bin dolara kadar maaş

Güvenlik kaynaklarından alınan bilgilere göre, FETÖ'nün ABD'de yaşayan yöneticileri örgütten düzenli olarak maaş da alıyor. Örgüt tarafından verilen maaşların kademeye göre değiştiği, en düşük aylık maaşın 2 bin 500 dolar, en yüksek maaşın ise 10 bin dolar olduğu belirtildi. En yüksek maaşı alanlar arasında örgütün "sekreterya" olarak adlandırdığı sözde icra heyetinde yer alan 12 isim ile 40 kişilik sözde istişare heyetinin bazı üyelerinin bulunduğu kaydedildi.

Bursa'daki orman yangını söndürüldü

Bursa'nın Büyükorhan ilçesinde otluk alanda başlayarak ormanlık alana sıçrayan yangın, ekiplerin havadan ve karadan yürüttüğü yoğun müdahalenin ardından söndürüldü. Bölgede soğutma çalışmaları devam ediyor

15.07.2026 13:40:00
İhlas Haber Ajansı
 
Bursa'daki orman yangını söndürüldü
Bursa'daki orman yangını söndürüldü
Büyükorhan'ın Osmanlar Mahallesi'nde otluk alanda başlayan yangın, rüzgarın etkisiyle kısa sürede büyüyerek çevredeki ormanlık alana sıçradı. İhbar üzerine bölgeye Bursa Orman Bölge Müdürlüğü ile Bursa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ekipleri sevk edildi. Yangına helikopterlerle havadan, arazözler, itfaiye araçları ve orman işçilerinin katılımıyla karadan müdahale edildi.

Ekiplerin koordineli çalışması sonucu yangın kontrol altına alınarak söndürüldü. Bölgede soğutma çalışmaları devam ederken, yangının çıkış sebebiyle ilgili inceleme başlatıldı.

İnşaatta işçiler birbirine girdi

Antalya'nın Manavgat ilçesinde inşaat alanında iki işçi grubu arasında çıkan kavgada 3 kişi yaralandı. Yaralanan işçiler ambulanslarla hastaneye kaldırılırken, kavganın ardından inşaatta çalışan çok sayıda işçinin otobüslerle memleketlerine gönderildiği bildirildi

15.07.2026 13:39:00
İhlas Haber Ajansı
 
İnşaatta işçiler birbirine girdi
İnşaatta işçiler birbirine girdi
Manavgat ilçesi 4 Blok; 63 daire, 54 ofis ve 11 ticari dükkandan oluşan Bahçelievler Mahallesi Çetin Emeç Caddesi üzerindeki inşaatta iki işçi grubu arasında bilinmeyen bir sebepten çıkan kavgada Muhammet B., Seyfettin B. ve Kamil B.'nin vücutlarının çeşitli yerlerinden yaralandı. 112 Acil Çağrı Merkezi'ne gelen ihbarın ardından olay yerine çok sayıda ambulans ve polis ekibi sevk edilirken, yaralılar 112 sağlık ekiplerinin olay yerindeki müdahalesinin ardından ambulanslarla Manavgat Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Polis ekiplerinin de inşaat içerisinde ve çevresinde önlem aldığı gözlendi.

Diğer taraftan kavga anı çevredeki vatandaşlar tarafından cep telefonuyla kayda alındı.

Güzelbahçe'de Belediye Başkanı'nın gözaltındaki oğlu, gelini ve kardeşi için karar

Güzelbahçe Belediyesinde yürütülen "rüşvet" ve "irtikap" soruşturması kapsamında gerçekleştirilen ikinci dalga operasyonda gözaltına alınan, tutuklu Belediye Başkanı Mustafa Günay'ın oğlu, gelini ve kardeşi serbest bırakıldı

15.07.2026 12:30:00 / Güncelleme: 15.07.2026 12:36:02
AA
 
Güzelbahçe'de Belediye Başkanı'nın gözaltındaki oğlu, gelini ve kardeşi için karar
Güzelbahçe'de Belediye Başkanı'nın gözaltındaki oğlu, gelini ve kardeşi için karar
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmanın 26 Mayıs'taki ilk dalgasında, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve örgüte üye olma, rüşvet, görevi kötüye kullanma ve imar kirliliğine neden olma" suçlamalarıyla Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay ile İmar ve Şehircilik Müdürü Özgür Bayraktar gözaltına alınmış ve çıkarıldıkları nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklanmıştı. İçişleri Bakanlığı, 27 Mayıs'ta yaptığı açıklama ile tutuklanan Belediye Başkanı Mustafa Günay'ın "geçici bir tedbir olarak" görevden uzaklaştırıldığını duyurmuştu. Aynı operasyonda gözaltına alınan Günay'ın eşi Nermin Günay ile eski Güzelbahçe Belediye Başkanı Özden Mustafa İnce'nin de aralarında bulunduğu diğer 5 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Güzelbahçe Belediyesinde "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "rüşvet" ve "irtikap" suçlarına yönelik yürütülen soruşturmada yeni gelişmeler yaşandı. Edinilen bilgiye göre, 26 Mayıs 2026 tarihinde gerçekleştirilen ilk operasyonun ardından derinleştirilen soruşturmada, MASAK verileri üzerinde analiz ve incelemeler yapıldı. Yapılan çalışmalar sonucunda örgütlü şekilde rüşvet ve irtikap suçlarına karıştığı değerlendirilen toplam 7 şüpheli daha belirlendi. Şüphelilerden birinin hâlihazırda tutuklu olduğu tespit edildi. Savcılığın talimatıyla 14 Temmuz 2026 tarihinde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, tutuklu Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay'ın oğlu Ahmet Günay, gelini İmran Kübra Günay ve kardeşi Hüseyin Günay ile bir şüpheli daha gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan başkanın 3 yakını ve diğer şüphelinin serbest bırakıldığı öğrenildi.

Dosya kapsamında firari durumda olan 2 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların ise emniyet güçlerince aralıksız sürdürüldüğü bildirildi.

Mahkemeden mehir davasında emsal karar: 150 gram altın ödenecek

Giresun'da dini nikâh sırasında taahhüt edilen 150 gram altın mehir, boşanmanın ardından mahkemeye taşındı

15.07.2026 12:08:00
Haber Merkezi
 
Mahkemeden mehir davasında emsal karar: 150 gram altın ödenecek
Mahkemeden mehir davasında emsal karar: 150 gram altın ödenecek
Giresun'da dini nikâh sırasında taahhüt edilen 150 gram altın mehir, boşanmanın ardından mahkemeye taşındı. Eşinin vaat ettiği altınların ödenmediğini öne süren kadın, imzalı mehir senedini delil olarak mahkemeye sundu. Mahkeme, belgeyi geçerli kabul ederek kadına 150 gram altın ödenmesine hükmetti.
Giresun'da boşanan bir kadın, dini nikâh sırasında kendisine verilmesi taahhüt edilen 150 gram altının ödenmediği gerekçesiyle yargıya başvurdu.
Yaklaşık beş yıl önce resmi nikâhın ardından dini nikâh kıyan çift, mehir konusunda yazılı bir belge düzenledi. Tarafların imzasını taşıyan belgede, kadına 150 gram altın verileceği taahhüt edildi.

Mahkemede delil olarak kabul edildi
İddiaya göre, evlilik süresince vaat edilen altınlar kadına teslim edilmedi.
Boşanmanın ardından kadın, mehir senedinden doğan alacağının tahsili için dava açtı.
Davacı, üzerinde her iki tarafın da imzasının bulunduğu mehir senedini mahkemeye delil olarak sundu.
Mahkeme, imzalı belgeyi geçerli delil kabul ederek, davalı erkeğin 150 gram altını kadına ödemesine karar verdi.
Davacı kadının avukatı, kararın en önemli dayanağının mehir vaadinin yazılı ve imza altına alınmış olması olduğunu belirtti.
Avukat, Türk Medeni Kanunu'na göre kadınların evlilikten doğan haklarını elde edebilmesi için resmi nikâhın şart olduğunu hatırlatarak, "Eğer bir mehir alacağı olarak vaatte bulunulduysa bunun mutlaka imza altına alınmış olması ve bu imzanın orada tanıklar tarafından yapılmış olması gerekiyor" ifadelerini kullandı.

Haluk Levent'in ifadesi ortaya çıktı

Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Haluk Levent'in emniyet ifadesi ortaya çıktı. Levent, "Haluk Levent olarak ben ne kendimi ne etrafımı ne işlerimi maalesef doğru dürüst yönetemedim. Ahbap çeklerini ve senetlerini kimi yerlerde teminat olarak kullandım. Yüksek miktarda borçlandım. Bunun adına usulsüzlük diyebilirsiniz ama yolsuzluk diyemezsiniz. Ben bu yılın sonuna kadar usulsüzlük görünen her şeyi zaten Ahbap defterlerine kaydederek düzeltme yolundaydım ama buna izin verilmedi. Bu saatten sonra söyleyeceğiniz ya da soracağınız hiçbir sorunun aşağıda belirteceğim açıklamalar dışında bir anlamı kalmayacaktır" ifadelerini kullandı

15.07.2026 10:50:00
İhlas Haber Ajansı
 
Haluk Levent'in ifadesi ortaya çıktı
Haluk Levent'in ifadesi ortaya çıktı
Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Haluk Levent'in emniyet ifadesi ortaya çıktı. Haluk Levent emniyet ifadesinde etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istemediğini söyleyerek "Üzerime kayıtlı hiçbir şey yoktur. Üzerime kayıtlı olmadığı halde sahibi olduğum yada kullanımımda olan gayrimenkul, araç ve diğer mal varlığı yoktur. Üzerime kayıtlı olan telefon numaralarının şu anda hiçbirini hatırlamıyorum. Benim adıma kayıtlı olup da bir başkasının kullandığı telefon numarası yoktur. 1988 yılında Adana'da birkaç yıl maaşlı olarak çalıştım ancak sonrasında müzisyenliğe başladığım için maaşlı olarak bir yerde çalışmadım. Risus Organizasyon Ltd. Şti. ünvanlı firmada gayri resmi olarak ortağıyım. Resmiyette sahibi Z.Y. isimli şahıstır. Henüz kar etmediği için bir kazancım olmadı. Bu firma organizasyon ve müzik alanında faaliyet göstermektedir. Başkaca sahibi, ortağı olduğum müdürlüğünü yaptığım, gayri resmi olarak sahibi/ortağı olduğum firma veya işyeri yoktur. Y.K. isimli şahsın üzerine kayıtlı olan iki bankadaki hesapları ben yönetmekteyim. Konserler sonucunda kazandığım paralar bu hesaplara yatmaktadır ve paraları ben kullanmaktayım. Kendi adıma banka hesabı kullanmamaktayım" dedi.

Levent ifadesinin devamında "Z.Y. isimli şahıs üzerine kayıtlı olan borsa aracı kurumlarında hesabım vardır. Geçmişte adıma kayıtlı olan Halkbankasına ait bir adet kredi kartım vardı ancak şu anda kapalı durumdadır ve kredi kartı kullanmamaktayım. Ahbap Derneği bir yardımlaşma ağıdır. Yardım faaliyetleri yapar. Derneği 2016 yada 2017 yılında ben kurdum. Ahbap Derneği kurulduğu ilk iki yıl bütün finansmanı ben sağladım. Tüm yardımları kendi cebimden yaptım. Elazığ depremi sonrasında bağışlar gelmeye başladı. Bu bağışlarla vatandaşımıza yardımlar yapmaya başladım. Yönetim kurulu ara ara değişti. Para çekme yetkisi bankalarda tarafıma aittir. Parasal anlamda derneği tek yetkilisi benim. Aracı kuruluşta paramız yoktur. Ahbap derneğinin kurulduğundan itibaren başkanıyım. Başka bir görevim olmamıştır. Çek düzenleme yetkisi bana aittir. Ahbap Derneği dışında yapacağımız lojistik faaliyetleri için çek kullandım ama kişisel olarak teminat çeki olarak da kullandığım da olmuştur" şeklinde konuştu.

Ahbap Derneği çalışanlara adına herhangi bir çek düzenlenmediğini öne süren Levent, "Diğer kuruluşlara 2026 yılında mülk alımları karşılığı senetler verilmiştir. Mülkler için 2026 Kasım ayında aktarımlar yapılacaktı. Detaylarını mahkemede açıklayacağım" dedi.

"2023 yılı deprem dönemi için 4 milyar 300 milyon civarında bir para geldiğini hatırlıyorum"

Kendisine "AHBAP derneği tarafından yürütülen yardım kampanyalarından yurtiçi ve yurtdışı olarak dernek hesaplarına ne kadar yardım toplandığını, bu yardım paralarının nerelere harcandığını detaylı olarak açıklayınız" sorusu sorulması üzerine Levent, "Detayları twitter ve instagramda bulunan şahsi hesaplarımdan canlı olarak açıkladım ama tahmin ediyorum ki 2023 yılı deprem dönemi için 4 milyar 300 milyon civarında bir para geldiğini hatırlıyorum. Bu paranın 4 milyarlık kısmının o yıl harcandığını belgeleriyle açıklamıştık. Tüm faturalar 2023 mali denetimi içerisinde İçişleri Bakanlığı Dernekler Masasında mevcuttur. Ayrıca 2024 ve 2025 mali raporların denetimi yine İçişleri Bakanlığı Dernekler Masasında mevcuttur. Gelen yardım paralarının neredeyse tamamı 2 yıl içerisinde deprem bölgesine yaptığımız çalışmalarda kullanılmıştır. Özellikle kaçak-göçek olmasın diye hepsinin faturası ve teslim-tesellüm belgeleri Kahramanmaraş, Malatya, Gaziantep, Hatay, Osmaniye ve Adana Valiliklerinde kayıtlıdır. Benim burada olmamın sebebi 2026 yılında başlayan bir durum ile alakalıdır" dedi.

"Ne kendimi ne etrafımı ne işlerimi maalesef doğru dürüst yönetemedim"

Haluk Levent "Ben Ahbap derneğine kazanç sağlamak amacıyla şu an ki fiyatıyla 150 milyon TL tutarında olan 20 adet taşınmazı 80 milyon TL karşılığında Ahbap derneğine vermek istedim ve bununla ilgili Ahbap derneği karar defterine yönetim kurulu kararı aldırttım. 80 Milyon benim paramdır. Karşılığında 20 adet Ahbap'ın dairesi vardır. 20 adet daire 3 ay kadar önce Çerkezköy Tapu Dairesinden Ahbap Derneği adına başvurumuz yapıldığı halde alınamamıştır. Bunun sebebi bizlere 'Ahbap Genel Kurulu yapılarak ardından il dernekler müdürlüğüne başvuruda bulunarak hemen akabinde tapu işlemlerinin yapılacağı' söylendi. Bizlerde genel kurulu toparladık. Genel Kuruldan taşınmazlar için karar aldık ve 20 dairenin teslimi için gözaltına alınmamdan 2 gün önce başvuruda bulunduk. Söz konusu taşınmazların ada parsel bilgilerinin yer aldığı dernek yönetim kurulu kararı mevcuttur. Bu karar emniyet müdürlüğünün el koyduğu dernek karar defterinde bulunmaktadır. İşte buna istinaden yönetim kurulu üyemiz Çerkezköy Tapu Müdür Yardımcısının yanında daireleri almak için bekliyordu. Cuma günü yetişmedi. 10 Temmuz 2026 Cuma günü yetişseydi bugün Y.K.'ye bir yıldır gelen 80 Milyon TL yasal bir şekilde faiziyle birlikte kapanmış olacaktı. Fakat yetişmediği için Y. K'ye gelen 80 Milyon TL yani benim param aylar içerisinde nerelerde kullanılmışsa onlarla ilgili şu anda örgüt üyesi muamelesi yapılıyor. Ben bugün yani 14 Temmuz 2026 Salı günü gözaltına alınsaydım şu anda Ahbap Derneğinden hiçbir şekilde para çıkışı olmayacaktı. Ama operasyon sırf herkes örgüt üyesi olsun ve herkes alınsın diye eşyanın tabiatına uygun olmayarak 12 Temmuz 2026 günü yani Pazar günü öğlene alındı. Eğer 1 gün daha beklenseydi Ahbap Derneğinden Y.K.'ya çıkan paralar şu anki yapılacak operasyonu boşa düşürecekti ve insanlar gözaltına alınmayacaktı. Bu bilinçli, kasıtlı yapılan bir operasyondur. Haluk Levent olarak ben ne kendimi ne etrafımı ne işlerimi maalesef doğru dürüst yönetemedim. Ahbap çeklerini ve senetlerini kimi yerlerde teminat olarak kullandım. Yüksek miktarda borçlandım.

Bunun adına usulsüzlük diyebilirsiniz ama yolsuzluk diyemezsiniz. Ben bu yılın sonuna kadar usulsüzlük görünen her şeyi zaten Ahbap defterlerine kaydederek düzeltme yolundaydım ama buna izin verilmedi. Bu saatten sonra söyleyeceğiniz ya da soracağınız hiçbir sorunun aşağıda belirteceğim açıklamalar dışında bir anlamı kalmayacaktır. Peki neden bu çek ve senetler yazılmaya başlandı. Sorgu tutanağında nedeni olmadan sonuç açıklanamaz. Her şey art arda büyüdü. Deprem döneminde yaşadığımız olaylar beni içinden çıkılmaz bir duruma sürükledi. Zaten borsada işlem yapmak gibi pis bir zaafım var. Depremin ilk iki yılının bana getirdiği ekonomik maliyetler benim daha çok borsada işlem yapmama ve daha çok risk almama sebep oldu. Bu paraları hep borçlandım. Hiçbir zaman Ahbap derneğinden para alıp oynamadım. Eğer böyle bir şey iddia ediyorlarsa en başta İçişleri Bakanlığının Başmüfettişlerinin istifa etmesi gerekiyor. Çünkü 2023, 2024 ve 2025 yıllarında vatandaşlarımızın alın teriyle, küçücük çocuklarımızın harçlarıyla yardımda bulunduğu Ahbap derneğinin tüm faaliyet raporları denetlenmiş ve herhangi bir olumsuzluğa rastlanılmamıştır. Bunu ben değil İçişleri Bakanlığı müfettişleri raporları ile ilettiler" dedi.

"Ahbap'da eksiklikler vardır hangi dernek veya vakıfta yok ki"

Levent "Benim sorunum 2026 yılı içindir. Ahbap'da eksiklikler vardır. Hangi dernek veya vakıfta yok ki. Ama ben yeni denetime gelene kadar eksiklikleri zaten tamamlayacaktım. Bu 80 Milyon TL'lik borç karşılığı vereceğim 20 daire her ne hikmetse (bunu detaylarıyla sosyal medya da açıklayacağım) bir el tarafından tapu devrine bir gün kala engelleniyor ve ben ile birlikte onlarca kişinin gözaltına alınması sağlanıyor. Öncelikle kendimin sonrasında ise Ahbap derneğinin ekonomik krizi nasıl gelişti onu anlatacağım; 2023 yılının Şubat ayında meydana gelen deprem sonrasında ülkede çok büyük tartışma konusu oldu" dedi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.